Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ARAR. O KULA BAŞLAMA HEM AILE HEM DE ÇOCUK IÇIN HEYECAN VERICI BIR DENEYIMDIR. Bir çok çocuk için okul daha önce hemen hiçbirini tanımadığı çok sayıda.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ARAR. O KULA BAŞLAMA HEM AILE HEM DE ÇOCUK IÇIN HEYECAN VERICI BIR DENEYIMDIR. Bir çok çocuk için okul daha önce hemen hiçbirini tanımadığı çok sayıda."— Sunum transkripti:

1 ARAR

2 O KULA BAŞLAMA HEM AILE HEM DE ÇOCUK IÇIN HEYECAN VERICI BIR DENEYIMDIR. Bir çok çocuk için okul daha önce hemen hiçbirini tanımadığı çok sayıda çocukla karşılaşma zorunluluğuyla, uyulması gereken kurallarıyla ve başarılması gereken öğrenim görevleriyle dolu yepyeni bir sosyal çevredir.

3 İlk toplumsallaştırma kurumu olarak okul, eğitim ve öğretim sürecinde iki temel işleve sahiptir. Bunlardan biri uyum diğeri bilgilendirmedir.

4 İlkokul döneminde ailenin ve öğretmenin çocuğa karşı olan tutumu onun benlik algısını (Çocuğun kendisini nasıl gördüğünü) olumlu yada olumsuz etkiler. Dolayısıyla çocuğun başarılı, mutlu olabilmesi ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurabilmesi için ailenin dikkat etmesi gereken bazı konular vardır.Bunlar:

5 -Çocuğun okula karşı negatif duygular beslememesi için okulun ve okumanın kazandıracağı şeylerden bahsedebilirler. Örneğin okulda kuracağı arkadaşlıklardan yada anne babanın geçmişte arkadaşları ve öğretmeniyle olan olumlu yaşantılarından örnekler verilebilir.

6 Anne baba bilinçli olarak hazırlanmış bir ortamda çocuklarına ilköğretime başlamanın önemini anlatmalı. Anne babaları ilköğretime başlarken kendi yaşadıkları hoş anılardan bahsetmeli..

7 Kendilerini anne ve babalarının nasıl okula götürdüklerini, o yıllardaki eğitim şartları ile ilk gün yaşadıkları heyecanı anlatmalı, bu anlatımları anne baba ayrı ayrı yapmalı fakat söylemler çatışmamalıdır. Çocuğun bu konuşmalara katılmasına izin verilmeli. Çocuktan gelebilecek sorulara olumlu teşvik edici cevaplar verilmelidir

8 Okula gitmeyi zorunluluk yada ceza gibi algılamalarına sebep olacak konuşmalardan kaçınmalıdırlar. ‘Çok yaramazlık yapıyorsun seneye okula göndereyim senide gününü gör.’ Ya da’ Okula başla da senden kurtulayım.’

9 KAYITTA MUTLAKA ŞUNLARI YAPINIZ !!! Çocuğunuzu kayıt ettirmeye mutlaka çocuk ile birlikte gidiniz. Babaların, çocuğu dikkate almadan, tek başlarına kayıt yapmaya gitmek istemeleri çocuğu yok saymak anlamına gelebilir. İlköğretime başlayacak olan kişi baba değil, çocuğun bizzat kendisidir. Bu disiplinli ve yasal deneyimi çocuğun kendisinin yaşaması gelecek açısından önemlidir.

10 Kayıttan sonra okulu gezin; hatta ilginizi çeken yerlerin resmini, çocuğunuzu da fotoğrafın içine alarak kullanmak ve üzerinde konuşmak üzere çekin. OKUL KURALLARI Ayni zamanda velinin ve öğrencinin kurallarla ilgili beklentileri ile okulun kuralları çelişmeyecek ve sıkıntı yaratmayacaktır

11 Okula başlamadan önceki dönemde ailenin, çocuğu okul kuralları hakkında bilgilendirmesi gerekmektedir. Ancak, ailenin okul hakkında vereceği bilgiler, çocuğun çok yüksek beklentilere yönelmesine neden olmamalıdır. Çocuk okula başladığında kendine anlatılanlarla karşılaşmaz ise, hem hayal kırıklığına uğrar hem de ailesine olan güveni sarsılır. Bunun sonucu olarak da uyum problemleri yaşayabilir.

12 YANLIŞ İFADELERE DİKKAT !!! Özellikle beklentilerin çeliştiği durumlarda çocuklarda okul korkuları oluşabilir. Örneğin ebeveyn, evde şu ifadeleri kullanabiliyor: “Sınıfta çok arkadaşın olacak ve istediğin gibi oynayabileceksin.” Oysa çocuk okula geldiği ilk gün okul müdürü “sınıfta ve koridorlarda oyun oynamak yasaktır. kalabalık birbirinizi yaralayabilirsiniz, oynayanı görürsem kızarım.”şeklinde uyarılarda bulunmak zorunda kalıyor

13 YANLIŞ İFADELERDEN KAÇININ. Bu durumda çocuğun beklentileri ile karşılaşılan durum arasındaki farkın öğrenciyi nasıl etkileyeceğini düşünün. Öyleyse ebeveynlerin söyledikleri ile okulun kuralları çatışmamalıdır. Bu boyutta ailenin atacağı ilk adım, sınıfta ve okul koridorlarında okudukları kuralları çocukla paylaşmak olacaktır.

14 Okulun ve sınıfın kurallarını yazalım. Ebeveynler bu kurallarla çelişen ifadelerden uzak durmalılar. Aksi takdirde evde söylenenle okulda söylenen birbirini tutmayacak ve öğrencide ister istemez tutarsızlıklar ve disiplinsizlikler oluşacak, zararı gören çocuk olacaktır. Söz konusu durum, öğrencinin okul başarısını %20 civarında etkileyecektir.

15 İstenen kuralların bilgisini önceden çocuğa verelim ve çocuğu bilinçlendirelim. Okul kuralları: 1-Okula zamanında gelmek, okuldan çıkınca doğru eve gitmek 2-Okulu ve çevresini temiz tutmak 3-Okul düzenini bozmamak 4-Okulun araç gereçlerine zarar vermemek

16 5-Kılık kıyafet yönetmeliğine uymak 6-Kötü ve kaba söz söylememek 7-Yalan söylememek 8-Başkaları ile ilişkilerde saygılı davranmak 9-Resmi törenlere katılmak 10-Başkalarına ait eşyaları sahibinden izin almadan kullanmamak 11-Kütüphanede sessizce çalışmak 12-Kitabı sevmek, korumak, okuma alışkanlığı kazanmak

17 13-Okul önünde ve açıkta satılan yiyecekleri almamak 14-Arkadaşla iyi geçinmek, yardımlaşmak 15-Koridorda koşmamak ve gürültü etmemek 16-Çalışkan, temiz ve terbiyeli olmak 17-Görevini zamanında ve eksiksiz yapmak 18-Özel eşyalarını sınıfta unutmamak

18 Sınıf kuralları 1-Öğretmen derse girmeden, ders araç-gereçlerini eksiksiz hazırlamak 2-Öğretmeni sessizce beklemek 3-Öğretmenden izin almadan derste ayağa kalkmamak 4-Sınıfta söz almadan konuşmamak 5-Öğretmen ve arkadaşının sözünü kesmemek 6-Ders bitiminde eşyalarını toplıp çantaya koymak 7-Ders saati içinde yiyecek yememek, içecek içmemek 8-Günlük ödevlerini zamanında ve eksiksiz yapmak 9-Derslerde gerekli malzemeyi eksiksiz getirmek 10- Sınıftaki araç-gereçleri temiz kullanmak 11-Sınıfta koşmamak, oyun oynamamak 12-Sınıfta yüksek sesle konuşmamak

19 KIYAFET ALIMI Okul kıyafeti anne, baba ve çocuklarla birlikte alınmalı, hatta bu gün için özel bir hazırlık yapılmalı ve alışverişe birlikte gidilmelidir. Çocuğun sevdiği yada ailenin önemli bir dostu bu alışverişte bulunmalıdır. O da çocuğa nasıl değer verdiğimizi göstermektir.

20 Okula yeni başlayan çocukların sağlıkları çok önemlidir. Çok küçük sağlık problemleri bile okuma yazma çalışmalarının sağlıklı gidişine sekte vurmaktadır. Çocukların sağlıklarıyla yakından ilgileniriz. Göz ve kulak rahatsızlıklarına birinci sınıf öğrencilerinde çok rastlanmaktadır. Bu sorunlar aileler tarafından ihmal edilmektedir.

21 …çocukların ilköğretime başlamadan önce mutlaka göz ve kulak muayenelerini yaptırtmaları gerekmektedir. Çıkacak sonuçların eğitim öğretim başlayınca mutlaka öğretmene bildirilmesi gerekmektedir. Okul başladığı günlerde öğretmen kendi imkanları ölçüsünde bu çalışmayı yapacaktır; ancak sağlık kuruluşlarında, biran evvel bu muayeneyi yaptırmada fayda vardır.

22 Şayet çocuğunuzun iyi bir kişiliğe sahip olmasını istiyorsanız, siz anne babalar olarak çocuğunuza iyi bir model olmalısınız. Çünkü çocuklar her şeyi sizden öğrenecek ve gördüklerini de uygulayacaktır. Çocuklarınızın varmak istedikleri yere, yaşantınızla ışık tutun ki, çocuklarınız o ışığı takip ederek, varabilecekleri yeri daha net görsünler. Kısaca yaşantınızla çocuklarınıza ışık olun.

23 Başarısının artması ve olumlu davranışlar kazanması konusunda atılması gereken ilk adım; azarlamayı, bedensel ceza vermeyi, eleştirmeyi ve başkalarıyla kıyaslamayı bırakmaktır. Kıyaslamak reddetmektir. Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin.

24 Başarısızlığı konusunda ailenin vereceği olumsuz tepkiler ya çocuğun okuldan ve derslerden soğumasına ya da aşırı ders çalışmasına ve sosyal etkinliklere katılmamasına yol açabilir. Bu da çocuğun psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkiler.

25 Ö NEMLI OLAN PERFORMANS DEĞIL ÇABADıR. Y ANI ÇOCUĞUN BAŞARMAK IÇIN GÖSTERDIĞI EMEKTIR. Çocuğun her konuda desteklenmeye yüreklendirilmeye ihtiyacı vardır. Bunu yaparsanız hem çocuğun kendine olan güveni artar hem de yeni başarılar elde etmek için heveslenir. Örneğin çocuk yaptığı resmi gösterdiğinde ‘Aferin çok güzel olmuş benim kızım ya da oğlum çok yetenekli’ gibi sözler söylenirse çocuğun yeni resim yapma konusunda cesareti artar.Çabası desteklenmezse cesareti kırılır. BU NEDENLE BAŞARILARINI ÖVMEKTEN KAÇINMAYIN.

26 Aile içindeki sağlıklı iletişim ortamı ve huzur, çocuğun gelişimini olduğu kadar, okul başarısını ve arkadaşlarıyla ilişkisini etkiler. Aile ilişkilerindeki olumsuzluk dikkatsizlik, hırçınlık, tembellik, saldırganlık şeklinde davranışlar göstermesine neden olur.

27 OKULA BAŞLAYAN ÇOCUKLARDA NE TİP SORUNLAR GÖRÜLEBİLİR? Okula yeni başlayan çocukların bazılarında okul korkusu diyebileceğimiz bir sorun ortaya çıkar. Çocuk okula gitme konusunda isteksiz görülebilir. Hatta kimi çocuklarda çok sık ağlamalar veya sabah okula giderken huysuzlaşmak, inatçılık yapmak gibi şikayetler görülebilir. Okul korkusu bazı çocuklarda bulantı, kusma. karın ağrısı, baş ağrısı, ishal yada uykuda huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

28 Anne babaların okula yeni başlayan çocuklarında gördükleri bu tip belirtileri yalnızca fiziksel, organik bir rahatsızlık olarak değerlendirmemeleri, bunun okula uyum güçlüğü nedeniyle ortaya çıkabilen psikolojik bir sorun da olabileceğini göz önünde bulundurmaları gerekir.

29 Bunun dışında, okula gitme konusunda bir sorun yaşamadığı halde, okuldaki düzene uyum sağlamada sorun yaşayan çocuklar da vardır. Bu tip çocuklar okuldaki kurallara uyum sağlamada sorun yaşarlar. Öğretmenlerine ya da arkadaşlarına karşı saldırganca eğilimleri olabilir, Bu tip uyum sorunlarının arkasında gelişim bozuklukları olabileceği gibi uyum, davranış bozuklukları veya duygusal sorunlar da olabilir. Bazı çocuklar ailesine karşı duyduğu öfkeyi ya da güvensizliği okuldaki öğretmen ve arkadaşlarına yönlendirerek bu sıkıntılarını, bu duygularını açığa çıkarma olanağı bulabilirler. Bu saldırgan ve uyumsuz davranışlarının altında aileye karşı olan öfke ve güvensizlik duygularını ifade etme isteği yatıyor olabilir.

30 Ancak gerek okul korkusu gerekse okul uyumsuzluğu konularında ailenin bir uzmandan yardım almasında yarar vardır. Çünkü okul yaşamının başlangıcında bu tür sorunlar yaşayan çocukların bu sorunlardan bütün öğrenim yaşamları olumsuz etkilenebiliyor.Ayrıca tamamen bu soruna bağlı olarak bir takım psikolojik sorunlar da geliştirebiliyorlar.

31 ANNE BABA OLARAK ÇOCUĞUN ÖDEVLERİNE VE DERSLERİNE NE KADAR MÜDAHALE ETMENİZ DOĞRU OLUR?

32 Anne babanın ders konusundaki yaklaşımı mümkün olduğunca olumlu olmalıdır.Okul ve dersle ilgili konularda eleştirel ve baskıcı tutumlardan uzak durulmalıdır. Çocuğun ödevini zamanında yapmaması, derslerine çalışmaması durumunda sürekli yargılanması, sorgulanması ve eleştirilmesi çocuğun hem derslerinden soğumasına hem okula karşı negatif duygular beslemesine neden olur.

33 Çocuğun derslerini yapması konusunda zaman zaman hatırlatmalar yapılması doğaldır ancak bunu yaparken anne babanın kullandığı üslup önemlidir. ÖRNEĞİN okuldan geldikten sonra direk televizyon karşısına oturan bir çocuğa annenin’ Ödevin yok mu senin, ödevini yapsana’ ya da’ Ödevlerini bitirmeden televizyon seyretmek yok demedim mi ben sana’ gibi ifadeler kullanmasındansa ’ SANIRIM ÖDEVLERİNİ ÇİZGİ FİLM İZLEDİKTEN SONRA YAPMAYA KARAR VERDİN DEĞİL Mİ?’ gibi bir soru sorarak hatırlatması çok daha olumlu bir etki yaratır. Bu şekilde çocuğa SORUMLULUĞUNU hatırlatmış oluruz.Ancak bunu çocuğu aşağılamadan, küçümsemeden, eleştirmeden ve baskı yapmadan yapmış oluruz.

34 Anne baba çocuğa ihtiyacı olduğunda yardım edebileceğini açık ve net biçimde ifade etmeli ama çocuğun yerine hiçbir şekilde sorumluluk olmayacağını da hissettirmeli. dolayısıyla çocuk verilen ödevleri kendisi yapmalı, anlayamadığı zaman ya da kontrol edilmesi aşamasında anne baba yardım etmelidir. Bu yaştaki çocukların dikkat süreleri kısa olduğu için, ders çalışma süresi dakika kadar olmalıdır. 15 dakika kadar ara verildikten sonra tekrar ders çalışılabilir.

35 Zaman zaman öğretmeninden çocuğunuzun ders ve davranışları hakkında bilgi alın.

36 EĞİTİMDE AİLEYE DÜŞEN GÖREVLER 1. Aile çocuğuna çok değer vermeli, sevgi ve saygı göstermelidir. “Yavrum sen sus, git odana sen ne anlarsın” deyip, aslında çocuğun “acaba ben değersiz ve susturulması gereken biri miyim ?” diye düşünmesine sebep oluyor.

37 2. Aile örnek bir hayat yaşamalıdır. Anne baba çocuklarının yanında kendi davranışlarına son derece dikkat etmelidir. Çocuklarına her davranışlarıyla örnek olmalıdır. Çünkü çocuklar kendine davranış modeli olarak seçtiği, örnek aldığı, taklit ettiği kişiler, annesi ve babasıdır.

38 3. Ders çalışırken çocuğa esnek davranılması gerekir. İlkokul öğrencilerinden, doktora yapan öğrenciler kadar ders çalışmasını beklemeyin. Çocuklarınızı ders çalıştıktan sonra veya bir sınavdan başarılı bir not aldıklarında, onları küçük hediyelerle ödüllendirin. Küçük başarılarda küçük hediye, büyük başarılarda büyük hediye alın.

39 4. Aile çocuğuna sorumluluk vermelidir. Çocuk okula başladığı ilk andan itibaren yavaş yavaş disiplin altına alınmalıdır. İlk günlerde ailesi gösterip öğrettikten sonra çocuk, yatağını kendi toplaması gerekir. Kitaplarını, defterlerini, kalemlerini, çantasına kendisi koymalıdır. Bunları yaparken, ailesinin denetimi altında olmalıdır. Aile, verdiği sorumlulukları yerine getiren çocuğun çabasını övmeli ve teşvik etmelidir.

40 5. Aile okulla bağlantılı olmalıdır. Aile çocuğun okuldaki öğretmenleri ile sürekli diyalog halinde olmalıdır. Ayda en az bir kere yüz yüze görüşülmeli, telefon açıp çocuğun durumu öğrenilmelidir. Ailenin görevi, sadece çocuk zayıf aldığında okulu, öğretmenleri eleştirmek değil de, çocuğun neden bu duruma düştüğünü araştırmaktır. Siz çocuğunuza ne kadar ilgi ve önem gösterirseniz öğretmen o kadar gösterir.

41 6. Aile birinci sınıfta okuyan çocuğuna özel ilgi göstermelidir. Birinci sınıfta okuyan öğrencilere özel ilgi şarttır. Hatta sınıf hocasını bile iyice araştırmalıdır. Ailelerin öğrencilerini ‘hangi okula göndereyim’ sorusunu sormak yerine, “çocuğumu hangi öğretmene emanet edeyim” sorusu üzerine ciddi olarak kafa yormaları gerekir. Çünkü ilkokul hocası, çocuğun ömrü boyunca aldığı tüm eğitimi etkilemektedir.

42 Aile çocuğun öğretmeni ile görüşmeli, zaman zaman telefon etmeli, çocuğun eğitimi konusunda ne kadar ciddi bir aile olduğunu mutlaka öğretmene belli etmelidir.

43 7. Ders çalışma ortamı hazırlamalıdır. Veli için en önemli görev, başarılı olmasını istediği çocuğu için çok güzel bir ortam sağlamasıdır. Mümkünse ona ayrı bir oda tahsis etmelidir. Bu mümkün olmazsa, en azından bir odanın belirli bir köşesi ona ait olmalıdır. Çocuk o köşeyi gördüğünde kendisine ait olduğunu bilmelidir.

44 Yatakta, televizyonun yanı başında ders çalışılamayacağını hatırlatmaya gerek yoktur! Ayrıca çocuk ders çalışırken aile kesinlikle televizyon izlememelidir. Çocuk sizin izlediğiniz filmleri merak etmemelidir.

45 8. Veli, çocuk, öğretmen birbirini iyi tanımalıdır. Veli, çocuğunu öğretmenine çok iyi tanıtmalı. Benim çocuğum yapmaz, çocuğumu siz bozdunuz, yerine, evet benim çocuğumun güzel yanlarının yanı sıra şöyle kötü huyları da var, demeli. Özellikle çocuğunuzun bir rahatsızlığı varsa, mutlaka öğretmene bildirmeli.

46 Örneğin kulakları geç duyması, gözünde veya zekasında bir problem varsa, bu durumu öğretmenine bildirmeli ki öğretmen de çocuğa ona göre muamele etsin. Veli, çocuğun durumunu öğrenmek için hocasının telefonunu almalı ve kendi telefonunu da mutlaka hocasına vermelidir. Taraflar birbirleriyle sürekli yüz yüze görüşemeseler de, telefonla irtibatı kesmemelidirler.

47 9. İmtihan haftası misafir çağırmamalıdır. Eve gelen misafirler, çocuğun uygun zamanında gelmeli ve gitmelidir. Misafir gelecekse çocuğun imtihan haftasına denk gelmemeli. ‘Sen odana git, sana ne misafirden’ demek son derece yanlıştır.

48 10. Ailenin haftalık kitap okuma günleri olmalıdır. Ailenin tüm fertleri bir araya gelip topluca dergi veya kitaptan bir bölüm okuyup evde bir eğitim faaliyeti, kültürel bir etkinlik ortaya koymalıdırlar. Ailenin fertleri bir hikaye, seçkin insanların hayatlarından seçmeler, kıssadan hisse okuyup dersler çıkartmalıdır. Evde eğitim faaliyeti olduğu belli edilmelidir.

49 11. Aile çocuğunu sabah okula kahvaltı yapmadan göndermemelidir. Kahvaltının eğitime katkısı inkar edilemez bir gerçektir. Mümkünse ailenin tüm fertleri bir arada kahvaltı yapmalıdır. Aile bağlarını güçlendirdiği gibi, kahvaltı yapmak istemeyen çocuklar da sizi örnek alıp kahvaltılarını yaparlar.

50 12.ANNE-BABA ‘SEN’ DİLİ YERİNE ‘BEN’ DİLİNİ KULLANMALIDIR. ANNE- BABALAR ÇOCUKLARIYLA ETKİLİ BİR İLETİŞİM İÇİN SEN DİLİ YERİNE BEN DİLİNİ KULLANMALIDIR. ÖRNEĞİN SÜREKLİ YATAĞINI DAĞINIK BIRAKIYORSUN YERİNE, BEN DİLİNİ KULLANIP “YATAĞINI TOPLAMAMAN BENİ ÇOK ÜZÜYOR” VEYA, “YİNE DERS ÇALIŞMAMIŞSIN” YERİNE “DERS ÇALIŞMADIĞINI GÖRMEK BENİ KAYGILANDIRIYOR” “GENE SINAVDAN ÇOK DÜŞÜK PUAN ALMIŞŞIN” YERİNE, “SINAVDAN ALDIĞIN PUAN BENİ ÇOK ŞAŞIRTTI. YETERİNCE ÇALIŞIRSAN BAŞARILI OLACAĞINA İNANIYORUM”, DERSENİZ ÇOCUKLARIN ÜZERİNDE ÇOK DAHA FAZLA OLUMLU ETKİ BIRAKABİLİRSİNİZ.

51 13.Zorlukları birer başarı merdiveni görmelidir. Anne baba, çocuklarının çektikleri zorlukları birer başarı merdiveni olarak görmesi lazım. “Aman çocuğum yorulmasın, zorlanmasın deyip çocuğuna bebek rolü oynatanlar, çocuklar büyüdüklerinde fazlasıyla pişman oluyorlar.

52 Çocuğumuza hayatın zorluklarını da gösterelim ki, ilerde kendisini nasıl bir hayatın beklediğini az çok bilsin.. “Gerçek sevgi, çocuğun her işini kolaylaştırmak mı, yoksa çabalarına saygı göstererek gelişmesine, hayata hazırlanmasına ve sürekli bize güveneceğine, kendine güvenmesine olanak sağlamak mıdır?” Bunun üzerinde ciddi olarak düşünün. Ve doğru olanı yapın.

53 14. Ailenin çocuklarına yaş seviyesine göre davranması gerekir. Kesinlikle ailenin, her yaşta çocuğuna farklı davranması gerekir. Hiçbir ailenin çocuklarından yaramazlık yapmamasını, saatlerce kıpırdamadan olduğu gibi bir köşede sessizce beklemesini, özellikle misafirliklere adam gibi davranmasını, elbiselerini ütüsünü bile bozmadan günlerce giymesini, arkadaşlarıyla oyun oynarken üzerini kirletmemesini bekleme lüksü yoktur.

54 Zaten bu konularda hassas davrananlara çocuk değil yetişkin diyoruz değil mi? Çocuk çocukluğunu çocukken yaşamalıdır. Çok fazla aşırıya kaçmadan çocukluğun gereği olan kırıp dökmeye, dağıtmaya, aileler çok fazla sinirlenmemelidir.

55 İLK İŞİNİZ ÇOCUĞA OKULU SEVDİRMEK OLSUN


"ARAR. O KULA BAŞLAMA HEM AILE HEM DE ÇOCUK IÇIN HEYECAN VERICI BIR DENEYIMDIR. Bir çok çocuk için okul daha önce hemen hiçbirini tanımadığı çok sayıda." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları