Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Alifatik Yapılı Organik Bileşikler (2 saat) Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2008.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Alifatik Yapılı Organik Bileşikler (2 saat) Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2008."— Sunum transkripti:

1 Alifatik Yapılı Organik Bileşikler (2 saat) Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2008

2 Organik bileşiklerin tümü, alifatik bileşikler ve aromatik bileşikler olarak iki ana sınıfa ayrılırlar. ORGANİK BİLEŞİKLER

3

4 Alifatik bileşikler, molekül yapılarında, çeşitli atomların birbirlerine kovalent bağlanarak oluşmuş düz veya dallanmış zincir şeklinde iskelet içeren organik bileşikler ve bunların türevleridirler.

5 Aromatik bileşikler, özel bir doymamışlık gösteren benzen (benzol) ve türevleriyle, kondense benzen halkalarının oluşturduğu çeşitli bileşiklerdir.

6 Yalnızca karbon ( C ) ve hidrojen (H) atomlarından oluşan organik bileşikler hidrokarbonlar olarak bilinirler.

7

8

9 Hidrokarbonların isimlendirilmesinde moleküldeki karbon sayısı ve bağ türü önemlidir. Karbon sayısı ön ekte ifade edilir.

10 Hidrokarbonların isimlendirilmesinde bağ türü son ekte ifade edilir.

11

12

13 Alkanlar Alkanlar, C n H 2n+2 genel formülü ile gösterilebilen doymuş hidrokarbonlardır.

14 Bir alkandan türeyen kök genel olarak alkil diye tanımlanır.

15 4 karbonlu butan ve daha sonraki alkanlarda dallanma izomerleri meydana gelir.

16 Alkanların normal şartlarda (25 o C sıcaklık ve 1 atmosfer basınç şartları) 1-4 karbonluları gaz, 5-17 karbonluları sıvı, 18 ve daha fazla karbonluları katı halde bulunurlar.

17 Alkanların gaz ve katı olanları kokusuz olduğu halde sıvı olanlarında benzin kokusu belirgindir.

18 Alkanlar yeterli miktarda oksijen içinde tam yandıklarında karbon dioksit (CO 2 ) ve su (H 2 O) meydana gelir ve ısı enerjisi açığa çıkar.

19 Alkanların yetersiz oksijen nedeniyle tam olmayan yanmaları sonucunda karbon monoksit (CO), aldehitler, ketonlar, karboksilik asitler ve is şeklinde karbon meydana gelir; bunlar da önemli hava kirletici maddelerdir.

20 Uzun zincirli alkanların katalitik kırılmasıyla çeşitli petrol ürünleri oluşur.

21 Uzun zincirli alkanların termal kırılmasıyla serbest radikaller oluşur.

22 Alkenler Alkenler, C n H 2n genel formülü ile gösterilebilen doymamış hidrokarbonlardır.

23 Çift bağdaki karbona bağlı olan hidrojenlere vinil hidrojenleri denir; vinil hidrojenleri kimyasal reaksiyonları güçlükle verir.

24 Çift bağa komşu karbona bağlı olan hidrojenlere allil hidrojenleri denir; allil hidrojenleri kimyasal reaksiyonları kolaylıkla verir.

25 Alkenlerin katılma ve polimerizasyon reaksiyonları önemlidir.

26 Alkenlere hidrojen katılması ile alkanlar meydana gelir.

27 Çok ince dağılmış nikel olan Raney nikel ile yapılan hidrojenleme reaksiyonu, margarin üretiminde sıvı yağların hidrojenlenerek katı yağlara dönüştürülmelerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

28 Markovnikov kuralı veya katılmalarda Markovnikov yönlenmesi olarak bilinen kurala göre; çift bağ çevresinde simetrik olmayan alkenlere hidrohalojen asitleri katılmasında hidrojen, çift bağ çevresinde en çok hidrojeni olan karbona katılır, halojen ise diğer karbona katılır.

29 Alkenlere renkli olan brom (Br) ve iyot (I) gibi halojenlerin katılması sonucunda alken halojenürler (dihalojen alkanlar) meydana gelir ve halojenin rengi kaybolur; bu da çift bağın varlığını göstermesi bakımından önemlidir.

30 Asit katalizli bir reaksiyonla alkenlere su katılabilir ve alkoller meydana gelir.

31 Alkenlere oksijenin allotropu ve etkin bir yükseltgen olan ozon (O 3 ) katılması ile ozonürler üzerinden aldehit ve/veya ketonlar oluşur.

32 Alkenler perasitler ile etkileştiğinde epoksit ve karboksilik asit meydana gelir.

33 Alkenlerin polimerizasyon reaksiyonları, değişik mekanizmalarla gerçekleşir ve sonuçta endüstride önemli ürünler oluşur. poly(propene)

34 Alkinler Alkinler, karbonlar arasında üçlü bağ içeren bileşiklerdir; genel formülleri C n H 2n-2 ’dir. Alkinlerin R  C  C  H şeklinde olanlarına uç alkinler denir.

35

36

37 Asetilen (Etin), önemli bir endüstriyel bileşiktir; parlak bir alevle yanar ve büyük miktarda ısı açığa çıkar.

38 Organik halojen bileşikleri Organik halojen bileşikleri, karbon atomuna bağlı bir veya daha çok halojen içeren organik bileşiklerdir. primer sekonder tersiyer

39 Sentetik reçine, ilaç, boyarmadde gibi yararlandığımız pek çok organik halojen bileşiği vardır.

40 Etil klorür (C 2 H 5 Cl), lokal enestezide, özellikle diş sağaltımında önemli narkotiktir; püskürtme ile soğuk anestezi için kullanılır.

41 Metilen klorür (CH 2 Cl 2 ) de narkotik etkilidir; aynı zamanda endüstride çok kullanılır.

42 Kloroform (CHCl 3 ), çözücü olarak özellikle bazı maddeleri ekstrakte etmek için kullanılır. Narkotik olarak kloroform, solunumu, eterden daha az etkiler; fakat toksik etkisi kalp ve karaciğer bozukluklarına neden olabilmektedir.

43 Karbontetra klorür (CCl 4 ), organik çözücü olarak kullanılır. Karbontetra klorürün belirli bir narkotik etkisi vardır; fakat kronik zehirlenme sonucu karaciğer harabiyeti oluşturur.

44 Bromoform (CHBr 3 ), eczacılıkta alkol ile karıştırılarak kullanılır; sütle birlikte boğmaca öksürüğüne karşı etkilidir.

45 İyodoform (CHI 3 ), sarı pul şeklinde kristalleri ve karakteristik kokusuyla tanınır, antiseptik etkilidir.

46 Halotan (F 3 C  CHClBr), bayıltıcı etkilidir; ameliyat için narkoz olarak kullanılır.

47 Fransız bilgini V. Grignard tarafından 1912 de bulunan ve organik sentezlerde önemi kanıtlanan organo- magnezyum bileşikleri (RMgX), organik halojenürlerden elde edilirler. RMgX bileşikleri, Grignard bileşikleri olarak bilinirler.

48

49 Alkoller

50 Alkoller, hidroksil (  OH) grubu içeren bileşiklerdir.

51 Alkoller, hidroksil grubunun bağlı olduğu karbon atomunun primer (RCH 2  ), sekonder (R 2 CH  ), tersiyer (R 3 C  ) olmasına göre primer alkoller (RCH 2  OH), sekonder alkoller (R 2 CH  OH), tersiyer alkoller (R 3 C  OH) olarak sınıflandırılırlar.

52

53 Alkoller, moleküldeki hidroksil grubunun sayısına göre monoalkoller, dialkoller (glikoller), trialkoller, polialkoller olarak sınıflanabilirler.

54 Glikoller ve daha fazla sayıda hidroksil grubu içeren alkoller, yüksek değerli alkoller olarak adlandırılırlar.

55 Metanol, etanol ve propanoller suda her oranda çözünürler. Alkol molekülü büyüdükçe çözünme hızla azalır ve C>12’den sonraki alkoller pratik bakımdan suda çözünmezler.

56 Alkollerin molekülleri arasında hidrojen bağları bulunduğundan kaynama noktaları alkanlarınkinden yüksektir.

57 Alkoller, O  H bağı ile, suyun O  H bağı gibi asitlik reaksiyonu verirler; oksijen üzerinden proton ayrılır ve yerine başka bir atom veya grup girer. Alkoller sudan yaklaşık 100 kat daha zayıf asittirler. Alkollerin anyonlarına (R  O  ) alkolat veya alkoksit denir.

58 Alkoller, karboksilik asitlerle karboksilat esterlerini (R  COOR) oluştururlar.

59 Primer ve sekonder alkollerin  -hidrojenlerinin C  H bağının elektronları, uygun yükseltgenlerle alınırlar; böylece primer alkollerden aldehitler, sekonder alkollerden ketonlar meydana gelir. Tersiyer alkoller, normal koşullarda yükseltgenlerden etkilenmezler.

60 Alkollerin dehidrasyonu ile alkenler oluşur.

61 Metanol (CH 3 OH), ilk kez odunun damıtılma ürününden yalıtılmıştır; endüstride, sentetik reçinelerin üretilmesinde kullanılan formaldehidin sentezi için gereklidir. Metanol, organik çözücülerle kolayca karışır. Metanol, vücuttan çok yavaş atılır; özellikle göz sinirlerine zarar vererek körlüğe neden olabilir.

62 Etanol (C 2 H 5 OH), endüstride çözücü olarak, sentezlerde, hekimlikte ve eczacılıkta kullanılır. Alkollü içkileri üretmek için gerekli olan etanol, daha çok şekerli maddelerin veya nişastanın fermantasyonuyla elde edilir; sulu fermantasyon karışımından, birkaç kez damıtılarak ayrılır; bunun konsantrasyonu en çok %96’dır. %100’lük etil alkole mutlak alkol veya absolü alkol denir. Etanol, vücutta sedatif ve narkotik etkilidir; %70-80’lik etil alkol, dıştan kullanıldığında dezenfekte edicidir.

63 Eterler Eterler, genel formülü R  O  R şeklinde olan bileşiklerdir. Eter molekülünde oksijen üzerinde hidrojen bulunmadığından moleküller arasında hidrojen bağları meydana gelmez; bu nedenle eterlerin kaynama noktaları düşüktür.

64 Dietil eter (C 2 H 5  O  C 2 H 5 ), kısaca eter olarak bilinir; pratikte etil alkol+sülfürik asit karışımları ısıtılarak elde edilir; bu nedenle bazen eter sülfürik diye de adlandırılır. Eter, halk arasında lokman ruhu olarak bilinir; çok önceleri az miktarda koklanmak veya suya damlatılıp içilmek suretiyle ferahlatıcı ve rahatlatıcı olarak kullanılmıştır. 1 kısım eter+3kısım alkol karışımı, Hoffman damlası olarak bilinir; kolik tarzında ağrıları dindirmek için kullanılmıştır.

65 Eter buharı çok miktarda solunduğunda bayıltıcı ve anestetik etkilidir.

66 Eter, kimya laboratuvarlarında ekstraksiyon işleminde çok kullanılan bir çözücüdür; önemli sakıncası, kolay yanıcı olmasıdır.

67 Aldehit ve ketonlar Aldehit ve ketonlar, karbonil bileşikleridirler.

68 Açil bileşikleri

69 Aldehitler, primer alkollerin oksitlenmesiyle elde edilirler.

70 Ketonlar, sekonder alkollerin oksitlenmesiyle elde edilirler.

71 Aldehitler ve ketonlar polar olmakla birlikte molekülleri arasında hidrojen bağları meydana gelmez; bu nedenle kaynama noktaları alkollerinkinden daha düşüktür.

72 Aldehitlerin ve ketonların küçük moleküllü olanları suda çözünürler; çünkü su molekülleriyle hidrojen bağları yapabilirler. Molekül büyüdükçe hidrofob etkiden dolayı suda çözünürlükleri azalır.

73 Aldehitler ve ketonlar, reaksiyon yeteneği fazla olan bileşiklerdir; katılma, yükseltgenme, indirgenme, kondensasyon reaksiyonları verebilirler.

74 Triklorasetaldehite (kloral) su katılmasıyla uyku ilacı (hipnotik) olarak kullanılan kloral hidrat  Cl 3 C  CH(OH) 2  oluşur.

75 Aldehitler ve ketonlara alkol katılmasıyla yarı-asetaller oluşur.

76 Basit şekerlerin pek çoğu başlıca halkalı yarı-asetal yapısında bulunur.

77 Aldehitler ve ketonlar tiyollerle tepkimeye girerek tiyoasetalleri oluştururlar.

78 Aldehitler, güçlü yükseltgenlerle karboksilik asitlere yükseltgenirler. Ketonlar, güçlü yükseltgenlerle normal koşullarda reaksiyon vermezler.

79 Aldehitler yükseltgenirken yükseltgen maddeyi indirgerler.

80 Aldehitlere yükseltgenlerin etkisi, aldehitleri tanıma reaksiyonları bakımından önemlidir. Tollens belirteci, aldehitlerle sıcakta gümüş aynası verir. Fehling belirteci, aldehitlerle sıcakta kiremit kırmızısı Cu 2 O çökeltisi verir.

81 Farklı indirgenler, aldehitleri primer alkollere indirgerler.

82 Farklı indirgenler, ketonları sekonder alkollere indirgerler.

83 Aldehitlerin ve ketonların önemli bir reaksiyonu, enolleşme reaksiyonudur.

84 Karbonil bileşiklerinin keto ve enol şekilleri, özel tipte yapı izomerleridir.

85 Birbirine dönüşebilen keto ve enol hallerine tautomerler denir ve onların birbirine dönüşümüne tautomerleşme adı verilir.

86 Karbonil bileşiklerinin aldol kondensasyon reaksiyonu da önemlidir.

87 Formaldehit (HCHO), normal şartlarda gaz halde, karakteristik kokulu bir maddedir; endüstride metanolden elde edilir.

88 Formaldehit, proteinleri denatüre eder; bu nedenle tahriş edicidir; gaz ve çözelti halinde ellere, yüze ve göze değmesinden sakınılmalıdır.

89 %40’lık formaldehit çözeltisi, formol veya formalin diye bilinir. Formolde halâ %10-15 metanol bulunur. Formol, kuvvetli bir dezenfeksiyon maddesidir; anatomik dokuların, organların saklanmasında kullanılır.

90 Asetaldehit (CH 3  CHO), renksiz, kaynama noktası 21 o C olan, bayıltıcı kokuda bir maddedir.

91 Asetaldehit, asetik aside yükseltgenebilir veya etanole indirgenebilir.

92 Asetaldehit, sulu asitli ortamda kolaylıkla paraldehit adında halkalı bir trimer verir. Paraldehit özel kokulu bir sıvıdır; bir zamanlar uyku ilacı olarak kullanılmıştır; nefeste kötü bir koku oluşturur.

93 Aseton (CH 3  CO  CH 3 ), kaynama noktası 56 o C ve kendine has kokusu olan bir sıvıdır. Asetonun organik bileşikleri çözme gücü yüksektir; genellikle çözücü olarak kullanılır. Aseton, su, etanol ve eterle kolayca karışır.

94 Aseton, diabetes mellituslu hastaların vücudunda patolojik olarak fazla miktarda oluşur; idrarla ve solunumla atılır.

95 Karboksilik asitler Karboksilik asitler, genel formülleri R  COOH şeklinde olan organik bileşiklerdir.

96

97 Formik asit, asetik asit, propiyonik asit ve butirik asitler suda çözünürler. Daha fazla karbonlu karboksilik asitlerde R grubunun hidrofob etkisi ortaya çıkar ve çözünürlük gittikçe azalır.

98 Karboksilik asitler, primer alkol ve aldehitlerin yükseltgenmeleriyle, nitrillerin hidroliziyle elde edilebilirler.

99 Karboksilik asitler zayıf asitler olmakla birlikte alkali ve toprak alkali hidroksitleri, karbonatları ve bikarbonatlarıyla tuz oluşturabilirler; amonyak ve aminlerle de amonyum asetat (CH 3  COONH 4 ) ve metil amonyum asetat (CH 3  COOH 3 N  CH 3 ) gibi tuzlar oluşturabilirler.

100 Karboksilik asitler alkollere indirgenebilirler.

101 Karboksilik asitlerin dekarboksilasyonu ile alkanlar oluşur.

102 Karboksilik asitlerin  -hidrojeninin (veya hidrojenlerinin) yerine, fosforun katalitik etkisiyle, halojen geçmesi sonucu  -Halojen karboksilik asitler oluşur.

103  -Halojen karboksilik asitlerin halojenleri yerine çeşitli nükleofillerin girmesiyle karboksilik asitlerin çok sayıda türevleri yapılabilir. nükleofiller, üzerinde elektron çifti bulunan atom veya atom gruplarıdır. Nükleofiller, yüksüz veya anyon şeklinde olabilirler.

104 Karboksilik asitlerin katıldığı reaksiyonlarda, karboksilik asidin karboksil (  COOH) grubundaki H yerine metal veya alkil grupları geçebilir. Böylece sodyum asetat (CH 3  COONa) ve etil asetat (CH 3  COOC 2 H 5 ) gibi maddeler meydana gelir.

105 Karboksilik asitlerin katıldığı reaksiyonlarda, karboksilik asidin karboksil (  COOH) grubundaki -OH yerine halojen, azot, kükürt gibi heteroatomlu gruplar geçebilir. Böylece karboksilik asidin türevleri meydana gelir.

106 Asit klorürleri (R  COCl), karboksilik asidin -OH grubu yerine Cl geçmesiyle oluşurlar.

107 Asit klorürleri, genellikle uçucu sıvılardır ve su ile kolay hidroliz olurlar; asit klorür şişesinin kapağı açıldığında, hava nemiyle hidroliz nedeniyle duman çıktığı gözlenir.

108 Asit klorürleri (R  COCl), karboksilik asitlerin diğer türevlerini elde etmek için anahtar bileşiklerdir. Asit klorürleri (R  COCl), bazı bileşiklerin sentezinde ve alkollerin, aminlerin, türevlerini yaparak tanıma reaksiyonlarında sık kullanılan bileşiklerdir.

109 Karboksilik asit anhidritleri (R  CO  O  OC  R), karboksilik asitlerin ısıtılmasıyla oluşurlar.

110 Esterler, karboksilik asitler ile alkollerden oluşurlar.

111

112 Esterlerin değişik kullanım alanları vardır. Etil asetat, metil asetat, etil format gibi küçük moleküllü esterler, ekstraksiyon çözücüsü ve boya seyreltme çözücüsü (tiner) olarak çok kullanılırlar.

113 Butirik asit, valerik asit gibi karboksilik asitlerin bazı esterleri elma, armut, muz gibi meyve kokusunda olduğundan yiyecek ve içeceklere yapay koku vermek için kullanılırlar.

114 Aromatik esterler parfüm olarak kullanılırlar.

115 Gliserinin yağ asidi triesterleri, hayvansal ve bitkisel yağları oluşturan trigliseridlerdir.

116 Trigliseridlerin baz (örneğin NaOH) katalizli hidrolizleri, yağ asitlerinin sodyum tuzları karışımını verir. Olay sabunlaşma (saponifikasyon) olarak adlandırılır, oluşan madde sabun olarak adlandırılır.

117 Tioesterler, yüksek enerjili bileşiklerdir; organizmada sentez reaksiyonlarında önemlidirler.

118 Amidler, monoaçil amonyak yapısındadırlar. Amidlerin en belirgin özellikleri, oldukça polar bileşikler olmalarıdır.

119 Diaçil amonyak türevlerine imidler denir.


"Alifatik Yapılı Organik Bileşikler (2 saat) Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2008." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları