Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KAMU ÖLÇMELERİ SULAMA VE YOL AĞI İLİŞKİLERİ Artan nüfus ve beslenme ihtiyacı, daha fazla tarımsal ürün elde etme gereği doğurmuştur. Toprak kaynaklarının.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KAMU ÖLÇMELERİ SULAMA VE YOL AĞI İLİŞKİLERİ Artan nüfus ve beslenme ihtiyacı, daha fazla tarımsal ürün elde etme gereği doğurmuştur. Toprak kaynaklarının."— Sunum transkripti:

1 KAMU ÖLÇMELERİ SULAMA VE YOL AĞI İLİŞKİLERİ Artan nüfus ve beslenme ihtiyacı, daha fazla tarımsal ürün elde etme gereği doğurmuştur. Toprak kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle, aynı alandan daha fazla ürün elde etme imkânlarının aranması gerekmektedir.

2 Arazi toplulaştırması;fazla parçalanmış,dağılmış arazilerin modern işletmecilik esaslarına göre birleştirilmesi, tarla içi yol şebekelerinin, sulama kanallarının tahliye sistemlerinin, arazi tesviyesi,toprak ıslahı, drenaj ve toprak muhafaza hizmetlerinin inşası, çevre planlaması, kırsal alanın korunması, sosyal ve kültürel hizmetler için arsa gereksiniminin karşılanması, köy içi yolların, baraj, karayolu, sulama ve drenaj kanallarına ait ortak tesisler için arazi kayıplarının karşılanması gibi konuları kapsamaktadır

3 Proje sahalarında, parsellerin küçük, şekillerinin düzensiz ve dağınık olması, sulama uzunluğu, sulama yönünün tespiti, sulama kanalları ve yolların tekniğe uygun planlanması ile sulama metotlarının uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum büyük işgücü ve zaman kaybına neden olmakta, teknik tarım metotlarının uygulanmasını güçleştirmektedir. Toplulaştırma yapılamadan planlanan ve uygulanan sulama projelerinde bu sorunlar çözülmezken, arazi toplulaştırılması uygulanan sulama şebekelerinde tamamen ortadan kalmaktadır. Zira sulama planlaması yapılırken toprağın bünyesi ve arazinin meyline göre sulama uzunluğu, sulama yönü ve parsellerin en-boy oranları dikkate alınarak bloklar teşkil edilmektedir. Tekniğe uygun sulama ve yol planlaması yapıldığından, her parsel yol ve kanaldan faydalanacak şekilde bloklara yerleştirilmekte, her iki parsele bir su alma prizi verilmektedir. Böylece sulama, makine kullanma, münavebe, toprak işleme ve hasat işleri kolaylaştığı gibi, teknik tarım metotlarının uygulanması sonucunda da işgücü ve zamandan tasarruf sağlanmaktadır.

4 Sulama projelerinde, kanallar ve yollar parsel sınırlarına bağlı olmadan, arazinin şekline göre geçirildiği takdirde: Birincisi, parseller parçalandığından, küçük parçalar halinde bir dekarın altında tarım için kullanılmayan ölü araziler meydana gelmektedir.

5 Kanalların ve yolların geçtiği parsellerdeki arazi kayıpları, proje sahasındaki bütün maliklere eşit oranda dağıtılmadığından, arazileri kamulaştırılan işletmeler küçülmekte, istenen işletme büyüklüğünün altına düşmekte veya tamamını kaybetmektedir; dolayısıyla çiftçi toprağından kopmaktadır. İkincisi ise, kanalların ve yolların geçtiği araziler kamulaştırıldığından, kamulaştırma bedelleri yatırım masrafını artırmakta, hatta bazı projelerin verimliliğini düşürdüğünden uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır.

6 Arazi toplulaştırması yapılmış alanlara yapılan hizmetlerde, su uygulamasının denetimi yapılabilmekte, israf en aza indirilmekte, sulama oran ve randımanı artırılmaktadır. Suyun tarlalara, doğru zaman ve miktarda verilmesi çiftçinin veriminin büyük ölçüde artmasına yol açmaktadır; ayrıca çiftçilerin ürün seçiminde daha esnek davranabilmelerini ve yüksek verimli ürün çeşitlerinin yetiştirilebilmesini sağlamaktadır.

7 Sulama projelerinin uygulanmasında; eski, dağınık ve şekilsiz parsellerin sınırlarına bağlı kalma zorunluluğu olmayacağından, yatırım giderlerinden tasarruf sağlanmaktadır. Her parselin yol ve sulama suyuna cephe alması sağlanmaktadır. Her parselin yola ve kanala sınırı olacağından sulama ve ulaşım randımanı artmaktadır.

8 Yapılan gözlemlerde, tarla içi dağıtım şebekesi, tarla yolları, tarla drenleri, arazi tesviyesi ve arazi toplulaştırmasını kapsayan tarla içi çalışmalarının yetersiz olması, Toplulaştırma yapılmamış sulama şebekelerinde, sulama oranlarının düşüklüğünün ana nedeni olduğunu göstermiştir. Tarlalar tesviyesiz olduğundan tarlanın her tarafına su akıtılamamaktadır. Sulanan parsellerde çukur kısımlarında su birikmekte, yüksek kısımlarına su çıkmamaktadır.

9 SULAMA -YOL AĞI PLANLAMASI Arazi düzenleme projelerinin genel seviyede dört temel aşaması vardır: 1- Ön Etüdlerin Yapılması 2- Planlama Blokların teşkil edilmesi (sulama şebekesi, tahliye şebekesi ve yol şebekesi planlaması) 3- Projeleme 4- Uygulama

10 1- Sulama şebekesi planlaması: Su şebekesi, sulama ve kurutma (drenaj) kanallarının meydana getirdiği bir sistemdir. Sulama suyunu su alma yapısından (baraj dip savağı, regülatör, havuz ve serbest su alma prizi gibi) alıp proje alanına götüren ve bu suyu bitki kullanımına sunan en küçük kapasiteli prizlere kadar dağıtan sisteme sulama şebekesi adı verilir. Sulama şebekeleri, açık kanallı sulama şebekeleri, kanaletli sulama şebekeleri, borulu sulama şebekeleri ve yağmurlama sulama şebekeleri olmak üzere 4 grupta toplanabilir. Açık kanallı sulama şebekesinde yer alan sulama kanalları suyu araziye verebilmek için sığ, sızma kayıplarını önlemek için genellikle beton kaplamalı olarak inşa edilirler. Bu kanallar fonksiyonlarına göre Ana Sulama Kanalı, Yedek Sulama Kanalı ve Tersiyer Sulama kanalı olmak üzere üç grupta toplanabilir (Yılmaz 1993).

11

12 Ana Sulama Kanalı: Sulama suyunu su alma yapısından alarak yedek sulama kanallarına taşıyan kanallara ana sulama kanalı denir. Sulama alanının üst sınırını çizen bu kanallar sulama alanı büyüklüğüne göre km uzunluğa sahip olabilir.Ana kanalın eğiminin seçiminde sulama suyu miktarı, güzergahın topoğrafik yapısı ve sulama alanı büyüklüğü önemli rol oynar.Ana kanal eğimi arasında alınır.

13 Yedek Sulama Kanalı: Ana kanaldan aldığı suyu tersiyer kanallara ileten kanallara yedek sulama kanalı adı verilir. İki toplayıcı drenaj kanalı arasında düzeç eğrilerine dik olarak geçirilen bu kanallar olabildiğince sırt ve hakim yerlerden geçmek şartı ile yol ve parsel sınırlarını izler. Bu nedenle eğimleri arazi eğimine bağlıdır. Yedek sulama kanalları üzerindeki en önemli sanat yapıları tersiyer prizleridir. Ana kanal çıkışından hemen sonra karşılıklı bırakılan tersiyer prizleri m en çok 500 m ile bırakılır. Uygun topoğrafik koşullarda birbirine uzaklıkları 4- 5 km alabilen yedek sulama kanallarının uzunlukları için bir sınır yoktur. Bu kanalın işlevi tersiyer prizlerine su vermek olduğu için iki tersiyer prizi arasında kazıda gidebilir. Yedek kanal son tersiyer prizine su verdikten sonra yedek tahliyesi adı altında kazıda olduğu halde en kısa yoldan ana drenaj kanalına bağlanır.

14 Tersiyer Sulama Kanalı: Yedeklerden aldıkları suyu üzerlerinde bulunan ve tek yönlü sulama yapan 250 m ara ile inşa edilen çiftlik prizlerine iletirler. Güzergahları parsel sınırlarını ve yolun altını izler. Eğimleri ana sulama kanalında olduğu gibi arasında değişir. Bu eğimler tersiyer kanallarda akımın nehir rejiminde olmasını, kendilerine bağlanan kanalların bu kanala dik bağlanmasını sağlar. Ancak, hızın çok küçük olmaması için genellikle eğimleri seçilir. Tersiyer kanallar yedek drenaj kanalına m kala kesilerek kendilerini parelel olarak izleyen tersiyer drenaj kanallarına bağlanırlar. Yağışlı bölgelerde yalnızca drenaj şebekesinin kurulması yeterli olabilir. Ancak, sulama şebekesinin bulunduğu her yerde, fazla (artık) sulama suyunun araziye zarar vermeden uzaklaştırılması için mutlaka drenaj şebekesinin de bulunması gereklidir (Kara 1980).

15

16

17 Tahliye şebekesi planlaması: Tahliye şebekesine yüzeysel drenaj şebekesi de denir. Sulama alanındaki yağış sularını, sulama suyu artıklarını, sulama kanallarından gelen fazla suları toplayarak araziden atılmasını sağlayan kanallardır. Ekseriyetle tarla içi servis yollarının kenarındaki şaranpoller yüzey tahliye olarak kullanılır ve yüzey tahliyesi sağlayacak şekilde açılır.

18 Yol şebekesi planlaması: Toplulaştırma planında yeni trafik yollarının açılıp açılmayacağı konusunda Karayolları Bölge Müdürlükleri ile temas edilmelidir. Bloklar teşkil edilirken, parsellere ulaşımın kolaylıkla sağlanması için, her parselin yola cephesinin bulunması, başka bir ifade ile her parselin yolu olması esas alınmalıdır. Tarım arazisindeki kırsal yollar; yerleşim birimlerini, dağınık işletme gruplarını, tarımsal alanları birbirine bağlayan bağlantı yolları ile parsel gruplarına ulaşımı sağlayan ana ve tali tarla yollarından oluşur. Kırsal yollar, bağlantı yolları ve tarla yolları olarak ikiye ayrılır. Tarla yolları da büyüklük ve kapasitelerine göre kendi aralarında ikiye ayrılarak Toplulaştırma Projelerinde "Ana Yollar" ve Tali Yollar" olarak adlandırılır. Ulaşım sistemini oluşturan yolların büyük bir bölümü sulama kanallarına paralel olarak planlandığından, sekonder kanallara, paralel planlanan yollar "Bağlantı Yolları", tersiyer kanallara paralel olanlar "Ana Yollar", kuvarterlere paralel olanlarda "Tali Yollar" olarak adlandırılabilir.

19

20 Tarımsal yolların planlanması genel olarak yol ağına, trafik çeşidine ve beklenen trafik yoğunluğuna, arazi su ve iklim koşullarına, toprak kullanım şekline, mülkiyet ve işletmecilik yapısına bağlıdır. Tarımsal yolların bazı teknik özellikleri Tablo’da verilmiştir. Tablo. Tarım Yollarının Bazı Teknik Özellikleri (Kara 1980) Yol Cinsi Min Dönemeç yarı çapı (m) Maksimum Eğim % Genişlik DüzYamaçDüzYamaçStabilizeToplam Bağlantı yolu Ana yol Tali yol

21 Yol planlamasında gerekli yol uzunluğunun hesaplanması: Bir toplulaştırma alanında tüm parsellere yolu bağlamak temel amaç olduğuna göre en az yol uzunluğu ile bütün parsellere yol, parsellerin ancak kısa kenarı yola dayalı olacak biçimde planlanması ile mümkündür. Tarımsal alanlarda birim alana (ha) düşen yol uzunluğu (m) “Yol ağı uzunluğu” (m/ha) olarak adlandırılır ve Hy ile gösterilebilir (Çevik Arıcı’dan 1994). Gerekli yol uzunluğu için iki yöntem kullanılır: 1- Teorik yol uzunluğu 2- Pratik yol uzunluğu

22 1. Teorik yol uzunluğu: Teorik yol uzunluğu minimum (asgari) yol uzunluğudur. Bu yöntemle yol uzunluğunu bulmak için önce ekonomik parsel boyutlarının tespiti ve bundan sonra hektara isabet edecek yol miktarının parsel gruplarına göre ayrı ayrı bulunması icap eder. Parsel boyutları, özellikle azami uzunluk tespit edildikten sonra her parsel grubu için hektara isabet eden yol miktarı (HY) bulunur. Hektara isabet eden yol uzunluğu şu şekilde elde edilir (Arıcı 1994): F = E.B  E= F/B E = parsel genişliği Hy= 5000/B veya Hy= / B, F = Alan, B: Parsel blok uzunluğudur = katsayı

23 HY = 5000/B (m/ha) yol çift yönlü hizmet ediyorsa HY =10000/B (m/ha) Yol tek yönlü hizmet ediyorsa kullanılır. Asgari genişlik= m, azami uzunlık= m alınır. Bu şekilde her blok için (işletme grubu için) ihtiyaç olan yol miktarı bulunduktan sonra bunlar toplanarak toplam yol miktarı (TYY) bulunmuş olur. Bulunan bu miktar toplam proje sahasına bölündüğünde (Y2) ortalama hektara isabet eden yol bulunur.

24 Proje sahasının yol ihtiyacının bulunması için mevcut yolların uzunluğunun ve hektara isabet eden (Y1) miktarının da bilinmesi gerekir. Mevcut ve hesaplanan yol miktarları birbirlerine oranlandığında yol ihtiyaç oranları ortaya çıkar. RR = Y1/Y2 Y1 : Hektara düşen mevcut ortalama yol uzunluğu m/ha Y2 : Hesaplanan yol uzunluğu m/ha (Teorik yöntemle bulunan) RR : Yol ihtiyaç oranı

25 RR Açıklama RR Açıklama 0.5 Yol ihtiyacı çok fazla ve gereklidir. Sahada çok az yol vardır. 0.5 Yol ihtiyacı çok fazla ve gereklidir. Sahada çok az yol vardır Sahada az yol vardır. Yeni yola ihtiyaç görülmektedir Sahada az yol vardır. Yeni yola ihtiyaç görülmektedir Sahada orta derecede yol mevcuttur. Bir miktar daha yol yapmak gerekir Sahada orta derecede yol mevcuttur. Bir miktar daha yol yapmak gerekir Yeterli yol vardır. Yapılacak yol az faydalı olabilir Yeterli yol vardır. Yapılacak yol az faydalı olabilir Yol yapımına gerek yoktur Yol yapımına gerek yoktur Sahada fazla yol mevcuttur. Az bir kısmı tarla haline getirilebilir Sahada orta derece fazla yol mevcuttur. bir kısmı sürülerek tarım arazisi haline getirilebilir Sahada çok fazla yol vardır. Büyük oranda tarım arazisine dönüştürülebilir.

26 2- Pratik yol uzunluğu: Proje alanının gerekli yol uzunluğunun pratik olarak hesaplamak için harita üzerinde; toprak, yerleşme merkezi, sulama ve drenaj sistemleri ile işletme ve parsel büyüklükleri de göz önüne alınarak nerelerden yol geçmesi gerektiği işaretlenir ve çizilir. Bu çizim sonucunda bulunana yol uzunluğu ölçülür. Bu yeni çizilen yol uzunluğuna proje alanında önceden mevcut ve iyi kaliteli yollar da eklenerek pratik yol uzunluğu (PY) tespit edilir. (Çevik ve Tekinel 1991) Bu miktar teorik olarak bulunan yol miktarından (TY) fazla olmalıdır. Şayet Py

27 Pratik metotla bulunan yol uzunluğu proje sahası için yeterli olup olmadığını anlamak için, teorik metodla bulunan yol uzunluğu ile mukayese edilmesi gerekir. Böylece yeterlilik oranı (YO) bulunur (Arıcı, 1994). YO =Ty (Teorik yol, m) * 100 / Py ( Pratik yol, m) Yeterlilik oranı %85’den küçük ve %65’den büyük olmalıdır. Yani YO= değerleri arasında olmalıdır.

28 Ülkemizde ekonomik olarak sulanabileceği söylenen 8,5 milyon hektarlık tarım arazisinin bugün için fiilen sulanan miktarı 4,7 milyon hektardır (% 55,3). Sonuç olarak, Sulama projelerinde, kamulaştırmaya ve arazilerin parçalanmasına mani olmak için, kanalların ve yolların planlanması ve uygulaması, parsel sınırlarına bağlı kalmakta ve sınırlardan geçirilmektedir. Parseller küçük, şekilleri düzensiz olduğundan kanal boyları gereğinden fazla uzamakta, bu da tesis maliyetini yükseltmektedir; hâlbuki sulama projeleri toplulaştırılmalı uygulandığı takdirde, parsel sınırlarına bağlı kalmadan en ekonomik şekilde, sulama, yol ve tahliye planlaması yapıldığından, yatırım maliyetlerinde tasarruf sağlanmaktadır Muzaffer Koçyiğit


"KAMU ÖLÇMELERİ SULAMA VE YOL AĞI İLİŞKİLERİ Artan nüfus ve beslenme ihtiyacı, daha fazla tarımsal ürün elde etme gereği doğurmuştur. Toprak kaynaklarının." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları