Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bill Gates. Türk Edebiyatı İslamiyet Öncesi T.E İslamiyet Etkisindeki T.E Batı Etkisindeki T.E Türk Edebiyatı Sözlü Edebiyat Yazılı Edebiyat Destan Göktürk.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bill Gates. Türk Edebiyatı İslamiyet Öncesi T.E İslamiyet Etkisindeki T.E Batı Etkisindeki T.E Türk Edebiyatı Sözlü Edebiyat Yazılı Edebiyat Destan Göktürk."— Sunum transkripti:

1 Bill Gates

2 Türk Edebiyatı

3 İslamiyet Öncesi T.E İslamiyet Etkisindeki T.E Batı Etkisindeki T.E Türk Edebiyatı Sözlü Edebiyat Yazılı Edebiyat Destan Göktürk Yazıtları Koşuk Uygur Yazıtları Sav Sagu Aşık Edebiyatı Gazel Mersiye Kaside Methiye Anonim Halk Mesnevi Hicviye Edebiyatı Kıta Fahriye Müstezat Tasavvuf Edebiyatı Rubai Tuyuğ Murabba Şarkı Terkib-i Bent Terci-i Bent Tevhit ve Münacat Naat Halk Edebiyatı Divan Edebiyatı Tanzimat Edebiyatı Servet-i Fünun Edebiyatı Fecr-i Ati Edebiyatı Milli Edebiyatı Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı

4 TARİH İÇİNDE TÜRK EDEBİYATI

5 Milletler uzun tarihleri boyunca edebiyatla ilgili sayısız eserler meydana getirirler. Edebiyat, bir milletin hayat damarıdır. Edebiyat eserleri olmayan milletler uygarlaşamaz, tarih sahnesinden silinirler. İşte edebiyat tarihi, bir ulusun yüzyıllarca meydana getirdiği edebi eserleri inceleyerek geçirdiği dönemleri kronolojik bir sıra içinde inceleyen bilim dalıdır.

6 Edebiyat tarihi, edebi eserlerle o eserleri yaratanları sosyal çevresiyle beraber inceler. Böylece atalarımızın duygu, düşünce ve sanat anlayışları hakkında bize bilgi aktarır. Bir başka deyişle edebiyat tarihi bir toplumun edebiyatının işlediği yolu ve geçirdiği dönemleri anlatan, edebiyat hayatını bütün olarak değerlendiren bir bilim dalıdır.

7 Edebiyat tarihi aracılığıyla değişik çağlardaki kültür birikimimizi tanırız. Toplumların düşünce yapılarını, dünya görüşlerini öğreniriz. Bütün bu bilgiler bir edebiyat eserinin değerlendirilmesinde bize yol gösterir.

8 Edebiyat tarihçisi, eserini verirken, tarihten geniş ölçüde yararlanır. Çünkü, tarih geniş ve gerçek bir laboratuardır. Edebiyat tarihi, bu geniş laboratuarın küçük ve canlı bir parçasıdır. Çünkü, bu geniş laboratuarda, insanlar; yarattığı olaylarla, yer, zaman ve sonuç belirtilerek verilmiştir. Edebiyat tarihçisi, tarihin gün ışığına çıkardığı “insanın” sanat yönünü bu imkân içinde araştırır, inceler.

9 Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması

10 Savaşlar, göçler, din ve medeniyet değişiklikleri edebiyata farklı biçimlerde yansır. Bazen bunlar mevcut edebiyatın içeriğini ve özelliğini değiştirebilir. Bunun sonucunda edebiyat tarihinde dönemler meydana gelir.

11 Türk Edebiyatının dönemlere ayrılmasında;  Dil anlayışı  Dini hayat  Kültürel farklılaşma  Sanat anlayışı  Coğrafya değişimi  Lehçe ve şive ayrılıkları etkili olmuştur.

12 İslamiyet Öncesi T.E İslamiyet Etkisindeki T.E Batı Etkisindeki T.E Türk Edebiyatı Sözlü Edebiyat Yazılı Edebiyat Destan Göktürk Yazıtları Koşuk Uygur Yazıtları Sav Sagu Aşık Edebiyatı Gazel Mersiye Kaside Methiye Anonim Halk Mesnevi Hicviye Edebiyatı Kıta Fahriye Müstezat Tasavvuf Edebiyatı Rubai Tuyuğ Murabba Şarkı Terkib-i Bent Terci-i Bent Tevhit ve Münacat Naat Halk Edebiyatı Divan Edebiyatı Tanzimat Edebiyatı Servet-i Fünun Edebiyatı Fecr-i Ati Edebiyatı Milli Edebiyatı Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı

13 DESTAN DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI

14 Destan Dönemi

15 İslamiyet Öncesi Türk Destanları

16 Altay-Yakut Destanı:  Yaradılış Destanı: Dünyanın nasıl yaratıldığını, insan ırklarının nasıl meydana geldiğini Türklerin düşüncesine göre anlatan bir destandı.

17 Saka Türkleri  Alp Er Tunga Destanı: Saka hükümdarı Alp Er Tunga’nın yiğitliklerini ve kahramanlıklarını anlatan destandır. Alp Er Tunga’nın hayatı savaşlarla geçmiştir.

18  Şu Destanı: Büyük iskenderin Türk topraklarına yaptığı seferi ve Türk hükümdarı Şu’nun halkını savaştan korumasını anlatan destandır.

19 Göktürk Destanı  Bozkurt Destanı: Savaşta yaralanan bir Türkün dişi bir kurt tarafından kurtarılmasını ve Türklerin kurttan üremesini anlatan destandır.  Ergenekon Destanı: Düşmana yenilen ve Ergenekon’a çekilen Türklerin orada çoğalıp bir demir dağı erittikten sonra kendilerine yol gösteren bir bozkurt öderliğinde yurtlarına dönüp intikamlarını almalarını anlatan destandır.

20 Uygur Dönemi  Türeyiş Destanı: Hun hükümdarlarından birinin çok güzel iki kızı vardır. Hükümdar kızlarını ancak tanrı ile evlenebileceğini düşünmektedir.Kızların insanlardan uzak tutmak için ülkenin kuzey tarafına yaptırdığı bir kuleye hapsetmiştir. Bozkurt şeklinde gelen tanrı bu kızlarla evlendi ve çocukları olmuştur sesleri kurt sesine benzeyen bu çocuklar bozkurt ruhu ile yaşar ve çoğalırlar.

21  Göç Destanı: Uygur hükümdarı Yuluğ Tigin Çinlilerle savaşa son vermek için oğlu Gali Tigin’i bir Çin prensesi ile evlendirmeye karar verir. Çinliler prensese karşılık tanrı dağının eteğindeki kutlu dağ adındaki kayayı ister.Gali Tigin kayayı verir Çinler kaya çok büyük olduğu için kayayı parçalayarak Çin’e götürürler bunu gören canlılar çok üzülürler ve 7 gün sonra Gali Tigin ölür kıtlık ve kuraklık nedeniyle Türkler göç eder.

22 Dünyanı Başlıca Doğal Destanları Sümer Destanı: Gılgamış Yunan Destanları: İlyyada ve Odissea İran Destanı: Şehname Fin Destanı: Kalevala Hint Destanları: Mahabarata ve Ramayana Alman Destanı: Nibelungen İngiliz Destanı: Boewulf Rus Destanı: İgor Japon Destanı: Şinto

23 Dünyanın Başlıca Yapma Destanları Kaybolmuş Cennet: John Milton Kurtarılmış Kudüs: Tasso Çılgın Orlando: Ariosto İlahi Komedya: Dante

24 İslamiyet'ten Sonraki Türk Destanları Saltuk Buğra Han Destanı Manas Destanı Cengiz Han Destanı Edige Destanı Oğuz Kaan Destanı Battal Gazi Danişmend Gazi Köroğlu Destanı

25 Türk Edebiyatındaki Yapma Destanlar Kuvay-ı Miliye Destanı: Nazım Hikmet Üç Şehitler Destanı: Fazıl Hüsnü Dağlarca Çanakkale Destanı: Mehmet Akif Ersoy Genç Osman Destanı: Kayıkçı Kul Mustafa

26 Sözlü Edebiyat Sözlü Edebiyat, Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdeki edebiyattır. Bu dönem edebiyatı sözlü olarak üretilmiş ve kulaktan kulağa yayılarak varlığını sürdürmüştür. Bu dönemde edebiyatımızı Şamanizm, Manihaizm, Budizm gibi dinler etkilemiştir. İslamiyet öncesi Türk edebiyatı, M.Ö.4000′li 3000′li yıllardan başlayarak Türklerin İslamiyet’i kabul ettiği XI. yüzyıl ortalarına kadar sürer.

27 Sözlü Dönemin Özellikleri Ürünler “kopuz” adı verilen sazla dile getirilmiştir. Ölçü olarak “hece ölçüsü” kullanılmıştır. Nazım birimi “dörtlük“tür. Dizelere genel olarak yarım uyak hâkimdir. Daha çok doğa, aşk ve ölüm konuları işlenmiştir. Bu döneme yönelik elimizdeki en eski kaynak Kaşgarlı Mahmut’un “Divan-ı Lügat-it Türk” adlı eseridir.

28 Sagu Ölen kişinin yiğitliğini, yaptığı işleri, değerini anlatan, ölümünden doğan acıyı dile getiren bu şiirler bir tür ağıttır. Destan özelliği de gösteren sagularda geniş doğa tasvirlerine rastlanır

29 Alp Er Tunga SagusuGünümüz Türkçesiyle Alp Er Tonga öldi mü İsiz ajun kaldı mu Ödlek öçin aldı mu Emdi yürek yırtılur Ödlek yarag közetti Ogrı tuzak uzattı Begler begin azıttı Kaçsa kah kurtulur Ulşıp eren börleyü Yırtıp yaka urlayu Sıkrıp üni yurlayu Sıgtap közi örtülür Ödlek arıg kevredi Yunçıg yavuz tavradı Erdem yeme savradı Ajun begi çertilür Bilge bögü yunçıdı Ajun atı yençidi Erdem eti tmçıdı Yerge tegip sürtülür Alp Er Tonga öldü mü, Kötü dünya kaldı mı, Zaman öcün aldı mı Artık yürek yırtılır. Felek fırsat gözetti, Gizli tuzak uzattı, Beyler beyin şaşırttı; Kaçsa nasıl kurtulur? Uludu erler kurtça, Bağırıp yırttılar yaka, Çığırdılar ıslıkla, Yaştan gözler örtülür. Zamane hep bozuldu, Zayıf tembel güçlendi, Erdem yine azaldı, Acun beyi yok olur. Bilge bilgin yoksul oldu, Acun atı azgın oldu, Erdem eti çürük oldu, Yere değip sürtülür. Sagu Örneği

30 Koşuk Yılda bir kez, belli dönemlerde, “sığır töreni” adı verilen kutsal av törenlerinde onu kurban ederek yerlerdi. “Şölen” adı verilen bu toplu ziyafetlerde ve yengi ile biten savaşlar sonunda, tüm boyların erkekleri bir araya gelerek eğlenirdi. Bu eğlencelerde söylenen çoğunlukla aşk, doğa ve yiğitlik konularını işleyen şiirlere“koşuk” adı verilir. Genellikle kendi başına bütünlüğü olan dört dizeli bentlerden oluşan koşuklar manilere ve koşmalara kaynak olmuştur.

31 Koşuk Örneği Günümüz Türkçesiyle Öpkem kelip ogradım Arslanlayu kökredim Alplar başın togradım Emdi meni kim tutar Kanı akıp yoşuldu Kabı kamug deşildi Ölüg birle koşuldu Togmuş küni uş batar Kaklar kamug kölerdi Taglar başı ilerdi Ajun tını yılırdı Tütü çeçek çerkeşür Etil suwı aka turur Kaya tübi kaka turur Balık telim baka turur Kölün takı küşerür Öfkelenip dışarı çıktım Arslan gibi kükredim Yiğitler başını doğradım Şimdi beni kim tutabilir. Kanı akıp boşandı Derisi baştanbaşa deşildi Ölülerle bir oldu Doğan güneş işte batıyor Kuru yerler hep gülerdi Dağbaşları göründü Dünyanın soluğu ılındı Türlü çiçekler sıralandı İtil suyu akar durur Kaya dibini oyar durur Bütün balıklar baka durur Gölü bile taşırırlar

32 Sav Sav, İslamiyet öncesi Türk edebiyatında atasözünün karşılığıdır. Bir düşünceyi, bir deneyimi, bir öğüdü, en az sözcükle kısaca anlatan kalıplardır. Biçim olarak bir düz yazı tümcesi veya bir şiir dizesi gibi olabilirler. İslamiyet öncesi Türk edebiyatına ait savların kimileri küçük ses değişiklikleriyle, Türkçede bugün de varlığını sürdürmektedir.

33 Sav Örnekleri Aç ne yimes, tok ne times. Alın arslan tutar, küçin sıçgan tutmas. Bir karga birle kış kelmes. Böri koşnısın yimes. Ermegüke bulıt yük bolır. Efdeki buzagı öküz bolmas. İt ısırmaz, at tepmes time. Tag taga kavuşmas, kiş kişike kavuşur. Yılan kendi egrisin bilmes, tefi boynın eğritir. Kanıg kan bile yumas Günümüz Türkçesiyle Aç ne yemez, tok ne demez. Al (Hile) ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz. Bir karga ile kış gelmez. Kurt komşusunu yemez. Tembele bulut yük olur. Evdeki buzağı öküz olmaz. İt ısırmaz, at tepmez deme. Dağ dağa kavuşmaz, kişi kişiye kavuşur. Yılan kendi eğrisini bilmez, deve boynun eğri der. Kanı kanla yıkamazlar.

34 Yazılı Edebiyat Yazılı Edebiyat, Türkler arasında yazının kullanıldığı devirlerde başlayan bir edebiyattır. En eski ürünler 5. ve 6.yüzyıllarda yazıldığı tahmin edilen Yenisey Kırgızlarına ait balbal adı verilen mezar taşlarıdır. Ancak bu yazıtlar, adlar ve birkaç sözcükten oluşan Türkçe sözlerden ibarettir. Bu yazıtlardaki alfabe daha sonraki dönemlerde kullanılan Göktürk alfabesine göre ilkel bir nitelik taşır.

35 Yazılı Dönem Ürünleri  Göktürk Yazıtları Orhun kitabeleri: Çinlilere karşı bağımsızlık savaşı yapan,Türk bütünlüğünü yeniden kurmak için içte ve dışta savaşan Köktürklerin hikâyesi anlatılır bu yazıtlarda. Bu abideler 38 harfli olan Köktürk alfabesiyle yazılmıştır.

36 Vezir Tonyukuk Anıtı: Dört bakana vezirlik etmiş olan Tonyukuk tarafından yazılmıştır. Daha çok Çinlilerle yapılan savaşlar anlatılmaktadır. 720 yılında kendisi yazmış ve kendisi dikmiştir. Kül Tigin Anıtı: Köktürk hakanı Bilge Kağan’ın kardeşi Kül Tigin’in ölümü üzerine Bilge Kağan tarafından dikilmiştir 732 yılında Yolluğ Tigin yazmış ve Bilge Kaan diktirmiştir.

37 Bilge Kaan Anıtı:Göktürk hakanı Bilge Kağan’ın ölümünden sonra yazdırılmış bir abidedir.Bilge Kaan’ın ulusuna dilediği iyi dileklerden söz eder. 735 yılında Yolluğ Tigin yazmıştır ve oğlu diktirmiştir.

38 Uygur Metinleri Köktürk devletinin yıkılmasından sonra kurulan Uygur hanlıklarından kalma eserlerdir. Daha çok Buda ve Mani dininin esaslarını anlatan metinlerdir. Bunlar turfan yöresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Uygurların kâğıda kitap basma tekniğini bildikleri anlaşılmaktadır. Dönemden kalma birçok hikâyenin yanında ”kökünç” denilen bir ilkel tiyatro eserleri de vardır. Uygurlar bu eserleri 14 harfli Uygur alfabesiyle yazmışlardır.

39 İSLAMİ DÖNEMDE İLK DİL VE EDEBİYAT ÜRÜNLERİ

40 Kutadgu Bilig  Yusuf Has Hacip tarafından yazılmıştır.  Tabkaç Buğrahan’a sunulmuştur.  İdeal insanı ve devleti idare etme sanatını anlatır.  İlk Siyaset Name örneğidir.  Allegorig bir tarzda yazılmıştır.

41 Eserdeki Sembolik Kişiler Küntogdı: Hükümdar Aytoldı: Vezir Ögdülmiş: Akıl Odgurmış: Akibet

42 DİVAN-I LUGAT-İT TÜRK  Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmıştır.  Ebul Kasım Abdullah’a sunulmuştur.  Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmıştır.  Eserde 7500 civarında destan, koşuk, sav, sagu örnekleri bulunmaktadır.  İslamiyet'ten önceki Türk Edebiyatının tarihini, coğrafyasını, litolojisini anlatan önemli bir eserdir.

43 ATABETÜ'L-HAKAYIK  Edip Ahmet Yükneki tarafından yazılmıştır.  Emir Sipehsalar’a sunulmuştur.  Eserde Arapça ve Farsça kelimelere sıkça rastlanır.  Ayet, hadis gibi İslami kaynaklardan yaralanılmıştır.  Hakikatler eşiği anlamına gelen ahlak ve öğüt kitabıdır.

44 DİVAN-I HİKMET  Ahmet Yesevi tarafından yazılmıştır.  Eserin yazılış amacı halka İslam esaslarını hikmetli bir şekilde öğretmektedir.  Sade bir halk diliyle yazılmıştır.  14 bölümden oluşur cömertlik, doğruluk, ilim gibi konuları işleyen didaktik bir eserdir.

45 Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler

46 İlahi İlahi, Allah’ı övmek, O’na dua etmek ve en büyük aşkın Allah aşkı olduğunu belirtmek amacıyla yazılmış makamla okunan dini tasavvufi halk edebiyatı nazım şeklidir.

47 İlahinin Özellikleri Kendine özgü bir ezgiyle okunur. Hem koşma, hem semai biçiminde ve hem hece hem de aruz ölçüsüyle yazılmıştır Hece ölçüsünde 7, 8 ve 11 ‘li kalıplar tercih edilmiştir. Dörtlüklerden oluşur. Dörtlük sayısı 3 ile 7 arasında değişir. Genelde şiirin içinde şairin mahlası geçer

48 İlahi denince akla ilk gelen Yunus Emre dir. Yunus Emre, şiirlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmıştır. 11′li hece ölçüsünü kullanmıştır. Halkın içinden biri olduğu için halk tarafından çok sevilmiştir. Daha sonra Eşrefoğlu Rumi, Niyazi-i Mısri, Aziz Mahmut Hüdai, Yunus Emre’nin etkisinde kalarak ilahiler yazmışlardır.

49 İlahiler tarikatlara göre farklı isimler alır: Mevlevilerde ayin, Bektaşilerde nefes, Alevilerde deme, Gülşenilerde tapuğ, Halvetilerde durak, öteki tarikatlar ilahi ismini alır.

50 İlahi Örneği Aşkın aldı benden beni Bana seni gerek seni Ben yanarım dün ü günü Bana seni gerek seni

51 Nefes Nefes, dini temellere bağlı âşık edebiyatı nazım şekillerinden ilahilerin Alevi-Bektaşi âşıklarınca yazılanlarına denir. Konusu genellikle tasavvuftaki vahdet-i vücud’tur. Dili sade bir Türkçe olan nefesler biçim olarak koşmaya benzer.

52 Nefesin Özellikleri Bektaşi şairlerinin yazdığı tasavvufi şiirlerdir Bunun yanında Hz. Muhammed ve Hz. Ali için övgüler de söylenir. Nazım birimi dörtlüktür. Dörtlük sayısı 3 ile 8 arasında değişir. Hece ölçüsüyle yazılırlar. Ama aruz ölçüsüyle yazılan nefesler de vardır Nefeslerde, alaycı bir üslup kullanılır. Özellikle Pir Sultan Abdal nefesleriyle tanınır.

53 Nefes Örneği Eşrefoğlu al haberi Bahçe biziz bağ bizdedir Biz de mevlanın kuluyuz Yetmiş iki dil bizdedir

54 Gazel Divan şiiri nazım şekillerindendir. Kelime olarak kadınlarla aşk sohbetleri etmek, konuşmak anlamına gelir. Terim olarak aşk, şarap, tabiat ve kadın konularını işleyen şiirlere denir.

55 Gazelin Özellikleri Beyit sayısı 5 ile 15 arasında değişir ama genelde bu sayı 5, 7, 9 beyittir. İlk beyit kendi arasında kafiyelidir. Gazelin kafiye düzeni şöyledir; aa, ba, ca, da, ea, fa… Gazelin ilk beytine matla denir. Gazelin son beytine makta denir. Şairin isminin geçtiği beyte taç beyit denir. Gazelin en güzel beytine beytü’l-gazel denir. Bu beyte Şah beyit de denir. Gazelde genelde anlam bütünlüğü aranmaz, anlam beyitte tamamlanır.

56 Bir gazelin bütününde aynı konu işleniyorsa, böyle gazellere yek-ahenk gazel denir. Bütün bir şiirin aynı söyleyiş güzelliğine sahip olduğu gazellere yek-âvâz denir. Divan edebiyatı şairleri bütün maharetlerini gazelde ortaya koyarlar. Büyük şair olmanın en büyük ölçütü gazellerdir. Gazelde konu aşk, şarap, güzellik ve aşktır. Bazı gazellerin matladan sonra gelen beyitlerinde mısralar ortalarından bölünebilir. Bu durumda gazele iç kafiye hâkimdir. Böyle gazellere musammat gazel denir. Aruz ölçüsüyle yazılır. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Şeyh Galip, Taşlıcalı Yahya Bey vb. gazelin önemli isimleridir.

57 Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler

58 Battalname Halk arasında “Battal Gazi Destanı” diye de anılan hikâyenin kahramanı “Battal Gazi”dir. Bu kişinin kahramanlıkları etrafında meydana gelen menkâbeler ilk defa Arapça “Zelhimme”adlı kitapta toplanır. Kitabın ilk bölümünde Seyyid Battal Gazi’nin kahramanlıkları, 8. yüzyılda Bizanslılar’la yaptığı savaşlar ve İstanbul’u kuşatan Emevî kumandanı Mesleme’nin silâh arkadaşı Sahsâh’ın başından geçen olaylar anlatılır. Destanın kahramanı Arap cengaveri olmasına rağmen Türk halkı ona Anadolu gazilerine uygun bir ünvan olarak Battal Gazi adını verirler. Böylece, 12. ve 13. yüzyıllarda Dânişmendliler Devleti bünyesinde nesir halinde yazıya geçen “Battalnâme” adındaki Türkçe destan meydana gelir.

59 Dede Korkut Hikâyeleri Anonim bir eserdir 12 hikayeden oluşur. Destandan halk hikayesine geçiş ürünüdür. Olağanüstü olaylarla gerçeğe uygun olaylar iç içedir. Türklerin eski yaşamları ile ilgili ayrıntılar ve İslam dini ile ilgili özellikler vardır. Eserde nazım nesir iç içedir. 15.yüzyıl’da Oğuz Türkçesiyle yazıya geçirilmiştir.

60 Dede Korkut Hikayeleri Dirse Han Oğlu Boğaç Han Salur Kazanın Evinin Yağmalanması Kam Büre Beg Oğlu Bamsi Beyrek Kazan Beg Oğlu Uraz Beg'in Tutsak Olması Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Kanlı Koca Oğlu Kan Turali Kadılık Koca Oğlu Yegenek Basatın Tepegöz'ü Öldürmesi Begel Oğlu Emren Usun Koca Oğlu Seğrek Salur Kazanın Tutsak Olması Dış Oğuz'un İç Oguz'a İsyanı

61 Danişmendname Danişmentliler 1080 yılında Sivas merkez olmak üzere kuruldu. Kurucusu Melikşah’ın komutanlarından Danişment oğlu Ahmed Gazidir. Danişmentlilerin varlığına 1178 tarihinde 2. Kılıçarslan son vermiştir.

62 Türklerin Anadolu’yu fethini anlatan destandır. Anadolu’da Türk büyükleri için 12. yüzyılda söylenmeye başlanan İslâmî Türk Destanları’nın 13. yüzyılda yazıya geçirilmiş bir örneğidir. Başta Battal Gazi soyundan olan Danişmend Ahmed Gazi olmak üzere Danişmendliler’in kahramanlıklarını, bunların Bizanslı, Haçlı ve Ermeniler’le olan savaşlarını anlatır. Bir bakıma Malatya’nın Arap emiri Ömer bin Übeydillahi’s Sülemî’ye ait efsanenin Türk Destanı üslûbuyla söylenmiş bir devamı gibidir.

63 Danişmendname’nin Özellikleri Anadolu’nun fethini ve bu fethi gerçekleştiren kahramanların anlattığı bir destandır. 12.yüzyıl’da sözlü olarak şekillenmiş 13.yüzyıl’da yazıya geçirilmiştir. Anadolu coğrafyası destanda gerçek isimleriyle yer alır. Destanda adı geçen kahramanlar gerçek Türk beyleridir.

64 Bu destan uzun bir süre bir tarih kitabı olarak nitelendirilir. Eser ilk defa Anadolu Selçuklu Sultanı 2.İzzeddin Keykavus emriyle İbn-i Ala tarafından derlendi. Eser ikinci olarak Osmanlı Hükümdarı Sultan 2.Murat’ın emriyle Tokat Dizdarı Arif-a Ali tarafından Türkçe olarak aralarında manzum parçalarında bulunduğu bir nesir diliyle 17 bölüm halinde yazmıştır.

65 Mesnevi Öğüt verici bir olayı anlatan uzun şiirlerdir. Her çeşit konu işlenebilir. Roman ve öykünün yerini tutan bir nazım şeklidir

66 Mesnevilerin Genel Özellikleri Kelime anlamı “ikili, ikişer ikişer”dir. İran edebiyatından alınmıştır. İran edebiyatında Firdevsî’nin Şehname’si ünlüdür. Klâsik halk hikâyeleri, destanî konular, aşk hikâyeleri, savaşlar, dinî ve felsefî konuları işlenir. Konular masal havası içinde anlatılır. Aşk, din ve tasavvuf, ahlâk ve öğreticilik, savaş ve kahramanlık, şehir ve güzelleri, mizah konuları işlenir.

67 İran edebiyatından alınmış nazım şeklidir. Divan edebiyatının en uzun nazım şeklidir. Divan şiirinde beş mesneviden oluşan eserler grubuna“hamse” denir.

68 Ünlü Mesneviler  Ahmedi – İskendername  Süleyman Çelebi – Mevlid  Şeyhi – Harname, Hüsrev ü Şirin  Nabi – Hayrabat  Fuzuli – Leyla ile Mecnun  Şeyh Galip – Hüsn ü Aşk

69 Öğretici Metinler Konuları, din, tasavvuf, İslam menkıbeleri, tıp ve tabiattır. Dil,nesir dili yeni anlam ve kavrayışlarla zenginleştirilmiştir. Sade, açık ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Cümleler kısa ve açıktır. Öğretici metinler manzum ve mensur yazılmıştır.

70 Tasavvufi Metinler 13. ve 14. yüzyıllardaki tasavvufi metinler İslâmiyet’in etkisiyle ortaya çıkmıştır. İslâmiyet’in kökleşip yayılmasında büyük etkisi olan tasavvuf zamanla edebî eserlerde de işlenmiş din ve tasavvuf edebiyat aracılığıyla yayılmaya çalışılmıştır. Tasavvufi metinlerde asıl olan sanat yapmak değil dinîtasavvufi düşünceyi yaymaktır.

71 Nasreddin Hoca Fıkraları 13. yüzyılda ortak halk zekâsının deneyim ve düşünce çizgileriyle zengin güldürücü fıkralarını kendi kişiliğinde toplayan ilk büyük isim Nasreddin Hoca’dır.

72 Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler

73 Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

74 BEYİTLERLE KURULAN NAZIM BİÇİMLERİ

75 Gazel Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka kendi arasında uyaklı olur. Bu ilk beyte “matla”, son beyte ise “makta” adı verilir. Bir gazelin en güzel beytine “beyt-ül gazel”, Şairin mahlasının bulunduğu beyte de “mahlas beyti” denir. Beyitleri arasında anlam birliği bulunan gazele “yek- âhenk”, aynı güç ve güzellikte beyitlerden oluşan gazele de “yek-âvâz” gazel adı verilir.

76 Kaside Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla belirli kurallar içinde yazılan uzun şiirlerdir. En az 33, en çok 99 beyittenoluşur. Kasidenin en güzel beytine “beyt-ül kaside”, şairin mahlasının bulunduğu beyte de “taç- beyt” adı verilir.

77 Mesnevi Her beyti kendi içinde uyaklı uzun nazım biçimidir. Bir anlamda Divan edebiyatında manzum hikâyelerin yazıldığı bir biçim olarak da tanımlayabiliriz. Mesneviler aşk, dini ve tasavvufi, ahlaki-öğretici, savaş ve kahramanlık, bir şehri ve şehrin güzelliklerini anlatma, mizah gibi türlü konularda yazılmıştır. Divan edebiyatında roman ve hikâye gibi türler olmadığı için mesneviler bir bakıma bu türlerin yerini tutmuşlardır. On bölümden oluşur. Aynı şair tarafından yazılmış beş mesneviye “Hamse” adı verilir. Hamse sahibi olarak tanınmış önemli divan şairler; Ali Şir Nevâi, Taşlıcalı Yahya, Nev’izâde Atâi’dir.

78 Kıta Yalnız ikinci ve dördüncü dizeleri birbiriyle uyaklı iki beyitlik nazım biçimidir. Beyitler arasında anlam birliği bulunur. Pek çok konuda yazılabilir.

79 Müstezat Gazelin özel bir biçimine denir. Uzun dizelere kısa bir dize eklenerek yazılır. Uzun ve kısa dizeler gazel gibi kendi aralarında uyaklanırlar. Kısa dizelere “ziyade” adı verilir.

80 BENTLERDE KURULAN NAZIM BİÇİMLERİ

81 Rubai Dört dizelik ve kendine özgü ayrı ölçüsü olan bir nazım biçimidir. Konusu daha çok dünya görüşüne ve şairin felsefi düşüncelerine yöneliktir. Edebiyatımızda bu türün en başarılı temsilcisi Yahya Kemal’dir. Rubai, Türk Edebiyatına İran Edebiyatından geçmektedir.

82 Tuyuğ Rubâi gibi dört dizelik bir nazım biçimidir. Edebiyatımızda en çok tuyuğ yazmış şair Kadı Burhanettin”dir. Bu biçim yalnızca Türk edebiyatına özgüdür.

83 BİRDEN ÇOK DÖRTLÜKLER

84 Murabba Dört dizelik kıtalardan oluşur. Bent sayısı 3-7 arasında değişir. Her konuda yazılır.

85 Şarkı Genellikle aşk, içki, eğlence konularında yazılan dört dizelik nazım biçimidir. Biçim bakımından “murabba”a benzer. Çoğunlukla bestelenmek için yazılır. Bu biçim de tuyuğ gibi yalnızca Türk edebiyatına özgüdür. Şarkı biçiminin yaratıcısı ve en güçlü şairi Nedim’dir.

86 Terkib-i Bent Bentlerle kurulan bir nazım biçimidir. Bent sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur. Bendin son beytine “vasıta beyti” denir. Terkib-i bentlerde genellikle talihten ve hayattan şikâyetler, dini, tasavvufi, felsefi düşünceler anlatılmış, toplumsal yergi niteliğinde eleştirilere yer verilmiştir.

87 Terci-i Bent Biçim bakımından terkib-i bente benzer; ancak vasıta beyti her bendin sonunda değişmez ve aynen tekrarlanır. Konularında daha çok Tanrının gücü, evrenin sonsuzluğu, doğanın ve yaşamın karşıtlıkları vardır.

88 DİVAN EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ

89 Tevhit ve Münacat Tanrının birliğini ve yüceliğini anlatan şiirlere tevhit, Tanrıya yapılan yalvarış ve yakarışları anlatan şiirlere de münacatdenir. Daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.

90 Naat Hz. Muhammed’i övmek için yazılan şiirlere denir. Bunlar da daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.

91 Mersiye Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlerdir. Genellikle terkib-i bent biçimiyle yazılmıştır. Bu türün, Eski Türk Edebiyatı’ndaki adı sagu,Halk Edebiyatı’ndaki adı ise ağıttır.

92 Methiye Bir kimseyi övmek için yazılan şiirlerdir. Bunlar da genellikle kaside biçiminde yazılmıştır.

93 Hicviye Bir kimseyi yermek için yazılan şiirlerdir.

94 Fahriye Şairlerin kendilerini övmek amacıyla yazdıkları şiirlerdir.

95 Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları

96 Hoca Dehhani 13.yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Birçok Divanı vardır.

97 Mevlana 13. yüzyılda yaşamıştır. Birkaç Türkçe beyit dışında, tüm şiirlerini Farsça ile yazan ünlü tasavvuf şairidir.

98 Ali Şir Nevai 15.yüzyılda yaşamıştır. Çağatay lehçesinin en güzel örneklerini veren şairdir. Muhakemetü”l-Lugateyn adlı eserinde Türkçenin Farsçadan daha üstün bir dil olduğunu savunmuştur. Hamsesi vardır. Anadolu dışında Türkçe şiir yazan ilk şairdir

99 Şeyhi 15.yüzyılda yaşamıştır. “Harnâme” adlı eseri edebiyatımızda ilk fabl türü eser olarak bilinmektedir. Mesnevi alanında başarılı olmuştur.

100 Süleyman Çelebi 15.yüzyılda yaşamıştır. Hz. Muhammed için yazdığı Vesilet-ün-Necat adlı mesnevisiyle tanınmış bir şairdir.

101 Fuzuli Fuzuli 16. yüzyılın en güçlü şairlerindendir. Arapça, Farsça ve Türkçe divanı olan tek şairdir. Eserlerini Azeri lehçesiyle yazmıştır. Divan edebiyatının en lirik şairi olarak kabul edilmektedir. Fuzuli’ye göre yaşamın anlamı acı çekmekle özdeştir. Platonik bir aşk arayışı vardır.

102 Baki 16. yüzyıl şairlerindendir. Döneminde “şairler sultanı” olarak tanınmış ve sanatın bütün olanaklarından yararlanmıştır. İyi bir medrese eğitimi gördüğü bilinmektedir. Dünya nimetlerinin hepsinden yararlanma anlayışındadır. Kanuni”nin ölümü üzerine yazdığı mersiyesi çok tanınmıştır. Divanı vardır.

103 Nabi 17.yüzyıl şairlerindendir Divan edebiyatında didaktik şiirler yazmasıyla bir yenilik olarak kabul edilmektedir.

104 Nefi Nefi, 17. yüzyıl şairlerindendir. Edebiyatımızdaki en ünlü kaside şairi olarak bilinir. Övgülerindeki ve yergilerindeki aşırılıklarıyla ünlüdür. Hayal gücü çok zengin olan Nefi’nin somut benzetmelerden yararlanması da belirgin bir özelliğidir. Türkçe ve Farsça divanı olan Nefi’nin ayrıca hicviyelerini topladığı Siham-ı Kaza adlı bir eseri de vardır.

105 Nedim 18. yüzyıl şairlerinden olan Nedim, Lale Devri’nin şairi olarak bilinir Eserlerinde aşk, içki, zevk ve sefayı işler. Şiirlerinde halkın ağzından alınma deyimler olduğu gibi,halkın konuşma diline de oldukça yaklaşmıştır.

106 Evliya Çelebi 17.yüzyıl’da yaşamış şairlerdendir. Edebiyatımızda gezi türünün ilk örneklerini veren yazar, usta bir gözlemcidir. 10 ciltlik “Seyahatnâme” adlı eseri çok tanınmıştır

107 Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri

108 Mani Halk şiirinde en küçük nazım biçimidir. Yedi heceli dört dizeden oluşur. Uyak düzeni aaxa şeklindedir. Birinci ve üçüncü dizeleri serbest, ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı mâniler de vardır yani xaxa biçimindedir.

109 Türkü Türlü ezgilerle söylenen anonim halk şiiri nazım biçimidir. Halk edebiyatının en zengin alanıdır Türkü iki bölümden oluşur. Birinci bölüm asıl sözlerin bulunduğu bölümdür buna“bent” adı verilir. İkinci bölüm ise bentlerin sonunda yinelenen nakarattır. Bu bölüme “bağlama” ya da “kavuştak” denir.

110 Aşk Edebiyatı Nazım Biçimleri

111 Koşma Halk edebiyatında en çok kullanılan biçimdir. Genellikle 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır. Dörtlük sayısı 3– 5 arasında değişir. Aşk, ayrılık, gurbet gibi geniş çerçeveli konuların işlenir.  Koşmanın konularına göre güzelleme, koçaklama, ağıt,taşlama adlı türleri vardır

112  Güzelleme: İnsan ve doğa sevgisinin lirik bir edayla işlendiği koşmalara denir.  Koçaklama: Savaş, yiğitlik, kahramanlık gibi konuları işleyen koşmalara denir. Coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan şiirlerdir.  Ağıt: : Ölen kişinin arkasından duyulan acının ve onun iyiliklerinin işlendiği koşmadır. Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan acıları anlatmak amacıyla söylenen şiirlerdir.

113  Taşlama: Toplumun veya bireylerin aksayan yönlerini eleştiren koşmalara denir. Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlerdir.

114 Semai Hece ölçüsünün sekizli kalıbıyla yazılır duraklı Dörtlük sayısı 3 ile 5 arasında değişir. S erin kendine özgü bir ezgisi vardır ve bu ezgiyle okunur. S erde daha çok sevgi, doğa, güzellik gibi konular işlenir.

115 Varsağı Güney Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin özel bir ezgiyle söyledikleri türkülerden gelişmiş bir biçimdir. Kafiye düzeni koşma gibidir. En az 3 en fazla 5 dörtlüktür.

116 Dini-Tasavvufi Halk Şiiri

117 İlahi Din ve tasavvuf konularının işlendiği şiirlere “ilahi” denir. Tanrıyı övmek, ona yalvarmak için yazılan şiirlerdir. Özel bir ezgiyle okunur.

118 Nefes Bektaşi şairlerinin yazdıkları tasavvufi şiirlere denir. Nefeslerde genellikle Hz. Muhammed ve Hz. Ali için de övgüler bulunur.

119 Şathiye İnançlardan alaylı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir. Görünüşte saçma sanılan bu sözlerin, yorumlandığında tasavvufla ilgili türlü kavramlara değindiği anlaşılır. Medrese hocalarına göre bu şathiyeler küfür sayılır.

120 Methiye Methetme, övme anlamına gelen Divan Edebiyatı nazım türüdür. Edebiyatta birini övmek amacıyla yazılan şiirlere denir. Şiir yönü çok zayıf, dil yönü diğer bölümlere göre çok ağırdır. Bir kimseyi övmek için yazılan şiirlerdir. Bunlar da genellikle kaside biçiminde yazılmıştır.

121 HALK EDEBİYATININ ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

122 Yunus Emre Engin hoşgörüsü, insan sevgisiyle sadece bizim değil bütün dünyanın beğenisini kazanmış eşsiz bir şair, fikir adamıdır. İlahi aşkı ve insan sevgisini eserlerinde işlemiştir. Hem aruz ölçüsünü hem de hece ölçüsünü kullanmıştır Şiirlerinde dili oldukça sadedir, zamanının halk dilini kullanmıştır. Nasihatler Kitabı ve Divan Kitabı vardır.

123 Pir Sultan Abdal Halk edebiyatında lirik şiirin öncülerindendir. Halk içinde çok sevildiği için isimsiz birçok şiir onun adında yayımlanmıştır. Tasavvufu, halkın anlayışıyla birleştirmiştir. Bütün şiirlerini hece ölçüsüyle yazmıştır Dili oldukça sadedir. Nefesleriyle ünlüdür.

124 Hacı Bektaşi Veli Bektaşi tarikatının kurucusudur. Büyük bir bilgindir. Malakat adlı Arapça eseri ünlüdür.

125 Kaygusuz Abdal Hece ölçüsünü ve aruz ölçüsünü kullanmıştır. Alaylı ve eleştirili şiirler yazmıştır. Edebi yazıları da vardır.

126 Kayıkçı Kul Mustafa 17.yüzyılın önemli yeniçeri şairlerindendir. Kahramanca şiirleriyle tanınmıştır. “Genç Osman” destanıyla tanınmıştır.

127 Köroğlu Din dışı konularda şiirler yazmıştır. Sultan II. Murat zamanında savaşlara katılmıştır.

128 Dadaloğlu Toroslar bölgesinde yaşamış. Varsağı, semai ve destanları meşhurdur. Türküler yazmıştır.

129 Karacaoğlan Şiirlerini sade bir dille yazmıştır. Hece ölçüsünü ustalıkla kullanmıştır. Din dışı konularda yazmıştır. Koşmaları oldukça sevilmiştir.

130 Aşık Ömer İyi bir eğitim almamasına rağmen şairler arasında yeteneğiyle kendine en üstte yer edinmiştir. Aruz ölçüsünü kullanmıştır.

131 Erzurumlu Emrah Divan edebiyatından etkilenmiştir. Gazel ve murabbalar yazmıştır. Koşma ve s eriyle tanınmıştır.

132 Gevheri Derin bir bilgi içeren şiirleri halk arasında çok sevilmiştir. Koşmaları ve taşlamaları oldukça ünlüdür.

133 Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler

134 Halk Hikayeleri Aşk, sevgi ve kahramanlık gibi konular işlenir. Ortaya çıktıkları dönemin sosyal, siyasal ve kültürel özelliklerini yansıtır. Olaylar halkın anlayacağı, sade bir dille anlatılır. Aşıklar, olayları saz çalarak taklitler yaparak anlatırlar. Halk hikayeleri anonim ürünlerdir.

135 Göstermeye Bağlı Edebi Metinler

136 Karagöz Taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Başkarakterler Karagöz ve Hacivat’tır. Karagöz, okumamış bir insandır. Hacivat, kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar.

137 Meddah Bir sözlü tiyatro ürünü olan meddahlık, kısaca “tek adamlı tiyatro“dur. Meddah, tiyatronun bütün karakterlerini kendi kişiliğinde birleştiren bir aktördür. Perdesi, sahnesi, dekoru, kostümü bulunmayan bu tiyatroda her şey, meddah denen kişinin zekâsına, bilgisine, söz söylemedeki hünerine bağlıdır.

138 Orta Oyunu Halkın ortasında apaçık duran bir meydanda ezbersiz oynanan bir tiyatrodur. Anlatılan olaylar ustadan çırağa, kuşaktan kuşağa geçerek değişikliğe uğrar.

139 Köy Seyirlik Oyunu Köy seyirlik oyunları çağlar boyu süren halk tiyatrosu geleneğinin günümüze gelen mirasıdır. Bu oyunlar tarih boyunca göçlerden, çeşitli kültürlerden ve birikimlerden etkilenmiştir. Oynandığı toplumun kültür düzeyine, zaman ve geleneğe bağlı olarak şekillenir.

140 Ve Son….


"Bill Gates. Türk Edebiyatı İslamiyet Öncesi T.E İslamiyet Etkisindeki T.E Batı Etkisindeki T.E Türk Edebiyatı Sözlü Edebiyat Yazılı Edebiyat Destan Göktürk." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları