Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HAZIRLAYANLAR: 060664027 HASRET YILMAZ 060664021 NİHAL ELİF YILMAZ 060664038 PINAR YOLDAŞ 060664015 HANDAN ÖZLEM TEKİNSOY 060664035 ZAHİDE ÇALIŞKAN Ivan.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HAZIRLAYANLAR: 060664027 HASRET YILMAZ 060664021 NİHAL ELİF YILMAZ 060664038 PINAR YOLDAŞ 060664015 HANDAN ÖZLEM TEKİNSOY 060664035 ZAHİDE ÇALIŞKAN Ivan."— Sunum transkripti:

1 HAZIRLAYANLAR: HASRET YILMAZ NİHAL ELİF YILMAZ PINAR YOLDAŞ HANDAN ÖZLEM TEKİNSOY ZAHİDE ÇALIŞKAN Ivan Illich OKULSUZ TOPLUM

2 IVAN ILLICH 1926’da Viyana’da doğdu. Salzburg’da tarih, Roma’da ilahiyat öğrenimi gördükten sonra rahip oldu. Porto Riko Katolik Üniversitesi başkan yardımcılığına getirildi (1956). 1960’da Cuernavaca’da (Meksika) Üçüncü Dünya’nın eğitim ve kültürel bağımsızlık sorunları üzerinde çalışan serbest bir üniversite kurdu. 1969’da Vatikan’la anlaşmazlığa düşünce din adamlığından ayrıldı. Yayınlanmış eserlerinden bazıları şunlardır: Okulsuz Toplum (1971), Şenlikli Toplum (1973), Tıbbın Öcü (1981), Gender (1982), H2O (1985), Geçmişin Aynasında (1991).

3 Okullu yapmak: Öğrenmeyi öğretimle karıştırmak, eğitimi ilerlemeyle derecelendirmek, yeterliği diploma ile belgelemek ve yeni bir şey söyleyebilme yeteneğini akıcı konuşma ile karıştırmaktır. Çocuklar “okullu” kavramıyla değer yerine görevi benimserler. NEDEN OKUL KURUMUNU KALDIRMALIYIZ

4 Kurumsal işlemlere güvenmek, bağımsız başarıdan kuşkulanma sonucunu doğurur. Kurumsallaşma ile karşılanan her basit gereksinme, yeni bir yoksul sınıfı ve yeni bir yoksulluk tanımı yaratır. İvan İllıch’e göre okulun gizli müfredatını çözümlemek, okul kurumunun kaldırılmasında büyük yarar görecektir. İster zengin ister yoksul her iki kesimi de okullu yapmanın maliyet açısından hiçbir farkı yoktur.

5 Aynı okula gitseler, aynı yaşta başlasalar bile yoksul öğrenciler, orta sınıf çocuğuna sağlanmış eğitsel olanakların çoğuna erişemezler. Yoksul öğrenci, ilerleme ya da öğrenme için yalnız okulla yetinmek zorunda kaldığından geri kalacaktır.

6 Eşit koşullara sahip olmayan çocuklar aşağılık duygusuyla okula gitmektedir. Okul, toplumsal kutuplaşmaya yol açar. Dünya uluslarını uluslar arası bir sınıflamayla sınırlandırır. Dünyanın her yerinde, okul giderleri okul gelirlerinden ve hatta kaba ulusal gelirden daha hızlı artmıştır.

7 Okul, bir beceriyi toplumsal kaynakları har vurup harman savurarak kazanan ve herhangi bir diploma kazanan kişiyi yeğleyen bir ayrım sistemidir. Bu kurumun kalkması: 1) İnsanı, yalnızca okul yaşantısında yetersiz diye dışlamaktan korumak yoluyla bile ruhsal yönden yararlı olabilir. 2) Okulda öğrenmeyle toplumsal rollerin dağıtımı bir potada eritilir. Öğrenme, yeni bir beceri ya da içgörü edinmek anlamına gelir, oysa sınıf geçme başkalarının belirlediği bir görüşe bağlıdır. 3) Okul öğrenimlerinin her basamağı, önceden onaylanmış toplumsal denetim koşullarına uyan kişilere sunar, nimetlerini.

8 Okul sisteminin dayandığı ikinci bir yanılsama, öğrenmenin öğretim sonucu olduğudur. Öğrenmenin çoğunun kendiliğinden meydana gelen bir süreç olduğu olgusu planlı öğrenmenin planlı öğretimden yararlanmayacağı anlamına gelmez. İstekli bir öğrencinin geleneksel alıştırma yöntemleriyle birkaç ay içinde hakim olacağı beceriler vardır.

9 Beceri Öğrenimi: Alıştırma, beceri eğitimi okulla karşılaştırıldığında daha ucuza gelmektedir. Her kişiye, her yaşta binlerce belirli beceriden hangisini isterse öğrenmesi için hiçbir engel bırakılmamalıdır. Beceri eğitim merkezinde, yalnızca yoksullara değil, her yaştan insana belirli miktarlarda eğitsel kredi verebilir. Bu tür kredi her yurttaşa doğumunda verilecek bir eğitim pasaportu ya da eğitim kredi kartı biçiminde sağlanmalıdır.

10 Toplumdan okul kurumunun kaldırılması öğrenmenin tüm yönüyle bilinmesini gerektirir. Yalnızca beceri alıştırması üzerinde değil, öğrenmenin her türüne eşit önem verilmelidir.

11 Okul bir beceriyi öğrenmek ve eğitimi almak için kötü bir yerdir. Okullar beceri eğitiminde bir müfredata bağlı olduklarından tümüyle verimsizdirler. Okulların çoğumda bir beceriyi geliştirmek için yapılan bir program ilgisiz bir başka beceriyle bağlantılıdır.

12 Özgür eğitim için devam zorunluluğunun olmaması gerekir. Beceri eğitimi becerinin kullanılacağı koşulların benzerlerinin oluşturulması ilkesine dayanır.

13 Okula karşı en köklü alternatif: Herkese, kendisiyle aynı ilgiyi paylaşanlarla ilgisini ortaklaştırma olanağını veren bir öğrenim ağı ya da hizmet düzenlenmesi okula en köklü alternatif olacaktır. Herkes için eğitim herkes tarafından eğitim. Okulsuz toplum için gerekli olan şey rastgele veya resmi olmayan eğitim anlayışıdır. Eğitim süreci toplumun okulsuzlaştırılmasından büyük yarar görülecektir. Eğitimin okulsuzlaştırılması okuldan yetişenlerin önderlik etmesine bağlıdır.

14 OKUL OLAYININ İÇ YÜZÜ/DIŞ YÜZÜ Kimi sözcükler öylesine sakız edilmiş, öylesine esnetilmişlerdir ki artık bir işe yaramazlar. İşte “okul” ve “öğretim” böyle sözcüklerdir. Her kalıba uyar, her renge girerler.

15 Eğitimde alternatif arayışını şu biçimlerde yapabiliriz: 1) Çağdaş okul sisteminin gördüğü gizli işlevleri sayabilir: koruyucu bakım, seçme, görüş işleme, ve öğrenme... 2) Bu işi alıcılar yönünden çözümlemeye girişir,bu gizli işlevlerden hangisinin öğretmenler, çalışanlar, çocuklar, ana-babalar ve diğer mesleklerden kişiler açısından yarar ve zararlarını bulabilir.

16 3) Batı kültürü tarihini ve antropoloji tarafından derlenen bilgileri tarayıp günümüzde okulun yaptığı işi gören ne tür kurumlar bulunduğunu araştırabilir. 4) Comenius ve Quintilian’dan bu yana yapılan düzenleme biçimlerine bakıp günümüzdeki okul sistemlerinin bunların hangisine yakınlaştığını bulabilir.

17 Illich, “Okul”u zorunlu bir müfredat çerçevesinde, devam zorunluluğu olan, öğretmen gerektiren, yaşa özgül nitelikleriyle tanımlıyor.

18 YAŞ Okul insanları yaşlarına göre kümelere ayırır. Bu kümeleme işlemi sorgulanmayan üç varsayıma dayanır: 1) Çocuk okula aittir; 2) Çocuklar okulda öğrenir; 3) Çocuklara yalnız okulda bir şey öğretilebilir.

19 Okul kurumunun kaldırılması çocuk için, delikanlılık ve gençlikleri boyunca, bebekler, yetişkinler ve yaşlıların aleyhine yapılan ayrıma da son verecektir.

20 Kurum mantığı, çocuklar için okul gerek diyor. Kurum mantığı çocuk okulda öğrenir diyor. Ama kurum mantığının kendisi okulun ürünüdür. Zaten sağduyu da der ki okulda sadece çocuklar eğitilir. İnsanları çocuk diye ayrı bir kategori altıda kümelendirmek onların ilelebet bir okul hocasının otoritesine boyun eğmelerini sağlamanın tek yoludur.

21 ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER Herkes yaşamasını okul dışında öğrenir. Konuşmayı, düşünmeyi, duyguları, oynamayı, politika yapmayı ve çalışmayı hiçbir öğretmen karışmadan öğreniriz. Gece-gündüz öğretmen gözetimindeki çocuklar bile bu kuralın dışında değildirler. Öksüzler, geri zekalılar ve öğretmen çocukları onlar için yapılan öğretim tasarımlarının dışında öğrenirler öğrendiklerinin çoğunu.

22 Öğrenciler öğrendiklerinin çoğunu öğretmenlerine bağlamazlar. Gerek çalışkan öğrenciler, gerekse de tembeller hepsi papağan gibi ezberlemeye; okuyup, çalışıp, sınavları atlatmaya bakarlar. Ya sopa korkusu ya da peşinde koştuğu havucu kapmak için... Okul, okul öğretmenleri için iş olanağı yaratır, öğrenciler onlardan ne öğrenirlerse öğrensin kime ne...

23 TAM GÜN DEVAM  BEKÇİ OLARAK ÖĞRETMEN  AHLAKÇI OLARAK ÖĞRETMEN  TERAPİST OLARAK ÖĞRETMEN

24 GİZLİ MÜFREDAT Gizli müfredattan kasıt, okulların okullaşmak için uyguladıkları kendi politikalarını kapsayan törenlerdir. Okullaşmanın gizli müfredatı imtiyaz yönünden ayrıcalıklı kesimi topluma iyi göstererek;dışlanma yönünden ayrıma tabi tutulan kesimin ise önyargı ve utanç duymasına zemin hazırlamaktadır.

25 İLERLEME NASIL KUTSAL BİR TÖREN HALİNİ ALIR? Bu bölüm şu alt başlıklar altında incelenecektir: 1. Kurumlaşmış Değerler Miti 2. Değerlerin Ölçümü Miti 3. Değerler Paketi Miti 4. Dur Durak Bilmez İlerleme Miti 5. Ritüel Oyunu ve Yeni Bir Dünya Dini 6. Yeni krallık: Umutların Evrenselleşmesi 7. Yeni Yabancılaşma 8. Okulsuzlaştırmanın devrimci gücü

26 1. Kurumlaşmış Değerler Miti Bir süreç kaçınılmaz olarak değer yaratır, böylece de üretim de istekli olarak artar. Okul bize “öğretim, öğrenme yaratır” diye öğretiyor. Okulların varlığı da okullaşma isteğini yaratır. İnsan bir kez okulun gerekliğini benimsedi mi diğer kurumlar için kolay bir av haline gelir. Sorumluluğu üstlenmek yerine kurumlara devretmek toplumsal gerilemeye sebep olur.

27 2. Değerlerin Ölçümü Miti: Okulun yavaş yavaş öğrettiği, işlediği değerler hep ölçülebilir şeylerdir. Okul genç insanları öyle bir dünyaya sokar ki orada her şey ölçülebilir. Ama kişisel gelişme ölçülebilir bir şey değildir. Okul öğrenmeyi konularla bölmelere ayırır, öğrenciye bir müfredat sunar ve sonucu uluslar arası bir ölçek üzerinde değerlendirir.

28 3.Değerler Paketi Miti: Okul ne satar? Müfredat. Hemen her okulun müfredatının saptanmasına sözde bilimsel bir araştırma ile girişilir, eğitim mühendisleri başarı için gerekli araç-gereçleri saptarlar, dağıtımcı (öğretmen) biten ürünü tüketiciye (öğrenciye) sunar. Öğrencilerin tepkileri de gelecek modelin tasarımı için veri sağlar. Örneğin; sınıfsız eğitim, öğrenci merkezli….

29 4. Dur Durak Bilmez İlerleme Miti: Okul, öğrenciyi öğrenimin o sonu gelmek bilmez yarışına sokar. Öğrenciyi güdülemek için yapılan harcamalar göğe ulaşır. Okul, dur durak bilmeden öğretimin alınacağı bir açlık duygusu yaratır. Bitmek tükenmek bilmeyen tüketim- sonsuz ilerleme olarak ele alınan bir büyüme hiçbir zaman olgunluk sağlamaz.

30 5. Ritüel Oyunu ve Yeni Bir Dünya Dini: Okul, yükselen basamaklarda oynanan ritüel oyunu biçimindeki yapısıyla toplumsal mitosun yaratıcısı ve sürdürücüsüdür. Bu kumar oyununa girmek, neyin nasıl öğretildiğinden çok daha önemlidir. Okullandırılan, alışkanlık yapan şey işte bu oyundur. Toplumun tümü tüketim miti peşinde zorla koşturtulmaya çalışılıyor. Ayrıca okul bunu uluslar arası bir oyun durumuna sokmaktadır.

31 6. Yeni Krallık: Umutların Evrenselleşmesi: Okul, öğretmene utanma yoluyla bağımlılık içinde büyümeyi, öte yandan boş bir “ben her şeyi yaparım” duygusuyla büyümeyi alır birleştirir. Öğrenci çıkıp tüm ülkelere kendilerini nasıl korumaları gerektiğini anlatmaya çalışır.

32 7. Yeni Yabancılaşma: Yabancılaşma, insanı üretme ve yeniden üretme olanağından alıkoyan bir süreçtir. Genç insanlar kendi bilgilerinin hem üreticisi, hem tüketicisi imiş gibi davranıyor, bu bilgi okul pazarında satışa çıkan bir mal gibi algılanıyor, insanları çevrelerinden koparan okul onları yavaş yavaş yabancılaştırıyor. Okul insanları hayat için saklar ya da onların bir kurumun bir parçası olmalarını güvence altına alır.

33 8. Okulsuzlaştırmanın devrimci gücü: Pek çok özgün devrim okulun kurbanı olmuştur. Bu devrimler “Kurtuluş”u bile kurumsal bir süreç olarak görmüşlerdir. Her birimiz kendi adımıza kendimizin okulundan kurtulmasından sorumluyuz. Batıl bir inanç gibi iyi şeyler öğrenebileceğimize inanıyoruz. Özel arabanın sürücüsü, öğrenciler hep yeni bir “işçiler” sınıfı olarak görülmektedir.

34 Kökten bir okulsuzlaştırma programı gençliği zorunlu “sağlık”, “kazanç”, “güvenlik” özelliklerini taşıyan bir toplumu gereken biçimde eğitecektir. İnsanların okulda işlenmelerinin geri dönüşü yoktur. Bu yıkımın ayrımına varmak gerekmektedir.

35 KURUM YELPAZESİ Sağdaki Kurumlar (“Kullanımcı”/Manuplatif ) Soldaki Kurumlar (“Canlı” Kurumlar)

36 En etkili çağdaş kurumlar yelpazenin sağında yer alır: Yasama erki örneğin. Sağdaki kurumlar müşteriyi sömürme ve kullanma konusunda uzmandır. Soldaki canlı kurumlar ise kendiliğinden kullanıma açıktır.

37 Sol- Müşteri bağımsız bir ajan olarak kalır. Ancak hizmet resmen belirlenen sınırların içerisinde olanakların arttırılması biçimindedir. Sağ-Yüksek düzeyde karmaşıktır ve genellikle pahalı üretim süreçlerini gerektiren kurumlardır. Sol-Alıcılarla başlatılan müşteri merkezli iletişim ve iş birliğini kolaylaştıran örgün ilişki kurumlarıdır

38 BOŞ KAMU KURUMU OLARAK OKUL Okul, insanları kendi büyümelerinin sorumluluğunu üstlenmekten uzaklaştırarak bir tür ruhsal intihara sevketmektedir. Kesin gerileyici bir vergi sistemi üzerine kurulmuştur, ayrıcalıklı mezunlar tüm halkın verdiği vergilerin sayesinde okurlar. Okul ilerleme için herkese vergi getirmiştir. Yasalar kimseye araba kullanmayı zorunlu kılmazken okula gitmeyi zorunlu kılar.

39 Her şey Öylesine Akıl Almaz Ama Öyle Tutarlı ki…

40 Özgür okul akımı, disiplini doktrine etme ile karıştırdığından bu kişiyi yıkıcı bir otorite konumuna sokmuştur. Zorunlu öğretim hür teşebbüs olamaz. Bu yüzden öğretmenlerin terk oranının öğrencilerinkini aşması doğaldır. Amerika’nın genç kuşaklara zorunlu eğitim işine girişmesi, Vietnamlıları zorunlu demokratikleştirme işine kalkışması kadar zordur.

41 Amerikan okul sistemine bir kanatta davranışçılardan, ötekinde radikal eğitimcilerin yeni kuşağından gelen eleştiriler taban tabana zıt gibi durmaktadır.Ne var ki tarihsel perspektif içerisinde bakılırsa görünürde karşıt olan bu iki görünümün kamu-okul sisteminin aslında birbirini tamamlayan iki amacı olarak görülür.

42 Yoğun kentleşmenin etkisiyle çocuklar, okullar tarafından tarafından işlenip endüstriyel makineye sokulacak doğal kaynaklar olarak görülmeye başlamıştır. Amerika’da kamu okullarının artışından ilerleyici politikalarla verimlilik anlayışı el ele verilmiştir.

43 Dewey, her bir okulu toplumsal yaşamın embryonik bir modeli olarak, etkin katılımlarla toplumun daha geniş olan yaşamın yansıtıldığı ve bunun sanat, tarih ve bilimin ruhu içerisinde aktarıldığı bir okul olarak kurmamızı ister. Bugün için toplumun kökten okulsuzlaştırılması halen katılımsız bir ilkedir.

44 OKULA ALTERNATİF: ÖĞRENİM AĞLARI Okulun yapısı her yerde aynıdır ve okulun gizli müfredatı her yerde aynı etkiye sahiptir, hiç değişmez. Okulun gizli müfredatı: 1) İnsanları, bilimsel bilgiyi kılavuz alan bürokrasilerin verimli ve yararlı olduğu mitine inandırır. 2) Her yerde öğrenciye, öğretimin daha iyi bir yaşam sağlayacağı düşüncesini aşılar. 3) Hizmetlerin insanı hiçe sayan tüketimi ve yabancılaştırıcı üretim alışkanlığını, kurumsal bağımlılığa hoşgörüyü ve kurum rütbelerinin benimsenişini de beraberinde getirir.

45 İyi bir eğitim sisteminin üç amacı olmalıdır: 1) Bir şeyi öğrenmek amacındaki insanlara; istedikleri her zaman gerekli kaynakları sağlayabilmek. 2) Bir şeyler bilenlere, onlardan öğrenmek isteyenlerle bilgilerini paylaşarak onlara yardımcı olmak. 3) Bir konuyu kamuoyuna duyurmak isteyenlere girişimlerinin duyurulması olanağını vermek.

46 YENİ TÜR EĞİTİM KURUMLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ 1) Öğrenciler, zorunlu bir müfredata uymak zorunda bırakılmamalı, bir diploma ve benzeri belgeler nedeniyle bir ayrım yapılmamalıdır. 2) Halk gerileyici vergilendirme yoluyla dev bir potansiyel aygıtı beslemek zorunda bırakılmamalıdır. 3) İyi bir eğitim programı özgür konuşma, özgür toplantı ve özgür basını gerçekten evrensel kılmak ve tümüyle eğitsel kılmak için modern teknolojiden yararlanmalıdır.

47 4) Okulun tornasından çıkmış bir zihin dünyayı, bir sınıflandırılmış dosyalar piramidi olarak algılar, uygun etiketi olan istediği dosyayı bulur. Yeni eğitim kurumları, bu piramidi kıracaklardır. Amaç öğrencinin kazanımını çabuklaştırmaktır. 5) Yeni kurumlara, para ya da soy ayrımı yapılmaksızın yakın çevredeki yaşlıların ve diğer eşlerin de kolaylıkla katılabilmesi sağlanmalıdır. 6) Gerçek öğrenim için gerekli olan tüm kaynaklar, herkesin kullanımına açık olabilecek nesneler, örnekler eşler ve büyüklerdir.

48 DÖRT ÖRGÜN ÇALIŞMA Yeni eğitim kurumlarının planlanması için sorulacak soru şudur: “İnsanlar, bir şeyler öğrenmek için ne tür kişiler ve nesnelerle ilişkiye girmek isterler?” Eşler: bir soru çevresinde çalışan arkadaşlar, hoş ve neşeli, kimi kez de yorucu okuma ve yürüme arkadaşları ya da herhangi bir oyundaki rakiplerdir.

49 Büyükler: Hangi becerinin edinileceği, hangi yöntemin kullanılacağı, neyin aranacağı vb. konularında danışmanlık yapanlardır. Eşler arasında doğru soruların sorulması ya da yetersiz yanıtların belirlenmesi konusunda kılavuzluk yapabilirler.

50 Öğrenciye kendi amaçlarını belirleyip bunlara ulaşmasına yardım edecek her türlü kaynağa erişebilmesini sağlayacak dört değişik yaklaşım benimsenmelidir: 1) Eğitsel Amaçlara Yönelik Kaynak Hizmetleri: Temel öğrenim için kullanılan nesne ya da süreçlerin sağlanmasına yararlar. Bu tür nesnelerin kimi kütüphaneler, kiralama birimleri, laboratuvarlar veya müze, tiyatro gibi sergi alanlarında temel öğrenim için; kimi de fabrikalar, hava alanları ya da çiftliklerde öğrencilere boş zamanlarında veya stajları süresinde yararlanmaları için kullanılabilir.

51 2) Beceri Değişimi: Birtakım becerileri öğrenmek isteyen kişilerin başvurması için bunları öğretebilecek kişileri adresleri ile birlikte listeler halinde düzenleyip değişime açmak olanağını sağlar. 3) Eşleme: Bir kişinin öğrenmek istediği bir konuda, aynı konuyu araştıracak bir eş bulmak üzere başvurabileceği bir iletişim ağıdır.

52 4) Serbest Eğiticilere Yönelik Kaynak Hizmetleri: Belli konularda eğitim verecek profesyonelleri, ek iş yapanları ve bağımsız girişimcileri tanıtım ve çalışma koşullarıyla gösteren bir kılavuzla sağlanabilir. Bu tür eğitimciler, oyla ya da önceki müşterilerine danışarak seçilecektir.

53 Beceri Değiş Tokuşu Bir beceri örneği, o beceriye sahip olup bunu göstermeye gönüllü birine denir. Bir becerinin gösterimi, onu gösterecek kişiler için oldukça gerekli bir kaynaktır. Yaparak yaşayarak öğrenme ile temel öğretim ve öğrenmenin açık olarak bilincinde oluruz. Karmaşık beceriler de bu yolla öğrenilebilir.

54 EŞLEME Arzulanan eğitim sisteminin, her insanın kendine eş aradığı etkinliği tanımlamasına izin vermesi istenir. Beceri öğretimi, öğreten ve öğrenen açısından eşlemede sağlanan yararı getirmez.Bir beceri alışverişi, bu alışveriş kendi türünde bir doyum yaratsa da başkaca doyum, kredi ya da somut özendirici etmenler gerektirir.Eşleme sisteminde, bu tür özendirici etmenler gerekli değildir, burada yalnızca bir iletişim ağına gerek vardır.

55 MESLEKTEN EĞİTİMCİLER Eğitimi okulsuzlaştırma, eğitim yaşamında yeniliği sürdürmeye istekli, pratik zekalı insan için araştırmayı arttıracaktır. Ana babaların ve öteki doğal eğiticilerin rehberliğe, bireysel çalışanların yardıma ve örgün çalışanların kendilerini işletecek insanlara gereksinmeleri vardır.

56 Üç tür özgül eğitsel uzmanlık belirlenmelidir: 1) Örgün çalışmaları ve değişim programı türünden işleri yapıp yürütecekler. 2) Öğrenci ve velilere, bu örgün çalışmalardan yararlanmada rehberlik yapacak olanlar.

57 1) Güç entellektüel araştırma girişimlerinde akranlar arasında birinci işlevini sürdürecekler. Örgün çalışmalar sayesinde, öğrencinin eğitimi yalnız kendine özgü bir yol niteliğinde olacak ve ancak geri dönüp bakıldığında elle tutulur bir program özelliği taşıtacaktır.

58 Okul kurumunun kaldırılışı, birbirine karşıt iki yönde gelişebilir: 1) Eğitim bilimcinin egemenliğinin okulun bile ötesinde tüm toplum üzerinde giderek artar. Okulsuzlaştırma, programlanmış bir öğretimin iyi niyetli yöneticilerinin egemenliğinde “ cesur yeni dünya ” nın gelişi anlamına gelebilir.

59 2) Yeterlik amaçlı sınıflandırılmış programlı öğretim geniş kitlelerden bildiklerini, inandıklarını paylaşma ve eğitsel araçlardan eşit yararlanma hakkını esirgemektedir. Eşit yararlanma hakkının sağlanması için: a) Günümüzde kişi ve kurumların kendi eğitsel değerleri üzerinde sürdürdükleri denetimleri yok ederek nesnelere erişmeyi kolaylaştırmak.

60 b) İstenildiğinde becerilerin kullanımı ve öğretilmesi özgürlüğünü güvence altına alarak becerilerin alışverişini kolaylaştırmak. c) İnsanlar adına çalışır görünen kurumların tekelinde olan toplantı düzenleme yetisini bireylere yeniden verecek eleştirel ve yaratıcı kaynakları harekete geçirmek.

61 d) İnsanları, beklentilerini kurumlaşmış bir mesleğin sunduğu hizmetlerle biçimlendirme zorunluğundan kurtarmak; bu kişiye eşlerinin deneyimlerinden yararlanma ve seçtiği öğretmen, kılavuz, danışman ya da sağlıkçıya güvenme olanağını sağlamakla olur.

62 Epimetheci İnsanın Yeniden Doğuşu

63 İlyich, kitabını bu bölümünde tarih öncesi Yunan ve mitolojiden bahsediyor. Pandora, tarih öncesi Yunan’da yaşamış anaerkillik döneminde her şeyi veren dünyevi bir tanrıçadır. Amforası büyün kötülüklerle dolu olan bu kadın, bunların tüm dünyaya dağılmasına neden olmuş, kapağı kapadığında umut içeride kalmış diye söylenir. Çağdaş insanın öyküsü de Pandora mitinin bozumuyla başlar ve kendi kendini kilitleyen mücevher kutusunda son bulur.

64 Umut, kendinden bir şeyler beklediğimiz birine yöneltilen arzu; beklenti, hakkımız olan bir şeyi verecek bir sürecin vereceği doyumun beklenmesidir. İlkel insan, işte bu umut dünyasında yaşamaktaydı. Klasik dönemdeki Yunanlılar umudun yerine beklentiyi koymaya başladılar. Pandora, onların dilinde hem iyilik hem kötülük saçan bir kadın oldu.

65 Yunanlılar, bir de iki erkek kardeşin öyküsünü anlatırlar: Prometeus ve Epimateus. Promete, Epimete’ye Pandora’dan uzak durmasını söyler ama tutup kendisi onunla evlenir. Klasik Yunanca’da “sonradan anlama” anlamına gelen ”Epimethus” ismi “dilsiz” ya da “alık” olarak anlaşılmaya başlamıştır. Hesiod, öyküsü klasik biçimiyle anlattığı zaman içerisinde, Yunanlılar bu ilk kadının düşüncesinden bile ürken törel ve kadından nefret eden ataerkil insanlar olmuşlardır. Yasalar koymuşlar, mimar olmuşlar, yazmışlar, çocuklarına örnek olsun diye kurumlar kurmuşlardır.

66 İstenen hiçbir şeyin üretilenlerin dışında olmadığını bilen kişi giderek üretilen hiçbir şeyin istenenlerin dışında olmayacağını umar. Çağdaş kent insanının düşünce yapısı, mitler geleneği içinde yalnızca cehennem görüntüsü içinde ortaya çıkıyor.

67 İnsanla insanın, insanla çevrenin tüm ilişkisi bir sağduyu ve kullanım sorunudur.Okul, insanı planlı bir dünyaya sokan planlı bir süreç;insanı kendi tuzağına düşüren büyük bir tuzaktır.Okul, dünya oyununda oynayabilsin diye, insanları yetiştirsin diye düşünülmüştür.


"HAZIRLAYANLAR: 060664027 HASRET YILMAZ 060664021 NİHAL ELİF YILMAZ 060664038 PINAR YOLDAŞ 060664015 HANDAN ÖZLEM TEKİNSOY 060664035 ZAHİDE ÇALIŞKAN Ivan." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları