Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

H İ CRET (TAR İ HE VURULAN ALTIN DAMGA) (H İ CR İ YILBAŞI) Emin YAVUZY İĞİ T UZMAN İ MAM HAT İ P Facebook: Muhammed Emin Yavuzyi ğ it Facebook Grup: VAAZ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "H İ CRET (TAR İ HE VURULAN ALTIN DAMGA) (H İ CR İ YILBAŞI) Emin YAVUZY İĞİ T UZMAN İ MAM HAT İ P Facebook: Muhammed Emin Yavuzyi ğ it Facebook Grup: VAAZ."— Sunum transkripti:

1 H İ CRET (TAR İ HE VURULAN ALTIN DAMGA) (H İ CR İ YILBAŞI) Emin YAVUZY İĞİ T UZMAN İ MAM HAT İ P Facebook: Muhammed Emin Yavuzyi ğ it Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI

2 B İ SM İ LLAH İ RRAHMAN İ RRAH İ M اَلَّذينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فى سَبيلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِ وَاُولٰئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ « İ man edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İ şte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.» (Tevbe suresi 20)

3 AMELLER N İ YETLERE GÖRED İ R عن عمر رَضِيَ اللّهُ عَنهُ قال : قَالَ رَسُولُ اللّهِ : إنَّمَا الاعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ وَإنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى، فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ الى اللّهِ وَرَسُولِهِ فَهِجْرَتُهُ الى اللّهِ وَرَسُولِهِ، وَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ الى دُنْيَا يُصِيبُهَا أوِ امْرَأةٍ يَنْكِحُهَا فَهِجْرتُهُ الى مَا هَاجَرَ إلَيْهِ. Hz. Ömer (r.a) anlatıyor: "Resûlullah (a.s) buyurdular ki: «Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet etti ğ i şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resûlüne ise, onun hicreti Allah ve Resûlünedir. Kimin hicreti de elde edece ğ i bir dünyalı ğ a veya nikâhlanaca ğ ı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret etti ğ i şeyedir.» (Buhari Bedül-Vahy 1)

4 H İ CRET NED İ R? Sözlükte "terketmek, ayrılmak, bir yerden başka bir yere göç etmek" demektir. ISTILAHTA: İ slâm da hicret kavramı ile Hz. Muhammed (SAV) ve arkadaşlarının M. 622 yılında Mekke'den Medine'ye göç etmeleri kastedilir. Mekkeli müşriklerin baskılarına dayanamayan müslümanlar daha önce de iki kafile halinde Habeşistan'a hicret etmişlerdir. Mekke’den Medineye göç edenler Muhacir ve onlara kucak açan Medineli müslümanlara da Ensar denir.

5 H İ CRET TAR İ HTE Tarihte tüm Peygamberler kavimleri tarafından hicrete zorlanmış hak davası u ğ runda hicret etmişlerdir. Peygamberlerimiz, bizlere de örnek teşkil edecek hicreti hayatların da yaşamışlar. Peygamberler bizlere aslında hicreti ö ğ retmişler. Dünya tarihi boyunca hicrete zorlama hak ve batıl mücadelesi günümüze kadar artarak devam ede gelmiştir. Peygamberlerimizden bazılarının hicret yaşamlarından örnekler arz edelim.

6 PEYGAMBERLER İ M İ ZDEN H İ CRET TABLOLARI  1) Hz. Nuh, hicretin gemisini karada yapmayı ö ğ retti. Tufan isyan edenler için bir felaket, iman edenler için bir hicret oldu.  2) Hz. İ brahim muhacirlerin piriydi. İ nsanlı ğ a küfürden, zulümden ve şirkten nasıl hicret edilece ğ ini ö ğ retti. Nemrud'un zulüm diyarından inancını özgürce yaşayabilece ğ i bir toprak arayışı için çıkarken; “Ben Rabbime hicret ediyorum” demişti.  3) Hz. Hacer, hicretin kutlu gelini, İ smail hicretin bebe ğ iydi. Bebe ğ in hicreti, kendisini babasının elindeki bıça ğ ın altına kadar getirdi. O hicretin teslimiyet oldu ğ unu ö ğ retti.

7  4) Hz. Yakub'un gözü, kaybetti ğ i Yusuf'un ardından hicret etti; Yusuf'un iffet gömle ğ iyle tekrar dönmek üzere. Yusuf'un hicreti ise kuyulara atılmak, köle diye satılmak, iffet, liyakat, hikmet, hizmet ve gayretle Mısır'a sultan olmaktı. Hz. Yusuf, “Bir muhacir ne yapabilir?” sorusunun en çarpıcı cevabıydı.  5) Hz. Musa, prenslikten çobanlı ğ a, saraydan a ğ ıla, imkândan mahrumiyete hicreti ö ğ retti. Hicretin hakkını veren bir çobanın adalet asası, Firavun'un zulüm kırbacını yenerdi. Hz. Musa'nın hicreti, “Sen muhacir olmayı seçersen, denizler sana yol verir, da ğ lar önünde e ğ ilir, çöller sofranı hazırlar” demekti. Hz. Musa muhacir do ğ du, muhacir öldü.  6) Hz. Davud iktidarın hicretin atı oldu ğ unu,  7) Hz. Süleyman güç ve servetin hicretin ayakkabısı oldu ğ unu ö ğ retti.  8) Hz. Zekeriyya ve Yahya, şehadetin bir hicret oldu ğ unu ö ğ rettiler.  9) Hz. İ sa, insanlı ğ ı nefret ve zulümden sevgi ve merhamete hicrete ça ğ ırdı.

8 DÜNYA GEÇM İ Ş TECRUBES İ B İ ZLER İ Ç İ N IŞIKTIR Tüm peygamber hayatlarına baktı ğ ımızda insanlı ğ a çı ğ ır açacak niteliktedir. Aslında Hz Adem AS’dan başlayan tüm nebiler, resuller silsilesi bizlere bir şeyler ö ğ retmek ve dünya geçmiş tecrübesi çeşitli zulümlere maruz kalmış alternatif çıkış yollarını bizlere göstermek içindir. Dünya, geçmiş engin tecrübeye sahip günümüz insanı rotasını hakkın yoluna çevirdi ğ inde gidece ğ i yol ve çekece ğ i çileler az çok bellidir. Bu tecrübeleri bilirsen sonuç olarak kazanacak hak yol yolcusu oldu ğ unu peygamberin hayatlarında görebiliriz. Batıldan, zulümden hakka hicret etmek insanın kurtuluşudur. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz Muhammed (SAV)’in hicreti zulümattan aydınlı ğ a de ğ il midir.

9 HATEMENNEB İ YY İ N HZ MUHAMMED SAV DE H İ CRETE ZORLANMIŞTIR وَقَالَ الَّذينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَا اَوْ لَتَعُودُنَّ فى مِلَّتِنَا فَاَوْحٰى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِمينَ « İ nkâr edenler, peygamberlerine; "Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaraca ğ ız, ya da bizim dinimize dönersiniz" dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: "Biz zalimleri mutlaka yok edece ğ iz.» ( İ brahim suresi 13)

10 PEYGAMBER KANUNU: H İ CRET وَاِنْ كَادُوا لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ الْاَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَاِذًا لَا يَلْبَثُونَ خِلَافَكَ اِلَّا قَليلًا سُنَّةَ مَنْ قَدْ اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنْ رُسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْويلًا «Seni o yerden (Mekke'den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı. Senden önce gönderdi ğ imiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir de ğ işme bulamazsın.» ( İ sra suresi 76-77)

11 HZ PEYGAMBER İ M İ Z (SAV)’ İ N H İ CRET İ Hz. Peygamber daha yeni peygamber olmuşken peygamberli ğ in ileriki yıllarında yurdundan hicret etmek zorunda kalaca ğ ını Varaka b. Nevfel tarafından söylenmiştir. Peygamberimiz Mekke'de do ğ muş ve İ slâmiyet'i tebli ğ etmek üzere burada görevlendirilmişti. Peygamberimizin ça ğ rısını duyanlar ona inanıyor ve etrafında toplanıyorlardı. Çünkü Peygamberimiz o toplumda “el-Emîn - Güvenilir'' diye tanınmış, güzel ahlâkıyla herkes tarafından sevilmişti. Yalan konuşmadı ğ ı ve kimseyi aldatmadı ğ ı herkesin ortak inancı idi. Onun için de söyledi ğ i dinleniyor ve herkese güven veriyordu. Müslümanların sayısı günden güne artıyor ve Allah'ın dini gönüllerde yer ediyordu. Ancak Mekke'de söz sahibi olan Kureyş kabilesi ileri gelenleri bundan endişe duyuyor, toplum üzerindeki etkinliklerini yitireceklerinden ve çıkarlarının sona erece ğ inden korkuyorlar, bunun için de bu duruma engel olmak istiyorlardı.

12 İ ŞGENCELER ARTTIKÇA ARTIYORDU Öyle işkenceler artmıştı ki dövme, sövme, fiziki ve psikolojik işkenceler Arş-ı Alayı titretiyordu. Hz Bilal-i Habeş’e yapılan işkenceler ve islam tarihinde ilk şehit kabul edilen yasir ailesi ve di ğ er ashaba yapılanlar…Günlerce kızgın kumlara yatırılıyorlar ve üzerlerine taşlar koyup sıca ğ ın altında susuz ve aç bırakılıyorlar. Hz Muhammed Sav efendimize türlü işkenceler yapılıyor psikolojik ve fiziki olarak yetmiyor geçece ğ i yollara ayaklarına batsın diye dikenler serpiyorlar ve üzerine Kabe’de deve işkembesi atıyorlar ve türlü türlü işkenceler ashaba ve efendimize yapılıyorlardı. İ lk Hicret Habeşistan'a Yapıldı:

13 B İ R UMUT HABEŞ İ STANA H İ CRET Müslümanların başına gelenlere çok üzülen Peygamberimiz (a.s), bir grup Müslüman'ın Habeşistan'a hicret etmesine izin verdi.

14 BÜYÜK İ MTAHAN AMBARGO Müslümanlara üç yıllık boykot uygulandı. Kız bile alınıp verilmedi, alış veriş yapılmadı ama mü'minler inançlarından taviz vermediler.

15 UMUTLA G İ D İ LEN YOLDA KARA B İ R GÜN : TA İ F Hz. Peygamberin en büyük destekçisi olan amcası Ebu Talib'in ölümü, müşriklere fırsat verdi, onların işkence ve baskıları dayanılmaz hale geldi. Böyle bir ortamda İ slam’ı tebli ğ edemeyece ğ ini anlayan Peygamberimiz (SAV), Taif'e giderek yeni bir çevrede İ slam’ı anlatmaya çalıştı, ancak sert bir tepkiyle karşılaştı, çocuklara Efendimizi (SAV) taşlattılar ve tükürdüler iki cihan serverimize ve Mekke'ye dönmek mecburiyetinde kaldı.

16 KARANLIKLARDAN AYDINLI Ğ A AÇILAMN KAPI: AKABEDEN GELEN IŞIK Mekke müşriklerinin yaptıkları dayanılmaz hale gelince Peygamberimiz İ slâm güneşine başka ufuklar aramayı düşündü. Hac münasebetiyle Mekke'ye gelmiş olan Yesrip (Medine) lilerden bazılarıyla Akabe denilen yerde iki defa toplantı yaptı. Onlara İ slam’ı anlattı ve müslüman olmalarını istedi. Onlar da İ slam’ı kabul ederek Medine'ye döndüler. Böylece İ slâmiyet Medine'ye girmiş oldu. Orada da müslümanlar Mus'ab b. Umeyr'in gayretiyle ço ğ almaya başladı. Peygamberimiz de Mekke'den Medîne'ye göç etmek isteyenlere izin verdi ve şöyle buyurdu: فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِلْمُسْلِمِينَ إِنِّي أُرِيتُ دَارَ هِجْرَتِكُمْ ذَاتَ نَخْلٍ بَيْنَ لَابَتَيْنِ وَهُمَا الْحَرَّتَانِ فَهَاجَرَ مَنْ هَاجَرَ قِبَلَ الْمَدِينَةِ «Sizin hicret edece ğ iniz yerin iki kara taşlık arasında hurmalık bir yer oldu ğ u bana gösterildi.» (Buhari, Menakıp, 45)

17 EFEND İ M İ Z İ N İ ZN İ İ LE MED İ NEYE H İ CRET BAŞLADI Peygamberimizin bu izin ve teşviki üzerine Medine'ye hicret başladı. Kısa zamanda pek çok kimse Hz. Ömer de dahil olmak üzere Medine'ye hicret etti.

18 MEKKE’DE KALANLAR Mekke'de Hz. Ebû Bekir, Hz. Ali ve Mekke'de müslüman oldukları için aileleri tarafından hapsedilmiş olanlarla köle ve cariyelerden başka kimse kalmamıştı.

19 HZ EBUBEK İ R’DE (RA) İ Z İ N İ STED İ LAK İ N İ Z İ N ÇIKMADI "Hz. Ebû Bekir de hicret etmek istemiş, Peygamberimiz kendisine; – Acele etme, bana hicret için izin verilece ğ ini umuyorum, diyerek ona izin vermemişti. Hz. Ebû Bekir: – Anam babam sana fedâ olsun, gerçekten bunu umuyor musun? diye sordu. Peygamberimiz: – Evet, umuyorum, diye cevap verdi ve Hz. Ebû Bekir buna çok sevindi." (Buhari, Menakıp, 45)

20 H İ CRET İ ZN İ ALLAH’DAN ÇIKMIŞTI Bütün sahabeler Medineye hicret edince Mekke’li müşrikler telaşlandılar ve Darun Nedve’de toplandılar ve Aymazlıkta ve zulümde o kadar ileriye gittiler ki Efendimiz SAV’i öldürmeye karar verdiler lakin İ lahi ferman yetişti ve Efendimiz sav’e hicret izini çıktı. Sıdık Hz Ebubekir(RA) Efendimize verilen ilahi ferman izni ile zulümattan aydınlı ğ a batıl ortamdan hak ortamına Medine’ye hicret yolculu ğ u başladı.

21 YÜCE KATTAN H İ CRET İ Ç İ N İ LAH İ FERMAN GEL İ YORDU ENFAL SURES İ 30. AYET İ İ LE وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِرينَ «Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke'den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.» (Enfal suresi 30)

22 KAF İ RLER İ STEMESEDE ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR H İ CRET BAŞLIYOR Hz. Aişe'nin ablası Esmâ (r.anh.) seyahat için gerekli hazırlı ğ ı yapmaya başladı. Peygamberimiz Hz. Ali'yi ça ğ ırdı ve: – Ben Medine'ye gidiyorum sen bu gece benim yata ğ ımda yat, örtünü üzerine al. Sabahleyin bu emanetleri sahiplerine ver ve sonra da hemen gel, buyurdu.

23 MÜŞR İ KLER ANLAŞILMAZ VARLIKLARDIR Mekke müşriklerini anlamak çok zor. Hem Peygamberimizi kendilerine düşman biliyor, hem de onu en güvenilir kişi bilerek kıymetli eşyalarını ve mücevherlerini ona emanet ediyorlardı. Kendi adamlarına güvenmiyorlardı. O yüce Peygamber de emanete verdi ğ i önemi burada gösteriyor. Böyle hem kendisi ve hem de müslümanlar için ölüm kalım savaşı verirken yanındaki emanetleri sahiplerine vermek için Hz. Ali'yi Mekke'de bırakıyor, yata ğ ına yatırıyordu.

24 EFEND İ M İ Z SAV MEKKE’DEN AYRILIRKEN ŞU DUYGU DOLU SÖZLER İ İ RAT ETT İ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَدِيِّ بْنِ الْحَمْرَاءِ قَالَ لَهُ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَهُوَ عَلَى نَاقَتِهِ وَاقِفٌ بِالْحَزْوَرَةِ يَقُولُ وَاللَّهِ إِنَّكِ لَخَيْرُ أَرْضِ اللَّهِ وَأَحَبُّ أَرْضِ اللَّهِ إِلَيَّ وَاللَّهِ لَوْلَا أَنِّي أُخْرِجْتُ مِنْكِ مَا خَرَجْتُ «Ey Mekke, vallahi sen Allah katında yeryüzünün en hayırlı yerisin. Bana da en sevimli yerisin. Vallahi e ğ er buradan çıkmaya mecbur bırakılmasaydım, çıkmazdım.» ( İ bn Mace, Menasik, 103)

25 H İ CRET YOLCULU Ğ UNUN MUHAFAZASI SEVR MA Ğ ARASI Peygamberimiz SAV ve Hz. Ebû Bekir (RA) Mekke'nin güneyinde bir buçuk saat mesafedeki Sevr da ğ ına vardılar. Da ğ ı tırmanarak zirvesindeki ma ğ araya gizlendiler. Mekke müşrikleri guruplar halinde her tarafta Peygamberimizi aramaya koyuldular, bulamadılar. Bulana yüz deve vereceklerini ilân ettiler.

26 ÜZÜLME! ALLAH B İ Z İ MLE BERABERD İ R. Her tarafı arıyorlardı. Hatta bunlardan bir kısmı ma ğ aranın a ğ zına kadar gelmiş, o kadar yaklaşmışlardı ki, adımlarının sesi içerden duyuluyordu. Hz. Ebû Bekir endişelenmeye başladı Peygamberimize, kula ğ ına e ğ ilerek, "Düşmanlar çok yaklaştı, o kadar ki, ayaklarının dibine bir baksalar bizi görecekler" dedi. Peygamberimiz ona cevap verdi: "Üzülme! Allah bizimle beraberdir." Hatta o sırada ma ğ aranın kapısına kadar gelenlerden biri ma ğ aranın içine girip aramak istemiş. Umeyye b. Halef ona: Orada ne işin var? Aklını mı yitirdin. Baksana Muhammed do ğ madan önce orada örümcekler a ğ germiş, kuşlar yuva yapmış, dedi ve içeriye girmesine engel oldu.

27 ALLAH KURAN’DA MA Ğ ARA OLAYINI ŞÖYLE ANLATIYOR: اِلَّا تَنْصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّٰهُ اِذْ اَخْرَجَهُ الَّذينَ كَفَرُوا ثَانِىَ اثْنَيْنِ اِذْ هُمَا فِى الْغَارِ اِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِه لَا تَحْزَنْ اِنَّ اللّٰهَ مَعَنَا فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَكينَتَهُ عَلَيْهِ وَاَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذينَ كَفَرُوا السُّفْلٰى وَكَلِمَةُ اللّٰهِ هِىَ الْعُلْيَا وَاللّٰهُ عَزيزٌ حَكيمٌ «E ğ er siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar ma ğ arada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber" diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmedi ğ iniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.» (Tevbe suresi 40)

28 MEKKE’DEN MED İ NE’YE H İ CRET EDERKEN «MEKKE»’N İ N ALLAH’TAN MÜJDES İ GEL İ YORDU إِنَّ الَّذِي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لَرَادُّكَ إِلَى مَعَادٍ قُل رَّبِّي أَعْلَمُ مَن جَاء بِالْهُدَى وَمَنْ هُوَ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ «Kur'an-ı (okumayı, tebli ğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (Mekke'ye) iade edecektir. De ki: Rabbim, kimin hidayeti getirdi ğ ini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde oldu ğ unu en iyi bilendir.» (Kasas suresi 85)

29 H İ CRET İ SLAM TAR İ H İ NE DAMGA VURMUŞTUR Hicreti, Müslümanlar takvimlerinin başlangıcı olarak Hz. Ömer RA’ın halifeli ğ i zamanında kabul etmişlerdir. حَدَّثَنِي مُجَاشِعُ بْنُ مَسْعُودٍ السُّلَمِيُّ قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أُبَايِعُهُ عَلَى الْهِجْرَةِ فَقَالَ إِنَّ الْهِجْرَةَ قَدْ مَضَتْ لِأَهْلِهَا وَلَكِنْ عَلَى الْإِسْلَامِ وَالْجِهَادِ وَالْخَيْرِ Mucaşi' b. Mesud Sülemi (RA) şöyle rivayet etmiştir: "Ben, Peygamber'e (SAV) geldim, hicret etmek üzere kendisine biat edecektim. Bunun üzerine: "Artık hicret etme dönemi geçmiştir. Fakat İ slâm'a girmek, cihat etmek ve iyilik yapmak üzere biat edebilirsin" buyurdu. (Müslim, İ mara, 3465

30 VE EFEND İ M İ Z SAV MED İ NEDE’D İ R Medine halkı iki cihan serveri Muhammed Mustafa SAV’e kapılarını ve gönüllerini açmış nerde kaldın YA MUHAMMED diyorlardı. Medine gülüyordu gelen Allah’ın habibi idi. Medine bayram ediyordu, çocuklar, kadınlar ve erkekler Hz Muhammed SAV görünce aşkla kalplerinden «DALEAL BEDRU ALEYNA» dillerinden dökülüyordu sanki bir orkestıra eşli ğ inde yapılıyordu.

31 TALEAL BEDRU ALEYNA Taleal bedru aleyna Min seniyyetil vada Vecebeş şükrü aleyna Me dea lillahi da Ay do ğ du üzerimize Veda tepelerinden Şükür gerekti bizlere Allâha davetinden Taleal bedru aleyna Min seniyyetil vada Vecebeş şükrü aleyna Me dea lillahi da

32 Ey bizden seçilen elçi Yüce bir davetle geldin Sen bu şehre şeref verdin Ey sevgili hoş geldin Taleal bedru aleyna Min seniyyetil vada Vecebeş şükrü aleyna Me dea lillahi da Sen güneşsin sen aysın Sen nur üstüne nursun Sen Süreyya ışı ğ ısın Ey sevgili ey rasul Taleal bedru aleyna Min seniyyetil vada Vecebeş şükrü aleyna Me dea lillahi da

33 H İ CRET TÜM GÜNAHLARDAN VE KÖTÜLÜKLERDEN KAÇMAKTIR أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ الْمُؤْمِنُ مَنْ أَمِنَهُ النَّاسُ عَلَى أَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ الْخَطَايَا وَالذُّنُوبَ «Mü'min insanların canları ve malları konusunda kendisinden güvende oldu ğ u kimsedir. Muhacir (Hakiki hicret) ise kötülüklerden ve günahlardan uzaklaşan (hicret eden) kimsedir.» ( İ bni Mace, Fitne, 2)

34 HAK İ K İ MUHAC İ R K İ MD İ R? عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللَّهُ عَنْهُ “Müslüman müslümanların elinden ve dilinden güvende oldu ğ u kimsedir. Hakiki muhacir, Allah'ın yasakladı ğ ı şeylerden kaçan, onları terk (hicret) eden kimsedir” (Buhari, İ man, 9) buyurmuştur

35 HAK İ K İ MÜM İ N; H İ CRET EDENLERE KAPILARINI SONUNA KADAR AÇANDIR وَالَّذِينَ آمَنُواْ وَهَاجَرُواْ وَجَاهَدُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَالَّذِينَ آوَواْ وَّنَصَرُواْ أُولَئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ « İ man edip hicret eden ve Allah yolunda cihat edenler ve (hicret edenleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar hakîkî müminlerdir. Onlar için bir ba ğ ışlanma ve bol bir rızık vardır.» (Enfal suresi 74)

36 H İ CRET ETMEMEN İ N MAZERET İ YOKTUR إِنَّ الَّذِينَ تَوَفَّاهُمُ الْمَلآئِكَةُ ظَالِمِي أَنْفُسِهِمْ قَالُواْ فِيمَ كُنتُمْ قَالُواْ كُنَّا مُسْتَضْعَفِينَ فِي الأَرْضِ قَالْوَاْ أَلَمْ تَكُنْ أَرْضُ اللّهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُواْ فِيهَا فَأُوْلَئِكَ مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ وَسَاءتْ مَصِيرًا «Melekler, kendilerine zulmettikleri bir durumda bulunurken canlarını aldıkları kimselere: "Siz ne iş yapmaktaydınız?" diyecekler. Onlar: "Biz yer yüzünde zayıf ve güçsüzdük" diye cevap verecekler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş de ğ il miydi, oraya hicret etseydiniz ya!" diyecekler. İ şte bunların barınakları cehennemdir. Ona gidiş de ne kötü şeydir.!» (Nisa suresi 97)

37 KEND İ LER İ NE YAZIK EDEN K İ MSELER عن ابْنُ عَبَّاسٍ أَنَّ نَاسًا مِنْ الْمُسْلِمِينَ كَانُوا مَعَ الْمُشْرِكِينَ يُكَثِّرُونَ سَوَادَ الْمُشْرِكِينَ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَأْتِي السَّهْمُ فَيُرْمَى بِهِ فَيُصِيبُ أَحَدَهُمْ فَيَقْتُلُهُ أَوْ يُضْرَبُ فَيُقْتَلُ فَأَنْزَلَ اللَّهُ إِنَّ الَّذِينَ تَوَفَّاهُمْ الْمَلَائِكَةُ ظَالِمِي أَنْفُسِهِمْ الْآيَةَ " İ bni Abbas (ra) 'dan Hz Peygamber döneminde, müslümanlardan birtakım kimseler, müşriklerin yanında kalıyor böylece müşriklerin toplulu ğ unu ço ğ altmış oluyorlardı. Bir keresinde atılan bir ok gelip bunlardan birisine isabet eder veya vurulur, bu yüzden ölür. Bunun üzerine Allah: "Kendilerine yazık eden kimselere…" ayetini indirdi. (Buhari, Tefsir, 4230) "Kureyş’liler Şam'dan gelen kervanı korumak için yola çıktılar. Bu arada müslüman olup da Müslümanlıklarını gizli tutan bazı kimseler, istemeyerek kureyşlilerle birlikte sefere çıkmışlar, derken Bedir'de Müslümanlarla karşılaştılar. Bu karşılaşmada söz konusu Müslümanlar istemedikleri halde müşriklerin safında yer almış ve bu halde ölmüşlerdir." (Taberi Tefsiri, Nisa 97. ayetin tefsiri)

38 EY MÜSLÜMAN YARINA NE HAZIRLIYORSUN? يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ «Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladı ğ ına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.» (Haşr suresi 18)

39  B İ Z İ M H İ CRET İ M İ Z  1) H İ CRET İ M İ Z, batılda hakka olmalıdır  2) H İ CRET İ M İ Z, günahlardan hasenata olmalıdır.  3) H İ CRET İ M İ Z, günahlardan tevbeye olmalıdır.  4) H İ CRET İ M İ Z, zalimlerin karşısında mazlumların yanına olmalıdır.  5) H İ CRET İ M İ Z, zulümden adalete olmalıdır.  6) H İ CRET İ M İ Z, cimrilikten cömertli ğ e olmalıdır.

40  7) H İ CRET İ M İ Z, şeytandan Allah’a olmalıdır.  8) H İ CRET İ M İ Z, nefsimizden, heva ve heveslerimizden vaz geçip Allah’ın buyurdu ğ u hal üzerine olmalıdır.  9) H İ CRET İ M İ Z, kinden şefkate olmalıdır  10) H İ CRET İ M İ Z, nefretten sevgiye olmalıdır.  11) H İ CRET İ M İ Z, kölelikten efendili ğ e olmalıdır.  12) H İ CRET İ M İ Z, kula kul olmaktan Allah’a kul olmalıdır

41 DUAMIZ  B İ ZLER İ, GAFLETE DALDIRMA, HARAM MUSLU Ğ UNDAN İ Ç İ RME VE ŞEYTANA EZD İ RME ALLAHIM  B İ ZLER İ, MADD İ VE MANEV İ ÇORAK ARAZ İ YE DÜŞÜRME, BOLLUK VERD İĞİ NDE AZDIRMA ALLAHIM  B İ ZLERE, AZ VER İ P BAKTIRMA, ÇOK VER İ P ŞIMARTMA, AZ VERD İĞİ NDE SABIR VER, ÇOK VERD İĞİ NDE ŞÜKÜR VER, AYA Ğ IMIZI KAYDIRMA ALLAHIM  B İ ZLER İ N, YÜZÜNÜ KABEYE DÖNDÜR, KALB İ M İ Z İ SEN İ N AŞKINLA YANDIR, YÜZÜMÜZÜ SECDE İ LE NURLANDIR ALLAHIM  B İ ZLERE, RIZANI KAZANDIR, CENNET İ NE VARDIR VE CEMAL İ NLE ŞEREFLEND İ R ALLAHIM  AM İ N (Not: Bu sunum vaaz Diyanet KS, Diyanet KM ve i.YAVUZY İĞİ T hocamızdan faydalınarak hazırlanmıştır.)


"H İ CRET (TAR İ HE VURULAN ALTIN DAMGA) (H İ CR İ YILBAŞI) Emin YAVUZY İĞİ T UZMAN İ MAM HAT İ P Facebook: Muhammed Emin Yavuzyi ğ it Facebook Grup: VAAZ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları