KİMYA Simyadan Kimya’ya.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
Bazı maddeler tek çeşit maddeden oluşur, yapısında kendinden başka madde içermez. Böyle maddelere saf madde denir. Örneğin tuzun yapısında sadece tuz maddesi.
Advertisements

KARIŞIMLAR AYRIŞTIRILABİLİR Mİ??
MADDELERİN AYRIŞTIRILMASI
Karışımların Ayrılması
KARIŞIMLAR Karışım: Birden çok element veya bileşiğin kimyasal özelliklerini kaybetmeden bir araya getirilmesiyle oluşan madde topluluğuna karışım denir.
K A R I Ş I M L A R.
Saf madde: Hep aynı birimlerin (taneciklerin)yan yana gelmesiyle oluşan maddelere saf madde denir.
1.)ELEKTRİKLENME İLE AYRILMA
KARIŞIMLAR AYRILABİLİR Mİ.
KARIŞIMLAR AYRILABİLİR Mİ?
KARIŞIMLAR AYRILABİLİR Mİ
Hazırlayanlar: Behsat ARIKBAŞLI Tankut MUTLU
FİZİĞİN DOĞASI.
MADDE TANIMI Kütlesi, hacmi ve eylemsizliği olan bütün varlıklar maddedir. Çevremizde gördüğümüz hava, su, toprak, masa her şey maddedir. MADDENİN SINIFLANDIRILMASI.
6.SINIF KİMYA Ünite:1 MADDENİN MADDENİN TANECİK TANECİK YAPISI YAPISI.
KARIŞIMLARIN AYRILMASI
Madde Ve Enerji.
ELEMENTLER VE BİLEŞİKLER
KARIŞIMLAR.
Maddenin tanecikli yapısı
Asitler - Bazlar - Tuzlar - Oksitler
KİMYA BAHÇESİ Kimya bahçesi; alüminat, silikat borat, karbonat, siyanoferrat, fosfat, kromat gibi anyonlar içeren sulu çözeltilere çözünür metal tuzlarının.
Maddenin Tanecikli Yapısı
MADDELERİN AYRILMASI.
Karışım ve özelikler.
Fiziksel ve Kimyasal Değişmeler
Karışımların Özellikleri ve Sınıflandırılması
KARIŞIMLAR.
DÜNYAMIZI TANIYALIM.
SAF MADDELER Tek çeşit maddeden oluşan varlıklara saf madde adı verilir. Bakır tel daha küçük parçalara ayrıldığında hep bakır özelliği gösterir.
KARIŞIMLAR.
Zaman içinde bilim.
karIşImlarIn ayrIlmasI
KARIŞIMLAR.
ONDÖRDÜNCÜ HAFTA Havai fişekler, zımpara kağıdı 1.
KARIŞIMLARI NASIL AYIRABİLİRİZ ?
Karışımları Ayırma Yöntemleri
1. BÖLÜM: SİMYADAN KİMYAYA
Bileşik ve formülleri.
Farklı element atomları uygum şartlarda bir araya geldiğinde yeni maddeler oluşur. Bu yeni maddeleri oluşturan atomlar arasında kimyasal bağ bulunmaktadır.
KİMYANIN TARİHİ.
MADDENİN TANECİKLİ YAPISI
MADDELER DOĞADA KARIŞIK HALDEDİR
KARIŞIMLAR AYRILABİLİR Mİ?
KARIŞIMLARI TANECİK BOYUTU FARKINDAN YARARLANARAK AYIRMA
karışımların ayrılması
TANECİK BOYUTU FARKINDAN YARARLANILARAK AYIRMA
MADDELER DOĞADA KARIŞIK HALDEDİR
KARIŞIMLARI AYIRMA YÖNTEMLERİ
SANAYİDE KULLANILAN BAZLAR
MADDENİN YAPISI ve ÖZELLİKLERİ
Doç.Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU Fırat Üniversitesi
6.SAF MADDE VE KARIŞIMLAR
SAF MADDE VE KARIŞIMLAR
KARIŞIMLARI ŞU YÖNTEMLERLE AYIRIRIZ: --Eleme --Süzme --Yüzdürme --Dinlendirme --Mıknatısla Ayırma --Savurarak Ayırma --Buharlaştırma --Damıtma.
KARIŞIMLARIN AYRILMASI
KİMYA BİLİMİ.
KARIŞIMLARI NASIL AYIRABİLİRİZ ?
SİMYADAN KİMYAYA Halil KÖSEOĞLU
Madde Saf Madde Karışım Element Bileşik Homojen karışım
Madde Ve Enerji
Simya; Teorik temelleri olmayan, deneme yanılmaya dayanan  çalışmaları  içeren,  bu  nedenle  sistematik bilgi birikimi sağlamayan bir uğraştır. İnsanoğlu.
Asit Yağmuru Nasıl Oluşur? Asit yağmurları oluşumundaki temel sebep insanların duyarsızlıklarıdır. Asit yağmuru oluşumunda hava kirliliğine neden olan.
CABIR BIN HAYYAN. CABIR BIN HAYYAN HAYATI ( ) Modern kimyanın kurucusu, atomun parçalanabileceğini dile getiren ilk bilim adamı, İslam dünyasında.
ELEMENT VE BİLEŞİKLER.
BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ
KARIŞIMLARI NASIL AYIRABİLİRİZ ?
Bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin.
Sunum transkripti:

KİMYA Simyadan Kimya’ya

Özel Gösteri 1 Özel Gösteri 2 Özel Gösteri 3 Özel Gösteri 4 Özel Gösteri 5

Simya Nedir? Değersiz maddeleri altına çevirme, bütün hastalıkları iyileştirme ve hayatı sonsuz biçimde uzatacak ölümsüzlük iksiri bulma gibi uğraşlara simya denir.

Simyacı Nedir? Değersiz maddeleri altına çevirme, bütün hastalıkları iyileştirme ve hayatı sonsuz biçimde uzatacak ölümsüzlük iksiri bulma gibi uğraşlarda bulunan kişilere simyacı denir.

Önemli Simyacılar Johann Rudolf Glauber: (1604(?) - 10 Mart 1915) Hollandalı simyacı ve kimyacı. Almanya'nın Karlstadt am Main kentinde dünyaya gelen Glauber, resmi bir eğitim görmemiş ve 1655'de Hollanda'nın başkenti Amsterdam'a taşınmıştır.

Modern kimyanın ilk bilim adamlarından kabul edilen Glauber'in deneyleri, yeni devrimler için esin kaynağı olmuştur.  Hidroklorik asidin üretimini pratikte keşfeden Glauber, 1625'de sodyum sülfatı keşfetmiştir.

Madde daha sonraları “Glauber Tuzu" olarak literatüre işlenmiştir Madde daha sonraları “Glauber Tuzu" olarak literatüre işlenmiştir.Nitrik asitin ilk üretimini de Glauber gerçekleştirmiştir. Bu yöntem, derişik sülfirik asit ile potasyum nitratın beraber ısıtılmasıyla elde edilmiştir.

Arnaldus de Villa Nova: Katalan bir aileden geldiği düşünülen simyacı, gök bilimci ve fizikçidir. Bu bilim dallarının yanında kimya, tıp ve Arap felsefesi de okumuştur. Bir süre Aragon'da yaşadıktan sonra Paris'e gitti ve orada yaşamaya başladı. Savunduğu tezler nedeniyle kilisenin şiddetli baskısına maruz kaldı.

Bunun nedeniyle bulunduğu yerden kaçmak zorunda kaldı, Sicilya'ya sığındı. 1313 yılında Papa V. Clement'in durumunu duyması üzerine, Papa tarafından Avignon'a davet edildi. Ancak gidiş yolunda hastalanarak yaşamını yitirdi.

Empedokles: Doğa Üzerine adlı yapıtında Empedokles'in özgünlüğünü gösteren iki önemli düşüncesi vardır: Bunların ilki, temel öğenin birden fazla olduğunu kabul etmesidir. Kendisinden önceki düşünürlerin öne sürdüğü temel öğeler su, hava ve ateşti. 

Empedokles ise bunlara bir de toprak öğesini eklemiştir Empedokles ise bunlara bir de toprak öğesini eklemiştir. Bu dört öğe baştan beri vardır. Bunlar ne değişir ne de yok olur, yani başlangıcı ve sonu yoktur. Evrende bunların miktarları hep aynı kalır. Her şey bu dört öğenin belirli birleşmelerinden oluşur.

Ebu Musa Câbir bin Hayyan: Kimyager ve Eczacı olan bir babanın oğlu olarak Horasan'da doğmuş ve Yemen'de okuduktan sonra Kufe'ye giderek Abbâsî halifesi Harun Reşid'e saray âlimi olarak hizmet etmiştir.

Nitrik asit, Hidrojen klorür ve Sülfürik asit'in rafine ve kristalize yöntemlerini bulduğu Kral suyu'nu icat ettiği ve Sitrik asit, Asetik asit, Tartarik asiti keşfettiği düşünülmektedir.

İmbik geliştirmiş ve kendisinin ortaya attığı Baz kavramıyla Kimya'nın gelişmesine katkıda bulunmuştur. Ayrıca daha sonra zehirlilerin zehirlisi olan arsenik tozunu elde eden ilk kişidir.

Abdurrahman el hazini: Türkistan'ın Merv şehrinde doğan ve yetişen XI. Yüzyıl sonları ile XII. Yüzyıl’ın başlarında, Horasan’da yaşayan Hazini 12. yüzyılın ortalarına doğru da vefat etmiştir.

Kimyasal maddelerin yoğunluk ve özgül ağırlıklarını ölçmek amacıyla icat ettiği hassas terazilerle, gözlem ve deneylerle kimya bilimine de önemli katkılarda bulundu.

Simyacılar Simya bir bilim değildir; fakat simyacılar kimya bilimine geçişin öncüleri olmuşlardır ve pek çok deneysel  araç  ve gerecin gelişmesine olanak sağlamışlardır. Simya Kimya

Simyacıların bu çalışmaları sonucunda mürekkep, boya , seramik, cam , esans, metallerin işlenmesi, barut, sülfirik asit ( zaç yağı ), nitrik asit   (kezzap) ve hidroklorik asit (tuzruhu) gibi maddeler elde edilmiştir.

Simyanın Kimya Bilimine Katkıları Bazı karışımları elde edilmişlerdir. Deneysel araç ve gereçler bulunmuştur. ( imbik) Kimya deneylerinde de kullanılan bazı yöntem  ve işlemler geliştirilmiştir. Kimya  bilimine geçişte kullanılan bazı maddelerin özellikleri tespit edilmiştir.

Simyadan Kimyaya Aktarılan Deney Yöntemleri 1.Damıtma: İki veya daha fazla bileşen içeren bir karışımın ısıtılıp, buhar ve sıvı faz oluşturmak suretiyle daha uçucu bileşence zengin karışımların elde edilmesini sağlayan ayırma işlemidir.

2. Süzme: Bir karışımda sıvı fazın katı fazdan ayrılması için uygulanan işleme süzme denir.

3.Eleme: Katı-katı heterojen karışımlarını bileşenlerine ayırmak için tanecik boyutu farkından yararlanılarak yapılan işlemdir.

4. Kavurma: Oksijen gazı ve katıların yüksek sıcaklıkta tepkimeye girmesi olarak tanımlanabilir. Cevheri oksitlemek için uygulanan bir yöntemdir.

Simya ile Kimya Arasındaki Farklar Deneysel yaklaşım çok ön planda iken bunun aksine bilimsel bilgiye çok yakın değildir. Simyacılar genellikle rastgele olarak çeşitli maddeleri birbirine karıştırıp sonucunda bir şey bulmayı ummuşlardır. Yani deneylerde bilimsel bir altyapı çoğunlukla yoktur.  Deneyler kadar bilimsel temellere dayanan bilgilerde ön plandadır. Simyadaki gibi bir rastgelelik temelinde değildir.