Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

F. Beyza YAVUZER.  Ölüm olayında çocukların yas süreci hem bilişsel hem duygusal çaba gerektirir.  Aşağıda betimlenen kurallar bu yas sürecinin her.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "F. Beyza YAVUZER.  Ölüm olayında çocukların yas süreci hem bilişsel hem duygusal çaba gerektirir.  Aşağıda betimlenen kurallar bu yas sürecinin her."— Sunum transkripti:

1 F. Beyza YAVUZER

2  Ölüm olayında çocukların yas süreci hem bilişsel hem duygusal çaba gerektirir.  Aşağıda betimlenen kurallar bu yas sürecinin her iki boyutunu da uyarmaya yöneliktir.

3  Ana-babaların olayla yüzleşme isteksizliklerinin, çocuğun yas sürecini engellememesi için ona verebilecekleri en önemli yardım belki de kendileri ile ilgilenmeleri olacaktır. Bu nedenle ana babaların kendilerinin de bu süreci geçirdiklerinden emin olmaları önem taşımaktadır. Çocukların gereksinimlerini karşılayabilmek için onların tepkileri hakkında bilgi edinmeleri, sorularına hazırlıklı olmaları ve çocuklarına en iyi nasıl bakabilecekleri konusunda öneriler almaları gerekir.

4  Ana baba için yas sürecini atlatmak güç ve zorlayıcı olabilir. Bir kayıp yaşayan ailedeki çocuklar, ana babalarının kendilerine eskiden gösterdikleri ilgiyi aynı yoğunlukta göstermelerini bekleyemezler.

5  Ana babalar, yas tutma konusunda destek veren gruplara katılarak veya bir uzmana danışarak çocuklarıyla nasıl daha fazla ilgilenebilecekleri konusunda gereksinim duydukları yardımı alabilirler.

6  Çocuğa ailede yer alan bir ölüm olayını ana babasının veya duygusal olarak yakın olduğu bir kişinin bildirmesi tercih edilir. Bazen bu iş bir öğretmene veya bir başka yetişkine düşer. Çocuğa bu tür bir haber verileceği zaman ortam mümkün olduğu kadar dikkatli seçilmelidir. Çocuğun olaya zihinsel olarak hazırlanması için zamana gereksinim vardır. Bu da, çocuğun habere ilişkin söz yağmuruna tutulmaması, oturabilmesi için belli bir sürenin tanınması, uygun bir odaya gidilmesi türünden hazırlıkların yapılması anlamına gelir. Haber açık olarak iletilmelidir. Bu şöyle yapılabilir: ‘Kendini bazı kötü haberlere hazırlamanı istiyorum. Bir kaza oldu. Haber babanla ilgili. Çalıştığı iş yerinde bir patlama olmuş ve ciddi biçimde yaralanmış. Öğrendiğimize göre hemen ölmüş.’

7  Haber açık olarak iletilmelidir.  Bu şöyle yapılabilir:  ‘Kendini bazı kötü haberlere hazırlamanı istiyorum. Bir kaza oldu. Haber babanla ilgili. Çalıştığı iş yerinde bir patlama olmuş ve ciddi biçimde yaralanmış. Öğrendiğimize göre hemen ölmüş.’

8  Bu tür mesajlar bilinen olguları kapsamalıdır. Bu bilginin doğru olması çok önemlidir. Eğer kişi emin değilse bilginin ne derece doğru olduğu kontrol edilmelidir.  Çocukların habere ilk tepkileri çok farklı olabilir. Ancak yetişkinler, yüksek sesle inkar etme, açık reddetme tepkisi, ağlama ve ümitsizliğe kapılma gibi çok çeşitli tepkilere hazırlıklı olmalıdırlar. Bu nedenle haberin verildiği ortamın, çocukların gösterebilecekleri çeşitli tepkilere olanak sağlayacak bir yer olması önem kazanır.

9  Ortam, çocukla birlikte rahatsız edilmeden bir süre daha oturabilmeye uygun olmalıdır.  Çocuk haberi inkar ederse bu, haberi tek seferde hemen kabul edemeyeceğinin bir işareti olarak alınmalıdır.  Çocuğun zamana gereksinimi vardır.  Ancak, ‘Erkek kardeşinin başına böyle bir şey geldiğine inanmakta güçlük çektiğini anlıyorum, fakat bu gerçeği söylemek zorundayım.’ denebilir.  Bu ifade inkarı teşvik etmez fakat aynı zamanda tepkinin kabul edildiğini de gösterir. İlk gün her şeyin defalarca tekrarlanması gerekebilir.

10  İlk tepki ağlama ve ümitsizlik olsa bile birkaç dakika sonra çocuk ağlamayı bırakır ve ‘Onu nerede bulmuşlar?’ veya ‘Ne olduğunu düşünüyorlar?’ gibi gerekli sorular sormaya başlar.  Çocuk çok fazla ağlarsa buna izin verilmelidir. Yetişkinler, dinlemekte zorlandıkları için çocukları hemen susturmaya çalışmamalıdırlar. Hiç kimse çocuğun kendisini toparlamasını ve susmasını söylememelidir. Çocuk tepkisini yaşarken onu yatıştıracak bir şekilde sarılmak daha iyi olur.

11  Haberi verirken mümkün olduğunca somut konuşmak kesinlikle daha yararlıdır.  Özellikle küçük çocuklarla konuşurken ‘uyku’ ve ‘yolculuk’ gibi benzetmeleri, ‘ruh’ gibi soyut kavramları kullanmamak gerekir.  ‘Kız kardeşin öldü. Artık kalbi atmayacak, artık nefes almıyor, saçı uzamıyor ve acı duyamaz.’ gibi somut açıklamalar olayı bilişsel düzeyde anlamasına yardımcı olur.

12  Batı toplumlarında giderek daha az tören yapılıyor. Özellikle ölümle ilgili törenler azaldı. ‘Cenaze töreni sessizce bitti.’, ‘Lütfen başsağlığı dilemeyin.’gibi taleplere rastlanır. Oysa törenlerin bizler için bir işlevi olduğunu unutmamamız gerekir.  Gerçek olmayanı gerçek hale getirmemizi sağlar, hayalleri önler, yas sürecini uyarırlar ve yasımızı sembolik olarak ifade edebilmemize olanak verirler.

13  Yaşam ile ölüm arasındaki dönüşümü sembolize ederler, vedalaşmamızı sağlarlar ve duyguların ifade edilmesini mümkün kılarlar. Daha önemlisi ‘karışık’ bir durumu yapılaştırırlar.  Törenlerin sadece yas tutanlar için olmadığını da hatırdan çıkarmamalıyız. Yas tutan kişiye diğer kişilerin önem verdiklerini, onlara destek ve ilgi göstermek istediklerini iletme fırsatı verirler. Bunlar, işleri basit ve en az sıkıntı verecek şekilde yapmaya çalışırken unutma eğiliminde olduğumuz önemli boyutlardır.

14  Birçok yetişkin törenler sırasında kontrollerini kaybetmekten korkar. Çözülmekten, ağlamaktan, başkalarının söyleyeceklerinden, histerik davranacaklarından ve başkalarıyla karşılaşmaktan korkarlar.  Bu korku durumla baş etmek için yatıştırıcı ilaç almalarına ve törenleri kısa kesmelerine yol açabilir. Ne yazık ki acıdan ve sonunda yaşanacak aşırı tepkilerden korkma, çocukları da incitme korkusunu içerir.

15  Bu nedenle törenler söz konusu olduğunda yetişkinler, çocukları kendi dünyalarının dışında bırakma eğilimindedirler.  Ancak çocukların da gerçek olmayanı gerçek hale getirmeye ve yas duygularını hayaller yerine somut bir temele oturtmaya en az yetişkinler kadar gereksinimleri vardır.  Çocuklar da törenin bir parçası olmaya ve ölüyü görmeye ihtiyaç duyarlar.  Onların ölümü inkar etmelerini pekiştirmemek için cenaze töreninde bulunmaları, yas sürecinde yetişkinlere tanınan aynı temelin veya olanakların kendilerine de tanınacağından emin olmaları gerekir. Çocuklar ölen bedenin gömüleceğini ya da yakılacağını bilmelidirler.

16  Çocukları törenlere dahil ederken bunun onları gereksiz biçimde strese sokmayacağından emin olmak gerekir.  Birçok yetişkin, çocukları bu tür törenlere katmaya karşıdır çünkü kendi çocukluk dönemlerinden gelen olumsuz anıları vardır. Bu anılar, gereken saygıyı göstermedikleri için azarlanmış olmaları veya sevdikleri birinin böylesine kötü bir durumla hazırlıksız biçimde karşılaşmalarını içerebilir.

17  Çocuklar bazen törenin bir parçası olmayı da talep edebilirler.  Bazen çocuklar olayın dışında bırakılmalarına içerleyebilirler.

18 Eğer çocuklar ölüleri görecekse ve cenaze törenine katılacaklarsa bazı kurallara uyulması gerekir.  Çocuk olaya hazırlanmalıdır.  Çocuk güvenilir bir yetişkinle birlikte gitmelidir.  Çocuğun izlenimlerini anlatması için olanak sağlanmalıdır.

19  Çocukların törenlerde yetişkinlerin aşırı tepkilerine de hazırlanmaları gerekir. Çünkü gösterilen aşırı duygusal tepkilerden korkabilirler. Hazırlanırlarsa ve yetişkinlerin neden öyle davrandıklarını anlarlarsa sorun büyük ölçüde azalır.

20  Tören sırasında çocuğun yanında güvendiği bir yetişkin olmalıdır. Annesini veya babasını, kardeşini, büyük annesini veya babasını kaybettiğinde bu kişi sağ kalan ebeveyn değil, çocuğa yakın başka bir kişi olmalıdır.  Bu durum ebeveyne çocuğu ile tören süreci arasında sıkışmadan kendini tümüyle törene verebilme imkanı sağlar.  Çocuğa eşlik eden kişi güvenilir olmasının yanı sıra neler olup bittiğini çocuğa açıklayabilecek, ona destek olup teskin edebilecek ve gerekirse çocuğu dışarı çıkarabilecek birisi olmalıdır.

21  Çocuklar yaslarını somut olarak ifade etmeye ihtiyaç duyarlar. Bu istekte bulunduklarında tabutun üstüne bir şey bırakmaları konusunda onları teşvik etmek anlamına gelir. Bırakacakları şey bir mektup, bir resim, çiçekler veya özellikle onlara ölen kişiyi hatırlatan örneğin en son beraberliklerinde birlikte oynamış oldukları bir oyuncak olabilir. Bu çocuklara vedalaşma olanağı sağlar ve yasa somut bir ifade kazandırır.

22  Ölüm ani olduğunda çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi ölen kişiyle vedalaşma olanağından yoksun kalırlar.  Sık sık yitirile kişiye söylemek istedikleri şeyleri düşünüp dururlar.  Bu bağlamda, ‘Onunla son konuşman olduğunu bilseydin neler söylerdin?’ sorusunu sorup bir mektupla yanıtlamalarını veya yanıtlarını zihinlerinde fısıldayarak veya ölen kişinin kulağına söyleyerek iletmeleri istendiğinde bir yere kadar istedikleri şeyi yapma fırsatı verilmiş olur.

23  Bazen hem çocuklara hem yetişkinlere ölen kişiye dokunmaları, onu tutmaları, öpmeleri veya sarılmaları için izin verilmelidir. Aile üyeleri genellikle yitirilen kişinin hastaneye veya camiye ait olduğunu ve dokunmanın yasak olduğunu düşünürler. Daha sonra dokunmayı çok istediklerini fakat cesaret edemediklerini dile getirirler. Çocuklara bu teması kurmaları için izin verilebilir, bu tehlikeli değildir ve ölümün gerçek dışı niteliğini azaltabilir.

24  Ana babalar anılan törenler sırasında çocuklarının gösterebileceği tepkiler konusunda hazırlanmalıdırlar. Bazen özellikle küçük çocuklar onları şaşırtabilirler. Yitirilen kişinin ağzına veya burnuna parmaklarını sokabilirler veya göz kapaklarını kaldırabilirler. Bu davranışlar çocuğun ölüm denen şeyi anlama çabasının ve uykuyla karşılaştırmasının bir ifadesidir. Birçok ana baba uyurken veya gözleri kapalı yatarken küçük çocuklarının kendilerini aynı şekilde incelediklerine tanık olmuştur.

25  Küçük çocuklar aynı zamanda çok aktif olabilirler ve sakin durma konusunda güçlük çekebilirler. Ana babalar bunun saygı gerektiren duruma uymadığını ve gereken sessiz ortamın sağlanamadığını hissedebilirler. Ancak çocuklar çoğunlukla her zamankine oranla daha sessizdirler çünkü algılayacakları çok fazla şey vardır.  Yetişkinlerin çocuklarına hoşgörüyle yaklaşması gerekir, ayrıca çocukların odada ana babaları kadar uzun kalmaları gerekmez.

26  Törenlerden sonra çocuklarla olay hakkında konuşmak veya sonradan izlenimlerini dışa vurmaları için fırsat vermek önemlidir.  Bu, yetişkinlerin olayı anlaması için çocuğa süre tanımaları ve bunu kabul etmeleri anlamına gelir.

27  Bazen çocuk ölen kişiyi görmek veya cenaze törenine katılmak istemez.  Çocuk katılmaya hiçbir zaman zorlanmamalıdır. Ancak hayır yanıtı da hemen kabul edilmemelidir.  Tıpkı yetişkinler gibi çocuklar da bu tür durumlarda korkabilir ve tereddüt edebilirler.  Çocuklara zaman tanınarak onlara neler olacağı, katılmalarının neden önemli olduğu açıklanarak ilk dirençlerini aşmaları sağlanabilir.

28  Çocuklar cenaze törenlerine katılmadıklarında bunun nedeni genellikle yetişkinlerin onları törende görmeyi istememeleridir. Buna saygı gösterilmelidir ancak yine de ana babalara, çocuklarının törene katılmalarının neden önemli olduğu ve bunu yaparlarsa edinilen deneyimler doğrultusunda sonradan karşılaşacakları benzer durumlarla daha iyi baş edebilecekleri açıklanmalıdır.

29  Çocukların hazırlanmadan veya durumla ilgili yeterli destek almadan törenlere katılmalarının davranış sorunlarını artırdığına ilişkin bazı araştırma bulguları mevcuttur. Bu sonuçlar özellikle okul öncesi yaşlar için geçerlidir.

30  Ölen kişi çok kötü yaralanmışsa çocuklar çoğunlukla törenin dışında bırakılırlar. Birçok yetişkinin ölü bedeni görmekten kaçınması da aynı nedenlerden kaynaklanır. Yetişkinlerin veya çocukların ölü bedeni görmekten vazgeçirilmeleri için bedenin çok fazla bozukmuş olması gerekir.  Ani ölümlerden sonra bu durumun gerçek dışı niteliği çok fazla olduğundan ve bu gibi durumlarda hayaller canlı kaldığından anılan türdeki ölümlerden sonra bedeni görmek özellikle önemlidir. Tek bir somut görüntüyü kabullenmek ‘Belki o değildi.’ veya ‘Onu görmemize izin verilmediğine göre kim bilir ne kadar kötü durumdaydı.’ gibi sürekli değişen hayallerle uğraşmaktan daha kolaydır.

31  Ölen kişinin nasıl göründüğünü anlatmaları için onu görmemiş olan yakınları ile ölen kişiyi görmüş olan acil tıp personeli veya hastane personeli arasında görüşme ayarlanabilir.  Çocuklar ve yetişkinler yitirdikleri kişinin bedenini görmekten ender olarak yakınırken, görmemiş olanlar daha sonra yıllarca pişmanlık duymaktadır.  Tabii ki bedenin durumu nedeniyle matemde olan yakınının bunu görmesi için teşvik edilmemesinin gerektiği koşullar da olabilir. Eğer görme konusunda ısrar ederlerse bunun engellenmemesi daha iyi olur. O zaman kişileri duruma mümkün olduğu kadar iyi hazırlamak ve sonradan yeterli biçimde izlemek gerekir.


"F. Beyza YAVUZER.  Ölüm olayında çocukların yas süreci hem bilişsel hem duygusal çaba gerektirir.  Aşağıda betimlenen kurallar bu yas sürecinin her." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları