Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

 Osmanlı Devleti’nde ilk donanma Karesi Beyliğinin alınmasıyla başlamıştır. * İlk Osmanlı tersanesi (gemi inşa ve tamir etme yeri) Yıldırım Bayezıt.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: " Osmanlı Devleti’nde ilk donanma Karesi Beyliğinin alınmasıyla başlamıştır. * İlk Osmanlı tersanesi (gemi inşa ve tamir etme yeri) Yıldırım Bayezıt."— Sunum transkripti:

1

2

3  Osmanlı Devleti’nde ilk donanma Karesi Beyliğinin alınmasıyla başlamıştır. * İlk Osmanlı tersanesi (gemi inşa ve tamir etme yeri) Yıldırım Bayezıt devrinde Gelibolu’da açılmıştır. * Osmanlı Devleti ilk deniz savaşını Çelebi Mehmet zamanında Venediklilerle yapmıştır. * Osmanlı denizciliği Fatih zamanında büyük gelişmeler göstermiştir.

4  * Osmanlı denizciliği Kanuni zamanında altın çağını yaşamıştır. Bu dönemde tersaneler Gelibolu, Süveyş, İstanbul ve Rusçuk’ta idi. * Osmanlı donanmasında Kalyon, Kadırga ve Fırkateyn adı verilen gemiler bulunurdu. * Donanma komutanına Kaptan-ı Derya denirdi. Donanmadaki diğer komutanlara Reis, donanma askerlerine ise Levent adı verilirdi.

5

6  Osmanlı donanmasında kullanılmış olan gemiler ilk devirlerde kürekli iken daha sonraki tarihlerde yani on altıncı asırdan itibaren aralarına az miktarda da olsa nakliyat için yelkenli gemiler karışmış ve on yedinci yüzyıl sonlarında yelkenliler esas olmuştur. Osmanlı donanmasının kürekli kısmı en başta kadırga olarak belli başlı kalite, firkate, kırlangıç vesaire gibi türleri vardı; bunlar tek anbarlı idi. Bu gemilerden en büyüğü olan kadırga yelken devrine kadar Osmanlı donanmasının esasını teşkil etmişti. Kadırgalar gayet uzun ve ensiz olup boyları kırk beş ile elli metre arasında idi. Yirmi beş oturağı olup sağ ve sol küreklerinden her birini dörder beşer kürekçi çekerdi. Osmanlı kadırgaları bilhassa on yedinci yüzyılda pek hafif ve süratli olup mahir kürekçilerle pek serî manevra yaparlardı; kadırgaların yüz doksan altı kürekçisi ile yüz cenkçisi ve üç topu vardı.

7  Yine kadırga envaından olup fakat ondan daha büyük olan Baştarde nin oturağı yirmi altı ile otuzdu; kürekçisi beş ilâ yedi kat yani beş ile yedi arasında idi. Kaptan Paşa baştardesinin boyu ise yetmiş veya yetmiş iki zira yani elli iki ile elli beş metre arasında idi. Bunun her küreğini yedi kürekçi çekerdi; kürekçi adedi beş yüzdü; baştardede kürekçiden başka iki yüz on altı cenkçi, topçu vardı. Bütün mürettebat mevcudu sekiz yüz kadardı; Kaptan paşa baştardesinden başka bir de baştarde-i hümayun denilen pâdişâh baştardesi vardı. Padişah, baştarde ile denizde gezmeye çıkacak olursa baştardenin dümenini tersane kethüdası tutardı. Kürekli gemilerden olan kalite kadırgadan küçük olup on dokuz ile yirmi dört arasında oturağı vardı; boyu otuz üç zira yani vasati olarak yirmi beş metre kadardı. Takip ve karakol hizmetinde kullanılırdı ve baş tarafında topu vardı. Bundan daha küçük olarak on ilâ on yedi oturaklı hafif donanma çekdirisi vardı; her küreğini ikişer, üçer kişi çekerdi. Hafif donanmadan olup büyük nehirlerde de kullanılırdı.

8

9  Osmanlı donanmasının hafif kısmından bir de kırlangıç denilen ve firkateden küçük olan bir gemi vardı ;bunlar muharebede karakol hizmetlerinde ve sığ yerlere ihraç hareketinde, muhabere işlerinde kullanılırdı; bütün mürettebatı mevcudu yüz kadardı. Osmanlı donanmasında mavna denilen kadırgadan yüksek ve daha geniş iki katlı bir gemi daha vardı. Yirmi altı oturaklı olup boyu kadırgadan daha kısa idi. Her küreğini yedi kürekçi çekerdi; bütün mevcudu altı yüz olup top adedi büyük küçük yirmi dört kadardı. Bütün bu kürekli gemilerin hepsine birden çekdiri ismi verilip bu saydıklarımızdan daha küçük olarak çok sayıda çeşitleri vardı.

10  Osmanlı donanmasında yelkenli yürüyen büyük küçük anbarlı gemilerin çeşitleri ve faaliyetleri asıl on sekizinci asırda başlamakta ise de on altıncı asır başlarından itibaren tedrici surette artmış olan kalyondan da kısaca bahsetmek îcabetmektedir. Kalyon, üç direkli büyük, iki ve üç anbarlı harp gemilerindendi. İki anbarlıların altmış ilâ seksen ve üç anbarlıların seksen ile yüz on arasında topu vardı. Vasati olarak kalyonun boyu otuz üç, otuz dört metre kadardı; Osmanlılar ilk defa göğe adıyla ikinci Bayezid zamanında kalyon yapmışlarsa da bunu saff-ı harpte yani muharebe gemisiKanunî Sultan Süleyman zamanında Venediklilerin karaka denilen gemileri nevinden kalyon olarak kullanmamışlardır; bunun boyu takriben yirmi üç metre kadardı. yaptırıldı, bin beş yüz ilâ iki bin tonilato hacminde olan bu kalyonun rüzgârsız havada gitmemesi nedeniyle kadırgaya ehemmiyet verildi, fakat on yedinci yüzyıl sonlarına doğru kalyon esas oldu.

11  Sultan Mehmed devrinde ehemmiyet kesbetmeye başlayan Osmanlı donanmasıAkdeniz'de en kuvvetli donanması olan Venedik cumhuriyeti donanmasından fazla ise de henüz onlar kadar üstün denizcileri yoktu ; fakat on beşinci asır sonuyla on altıncı asır baştanlarında Venediklilerle başa baş gelmeğe başlamışlardı. adetçe II. Bayezid devrinde adedi fazla olan donanmanın yeni inşasında değişiklik yapıldı. Bilhassa Venedikliler ve onların müttefikleriyle yapılan ve uzun süren deniz savaşlarında Osmanlı donanmasının noksanları görülmüş ve bunların düzeltilmesine çalışılmıştır. Nitekim II. Bayezid zamanında Venedik gemileriçekdiri, kalyon ve güğe denilen ve çekdiri ile kalyon arasındaki iki katlı iki gemi yapılmıştır. Bunların beheri o zamanın parasıyla yirmi beş bin altına çıkmıştı. 27 rebiulâhır 893 (1488 Nisan) tarihli bir gemi levazım defterinde Osmanlı donanmasıbarça, ağribar, kadırga, kalite, mavna ve top gemisi ve dört adet de kalyon bulunmaktadır. Sultan Bayezid daha sonra iki güğe yaptırıp bunların idaresini Kemal ve Burak Reis'lere vermişti. Yine Sultan Bayezid İnebahtı seferinden dönerken Preveze sancakbeyi Mustafa Bey'e Venedik gemileri tarzında kırk kadar top mavnası yaptırmasını emreylemişti. Denizcilikten alınan tecrübeler neticesinde Venedik gemileri örnek yapılıyordu.

12

13  XVIII. Yüzyılda Osmanlı Donanması Karlofça antlaşmasından sonra Amcazâde ve Mezomorto Hüseyin Paşa'ların gayretleriyle ıslah edilen Osmanlı donanması, Akdeniz'in en kuvvetli donanmasına sahip olan Venediklilere karşı üstün vaziyet almış olup bu sayede Akdeniz sahil ve adalarında sükûn ve emniyet oluşturmuştu; bu sükûn 1769 senesine kadar devam etmiş ve Osmanlı-Rus savaşı esnasında Baltık denizi'ndeki Rus donanmasının Akdeniz'e, geçerek Çeşme limanında Osmanlı donanmasını yakması üzerine vaziyet nazikleşmiş ve Cezayirli Hasan Paşa'nın kaptan-ı derya tâyini üzerine Rusların Çanakkale boğazına taarruzları önlenmiş ise de Doğu Akdeniz ve Adaları barışa kadar Rus donanmasının nüfuzu altında kalmıştı. Osmanlı donanmasının Çeşme limanında batması üzerine mümkün mertebe yeniden donanma vücuda getirildi ise de bu donanma Akdeniz'de Ruslarla boy ölçüşecek vaziyette değildi; bununla beraber muharebe sonuna kadar şöyle böyle hizmet etti ve Kaynarca antlaşmasından sonra donanmaya önem verildi; fakat Kaynarca antlaşmasına kadar Karadeniz, Türkiye'nin bir iç denizi halinde iken bu antlaşma ile Rusların bu denize inmeleri, Azak denizi'nden başka Kırım sahillerinde Avlita (Sivastopol)'da gemi inşaat tezgâhları vücuda getirmeleri ve Gersore'da faaliyetleri, Osmanlı hükümetini aynı zamanda Akdeniz'den başka Karadeniz'de de meşgul ediyordu; bundan dolayı Osmanlı donanmasının evvelki mevcuduna nazaran her iki denize ait donanmasının iki misli olması gerekiyordu.

14  1787 seferinde yalnız Karadeniz'de Rus donanmasına karşı Osmanlı donanmasıKaradeniz boğazına karşı yapmaları muhtemel bir donanma hücumunu önlemek için tedbir almaya çalışmış boğazdaki bazı kaleleri tamir ve tahkim etmeğe mecbur olmuş ve bu sırada mütareke ve antlaşma imzalalandığı için muhtemel tehlike önlenmişti seferinde Osmanlılarla ittifak yapmış olan İsveçlilerle Ruslar arasında Baltık denizi'nde iki taraf donanmaları arasında savaş olması sebebiyle Akdeniz'de Osmanlı sularına gönderilmek üzere hazırlanmış olan Rus donanması İsveç - Rus savaşından dolayı Akdeniz'e hareket edemediği için Mora ve Ege sahilleriyle bu taraflardaki adalar emniyet altında bulunmuş ve Osmanlı donanmasının Karadeniz'de meşgul olmasını fırsat bilen ve Mürted adasını kendisine üs yapan Lambros ismindeki korsan bir müddet Akdeniz'de faaliyet göstermiş ise de üzerine gönderilen filolarla buraları temizlenmiş ve asayiş iade olunmuştur.

15  Harbin ilk senelerinde denk derecede iken daha sonra Rus donanmasının baskısı artmış ve bilhassa 1790 Eylül (1205 Muharrem) ve 1791 Ağustos (1205 Zilhicce)'ta vukua gelen muharebelerde Ruslar Karadeniz'de üstün vaziyete geçmişlerdir; bundan dolayı hükümet, telâşa düşüp Rusların XVIII. asır sonuna yakın senelerden itibaren Osmanlı hükümeti Karadeniz ve Akdeniz'de harp edecek kuvvette donanma tedarikine mecbur olup bunun için de III. Sultan Selim, Kaptan paşalığa getirdiği Küçük Hüseyin Paşa ile İngiliz, İsveçdonanma vücuda getirmiştir. uzmanlarının faaliyetleri sayesinde bu işi başarmaya kısmen muvaffak olmuş ve iyi bir

16

17  KÜREKLİ GEMİLER  Çekdiri nevi’nden olan bu gemileri iki kısımda incelemek mümkündür.  I. Büyük Donanma Gemileri 2. İnce Donanma Gemileri ve Kayıklar.

18  a) Firkate : oturaklı olan firkatelerin her küreğini iki-üç kişi çekerdi. Firkateler, aynı zamanda ince donanma sınıfından oldukları için nehirlerde de kullanılmakta, süratli hareket ettiklerinden haber getirip- götürmekteydiler.Muharebe zamanlarında firkatelere 80 hatta 100 levend konulmaktaydı.

19  b- Pergende : Kürekle yürüyen ve yelkeni yardımcı olarak kullanan çekdiri nevi’nden oturaklı, zira uzunluğunda bir harp gemisi idi. XVI.yüzyılda firkate ile aynı kabul edilmekteydi.

20  c) Kalyata: zirâ uzunluğunda, oturaklı çekdiri nevinden bir gemi olan kalyata Tuna donanmasında da mevcut idi. Bilhassa takip hizmetinde kullanılan kalyataların başlarında topu ve harp zamanlarında 220 kadar cenkçisi bulunurdu. 893 (1498) senesinde bir kalyatada, bir baş topu, 2 darbzen ve 4 prangı vardı. Zilka’de 1109 ( II Mayıs 1698) tarihli tezkireye göre bir kalyataya 255 yuvarlak veriliyordu.XVI. yüzyılda bir kalyatada iki topçu neferi bulunuyordu.

21  d) Kadırga: Kuruluş devrinden XVII.yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Donanmasındaki harp gemileri içinde ençok kullanılan ve vurucu gücü teşkil edeni kadırgalar idi. Bir Osmanlı kadırgasının iki bodoslaması arası zira, ambar ağzı 22 karış, kıç yüksekliği 18 karış, baş yüksekliği 11 karış, kuşak yüksekliği 6 karış bir parmak idi.Kadırgalar gayet uzun ve ensiz, kısmen su seviyesinde denecek kadar alçak ve hareketleri pek seri idi.25 oturaklı olup her küreğini 4-5 kürekçi çekerdi. 35 gemici, 196 kürekçi ve 100 savaşçısı vardı. Baş tarafında üç tane olmak üzere 13 topu bulunurdu.

22  e) Baştarda: oturaklı, her küreğinde 5-7 kürekçi bulunan ve kadırgaların büyük tiplerinden olan baştardalar, mavnadan daha uzun, fakat daha alçak ve küçük idiler. Büyüklükleri itibariyle orta baştarda, Paşa baştardası ve Hünkar baştardası olarak üçe ayrılırlardı.  Kaptan Paşa baştardası 36 oturaklı olup, 500 kürekçi, 216 savaşçı ve gemicilerle birlikte 800 mevcutlu idi. Baş tarafında üç ağır ve yanlarda hafif topları bulunurdu. Kalyonların ehemmiyet kazanmasından sonra Kaptan Paşalar harp sırasında “baş kapudâne” denen kalyona binerlerdi.

23  aa)Orta Baştarda: 57 zira uzunluğunda ve 26 oturaklı olan orta baştardalar, XVII. yüzyılda Kapudan Paşa Yedeği, Tersâne-i Âmire Kethudası ve Tersâne-i Âmire Eminine ait idi.  ab)Paşa baştardası: Kapudan Paşa’nın bindiği baştardanın uzunluğu arşın olup, oturak sayısı 36, kürek sayısı 72 idi. Her küreğini yedişer kürekçi çekiyordu.Kürekçiler arasında her mankada üçer cenkçi bulunurdu.Paşa baştardasının mürettebatı 500 kürekçi, 216 cenkçi ile gemici, topçu ve diğerleri 800′e ulaşıyordu.Bunların içinde denizcilikte mahareti olan kıdemli bir reis baştardaya kumanda ederdi  ac)Baştarda-i Hümâyûn: Hünkar gemisi de denilen Baştarda-i Hümâyûn, Padişahlar tarafından inşa ettirilmekte, diğer gemilere nispetle süslü, tekne, direk, kürek ve yelkenleri yeşile boyalı ve sancağının yeşil olması hasebiyle ” yeşil kadırga” olarak da bilinmekteydi. Bunlar da üç fenerli ve karpuz kıçlı idiler.İlk defa Kanuni Sultan Süleyman tarafından Has Bahçe’de kurulan Tersane’de yeşil baştarda inşa edilmiş, II.Selim ve 994(1586) senesinde III.Murad, kapudân-ı deryası olan Kılıç Ali Paşa’ya aynı yerde bir baştarda-i hümâyûn inşa ettirmişlerdi. Daha sonraları III. Mehmed ve IV. Mehmed’in de birer baştarda yaptırdıkları bilinmektedir.

24  f) Mavna: XV.asırdan itibaren Osmanlı Donanmasında kullanıldığını gördüğümüz mavna, baştardadan daha geniş ve yüksek, 26 oturaklı, ekseriya iki, bazen üç direkli ve iki katlı olarak inşa edilen çekdiri nevi’nden bir harp gemisi idi.Uzunluğu 65 zira, kıç yüksekliği 20 karış, baş yüksekliği12,5 karış, kuşak yüksekliği 7,5 karış idi.52 küreğin her birini 7 kişi çekmekte idi.Bütün mevcudu 600 kadar olurdu. 364 kürekçisi, 24 topu bulunurdu. Bir veya iki Lâtin yelken kaldırırdı.

25  KARAMÜRSEL  ŞAYKA  CELİYYE  ÜSTÜAÇIK  AKTARMA  KANCABAŞ  PALAŞKERME  AT GEMİLERİ

26  TAŞ GEMİLERİ  TOP GEMİLERİ  BORAZAN GEMİLERİ  BELEKSE  TONBAZ  GEÇ GEMİSİ VE KAYIĞI  TONBAZ  AT KAYIĞI

27  ATEŞ KAYIĞI  MENZİL KAYIĞI  DOLAP KAYIĞI  FUNDA KAYIĞI  SANDAL  FİLUKA  UÇURMA  VARNA BEŞ ÇİFTESİ

28  ÇİFTE KAYIĞI  BROLİK  ÇAMLICA  KÜTÜK  ŞAHTUR  ÇEKELVE  KIRLANGIÇ  GIRAB

29  1. Kalyon  Üç direkli yelkenli harp gemileri olan kalyonlar, XV. asrın sonlarından XVII. asrın ortalarına kadar daha çok nakliyede az sayıda da harp gemisi olarak kullanılmışlar, nihâyet Girit seferinin başladığı sıralarda ise tekâmül etmiş harp gemisi olarak donanmaya katılmışlardır. Uzunlukları zirâ arasında değişen kalyonlardan iki ve üç ambarlı olanların iki ambarlılarında 58-80, üç ambarlılarında top bulunmaktaydı. Bizde ilk olarak İkinci Bayezid devrinde yapılmış olan kalyona “GÖKE” deniyordu ve 2 bin mevcutlu idi. Fakat gerek kalyon, gerek barçaların rüzgârsız havada yürütülmeleri imkânsız olurdu.  GÖKE, BARÇA, BURTON, KARAKA, KARAVELE, FIRKATEYN, KAPAK ve ÜÇ AMBARLI denen gemilerin hepsi kalyon çeşidindendir.

30  2. Burtun  XVII. asrın ortalarına doğru Osmanlı donanmasında kullanılmaya başlayan burtun bir kalyon çeşidi idi. Kâtip Çelebi, kendi döneminde kalyon olarak burtuların bulunduğunu zikreder.Burtunlar sefer sırasında bilhassa erzak ve asker naklinde kullanılıyorlardı.1060(1650) senesinde ise, Amasra’da top çeken iki burtun kalyonu inşa edilmişti.

31  3.Barça  Barça, kalyon nevi’nden, altları düz, iki üç direkli nakliye ve harp gemilerinde idi. XV-XVIII. asırlar arasında kullanıldığını gördüğümüz barçaların 893(1488)’de 4 şayka topu, 12 baş topu, 12 büyük darbzen, 20 küçük darbzen ve 35 prangı olmak üzere 83 topu bulunuyordu ( )’de Tersâne-i Âmire’de sekiz barça tamir edilmişti.

32  4.Ağribar  Ağribar, harp gemisi olmaktan çok nakliye gemisi idi. Ancak, XV. asırda bir ağribarda bulunan toplar, onun en azından o dönemde bir harp gemisi olarak kullanıldığını göstermektedir. Nitekim, 893 (1488)’de bir ağribarda 3 şayka topu, 6 baş topu, 4 büyük darbzen ve 16 prangı olmak üzere 45 top bulunuyordu.

33  5.Ateş Gemisi  Düşman gemilerini yakmak için, içi yakıcı ve patlayıcı maddelerle dolu olan ve çabuk alev alan ateş gemisi, çok eski devirlerden itibaren kullanılmaya başlanmıştı. Ateş gemileri, içlerinde mürettebatı olduğu halde hedefe doğru yelken açarak giderken, aynı zamanda içindeki tayfalar da sürati arttırmak maksadıyla kürek çekerlerdi.Hızlı hedefe yaklaşıldığında ise, mürettebat sandallara biner ve gemiyi ateşe vererek uzaklaşırlardı. Ateş gemileri yelken ile de hareket ettikleri için içinde kimse olmadan da rüzgar kuvvetiyle düşman gemileri üzerine sürebilirlerdi.Ateş gemilerini yelkenleri sebebiyle kalyon sınıfından saymak mümkündür.  6.Şolope  İki direğinde sübye denen iki küçük düz yelken bulunan ambarsız bir gemi idi. Haberleşme için kullanılır, içinde 62 kişi bulunurdu. 12 topu vardı.

34  7.Brik  Her iki direği kabasorta denen dört köşe yelkenli idi. Zamanın en süratli harp gemisi olup ambarsızdı ve 70 mürettebatı vardı. Lumbarlı olan küpeştelerinde 8 kadar top bulunurdu.  8.Uskuna  Birinci direğinde kabasorta ve ikincisinde sübye denen düz yelken bulunurdu. 16 kadar topu ve 90 mürettebatı vardı.  9.Şehtiye  Büyükleri üç, küçükleri iki direkli olup 200 kadar mürettebatı bulunurdu. Şitye de denirdi.  10.Korvet  Üç direkli büyük harp gemilerinden olup yalnız güvertesinde topu bulunurdu. 19. asır başlarında, gemi mürettebatı 174 kişi idi.  11.Fırkateyn  Üç direkli harp gemisidir. Hem güvertesinde hem de ambarında top bulunurdu. Çeşitli büyüklüklerde olanı vardır topu bulunurdu. Süratli hareket ederdi.

35  12. Kapak veya Kaypak  İki ambarlı harp gemilerinden olup güvertesinde ve her bordasında iki sıra topu vardı topu bulunurdu mürettebat ve savaşçı taşırdı.  13.Üç Ambarlı  Kalyon sınıfının en büyüklerindendir. 17. asır sonlarında yapılmaya başlandı topu ve arasında mürettebatı vardı.

36


" Osmanlı Devleti’nde ilk donanma Karesi Beyliğinin alınmasıyla başlamıştır. * İlk Osmanlı tersanesi (gemi inşa ve tamir etme yeri) Yıldırım Bayezıt." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları