Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Doç. Dr. Korkut ÖZKORKUT (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi)

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Doç. Dr. Korkut ÖZKORKUT (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi)"— Sunum transkripti:

1 Doç. Dr. Korkut ÖZKORKUT (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi)

2  “Türk işletmelerinin uluslararası ticaret, endüstri, hizmet, sermaye ve finans piyasalarının, sürdürülebilir rekabet gücünü haiz güvenilir aktörleri olmalarıdır. …”

3 ,.  Bu hedef açısından, ticari işletmelerde ve özellikle de sermaye şirketlerinde kökten değişikliğe gidilerek, teknik bir kavram olan finansal raporlama esas alınmaktadır.

4  Bu hedef doğrultusunda ayrıca, anonim ve limited şirketlerde şirketin bir organı olan ve haklarında herhangi bir eğitim şartı aranmamış bulunan denetçiler yerlerini artık bağımsız ve uzman denetçilere bırakmaktadır (bkz. m.400, 635). Aynı denetim anlayışı sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde de geçerlidir.

5  Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun yetkisi  MADDE 88 - (1) 64 ilâ 88 inci madde hükümlerine tâbi gerçek ve tüzel kişiler gerek ticarî defterlerini tutarken, gerek münferit ve konsolide finansal tablolarını düzenlerken, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara aynen uymak ve bunları uygulamak zorundadırlar. 514 ilâ 528 inci maddeler ile Kanunun ilgili diğer hükümleri saklıdır.  (2) Bu düzenlemeler, uygulamada birliği sağlamak ve finansal tablolara milletlerarası pazarlarda geçerlilik kazandırmak amacıyla, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına tam uyumlu olacak şekilde, yalnız Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından belirlenir ve yayımlanır.  (3) Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunca, değişik ölçütteki işletmeler ve sektörler için, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları tarafından farklı düzenlemelere izin verildiği hâllerde özel ve istisnaî standartlar konulabilir; bunları uygulayanlar, söz konusu durumu finansal tablo dipnotlarında açıklarlar.  (4) Kanunlarla, belirli alanları düzenlemek ve denetlemek üzere kurulmuş bulunan kurum ve kurullar, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmak ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun onayını almak şartıyla, kendi alanları için geçerli olacak standartlar ile ilgili olarak ayrıntıya ilişkin, sınırlı düzenlemeleri yapabilirler.  (5) Türkiye Muhasebe Standartlarında hüküm bulunmayan hâllerde, ilgili oldukları alan dikkate alınarak, dördüncü fıkrada belirtilen ayrıntıya ilişkin düzenleme, ilgili düzenlemede de hüküm bulunmadığı takdirde milletlerarası uygulamada genel kabul gören muhasebe ilkeleri uygulanır.

6  Defterlerin, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını yansıtır şekilde hazırlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına (m. 88), bu standartlarda hüküm bulunmayan hallerde doğrudan Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'na göre, tacirin ticarî işlemleriyle malvarlığı durumunu açıkça gösterir şekilde tutulması şarttır. Muhasebenin tutuluşunda Türkiye Muhasebe Standartları ve bu bağlamda IFRS emredici niteliktedir. Bu sonuç 88 inci maddeden doğar. Hükmün Türkiye Muhasebe Standartlarına ve Tasarının 88 inci maddesine gönderme yapması özel bir anlam taşır.  Muhasebe Vergi Usul Kanununa ve vergi mevzuatına göre tutulamaz. Muhasebe vergi için tutulmaz.  Vergi verilerini ve sonuçlarını bu suretle tutulan muhasebeye dayandırır. 6

7  MADDE (1) Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır.

8  Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat:  Madde 3 – (DeğiĢik : 30/12/ /1 md.)  A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.  Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır.  B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.

9  “Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik:  Madde 175 – Mükellefler bu kısmında yazılı maksat ve esaslara uymak şartiyle, defterlerini ve muhasebelerini işlerinin bünyesine uygun olarak diledikleri usulu ve tarzda tanzim etmekte serbesttirler. (Ek: 28/8/ /1 md.) Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı; muhasebe standartları, tek düzen hesap planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bunları mükellef, şirket ve işletme türleri itibariyle uygulatmaya ve buna ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.  Ticaret Kanununun ticari defterler hakkındaki hükümleri mahfuzdur.  (Ek : 25/5/ /4 md.) Maliye Bakanlığı, muhasebe kayıtlarını bilgisayar programları aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu bilgisayar programlarını üreten gerçek ve tüzel kişilerce uyulması gereken kuralları ve bilgisayar programlarının içermesi gereken asgari hususlar ile standartları ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”  (Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği /Tek Düzen Hesap Planı)

10  “Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik  Madde 139-  (1) Defter tutacaklar 135 inci maddedeki amacı sağlamak ve tabi oldukları kanunlara bağlı kalmak şartıyla defterlerini ve muhasebelerini işlerinin niteliğine uygun olarak diledikleri usul ve biçimde düzenlemekte serbesttirler.”  [Maddede muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına, mali tablolara ve bunları çıkarma yetkisine yer verilmemiştir (!)].

11  Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun kurulması; 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu’nca 26/9/2011 tarihinde kararlaştırılmıştır.  BİRİNCİ BÖLÜM  Amaç, Kapsam ve Tanımlar  Amaç ve kapsam  MADDE 1 ‒ (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Muhasebe Standartlarını oluşturmak ve yayımlamak, bağımsız denetimde uygulama birliğini, gerekli güveni ve kaliteyi sağlamak, denetim standartlarını belirlemek, bağımsız denetçi ve bağımsız denetim kuruluşlarını yetkilendirmek ve bunların faaliyetlerini denetlemek ve bağımsız denetim alanında kamu gözetimi yapmak yetkisini haiz Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun kuruluş, teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

12  Mevcut standartların ve diğer düzenlemelerin geçerliliği  GEÇİCİ MADDE 1 ‒ (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Kurum tarafından yayımlanacak standart ve düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar, bu hususlara ilişkin mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir.  (2) Denetim standartları ve bağımsız denetimle ilgili olarak diğer kanunlarda yer alan hükümlerin bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırılık teşkil eden hükümleri uygulanmaz.  MADDE 7 *– 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.  “(3) Diğer mevzuatta Türkiye Muhasebe Standartları Kuruluna yapılan atıflar, Kuruma yapılmış sayılır.  (4) 9 uncu maddede belirtilen görev ve yetkilere ilişkin olarak 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve diğer kanunlar ile bunlara istinaden yapılan düzenlemelerde karşılığında idari para cezası öngörülen ve 2/11/2011 tarihinden sonra işlenen fiiller nedeniyle ilgili mevzuata göre idari yaptırım kararı almaya Kurul yetkilidir. Bu tarihten sonra işlendiği tespit edilen fiiller yaptırım uygulanıp uygulanmadığı belirtilmek suretiyle Kuruma bildirilir. Bu madde uyarınca verilen para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir.”  *6300 Sayılı BAZI KANUNLAR İLE KAMU GÖZETİMİ, MUHASEBE VE DENETİMSTANDARTLARI KURUMUNUN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN ile eklenen madde, RG , S

13  “Diğer hükümler  MADDE 26 ‒ (1) Kanuni defterlerin Kurulca yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olarak tutulması ve finansal tabloların bu standartlara göre düzenlenmesi şarttır. Ancak, 5018 sayılı Kanun kapsamındaki idareler ile bilanço esasında defter tutmakla yükümlü bulunmayanlar bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi değildir.  (2) Kurul, değişik işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için uluslararası muhasebe standartlarından farklı düzenlemeler yapmaya yetkilidir.”  “MADDE 2 - j) Türkiye Muhasebe Standartları: Kurul tarafından onaylanarak Türkiye Muhasebe Standardı ve Türkiye Finansal Raporlama Standardı adıyla yayımlanan muhasebe standartlarını, … ifade eder.  “Düzenleyici işlemler  MADDE 27 ‒ (1) Kurul; 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b), (ç) ve (d) bentlerinde yer alan yetkilerinin kullanılmasına yönelik usul ve esasları çıkaracağı yönetmeliklerle belirler.  (2) Kurumun hazırlayacağı ikincil düzenleme taslakları kamuoyunun bilgisine sunulmak üzere en az yedi gün süreyle uygun vasıtalarla duyurulur.  (3) Kanunlarla belirli alanları düzenlemek ve denetlemek üzere kurulmuş bulunan kurum ve kurullar, Kurulun onayını almak ve Kurul tarafından yayımlanan standartlarda yer alan esaslara uygun olmak kaydıyla Türkiye Muhasebe ve Denetim Standartlarına ek olarak kendi alanları için geçerli olacak ayrıntıya ilişkin sınırlı düzenlemeler yapabilirler.”  “Türk Ticaret Kanununun uygulanması  MADDE 31 ‒ (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun bağımsız denetimle ilgili hükümleri uygulanır.”

14  “Diğer hükümler  MADDE 26 ‒ (1) Kanuni defterlerin Kurulca yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olarak tutulması ve finansal tabloların bu standartlara göre düzenlenmesi şarttır. Ancak, 5018 sayılı Kanun kapsamındaki idareler ile bilanço esasında defter tutmakla yükümlü bulunmayanlar bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi değildir.  (2) Kurul, değişik işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için uluslararası muhasebe standartlarından farklı düzenlemeler yapmaya yetkilidir.”  (6300 sayılı Kanun ile değiştirilmiş 2. fıkra)  (2) Kurul, değişik işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için 9 uncu madde uyarınca belirlenen standartlardan farklı düzenlemeler yapmaya, bağımsız denetimin kapsamını ve içeriğini belirlemeye yetkilidir. Bu düzenlemeler, ilgili standartların cüz’ü addolunur.

15  İlk Kurul üyelerinin atanması  GEÇİCİ MADDE 2 ‒ (1) 4 üncü maddede öngörülen atamalar, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlük tarihinden itibaren bir ay içerisinde yapılır sayılı Kanunun bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan ek 1 inci maddesine dayanılarak atanan Kurul Başkan ve üyelerinin görevleri bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte sona erer.  (2) Kurul, Başkan ve üyelerinin atama tarihini izleyen altı ay içinde Kurum teşkilatını oluşturarak Kurumun faaliyete geçmesini sağlar.

16  Kurulun görev ve yetkileri  MADDE 9 ‒ (1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:  a) Tabi oldukları kanunlar gereği defter tutmakla yükümlü olanlara ait finansal tabloların; ihtiyaca uygunluğunu, şeffaflığını, güvenilirliğini, anlaşılabilirliğini, karşılaştırılabilirliğini ve tutarlılığını sağlamak amacıyla, uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Muhasebe Standartlarını oluşturmak ve yayımlamak.  …

17  T.C.  BAŞBAKANLIK22 Kasım 2011  B.02.0.PPG /11349  CUMHURBAŞKANLIĞI YÜCE KATINA  660 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile kurulmuş bulunan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun Maliye Bakanlığı ile ilgilendirilmesini, 27/9/1984 tarihlive 3046 sayılı Kanuna 3/6/2011 tarihli ve 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen 19/A maddesi uyarınca takdir ve tensiplerinize arz ederim.   Recep Tayyip ERDOĞAN  Başbakan  —————  T.C.  CUMHURBAŞKANLIĞI 25 Kasım 2011  B.01.0.KKB.01-08/D   BAŞBAKANLIĞA  İLGİ : 22/11/2011 tarihli ve B.02.0.PPG /11349 sayılıyazınız.  660 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile kurulmuş bulunan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun Maliye Bakanlığı ile ilgilendirilmesi, 27/9/1984 tarihlive 3046 sayılı Kanunun 19/A maddesi uyarınca uygun görülmüştür.  Bilgilerini rica ederim.  Abdullah GÜL  CUMHURBAŞKANI

18  Bağlılık değişikliği  MADDE 19/A- (Ek: KHK/ / m.2) Bakanlık bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları (10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan kurumlar dahil) Başbakanın teklifi ve Cumhurbaşkanının onayı ile, Başbakanlıkla veya diğer bakanlıklarla ilgilendirilebilir. Söz konusu kuruluşların özel kanunlarında bağlı, ilgili ve ilişkili olunan bakanlığa ya da bakana verilen yetki ve görevler ilgilendirilen bakanlık veya bakan tarafından kullanılır ve yerine getirilir.(Ek cümle: KHK/ / m.45) “Bakan, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların (5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan kurumlar dâhil) her türlü faaliyet ve işlemlerini denetlemeye yetkilidir.”m.2 m.45

19  “Bağımsızlığı zedeleyici ve hatta engelleyici bu siyasi irade yoğunlaşmasının pratik sonucu kanaatimizce şu olabilecektir: Türkiye’ye yatırım yapmak üzere gelmeyi düşünen yatırımcılar, muhtemelen bu kadar yoğun siyasal iradenin vesayeti altındaki bir kamu gözetim sistemine güven duymayacakları için kendi ülkelerinden denetim firmalarını Türkiye’de mütekabiliyet esasına uygun olarak denetim yapanlar listesine kaydettirecek ya da buna bile gerek duymaksızın bu denetim firmalarının yatırım yapmayı düşündükleri şirket ya da şirketleri(n finansal tablolarını) denetlemesini isteyecekler; o denetçi ya da denetim kuruluşları tarafından verilmiş bağımsız denetim raporları olmadıkça da Türkiye’de yatırım yapmayı düşünmeyeceklerdir. Böyle bir gelişme de zaman içinde Türkiye’deki bağımsız denetçilerin çalışmalarına ve kamu gözetiminde yeni kurulmuş olan Kurum’un işleyişine önemli bir sekte vurabilecektir.”**  **Özkorkut, Korkut, 6102 sayılı Türk TicaretKanunu’nda Düzenlenmeiş Bağımsız Denetimin Geleceği Açısından Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’nun Bağımsızlığının Önemi, Vergi Sorunları Dergisi, Haziran 2012, S.285, s.63.

20  Amaç  MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ’ler) İçin Türkiye Finansal Raporlama Standardı”nın yürürlüğe konulmasıdır.  Kapsam  MADDE 2 – (1) Bu Tebliğin kapsamı, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan KOBİ TFRS metninde belirlenmiştir.  Hukuki dayanak  MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 28/7/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1 inci maddesi ile 24/2/2004 tarihli ve 2004/6924 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.  …  Yürürlük  MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan KOBİ TFRS yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. Uygulama ile ilgili hususlar TMSK tarafından yayımlanacak uygulama tebliğleri ile duyurulur.  Yürütme  MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür. Doç. Dr. Korkut Özkorkut 20

21  "GEÇİCİ MADDE 1 - (1) Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından belirlenen Türkiye Muhasebe Standartları;  (a) Türkiye Muhasebe Standartları, Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS) ve yorumları ile,  (b) Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Türkiye Finansal Raporlama Standartlarından (KOBİ TFRS) oluşur.  (2) Aşağıda sayılanlar TMS TFRS ve Yorumlarını uygulamakla yükümlüdürler:  (a) Bu kanunun 1534 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ila (e) bendlerindeki sermaye şirketleri,  (b) TMS TFRS ve Yorumlarını uygulamayı tercih edenler.  (3) Aşağıda sayılanlar KOBİ TFRS'nı uygulamakla yükümlüdürler.  (a) Bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalan ve işletme yönetiminde yer almayan işletme sahipleri, işletmeye borç verenler ve kredi derecelendirme kuruluşları gibi dış kullanıcılar için genel amaçlı finansal tablo düzenleyen işletmeler,  (b) TMS TFRS'nı uygulamayı tercih eden KOBİ tanımındaki işletmelerden tekrar KOBİ TFRS uygulamasına dönmek isteyen işletmeler,  (4) Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu, küçük ölçekli işletmeleri KOBİ/TFRS’ndan kısmen veya tamamen muaf tutmaya veya bunlar için ayrı standartlar belirlemeye yetkilidir.  (5) Türkiye Muhasebe Standartları (TMS TFRS ve Yorumları ile KOBİ TFRS) ve kavramsal çerçevede belirlenen ilkeler bu kanunun ticarî defterlere, finansal tablolara ve raporlamaya ilişkin hükümleri ile ilgili diğer hükümlerine de uygulanır."

22 22 Doç. Dr. Korkut Özkorkut

23  "B) Ölçeklerine göre işletmeler  Madde (1) Küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri tanımlayan ölçütler, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun görüşleri alınarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yönetmelikle düzenlenir. Yönetmelik, Resmî Gazetede yayımlanır. Bu ölçütler, bu Kanunun ticarî defterler ile finansal tablolara ve raporlamaya ilişkin olanlar başta olmak üzere, ilgili tüm hükümlerine uygulanır."

24

25  …  Tanımlar  Madde 4 - Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;  a) İşletme: Yasal statüsü ne olursa olsun, bir veya birden çok gerçek veya tüzel kişiye ait olup, bir ekonomik faaliyette bulunan birimleri,  b) Küçük ve orta büyüklükte işletme (KOBİ): İkiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmibeş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan ve bu Yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ve kısaca "KOBİ" olarak adlandırılan ekonomik birimleri,  …  Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin sınıflandırılması  Madde 5 - KOBİ'ler aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır.  a) Mikro işletme: On kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu bir milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan çok küçük ölçekli işletmeler,  b) Küçük işletme: Elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu beş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan işletmeler,  c) Orta büyüklükteki işletme: İkiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmibeş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan işletmeler.  … Doç. Dr. Korkut Özkorkut 25

26 İşletme kategorisi Çalışan Sayısı Yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosu Orta büyüklükte < 250 < TL Küçük < 50 < TL Mikro < 10 < TL

27  SME Definition  On 6 May 2003 the European Commission adopted Recommendation 2003/361/EC regarding the SME definition which replaced from 1 January The revision takes account of the economic developments since 1996 and the lessons drawn from the application of the definition. In particular, it raises the financial ceilings to take into account price and productivity increases since 1996 and introduces a typology of enterprises (difference between the three categories: autonomous, partner and linked) and a calculation method for the thresholds, which gives a realistic picture of their economic strength. It ensures that enterprises which are part of a larger grouping and could therefore benefit from a stronger economic backing than genuine SMEs, do not benefit from SME support schemes.  Enterprises qualify as micro, small and medium-sized enterprises (SMEs) if they fulfil the criteria laid down in the Recommendation which are summarized in the table below. In addition to the staff headcount ceiling, an enterprise qualifies as an SME if it meets either the turnover ceiling or the balance sheet ceiling, but not necessarily both.  Enterprise category Headcount (Net) Turnover or Balance sheet total  medium-sized < 250 ≤ € 50 million (40 million) ≤ € 43 million (20 million)  small < 50 ≤ € 10 million (10 million) ≤ € 10 million (5 Million)  micro < 10 ≤ € 2 million ≤ € 2 million

28  Madde (1) Bu Kanunun 1522 nci maddesine istinaden belirlenen küçük ve orta ölçekli işletme ölçütleri, sermaye şirketleri için de geçerlidir. Bu ölçütlerin üzerindeki sermaye şirketleri ise büyük sermaye şirketi sayılır.  (2) Küçük ve orta ölçekli olsalar dahi, aşağıdaki şirketler büyük sermaye şirketi sayılırlar:  (a) Borçlanma araçları veya öz kaynağa dayalı finansal araçları kamuya açık bir piyasada (yerel ve bölgesel piyasalar da dâhil olmak üzere, yerli veya yabancı bir sermaye piyasasında veya tezgâh üstü piyasada) işlem gören veya bu tür bir piyasada işlem görmek üzere söz konusu araçları ihraç edilme aşamasında bulunan sermaye şirketleri,  (b) Esas faaliyet konularından biri, varlıkları güvenilir kişi sıfatıyla geniş bir kitle adına muhafaza etmek olan bankalar, yatırım bankaları, sigorta şirketleri, emeklilik şirketleri ve benzerleri.  (3) Birinci fıkraya göre belirlenen büyüklük ölçütleri, bilanço günü itibarıyla, birbirini izleyen iki faaliyet döneminde aşılmışsa veya bu ölçütlerin altında kalınmışsa şirketin büyüklük yönünden konumu değişir.  (4) Tür değiştirme hâlinde ve yeni kuruluş şeklindeki birleşmelerde, şirketin konumu, tür değiştirmenin veya birleşmenin gerçekleşmesinden sonraki ilk bilanço gününde, birinci ve ikinci fıkralarda yer alan şartlara göre belirlenir.  (5) İşçi sendikalarının ve diğer kanunlarda öngörülmüş bulunan yetkililerin ve kişilerin bu konuda bilgi alma hakları saklıdır.

29  Denetçi olabilecekler  MADDE (1) Denetçi, ancak ortakları, yeminli malî müşavir veya serbest muhasebeci malî müşavir unvanını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir. Orta ve küçük ölçekli anonim şirketler, bir veya birden fazla yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci malî müşaviri denetçi olarak seçebilirler. Bağımsız denetleme kuruluşlarının kuruluş ve çalışma esasları ile denetleme elemanlarının nitelikleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.  …

30  GEÇİCİ MADDE 2- (1) Kamu tüzel kişiliğini haiz Türkiye Denetim Standartları Kurulu kuruluncaya kadar, 397 nci maddede belirtilen Türkiye Denetim Standartları; Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) ile ilişkili bir Kurul tarafından uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu olarak belirlenir. Kurulun, hangi kurum ve kuruluşların temsilcilerinden oluşacağı ile çalışma usul ve esasları, TÜRMOB tarafından hazırlanacak ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yayınlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.

31  GEÇİCİ MADDE 3- (1) Kamu adına denetleyici tüzel kişiliği haiz bir üst kurum kurulup faaliyete geçinceye kadar 400 üncü maddede öngörülen denetçilerin, denetlemelerini bu Kanun hükümleriyle standartlara ve amaca uygun olarak yapmalarını sağlamak için, denetçiler yerinden ve internette, denetleme belgelerine erişim suretiyle ve ayrıca gerekli bilgileri de alarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenir. Bu üst denetimin usul ve esasları 400 üncü madde uyarınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.

32 ŞİRKET -FİNANSAL TABLOLAR (TMS/TFRS - KOBİ TFRS uyumu) -Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu -Riskin erken teşhisi ve yönetimi sistemi (varlığı ve işlerliği) DENETÇİ KAMU GÖZETİM OTORİTESİ GÖZETİM DENETİM

33  Tanımlar  MADDE 2 ‒ (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında;  a) Bağımsız denetçi: Bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış meslek mensupları arasından Kurum tarafından yetkilendirilen kişileri,  b) Bağımsız denetim: Finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin, finansal raporlama standartlarına uygunluğu ve doğruluğu hususunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacıyla, denetim standartlarında öngörülen gerekli bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenmesi ve değerlendirilerek rapora bağlanmasını,  c) Bağımsız denetim kuruluşu: Bağımsız denetim yapmak üzere, Kurum tarafından yetkilendirilen sermaye şirketlerini,  …  ifade eder.

34  Mevcut standartların ve diğer düzenlemelerin geçerliliği  GEÇİCİ MADDE 1 ‒ (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Kurum tarafından yayımlanacak standart ve düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar, bu hususlara ilişkin mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir.  (2) Denetim standartları ve bağımsız denetimle ilgili olarak diğer kanunlarda yer alan hükümlerin bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırılık teşkil eden hükümleri uygulanmaz.  Kurulun görev ve yetkileri  MADDE 9 ‒ (1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:  …  f) Bağımsız denetim yapacak meslek mensuplarına yönelik sınav, yetkilendirme ve tescil yapmak, disiplin ve soruşturma işlemlerini yürütmek, sürekli eğitim standartları ile mesleki etik kurallarını belirlemek, bunlara yönelik olarak kalite güvence sistemini oluşturmak ve bu alanlardaki eksikliklerin düzeltilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak. …

35  Kamu yararını ilgilendiren kuruluşların bağımsız denetimi  MADDE 23 ‒ (1) Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlarda denetim sadece bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılır.  (2) Kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimini yapacak bağımsız denetim kuruluşlarının yetkilendirilmesi sürecinde Kurum, bunların ilgili olduğu sektörü düzenleme ve denetleme yetkisini haiz kurul, kurum veya kuruluşların görüşünü alır.  (3) Kurum, bağımsız denetim kuruluşlarının yetkilendirilmesine yönelik olarak 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca yapılacak düzenlemelerde, kamu yararını ilgilendiren kuruluşların ilgili olduğu sektörü düzenleme ve denetleme yetkisini haiz kurul, kurum veya kuruluşlarca talep edilmesi halinde, bunların görüşünü almak suretiyle sektörün özelliğine göre farklı ölçütler belirleyebilir.  Tanımlar  MADDE 2 ‒ (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında; …  ğ) Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlar: Halka açık şirketler, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, finansal kiralama şirketleri, varlık yönetim şirketleri, emeklilik fonları, ihraççılar ve sermaye piyasası kurumları ile faaliyet alanları, işlem hacimleri, istihdam ettikleri çalışan sayısı ve benzeri ölçütlere göre önemli ölçüde kamuoyunu ilgilendirdiği için Kurum tarafından bu kapsamda değerlendirilen kuruluşları,  …ifade eder.

36  Kurulun görev ve yetkileri  MADDE 9 ‒ (1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır: …  ç) Bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşlarının kuruluş şartlarını ve çalışma esaslarını belirlemek, bu şartları taşıyan kuruluşları ve bağımsız denetim yapacak meslek mensuplarını yetkilendirerek listeler halinde ilan etmek ve bunları oluşturacağı resmi sicile kaydederek Kurumun internet sitesinde kamuoyunun erişimine sürekli olarak açık tutmak.  …  g) Yabancı ülkelerin Kurulun görev alanıyla ilgili konularda yetkili birimleriyle işbirliği yapmak, mütekabiliyet esasına göre Türkiye’de bağımsız denetim yapmasına yetki verilen yabancı ülke denetim kuruluşları ve denetçilerini listeler halinde ilan etmek ve bunları oluşturacağı resmi sicile kaydederek Kurumun internet sitesinde kamuoyunun erişimine sürekli olarak açık tutmak.

37  Fasıl 6: Şirketler Hukuku  Şirketler hukuku alanında kayda değer ilerleme sağlanmıştır. Uzun süredir bekleyen ve bu fasıldaki müzakereler bakımından kilit unsur olan Türk Ticaret Kanunu (TTK), 14 Şubat 2011 tarihinde yayımlanmış olup, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. TTK’nın AB müktesebatıyla tam uyumlu olup olmadığı teyide muhtaçtır.Şirketlerin elektronik ortamda tescilleri için pilot uygulama, Mersin Ticaret ve Sanayi Odasında başlatılmıştır. Yeni TTK ile, her sermaye şirketinin bir internet sitesi açması ve bu sitede şirket ilanlarını, finansal tabloları ve raporları yayımlaması zorunlu kılınmıştır. Yeni şeffaflık koşulları uyarınca, küçük ve orta ölçekli işletmelerin de (KOBİ) internet sitesi kurması ve ticaretunvanlarını, markalarını ve alan adlarını tescil ettirmesi zorunludur. Yeni TTK ile, Türk hukuk sisteminde ilk defa bir kişinin tek başına anonim ve limited şirket kurması mümkün olacaktır. Halka açık anonim şirketlerin kurumsal yönetim ilkeleri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenecektir. Belirli bir miktar sermayeye karşılık gelen pay senetleri, kuruluş aşamasında halka arz edilebilir. Yeni TTK ile, şirketlerin bölünmesi ilk defa düzenlenmiştir. Şirketlerin ve anonim şirketlerin ticari defterleri ve yıl sonu finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmalıdır. KOBİ’ler, en az bir yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci mali müşaviri denetçi olarak seçecektir. Türkiye Denetim Standartları Kurulu kuruluncaya kadar, ulusal denetim standartları, uluslararası denetim standartları ile uyumlu olarak belirlenecektir. Denetçiler, yalnızca bağımsız denetleme kuruluşu olabilirler. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, denetçileri geçici olarak denetleyecektir. Bir anonim şirket veya başka bir şirket kurmak, şirketin sermayesini artırmak amacıyla halktan para toplanabilmesi için SPK’nın izni gerekmektedir. SPK, toplanan tutarların, öngörülen amaca uygun olarakkullanıldığını doğrular.Başta ticari yargı olmak üzere, yargının TTK’yı uygulama kapasitesi henüz belirsizdir. İllerdeki ticari meslek örgütleri, yeni TTK konusunda eğitim seminerleri düzenlemektedir. Ancak, yeni kuralları yargıya ve diğer paydaşlara tanıtmak amacıyla başka eğitim ve kapasite oluşturma faaliyetleri düzenlenmemiştir. M uhasebe konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK), birçok standart, Uluslararası Muhasebe Standartlarının (IAS) yorum ve revizyonunu yayımlamıştır. KOBİ’lere yönelik eğitim materyalleri yayımlanmıştır. KOBİ’ler için Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) konusunda eğiticilerin eğitimi için modüller hazırlanmış ve ilk çalıştay gerçekleştirilmiştir. TMSK personelinin sayısı artırılmıştır. Yeni personel için uzmanlık eğitimi düzenlenmiştir.  Denetleme konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.  Sonuç  Açıklığı, şeffaflığı ve uluslararası muhasebe ve denetim standartlarına bağlılığı artırması beklenen yeni Türk Ticaret Kanununun kabul edilmesinin ardından, bu fasılda genel olarak önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Ancak, denetlemeye yönelik hukuki ve kurumsal çerçeve henüz mevcut değildir ve ticari yargının kapasitesinin artırılması gerekmektedir. 37

38  IFRS for SMEs  Adopting the International Financial Reporting Standards for SMEs (IFRS for SMEs) for mandatory use within the EU was considered as an option. Stakeholders, notably public authorities, were, however, divided on this idea and the Impact Assessment also concluded that introducing this new standard would not serve the objectives of simplification and reduction of administrative burden.  Moreover, considering that the IFRS for SMEs is a relatively new standard, experience with its implementation worldwide was still lacking.  Mandatory adoption of the IFRS for SMEs is not being pursued as a policy within this proposal, and differences between this proposed Directive and the IFRS for SMEs in the areas of presentation of unpaid subscribed share capital and the amortisation periods for goodwill whose expected useful life cannot be reliably estimated mean that explicit full adoption of the IFRS for SMEs will not be possible.

39  10) Special rules for the statutory audit of small and medium-sized undertakings (Articles 43a and 43b)  Following the recent Commission proposal, small undertakings would no longer be required by EU law to have their financial statements audited, although Member States may still require it. However, the requirement will continue to apply to medium-sized undertakings.  When medium-sized undertakings are audited pursuant to EU law, the amended Directive requires Member States to ensure that the way in which the auditing standards are applied are adapted to the dimension and scale of those undertakings. Moreover, small undertakings having their accounts audited either because required by national law or voluntarily, should also benefit from this proportionate application of the standards. This calibration of the audit to the size of the audited entity should result in better audit services to the small and medium sized undertakings concerned and possibly lower cost. The proposed measure does not define in detail how proportionate application of the standards must be done; applying the subsidiarity principle, this is left to the discretion of Member States.  It is important to underline, that where a small or medium-sized undertaking is a PIE, it is the provisions contained in the draft Regulation on specific requirements on statutory audit of public- interest entities that would apply.

40  Tanımlar  MADDE 2 ‒ (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında; …  ğ) Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlar: Halka açık şirketler, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, finansal kiralama şirketleri, varlık yönetim şirketleri, emeklilik fonları, ihraççılar ve sermaye piyasası kurumları ile faaliyet alanları, işlem hacimleri, istihdam ettikleri çalışan sayısı ve benzeri ölçütlere göre önemli ölçüde kamuoyunu ilgilendirdiği için Kurum tarafından bu kapsamda değerlendirilen kuruluşları,  … ifade eder.  Kamu yararını ilgilendiren kuruluşların bağımsız denetimi  MADDE 23 ‒ (1) Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlarda denetim sadece bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılır.  (2) Kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimini yapacak bağımsız denetim kuruluşlarının yetkilendirilmesi sürecinde Kurum, bunların ilgili olduğu sektörü düzenleme ve denetleme yetkisini haiz kurul, kurum veya kuruluşların görüşünü alır.  (3) Kurum, bağımsız denetim kuruluşlarının yetkilendirilmesine yönelik olarak 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca yapılacak düzenlemelerde, kamu yararını ilgilendiren kuruluşların ilgili olduğu sektörü düzenleme ve denetleme yetkisini haiz kurul, kurum veya kuruluşlarca talep edilmesi halinde, bunların görüşünü almak suretiyle sektörün özelliğine göre farklı ölçütler belirleyebilir.

41   MÜKELLEF TÜRÜ  Gerçek Kişi  Limited Şirket  Adi Ortaklık  Anonim Şirket  Diğer  Kooperatif  Kollektif Şirket  Adi Kom. Şirket  Eshamlı Kom. Şirket  ______________________________________________________________________________________________  TOPLAM  KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEF SAYILARI 2011-Aralık *  NOT : OCAK ARALIK 2011 DÖNEMİNDE RE'SEN TERK İŞLEMİNE TABİ TUTULARAK KAYDI SİLİNEN MÜKELLEF SAYISI ' DİR.* *Gelir İdaresi Başkanlığı (eski yapısı ve adıyla Gelirler Genel Müdürlüğü), Faaliyet Raporları, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve  *Gelir İdaresi Başkanlığı, istatistikler. 41

42  Anonim Şirket ( =)  Limited Şirket ( =)  Kollektif Şirket ( =)  Komandit Şirket ( =)  Kooperatif ( =)  Şahıs İşletmeleri ( =)  * tarihi itibariyle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı verileri.

43

44

45 Anonim Şirket Limited Şirket Kollektif Şirket Komandit Şirket 1 1 _________________________________________ Toplam Sermaye Şirketi Toplam Şahıs Şirketi 12 26

46  Denetçi olabilecekler  MADDE (1) Denetçi, ancak ortakları, yeminli malî müşavir veya serbest muhasebeci malî müşavir unvanını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir. Orta ve küçük ölçekli anonim şirketler, bir veya birden fazla yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci malî müşaviri denetçi olarak seçebilirler. Bağımsız denetleme kuruluşlarının kuruluş ve çalışma esasları ile denetleme elemanlarının nitelikleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.  …

47  TOPLAM ŞİRKET SAYISI: 92  ORTAK SAYISI: 832  DENETİM KADROSU: 2772  LİSANS ANLAŞMASI YAPILAN YABANCI KURULUŞ: 53 * tarihi itibariyle SPK verileri.

48  UNVANI BAĞIMLI SERBEST TOPLAM ________________________________________________  SM ________________________________________________  SMMM ________________________________________________  YMM ________________________________________________  TOPLAM /33.112/ /  Bu Rapor TÜRMOB tarafından :13.59 tarihinde oluşturulmuştur.

49  Gerçekleri konuşmak zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir.  Bu süreçte ilgili Kurum,Kuruluş ve Bakanlık Bürokrasileri,hatta iş alemi dar çerçevede kendi menfaatlerini düşünme ve bu menfaatler için mücadele etme dışında Türk ticaret hayatının geleceği açısından iyi bir sınav verememiştir.  Yeni TTK’ya uygun Vergi düzenlemeleri henüz yapılmamış, Muhasebe Standartlarına göre tek düzen hesap planı yayımlanmamıştır. Mesele bürokratik açıdan yeni bir yetki yapılanmasına götürülerek yeniden safların belirlenmesine gayret edilmektedir. Bu anlayış, alınan yetkilerin kullanılamaması, kullanıldığı takdirde de ağır sorumlulukların doğmasına yol açabilecek niteliktedir.  Geldiğimiz noktada ilgili kesimlerden hiçbiri tam başarılı olamamıştır.  EKK Toplantıları sonrasında 100 maddeye yakın TTK değişikliği gündemdedir. Hiçbir Kurum tam yetkili olamamıştır. Denetime tabi olacak şirketleri, değişiklik işletme büyüklükleri ve sektörler itibarıyla belirlemeye; belirli şirketleri denetim dışında bırakmaya Bakanlar Kurulu’nun yetkili olacağı anlaşılmaktadır. Sermaye Piyasası Kanunu Taslağındaki muhtemel finansal raporlama ve denetim hükümlerinin nihai durumu da belirsizliğini korumaktadır.  İlgili kesimler arası işbirliği yapılmaz ise, süreç her an tıkanabilir ve TTK’nın yürürlüğü ertelenebilir. Bu konuda süre çok kısalmıştır. Bürokratik olarak herkesin kenara çekileceği böyle bir anda, belki bizler farkedemesek de yabancıların gözünden kaybedenin Türkiye ve Türk ticaret hayatı olacağı unutulmamalıdır.  Sonuçta, ilgili tüm kesimlerin kısa sürede işbirliği içine girmeleri, kanaatimce kendileri ve Türkiye’nin geleceği için yararlı olacaktır.

50

51 Muhasebe meslek mensuplarına KOBİ/TFRS ve denetim eğitimleri öncesinde 6102 sayılı TTK’nın anlatılması (7 saat) Ticari İşletme Hukuku’ndaki Yenilikler Şirketler Hukuku’nda Genel Hükümler Anonim Şirketler Limited Şirketler

52 Doç. Dr. Korkut ÖZKORKUT (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi) Proje Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Halil Ali DURAL (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi) Proje Koordinatör Yardımcısı Dr. Sıtkı Anlam ALTAY (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi) Proje Koordinatör Yardımcısı TÜRMOB- TESMER

53 ANKARA •Eğitmen Sayısı: •9 / 11 / 23 •31 İSTANBUL •Eğitmen Sayısı: •7/ 11 / 19 •32 İZMİR •Eğitmen Sayısı: •8 / 9 / 9 •28 TÜRKİYE 115 / (38+80)118

54 TTK Eğitimi (14 saat) Sunum Teknikleri Eğitimi (14 saat) 660 sayılı KHK sonrası ortaya çıkan değişiklikler çerçevesinde TTK Eğitimi (7 saat)

55 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU Dinamikler – İlkeler – Zorunlu Hedefler – Ticari İşletme – Sermaye Şirketleri (660 sayılı KHK’nın yeni hükümleri değerlendirilmiştir) TÜRMOB TTK EĞİTİMİ KİTAPÇIK- 73 sayfa 184 Slayt

56 TTK EğitimiDerslere Devam Sunum Teknikleri Eğitimi Değerlendirme Sınavında Başarı Ödev Hazırlama Sunum Yapabilmede Başarı

57 İSTANBUL İlk eğitim süreci tamamlandı. KOBİ TFRS Eğitmenleri arasından yeni TTK Eğitmenleri yetiştirilmesi süreci tamamlandı. OCAK 2012 ANKARA İlk eğitim süreci tamamlandı. KOBİ TFRS Eğitmenleri arasından yeni TTK Eğitmenleri yetiştirilmesi süreci tamamlandı. OCAK 2012 İZMİR İlk eğitim süreci tamamlandı. KOBİ TFRS Eğitmenleri arasından yeni TTK Eğitmenleri yetiştirilmesi süreci tamamlandı. OCAK 2012

58 TOPLAM TOPLAM

59 Saygılarımla


"Doç. Dr. Korkut ÖZKORKUT (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi)" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları