Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ERGENLİK DÖNEMİ Gelişim Psikolojisi Ders Notları.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ERGENLİK DÖNEMİ Gelişim Psikolojisi Ders Notları."— Sunum transkripti:

1 ERGENLİK DÖNEMİ Gelişim Psikolojisi Ders Notları

2 Ergenliğe Geçiş (Buluğ dönemi-Puberty) n Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasında kalan önemli bir yaşam evresidir. n Dönemin başlangıcını fiziksel bazı önemli değişimler başlatır (menarj ve spermarj) ve dönem “kimlik duygusunun kazanımı” gibi sosyal-psikolojik ve kültürel bir olayla son bulur. n Buluğ dönemi olarak adlandırılan dönem ise ergenlik dönemi öncesindeki iskelet sistemindeki hızlı gelişimin yaşandığı dönemdir. Çocukluk ve ergenlik arasındaki geçiş evresi olarak da değerlendirilebilir. n Menarj (menarche): ilk adet kanaması n yaş dolaylarında gerçekleşir (1840’larda ise ilk adet görme yaşı 17 idi, A.B.D.’de) n Amerika’da genellikle Avrupa ülkelerinden 1 yıl daha erken menarj yaşanmakta (beslenme ve iklim gibi faktörler ergenliğe geçiş yaşını etkilemektedir) n Son yüzyılda da ergenliğe geçiş yaşı 4 ay kadar kısalmıştır. Özellikle endüstri devriminden sonra artan yaşam standartları ve beslenme koşullarının bunda etkili olduğu düşünülmektedir.

3 Testosteron ve östrojen hormonları her iki cinsiyette de bulunmakla beraber testosteron erkeklerdeki genital bölge, boy ve ses tonundaki değişimden sorumludur. n Östrojen hormonu ve türevleri ise kızlardaki göğüs, uterus ve iskelet sistemindeki gelişimi şekillendirir. n Buluğ döneminde testosteron erkeklerde 18 kat artarken kızlarda 2 kat artmaktadır. Östrojen ise kızlarda 8 kat artarken bu artış erkeklerde 2 kattır. n Kızlarda en erken 10 yaş, en geç 15 yaşta ilk mensturasyon gerçekleşir. n Erkekler ise ortalama 14 yaşta ilk spermarjı (sperm boşalması) yaşayarak ergenliğe girerler. n Erkekler genelde 2 yıl geriden takip ediyorlar kızları ergenliğe geçiş yaşı açısından (kızlar ortalama 12, erkekler 14 yaş) n Erken ve Geç Ergenliğe Girme n Erken ve geç ergenliğe geçişin gençlerin sosyal-duygusal gelişimleri üzerinde etkileri mevcut

4 Erken olgunlaşan erkekler: kendileri hakkındaki algıları daha olumlu, arkadaş ilişkileri daha başarılı, akranları arasında daha popülerler, fiziksel üstünlüğe sahip oldukları için sporda da başarılı oluyorlar Erken olgunlaşan kızlar: kızlar tarafından hayranlıkla karşılanıyorlar, erkek akranları da onları popüler olarak algılıyorlar. Ergenliğe geçişin başlarında erken fiziksel gelişim yaşamış olmak onları olumlu etkiliyor olsa da ergenliğin son dönemlerinde geç buluğa eren kızlar daha avantajlılar ve benlik imajları erken olgunlaşanlara kıyasla daha olumlu (geç olgunlaşanlar daha uzun boylu ve zayıf oluyorlar genellikle). Erken olgunlaşan kızlar ileride depresyon, alkol kullanımı, yeme bozukluğu ve erken dönemde cinsel ilişki yaşama gibi risklere sahip olabiliyorlar

5 Geç olgunlaşan erkekler: başta fiziksel olarak çelimsiz ve zayıf olduklarından akranları tarafından dışlanıyorlar. Bu onlarda güvensizliğe yol açıyor, daha depresif ya da saldırgan davranabiliyorlar. Ancak ergenliğin sonlarına doğru ve özellikle genç yetişkinlik yıllarında daha sağlam bir kimlik duygusu edindiklerine ilişkin boylamsal çalışma bulguları mevcut. Bunun sebebi ise kariyer ve yaşam tarzı konusunda karar vermede ve seçenekleri değerlendirmede daha fazla zamanları oluyor. Geç olgunlaşan kızlar: ergenliğin başlarında erken olgunlaşan kızlar kadar popüler değiller. Erkekler tarafından çok etkileyici bulunmuyorlar. Ancak akademik konularda çok daha ilgili ve başarılılar.

6 Yaşanan Fiziksel Değişimler n Buluğ ile başlayan fiziksel gelişim ergenliğe geçişten yaklaşık iki yıl önce başlamaktadır (kızlarda 10.5, erkeklerde 12.5 yaş dolaylarında) n Ellerde, ayaklarda, kol ve bacaklarda büyüme (buna bağlı sakarlık görülüyor) n Erkeklerde omuzlar ve göğüs kafesi genişler, kas gücü artar n Kızlarda göğüs ve basende büyüme ve yağlanma n Ciltte yağlanma ve sivilcelenme n Erkeklerde seste kalınlaşma, testislerde büyüme n Kilo artışı kızlarda daha fazla özellikle ergenliğe ilk geçişte n Fiziksel görünüm önem kazanıyor, özellikle ergenliğin erken dönemleri ve orta dönemlerinde n Karşı cinsten ilgi görmek ve arkadaşları tarafından beğenilmek için TV’de gördükleri ünlü kişilere özeniyor, onlar gibi giyinmek ve davranmak istiyorlar n Ergenlik çağındaki kızların %50’si, erkeklerin de %35’i fiziksel görünümünden memnun değiller

7 Ergenlerde Düşünme ve Sosyal Biliş n Ergenler bu dönemde çocuklardan çok daha soyut düşünebiliyorlar n Olasılıklar üzerine düşünebilme ve birçok değişkeni dikkate alarak olayları değerlendirebilme becerisine sahipler n Ancak bu dönemde döneme has bir egosentrizm (ben merkezcilik) söz konusu. Ergen kendini tüm olayların odağında hissediyor. n David ELKIND Ergenlikteki sosyal bilişle ilgili çok önemli 2 kavram tanımlamıştır: Düşsel (Hayali) Seyirciler: Ergen kendini her girdiği sosyal ortamda izleniyor olarak hisseder. Herkes ona bakıyordur, herkes onun ne yaptığını inceliyordur diye düşünür Kişisel Efsane: Ergen kendisini hiç zarar görmeyecek, aşırı güçlü, dayanıklı ve ölümsüz olarak görür. Elkind’a göre bu zihinsel algı nedeniyle ergenler riskli davranışlar içine girer ve başlarına da bir şey gelmeyeceğine inanırlar.

8 Ergen ve Okul Hayatı n Orta okul ve lise yıllarındaki ergenlerin en önemli sosyalleşme alanlarından biri de okuldur. Okulda aldıkları eğitim, öğretmenleri ve akranları ile olan ilişkileri onların sosyal-duygusal ve bilişsel gelişimlerinin şekillenmesinde önemli role sahiptir. n Başarılı bir orta okul-lise eğitimi nasıl sağlanabilir? Bir okulu diğerinden daha başarılı ve öğrencileri için daha uygun bir eğitim kurumu haline getiren özellikler nelerdir? n Her kültürde eğitim süresi, eğitim anlayışı, okul türleri ve öğrencileri yönlendirme biçimleri farklı olmakla birlikte bir okulu diğerlerinden farklı kılan bir takım özellikler olduğu bulunmuş: n İyi okullar var olan eğitim potansiyellerini öğrencilerinin fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimlerine uygun olarak uyarlayabilen okullardır. Örn: A.B.D.’deki kimi okullar Cuma günleri daha az ders koyuyorlar ve bu sayede çocuklar aileleriyle daha fazla vakit geçirebiliyor, Rusya’daki okullar öğrencilerinin sahip oldukları yeteneklerine göre onları o yeteneklerini geliştirebilecekleri özel okullarda okutuyorlar

9 -Küçük öğrenci grupları oluşturarak onlarla birden fazla öğretmenin ilgilendiği okullar mevcut -Bazı okullar ise öğrenci koçu olarak kabul edilebilecek yetişkinlerle öğrencilerin birebir etkileşim içinde olmalarını, onları dinlemelerini, desteklemelerini ve yüreklendirmelerini sağlıyor n Küçük topluluklar ya da evler yaratarak soğuk ve kalabalık okul ortamının yarattığı olumsuzluklar azaltılabilir n Toplum liderleri ve ebeveynleri eğitime dahil etmek n Okumayı seven, bilim dallarına ilgili ve temel kavramlarından anlayan, sağlık, etik ve vatandaşlıktan anlayan öğrenciler yaratmak n Gençlerin sağlığı, zindeliğini sağlayıcı bir eğitim vermek ve sağlık sisteminden faydalanmaları konusunda yardımcı olmak n Bunlar eğitim alanında çalışan akademisyenlerce önerilen ve gençlere verilen eğitimin kalitesini arttıracak şeyler

10 Okula Devamsızlık ve Okulu Bırakma n Genelde okulu bırakma gibi sorunlar azınlık ve alt SED’den gelen ailelerin çocuklarında daha fazla n Daha çok ekonomik sebeplerden ötürü, evlilik ve hamilelik gibi nedenler de diğer sırada yer alıyor n Bizim ülkemizde güneydoğu ve doğu anadoluda ergen yaşta evlendirilen kız çocukları varken Amerika için ergen gebelikleri önemli bir sorun olmaya devam ediyor n Okul bırakmaların önlenmesi için okul ve çalışma ortamı arasındaki bariyerlerin kırılması ve çocuğun okula yönlendirilmesi n Gönüllü çalışmalar ve ergenlere rehberlik edilmesi önemli n İleride onlara iş olanakları sağlamayı garanti edecek bir eğitim sistemi içinde olmaları gerekli ki tekrar eğitim sürecinden çıkmak istemesinler

11 ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ PROBLEMLER VE BOZUKLUKLAR n Her zaman olmamakla birlikte bazı ergenlerde bu dönemde alkol ve uyuşturucu kullanımı, yeme bozuklukları, ergen gebeliği, saldırganlık, depresyon ve internet bağımlılığı vb. problemler gözlenebiliyor n Alkol ve sigara genellikle en çok kullanılan ve bağımlılık oluşturan maddeler arasında, alkollü ve ehliyetsiz araba kullanarak ölüme sebebiyet veren ergenler var n Ehliyetsiz ve kasksız motosiklet kullanımı da bir çok ergenin hayatını kaybetmesine neden oluyor n Ergenlerin çok büyük bir kısmı yaşamlarının bu döneminde alkol, sigara, kafein, kokain ve daha farklı uyuşturucu maddelere bağımlılık geliştiriyorlar. Bunlara daha çok stresten uzaklaşmak için başvuruyorlar ve özellikle de bunlara ergenliğin başında başlayanlarda uzun süreli olumsuz etkiler çok daha fazla n Ebeveyn ve akran sosyal desteği ergenlerdeki madde kullanımını azaltıcı role sahip. Çocukluk döneminde ebeveynlerden yakınlık görmeme, çatışmalı aile ortamı, ailede ve akranlarda bu tür maddeleri kullanımın olması riski arttırıyor

12 Alkollü Araba Kullanan Bir Ergen

13 Saldırganlık, silah ve kesici alet kullanma gibi riskler de söz konusu bu dönemde. İçinde yaşanılan sosyal çevre ve kültür bu davranışların şekillenmesinde etkili oluyor. n Anti-sosyal davranışları olan ergenler olabiliyor. n Ergen intiharları da oldukça yaygın (her yıl A.B.D.de kişi intihar ediyor) n Stres verici yaşam olayları (sevgilinin kaybı, düşük notlar, istenmeyen gebelik, depresyon vb.) YEME BOZUKLUKLARI Daha sıklıkla kadınlarda görülmekte (yeme bozukluğu vakalarının sadece %5’i erkeklerden oluşmakta) 1. Anoreksiya Nevroza Israrlı bir biçimde zayıflama isteği, beden imgesinde çarpıklıklar, aşırı kilo kaybı, umutsuzluk, mutsuzluk, isteksizlik, kendi bedeninden hoşnutsuzluk Aşırı kontrolcü ailelerden gelebiliyorlar, kendilerinden başarı beklentisi fazla çocuklar, benlik kontrollerini yeme-içme davranışlarını kontrol altına alarak sağlayacaklarını düşünüyorlar. Aşırı anne baskısı, anne ile ilişkilerde problemler gözlenebiliyor bu vakalarda

14 Anoreksiya Nevroza

15 2. Bulimiya Nevroza n Aşırı derecede yeme nöbetlerinin ardından kendini kusturma ve/veya aşırı düzeyde fiziksel egzersiz yaparak aldığı kaloriyi vermeye çalışma n Depresyona sahip olma bulimiya olan hastalarını temel özelliklerindendir n Aşırı yeme nöbetlerinin ardından aşırı diyet dönemi ya da normal yeme dönemi görülebilir n Anoreksiya nevrova gibi bu rahatsızlık da çok büyük oranda kadınlarda görülmektedir n Kilolu olabilirler ya da normal kiloya sahiplerdir n Özellikle Anoreksik vakalarda kişi yaşamını kaybedebiliyor, ölüm oranları oldukça yüksek n Anoreksiyanın Bulimiyaya ya da Bulimiyanın anoreksiyaya dönüştüğü vakalar da mevcut

16 Bulimiya Nevroza

17 ERGEN GEBELİKLERİ n Özellikle A.B.D.’de ergen gebelikleri çok yaygın her yıl 1 milyon ergen çocuk yaşta hamile kalıyor. n Hamileliği devam ettirip ettirmeme kararı oldukça kritik n Okula devamı ve annelik rolüne adaptasyonu zorlaşıyor n Daha çok alt SED’den ailelerin çocukları ve anne/babalar işsiz olabiliyor n Cinsellikle ilgili eğitim verilen ülkelerde (örn: İsveç) cinsel ilişkiye giriş yaşı küçük olsa bile, ergen gebeliği gibi sorunlara daha az rastlanıyor

18 Bunun yanı sıra gebelik tecavüz ya da ensest sonucu da olabilir. Bu durumda da sağlık personelinin Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Adli kurumlar ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ile ilişkileri sağlaması görevidir. Ayrıca ailenin ergeni yanlış etkilememesi ve örselememesi için uygun eğitimi vermelidir.(http://www.gata.edu.tr/cerrahibilimler/kadindogum/sss/ergen5.html) n ERGEN İNTİHARLARI n Yaşam boyu süreçte ele alındığında, 15 yaşından itibaren intihar oranlarında artış görülmektedir. A.B.D.’de her yıl insan hayatına son vermektedir. n Kadınlarda intihar oranı biraz daha fazla olmakla beraber, intiharın başarıya ulaşma ihtimali erkeklerde daha yüksektir n Stres verici yaşam olayları (sevgili kaybı, düşük başarı, istenmeyen gebelik vb) ergenlerdeki intihar sebeplerini oluşturabilmektedir n Depresyona yatkın bir genetik alt yapıya sahip olma da etkili bir faktördür. Bazı ağır depresyon vakalarında kişi intiharı düşünebilmekte ve denemektedir

19

20 İNTİHAR ETMEK ÜZERE OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BİRİ İÇİN YAPMANIZ VE YAPMAMANIZ GEREKEN ŞEYLER: n YAPILABİLECEKLERİNİZ: n Sakin bir biçimde ve doğrudan sorun: “Kendine zarar vermeyi mi düşünüyorsun?” n Duyguları, kendisi için önemli olan ilişkileri, bu isteğinden başka kişilere de bahsedip bahsetmediği ve ne zamandan beri bunu düşündüğü hakkında konuşun. Eğer yanında bu eylemi gerçekleştirecek hap, silah, kesici alet vb varsa, yardım çağırın ve yardım gelene kadar da kişinin yanında bekleyin n İyi bir dinleyici olun, üstüne gitmeyin ve destekleyici bir tonda konuşun n Profesyonel bir destek alması konusunda yönlendirin, yüreklendirin ve yardımcı olmaya çalışın (bir psikolog, psikiyatrist ya da sosyal hizmet uzmanı ile görüştürülmeli)

21 YAPMAMANIZ GEREKENLER: n Uyarı sinyallerini dikkate almamak n Bu konuda kişinin konuşma talebi varsa bunu reddetmek n Dehşet, kabullenmeme ve tiksinme ile karşılamak n “Herşey iyi olacak”, “Her şeyin var, şükretmelisin” şeklinde yaklaşmak n İntihar girişiminde bulunacağını bile bile kişiyi tek başına bırakmak ve profesyonel kişilerle buluşmasını sağlama konusunda destek olmamak ERGENLİKTE SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİM Kimlik edinmeye çalışma ve benlik algısı 15 yaşında bir kız çocuğunun kendisi ile ilgili tanımlaması: “Nasıl bir insanım?..hımm…Karmaşık! Hassas, arkadaş canlısı, dışa dönük, popüler birisiyim, buna rağmen sıkılganım. Arkadaş canlısı ve toleranslı biri olmayı istiyorum her zaman. Olmak istediğim insan o… fakat olamayınca da hayal kırıklığına uğruyorum. Sorumluluk sahibi ve gayretli bir insanım… ama diğer yandan bundan da uzak durmaya çalışıyorum çünkü eğer öyle olursam popüler olamayabilirim de. Evde ise ailemin karşısında daha kaygılıyım. Onlar benden A notları getirmemi bekliyorlar. Ama bu haksızlık! İyi notlar alamamak beni çok kaygılandırıyor. Bazen neşeli ve hayat dolu bazense kaygı doluyum. Farklı olmak istiyorum… Madonna gibi çok farklı şeyler yapan birisi olmalıyım…

22 Özerklik ve Bağlanma n Evebeyn-çocuk ilişkileri ergenlik döneminde oldukça farklı bir boyut kazanıyor n Yetişkinliğe geçme sürecindeki çocuk ailesinin desteğine ve izlemesine hala ihtiyaç duyuyor. Ancak özerkleşme, kendi kararlarını alabilme, arkadaşlarını seçebilme, boş zaman faaliyetlerini yönlendirebilme alanlarında aile ile çatıştıkları yönler oluyor n Daha fazla özgürlük istiyorlar, aile de disiplin ve izleme konusunda kendini yeniden yapılandırmadığı durumda (biraz dizginleri gevşetmesi gerekli) önemli problemler yaşanabiliyor. Ergenlik çatışmalı ve fırtınalı bir dönem haline gelebiliyor n Meslek seçimi, alan seçimi, partner seçimi gibi kritik konularda gençler baskılanmamalı. Baskılanmaları durumunda yaşamlarının ileri dönemlerine de olumsuz yansıyor bu baskının yarattığı sonuçlar

23 EBEVEYN ERGEN İLİŞKİLERİNİN NİTELİĞİ ÇOK ÖNEMLİ Aşırı baskı, fiziksek ve psikolojik şiddet ergenin sağlıklı bir benlik algısı geliştirememesine ve özerkleşememesine yol açıyor. Ergene saygı duymak ve onu anlamaya çalışmak gerekli

24 Ergenliğe bağlı olarak ergen değişmektedir ancak anne-babasında da yaşa bağlı bir takım önemli değişiklikler yaşanmaktadır. Çocukları ergenlikteyken anne-babalar yetişkinliğin orta dönemlerinde oluyorlar. Kariyerlerini ve evliliklerini yeniden gözden geçirdikleri, evlilik doyumsuzluğu yaşadıkları bir dönemde olabiliyorlar. n Ekonomik olarak da zorluk yaşayabiliyorlar, ergenin artan eğitim giderleri de bunda etkili olabiliyor. n Sağlık alanında da orta yaşlı ebeveynlerin bir takım sorunları olabiliyor. Örn: Menopoz/andropoz döneminin sıkıntılarını yaşayan bir anne/baba ve ergenliğin getirdiği fiziksel-sosyal ve duygusal değişimlere ayak uydurmaya çalışan bir ergen aynı evde n Standley HALL (1904) ergenliği “fırtına ve stres” dönemi olarak değerlendirmiştir. n Sizce de öyle mi? Ergenlik ergen-aile ve diğer toplumsal kurumlar arasında yoğun çatışmaların yaşandığı bir dönem midir her zaman?

25 M.MEAD VE R.BENEDICT adlı sosyal antropologlar çeşitli kabilelerde yaptıkları incelemeler sonucunda bu kabilelerde batılı kültürlerden çok daha farklı bir ergenlik yaşantısı olduğunu gördüler (Samoa ve P.Yeni Gine) n Margaret MEAD

26 Bahsedilen kabilelerde yaşayan ergenler bu dönemde aile ile çatışma, fırtına ve stres gibi şeyler yaşamamaktaydılar. Nedeni: İçinde yaşadıkları topluluk içinde yaşamları endüstri toplumunda olduğundan çok daha basit ve belirsizlikler çok daha az. Örn: Babası balıkçılıkla uğraşıyorsa, kendisi de ergenlikten itibaren o işi yapmaya başlıyor. n AKRAN İLİŞKİLERİ Akran ilişkileri bu dönemde büyük önem taşıyor ergen için. Zamanlarının çok büyük bir kısmını akranları ile geçiriyorlar. Akran gruplarının önem verilen bir üyesi olabilmek onlar için çok değerli. Akranlar birbirlerini yaşam stiller, duygu durumları, akademik yönelimleri ve tercihleri açısından etkiliyorlar. Zaman zaman bu durum etkileşimden çıkıp baskı ve uyma şeklinde bir hal de alabiliyor. Yapılan araştırmalar özellikle 8. ve 9. sınıflarda akranlara uyma ve antisosyal davranışları denemenin zirve yaptığını göstermektedir (örn: duvarlara yazı yazma, ufak hırsızlıklar, alkollü araba kullanma vb riskli davranışlar)

27 Akran grupları

28 Yığın(crowd)/Takım(Clique)/bireysel-ikili arkadaşlıklar n Yığınlarda ortak bir amaç ve etkileşim olabilmekle birlikte kişisel ilişkiler en düşük seviyededir n Takımlar ya da kliklerde ise grup daha az ergenden oluşur, grup üyeleri arasındaki yakınlık ve etkileşim daha fazladır n Bir kliğe, kulübe, örgüte ve takıma üye olmak ergene yaşamını daha fazla kontrol edebildiği hissini sağlamaktadır n Lider pozisyonundaki kişi “biz mi değerliyiz, yoksa ailen mi?”, “Kendini mi daha fazla düşünüyorsun yoksa grubumuzu mu?” şeklinde sorular yönelterek ergenin kendi içinde bir ahlaki çatışma yaşamasını sağlayabilmektedir

29 Akran Grupları n Grup içinde farklı statüler ve sıfatlara sahip grup üyeleri (“abla” “ağabey”) bulunup grubu yönlendirebilir n Liselerdeki kliklerde genellikle atletik olan, sporla uğraşan, ya da popüler/çekici kızlar ya da erkeklerin bulunduğu gruplar daha baskın ve lider konumdaki gruplar n Çalışkan öğrencilerden oluşan gruplar daha az güce sahip ve popülerlikleri az n Popülerler/popüler olmayanlar/sporcular/beyin takımı/keşler/ortalama öğrenciler(hiçbir gruba ait olmayanlar) şeklinde temel gruplar var n Ancak yukarıda bahsedilen bu gruplar farklı etnik kökenlerden gelen ergenlerin bulunduğu sosyal ortamlarda daha az olabiliyor. Bu sosyal ortamlarda daha çok etnik temelli gruplar bulunuyor n Benlik saygısı ve grup aidiyeti arasında önemli bir ilişki mevcut. Sporcularda ve popüler grupta örneğin benlik saygısı daha yüksek grup içindeki yüksek statüye bağlı olarak

30 Çıkma (Romantik ilişki)

31 Çıkma davranışı ergenlik döneminde ergen için büyük öneme sahiptir. Ergenler zamanlarının önemli bir kısmını karşı cinsi düşünme ve çıkmayı isteme ile geçirirler. Birisiyle çıkma ergene daha olumlu bir statü kazandırmaktadır. Başarılı bir durum olarak görülen bu durum sayesinde ergen karşı cinsle olan ilişkileri ve romantik ilişkilerin doğasını daha iyi anlamaya başlar. Ergenlerin önemli bir çoğunluğu yaşları arasında ilk flört deneyimlerini yaşarlar. Ergenlik döneminde erkekler ve kızlar en iyi erkek ya da kadının kendileri olduğunu düşünüp ilişkilerinde bunun kabul edilmesini bekleyebilirler. Çıkma davranışı ile ilgili senaryolar (olayın nasıl gelişeceği vb) daha çok içinde yaşanılan kültüre, o kültürdeki kadın/erkek rollerine göre şekillenir

32

33 Erkekler: çıkma planı yapmak ve teklif etmek, kalabalık ortamlardaki buluşmaları ayarlamak (evinden almak, dışarıda bir yerlere götürmek), fiziksel/seksüel etkileşimi başlatmak ve yönlendirmek (fiziksel temas, öpüşmek) Kızlar: Görünüşüne ve ikilinin genel anlamdaki görünüşüne önem vermek, ilişkiden hoşlanmak ve sürdürmek, erkek tarafından yönlendirilen aktivitelere katılmak genel olarak erkeğin daha aktif ve etkin olduğu senaryolar mevcut. Sosyo-kültürel ortam, değerler ve dini inançlar çıkma davranışının başlangıç yaşını, çıkma sırasındaki ergene ne ölçüde özgürlük tanındığını, yetişkinlerin bu işe ne derece karışacaklarını büyük oranda belirlemektedir. Bir çok kültürde kadının toplum içindeki statüsüne bağlı olarak kız çocukları çıkma davranışı ve seksüel davranışlar açısından kısıtlamalara maruz kalmaktadırlar.

34 Farklı etnik gruplardan gelen çocuklar genellikle lise evresinde dominant etnik grubun çocuklarınca dışlanabiliyorlar kendileri de var olan etnik statülerinin daha farkında oldukları için ilişkilerini ve akran seçimlerini ona göre şekillendiriyorlar n Azınlık grubundaki çocukların genellikle 2 farklı sosyal dünyası ve arkadaş çevresi oluyor (okul ve kendi etnik kökeninden olan mahalle arkadaşları) n Karma bir okulda daha çok izole olan bir çocuk kendi mahallesinin sosyometrik yıldızı olabiliyor n Çocuklukta ve ergenliğin başlarında daha çok aynı cinsiyetten çocuklar bir arada oynarlar. Daha sonra kızlı erkekli gruplar ağırlık kazanır. Ergenliğin sonlarında ise kızlı erkekli çiftlerden oluşan gruplar ağırlık kazanır.

35

36 MARCIA’NIN KİMLİK STATÜLERİ KURAMI 1. BAŞARILI KİMLİK STATÜSÜ KRİZ VAR KİMLİK STATÜSÜNE BAĞLANMA/KARAR VERME VAR 2. ERKEN BAĞLANMIŞ KİMLİK STATÜSÜ KRİZ YOK KİMLİK STATÜSÜNE BAĞLANMA/KARAR VERME VAR 3. KARARSIZ KİMLİK STATÜSÜ KRİZ VAR KİMLİK STATÜSÜNE BAĞLANMA/KARAR VERME YOK 4. KARGAŞALI KİMLİK STATÜSÜ KRİZ YOK KİMLİK STATÜSÜNE BAĞLANMA/KARAR VERME YOK

37 BAŞARILI K. S.: Ergen kimlik krizinden geçmiş, neye inanacağını, hedeflerini, kişisel tercihlerini yapmayı başarmış ERKEN BAĞLANMIŞ K. S.: Kimlik krizinden geçmeksizin diğer insanların (genellikle aile ve akrabalar) değerleri doğrultusunda kimliğini şekillendirmiş KARARSIZ K. S.: Kriz devam etmekte, ergen önemli kararlarını vermeyi ertelemekte ve çeşitli seçenekleri/fırsatları deneyerek değerlendirmekte KARGAŞALI K. S.: Var olan durumlarından memnun değiller fakat kendilerine uyacak bir kimlik geliştirme çabaları da hiç yok. Madde bağımlılığı ve alkol kullanımının bu grupta daha yüksek olduğunu gösteren bulgular mevcut.

38 Uygulama: n Ergenlik dönemindeki (12-20 yaş) 10 ergenle görüşerek onların yaşamlarının bu döneminde sorun olarak gördükleri şeyleri öğrenerek notlar alın. n Gelecekle ilgili düşünceleri, kendilerinden beklentileri nelerdir? n En büyük desteği çevrelerindeki kişilerden hangilerinden alıyorlar? n Ben kimim sorusunu kendilerine sorduklarında kendilerini hangi özellikleri ve kimlikleri ile tanımlıyorlar? n Onlarla görüşme yaparken dikkat etmeniz gereken hususlara ve uygulamalı ödevinizi sunuş şeklinizin nasıl olacağına bu derste değineceğiz.

39 Görüşme sırasında uymanız gereken kurallar: n Kişinin mahremiyeti ve gizlilik ilkesi n İsim-soy isim gibi bilgilerin kesinlikle sunulmaması n Katılımcıyı yönlendirmemek, mesafeyi korumak, güven oluşturmak n Görüşmenin yapılış amacından ve bu bilgilerin ne amaçla kullanılacağından katılımcıyı haberdar etmek


"ERGENLİK DÖNEMİ Gelişim Psikolojisi Ders Notları." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları