Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

15. Pratisyen Hekimlik Kongresi 27-31 Ekim 2010 ERİŞKİNLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ/ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB) Doç.Dr. Bedriye Öncü.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "15. Pratisyen Hekimlik Kongresi 27-31 Ekim 2010 ERİŞKİNLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ/ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB) Doç.Dr. Bedriye Öncü."— Sunum transkripti:

1 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 ERİŞKİNLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ/ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB) Doç.Dr. Bedriye Öncü

2 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Konuşma planı  DEHB (tanım, etiyoloji, sıklık, ve belirtiler)  Tanı koyma süreci  Ayırıcı tanı  DEHB ile birlikte görülen hastalıklar  Tedavi

3 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Tanım DEHB ;  Kronik bir sendrom;  dikkati toplama ve sürdürme bozukluğu  dürtüsellik  aşırı hareketlilik  Kalıcı ve sürekli  Kişinin bulunduğu gelişim dönemine uymaz

4 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB  Çocuk Psikiyatrisi’nin en sık tanı konan hastalığı  Tedavinin etkileri:  Belirgin düzelme mümkün  Tedavi edilmezse pek çok psikiyatrik ve sosyal sorun

5 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Yakın zamana dek çocukluk çağının sorunu olarak düşünülmekteydi  Psikiyatrik sınıflandırma sistemlerindeki yeri  Ölçüt sorunları

6 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB’nin görülme sıklığı  Çocuklarda DEHB sıklığı %3-10  Erkeklerde daha sık  Klinik dışında K/E: 2/1 veya 3/1 (klinikte oran daha yüksek)

7 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Erişkinlerde DEHB görülme sıklığı  Takip çalışmaları DEHB saptanan çocukların  %80 inde ergenlik döneminde,  %50-70 inde erişkinlikte de belirtilerin devam ettiğini göstermiş.

8 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  10 ülkede yapılmış bir çalışmada yetişkinlerde DEHB sıklığı: % (ort %3.4)  Düşük gelirli ülkelerde sıklık düşük  Yüksek gelirli ülkelerde sıklık yüksek. (Fayyad ve ark )

9 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Etiyoloji  Tam olarak bilinmemektedir.  Çok etkenli  Her olguda bozukluk farklı nedenlere bağlı olabilir,  Aynı olguda farklı nedenler bir arada bulunabilir.

10 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Etiyoloji  Genetik  Çevresel

11 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Etiyoloji: Genetik etkenler  DEHB olan çocukların anne babalarında da DEHB olma riski 2- 8 kat yüksek.  Tek yumurta ikizlerinde eş hastalanma oranları çift yumurta ikizlerine göre yüksek.

12 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Hangi genler? Katekolamin ve serotonin metabolizmasını düzenleyenler En fazla üzerinde durulan  dopamin

13 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Dopamin D4 reseptor geni (DRD4)  Dopamin D5 reseptor geni (DRD5)  Dopamin transporter geni (DAT)  Dopamin beta-hidroksilaz geni (DBH)  Serotonin taşıyıcı geni (5-HTT)  Serotonin reseptor 1B geni (HTR1B)  Synaptosomal-associated protein 25 gene (SNAP25)

14 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Etiyoloji; Çevresel etkenler  Beyne zarar veren durumlar:  İntrauterin rubella ve diğer enfeksiyonlar  Gebelikte sigara kullanımı  Perinatal ve neonatal hipoksi  Doğum travmaları  Ensefalit, menenjit  Kurşun zehirlenmesi  Kafa travması

15 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Etiyoloji; Çevresel etkenler  Çevresel etmenler sonucu beynin etkilenmesi DEHB belirtilerine neden olabilir.  Bu etmenler herkeste DEHB’na yol açmaz.  Çevresel ve genetik etmenlerin etkileşimi söz konusu

16 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB’nin Alt Tipleri

17 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Dikkatsizlik ön planda

18 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ön planda

19 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Bileşik tip

20 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Dikkatsizlik Belirtileri 1.Ayrıntılara dikkat etmekte zorluk çeker, dikkatsizce hatalar yapar. 2. Üzerine aldığı görevlerde, oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır. 3. Doğrudan kendisiyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi görünür. 4. Ödevleri ya da verilen görevleri bitiremez, verilen plana/yönergeye uyamaz.

21 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Dikkatsizlik Belirtileri 5. Görev ve etkinlikleri düzenlemekte zorlanır. 6. Konsantrasyon gerektiren işleri yapmayı istemez. 7. Üzerine aldığı görev ve etkinlikler için gerekli şeyleri kaybeder (oyuncak, ödev, kalem-kitap). 8. Günlük etkinliklerinde unutkandır. 9. Dikkati dış uyaranlarla kolayca dağılır

22 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Aşırı hareketlilik belirtileri 1.Uygunsuz durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergen ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk hissi olabilir) 2. Elleri ayakları kıpır kıpırdır, oturduğu yerde kıpırdanıp durur. 3. Sakin biçimde boş zaman geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynamada zorlanır

23 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Aşırı hareketlilik belirtileri 4. Çok konuşur 5. Sınıfta ya da oturması beklenen durumlarda oturduğu yerden kalkar 6. Sürekli hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır.

24 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Dürtüsellik Belirtileri 1. Başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer (konuşma ya da oyunlara burnunu sokar). 2. Sırasını bekleme güçlüğü vardır. 3. Sorulan soru tamamlanmadan önce cevabını verir.

25 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Belirtiler;  7 yaşından önce başlamıştır  Kişinin yaşıtlarına kıyasla daha fazladır  Farklı ortamlarda (ev, iş gibi) gözlenir  İş hayatı, aile ve arkadaş ilişkilerini etkiler  Başka bir bedensel ya da psikiyatrik hastalığa bağlı değildir

26 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergenlik ve Erişkinlikteki DEHB Belirtileri

27 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Dikkat Eksikliği

28 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB belirtilerinin yaşa göre değişimi

29 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergenlerde dikkat eksikliği  Dağınıktır (odası, çantası, dolapları)  Ödevlerini, sınavlarını unutur  Unutmazsa da pek ödev yapmaz  Çabuk sıkılır (ders dinlerken, çalışırken, kitap okurken sıkılır, dersin başında uzun süre kalamaz, bilgisayar oyunlarından sıkılmaz)

30 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergenlerde dikkat eksikliği  Eşyalarını kaybeder (kalem, kitap, cüzdan, palto!)  Akademik başarısı kapasitesinin altındadır  Bazı derslerde bildiği halde başarısız olur (soruyu yanlış anlar, formülü bilir ama yanlış sonuç bulur, ya da sonucu doğru bulduğu halde yanlış seçeneği işaretler, parağraf sorularını tekrar tekrar okur)

31 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergenlerde dikkat eksikliği  Yalnızca dikkat eksikliği varsa ilkokulda sorun yaşanmamış olabilir  Beklentiler ve ödevler az  Derse tek öğretmen giriyor

32 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergenlerde dikkat eksikliği  Orta öğrenimde başarılı olmak için daha uzun süreler konsantre olabilmek ve daha çok dikkat gerekir  sorunlar fark edilir.  “Biraz daha dikkatli olması lazım” denen çocuklar..

33 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Erişkinlerde dikkat eksikliği  Yaptığı işe sık sık ara verme ihtiyacı duyar  Randevuları veya projelerin son teslim tarihlerini unutur  Plan yapmakta ve işlerini düzene koymakta zorlanır

34 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Erişkinlerde dikkat eksikliği  Projeleri bitiremez  Konsantre olamaz  Unutkanlığını ve sık eşya kaybettiğini bildiği için kompulsiyon benzeri kompanzasyon mekanizmaları geliştirebilir (cüzdan, telefon, evden çıkarken ocak kontrolü vb.)

35 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Aşırı Hareketlilik

36 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB belirtilerinin yaşa göre değişimi

37 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergenlerde aşırı hareketlilik Ergenlikle çocuklukta görülen aşırı hareketlilik ve koşturma kaybolur ama bu gençler;  Huzursuz hisseder  Kıpır kıpırdır, genellikle  ayaklarını sallar  elleri bir şeylerle meşguldür, kalem çevirir  Pek çok faaliyete başlar  Çok ve hızlı konuşur, bu nedenle sınıfta azar işitirler.

38 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Erişkinlerde aşırı hareketlilik  Uzun süre yerinde kalamama (toplantılar, sinema vb.)  Çeşitli bahaneler bularak oturduğu yerden kalkma (su içme, kahve alma vb.)

39 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Dürtüsellik

40 DEHB belirtilerinin yaşa göre değişimi

41 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergenlerde dürtüsellik  Ergenlik dönemi doğası gereği dürtüselliğin arttığı bir dönem.  DEHB olan gençlerde dürtüsellik belirtileri daha ağır ve ergenlik daha zor geçebilir.

42 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergenlerde dürtüsellik  Çabuk tepki verme, kavga etme  Devamsızlık, okulu bırakma  Tehlikeli işlere girişme, tehlikeli araba kullanma  Erken yaşta alkol ve madde kullanımı  Erken yaşta cinsel deneyim

43 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Erişkinlerde dürtüsellik  Öfke kontrolü sorunları  Para hesabını bilememe, gereksiz/dürtüsel harcamalar yapma  Evlilik sorunları  Sık iş değiştirme  Eş değiştirme

44 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Erişkinlerde görülen diğer özellikler

45 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Zamanı ayarlayamamak  Pek çok işi aynı anda yürütmeye çalışmak  Genel bir düzensizlik, geç kalma ve telaş  Sonuçlarını düşünmeden konuşmak  Yapacağı işleri ertelemek  Üstlenilen iş ya da projeleri yarım bırakma eğilimi

46 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Kitap okurken konsantre olamama  Hesaplar, raporlar gibi kağıt işlerini bitirmekte zorluk  Sıra beklemekte zorluk  Uzun süreli ilişkiler kurma güçlüğü  Yineleyici depresyonlar (genellikle ergenlik döneminde başlar)

47 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Karar verme sorunları (ani kararlar verme ya da karar verememe)  Maymun iştahlılık  Kolayca hayal kırıklığına uğrama  Hayal kırıklıklarına tahammül edememe  Alkol/madde kullanımı ya da bağımlılığı

48 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Gece uykuya dalmakta ve sabah kalkmakta zorluk ( gece kuşu )  Başarısızlık hissi, potansiyeline ulaşamadığını hissetme  Tehlikeli araba kullanma, trafik kazaları, aşırı hız yapma

49 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Tanı koyarken yalnızca ölçüt sayısı değil kişinin genel gelişimi ve belirtilere bağlı gelişen bozulma dikkate alınmalıdır.

50 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Bozulmanın değerlendirilmesi  Kişinin potansiyeli nedir ve bu potansiyele ne kadar ulaşabilmiştir?  DEHB belirtilerine bağlı sorunların düzeyi  Dürtüsellik nedeniyle evde, okulda, iş yerinde ve diğer ortamlarda ne kadar sorun yaşıyor?  Dikkatsizlik okul ve iş başarısını, günlük yaşamını ne kadar etkiliyor?

51 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Bozulmanın değerlendirmesi –2-  Var olan işlevselliğini korumak için ne kadar çaba harcıyor?  Yaşıtlarıyla aynı başarıyı göstermek için daha çok zaman ve çaba harcıyor mu?

52 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Tanının gecikmesi  Kişinin kapasitesi ve çabası  Ailesinin ve kendisinin beklentisi  Devam ettiği okul, çalıştığı iş  Dikkatsizlik belirtilerinin şiddeti

53 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB belirtilerinin olması tanı koymak için yeterli mi?  Pek çok psikiyatrik hastalıkta DEHB’ nda görülen belirtilere benzer belirtiler görülür.  Özellikle dikkat sorunları..  Bu nedenle; DEHB tanısı diğer psikiyatrik hastalıklar konusunda deneyimli bir klinisyenin yapacağı değerlendirmeden sonra konmalıdır.

54 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB değerlendirmesi yaptığımız yetişkinler;  genellikle çocuklarında DEHB olan ve kendilerinde de buna benzer belirtilerin olduğunu söyleyerek baş vuranlar  gazetelerde ya da katıldıkları toplantılarda bilgi alarak kendilerinde DEHB olduğunu düşünen kişiler  ilişki sorunları, depresyon vb. yakınmalarla gelip yaptığımız değerlendirmeler sonucu DEHB düşündüğümüz kişiler

55 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ergen ve Yetişkinde DEHB Tanısı  Yetişkinlerde DEHB tanısı için hala bir değerlendirme ölçeği ve tanı ölçütü yok.  Tanı anamneze dayalı olarak konuyor.  Testlerle tanımızı destekliyoruz.

56 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Tanı koymak için neler yapıyoruz?  İlk görüşme  Ölçeklerin doldurulması  Ölçeklerin değerlendirildiği ayrıntılı 2. görüşme  Nöropsikolojik testler  Gerekirse yapılacak tetkikler

57 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İkinci görüşme  Prenatal dönemden başlayan ve DEHB için risk etmenlerini ve DEHB belirtilerini sorgulayan ayrıntılı anamnez  Prenatal özellikler: Gebelikte ilaç, sigara, hastalık. Anne karnında hareketli mi?  Doğum??  Postnatal sorunlar

58 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İkinci görüşme  Bebeklik: gazlı, uyku sorunu olan, huysuz ve bakımı zor bebek mi?  Gelişim basamakları (yürüme, konuşma, tuvalet eğitimi)  Erken çocuklukta dikkat ve hareketlilik öyküsü (oyunları sürdürme, yerinde oturabilme, kreşte öğle uykusu?, susam sokağı vb. izleyebilme)

59 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İkinci görüşme  Okul öyküsü: Okumayı ne zaman öğrenmiş? Yazısı nasıl? Harf atlama karıştırma var mı? Öğretmenleri neler söyler? Kendiliğinden ödev yapar mı? Başarısı nasıl? Dikkat hataları? Ders dinleyememe? Derste konuşma, dolaşma, yerinde duramama?

60 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İkinci görüşme  SBS, OKS, ÖSS.. İşlem hataları, soru kaydırma, paragraf soruları??  Dersin başında kalma süresi..  İş öyküsü  İkili ilişkiler..

61 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Tanı  Yaşamın erken dönemlerinden beri hareketlilik- dürtüsellik  Uzun süredir var olan dikkat sorunları DEHB’yi akla getirmeli..

62 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Öte yandan....  Dikkati sürdürme sorunları, dikkatsizlik, hareketlilik ve huzursuzluk hali, hızlı konuşma gibi belirtiler ergen ve erişkinlerde görülebilen pek çok psikiyatrik hastalıkta bulunur.  DEHB’nin diğer psikiyatrik hastalıklarda ayrılması ve eş tanılar..

63 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 OKS...ÖSS..ALES..TUS ve diğerleri....  Özellikle ergenlik ve genç erişkinlik döneminde akademik beklentilerin artmasıyla birlikte “dikkat eksikliği”, “dikkatsizlik”, “konsantre olamama” gibi yakınmalarla pek çok genç kliniklere geliyor.  Hepsi DEHB mi??

64 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Ayırıcı tanı ve eştanılar  Duygudurum bozuklukları  Depresyon  İki uçlu bozukluk  Kaygı bozuklukları  Zeka gerilikleri  Şizofreni  Kişilik bozuklukları  Yaygın gelişimsel bozukluklar  Madde kullanımı

65 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Depresyon  DEHB ile depresyonu ayırmak zor olabilir  Belirtiler karışabilir  DEHB olan erişkinlerde sık görülür  Genelde hekimin hastada DEHB olabileceğini düşünmediği durumlarda en sık konan tanıdır (dikkatsizlik, irritabilite).

66 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Depresyon- DEHB ayrımı  Depresyondaki dikkat/ konsantrasyon sorunları ve huzursuzluk hissi sürekli değil  Anhedoni, disforik duygudurum ya da irritabilite dönemleriyle sınırlı  Vejetatif belirtilerin (uyku-iştah değişiklikleri) varlığı depresyon tanısını güçlendirir.

67 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Depresyon DEHB eştanısı  DEHB’de ergenlikle birlikte depresyon oranları artar.  DEHB’nda depresyon sık (%10-30).  Ortak biyolojik yatkınlık?  Yıllardır süren başarısızlık?

68 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İki Uçlu Bozukluk  Manik nöbet belirtileri:  enerji artışı, hareketlilik, çok konuşma, dikkatin kolayca dağılması, sinirlilik  DEHB’de aynı belirtiler var!!!  Ayırmak kolay değil..Kesitsel değerlendirmede ayrım neredeyse imkansız.

69 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İki Uçlu Bozukluk  Belirtiler manik nöbetle sınırlıysa DEHB tanısı dışlanır.  Özellikle çocuklarda ayrım çok güç olabilmektedir.

70 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Anksiyete bozuklukları  Anksiyete belirtileri ve DEHB belirtileri karışabildiği gibi, bildirilen eştanı oranları da oldukça yüksek (%30-50).

71 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Alkol – madde kötü kullanımı ve bağımlılığı  Eş tanı oranları sık: %10-40  Alkol ve madde kötü kullanımı ve bağımlılığı tedavisi için psikiyatriye başvuran kişiler içinde DEHB olanların oranının yüksek olduğu bildirilmektedir.

72 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB Tedavisi

73 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Tedavi Etkili bir tedavi için çok boyutlu yaklaşım gerekliyor  İlaç tedavisi  İlaç dışı tedaviler:  Eğitim  Psikoterapi

74 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İlaç tedavisi Ana amaç belirtilerin azaltılmasından çok kişinin başına gelebilecek ikincil zararların da azaltılması Ergenler için okul başarısızlığı, sınıf tekrarı, kazalar, arkadaş reddi, disiplin sorunları, antisosyal eylemler, alkol- madde kullanımı/bağımlılığı Erişkinler için işte başarısızlık, maddi sorunlar, aile ve eşle ilgili sorunlar, kazalar, alkol-madde kullanımı/ bağımlılığı

75 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İlaç Tedavisinin Etkileri  Aşırı hareketlilik: Huzursuzluk ve kıpır kıpırlık azalır. Kişi yerinde durabilmeye başlar.  Dikkatsizlik: Dikkat ve konsantrasyon artar. Akademik başarı yükselir. Konuşulanları dinlemeye başladığı için bozuk ilişkiler düzelmeye başlar.

76 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İlaç Tedavisinin Etkileri  Dürtüsellik: Azalır. Daha az acele eder. Başkalarının sözünü daha az keser, konuşmadan önce düşünmeye başlar. Dürtüselliğin azalması da insanlarla ilişkilerin düzelmesine katkıda bulunur.

77 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İlaç Tedavisinin Etkileri  Çabuk sinirlenme: Öfke patlamaları seyrekleşir, şiddeti azalır.  Düzensizlik-organize olamama: Organizasyon bozukluğu azalır. İşleri tamamlamak için plan yapmaya başlarlar.

78 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İlaç tedavisi  Uyarıcılar (psikostimulanlar) en etkili tedavi.  Bazı antidepresanlar da tedavide etkili.

79 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Uyarıcılar  Metilfenidat (Ritalin 10 mg tab)  Metilfenidat OROS (Concerta 18, 27, 36, 54 mg)  Erişkinlerde de en az çocuk ve ergenlerdeki kadar etkin.  Metilfenidat kullanımı ve dozları bireysel ihtiyaçlara göre hasta-hekim işbirliğiyle ayarlanmaktadır.

80 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Metilfenidat (Ritalin)  Alındıktan 30 dk içinde etki başlar, 4-5 saat sürer.  Uykusuzluk  İştahsızlık  Taşikardi ve hipertansiyon (daha nadir)  Günde 2-3 kez verilebilir.  Ritalin kullanımı ve dozları bireysel ihtiyaçlara göre hasta-hekim işbirliğiyle ayarlanır.

81 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Metilfenidat OROS (Concerta)  Metilfenidatın osmotik salınımını sağlar.  Gün boyu etkili (12 saat).

82 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Psikostimulanlar kontrole tabi  Kırmızı reçete  Psikiyatristler reçete edebiliyor  18 yaşa kadar geri ödemede

83 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Atomoksetin (Strattera)  Selektif NRI  10, 18, 25, 40, 60 mg kapsül  Erişkinlerde mg/gün  Kontrole tabi değil  18 yaşa dek geri ödemede  Geri ödeme için heyet raporu  Çocuk psikiyatrları reçete edebiliyor

84 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Antidepresanlar  İmipramin (Tofranil): Ritalin kullanmak istemeyen, yan etkiler nedeniyle kullanamayan ya da yanıt alınamayan kişilerde, DEHB ile birlikte depresyon ve kaygı bozuklukları olanlarda tercih ediliyor  Etki 3-4 haftada başlar  mg/gün (genelde depresyonda olduğundan daha düşük dozda etkili)  Yan etkiler nedeniyle tercih edilmiyor

85 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Diğer tedaviler  Klonidin, karbamazepin, venlafaksin, reboksetin, buspiron, bupropion vb. üzerinde çalışmalar yapılıyor.

86 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Eğitim  DEHB olan pek çok erişkin okul, iş yeri, arkadaşlar ve aileyle yıllardır yaşadıkları sorunlar nedeniyle kendilerini yetersiz ve başarısız hissederler.  Bu durumun değişmeyeceğine inanırlar.

87 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Eğitim  Yıllardır yaşamı zorlaştıran ve artık kişiliğin bir parçası olarak kabul edilen özelliklerin değişebileceğini öğrenmek kişideki suçluluk ve yetersizlik duygularını azaltır.

88 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB’nun olumlu yönleri DEHB olan kişiler; - enerjik - yeni çözümler bulan, yeni fikirler üreten - öfkesi uzun sürmeyen - konuşkan - yaratıcı - eğlenceli - coşkulu ve heveslidirler.

89 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Pratisyen Hekim ve DEHB  Tanı  Tedaviye yönlendirme  Tedaviye uyum  Tedaviyle ilgili yanlış inanışların giderilmesi

90 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB’li olgulara nasıl destek olunabilir?  Eğitim (hasta, aile, öğretmen)  Doğru kaynaklara yönlendirme  Okullarda (ilköğretimde) uygulamalar  SBS, LGS ve LYS uygulamaları  Bazı üniversitelerdeki uygulamalar

91 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 DEHB gerçekten bu kadar sık mı?  Dünyada yapılmış sıklık çalışmasına göre ülkemizde tanısı konmuş DEHB’li olgu sayısı yetersiz  Ayırıcı tanı – eştanılar nedeniyle özellikle yetişkinlerde dikkatli değerlendirme gerekir  Sadece belirtilere bakılarak konacak tanı yanlış olacaktır

92 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010

93 Olgu Örnekleri

94 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim C.G. 45 yaşında, erkek, üniversite terk, evli Kendi iş yerinde takı tasarlıyor ve satıyor Kendi iş yerinde takı tasarlıyor ve satıyor Tesadüfen DEHB belirtilerini öğrenmiş ve kendisinde de benzer belirtiler olduğunu düşünerek gelmiş.

95 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Yakınma “4 fakülteye girdim, hiç birini bitiremedim.” “4 fakülteye girdim, hiç birini bitiremedim.” “İstediğim gibi çalışamıyorum, 30dk bir işle uğraşınca sıkılıp bırakıyorum.” “Dalıp gidiyorum.” “Bütün işleri son anda yapıyorum.”

96 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 “Çok unutkanım. Banka kartlarını makinede unutup gittiğim olur.” “Çok unutkanım. Banka kartlarını makinede unutup gittiğim olur.” “Olur olmaz yerlerde aklımdan geçeni söylüyorum.” “Huzursuz hissediyorum.” “Yaşamda istediğim yere gelemedim.”

97 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Bu yakınmalarla gelen hastada DEHB olabileceği düşünülerek değerlendirmeye alındı. Bu yakınmalarla gelen hastada DEHB olabileceği düşünülerek değerlendirmeye alındı.

98 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Doğum ve Gelişim Öyküsü  2 erkek kardeşin küçüğü  İstenen ve beklenen bir bebek  Prenatal, natal, postnatal bir özellik yok.  9 aylık yürümüş, konuşma ve tuvalet eğitimi gibi gelişim basamakları vaktinde  Bebeklik ve çocuklukta çok hareketli

99 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Daha emeklerken kapı açık kalsa üst katlarda bulurlarmış  Kendi kendine evden çıkar bakkala gidermiş  Oyunlarda yetenekli fakat çabuk sıkılırmış  Sakarmış, her tarafı yara bere içinde dolaşırmış

100 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Okul Öyküsü  Okumayı ilk öğrenenlerden  Sınıfta sırasında oturmakta zorlanır, ders dinleyemezmiş, bu durum hep sürmüş  Çok konuştuğu için dayak yediğini hatırlıyor  Okuduğunu hemen anlasa da başarısı vasat

101 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  İlkokul dönemiyle ilgili başka bilgi veremiyor  Ortaokulda özel bir koleje girmiş  Okulda zorlanmış  Ders dinlemez, istese de dinleyemez bu nedenle de derslerle ilgilenmezmiş  Ödevlerini yapmaz, yaparsa da son ana bırakırmış

102 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Okul için gerekli defter, kitap vb. araç gereçleri unuturmuş. Gözlük, ayakkabı gibi eşyalarını da kaybettiğini hatırlıyor  Okuldan eve sürekli şikayet gelirmiş  ders düzenini bozma,  derste konuşma,  okuldan kaçma,  ortaokulda kütüphane kolundan para çalmış

103 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Tarih, sosyal gibi sözel derslerde daha başarısızmış, hep bu derslerden kalırmış  Sayısal dersleri öğrendiyse yapabilirmiş  Biraz daha büyüdüğünde okulu yerine kahveye gitmeye başlamış, okul sorunları nedeniyle ailesiyle de arası bozulmuş  “Ben onlardan iyice kopmuştum, aramız kötüydü.”

104 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Lisede okulla ilgisi iyice azalmış  Lise 1 ve 2’de sınıfta kalmış  60 gün devamsızlık yapmış  “Dersler bitmek bilmezdi” diyor.  Lise 3’te okul değiştirip daha kolay bir okula geçmiş, doğrudan geçmiş  Futbolla ilgilenmeye başlamış

105 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Üniversite öyküsü  Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanmış, 3 yıl sonra bırakmış  Turizm Bölümü’ne girmiş, 1 yıl sonra bırakmış  DTCF’nde 1 yıl okumuş  Güzel sanatları birincilikle kazanmış, bitirememiş

106 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Üniversite yılları boyunca profesyonel futbolcuymuş, devam ettirememiş  Okulu bırakıp turistik bir merkezde bar açmış, kısa süre sonra kapatmış  5 kez farklı işler kurmuş, devam edememiş  Kitap, gazete okuyamaz  Sıra bekleyemezmiş

107 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  15 yıl önce evlenmiş  Evliliğinin eşi sayesinde devam ettiğini söylüyor  Halen işini devam ettirmek konusunda da eşinin çok destek olduğunu, o olmasa şimdiki işini de bırakmış olacağını söylüyor

108 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Sigara 1 paket/gün (25 yıldır)  Alkol kötüye kullanımı; akşamları alkol alıyor. Önceleri gündüz de alkol kullandığı olmuş.  Madde kullanım öyküsü yok.

109 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Özgeçmişte başka önemli hastalık, kaza, ameliyat öyküsü yok.  Ailede psikiyatrik hastalık öyküsü yok  Anne ve dayısında da DEHB belirtileri olduğunu söylüyor.

110 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Görüşmede kolayca iletişim kurulabilen hastanın söylenenleri sonuna kadar dinleyememesi, söz kesmesi, uflayıp puflayarak yerinde kıpırdanması ve aceleciği dikkat çekiyordu.  Bunun dışında belirgin psikopatoloji saptamadı.

111 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Nöropsikolojik değerlendirmede dikkat ve konsantrasyon sorunları belirgin

112 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Erişkin DEHB (bileşik tip) tanısı kondu  Metilfenidat 3x10 mg başlandı  Bileğini burktuğu öğrenilen hasta “eskiden olsa yatak istirahati yapamazdım, mutlaka kalkardım, şimdi yapabiliyorum” dedi  Gazete ve kitap okuyabilmeye başladığını ifade etti

113 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Hasta kendi isteğiyle önce alkolü, sonra sigarayı bıraktı  İsteklerini erteleyebilmeye başladı  İşlerinin başında daha uzun süreler kalabiliyordu  Eskiden pek çok işine başlayıp, sıkılıp yarım bırakırken artık işlerini tamamlayabildiği öğrenildi

114 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Son görüşmede;  Aftan yararlanıp üniversite dönmeyi planlıyor

115 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Ailede muhtemel DEHB  Aşırıhareketlilik ve dikkatsizlik küçük yaşlardan beri işlevselliği olumsuz yönde etkileyecek düzeyde  Çok zeki olmasına rağmen hep başarısız  DEHB’nin erişkinlerde de ne kadar işlev bozucu olabileceğini ve etkin tedaviyle bunun düzeltilebileceğini gösteriyor.

116 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Olgu 2

117 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim T.H. 16 yaşında, erkek Anadolu Lisesi 3. sınıf öğrencisi Bekar, ailesiyle yaşıyor

118 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Yakınmaları “Ders çalışamıyorum” “Dikkatimi toplayamıyorum” Bu yakınmalarla gittiği doktor DEHB düşünerek değerlendirme için göndermiş. Değerlendirmeye DEHB hakkında bilgi edinerek gelmesi önerildi.

119 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Doğum ve Gelişim Öyküsü  4 kardeşin en küçüğü, istenen ve beklenen bir bebek.  Gebeliğin 7. ayında annenin etiyolojisi bilinmeyen bir dehidratasyon öyküsü.  Hastanede NVD. Doğum zor ve gecikmiş.  Gazlı, bakımı zor bir bebek.  Gelişim basamakları zamanında.

120 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Yaramaz ve hareketli bir çocuk:  Koltuklara, dolaplara tırmanır  Oyuncaklarını kırar  Kreşte öğlen uyku saatlerinde uyuyamaz, diğer çocukları uyandırırmış.  Ana sınıfında faaliyetleri sıkılıp yarım bıraktığı söylenirmiş.

121 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Oyunlar ve çocuk programlarından sıkılmazmış  İlkokula başladığında okumayı hemen öğrenmiş  Yazısı okunaksızmış, yazmayı sevmezmiş (halen bu sorun sürüyor)  Sınıfta belirgin yakınma yok

122 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Dersi derste dinleyip öğrenir, ödev hiç yapmaz  Hiç çalışmadan ve dershaneye gitmeden OKS’de Anadolu Lisesi’ni kazanmış.

123 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Birkaç yıldır okuldan gelir gelmez bilgisayar başına geçiyor, bütün gün bilgisayar oynuyor.  ÖSS yaklaştığı için artık ders çalışmayı istiyor ama çalışamıyor, deneme sınavlarında dikkatsizlikten puan kaybediyor.

124 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Görüşmede dikkat çeken hareketlilik, dürtüsellik ya da dikkatsizlik saptanmadı. Zihinsel gelişiminin yaşıtlarının ilerisinde olabileceği düşünüldü.  Ruhsal durum muayenesinde dikkat çeken başka sorun saptanmadı.

125 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Nöropsikolojik Değerlendirme  Kendini değerlendirme ölçeklerini doldururken çok sıkılan hasta bazı testlerde (WKET) yönerge verilmeden testin nasıl yapılacağını anlamış.  Dürtüsellik ve dikkat sorunları testlerde belirgin

126 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  DEHB bileşik tip, şu an dikkatsizlik belirtileri ön planda  Metilfenidat başlandı.

127 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Tedavi sonrası:  Okulda hayatında ilk kez düzgün not tuttu.  Deneme sınavlarında matematik netleri 2 kat arttı.  Halen Metilfenidat kullanıyor.

128 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Bu olguya aile yapılandırılmış bir ortam sunmuş ve muhtemelen de 1. olguya göre (aile öyküsü olmadığından) daha tutarlı davranmıştır. Ailenin eğitimle ilgili beklentileri yüksektir ve gittiği okullarda da beklentiler benzerdir. Ailenin eğitimle ilgili beklentileri yüksektir ve gittiği okullarda da beklentiler benzerdir.

129 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Kapasiteli olduğu için okulda başarılı olan (çalışmadan Anadolu Lisesi’ni kazanan) olgumuz, belli bir düzeyden sonra dikkat sorunları nedeniyle işlevselliğin etkilenebileceğini göstermektedir.

130 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Olgu 3

131 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 I.D. 18 yaşında, kadın Üniversite 1.sınıf öğrencisi Bekar, ailesiyle yaşıyor

132 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 Üniversitede tekrar tekrar sınava girmesine rağmen TOEFL sınavını veremediği için başvurdu. Bu sınavı veremezse müfredat gereği 2. sınıfta gitmesi gereken Amerikan üniversitesine gidemeyecekti.

133 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Dikkatsizlik dışında başka yakınma yok  Unutkanlıklar (ödev, spor ayakkabı, hırka unutma)  Ders dinlememe, derste konuşma  Dikkatsizlik hataları nedeniyle sınavlardan düşük notlar alma  Uzun süreli sınavlarda süre dolmadan çıkma

134 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Özel bir kolejde okuduğu ve anlayışlı öğretmenleri olduğu için ilk ve orta öğrenimde hiç zorlanmamış.  ÖSS’de dikkat hataları yapmış, fakat puanı özel üniversite için yeterliymiş.

135 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  DEHB dikkatsiz tip düşünülen hastaya metilfenidat başlandı.  Girdiği ilk TOEFL sınavını geçti.  Tedavi uyumu düşük, üniversitede düzenli ilaç kullanmadı.  Okul değiştirdiği öğrenildi.

136 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010  Bu olgu;  dikkat eksikliğinin ön planda olduğu durumlarda  beklentiler düşük,  kişinin kapasitesinin yüksekse,  lise hatta üniversiteye dek sorun yaşanmayabileceğini gösteriyor.

137 15. Pratisyen Hekimlik Kongresi Ekim 2010 İlginize teşekkür ederim...


"15. Pratisyen Hekimlik Kongresi 27-31 Ekim 2010 ERİŞKİNLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ/ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB) Doç.Dr. Bedriye Öncü." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları