Lütfen hoparlörün sesini açınız... slaytı kendi akışında izleyiniz.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
Sesinden Tanıyabilir miyiz ?
Advertisements

AMAN BU OYUN HİÇ BİTMESİN... Berber, sokakta oynayan çocuklardan birini çağırdı ve o gelince cebinden biri beş milyonluk, öteki beşyüzbinlik iki banknot.
Baba, itiraz eder, Olmaz öyle çok dost, Hakikisi belki bir, belki iki, Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
Baba, itiraz eder, Olmaz öyle çok dost, Hakikisi belki bir, belki iki, Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
BENDE SENİNLE AĞLARIM AĞLAMAK İSTEDİĞİN BİR GÜN
Alman Prof. Naumark‘ın İtirafları: “İstanbul Üniversitesi'nde öğretim üyesi Alman asıllı Prof. Naumark ile bir kısım talebesi Boğaziçinde geziye çıkarlar.
LÜTFEN slaytı sesli ve kendi akışında izleyiniz. Hazırlayan: yilmazgurler gmail.com Yazarı: alicanyasar gmail.com “FOTOĞRAFLAR, ERMENİ ÇETELERİNCE KATLEDİLEN.
NE İDİK NE OLDUK Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi.
Işığı Yanan Evler Değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür…
HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ
E şsiz B ir M edeniyetin İ zleri… Bir kuş cıvıltısı bize neyi anlatır ?
Türkiye'nin özel konumunu açıklayınız.
Köylü ulusun efendisidir.
Dost Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün; 'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
HAZIRLAYAN:BURAK KAAN AKHAVUZ 5/C 477 BAHAR COLLEGE
Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol.
GÜNLÜK NAMAZLAR (5 VAKİT NAMAZ)
Düzeltebileceğin Tek Şey Kendinsin.
ADALET.
Can Baba’nın anısına, saygıyla...
İlköğretim DKAB Dersi 4. Sınıf 5. Ünite Sunusu
DiŞ DOKTORU Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın:
ÜÇ İHTİYAR MİSAFİR ÖYKÜSÜ
Hazırlayan: Mustafa YILMAZ Tantavi İÖO DKAB Öğretmeni Eyüp/İstanbul
İSLAM ESASLARI (İSLAMIN ŞARTLARI)
FABL (ÖYKÜNCE).
Mutlu olmak için atılacak 10 adım
ÇOCUKLARIMIZA DİNİMİZİ NASIL ANLATALIM
Tiyatro Kulübü.
ŞİMŞİRLİ KÖYÜ... Daha önce adını duymadığımız bu köyün adı birkaç gündür gazetelerde sıkça geçiyor. Feridun ÖZHAN
SOFYA KENTLER VE ÇARŞILAR.
BOZACININ ŞAHİDİ ŞIRACI
HABİB BABA HAZIRLAYAN: ELİF ÖZDEMİR
SABIR Değerler Eğitimi.
BEDESTENLER Bedesten eskiden alışveriş hayatının nabzının attığı, üstü kapalı içinde alışveriş yapılan, ince uzun çarşılardır. Her bedesten de onu korumakla.
Bugunlerde herkes gitmek istiyor
Hazırlayanlar Müge Çagman G. Pınar Sıdal
DEĞERLER EĞİTİMİ DOĞRULUK VE ADİL OLMA.
EDATLAR.
TOPLUMSAL DAYANIŞMA İBADETİ OLARAK SADAKA
OMURGALI VE OMURGASIZ HAYVANLAR
SEVGİ ZENGİNLİK BAŞARI
Şeytan bu slayta Çok kızacak
CEYHUN YILDIZ 7/C&955 KONU:VARLIKLAR ALEMİ.
BAŞARININ ON ÜÇ KURALI: ÖĞRENCİLERE BİR MESAJ Düşüncelerimi, başarıya ilişkin “on üç kural” olarak berraklaştırmaya çalıştım. Bunların hiçbiri kesin değil:
İSİMLER VE ÇEŞİTLERİ Varlıklara verilişine göre
1. Anne Babanın Çocuklara Davranışı
4. İyiliğe Karşılık Beklememek
Dost Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün; 'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
Kelime Türleri İsim soylu sözcükler de yediye ayrılır:
DEVLET BAŞKANI ZALİM OLURSA. Abdullah bin Abbâs -radıyallâhu anhümâ- anlatıyor:
İSİMLER VE ÇEŞİTLERİ Varlıklara verilişine göre
İSKENDERUN SAHİL MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ.
Mutlu olmak için atılacak 10 adım Bitki büyütün, sevdiklerinizle sohbet edin, her gün kahkaha atın basit yöntemle mutlu olunabileceğini kanıtlayan.
DEĞERLER EĞİTİMİ DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK.
İletişim zor bir süreç midir?
EK FİİL / EK EYLEM /.
 Gerçek iyilik nedir? Toplum içinde insanların belirlediği bir "iyilik" kavramı vardır. Yolda gördüğü dilenciye para veren, insanlara.
İYİLİK YAP DENİZE AT
Keloğlan ve Kuyu Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir Keloğlan’la ninesi varmış. Bunlar çok yoksul insanlarmış. Keloğlan’ın.
AD(İSİM) ÇEŞİTLERİ.
 Külliye  Manastır  Medrese  Mevlevihane  Tekke ve Dergah  Türbe.
ADLAR (İSİMLER).
MANEVİ TEMİZLİK KALP TEMİZLİĞİ
Bugün neler öğreneceğiz?
TÜRK BEŞLERİ.
Peygamberimiz Ve Güzellik Zeynep Nur Balki 11/F 5172.
Fatih Sultan Mehmet ve İlimseverliği. Osmanlı’da Bilim 1.Bölü Türk tarihinin en büyük dönüm noktası olan, 3 kıtada hüküm süren cihan imparatorluğu Osmanlı.
Sunum transkripti:

Lütfen hoparlörün sesini açınız... slaytı kendi akışında izleyiniz. NE İDİK NE OLDUK Lütfen hoparlörün sesini açınız... ve slaytı kendi akışında izleyiniz.

FAZİLETLİYDİK Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik.

DÜRÜSTTÜK Bir zamanlar Londra Ticaret Odası'nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."

İTİBARLIYDIK Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası'nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu.

TEMİZDİK Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa'ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor: "Türkler hiç bir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür."

ÇEVRECİYDİK Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.

HARAMA EL SÜRMEZDİK Fransız müellif Motray, 1700'lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: "Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta bir kaç kere Beyoğlu'ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir."

MEDENİYDİK İngiliz sefiri Sor James Porter ise, 1740'ların Türkiye'si için şunları söylüyor: "Gerek İstanbul'da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiç bir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır."

Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor: DOSDOĞRUYDUK Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor: "Haksızlık, tefecilik, tekelcilik ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür. Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır."

HIRSIZLIK NEDİR BİLMEZDİK Fransız müellif Dr. Brayer, 1830'ların İstanbul'unu getiriyor önümüze: "Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul'da her sene azami beş-altı hırsızlık vak'ası görülür."

HIRSIZLIK NEDİR BİLMEZDİK Ubicini Dr. Brayer'i şöyle doğruluyor: "Bu muazzam payitahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz.

HIRSIZLIK NEDİR BİLMEZDİK Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu'nda ise hırsızlık ve cinayet vak'aları olmadan gün geçmez."

NAZİKDİK Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880'lerin "biz" ini anlatıyor bize: "İstanbul Türk halkı Avrupa'nın en nazik ve en kibar insanlarıdır.

NAZİKDİK Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."

CİHANA ÖRNEKTİK Türkiye Seyahatnâmesi'yle meşhur Du Loir'un 1650'lerdeki hükmü şöyle: "Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir." Şefkatimiz yalnızca insana yönelik degildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu. Hayata karşı saygılıydık.

CİHANA ÖRNEKTİK Bu konuda dilerseniz Elisee Recus'u dinleyelim, bize 1880'lerdeki halimizi anlatsın: "Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Bir çok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır.... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait oldugunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eger evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki O ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9)

HAYIR SEVERDİK Comte de Marsigli'yi tekrar dinleyelim: "Yazın İstanbul'dan Sofya'ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum." Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir.

HAYIR SEVERDİK Şöyle diyor: "Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler."

HAYIR SEVERDİK Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor: "Türk şefkati hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği veriyor: "Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar.

HAYIR SEVERDİK Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık müslümanlara bile rastlamak mümkündür..." "Kaçık" lığın kaynağını da veriyor Adam: "Bir çokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk'e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: "Allah'ın rızasını tahsile yarar."

Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı. Ne dersiniz DOSTLAR ? !.....