Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KAMU MALİYESİ 03.07.20141. Ders Planı TARİHKONULAR 1. HAFTA KAMU MALİYESİNİN KONUSU VE DİĞER BİLİM DALLARI İÇİNDEKİ YERİ 2. HAFTA KAMU EKONOMİK FAALİYETLERİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KAMU MALİYESİ 03.07.20141. Ders Planı TARİHKONULAR 1. HAFTA KAMU MALİYESİNİN KONUSU VE DİĞER BİLİM DALLARI İÇİNDEKİ YERİ 2. HAFTA KAMU EKONOMİK FAALİYETLERİ."— Sunum transkripti:

1 KAMU MALİYESİ

2 Ders Planı TARİHKONULAR 1. HAFTA KAMU MALİYESİNİN KONUSU VE DİĞER BİLİM DALLARI İÇİNDEKİ YERİ 2. HAFTA KAMU EKONOMİK FAALİYETLERİ 3. HAFTA KAMU HARCAMALARI 4. HAFTA KAMU GELİRLERİ HAFTA KAMU GELİRLERİ –

3 6. HAFTA KAMU GELİRLERİ – 1 7. HAFTA KAMU GELİRLERİ – 1 8. HAFTA 9. HAFTA VERGİLERİLERİN TASNİFİ 10. HAFTA VERGİLEME İLKELERİ 11. HAFTA VERGİ YÜKÜ VE VERGİ YANSIMASI 12. HAFTA Kamu Borçları 13. HAFTA Kamu Borçları 14. HAFTA Kamu Borçları

4 TEMEL KAYNAKLAR 1. Temel Kaynaklar • Pehlivan, Osman. Kamu Maliyesi. Derya Kitabevi, Trabzon, MAL İ YE B İ LM İ NE G İ R İŞ

5 DERSİN AMACI Ekonomi biliminin bir konusu olan Maliye, devlet faaliyetleri içinde son derece önemli bir fonksiyonu vardır. Özellikle devletin ekonomik faaliyetlerinin büyük bir bölümü Maliye ilminin konusu içindedir. ULUSLARARASI MAL İ YE

6 Devlet faaliyetleri için son derece önemli olan bu konunun temel düzeyde aktarılması ve kavranması, ileride daha ayrıntılı bir şekilde görülecek ilgili konulara temel oluşturulması bu dersin temel amacını oluşturmaktadır. ULUSLARARASI MAL İ YE

7 1. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU “Kamu Maliyesi” deyiminde yer alan “kamu” kelimesinin anlamını dar ve geni ş açılardan ele almak mümkündür. Dar anlamda “kamu” kelimesi, toplumun yöneten kesimi, ba ş ka bir ifadeyle devlet ya da devlet kurumlarını ifade eder. Buna kar ş ılık geni ş anlamda kamu kelimesi ise, ülkedeki halk, halkın tamamı veya toplum anlamına gelir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

8 “Maliye” kelimesinin kökü ise, “mal” dır. Mal tabiri, insan ihtiyaçlarını kar ş ılayan, gelir ve gidere konu olan her türlü e ş ya anlamına gelir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

9 Kamu Maliyesinin konusu, devletin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla mal ve hizmet üretimi dolayısıyla yaptı ğ ı harcamalar ile harcamaların finansman kayna ğ ını te ş kil eden gelirlerdir. Bu nedenle, kamu maliyesinin konusu kısaca kamu harcamaları ile kamu gelirleridir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

10 Özel ekonomik kesimde insanların yemek, içmek, giyinmek ve benzeri ihtiyaçlarını kar ş ılayan ki ş isel mal ve hizmetler üretilirken, kamu kesiminde ise, yine insanlar için, “kamu hizmetleri” diye de tabir edilen, ba ş ta savunma ve adalet hizmetleri olmak üzere, toplumsal nitelikteki ihtiyaçları kar ş ılayan mal ve hizmetler üretilir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

11 Serbest piyasa ekonomisinde üretilen mal ve hizmetlerin finansmanı, üretilen mal ve hizmetleri satın alan insanların ödedikleri bedellerdir. Buna kar ş ılık, kamu kesiminde üretilen mal ve hizmetlerin finansmanı ise, devletin topladı ğ ı vergilerdir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

12 En kısa tanımıyla Kamu Maliyesi Kamu Maliyesi: Devletin toplumun ortak ihtiyaçlarının kar ş ılanmasına ili ş kin faaliyetlerini inceleyen bir bilim dalıdır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

13 Bu nedenle, Kamu Maliyesinin konusu, kamu kesimi tarafından üretilen mal ve hizmetlerin finansmanını te ş kil eden vergiler ile kamu harcamalarıdır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

14 Ülke üzerinde ya ş ayan bütün bireylerden olu ş an toplum, idare edenler ve idare edilenler diye iki kategoriye ayrıldı ğ ında, toplumu idare edenler kesimi dar anlamda devleti temsil eder. Buna kar ş ılık, devlet kesimi dı ş ında kalan di ğ er toplum kesimi ise, “özel kesim” olarak adlandırılır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

15 hiç de ğ i ş meyen bazı temel görevleri Te ş kilat yapısının zaman içerisinde de ğ i ş mi ş olmasına ve bu yapının ülkeden ülkeye farklılık göstermesine kar ş ılık, devletin hiç de ğ i ş meyen bazı temel görevleri vardır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

16 Devletin de ğ i ş meyen görevlerinin ba ş ında, toplum halinde ya ş amaktan dolayı ortaya çıkan toplumsal ihtiyaçları kar ş ılamak gelir. Bu çe ş it ihtiyaçlar toplumun genelini ilgilendirir ve bireysel faaliyetlerle kar ş ılanamayacak nitelikte olan ortak ihtiyaçlardır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

17 Toplumun ortak ihtiyaçlarının kar ş ılanması için devletin yaptı ğ ı hizmetler kamu hizmeti olarak nitelendirilir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

18 Kamu hizmeti, piyasa güçleri tarafından üretil(e)medi ğ i için devlet tarafından üretilir. Kamu hizmetlerini yerine getirmek zorunda olan devletin, bu hizmetlerin finansmanı için gelire ihtiyacı vardır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

19 O HALDE, Kamu Maliyesinin konusu, – Devletin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla vergi ve benzeri kamu gelirlerini toplaması – Toplanan kamu gelirlerini çe ş itli kamu hizmetlerine tahsis etmek için bütçe hazırlaması – Kamu hizmetleri için harcama yapması ve kamu mallarının yönetimine ili ş kin olaylar KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

20 Devletin kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için vergi ve benzeri gelirler toplaması ve toplanan bu gelirleri kamu hizmetlerinin finansmanı için harcaması, beraberinde birçok ekonomik ve sosyal sonuçlar do ğ urur. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

21 Devletin, vergi ve kamu harcamaları yanında di ğ er mali araçlarla ekonomiye müdahalesi, bireylerin ekonomik karar ve tercihlerini etkiledi ğ i gibi, ekonominin bütününe ili ş kin çe ş itli dengeleri de etkiler. Bu yüzden, günümüzde mali olayların çe ş itli etkileri ve sonuçları ayrı birer inceleme konusu haline gelmi ş tir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

22 MAL İ OLAYLARIN TAR İ H İ GEL İŞİ M İ Mali olayların tarihi seyrine genel olarak bakıldı ğ ında, İ lk ve Orta Ça ğ lardaki mali olaylarla, bugünkü mali olayların son derece farklı oldu ğ u görülür. Bu farklılık, devletin mali yapısında ve görevlerinde zaman içerisinde meydana gelen de ğ i ş melerden kaynaklanır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

23 – Geleneksel Sistem – Dini Sistemin A ğ ırlıklı Oldu ğ u Sistemler – Devlet A ğ ırlıklı Sistem – Piyasa A ğ ırlıklı Sistem – Karma Sistem KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

24 KAMU MAL İ YES İ B İ L İ M İ N İ N ORTAYA ÇIKI Ş I VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ LE İ L İŞ K İ S İ Mali olaylara ili ş kin konuların tarihi geli ş imi ara ş tırıldı ğ ında, bu konuların, Önceleri iktisat bilimi içerisinde incelendi ğ i görülür. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

25 Günümüzde kamu maliyesi, genel iktisat teorisinin Özel bir dalı haline gelmi ş tir. Bunun sonucunda, devletin vergi almak, borçlanmak, para basmak ve kamu harcamasında bulunmak gibi faaliyetleri ayrı birer inceleme konusu olarak ele alınmaktadır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

26 Devletin fonksiyonlarında meydana gelen geli ş melere paralel olarak, kamu harcamaları da artmı ş tır. Harcamalarının artması ise, vergilerin artması neticesini do ğ urmu ş tur. Bu geli ş melere ba ğ lı olarak, milli ekonomi içerisinde kamu kesiminin payı giderek büyümü ş tür. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

27 Günümüzde ba ğ ımsız bir bilim dalı olarak kabul edilen Kamu Maliyesinin di ğ er bilim dallarıyla ve özellikle İ ktisat, Siyaset ve Hukuk bilimleri ile çok yakın ili ş kisi vardır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

28 1. Kamu Maliyesinin İ ktisat Bilimi ile İ li ş kisi Kamusal mal ve hizmetlerin üretimi amacıyla vergi vb. kamu gelirlerinin toplanması ve toplanan bu gelirlerin kamu hizmetlerinin finansmanı için harcanması olan mali olaylar, esas itibariyle iktisadi bir karakter ta ş ır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

29 Geçmi ş te birçok bilim adamı kamu maliyesini, iktisat biliminin bir alt dalı saymı ş tır. Bunlara göre, kamu maliyesi, genel iktisat kurallarının, devlet gelir ve giderlerine uygulanmasından ba ş ka bir ş ey de ğ ildir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

30 Ancak bu görü ş lere ra ğ men günümüzde kamu maliyesi, iktisat biliminin yanında ba ğ ımsız bir bilim dalı haline gelmi ş tir. Mali olaylar, karma özellikler ta ş ımasına ra ğ men, dar anlamdaki iktisadi olaylardan ayrılmaktadır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

31 Zira, günümüzde mali olayların siyasi ve hukuki yönlerini ele almadan incelenmesi do ğ ru olmaz. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

32 İ ktisadi olaylarla mali olayların bu farklı yönlerine ra ğ men, iktisat bilimi ile maliye biliminin çok yakın ili ş kisi oldu ğ u hususu açık bir gerçektir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

33 Maliye biliminin inceleme alanına giren, kamu harcamaları ve kamu gelirlerinin çe ş itli etkileri  ki ş ilerin vergiye kar ş ı tepkileri  verginin yansıması  vergi yükü  devlet borçları  ve benzeri daha birçok konu aynı zamanda iktisadi karakterlidir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

34 2. Kamu Maliyesinin Siyaset Bilimi ile İ li ş kisi Siyaset biliminin konusu, devletin Kurulu ş u, Te ş kilatlanması i ş leyi ş ine ili ş kin çe ş itli faaliyetleridir. Devletin, varlı ğ ını sürdürmesi ve görevlerini yerine getirebilmesi mali araçlara sahip olmak ve bunları kullanmakla mümkündür. Çe ş itli mali araçları kullanmak konusunda, siyasal karar organları yetkilidir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

35 Kamu kesimince üretilen mal ve hizmetlerin miktarının ve bile ş iminin belirlenmesinde siyasal karar mekanizmasının yetkili olması, Siyaset Bilimi ile Kamu Maliyesi arasındaki yakın ili ş kiyi ortaya çıkarmaktadır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

36 3. Kamu Maliyesinin Hukuk ile İ li ş kisi Hukuk, toplum halinde ya ş ayan insanların arasındaki ili ş kileri düzenleyen usul ve kurallar manzumesidir. Toplum içindeki ili ş kiler, ki ş ilerin kendi aralarında olabilece ğ i gibi, ki ş ilerle devlet arasında da olabilmektedir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

37 Devletle ki ş iler arasında meydana gelen ili ş kilerin en önemlilerinden biri de hiç ku ş kusuz vergi ve benzeri mali ili ş kilerdir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

38 Verginin toplanması, toplanan vergilerin kamu giderlerinin finansmanı için harcanması ve di ğ er mali olayların hepsi hukuki bir düzen içerisinde ve yasalara uygun olarak gerçekle ş tirilir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

39 Hukuk devleti ilkesinin gere ğ i olarak kanunsuz vergi toplanamaz. Yine kanunlara uygun olmayan hiçbir harcama yapılamaz. Öte yandan, devlete ait malların kullanımı ve yönetimi de yine hukuk düzeni içerisinde gerçekle ş ir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

40 Mali olaylara ili ş kin tüm hukuki düzenlemeler ve kurallar mali hukuk denilen ayrı bir bilim dalının ortaya çıkmasına yol açmı ş tır. Mali Hukuk'un konusu, devletin gelirlerinin toplanmasına ve harcamalarının yapılmasına ili ş kin hukuki kurallardır. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

41 Mali olaylardan sadece vergilere ili ş kin hukuki esasları inceleyen bilim dalına Vergi Hukuku adı verilir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

42 4. Kamu Maliyesi ve Psikoloji İ li ş kisi Mali olayların bir takım etkileri vardır. Örne ğ in vergi ödeyen bir ki ş i genellikle hissetti ğ i duyguları bilimle (psikolojiyle) açıklanabilir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

43 E ğ er devlet topladı ğ ı vergi gelirlerini etkin bir ş ekilde kullanmadı ğ ı dü ş üncesi daha baskınsa, mükelleflerin hissetti ğ i psikolojik baskı daha fazla olur. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

44 Literatürde bu durum Vergi Baskısı kavramıyla ifade edilmektedir. Vergi Baskısı; Ödenen vergilerin mükelleflerin davranı ş ları üzerinde yarataca ğ ı psikolojik tepkilere vergi baskısı denir. Vergi baskısı vergi yükünden kaynaklanan psikolojik tepkidir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

45 Vergi baskısından kurtulmak isteyen mükelleflerin yapabilecekleri 2 farklı davranı ş söz konusu olabilir. Birincisi vergiden kaçınma davranı ş ı olup, mükellef bu davranı ş ıyla kanuna aykırı bir i ş lem yapmaksızın vergi baskısını azaltmaktadır. Vergiden kaçınma herhangi bir müeyyideye tabi de ğ ildir. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

46 Mükellefin gösterebilece ğ i ikinci davranı ş vergi kaçakçılı ğ ı davranı ş ıdır. Vergi kaçakçılı ğ ı vergi kanuna aykırı davranmak suretiyle vergi baskısından kurtulmaktır. Vergi kaçakçılı ğ ı müeyyideye ba ğ landı ğ ından suçtur. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

47 Vergi baskısının psikolojik etkisini açıklayan bir di ğ er kavram da Verginin Vurgu Etkisidir. Verginin Vurgu Etkisi; Vergi borcunu ödeyen vergi mükellefinin hissetti ğ i psikolojik durum olarak ifade edilebilir. Bu psikolojik durum genellikle vergi ödemesi dolayısıyla ya ş anan mutsuzlu ğ u (acıyı) ifade eder. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

48 Ancak bu vurgu etkisini her zaman vergi mükellefi ya ş amaz. Vergi yansıma yolu ile bir ba ş kasına yansımı ş sa verginin vurgu etkisinin buna da yönelmesi mümkündür. KAMU MAL İ YES İ N İ N KONUSU VE D İĞ ER B İ L İ M DALLARI İ Ç İ NDEK İ YER İ

49 KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

50 1. KAMU EKONOM İ S İ - ÖZEL EKONOM İ AYIRIMI Kamu ekonomisi, devletin ve bütün kamu kurulu ş larının ekonomik faaliyetlerinin yer aldı ğ ı ekonomik kesimdir. Özel ekonomi ise, prensip olarak devletin karı ş madı ğ ı, mülkiyetinin ve yönetiminin özel ki ş ilere ait oldu ğ u ekonomik kesimdir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

51 Kamu ve Özel ekonominin nispi büyüklü ğ ü, ülkeden ülkeye de ğ i ş ti ğ i gibi, bir ülkede zaman içerisinde de farklılık göstermektedir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

52 Toplumun ihtiyaçları özel ihtiyaçlar ve toplumsal ihtiyaçlar diye ikiye ayırmaktadır. Özel ihtiyaçlara konu olan mallar, arz ve talep kurallarına göre özel kesim tarafından kar ş ılanırken; Toplumsal ihtiyaçlar (iç ve dı ş güvenli ğ inin sa ğ lanması vb.) kar ş ılayan mal ve hizmetlerin arz ve talep kurallarına göre üretilmesi mümkün de ğ ildir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

53 Özel malların finansmanı, bu mallan satın alan ki ş ilerin yaptı ğ ı ödemelerdir. Buna kar ş ılık, toplumsal malların finansman kayna ğ ı devletin ki ş ilerden aldı ğ ı vergiler ve di ğ er kamu gelirleridir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

54 Üretim İ mkânları (Olanakları) E ğ risi Bir ülkenin, mevcut üretim kaynakları ile teknolojik imkânlarını tam olarak kullanması suretiyle üretebilece ğ i mal bile ş imlerini gösteren e ğ riye, o ülkenin Üretim İ mkânları (Olanakları) E ğ risi adı verilir. E ğ ri üzerindeki herhangi bir nokta, toplumun sahip oldu ğ u tüm kaynakların kullanımı ile ne kadar özel mal ve ne kadar toplumsal mal üretilebilece ğ ini ifade etmektedir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

55 KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ Toplumsal Mallar Özel Mallar Toplumsal Mallar D D0D0 D1D1 Üretim İmkanları Eğrisi

56 KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ Toplumsal Mallar Özel Mallar.N.N D2D2 D1D1 D3D

57 Mevcut kaynakların kamu kesimi ve özel kesim arasında nasıl bölü ş türülece ğ ine İ li ş kin kesin bir ölçüt mevcut de ğ ildir. Ancak genel olarak kaynakların ne kadarının özel ne kadarının da kamu kesimi tarafından kullanılaca ğ ına ili ş kin uygulamalarda ülkede uygulanan ekonomik anlayı ş ın etkili olabilece ğ ini söyleyebiliriz (Liberalizm, Sosyalizm vb.). KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

58 2. KAMU EKONOM İ S İ VE ÖZEL EKONOM İ ARASINDAK İ FARKLAR Amaçları Açısından Kamu Ekonomisi ve Özel Ekonomi: 2.1. Amaçları Açısından Kamu Ekonomisi ve Özel Ekonomi: fayda sa ğ lamak Ekonomik faaliyetlerin amacı, fayda sa ğ lamak ş eklinde özetlemek mümkündür. ki ş isel faydaları artırmak; Bu çerçevede, özel ekonomik faaliyetlerin amacı ki ş isel faydaları artırmak; kamu ekonomik faaliyetlerinin amacı ise, toplumsal faydayı artırmak ş eklinde ifade edilebilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

59 2.2. Karar Alma Süreci Açısından Kamu Ekonomisi ve Özel Ekonomi: Kamu ekonomisi ve özel ekonomi kesiminin, karar alma birimleri birbirinden farklıdır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

60 Buna göre, özel kesimde hangi malların, kimler için, nasıl ve ne kadar üretilece ğ ine tüketicilerin talepleri do ğ rultusunda karar verilirken; kamu kesiminde hangi tür malların, ne kadar ve nasıl üretilece ğ ine ülke yönetimini elinde bulunduran siyasi yönetim (Kamu Bütçesi Sınırları altında) belirler. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

61 2.3. Kamu Ekonomisinin Büyüklü ğ ünün Ölçülmesi: Kamu ekonomisinin büyüklü ğ ü, en yaygın olarak, kamu kesimini temsil eden birimlerin yapmı ş oldukları harcamaların GSMH kamu kesimini temsil eden birimlerin yapmı ş oldukları harcamaların GSMH’ye oranıyla hesaplanır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

62 2.4. Ekonomik Rejim Sorunu Açısından Kamu Ekonomisi ve Özel Ekonomi: Ekonomide hakim olan dü ş ünceye göre ekonomik boyutun a ğ ırlık dereceleri belirlenir. sosyalist sistemlerde Buna göre sosyalist sistemlerde genellikle kamu a ğ ırlık bir ekonomik yapı hakim iken, liberal ekonomik sistemlerde liberal ekonomik sistemlerde özel sektör a ğ ırlıktadır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

63 3. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ N İ N NEDENLER İ Özel ekonomik kesimin yanında, kamu ekonomik kesiminin de varlı ğ ı gereklidir. Devletin ekonomik faaliyette bulunmasını zorunlu kılan ba ş lıca nedenler: – Kamusal mal ve hizmetlerin üretimi – Dı ş sallıklar – Tam rekabetten sapmalar – Do ğ al tekeller KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

64 3.1. Kamusal Mal ve Hizmetler: Kamusal veya toplumsal mallar;  Tam kamusal mallar,  Yarı kamusal mallar  Erdemli mallar,  Erdemsiz mallar  Kulüp mallar biçiminde bir ayrıma tabi tutulabilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

65 Tam Kamusal Mal ve Hizmetler: Tam kamusal mal ve hizmetler faydası bütün topluma ait olan mal ve hizmetlerdir. Bu çe ş it mal ve hizmetlerin;  faydası birimlere bölünemez,  faydasından kimse mahrum bırakılamaz,  tüketicileri arasında rekabet yoktur bu özelliklerinden dolayı devlet tarafından üretilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

66 Tam kamusal mal ve hizmetlerin en belirgin örne ğ ini milli savunma hizmetleri olu ş turur. vergi ve benzeri kamu gelirleridir. Tam kamusal mal ve hizmetlerin üretimi için gerekli olan finansman kayna ğ ı vergi ve benzeri kamu gelirleridir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

67 Yarı Kamusal Mal ve Hizmetler: hem kamusal hem de özel niteli ğ i olan Yarı kamusal mal ve hizmetler, hem kamusal hem de özel niteli ğ i olan bazı mal ve hizmetlerdir. e ğ itim ve sa ğ lık hizmetleri Bu çe ş it malların en tipik örne ğ ini e ğ itim ve sa ğ lık hizmetleri olu ş turur. Söz konusu mal ve hizmetler  Pazarlanabilir  Fiyatlandırılabilir. Bu nedenle, bu çe ş it mal ve hizmetlerin faydasından bedel ödemeyenleri dı ş lamak mümkündür. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

68 Birçok ülkede e ğ itim ve sa ğ lık hizmetlerinin büyük bir bölümü, devlet tarafından üretilmektedir. Zira bu çe ş it hizmetlerin üretimi sadece özel kesime bırakılırsa, bedel ödeyemeyenler bu hizmetlerin faydasından mahrum bırakılmı ş olacaktır. Bunun sonucunda toplumun bir kesimi sa ğ lıksız ve e ğ itimsiz kalmı ş olur. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

69 Erdemli (Merit) Mallar: de ğ erlendirilmi ş mallar Erdemli (merit) mallara, “de ğ erlendirilmi ş mallar” da denir. Bu tür mallar özel mal niteli ğ inde olmakla birlikte, tamamen piyasaya bırakıldı ğ ında yetirince üretilmedi ğ i için toplumsal refahı artırmak ve yaygınla ş tırmak amacıyla devlet tarafından üretilen mallardır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

70 Örnek olarak  ya ş lı ve kimsesiz ki ş ilerin himayesine yönelik hizmetler,  kültür ve sanat hizmetleri,  sosyal konutlar in ş a edilmesi,  herkese açık spor tesislerinin yapılması,  halkın dinlenece ğ i tesisler ve parklar,  kre ş ler,  ö ğ rencilere yönelik yurtlar ve benzeri di ğ er sosyal hizmetler gösterilebilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

71 Gelir düzeyi dü ş ük olan bireylerin hayat standardının yükseltilmesi amacıyla bu çe ş it malların üretimi ya devlet tarafından ya da piyasa güçleri tarafından yapılan üretime devlet destek olur. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

72 Erdemsiz (Demerit) Mallar: toplum sa ğ lı ğ ını ve genel ahlakı bozan mallardır Erdemsiz mallar, toplum sa ğ lı ğ ını ve genel ahlakı bozan mallardır. Bu nedenle, erdemsiz mallar, erdemli malların tam zıttı niteli ğ indeki mallardır. Örne ğ in, uyu ş turucu, alkol, sigara ve benzeri maddelerin tüketimi ile kumar ve ş iddet gibi faaliyetlerden bireylerin caydırılması için devlet müdahalesi gerekli görülmektedir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

73 Devletin bu çe ş it müdahalesine gerekçe olarak, devletin toplum bireylerini himaye etme görevi gösterilmektedir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

74 Kulüp Mallar: Kulüp mallar, kulüp diye tabir edilen bir örgütün, sadece kendi üyelerinin faydalanması için üretti ğ i mal ve hizmetlerdir. Belirli sayıda ki ş i bir araya gelerek, bazı hizmetleri üretmek üzere bir kulüp kurabilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

75 Bu ş ekilde bir ki ş inin tek ba ş ına sa ğ lamasının mümkün olmadı ğ ı veya çok büyük bir bedel ödeyerek sa ğ layabilece ğ i bir hizmeti, kulüp daha uygun ş artlarda sa ğ layabilir. Örnek: Tenis kulübü, golf kulübü KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

76 3.2. Dı ş sallıklar Dı ş sallık Kavramı: Dı ş sallık, genel olarak bir kimsenin kendi amacını gerçekle ş tirmek için yaptı ğ ı faaliyetlerin ba ş ka kimseleri olumlu ya da olumsuz etkilemesi sonucu ortaya çıkan fayda ya da zarardır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

77 Olumlu dı ş sallıkları artırmaya buna kar ş ılık olumsuz dı ş sallıkları ise önlemeye çalı ş ılır. Olumlu dı ş sallı ğ ı olan faaliyetler bizzat devlet tarafından üstlenilebilece ğ i gibi, bu faaliyetleri yürüten özel sektör kurulu ş larına bütçeden sübvansiyon verilerek destek olunabilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

78 Dı ş sallık Türleri – Üreticiden Üreticiye Olan Dı ş sallıklar: Herhangi bir üreticinin üretim faaliyetlerinin ba ş ka üreticileri olumlu ya da olumsuz etkilemesiyle ortaya çıkan dı ş sallıktır. – Örne ğ in, telefon haberle ş mesini kolayla ş tırmak için yapılan faaliyetlerin, internet hizmetlerinin maliyetini dü ş ürmesi üreticiden üreticiye olan olumlu bir dı ş sallıktır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

79 – Buna kar ş ılık, herhangi bir üretim tesisinin üretim faaliyeti dolayısıyla meydana getirdi ğ i çevre kirlili ğ inden korunmak için di ğ er üretici birimlerin korunma önlemleri alması sonucu katlandıkları maliyetler ise üreticiden üreticiye olan olumsuz dı ş sallık örne ğ idir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

80 – Üreticiden Tüketiciye Olan Dı ş sallık: Herhangi bir üretim faaliyetinden, bazı tüketicilerin olumlu ya da olumsuz etkilenmesidir. Tarımsal üretimde zararlı böceklerin yok edilerek üretim miktarının ve kalitesinin yükseltilmesi için yapılan ilaçlama faaliyeti, ilaçlı ürünleri kullananlarda bazı kalıcı hastalıklara neden olması üreticiden tüketiciye olan olumsuz dı ş sallıktır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

81 Elektrik, yol olmayan bir yerde fabrika kurulması sonucu o bölgeye yol ve elektri ğ in getirilmesiyle o bölgede ya ş ayan ki ş ilerin de bu hizmetten yararlanması üreticiden tüketiciye olumlu dı ş sallıktır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

82 – Tüketiciden Üreticiye Olan Dı ş sallık: Herhangi bir tüketicinin, tüketim faaliyeti sırasında üreticilere sa ğ ladı ğ ı olumlu ya da olumsuz etkilerdir. Bir tüketicinin bir firmaya ait mallar hakkında olumlu görü ş ünü, etrafına anlatmak suretiyle ilgili firmanın ürünlerinin daha çok satılmasına neden olması, tüketiciden üreticiye olumlu dı ş sallıktır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

83 Buna kar ş ılık, bir tüketicinin herhangi bir firmanın ürünleri hakkında olumsuz görü ş ler yayarak, satı ş larının dü ş mesine neden olması ise, tüketiciden üreticiye olumsuz dı ş sallıktır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

84 – Tüketiciden Tüketiciye Olan Dı ş sallıklar: Herhangi bir tüketicinin, tüketim faaliyeti dolayısıyla ba ş ka tüketicilere olan olumlu ya da olumsuz etkisidir. Bir kimsenin kendi ki ş isel amacı için topladı ğ ı bilgileri, olu ş turdu ğ u bir web sitesinde di ğ er bütün kullanıcılara açık tutması tüketiciden tüketiciye olan olumlu bir dı ş sallıktır. Yüksek sesle yapılan müzik yayınını dinleyen bir kimsenin, kom ş ularına verdi ğ i rahatsızlık, tüketiciden tüketiciye olan olumsuz dı ş sallıktır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

85 3.3. Do ğ al Tekeller: Do ğ al tekel, bazı mal ve hizmetlerin üretiminde ekonomik etkinlik bakımdan sadece tek bir firmanın üretimde bulunmasını gerektiren do ğ al ş artların geçerli olmasıdır. Bu ş artlar: – Ölçek ekonomileri dolayısıyla üretimin azalan maliyetlere tabi olması; – Üretimi yapılan mala olan talep miktarının, üretimi yapan firmanın optimum kapasitesinin altında olmasıdır

86 Tek bir firmanın üretimde bulunması halinde, bu firma üretimini arttırdıkça, azalan maliyetlerden yararlanır. Bu durumda ş ayet ikinci bir firma piyasaya girecek olursa bunların hiçbiri maliyetlerini, tek bir firmanın üretim yapması halindeki seviyeye indiremeyecektir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

87 Örnek olarak demir yolu ta ş ımacılı ğ ı, metro, telefon, su, elektrik, do ğ al gaz ve internet servisi hizmetleri gösterilebilir. Örne ğ in, demiryolu büyük bir alt yapı yatırımını gerektirir ve büyük ölçüde yük ve yolcu ta ş ımacılı ğ ı imkânı sa ğ lar. Demir yolu i ş letmelerinin ta ş ıma hacmi arttıkça maliyetler dü ş er. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

88 Üretiminde, üretim miktarı arttıkça, yani hizmetlerden yararlananların sayısı ço ğ aldıkça, ortalama maliyet dü ş ece ğ inden, bu alanda tek bir firmanın faaliyet göstermesi daha etkin olur. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

89 Do ğ al tekellerin ço ğ u devlet tarafından i ş letilir. Ba ş ka bir deyi ş le, do ğ al tekellerin varlı ğ ı, devleti bu alanda faaliyet göstermeye zorlar. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

90 Do ğ al tekelleri meydana getiren ba ş lıca faktörleri ş öyle sıralayabiliriz: – Etkin üretim kapasitesine belli bir üretim hacmi ile eri ş ilmesi – Üretim hacminin geni ş lemesi ile uzmanla ş ma ve i ş bölümünün artması – Yönetimde etkinli ğ in artması KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

91 Do ğ al tekel niteli ğ indeki hizmetler, özel kesim yerine genellikle devlet tarafından üretilmektedir. Çünkü, bu çe ş it hizmetlerin özel kesime bırakılması halinde, özel kesimdeki do ğ al tekel, fiyatını, marjinal maliyet kuralının dı ş ına çıkarak a ş ırı kâr sa ğ layacak bir düzeyde tespit edebilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

92 Bu yüzden devlet, do ğ al tekel oldu ğ u alanlara müdahalede bulunur ya da do ğ al tekelleri yasal düzenlemelerle kendi kontrolü altında bulundurur. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

93 3.4. Tam Rekabetten Sapmalar: Piyasada ortaya çıkan sapmaları önlemek için devlet ya belli alanlarda yatırım yapar veya piyasada tam rekabeti sa ğ lamak için çe ş itli ş ekillerde müdahalede bulunur. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

94 4. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ N İ N AMAÇLARI Kamu ekonomik faaliyetlerinin temel amacı, toplumun refahının yükseltilmesi ş eklinde ifade edilebilir. Toplumun refahının yükseltilmesi, gayrisafi milli hâsılanın artırılması ve bunun toplum bireyleri arasında adil da ğ ıtılması ile mümkün olur. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

95 Buna göre, kamu ekonomik faaliyetlerinin temel amaçları; – Ekonomik büyüme (üretim miktarındaki artı ş ) ve geli ş menin (üretimin kalitesinin artırılması) sa ğ lanması – Ekonomik istikrarın sa ğ lanması (fiyat istikrarı ve tam istihdamın aynı anda gerçekle ş mesi) – Gelir da ğ ılımında adaletin sa ğ lanması KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

96 6. KAMU KES İ M İ N İ N ÖZEL MAL VE H İ ZMET ÜRET İ M İ Esas görevi tam kamusal mallar ile piyasa tarafından yeterince üretilmeyen yarı kamusal mal ve hizmetlerin üretilmesi olan kamu kesimi bazen tam özel nitelikte de mal ve hizmetler üretmektedir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

97 Kamu kesiminin özel nitelikte mal ve hizmet üretmesinin temel nedeni toplumsal refahın artırılması olarak ifade edilebilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

98 7. KAMU KES İ M İ NDE EKONOM İ K ETK İ NL İ K SORUNU Ekonomik etkinlik: 1.kaynak kullanımı etkinli ğ i 2.kaynak da ğ ılımı etkinli ğ i 2 açıdan olarak 2 açıdan ele alınabilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

99 Kaynak kullanımının etkinli ğ i, kaynak israfını önleyen ve maliyetleri minimize eden üretim sürecinin gerçekle ş tirilmesini ifade eder. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

100 Kaynak da ğ ılımı, bir ekonomide mevcut olan kaynakların çok sayıda ve alternatif kullanım alanları arasındaki da ğ ılımını ifade eder. Kaynak da ğ ılımında etkinlik, üretimde kullanılacak olan kaynakların, tüketicilerin en çok tercih ettikleri malların üretimine tahsisini; buna kar ş ılık, tercih edilmeyen mallar için kaynak tahsisinin caydırılmasını ifade eder. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

101 Ekonomide gerçekle ş en kaynak da ğ ılımının, bazı ki ş ilerin durumunu kötüle ş tirmeden kimsenin durumunun düzeltilemeyecek seviyede olması, kaynak da ğ ılımının etkin ya da optimum oldu ğ unu gösterir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

102 Serbest piyasa ş artlarının geçerli oldu ğ u, ba ş ka bir ifadeyle devletin müdahalesi olmadı ğ ı ekonomilerde etkin kaynak da ğ ılımı, belli bir kayna ğ ın marjinal veriminin bütün alternatif yatırım alanlarında aynı olmasıdır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

103 8. KAMU KES İ M İ N İ N BA Ş ARISIZLI Ğ I TEOR İ S İ 8.1. Kamu Tercihi Teorisi: Devletin ekonomideki a ğ ırlı ğ ının artırılması görü ş ü kamusal malların üretiminde, dı ş sal ekonomilerde, ölçek ekonomilerinde ve tam rekabetten sapmalarda piyasa ekonomisinin ba ş arısızlı ğ ı teorisine dayandırılmı ş tır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

104 Ancak, 1960'lı yıllardan itibaren ortaya çıkan kamu tercihi iktisatçıları, “piyasa ekonomisi ba ş arısızlı ğ ı” teorisine kar ş ılık teorisine kar ş ılık, “kamu ekonomisinin ba ş arısızlı ğ ı” teorisini geli ş tirmi ş lerdir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

105 İ ktisat teorisinde, ki ş isel tercihlerin “ki ş isel çıkar maksimizasyonu” do ğ rultusunda belirlendi ğ i varsayılır. Buna göre, ekonomik kararlarda ki ş ileri yönlendiren asıl etken, onların özel çıkarlarıdır. Bu nedenle, ki ş iler karar ve tercihlerinde rasyonel davranmak zorundadırlar. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

106 James M. Buchanan, serbest piyasa ekonomisinde geçerli olan “ki ş isel çıkar maksimizasyonu” ilkesinin kamu ekonomik kesimi için de geçerli oldu ğ unu ileri sürmü ş tür. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

107 Buchanan'a göre hem seçmenler, hem de milletvekilleri ve bürokratlar, belli sınırlamalar dahilinde, tıpkı serbest piyasada ki ş isel faydasını maksimize etmeye çalı ş an ki ş ilere benzer bir ş ekilde hareket ederler. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

108 Bu yüzden, kamu görevlilerinin de tıpkı özel kesimdeki bireyler gibi, ki ş isel çıkarları do ğ rultusunda hareket ettikleri varsayılmaktadır. Örne ğ in, herhangi bir milletvekili, öncelikle kendi seçim bölgesindeki ki ş ileri memnun edecek kararlar almak suretiyle tekrar seçilmeyi güvence altına almaya çalı ş ır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

109 Bunun için, her milletvekili, kamu kaynaklarını öncelikle kendi seçim çevresinde aktarmaya çalı ş ır. Bunun sonucunda kamu harcamaları giderek artar ve bütçe açık vermeye ba ş lar. Artan bütçe açıklan ise, para basmak ya da borçlanmak suretiyle finanse edilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

110 Ancak ço ğ u kimse daha sonra ortaya çıkan kamu finansman açıklarının do ğ uraca ğ ı sorunların farkına varamazlar. Oysa kamu finansman açıklarının ortaya çıkardı ğ ı sorunların bedelini sonuçta kamu hizmetlerinden yararlanan bireyler ödemek zorunda kalır. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

111 mali aldanma” (fiscal illusion) Bireylerin, bir taraftan artan kamu hizmetlerinden büyük bir memnunluk duymalarına kar ş ılık, di ğ er taraftan kamu finansman açıklarının para basma ve borçlanma suretiyle kar ş ılanmasının neden oldu ğ u enflasyon gibi sorunlarla kar ş ıla ş malarını Buchanan, “mali aldanma” (fiscal illusion) olarak nitelendirmektedir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

112 Öte yandan, bireylerin aldanması, sadece kamu finansman açıklarının para basma ve borçlanma yoluyla finanse edilmesi ile ortaya çıkmaz. Devlet, artan kamu harcamalarını kar ş ılamak için, öncelikle dolaylı vergiler ile stopaj yoluyla alınan vergileri artırma yoluna gider. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

113 Bireylerin, artan kamu hizmetlerinin bedelini, dolaylı vergiler ve stopaj yoluyla alınan vergilerde yapılan artı ş larla ödemeleri, “vergi aldanması” (tax illusion) olarak nitelendirilir. KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

114 Bu görü ş, kamu giri ş imcili ğ inin genelde ba ş arısız oldu ğ u tezine dayanmaktadır. Kamu kesiminin ba ş arısızlık nedenleri a ş a ğ ıdaki gibi belirtilebilir: – Seçmenlerin bilgisizli ğ i ve ilgisizli ğ i – Çıkar ve baskı gruplarının rant elde etme çabaları – Popülist uygulamalar (oy ticareti) – Kararların oy çoklu ğ u esasına dayanması – Ço ğ unluk seçmen kitlesi yakla ş ımı – Kamu yönetiminde e ş – dost görevlendirmeleri – Bürokrasinin sürekli büyümesi KAMU EKONOM İ K FAAL İ YETLER İ

115 KAMU HARCAMALARI

116 1. KAMU HARCAMALARININ TANIMI VE KAPSAMI Kamu harcamalarını dar ve geni ş anlamda olmak üzere iki ş ekilde tanımlanır. Buna göre: – Dar anlamda kamu harcamaları, devlet bütçesi ile yapılan harcamalardır. KAMU HARCAMALARI

117 – Geni ş anlamda kamu harcaması, devlet bütçesi ile yapılan harcamalara ilave olarak devlet bütçe sistemi dı ş ında yer alan di ğ er kamu kurum ve kurulu ş larının yaptı ğ ı harcamalar ile vergilerde istisna ve muaflık uygulaması nedeniyle devletin almaktan vazgeçti ğ i vergi gelirlerinin toplamından olu ş ur. KAMU HARCAMALARI

118 Kamu harcamalarının asıl finansman kayna ğ ı vergiler oldu ğ undan, gerek bilimsel çevrelerce gerekse siyasi çevrelerce kamu harcamaları sürekli tartı ş ma konusu olmu ş tur. Çünkü devlet ne kadar çok kamu harcaması yaparsa, sonuçta o kadar çok vergi alacak demektir. KAMU HARCAMALARI

119 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu m.3/h’ye göre Kamu gideri: Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, malî ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer giderler dir,

120 2. KAMU HARCAMALARININ GEL İŞİ M İ Devletin toplum hayatı içinde üstlendi ğ i fonksiyonlarda sürekli artı ş olmu ş tur. Bu artı ş a paralel olarak, kamu harcamaları da sürekli bir artı ş e ğ ilimi göstermi ş tir. KAMU HARCAMALARI

121 Kamu harcamalarının büyüklü ğ ü, toplam kamu harcamalarının gayrisafi milli hâsıla içindeki payı hesaplanarak ölçülür. 20 YY ba ş larında, milli gelirin %10'u civarında olan kamu harcamaları, 1930'lu yıllardan itibaren artmaya ba ş lamı ş ve özellikle İ kinci Dünya Sava ş ından sonra, milli gelirin %50'sini geçmi ş tir. KAMU HARCAMALARI

122 2.1. Kamu Harcamalarının Artı ş ı: Kamu harcamalarının tarihi seyri incelendi ğ inde, bunun sürekli bir artı ş e ğ ilimi gösterdi ğ i anla ş ılmaktadır. Bu artı ş, hem devletçi ekonomik sistemi benimsemi ş olan ülkelerde hem de piyasa ekonomisinin uygulandı ğ ı ülkelerde açıkça görülmektedir KAMU HARCAMALARI

123 Turkiye’deki geli ş ime bakıldı ğ ında,  1930'lu yıllara kadar kamu harcamalarının GSMH'ya oranı %15'lerde iken;  1950'li yıllardan itibaren artarak 1980'li yıllarda %50 civarında seyretmi ş tir. gerilemeye  1980'li yıllardan sonra ise, kamu harcamaları/GSMH oranı gerilemeye ba ş lamı ş tır. KAMU HARCAMALARI

124 Bu dönemden sonra kamu harcamaları/GSMH oranının dü ş mesinin nedenleri: – Batı Avrupa ülkelerinde ekonomide devletçi anlayı ş terk edilmesi – Sovyetler Birli ğ i'nin da ğ ılmasıyla birlikte sosyalist ekonomik rejimlerin sonra ermesi – Serbest piyasa ekonomisi bütün dünyada yeniden ön plana çıkması – Bütün dünyada ba ş latılan özelle ş tirme uygulamalarının artması KAMU HARCAMALARI

125 KAMU HARCAMALARININ ARTI Ş INA YÖNEL İ K GÖRÜ Ş LER – Kamu Harcamalarının Artı ş ı Kanunu: Kamu harcamalarıyla ilgili önemli çalı ş malar, 19.YY ikinci yansından itibaren yapılmaya ba ş lanmı ş tır. Alman bilim adamlarından Adolph Wagner, kamu harcamalarının seyrine ili ş kin yaptı ğ ı ara ş tırmalar sonucunda, kamu harcamalarındaki artı ş hızı > milli gelirdeki artı ş hızından daha yüksek oldu ğ unu tespit etmi ş tir. KAMU HARCAMALARI

126 – Maliye literatüründe, “kamu harcamalarının artı ş ı kanunu” olarak giren Wagner’in bu görü ş ü bazı bilim adamları tarafından kabul edilirken, bazı bilim adamları tarafından reddedilmi ş tir. KAMU HARCAMALARI

127 – Kamu harcamalarının artı ş ı kanunu görü ş üne katılmayanlar; kamu harcamalarının ülkeden ülkeye farklılık gösterdi ğ ini ve her ülkede sürekli olarak artmasının söz konusu olmadı ğ ını ileri sürmü ş lerdir. KAMU HARCAMALARI

128 – Sıçrama Tezi: 1961 yılında Kamu harcamalarının seyrine ili ş kin olarak, XIX. yüzyılın sonları ile XX. yüzyılın ilk yarısını kapsayan dönem için İ ngiliz bilim adamlarından Alan Peacock ile Jack Wiseman tarafından bir ara ş tırma yapılmı ş tır. KAMU HARCAMALARI

129 Temelde, kamu harcamalarındaki artı ş ın kamu gelirlerindeki artı ş tan kaynaklandı ğ ını ileri süren Peacock ve Wiseman; sıçramalı bir seyir kamu harcamalarındaki artı ş ın sıçramalı bir seyir izledi ğ ini savunmu ş lardır

130 – Maliye literatüründe “sıçrama tezi” olarak nitelendirilen bu görü ş e göre, kamu harcamalarının artı ş ındaki temel nedeni; sava ş ve benzeri ola ğ anüstü olaylardır. Ola ğ anüstü dönemlerde vergiler ve kamu harcamaları zorunlu olarak artırılır. KAMU HARCAMALARI

131 Ola ğ anüstü ş artların geçmesine ra ğ men devlet, ola ğ anüstü ş artlar nedeniyle yüksek düzeyde vergi ödemeye alı ş mı ş olan halktan, aynı düzeyde vergi almaya devam eder. Böylece, kamu harcamaları, sava ş ve benzeri ola ğ anüstü ş artların olu ş masıyla aniden yükselir. Daha sonra, ola ğ anüstü ş artların kalkmasına ra ğ men, harcamalar eski seviyesine dü ş mez. KAMU HARCAMALARI

132 KAMU HARCAMALARI Kamu Harcamaları Yıllar Normal Dönem Olağanüstü Dönem Normal Dönem A0A0 A1A1 B C0C0 C1C1 C2C

133 Ancak Kamu harcamalarının büyüklü ğ ü, aynı zamanda, ülkelerin içinde bulundukları sosyal ve siyasal ş artlara göre de ğ i ş iklikler gösterir. KAMU HARCAMALARI

134 Refah Teorisi – Sosyal Refahın Artırılması Yakla ş ımı: XX. Yüzyılın ba ş larında Pigou ve Dalton’un Refah Teorisi, yapılan tercihlere ba ğ lı olarak kamu harcamalarını açıklamı ş tır.. KAMU HARCAMALARI

135 Buna göre; Pigou ve Dalton vergilemeden sa ğ lanan marjinal gelirin harcanmasından elde edilecek sosyal fayda ile mükellefe olan maliyetinin e ş itlenmesi suretiyle sosyal refahın kamu harcamaları yoluyla maksimize edilmesi gerekti ğ ini savunmu ş lardır. Sosyal refah arttı ğ ı müddetçe kamu harcamaları da artırılabilir

136 Ancak sosyal fayda ölçülmesi zor olan bir faydanın e ş itlenmesi de genellikle imkansızdır. Bu nedenle bu görü ş sadece teoride kalmı ş, çok fazla uygulama imkanı bulamamı ş tır. KAMU HARCAMALARI

137 – Maksimizasyon Yakla ş ımı: Downs, Buchanan ve Tullok Downs, Buchanan ve Tullok gibi ekonomistler tarafından geli ş tirilen bu yakla ş ıma göre; demokrasi ile yönetilen bir ülkede hükümetler kendi ya ş am sürelerini maksimum kılmaya çalı ş ırlar. Seçmenler de benzer ş ekilde, kendi gelirlerini maksimum kılma çabasındadırlar. KAMU HARCAMALARI

138 Tüm bu çabalar kamu faaliyetlerinin de ğ i ş mesine neden olur. E ğ itim, sa ğ lık, konut, ula ş ım vb. ortaya çıkan standartları artırma gereksinimi kamu harcamalarını da artırmaktadır. KAMU HARCAMALARI

139 – Ekonominin Geni ş leme Sürecinin Kamu Harcamalarını Etkiledi ğ i Yakla ş ımı: Bu konuda de ğ i ş ik görü ş ler ileri sürülmü ş tür. Musgrave’e göre, bir ülke ekonomisinin geli ş im sürecini tamamlamasına ba ğ lı olarak, kamu harcamalarının bile ş imi de de ğ i ş mektedir. Söz konusu bu de ğ i ş im e ğ itim, sa ğ lık ve di ğ er sosyal harcamalar lehine olmaktadır. KAMU HARCAMALARI

140 – Rostow ise, kamu harcamalarının artı ş ını ekonomik geli ş me ve bu geli ş imin sa ğ lanmasında devletin oynadı ğ ı önem ile açıklamaktadır. Devletin rolünde meydana gelen bu artı ş lar da kamu harcamalarının artmasının temel nedenidir. KAMU HARCAMALARI

141 Devletin rolünü artıran nedenler arasında; – Daha önce özel sektör tarafından yürütülen bazı faaliyetlerin devlet tarafından üstlenmesi, – Teknolojik ve siyasi nedenler KAMU HARCAMALARI

142 Kamu Harcamalarının Artı ş Nedenleri: Kamu harcamalarındaki artı ş ı, 1.görünü ş te artı ş nedenleri 2.gerçek artı ş nedenleri olmak üzere, iki ba ş lık altında incelenebilir. KAMU HARCAMALARI

143 Kamu Harcamalarının Gerçek Artı ş Nedenleri Kamu Harcamalarının Gerçek Artı ş Nedenleri –İ ktisadi (Ekonomik) ve Sosyal Yapıdaki De ğ i ş iklikler: Zaman içinde ortaya çıkan ekonomik krizler ve benzeri geli ş meler ile toplumda ortaya çıkan yeni ihtiyaçların giderilmesi için yapılan harcamalardır. KAMU HARCAMALARI

144 – Sava ş ve Savunma Harcamalarındaki Artı ş : Sava ş ın ve sava ş sonrası imar faaliyetlerinin finansmanı sorunu ba ş ta olmak üzere, ülkelerin içinde bulundukları jeopolitik konuma ba ğ lı olarak alacakları savunma tedbirleri, kamu harcamalarını arttıran önemli sebeplerden biridir. teknolojik geli ş medir. Savunma harcamalarını artırın bir di ğ er önemli faktörde askeri alanda kullanılan teknolojik geli ş medir. KAMU HARCAMALARI

145 – Nüfusun ve Ş ehirle ş menin Artı ş ı: Bir ülkede, toplam nüfustaki artı ş ın kamu harcamalarını da artıraca ğ ı bir gerçektir. Devlet, nüfus artı ş ına paralel olarak kamu hizmetlerini de artırmak zorundadır. E ğ itim, sa ğ lık, ula ş ım, alt yapı ve benzeri kamu hizmetlerinin nüfusun artı ş ı oranında geni ş letilmesi ihtiyacı, kamu harcamalarını arttıran nedenlerdendir. KAMU HARCAMALARI

146 Sadece nüfus artı ş ı, fert ba ş ına kamu harcaması miktarını de ğ i ş tirmez. Çünkü nüfus artı ş ına paralel olarak kamu harcamalarının da aynı ölçüde artmı ş olması, ki ş i ba ş ına dü ş en kamu harcaması miktarını etkilemez. Ancak, nüfus artı ş larının meydana getirdi ğ i nüfus hareketleri ve ş ehirle ş me ile birlikte, fert ba ş ına kamu harcaması miktarı da artar. KAMU HARCAMALARI

147 birim maliyetini yükseltici bir etki yapa Nüfus artı ş ı ve ş ehirle ş me, fert ba ş ına kamu hizmetlerinin birim maliyetini yükseltici bir etki yapar. Ş ehirlerdeki yol, kanalizasyon, su, telefon ş ebekesi ve benzeri alt yapı hizmetlerinin nüfus artı ş ı nedeniyle geni ş letilmesinin birim maliyeti yüksektir. KAMU HARCAMALARI

148 – Teknolojik Geli ş meler: Teknolojik alanda yapılan ara ş tırmaların maliyeti son derece yüksektir. Bu alanda bazen çok miktarda harcama yapılmasına ra ğ men, herhangi olumlu bir sonuç elde edilemez. Bu yüzden, özel sektör, teknoloji alanına fazla yatırım yapmaz. KAMU HARCAMALARI

149 Özellikle ula ş tırma, haberle ş me, uzay ara ş tırmaları ve enerji alanında önemli teknik ilerlemeler sa ğ lanmı ş tır. Söz konusu teknik geli ş melerin üretim artı ş ına ve milli ekonomiye önemli ölçüde katkı sa ğ ladı ğ ı açık bir gerçektir. KAMU HARCAMALARI

150 Devlet, teknoloji alanındaki geli ş meleri ülkeye kazandırmak için do ğ rudan giri ş imde bulundu ğ u gibi, bu alanda faaliyet gösteren fertleri ve özel ekonomi birimlerini çe ş itli yönlerden te ş vik edici tedbirler alır. KAMU HARCAMALARI

151 Kamu Harcamalarının Görünü ş te Artı ş Nedenleri Kamu Harcamalarının Görünü ş te Artı ş Nedenleri – Kamu Hizmetlerinin Para ile Gördürülmesi: Geçmi ş dönemlerde, bazı kamu hizmetleri ayni olarak yerine getirilirdi; ba ş ka bir deyi ş le para kar ş ılı ğ ı yaptırılmıyordu. Gerek kar ş ılıksız çalı ş malar, gerekse di ğ er aynî yardımlar devlet bütçesinde yer almazdı. Örnek: Askerlik KAMU HARCAMALARI

152 Daha önce parasız gördürülen bir hizmetin parayla gördürülmesi kamu harcamalarının görünü ş te artı ş neden olmaktadır. KAMU HARCAMALARI

153 – Para De ğ erinin Dü ş mesi: Para de ğ erinin dü ş mesi, kamu harcamalarım görünü ş te artıran en önemli nedendir. Bu durum, günümüzde enflasyonun hüküm sürdü ğ ü ülkelerde geçerlili ğ ini korumaktadır. KAMU HARCAMALARI

154 – Bütçe Tekni ğ indeki De ğ i ş me: Eski dönemlerde devlet bütçesi uygulamalarında safı (net) gelir usulü tatbik ediliyordu. Bu usule göre, her devlet dairesi, bir yıl içinde yaptı ğ ı harcamaları, yine aynı yıl içinde elde etti ğ i gelirlerden dü ş tükten sonra artan safı gelirini hazineye gönderir ve devlet bütçesinde bu gelir fazlası yer alırdı. KAMU HARCAMALARI

155 safi usul, Kamu harcamalarının devlet bütçesine oldu ğ u gibi yansımasına engel olan safi usul, günümüzde terk edilerek bunun yerine tüm kamu gelir ve giderlerinin oldu ğ u gibi bütçede yer almasını sa ğ layan gayrisafi usul uygulamaya konulmu ş bulunmaktadır. KAMU HARCAMALARI

156 Gayrisafi usulün tatbik edilmesi sonucu, devlet bütçesinde yer alan harcamaların tutarlarında, safı bütçe usulüne oranla bir artı ş meydana gelmi ş tir. Ancak bu artı ş, gerçek bir artı ş ı de ğ il, görünürde bir artı ş ı ifade etmektedir. Bu uygulama biçimini bir örnek yardımıyla daha somut bir hale getirmek mümkündür. KAMU HARCAMALARI

157 – Ülke Nüfusunun ve Sınırlarının Artması KAMU HARCAMALARI

158 Kamu Harcamaları Hakkındaki Görü ş ler 2.2. Kamu Harcamaları Hakkındaki Görü ş ler Klâsik İ ktisat Döneminde Kamu Harcamaları: Bu dü ş ünceyi savunanlara göre devletin görevi, toplumun iç ve dı ş güvenli ğ ini sa ğ lamak ile özel te ş ebbüsün üretmedi ğ i; fakat toplum için faydalı görülen mal ve hizmetlerin üretilmesidir. KAMU HARCAMALARI

159 Klâsik iktisatçılara göre, devlet üreticilikten çok tüketici bir yapıya sahiptir. Devletin harcamalarını artırması do ğ al olarak vergilerin de arttırılması sonucunu do ğ urur. Vergilerin arttırılması ise, özel te ş ebbüs birimlerinin üretim faaliyetlerinde kullanabilecekleri fonların devletin eline geçmesini sa ğ lar. Oysa, vergilerin, bireylerin tüketim, tasarruf ve yatırım kararlarını etkilememesi gerekir. KAMU HARCAMALARI

160 Bu görü ş e göre, devlet faaliyetlerinin artırılması piyasa ekonomisinin i ş leyi ş ini bozar. Bu anlayı ş, devletin asıl fonksiyonunu toplumun iç ve dı ş güvenli ğ ini sa ğ lamaktan ibaret saymaktadır. KAMU HARCAMALARI

161 Klâsik İ ktisat Döneminden Sonra Kamu Harcamaları Keynesyen Görü ş e Göre Kamu Harcamaları: Birinci Dünya Sava ş ı ve Büyük İ ktisat Buhranının ortaya çıkardı ğ ı sorunları çözmede klâsik anlayı ş yetersiz kalınca, yeni çözüm yolları arama ihtiyacı do ğ mu ş tur. KAMU HARCAMALARI

162 Birinci Dünya sava ş ının ortaya çıkardı ğ ı iktisadî ve sosyal sorunları çözmede klâsik anlayı ş ın savundu ğ u otomatik i ş leyen piyasa güçleri yetersiz kalmı ş tır. Bu dönemde kamu harcamalarında büyük artı ş lar görüldü. KAMU HARCAMALARI

163 Bu artı ş seyri sava ş sonrası biraz durakladı. Ancak, sava ş ın etkisiyle ortaya çıkan ekonomik ve sosyal manzara hiç de iyi de ğ ildi. Sava ş ın sonunda, gazi, dul ve yetim gibi, gelirlerini devletin kar ş ılamak zorunda oldu ğ u bir kitle ortaya çıktı. Öte yandan, sava ş sonrası tahribatın giderilmesi gibi sorunlar da yukarıdaki sorunlara eklenince kamu harcamalarının eski düzeyine indirilmesi mümkün olmadı. KAMU HARCAMALARI

164 Klâsik dü ş ünceyi savunanlar, sava ş sonrası tekrar devlet müdahalesinin olmadı ğ ı liberal iktisat sisteminin oldu ğ u gibi tatbikini istiyorlardı. Fakat bu arada 1929 yılında büyük bir buhran ba ş ladı. Klâsiklerin savundu ğ u dengeler bozuldu. KAMU HARCAMALARI

165 Bu bozukluk, daha önceleri ileri sürüldü ğ ü gibi, geçici olmayıp süreklilik kazanmaya ba ş ladı. Bu yüzden klâsik dü ş ünceyi benimseyenler dahi meydana gelen olaylara yeni bir açıdan bakmak zorunlulu ğ unu hissetmi ş lerdir. KAMU HARCAMALARI

166 Bunun üzerine, Keynes, 1936 yılında basılan İ stihdam, Faiz ve Para Genel Teorisi adlı ünlü eserinde, iktisat buhranı üzerindeki gözlemlerini açıklamı ş ve buhrana kar ş ı, yeni çözüm yollan önermi ş tir. KAMU HARCAMALARI

167 toplam talepteki yetersizli ğ e 1929 Büyük İ ktisat Buhranının karakteristik özelli ğ i, üretim ve istihdamın gerilemesiyle birlikte fiyatlar genel seviyesinin dü ş mesidir. Keynes, buhranın sebebini toplam talepteki yetersizli ğ e ba ğ lamı ş tır. KAMU HARCAMALARI

168 talebi ele almı ş ve toplam talebin artırılması için kamu harcamalarının artırılmasını Bu nedenle Keynes, buhrandan kurtulu ş için çıkı ş noktası olarak talebi ele almı ş ve toplam talebin artırılması için kamu harcamalarının artırılmasını önermi ş tir

169 İ ktisat biliminde yeni bir dönem ba ş latan Keynes, ekonomide klâsiklerin iddia ettikleri gibi her zaman için tam istihdam denge hali mevcut olmadı ğ ını savunmu ş tur, eksik istihdamda da Keynes’e göre ekonomik denge, eksik istihdamda da gerçekle ş ebilir. KAMU HARCAMALARI

170 Ayrıca Keynes, devlet müdahalesi olmadan ekonomide tam istihdam denge seviyesine kolayca ula ş ılamayaca ğ ını ileri sürmü ş tür. KAMU HARCAMALARI

171 Ekonomik dengenin eksik istihdamda dahi olu ş masının nedenini, efektif talepteki yetersizli ğ e ba ğ lanmı ş tır. Efektif talep, satın alma gücü ile desteklenen gerçek talep anlamına gelir. KAMU HARCAMALARI

172 Satın alma gücü bulunmayanların talebi, arzu ve istekten ibaret olup, ekonomik bir de ğ eri yoktur. Bu nedenle, bir ekonomideki efektif talep, belirli bir dönemde gerçekle ş tirilmi ş olan tüketim ve yatırım harcamalarının toplamından ibarettir. KAMU HARCAMALARI

173 Efektif talepteki yetersizli ğ i gidermek amacıyla harcama yapma imkânına sahiptir. Bu maksatla devlet, sosyal yardımları, i ş sizlik yardımlarını ve bayındırlık harcamalarını artırmak suretiyle efektif talebin ve buna ba ğ lı olarak istihdam seviyesinin yükselmesini sa ğ lar. KAMU HARCAMALARI

174 Arz Yanlı İ ktisat Anlayı ş ına Göre Kamu Harcamaları: 1974 yılında, Arap – İ srail Sava ş ı nedeniyle, petrol üreticisi Arap Ülkelerinin Batı ülkelerine uyguladıkları petrol ambargosu nedeniyle ortaya çıkan petrol krizi ile birlikte Avrupa ve Amerika'da ş iddeti giderek artan enflasyonla birlikte ekonomik durgunluk süreci ya ş anmaya ba ş lanmı ş tır. KAMU HARCAMALARI

175 “stagflâsyon” Bu süreç neticede enflasyonla birlikte durgunluk sürecinin de ya ş anması “stagflâsyon” olarak nitelendirilen olgunun ortaya çıkmasına neden olmu ş tur

176 Klâsik iktisat anlayı ş ının yeniden gündeme getirilmesi ve geçerlilik kazandırılmasına yönelik bu yeni görü ş, kamu ekonomik kesiminin küçültülmesini, enflasyonla mücadele için harcamaların kısılmasını ve sıkı para politikası izlenmesini öngörmektedir. KAMU HARCAMALARI

177 Keynes modelinde, ekonominin özellikle talep yönüne a ğ ırlık verili ş tir. Buna kar ş ılık, arz yanlı ekonomide canlılı ğ ın sa ğ lanabilmesi için üretimin te ş vik edilmesi gereklili ğ i üzerinde durulmu ş tur. Bunun için özel kesimin olabildi ğ ince te ş vik edilmesine kar ş ılık, kamu kesiminin milli ekonomi içindeki payının en aza indirilmesi amaçlanmı ş tır. KAMU HARCAMALARI

178 Bu nedenle kamu harcamalarının kısılmasıyla birlikte vergilerin de indirilmesi avunulmaktadır. Vergilerin indirilmesi, giri ş imciler için özendirici bir tedbir olarak görülmektedir. KAMU HARCAMALARI

179 2.3. Kamu Harcamalarının Tasnifi Türk Bütçe Sistemine Göre Tasnif: Türk bütçe sistemi, kamu harcamalarının  Ekonomik ve mali analiz yapılmasına imkân verecek  Hesap verebilirli ğ i  Saydamlı ğ ı sa ğ layacak ş ekilde; 1.Kurumsal 2. İş levsel (fonksiyonel) 3.Ekonomik sınıflandırma sistemine göre tasnif edilmesini öngörmektedir KAMU HARCAMALARI

180 1.Kurumsal Tasnif: Kurumsal tasnif kamu harcamalarının, harcamayı yapan kamu kurumunun ya da idari organın esas alınarak sınıflandırılmasıdır. Kurumsal sınıflandırmada siyasi ya da bürokratik yönetim yetkisi temel kriter olarak kabul edilmi ş tir. KAMU HARCAMALARI

181 2. Fonksiyonel ( İş levsel) Tasnif: Kamu harcamanın yönelik oldu ğ u devlet faaliyetinin türünü gösteren tasnif ş eklidir. Bu tasnifte devlet faaliyetleri • Genel kamu hizmetleri • Savunma hizmetleri • Kamu düzeni ve güvenlik hizmetleri • E ğ itim hizmetleri • Sa ğ lık hizmetleri – gibi çe ş itli fonksiyonlara ayrılır. KAMU HARCAMALARI

182 Bu tasnif sonucu devletin çe ş itli faaliyetlere ne kadar kaynak ayırdı ğ ı ve yıllar itibarıyla yapılan harcamaların miktarı görülmesi imkânı sa ğ lanır. KAMU HARCAMALARI

183 3. Ekonomik Tasnif: Kamu harcamalarının milli ekonomi, gelir da ğ ılımı ve piyasalar üzerindeki etkilerinin görülmesini ve de ğ erlendirilmesini sa ğ lamaya yönelik bir tasnif ş eklidir. Bu tasnif ş eklinde kamu harcamaları ; • Cari harcamalar • Sermaye harcamaları • Borç verme ş eklinde bir ayırımı tabi tutulur. KAMU HARCAMALARI

184 • Cari Harcamalar: Personel giderleri ve faiz ödemeleri ile normal ömrü bir yılın altında olan mal ve hizmet alımlarına yönelik harcamalardır. Cari nitelikli mal ve hizmet alımlarının finansmanı için yapılan kar ş ılıksız ödemelere ise, “cari transferler” denir. KAMU HARCAMALARI

185 • Sermaye Harcamaları: Normal ömrü bir yıl veya daha uzun süre olan mal ve hizmet alımları için yapılan harcamalardır. Sermaye nitelikli mal ve hizmet alımlarının finansmanı içini yapılan kar ş ılıksız ödemeler ise, “sermaye transferleri” olarak adlandırılır. • Borç Verme: Bu bölümünde devlet tarafından verilen krediler sınıflandırılır. KAMU HARCAMALARI

186 Literatürde kamu harcamalarının ekonomik tasnifi denildi ğ inde harcamalar – Cari – Yatırım – Transfer harcamaları olarak sınıflandırılabilir. KAMU HARCAMALARI

187 – Finansman Tipi Tasnif: Finansman tipi tasnif, kamu harcamalarının hangi kaynaktan kar ş ılandı ğ ını gösteren tasnif ş eklidir. KAMU HARCAMALARI

188 Buna göre, kamu idareleri yapacakları harcamaları hangi kaynaktan finanse edeceklerini örne ğ in, genel bütçeden, özel ödenekten, dı ş proje kredilerinden veya di ğ er hangi kaynaktan finanse edeceklerini göstermek suretiyle kamu harcamalarını tasnif ş ekli finansman tipi tasniftir

189 Bilimsel Tasnif: Bilimsel tasnif, kamu harcamalarının ekonomi içindeki büyüklü ğ ünü ve etkilerini ölçmek ve de ğ erlendirmek için kullanılan bir tasnif ş eklidir. Ba ş lıca bilimsel tasnif ş ekli; – Reel (gerçek) Harcamalar – Transfer Harcamaları Tasnifi KAMU HARCAMALARI

190 – Reel harcamalar, mal ve hizmet ya da üretim faktörleri alımı için yapılan harcamalardır. Buna göre, devletin kamu hizmetlerini yerine getirmek için, ba ş ta maa ş ve ücret ödemeleri olmak üzere; kırtasiye, makine ve teçhizat alımları ile yol köprü, baraj, okul hastane vb tesislerin in ş ası için yapılan harcamalar reel harcamalar kategorisine girer. Reel harcamaların en önemli özelli ğ i, milli gelirin artmasına do ğ rudan etki etmesidir. KAMU HARCAMALARI

191 – Transfer harcamaları ise, kar ş ılı ğ ında mal veya hizmet alınmayan harcamalardır. Transfer harcamalarının en önemli örne ğ ini, kar ş ılıksız yardımlar te ş kil eder. Transfer harcamaları milli gelir üzerinde bir de ğ i ş iklik meydana getirmeden satın alma gücünün bireyler arasında el de ğ i ş tirmesi sonucun do ğ urur. KAMU HARCAMALARI

192 Cari Harcamalar – Yatırım Harcamaları Tasnifi: Bu tasnifte, devletin tüketim malları alımına yönelik harcamaları (örne ğ in, maa ş ücret ödemeleri, kırtasiye alımları gibi harcamalar), cari harcama olarak nitelendirilir. Buna kar ş ılık, sermaye olu ş umu için (örne ğ in, makine ve teçhizat alımları, kamu alt yapı tesisleri in ş ası giderleri) yapılan harcamalar yatırım harcaması sayılır. KAMU HARCAMALARI

193 verimli Verimli Harcamalar – Verimsiz Harcamalar Tasnifi: Kamu harcamalarının verimli – verimsiz harcamalar ş eklinde tasnifi, yapılan kamu harcamaların milli gelirde sa ğ ladı ğ ı net artı ş dikkate alınarak; milli gelir üzerinde net artı ş sa ğ layan harcamalar verimli, buna kar ş ılık milli gelir üzerinde artı ş a neden olmayan harcamalar ise verimsiz kabul edilir. KAMU HARCAMALARI

194 2.4. Kamu Harcamalarının Ekonomi Üzerindeki Genel Etkileri: Kamu harcamaları, ekonomide; – Üretim –İ stihdam – Fiyatlar genel seviyesi – Gelir da ğ ılımı – Ekonomik büyüme (genel ve bölgesel kalkınma) – Ekonomik istikrarı gibi unsurları etkiler. KAMU HARCAMALARI

195 2.5. Kamu Harcamalarının Çarpan ve Hızlandıran Etkisi: Kamu harcamalarının Çarpan (ço ğ altan) etkisi, devletin kamu harcamalarını belirli bir miktarda artırması sonucunda milli gelirin yapılan kamu harcaması tutarından daha fazla artırmasıdır. KAMU HARCAMALARI

196 Kamu harcamalarının hızlandıran etkisi: milli gelirdeki artı ş ın yeni yatırımlara neden olarak milli geliri artırma etkisidir

197 Buna göre,  kamu harcamalarındaki bir artı ş önce milli geliri artırır.  Milli gelirin artması tüketim harcamalarının artmasına neden olur.  Tüketim harcamalarının artması yeni yatırımları uyarır.  Yapılan yeni yatırımlar ise milli geliri artırır. Bu kar ş ılıklı etkile ş im sonucunda hem milli gelir hem de istihdam düzeyi yükselir. KAMU HARCAMALARI

198 çarpan katsayısı Harcamalardaki artı ş ın, milli geliri kaç misli arttı ğ ını gösteren katsayı çarpan katsayısı olarak adlandırılır. Devlet, ekonominin durgunluk sürecinden kurtarılarak, üretim ve istihdam seviyesinin yükseltilmesi için ya da ekonomik büyümeyi sa ğ lamak amacıyla; yol, baraj ve di ğ er alt yapı tesisleri gibi bayındırlık hizmetleri için harcamada bulundu ğ unda kamu harcamaları artacaktır. KAMU HARCAMALARI

199 Artan kamu harcamaları, yapılan yatırımın niteli ğ ine göre çe ş itli mal ve hizmetlere ve i ş gücüne olan talebi artırır. Bunun sonucunda, çe ş itli üretim sektörlerinde yapılan harcamalar da artar. Bir birimlik bir harcamanın üç birimlik bir gelir artı ş ına neden olması halinde, çarpan katsayısı 3 olur. Ancak, artan gelirin harcamaya dönü ş en miktarı, marjinal tüketim e ğ ilimlerine göre de ğ i ş ir. KAMU HARCAMALARI

200 Örne ğ in, devletin 1,5 Milyar TL harcayarak bir otoyol yaptı ğ ını varsayalım. Bu harcamanın yapıldı ğ ı dönemde marjinal tüketim e ğ ilimi %60 olsun. Buna göre devletin bu harcaması bu projede çalı ş an i ş çi, mühendis ve projeye malzeme satan di ğ er grupların gelirini olu ş turur. KAMU HARCAMALARI

201 Bu durumda devletin 1,5 Milyar TL’lik harcamasını gelir olarak alanlar, bu gelirlerinin %60’ını harcayacaklardır. O zaman 1,5 Milyar TLx0,60 = 900 Milyon TL Harcama olacaktır. Bu durum sürekli devam edecektir. Buna göre; KAMU HARCAMALARI

202 KAMU HARCAMALARI HarcamaMar.Tük.Eğ.Gelir 1.500,000, ,00 900,000,60900,00 540,000,60540,00 324,000,60324,00 194,400,60194,40 116,640,60116,64 69,980,6069,98 41,990,6041,99 25,190,6025,19 15,120,6015,12 9,070,609,07 5,440,605,44 3,270,603,27 1,960,601,96 TOPLAM GELİR 3.747,

203 Çarpan katsayısı (k), marjinal tüketim e ğ ilimi de (c) ise çarpan katsayısı ş öyle hesaplanır: K = 1/(1 - C) Buna göre bu harcamada çarpan katsayısı K= 1/(1 – 0,60) K=2,5’tir Milli Gelire Toplam Etkisi: 2,5x1,500 =3.750 TL KAMU HARCAMALARI

204 2.6. Kamu Harcamalarında Fayda-Maliyet Analizi: Özel kesimde, kâr maksimizasyonu amacı ve zarar riski; bu alanda faaliyet gösterenleri kaynak kullanımında rasyonel davranmaya sevk eder. Buna kar ş ılık, aynı ş eyi kamu harcamalarını yapanlar için söylemek mümkün de ğ ildir. KAMU HARCAMALARI

205 Çünkü, kamu harcamalarında karar mekanizmalarını elinde bulunduranların kâr amacı ve zarar riski söz konusu de ğ ildir. Bu nedenle, kamu kesiminde kaynak kullanımında rasyonel davranmak, ba ş ka bir ifadeyle kaynakları etkin ve verimli kullanmak önemli bir sorun olarak ortaya çıkar. KAMU HARCAMALARI

206 Bu nedenle, kamu harcamalarında etkinli ğ in ve verimlili ğ in sa ğ lanabilmesi için “fayda- maliyet” analizi tekni ğ inden yararlanılır. Fayda – maliyet analizi, yapılacak yatırımın maliyeti ile sa ğ layaca ğ ı faydaların kar ş ıla ş tırılması suretiyle en dü ş ük maliyetle en yüksek faydayı sa ğ layacak projenin seçimine imkân sa ğ layan bir tekniktir. KAMU HARCAMALARI

207 Bu analiz tekni ğ i, piyasa de ğ eri olan kamu projelerinde ba ş arı ile uygulanabilir.. Fayda – maliyet analizi, teorik olarak tüm harcamalar için uygulanabilmekle birlikte, uygulamada esas itibariyle yatırım harcamalarına tatbik edilmektedir. KAMU HARCAMALARI

208 Faydı – maliyet analizinde ba ş lıca ş u a ş amalar söz konusudur: – Öncelikle fayda ve maliyet hesaplarına girecek unsurların tespiti yapılır. – İ kinci a ş amada, belirlenen fayda ve maliyet unsurlarının fiyatları belirlenir. – Üçüncü a ş amada ise, alternatif projeler arasında kar ş ıla ş tırmalar yapılarak en uygun olanı seçilir. KAMU HARCAMALARI

209 Herhangi bir projeye ili ş kin fayda türlerini ise, – Do ğ rudan fayda, – Dolaylı fayda, – Maddi fayda, – Maddi olmayan fayda, – Dı ş sal fayda KAMU HARCAMALARI

210 Buna kar ş ılık maliyet türleri ş öyledir: – Do ğ rudan maliyet, – Dolaylı maliyet, – Projenin do ğ rudan ve dolaylı maliyetlerinin toplamına e ş it olan sosyal maliyet, – Maddi, yani piyasa fiyatlarıyla ölçülebilen maliyet, – Gayri maddi, yani piyasa fiyatlarıyla ölçülemeyen maliyet KAMU HARCAMALARI

211 Fayda ve maliyetler ş u üç kritere göre tespit edilir: – En çok fayda en az maliyet – Fayda/maliyet – Fayda – maliyet farkının maliyete oranlanması KAMU HARCAMALARI

212 KAMU GEL İ RLER İ

213 Kamu kesimi kendisinden beklenen hizmetleri sunmak ve üretimleri gerçekle ş tirmek için gelire ihtiyaç duymaktadır. Di ğ er bir ifadeyle yapaca ğ ı harcamaların maliyetleri için finansman kaynaklarına ihtiyacı vardır. KAMU GEL İ RLER İ

214 Bu ba ğ lamda, tıpkı harcamalarda oldu ğ u gibi, kamu gelirini tanımlarken de, bir dar di ğ eri de geni ş olmak üzere iki ş ekilde tanımlanmaktadır. KAMU GEL İ RLER İ

215 Dar anlamda kamu gelirleri, merkezi yönetimin çe ş itli kaynaklardan elde etti ğ i gelirlerdir. Di ğ er taraftan geni ş anlamda kamu gelirleri ise, merkezi yönetimin gelirlerine ilave olarak, yerel yönetim kurulu ş larının, parafiskal kurumların ve kamu iktisadi te ş ebbüslerinin gelirinin toplamından olu ş maktadır. KAMU GEL İ RLER İ

216 Bu tanımlamaya göre, dar anlamda kamu gelirleri kamu kesiminin egemenlik gücüne dayanarak elde etti ğ i gelirleri ifade ederken, geni ş anlamdaki kamu gelirleri tanımı devletin normal yollarla elde etti ğ i geliri de kapsamaktadır. Bu haliyle geni ş anlamda kamu gelirleri, kamu gelirlerinin bütününü kavraması açısından daha önemli bir kavram olarak ifade edebiliriz. KAMU GEL İ RLER İ

217 1. KAMU GEL İ R TÜRLER İ 1.1. Vergiler Devletin vergi yoluyla topladığı gelirlerin toplam kamu gelirleri içe­risindeki payı, birçok ülkede %70 ile %90 arasında önemli bir yer işgal etmektedir. KAMU GEL İ RLER İ

218 Vergi; devletin kamu harcamalarını karşılamak amacıyla toplumu meydana getiren kişi ve kurumlardan, ödeme güçlerine göre, karşılıksız ve zorla aldığı ekonomik değerlerdir. KAMU GEL İ RLER İ

219 Verginin, diğer kamu gelir türlerinden en önemli farkı; karşılıksız oluşudur. Verginin karşılıksız olması, vergi ödeyenlerin yaptıkları bu ödemeden dolayı devletten, münhasıran kendilerine yönelik bir mal ya da hizmet talebinde bulunamayacaklarını ifade eder. KAMU GEL İ RLER İ

220 1.2. Harçlar Harç, bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alman bir bedeldir. Harçların vergiden farkı, kısmen de olsa, kamu hizmetlerinin bir karşılığı sonucu alınmasıdır. KAMU GEL İ RLER İ

221 Ancak, kamu hizmetleri karşılığında alınan harç ile alınan kamu hizmetinin maliyeti arasında doğrudan bir ilişki kurmak çoğu zaman mümkün değildir. Harç olarak alınan bedeller çoğu kez sunulan kamu hizmetinin maliyetinin çok altındadır. KAMU GEL İ RLER İ

222 Bir kısım harçların miktarı ise, sunulan kamusal hizmetin maliyetinin çok üzerinde bulunabilir. Örneğin, ülkemizde pasaport harcı olarak alınan tutarlar, pasaport işlemlerinin maliyetinin çok üzerindedir. KAMU GEL İ RLER İ

223 Harçları vergilerden ayıran en önemli kriter; harçların kısmen de olsa bir kamu hizmeti karşılığı olarak alınmasıdır. Ancak, bir tek bu farka karşılık harçlarla vergilerin birçok ortak yönü vardır. Bunlar; – Harçlar, mutlak surette bir kamu hizmetinin bedeli, yani fiyatı değildir. – Harca tabî olan hizmetler genellikle sadece devlet tarafından yerine getirildiği için, harcı ödemek zorunludur. KAMU GEL İ RLER İ

224 1.3. Resim Resim, herhangi bir kamu hizmetinden yararlanma karşılığında ya da herhangi bir faaliyeti icra etmek için gerekli olan izni almak için ödenen bir bedeldir. KAMU GEL İ RLER İ

225 Resim adı altında toplanan kamu gelirleri bazen harca, bazen de vergiye benzemektedir. Resim, ya tamamen karşılıksız olarak alınmakta ya da bir kamu hizmetinden yararlanmanın veya kamu otoritesinin iznine tabi olan bir işi yapma hakkını elde etmenin karşılığı olarak ödenir. KAMU GEL İ RLER İ

226 Uygulamada, –İ lgili belgelere pul yapı ş tırılması, – Basılı damga gösterilmesi, – Makbuz verilmesi – Kesinti yapılması ş eklinde tahsil edilmektedir. KAMU GEL İ RLER İ

227 Rıhtım resmi, ithalde alınan damga resmi, e ğ lence resmi örnek olarak gösterilebilir. Ancak resimler toplam bütçe gelirleri içinde önemini yitirmi ş tir. Di ğ er taraftan ço ğ u resimler vergiye veya harca dönü ş türülmü ş tür. Örne ğ in, daha önce e ğ lence resmi olarak alınan resim, e ğ lence vergisine, ilan ve reklamlardan alınan resimler de ilan ve reklam vergisine dönü ş türülmü ş tür. KAMU GEL İ RLER İ

228 1.4. Fon Gelirleri Fon kavramı, belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere ayrılmış veya belli bir hesapta toplanmış para anlamına gelir. Bu nedenle, fon bir nevi gelir ve gider hesabıdır. Başka bir deyişle fonun, hem gelir hem de gider yönü vardır. KAMU GEL İ RLER İ

229 Özel kanunlarla oluşturulmuş çok sayıda ve değişik türde fon vardır. Her bir fon için kanunlarla tahsis edilmiş gelirler mevcuttur. Fon adı altında toplanan kamu gelirleri de vergi benzeri kamu gelirleri türündendir. Fonların sayısı ve türü zaman içerisinde değişmektedir. Ancak son 10 yılda bütçe birliğini sağlamak için fonların sayısı hızlı bir şekilde azaltılmıştır. KAMU GEL İ RLER İ

230 1.5. Şerefiye Şerefiye, kamu yatırımları dolayısıyla değeri artan gayrimenkul sahiplerinden alınan bir çeşit vergidir. Örneğin, belediye tarafından bir ma­ilenin yollarının genişletilmesi ve çevre düzenlemesinin yapılması nedeniyle değeri artan gayrimenkullerin sahiplerinden ek bir vergi talep edilebilir. Şerefiye, zorunlu bir ödeme olması dolayısıyla vergiye benzer. KAMU GEL İ RLER İ

231 Ancak, yapılan kamu yatırımları sonucunda gayrimenkul sahipleri değer artışı şeklinde bir fayda sağladıklarından dolayı yapılan zorunlu ödeme harca da benzetilebilir. KAMU GEL İ RLER İ

232 Bugün ülkemizde “şerefiye” adı altında bir kamu geliri yoktur. Belediyeler tarafından tahsil edilen “Harcamalara Katılma Payı” şerefiyeden farklı bir kamu geliri türüdür. Harcamalara katılma payı, belediyeler tarafından yapılan yol, su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan gayrimenkul sahiplerinden alınan bir bedeldir. KAMU GEL İ RLER İ

233 1.6. Parafiskal Gelirler Parafiskal deyiminin anlamı, genellikle “vergi ya da harç benzeri” olarak Türkçede ifade edilmektedir. KAMU GEL İ RLER İ

234 Parafiskal gelirler, kamu veya yarı kamu kurumu niteliğindeki ekonomik, sosyal ve mesleki kuruluşların, yaptıkları hizmetler dolayısıyla kendi üyelerinden veya hizmetlerinden yararlananlardan çeşitli adlarla aldıkları paralardır. KAMU GEL İ RLER İ

235 Devletin ve yerel yönetimlerin bütçelerinde yer almayan parafiskal gelirler, yetkili kuruluşlarca tahsil edilir. Türkiye'de parafiskal gelirleri tahsil eden kuruluşlara örnek olarak, – Sosyal Güvenlik Kurumu, – Ticaret ve Sanayi Odaları, – Bağ – Kur, – Barolar ve benzeri kuruluşlardır. KAMU GEL İ RLER İ

236 Bütün bu kuruluşlar, üyelerinden ilgili özel kanunlarda öngörülen esaslar dahilinde prim, aidat vb. adlar altında para toplamaktadırlar. Toplanan paralarla sunulan hizmetler arasında maliyet – fiyat ilişkisi olmadığı gibi, üyelerinin ilgili kuruluşların hizmetlerinden yararlanmak istemeyerek, yükümlülükten kurtulma imkânları da yoktur. KAMU GEL İ RLER İ

237 Parafiskal gelirler, ilgili kişilerden zorla alındıklarından, bu özelliklerinden dolayı vergiye benzetilebilir. Ancak, parafiskal gelirleri toplayan kurumlar, üyelerine bazı hizmetler sunar. Bu yönüyle parafiskal gelirler harca benzetilebilir. Bu nedenle, parafiskal gelirleri vergi ve harç benzeri bir kamu gelir türü olarak nitelendirmek mümkündür. KAMU GEL İ RLER İ

238 1.7.Borçlanma (Zorunlu – Gönüllü) Devlet, olağan gelirleri ile olağan harcamalarını karşılayamadığı zaman kurumlardan veya bireylerden borçlanabilir. Bu borçlanma bazen vergide olduğu gibi, zorunlu olabileceği gibi, bazen de normal yollarla borçlanmak suretiyle gelir elde edebilir. KAMU GEL İ RLER İ

239 Ancak borçlanma günümüzde daha çok gönüllü olarak gerçekle ş mektedir. Di ğ er bir ifadeyle zorunlu borçlanma sık rastlanılan bir uygulama de ğ ildir. KAMU GEL İ RLER İ

240 1.8. Para Basımı Kâğıt para ve madeni para basımı devletin egemenlik hakkını kullanarak elde ettiği Önemli bir kamu geliri türüdür. Devletin para basımı suretiyle elde ettiği kamu geliri türü “senyoraj geliri” olarak da adlandırılmaktadır. Para basımı yoluyla gelir elde etmek çok kolay olmakla birlikte, aşırı ölçüde para basımı, enflasyona neden olduğundan sakıncası faydasından daha fazladır. KAMU GEL İ RLER İ

241 1.9. Mali Tekeller Devlet, bir kısım mal ve hizmetlerin üretimini kendi tekeline almak suretiyle gelir kaynaklarını artırabilir. Tekel ürünlerinden, özellikle ikame imkânı olmayanların fiyatlarını yüksek tutmak mümkündür. KAMU GEL İ RLER İ

242 Diğer yandan, tekel ürünleri üzerine tatbik edilecek dolaylı bir verginin idari maliyeti oldukça düşüktür. Zira tamamen fiyatın bir parçası haline getirilmiş ve fiyatla birlikte tahsil edilen vergilerin tarh ve tahsil giderleri oldukça düşük olur. KAMU GEL İ RLER İ

243 Devlet, tekel ürünlerinden sağlamak istediği geliri, tekel ürünleri üzerine dolaylı bir vergi uygulayarak ya da bu ürünlerin fiyatını yüksek tutarak temin edebilir. Özelleştirme uygulamalarıyla birlikte mali tekellerin sayısı geçmiş dönemlere oranla Önemli ölçüde azalmıştır. Dolayısıyla günümüzde devletin tekel yoluyla elde ettiği gelir fazla bir öneme sahip değildir. KAMU GEL İ RLER İ

244 1.10. Para ve Vergi Cezaları Para ve vergi cezalarının tatbikinden maksat, devletin gelir kaynaklarını arttırmak değil, yasalara ve kurallara uyulmasını sağlamaktır. Yasalara aykırı davrananlar için hürriyeti bağlayıcı cezalar yanında para cezaları da tatbik edilebilmektedir. Örneğin trafik kurallarına uymayanlarla vergi mevzuatına aykırı davrananlara daha çok para cezası tatbik edilmektedir. KAMU GEL İ RLER İ

245 Di ğ er taraftan vergi ödeme zamanında vergi borcunu ödemeyen mükellefler daha sonra faiziyle birlikte ödemek zorundadır. Ayrıca yine vergi kaçıran bir mükellef kaçırdı ğ ı vergi nedeniyle de vergi cezası ödemek zorundadır. KAMU GEL İ RLER İ

246 1.11. Emlak ve Teşebbüs Gelirleri Emlak gelirleri, devlete ait menkul ve gayrimenkul malların satışından, işletilmesinden veya kiraya verilmesinden elde edilen gelirlerdir. Devletin sahip olduğu emlak; genellikle tarım arazisi, ormanlar, maden yatakları ve binalar gibi gayri menkullerden oluşur. KAMU GEL İ RLER İ

247 Söz konusu gayrimenkullerin satışı ve kiralanması yoluyla gelir elde edilebileceği gibi, bunların işletilmesi yoluyla da gelir elde edilebilir. KAMU GEL İ RLER İ

248 Ayrıca devlet, kurduğu Kamu İktisadi Teşebbüsleri vasıtası ile de gelir elde eder. Kamu İktisadi Teşebbüsleri hemen her ülkede mevcut olup, devletin ekonomik faaliyetleri genellikle bu kurumlar aracılığı ile yürütülür. Ülkemizde tarım, madencilik, imalat, enerji, ulaştırma, haberleşme, bankacılık ve ticaret alanında faaliyet gösteren çok sayıda Kamu İktisadi Teşebbüsü vardır. KAMU GEL İ RLER İ

249 1.12. Di ğ er Kamu Gelirleri Yukarıda sayılanların dı ş ında de devletin elde etti ğ i gelirleri ş öyle sıralayabiliriz: – Ba ğ ı ş ve yardımlar, – Ganimetler, – Devlete intikal eden mal ve paralar Ancak bu gelirlerin toplam kamu gelirleri içinde çok önemli bir yeri yoktur. KAMU GEL İ RLER İ

250 2. KAMU GEL İ R İ N İ N TASN İ F İ 2.1. Cebrilik Kamu gelirleri, zorlamaya dayalı olması ve zorlamaya dayalı olmaması ş eklinde sınıflandırılabilir. E ğ er ödenmesinde kanuni bir zorunluluk varsa, zorunlu kamu gelirleri, ödemesi gönüllülük esasına dayanıyorsa, o zaman cebri olmayan kamu geliridir. Vergi zorunlu gelire, ba ğ ı ş lar ise gönüllü kamu gelirine örnek olarak gösterilebilir. KAMU GEL İ RLER İ

251 2.2. Sa ğ landıkları Kaynakların Niteli ğ i Bu ayrıma göre kamu gelirlerinin hangi kaynaktan elde edildi ğ ine göre yapılmaktadır. Buna göre devletin piyasa ş artları altında elde etti ğ i gelirler olup buna özel ekonomi gelirleri denir. Devlete ait malların kiraya verilmesiyle elde edilen gelirler buna örnek olarak gösterilebilir. KAMU GEL İ RLER İ

252 Di ğ er taraftan devletin egemenlik gücüne dayanarak elde etti ğ i gelirler kamu ekonomisi gelirleri denir. Vergi, harç ve cezalar bu türün örnekleri olarak sayılabilen gelirlerdir. KAMU GEL İ RLER İ

253 2.3. Gelirin Süreklili ğ i Açısından Sürekli olarak kamunun elde etti ğ i gelirler ola ğ an (adi) gelirler, normalde elde edilmesi tahmin edilemeyen gelirlerdir. Vergi ve harçlar ola ğ an gelirlere, yardımlar ise ola ğ anüstü gelirlere örnek olarak gösterilebilir. KAMU GEL İ RLER İ

254 3. GENEL VERGİ TEORİSİ 3.1. Verginin Tarihi Gelişimi Verginin tarihi, devlet tarihi kadar eskidir. Devlet kurumu ile birlikte ortaya çıkan vergi; maliye teorisinde, çeşitli yönleriyle üzerinde en çok tartışılan konuların başında gelir. Bu nedenle, maliye biliminde verginin özel bir önemi ve yeri vardır. Hatta maliye denilince akla ilk önce vergi geliri dense, yanlış olmaz. KAMU GEL İ RLER İ

255 Tarihî gelişim sürecine bakıldığında, verginin çeşitli aşamalardan geçtiğini görüyoruz. Tarih boyunca değişen ekonomik, sosyal ve siyasal şartlara bağlı olarak, vergide de önemli gelişmeler meydana gelmiştir. KAMU GEL İ RLER İ

256 Ekonomik mübadelenin henüz gelişmediği dönemlerde kamusal ihtiyaçlar, toplumu meydana getiren bireylerin emekle katılımı ile karşılanıyordu. Bu dönemde çok sınırlı olarak aynî (mal olarak alınan) vergilerden söz edilebilir. Yani ilk dönemlerde vergi “emekle iştirak” (bedeni vergi) şeklinde yerine getirilen bir yükümlülüktü. KAMU GEL İ RLER İ

257 Daha sonraki dönemlerde aynî mübadele denilen; malın malla değişiminin gündeme gelmesi ile birlikte vergiler “mal” olarak, ödenmeye başlanmıştır. Ancak aynî vergilerin yaygınlaştığı bu dönemde bedeni vergilere de rastlamak mümkündür. KAMU GEL İ RLER İ

258 Paralı mübadele dönemin başlaması ile birlikte, vergiler, daha çok para olarak alınmaya başlamıştır. Ancak, paralı mübadelenin geçerli olduğu günümüzde dahi bedeni vergilere rastlamak mümkündür. Örneğin, ülkemizdeki zorunlu askerlik görevi, bedeni vergi niteliğinde bir yükümlülüktür. KAMU GEL İ RLER İ

259 Osmanlı Devletinde uygulanan başlıca vergiler aşağıdaki gibidir: – Zekât: Zekâtın konusu: altın, gümüş, para, ticaret malları, hayvanlar ile maden ve definelerdir. – Öşür: Toprak ya da tarım ürünlerini konu alan bir vergidir. Oranı %10'dur. – Haraç: Fethedilen bir ülke halkının esir edilmeyip, yerlerinde bırakılması ve topraklarının kullanma hakkının kendilerine verilmesi karşılığında alınmış olan bir vergidir. – Cizye: Müslüman olmayanlardan askerlik hizmeti karşılığı alınmış bir vergidir. KAMU GEL İ RLER İ

260 3.2. Verginin Tanımı ve Temel Özellikleri Vergi, devletin kamu harcamalarının finansmanını karşılamak amacıyla toplumu meydana getiren fert ve kurumlardan ödeme güçleri ölçüsünde, karşılıksız olarak ve hukuki zorunluluk altında aldığı ekonomik değerlerdir. KAMU GEL İ RLER İ

261 Bu tanımdan hareketle verginin temel özellikleri şu şekilde belirlenebilir: – Vergi devlet tarafından alınır. – Vergi, kamu harcamalarının finanse etmek için alınır. – Vergi, toplumu meydana getiren fert ve kurumlardan ödeme güçleri nispetinde alınır. – Vergi, kişiler için karşılıksız bir ödemedir. – Vergi zorunlu bir ödemedir. – Vergi, sonuç itibariyle ekonomik bir değerdir. KAMU GEL İ RLER İ

262 3.3. Verginin Haklılığını Açıklayan Görüşler Vergilemenin haklılığını ve adil bir vergilemenin esaslarını açıklamaya çalışan bu görüşleri iki ana başlık altında toplamak mümkündür: – Vergiyi mübadele esasına göre açıklayan görüşler – Vergiyi devletin egemenlik hakkının bir sonucu sayan görüş KAMU GEL İ RLER İ

263 Vergiyi Mübadele (Değişim) Esasına Göre Açıklayan Görüşler Vergide bir karşılık arayan ve vergiyi kamu hizmetlerinden yararlanmanın bir bedeli sayan bu görüşler, istifade teorisi olarak da bilinen bu görüş üç değişik biçimde açıklanmaktadır. KAMU GEL İ RLER İ

264 Vergiyi Hizmet Bedeli Sayan Görüş Bu görüşe göre vergi, devlet tarafından yapılıp fertlere sunulan kamu hizmetlerinin bedeli sayılmaktadır. Yani vergi, kamu hizmetlerinden yararlanmanın bir karşılığıdır. KAMU GEL İ RLER İ

265 Bireyler kamu hizmetlerinden, ödedikleri vergi ölçüsüne göre değil, eşit ölçüde yararlanma hakkına sahiptirler. Eğer vergi kamu hizmetlerinin bir bedeli olarak kabul edilirse, devlete en fazla vergiyi ödeyen kişinin, kamu hizmetlerinden en çok yararlanması gerekirdi. KAMU GEL İ RLER İ

266 Oysa, kamu hizmetlerinden en çok yararlananlar genellikle hiç vergi ödemeyen ya da en az vergi ödeyenlerdir. Vergi ödeme gücü yüksek olan zenginler, devletin sunduğu bir kısım hizmetlerden, örneğin, sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanmak yerine, genellikle özel sağlık ve eğitim kurumlarının hizmetlerinden bedel ödemek suretiyle yararlanmaktadırlar. KAMU GEL İ RLER İ

267 O halde, vergiyi kamu hizmetlerinden yararlanmanın bir bedeli olarak kabul etmek mümkün değildir. Vergi tüm kamu hizmetlerinin karşılığı olarak kişilerden, yararlanma ölçülerine göre değil, ödeme güçlerine göre alınır. KAMU GEL İ RLER İ

268 Vergiyi Sigorta Primine Benzeten Görüş İstifade yaklaşımından hareket eden bir kısım yazarlar da vergiyi, fertlerin mallarını ve canlarını emniyet altında bulunduran devlete ödenen sigorta primi şeklinde nitelendirmek istemişlerdir. KAMU GEL İ RLER İ

269 Vergiyi Milli Gelirin Oluşumundaki Genel Giderlere Katılma Payı Sayan Görüş Toplum, bir üreticiler birliğine benzeterek, devleti de bu birliğin genel giderlerini karşılayan bir organ olarak kabul edilmektedir. Bu görüşe göre vergi, devletin de dahil edildiği üreticiler birliğinin genel giderlerine fertlerin katılma payıdır. KAMU GEL İ RLER İ

270 Vergiyi Devletin Egemenlik Hakkının Bir Sonucu Sayan Görüş Devlet gayesini gerçekleştirmek ve diğer fonksiyonlarını yerine geti­rebilmek için bireylere bazı görevler yüklemek hakkına sahiptir. Başka bir ifadeyle bireylerden bazı fedakârlıklar isteme hakkına sahiptir. Bu yüzden devletin himayesi altında yaşayan bireyler, devletin yüklediği ödevleri yerine getirmek zorundadırlar. KAMU GEL İ RLER İ

271 Vergi, devletin bireylere yüklediği en önemli görevlerden biridir. Devlet, egemenlik hakkını kullanarak bireylere vergi ve benzeri Ödevler yükleyebilir. KAMU GEL İ RLER İ

272 Bireyler ödedikleri vergi mukabilinde kendilerine yönelik özel bir karşılık bekleyemezler. Devletin vergi almada dayandığı en önemli ölçüt bireylerin sahip oldukları ödeme gücüdür. Vergilendirmede ödeme gücü ilkesine uymak, adil bir vergilemenin de ilk şartıdır. KAMU GEL İ RLER İ

273 Buna göre, vergi kamu hizmetlerini yapmakla görevli devlet tarafından bireylere yüklenen ve haklılığım devletin egemenlik gücünden zorunlu bir ödev ya da fedakârlıktır KAMU GEL İ RLER İ

274 3.4. Verginin Fonksiyonları Verginin temel fonksiyonu, kamu harcamalarını finanse etmesidir. Ancak, devletin fonksiyonlarının zamanla de ğ i ş mesi ile birlikte, verginin de fonksiyonları de ğ i ş mi ş tir. Bu nedenle, zamanımızda verginin fonksiyonunu sadece kamu hizmetlerini finanse etmek ş eklinde açıklamak yetersiz olur. Verginin günümüzde kamu harcamalarını finanse etmesi yanında, ba ş ka fonksiyonları da vardır. KAMU GEL İ RLER İ

275 Verginin Mali Fonksiyonu Verginin mali fonksiyonu, devletin, devlet olma niteliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirebilmesi için ihtiyaç duyduğu finansman kaynağını sağlamaktır. Başka bir ifadeyle verginin mali fonksiyonu, toplumu meydana getiren bireylere bir fiyat karşılığı sunulamayan toplumsal nitelikteki mal ve hizmetler için gerekli olan finansman kaynağım oluşturmaktır. KAMU GEL İ RLER İ

276 3.4.2.Verginin İktisadi Fonksiyonu Verginin iktisadi fonksiyonu, verginin temel iktisadi hedeflere ulaşmada bir araç olarak kullanılmasını ifade eder. Başka bir ifadeyle ekonomide büyüme ve istikrarın sağlanmasında vergilerden yararlanmak verginin iktisadi fonksiyonunu oluşturur. KAMU GEL İ RLER İ

277 Verginin Sosyal Fonksiyonu Verginin sosyal fonksiyonu, verginin gelir dağılımında adaletin sağlanmasında bir araç olarak kullanılmasını ifade eder. KAMU GEL İ RLER İ

278 Devletin gelir dağılımında adaletin sağlanmasında kullanacağı en önemli araç vergidir. Devlet, toplumun yüksek gelir gruplarından vergi yoluyla elde ettiği gelirleri, transfer harcaması yoluyla toplumun fakir kesimine aktarmak suretiyle gelir dağılımındaki adaletsizliği giderebilir. KAMU GEL İ RLER İ

279 3.5. Vergi Tekniği Vergi tekniği, kısaca vergi yapma sanatıdır. Başka bir deyişle, vergi borcunun doğuşundan, devlet hazinesine girinceye kadar geçirdiği bütün aşamalardaki işlemler vergi tekniğinin kapsamına girer. Bu nedenle vergi tekniğini, vergilendirmeye ilişkin bütün idari, usul ve uygulama işlemleri olarak nitelendirmek mümkündür. KAMU GEL İ RLER İ

280 3.6. Vergilemeye İlişkin Temel Kavramlar Verginin Konusu Verginin konusunu en kısa biçimde, “verginin üzerinden alındığı şeydir” şeklinde tanımlamak mümkündür. KAMU GEL İ RLER İ

281 Bu şey ekonomik bir değer, hukuki bir muamele, fiziki bir varlık, bir fiil, bir olay vb. olabilmektedir. Sadece maddi anlamdaki mal veya eşyalar değil, maddi olmayan ekonomik unsurlar, mükelleflerin fiziki varlığı veya sosyal durumları dahi vergi konusunun kapsamına girebilmektedir. KAMU GEL İ RLER İ

282 Türk Vergi Sisteminden bazı Örnekler vermek mümkündür. Örneğin, Emlak Vergisinin konusu, bina ve arazi gibi gayrimenkullerdir. Buna karşılık Katma Değer Vergisinin konusu menkul ve gayrimenkul malların yanında bir kısım hizmetleri de kapsamaktadır. KAMU GEL İ RLER İ

283 Ticari, sınaî, zirai ve mesleki faaliyetler çerçevesinde yapılan mal teslimleri katma değer vergisine tabi olduğu gibi, aynı çerçevede yapılan hizmetler de bu vergiye tabi bulunmaktadır. KAMU GEL İ RLER İ

284 Vergi Mükellefi (Yükümlüsü) Vergi mükellefi ya da yükümlüsü, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Kanuni mükellef, vergi kanunlarına göre üzerine vergi borcu düşen kişidir. Aracı mükellef, kanuni mükellefi olduğu vergiyi başkasına yükleyen kişidir. KAMU GEL İ RLER İ

285 Örneğin, katma değer vergisinin kanuni mükellefi, vergiye tabi malı satan ya da hizmeti sunan kişidir. Ancak, katma değer vergisinin kanuni mükellefi, mükellefi olduğu vergiyi satışını yaptığı mal ya da hizmetin fiyatına ekleyerek alıcıdan tahsil eder. Bu durumda katma değer vergisinin kanuni mükellefi, bu verginin aracı mükellefi konumundadır. KAMU GEL İ RLER İ

286 Mal veya hizmeti satın almak suretiyle bu mal ve hizmetin alış bedeli içerisinde vergiyi ödemek zorunda kalan nihai tüketici ise vergi yüklenicisi ya da taşıyıcısıdır. Buna göre, vergi taşıyıcısı, vergiyi en son üzerine alan kişidir. KAMU GEL İ RLER İ

287 Vergi Sorumlusu Vergi sorumlusu, vergi kanunlarına göre kendisi mükellef sayılmayıp, vergi mükellefi adına vergiyi ödemek ve vergiye ilişkin diğer şeklî ödevleri yerine getirmek zorunda olan kimsedir. KAMU GEL İ RLER İ

288 Vergiyi Do ğ uran Olay Verginin konusu ile verginin yükümlüsü arasında ili ş ki kuran olaya vergiyi do ğ uran olay denir. Örne ğ in katma de ğ er vergisinde vergiyi do ğ uran olay, malın teslim edil­mesi, hizmetin ifa edilmesidir. KAMU GEL İ RLER İ

289 Vergide İstisna ve Muafiyet İ stisna, vergi kanunlarına göre vergilendirilmesi gereken bir konunun kısmen ya da tamamen, geçici ya da sürekli olarak vergi dı ş ı tutulmasıdır. İstisnaya Örnek olarak katma de ğ er vergisinden ihracat istisnasını gösterebiliriz. KAMU GEL İ RLER İ

290 Muafiyet, vergi kanunlarına göre kendileri için vergi borcu doğması öngörülen kişilerin kısmen ya da tamamen, geçici ya da sürekli olarak vergi mükellefiyeti dışında tutulmalarıdır. Muafiyete örnek olarak Gelir Vergisi Kanununda yer alan esnaf muaflığı, küçük çiftçi muaflığı ve diplomat muaflığını göstermek mümkündür. KAMU GEL İ RLER İ

291 Vergi Matrahı Verginin üzerinden hesaplandığı şeydir. Matrah, fiziki – maddi büyüklükler olabileceği gibi, parasal büyüklükler de olabilir. Örneğin, Gelir Vergisinin konusu gelirdir. Bu verginin matrahı ise, safı gelirdir. Dolayısıyla gayrisafî gelirden, gelirin elde edilmesi için yapılan giderlerin düşülmesi suretiyle Gelir Vergisinin matrahı elde edilir. KAMU GEL İ RLER İ

292 Vergi matrahı, yukarıda da belirtildiği gibi, fiziki bir ölçü ya da ekonomik bir değer olabilir. Eğer vergi matrahı olarak vergi konusunun ekonomik değeri alınıyorsa bu tür matraha ad-valorem matrah adı verilir. Örneğin, bir binanın parasal değeri, ad-valorem matrahtır. KAMU GEL İ RLER İ

293 Buna karşılık, vergi matrahı olarak vergi konusu unsurun yüzölçümü, uzunluğu, ağırlığı, adedi vb. bazı fiziki ya da teknik özellikleri esas alınıyorsa, bu tür matraha spesifik matrah adı verilir. KAMU GEL İ RLER İ

294 Örneğin, bir binanın vergi matrahı, binanın yüzölçümü ise, bu çeşit vergi matrahı, spesifik matrah kategorisine girer. Motorlu Taşıtlar Vergisi tarifesi spesifik tarifedir. Zira bu vergi motorlu taşıtın ağırlığı, yaşı, taşıma kapasitesi, koltuk sayısı gibi teknik özelliklerine göre belirlenmektedir. KAMU GEL İ RLER İ

295 Vergi matrahının tespitine ilişkin geçmişten günümüze kadar uygulanan usulleri şöyle sıralayabiliriz: – İdarece Takdir Usulü: Doğrudan doğruya takdir usulü olarak da nitelendirilen bu usulün esası, vergi idaresinin, her bir vergi yükümlüsüne ilişkin vergi borcunu ayrı ayrı tespit etmesidir. KAMU GEL İ RLER İ

296 Bu uygulamanın en tipik örneği, 1942 yılında ülkemizde bir defaya mahsus olmak üzere uygulanan varlık vergisidir. Bu vergiye ilişkin matrahın tespit görevi idare elemanlarının çoğunlukta bulunduğu bir komisyona bırakılmıştı. Bu yüzden uygulamada son derecede haksızlıklar olmuştu. Bunun sonucu olarak da bu vergi geniş ölçüde eleştiri konusu edilmişti. KAMU GEL İ RLER İ

297 – Karine veya Dış Belirtiler Usulü: Vergilemede karine usulü, doğrudan takdir usulünün biraz daha objektifleştirilmiş bir şeklidir. Bu usulde mükelleflerin gelir ve servetlerine karine teşkil eden bir takım dış belirti ya da göstergelerden hareketle vergi borcunun tespitine çalışılır. Örneğin, eskiden Fransa'da bina vergisi borcunun hesabında binanın kapı ve pencere sayısı esas alınıyordu. Kapı ve pencere sayısı arttıkça alınacak vergi miktarı da artıyordu. KAMU GEL İ RLER İ

298 – Bu usul de objektif olmaktan uzaktır. Çünkü, vergi konusunun bir kı­sım dış belirtileri her zaman için gerçek vergi matrahını temsil etmez. Örneğin, kirası aynı olan iki işyerinin eşit miktarda gelir sağlayacağını kabul etmek mümkün değildir. Bu yüzden kirası aynı olan iki iş yerinden aynı miktarda vergi almak vergi adaletine aykırıdır. KAMU GEL İ RLER İ

299 – Götürü Usul: Vergilemede götürü usul, matrahın gerçek miktarını araştırmadan, tahmini olarak belirlenmesidir. Bu nedenle, götürü usul, gerçek (beyan) usulün karşıtı bir usuldür. Götürü usule göre tespit edilen vergi matrahları, gerçek vergi matrahının altında olabileceği gibi, üzerinde de olabilir. KAMU GEL İ RLER İ

300 – Beyan Usulü: Beyan usulünün esası, vergi matrahının yükümlülerce veya vergi sorumluları tarafından vergi kanunlarında öngörülen kurallara uygun olarak belirlenip beyanname adı verilen bir belge ile vergi idaresine bildirilmesidir. KAMU GEL İ RLER İ

301 Vergi Tarifesi: Vergi tarifesi, verginin hesaplanabilmesi için matraha uygulanan ölçüdür. Günümüzde vergiler, matrahın belli bir oranı şeklinde hesaplandığından, tarife denilince akla ilk önce vergi oranı gelir. Vergi oranı, vergi matrahının belli bir yüzdesi şeklinde ifade edilir. KAMU GEL İ RLER İ

302 Bazen bir yükümlüye ait vergi matrahı, çeşitli dilimlere ayrılır ve her bir dilime farklı vergi oranı uygulanarak vergi borcu hesaplanır. Bu durumda, yükümlünün hesaplanan vergi miktarının, toplam vergi matrahına oranı, ortalama vergi oranı olarak nitelendirilir. Buna göre, ortalama vergi oranı, bir yükümlünün toplam vergi miktarının toplam vergi matrahına oranıdır. KAMU GEL İ RLER İ

303 Marjinal Vergi Oranı, bir yükümlünün, vergi miktarındaki artış ile vergi matrahındaki artış miktarının birbirine oranıdır. Örneğin, vergi matrahı 10 milyar iken, vergi miktarı 2 milyar lira ise, Ortalama Vergi Oranı= (2/10)*100 = %20'dir. Vergi matrahının 20 milyara yükselmesi halinde, vergi miktarı da 5 milyara yükselmişse, Ortalama Vergi Oranı=(5/20)*100= %25 olur. Marjinal Vergi Oranı= {(5 – 2)/(20 – 10)}*100=%33,3 KAMU GEL İ RLER İ

304 Sabit (Düz) Oranlı Tarife Vergi matrahının her seviyesinde aynı oranda vergi alınması halinde sabit veya düz oranlı vergi tarifesinden söz edilir. Örne ğ in Kurumlar Vergisi düz oranlı bir vergidir. KAMU GEL İ RLER İ

305 Vergi Oranı Vergi Oranı Çizgisi Vergi Matrahı Vergi Miktarı Vergi Miktarı Çizgisi Vergi Matrahı

306 Artan Oranlı Tarife Matrah arttıkça ortalama vergi oranının da yükseldiği tarifedir. Ortalama vergi oranındaki artış matrahtaki artışa eşitse düz artan oranlı; Ortalama vergi oranındaki artış matrahtaki artıştan büyük ise çoğalan artan oranlı; Ortalama vergi oranındaki artış matrahtaki artıştan küçük ise azalan artan oranlı bir tarifeden bahsedebiliriz KAMU GEL İ RLER İ

307 – Verginin Uzunluk Farkı: Bir vergi tarifesinde yer alan en düşük matrah ile en yüksek matrah arasındaki farktır. İki ucu kapalı aralık olan tarifelerde birinci dilimin en küçük matrahıyla [ki genellikle 0 (sıfır)'dır] son dilimin, en büyük matrahının birbirinden çıkarılması halinde ortaya çıkacak olan fark verginin uzunluk farkıdır KAMU GEL İ RLER İ

308 – Verginin Yükseklik Farkı: Bir vergi tarifesinde yer alan en düşük oranla en yüksek oran arasındaki farktır. Yani birinci dilime uygulanan vergi oranı ile son dilime uygulanan vergi oranının büyük olanından küçük olanının çıkarılması halinde ortaya çıkan fark verginin yükseklik farkıdır. KAMU GEL İ RLER İ

309 – Tarife Basamakları: Her bir oranın uygulandığı ayrı ayrı matrah dilimine denir. Örneğin, artan oranlı bir tarifede, her bir matraha uygulanacak olan oran bellidir ve bunların her biri dilimler halindedir. İşte bunların her birine tarife basamağı denir. KAMU GEL İ RLER İ

310 – Artma Oranı: Tarifede yer alan oranların, sırası ile, her biri arasındaki farka denir. Örneğin; oranlar %5, %10, %15, %20 diye gidiyorsa, artma oranı 5'dir. Çünkü, tarifede birbirini takip eden oranlarının her birinin arasındaki fark 5'dîr. – Basamak Genişliği: Tarife basamakları arasındaki farktır. KAMU GEL İ RLER İ

311 Azalan Oranlı Tarife Artan oranlı tarifenin tersidir. Matrah arttıkça matraha uygulanan ortalama vergi oranının giderek azaldı ğ ı tarifedir.  Ortalama vergi oranındaki azalı ş matrahtaki artı ş a e ş itse düz azalan oranlı;  Ortalama vergi oranındaki azalı ş matrahtaki artı ş tan büyük ise ço ğ alan azalan oranlı;  Ortalama vergi oranındaki azalı ş matrahtaki artı ş tan küçük ise azalan azalan oranlı bir tarifeden bahsedebiliriz. KAMU GEL İ RLER İ

312 Vergi Tarhı Vergi yükümlüsünün bağlı bulunduğu vergi idaresince vergi borcunu miktar itibariyle tespit eden idari bir işlemdir. Vergi Usul Kanununa göre vergi tarhı: Vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi idaresi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari işlemlerdir. KAMU GEL İ RLER İ

313 Vergi Tarh Çeşitleri Mükellefler kanundan doğan görevlerini yerini getirmediği zaman vergi re’sen veya ikmalen tarh edilir. Re’sen tarhta ödenmesi gereken vergi doğrudan idare tarafından belirlenmektedir. KAMU GEL İ RLER İ

314 İkmalen tarhta ise, daha önceki bir verginin tarh edilmesidir. Diğer bir ifadeyle, daha önce gerçeğe uygun bir şekilde beyan edilmeyen, eksik veya yanlış beyan edilen bir verginin kalan kısmı için yapılan tarhtır. Eğer vergi hatalarının (mahkeme vb.) düzeltilmesine yönelik tarhlar ise düzeltme tarhı olarak ifade edilebilir. KAMU GEL İ RLER İ

315 İdarece Tarh; Yükümlünün vergi borcuna ilişkin ödevlerini yerine getirmediği ve Vergi Usul Kanununa göre re'sen ve ikmalen tarhiyatın geçerli olmadığı bir kısım durumlarda matrah yine idare tarafından saptanır. Bu tarh işlemini, idarenin yaptığı diğer tarh işlemlerinden ayıran husus, idarece tarh usulünün beyan esasının uygulanmadığı durumlarda söz konusu olmasıdır. Günümüzde hala idare tarh yönteminin uygulandığı bir vergi olarak damga vergisi bulunmaktadır. KAMU GEL İ RLER İ

316 Verginin Tebliği Vergi dairesince tarh edilen verginin, vergi yükümlüsüne yazı ile bildirilmesidir Verginin Tahakkuku Verginin tahakkuku aşaması hukuksal bir durum olup, verginin tarh ve tebliğ edilmesini takip eden ve verginin tahsil edilebilir hale geldiği durumu belirtmektedir. KAMU GEL İ RLER İ

317 Verginin Tahsili Vergi Kanunlarının belirlediği sürelerde verginin ödenmesidir. KAMU GEL İ RLER İ

318 Verginin tahsil şekilleri şunlardır: İ ltizam Usulü Vergi toplama hakkı karşılığında devlete en yüksek bedeli ödemeyi taahhüt eden kişi bu hakkı elde ederdi. Mültezimin topladığı vergi ile ödediği bedel arasındaki fark kendi kârını veya zararını teşkil eder. Vergi toplama hakkım üzerine alan kişiye mültezim adı verilir. KAMU GEL İ RLER İ

319 İ hale Usulü İhale usulü, vergi toplama yetkisinin, toplanan vergilerden en düşük oranda pay almayı taahhüt eden kişiye verilmesidir. KAMU GEL İ RLER İ

320 Halk Temsilcileri Vasıtasıyla Tahsil Usulü Vergi idaresinin yeterli düzeyde gelişmediği dönemlerde uygulanmış olan bu usulde vergiler, halkın arasından bu amaçla seçilmiş kişiler vasıtası ile toplanıdır. KAMU GEL İ RLER İ

321 Emanet Usulü Emanet usulü, vergilerin devlet adına onun görevlendirdiği kişiler vasıtası ile tahsil edilmesidir. KAMU GEL İ RLER İ

322 Verginin Mükellefçe Yatırılması Verginin mükellefler tarafından kanunların uygun gördüğü zamanlarda devletin gösterdiği yerle­re yatırılmasıdır. KAMU GEL İ RLER İ

323 Kaynaktan Kesme (stopaj, tevkifat) Yöntemi Vergi sorumlusunun kanuni mükellef adına vergiyi ödemek üzere mükellefin mal varlığından vergiyi keserek vergi dairesine Ödemesidir. Bu usul genelde iş verenlerce işçilerinin vergi borcunun ödenmesi şeklinde uygulanmaktadır. KAMU GEL İ RLER İ

324 Tescil Usulü Bazı hukuki işlemlerin vergilendirilmesinde kullanılan ve bu muamelelerin belirli bir sicile tescil edilmesi anında gerçekleştirilen tahsil usulüdür. KAMU GEL İ RLER İ

325 Pul ve Bandrol Yapı ş tırılarak ya da De ğ erli Kâ ğ ıtlar Kullanılarak Verginin Ödenmesi Usulü Bir kısım hukuki işlemler üzerinden alınan vergiler pul ya da bandrol yapıştırılmak suretiyle tahsil edilirdi. Ülkemizde yakın zamana kadar Damga Vergisi ile Harçların büyük bir kısmı bazı belgeler üzerine pul yapıştırmak suretiyle tahsil ediliyordu. Ancak, pul yapıştırma suretiyle vergi tahsili uygulaması günümüzde kaldırılmış bulunmaktadır. KAMU GEL İ RLER İ

326 Değerli kâğıtlara örnek ise, pasaport, sürücü belgesi, nüfus cüzdanı, evlenme cüzdanı gösterilebilir. Bu çeşit belgeler, maliyetinin çok üstünde bir bedel karşılığı ihtiyaç sahiplerine verilir. Baskı giderleri ile satış fiyatı arasındaki fark devletin bu yoldan sağladığı geliri teşkil eder. KAMU GEL İ RLER İ


"KAMU MALİYESİ 03.07.20141. Ders Planı TARİHKONULAR 1. HAFTA KAMU MALİYESİNİN KONUSU VE DİĞER BİLİM DALLARI İÇİNDEKİ YERİ 2. HAFTA KAMU EKONOMİK FAALİYETLERİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları