Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BEDEN DİLİ İLK DİLİMİZ Beden Duruşu Mimikler Başın Kullanımı Oturmak İçin Seçilen Yer Giyim Bakım Ve Makyaj Jestler Göz Teması Ayakların Kullanımı Oturma.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BEDEN DİLİ İLK DİLİMİZ Beden Duruşu Mimikler Başın Kullanımı Oturmak İçin Seçilen Yer Giyim Bakım Ve Makyaj Jestler Göz Teması Ayakların Kullanımı Oturma."— Sunum transkripti:

1

2 BEDEN DİLİ İLK DİLİMİZ

3 Beden Duruşu Mimikler Başın Kullanımı Oturmak İçin Seçilen Yer Giyim Bakım Ve Makyaj Jestler Göz Teması Ayakların Kullanımı Oturma Biçimi Mesafe Kullanılan Aksesuarlar Beden Dilinin Öğeleri Beden Dilinin Öğeleri

4 “ KENDİMİZ HAKKINDA SÖZCÜKLERİN ASLA VEREMEYECEĞİ MESAJLAR VERİRİZ.”

5

6 Ne kadar saklasak da beden dilimiz doğrucu davuttur.

7 Yapılan bir araştırmada, birisiyle ilk defa karşılaştığımızda %55 oranında onun beden diline,

8 % 38 oranında sesine

9 ve sadece %7 oranında da söylediğine konsantre olduğumuzu ortaya çıkarmıştır.

10 UNUTMAYIN; yüz yüze görüşmelerde mesajların %93’ünü sözsüz, kelimelerle ise sadece %7 iletiriz.

11 SES TONU

12 Ses, tonu, yüksekliği, rezonansı ve temposu ile duygularımızın en önemli aktarıcısıdır. Mutluluğumuzdan hüznümüze, samimiyetimizden tereddüdümüze kadar bütün duygular sesin bu özelliğiyle aktarılır.

13 Ne söylediğiniz değil, onu nasıl söylediğiniz önemlidir."

14

15 Sert ve kesin konuşma biçimi, çoğunlukla dinleyenlerde savunuculuğa sebep olur ve rahatsızlık doğurur. Ayrıca sesine özür diler gibi bir ton veren kişilerin, karşısındakiler tarafından istekleri kolayca geri çevrilir veya söyledikleri önemsiz olarak görülür. ses tonunun yumuşak ve sakin olması çatışmayı önler ve işbirliğini kolaylaştırır.

16

17 Etkileşimde her zaman ilk dakika çok önemlidir.

18 İlk izlenim, ilk imajlar, ilk 30 saniyede oluşur.

19 Hani deriz ya; “Duruşundan hiç hoşlandım”, şu adam var ya ona gıcık oluyorum”, ”Bakışını hiç sevmedim,” ”içim ısındı”, ”kanım kaynadı”, ”vuruldum”, ”çarpıldım”, ”zaten onda iş olmadığını ilk gördüğümde anlamıştım”, ”yıldırım aşkı” Görüşmemizin daha ilk dakikasında ona verdim notumu” “Onda beni iten bir şeyler var.” “Ne yalan söyleyeyim adam bana pek güvenilir gelmedi.” “Size kanım o kadar kaynadı ki anlatamam. Sanki yıllardır sizi tanıyor gibiyim” v.s. şeklindeki sözleri mutlak duymuşsuzdur ya da bizler de kullanmışsızdır.

20 YÜZ İFADELERİ

21 Zihnimizden, gönlümüzden silinmeyen, zengin anlamlarıyla içimizde derinleşen pek çok yüz vardır. Bir bakış, bir gülüş, bir ifade hayal ettikçe, düşündükçe yankılanır, derinleşir, unutulmaz. Nasıl böyle silinmez derin izler bırakır bir yüz? Beden dilimizin en belirgin ve en kesin anlamları yüzümüzdedir. Bakar, güler, anlatırız; bazen de bakmaz, gülmez ama yine anlatırız. Bir yüzde yüzlerce anlam gizlidir.

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

32

33

34

35

36

37

38

39 ELLE DESTEKLENEN YÜZ İFADELERİ

40

41

42

43

44

45

46

47

48

49

50

51

52

53

54 BEDEN DURUŞU

55

56

57

58

59

60

61

62 “KENDİMİZİ NASIL YANSITTIĞIMIZ” ÇOK ÖNEMLİDİR.

63

64

65

66

67

68 İki büklüm, boynu bükük, "süklüm püklüm" beden duruşları ne kadar hatalıysa, omuzları geriye atılmış, göğüs dışarı çıkmış, baş yana eğilmiş, meydan okur, savaşa davet eder türdeki beden duruşları da aynı ölçüde hatalıdır.

69 Hele eşiniz böyle bir pozisyon daysa uzaklaşma nızda büyük yarar var.

70 OTURUŞ TARZI

71

72

73

74

75

76

77

78

79

80 PARMAKLAR

81

82

83

84

85

86

87

88

89

90

91 EL VE KOLLAR

92

93

94

95

96

97

98

99

100

101

102

103

104

105

106

107 AYAKLAR

108

109

110

111

112

113 GÖZLER en önemli iletişim aracıdır.

114

115

116

117

118

119 Bazen dudakların bitiremediği cümleleri, gözler tamamlar.

120

121 Gözler yalan söylemez diye boşuna söylememişler. Bilmem hiç dikkat ettiniz mi aşıklar hep birbirinin gözlerinin içine bakarlar. Evli çiftler ise hep etrafı seyrederler.

122 . Hani bir şarkı var “sen sus gözlerin konuşsun” diye peki öyleyse siz neden gözlerinizi konuşturmuyorsunuz.

123 Gözlerin konuştuğu dil, her yerde aynıdır.

124 GİYİM KUŞAM

125 Giyim-kuşam bireyin, sözleri ve bedeni kadar, beğenilerini, o anda içinde bulunduğu ruhsal durumu, karşısındakilere verdiği önemi değeri yansıtır. Büyüklerimizin “İnsan kıyafetiyle ağırlanır, bilgisiyle uğurlanır” Cenap Şahabetin; “Güzel bir kıyafet iyi bir tavsiye mektubudur.” der. Kıyafet insanın kimliğidir, dünyasıdır. Çevreye verdiği mesajdır.

126 Nasreddin Hoca’nın “ye kürküm ye” fıkrasını unutmayın Tanımadığınız birisine seslenmeniz gerekti. Adını bilmiyorsunuz nasıl hitap edeceksiniz. Yapacağınız ilk iş karşınızdaki kişinin kıyafetine bakarak seslenmedir. Eğer seslenmemiz gereken kişi köylü giyimli bir erkekse “dayı,” amca” bayan ise “teyze” eğer şık, iyi giyimli kravatlı ise “bey efendi,” bayan ise “hanım-efendi” diye sesleniriz.

127

128

129 RENKLER Yapılan araştırmalarda renklerin insan ruhunu çeşitli şekillerde tesir altına aldığı tespit edilmiştir. Renkler, insanları harekete geçirebilir, heyecanlandırabilir, sakinleştirebilir, üşütür veya ısıtır, rahatsızlık verebilir veya memnuniyet sağlayabilir veya bizi çevremizdeki varlıklardan uzaklaştırabilir” Kansas Üniversitesi sanat müzesinde, bir araştırma için, halının altını elektronik bir sistemle duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket edip, daha az alan dolaşmış ve müzeyi, çok daha kısa sürede terk etmişler.

130

131

132

133

134

135

136

137

138

139

140 Gülme, iki insan arasındaki en kısa mesafedir.

141 'İnsan güldüğü kadar insandır Moliere

142

143 DOKUNMA

144

145

146

147

148

149

150

151

152 Dokunma yeme, içme kadar önemlidir. 19 ncu yüzyılın sonlarında 20 nci yüzyılın başlarında yetimhanelerde ölen çocuk oranı çok yüksekti. Yıllar sonra yapılan araştırmalar, bebeklerin gıda yoksunluğundan değil, kucağa alınıp sevilmemekten kaynaklanan çeşitli ruhsal kökenli hastalıklardan öldüğünü ortaya koydu. O zamanki hekimlik çocuğun sadece biyolojik beslenmesine, temiz çevrede bulunmasına önem veriyor, fakat psikolojik ihtiyaçlarının olabileceğini düşünmüyordu.

153 Sevdiklerinizi kucaklayın,

154

155 BİR YOKMUŞ BİR VARMIŞ

156 Kızı, hayatında çok sıkıntı yaşadığını ve bunlarla nasıl baş edeceğini bilemediğini söylemiş babasına. Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış.

157 Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında.

158 Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve "Gel, sana bir şey göstereceğim!” diye kızını mutfağa götürmüş.

159 Baba, Ocağa 3 tane eşit büyüklükte kap koymuş, üçüne de eşit su koymuş ve üçünün de altını aynı miktarda yakmış.

160 Birinci kaba bir havuç, diğerine bir adet yumurta, diğerine ise de bir avuç çekilmemiş kahve çekirdeği koymuş. Ve her üçünü de tam 20 dakika pişirmiş. Daha sonra ateşi kesmiş.

161

162 Masaya 2 tane tabak ve bir tane boş bardak koymuş ve ilk önce haşlanmış havucu alıp bir tabağa, daha sonra artık epey pişmiş olan yumurtayı alıp bir tabağa koymuş.

163 En sonunda da artık suya iyice sinmiş ve tam kıvamında kahve görüntüsü olan kahveyi de alıp bir bardağa boşaltmış.

164 Kızına sormuş: “ Kızım ne görüyorsun? ". Kızı: "Havuç, yumurta ve kahve." diye yanıtlamış. Kızını elinden tutup masaya yaklaştırıp daha yakından bakmasını ve hissetmesini istemiş

165 Kızı:.. “ Ne görüyorum... Haşlanmış yumuşak bir havuç (Bunu yaparken çatalı havuca batırmış ve yumuşaklığını hissetmiş), artık pişmekten içi katılaşmış bir yumurta (yumurtayı eline almış, hatta bir tarafından masaya vurup, çatlatmış ve içini görmüş) ve bir bardak kahve. (Biraz içmiş) ”

166 “ Baba, bunu niçin bana gösteriyorsun? ” diye sormuş

167 Baba : “ Bak demiş, hepsi aynı şekil kapta, aynı sıcaklıkta, aynı dakika pişti. Fakat hepsi bu etkiye farklı tepki verdiler. ”

168

169 “ Havuç ilk başta sertti, güçlü idi. Ama kaynatılınca yumuşadı hatta güçsüzleşti.”

170

171 “ Yumurta çok kırılgandı, hafifçe dokunsan çatlayabilirdi, ama kaynatılınca içi sertleşti, hatta katılaştı. ”

172

173 “Bir avuç çekilmemiş kahve ise yine sertti, hepsi birbirine benziyordu, ama ısıtılınca ne oldu, bu kahve çekirdekleri, ısındılar, gevşediler, ve içinde oldukları suya yayıldılar. Koku yaydılar, tat yaydılar ve suyu eşsiz tatta bir kahveye çevirdiler.”

174 “ Kızım sen hangisisin?” diye sormuş adam. “ Zorluklarla karşılaştığın zaman nasıl tepki gösteriyorsun?”

175 “Sen havuç musun, yumurta mısın, yoksa kahve misin?"

176 Siz ?  

177 Havuç gibi sert bir kişi misiniz, ama sorunlar yaşayınca, yumuşuyor ve güçsüzleşiyor musunuz?

178 Yumurta gibi, içi yumuşak, her an kırılabilir bir kişi misiniz? Sorunlar karşısında (ölüm, ayrılık, krizler, vs.) güçleniyor ve sertleşiyor musunuz?

179 Kahve sıcak suyu değiştirir, hatta suyun sıcaklığı en üst dereceye çıktığında, en lezzetli kahve ortamı hazır olur. Lezzet maksimuma ulaşır.

180 * Eğer sen bu kahve çekirdeği gibi isen, çevrende ne kadar sorun olursa olsun, bunları olumluya çevirebilirsin. *Çevrene güzel tatlar, duygular katarsın. *Kendini ve çevreni daha iyi yapmak için çalışırsın.

181 Siz hangisi siniz?

182 MASALDA BURADA BİTMİŞ GÖKTEN ÜÇ BESİN DÜŞMÜŞ İSTEYEN İSTEDİĞİNİ ALMIŞ….

183 HEPİNİZE GEÇMİŞ OLSUN BİZLERİ DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ..

184


"BEDEN DİLİ İLK DİLİMİZ Beden Duruşu Mimikler Başın Kullanımı Oturmak İçin Seçilen Yer Giyim Bakım Ve Makyaj Jestler Göz Teması Ayakların Kullanımı Oturma." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları