Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz?

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz?"— Sunum transkripti:

0 ACİL YARDIM VE AFET YÖNETİMİ PROGRAMI
AFETLER TARİHİ DOÇ.DR. DAVUT HUT

1 Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz?
12. TARİHTEN GÜNÜMÜZE TERÖR SALDIRILARI VE SONUÇLARI Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz? 12.1. Tarihteki Bazı Terör Örgütleri ve Faaliyetleri 12.2. XX. ve XXI. Yüzyıllar’daki Terör Hareketleri 12.3. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türkiye’deki Terör Hareketleri

2 Giriş Latince kökenli olan “terör” kelimesi, Fransızca “Terreur”’dan gelmektedir. Terör, “Yıldırmak ve korkutmak amacıyla, yasalara ve mevcut düzene karşı gelerek, sistematik bir şekilde şiddet hareketlerine ve cinayetlere başvurma, kamu düzenini bozma hareketi” olarak tanımlanmaktadır. Osmanlı döneminde, terör yerine daha çok “tedhiş” (dehşet verme, korku salma) ifadesi kullanılırdı.

3 Toplumlara korku ve dehşet saçan önemli unsurlardan biri de terör örgütleri ve faaliyetleridir.
Çok çeşitli siyasi, ekonomik ve toplumsal sebeplerle ortaya çıkan terör örgütleri, amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla, silahlı ve silahsız terör faaliyetlerine başvururlar.

4 12.1. Tarihteki Bazı Terör Örgütleri ve Faaliyetleri
Tarihte Bilinen İlk Terör Örgütü; Zealotlar/Sicariiler (M.S ): Toplumları dehşete ve korkuya düşüren terörizm, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Tarihteki her bir suikast aynı zamanda bir terör olayıdır. Bununla birlikte, tarihte korkuya ve şiddete yol açan ilk terör örgütü, terörden bugün de kasıp kavrulan Ortadoğu coğrafyasında, Zealotlar ya da Sicariiler adlarıyla, ortaya çıkmıştır. Roma İmparatorluğu’nun egemenlik sahasında olan Filistin’de, M.S. 1. yüzyılda ortaya çıkan Zealotlar (Fanatikler) ya da Sicarii adı verilen Yahudi terör gurubu, daha çok dini bir gurup/tarikat olarak faaliyet göstermiştir.

5 Roma yönetimine karşı mücadele veren Zealotlar, son derece iyi örgütlenmiş bir dini mezhep gurubuydu. ''Sicarii'' terör hareketi adını, terör eylemlerinde kullandıkları küçük bir hançerden (sica) almışlardır. Örgüt, eylemlerini ansızın, güpegündüz ve özellikle tatil günlerinde kalabalık oluşan yerlerde yapıyordu. Bunun sebebi ise, insanlar arasında korku, dehşet ve karmaşa yaratmaktı. Kalabalık içinde çıkardığı hançerini, üst düzey din (papaz) ve devlet adamlarından oluşan kurbanlarına saplayan sicariiler, çıkan kargaşadan da istifadeyle kalabalık içinde izlerini kaybettiriyordu.

6 Bu gurup, çoğu terör örgütünde görüldüğü üzere, yol kesme, adam kaçırma ve hırsızlık eylemlerinde de bulunmuştur. Eylemlerini Kudüs'te yoğunlaştıran Sicariiler, çok sayıda insanı acımasızca katletmiştir. Böylece, tarihin bilinen ilk terör mağdurlarının doğmalarına neden olmuşlardır. Aşırı Yahudi milliyetçisi ve çoğunlukla bağnaz din adamlarından meydana gelen Zealotlar, kendilerinin Tanrı Yehova tarafından seçilmiş insanlar olduklarına inandıklarından, Roma yönetimi ve hükümranlığı altında yaşamaya karşı çıkıyordu.

7 Bu sebeple de, M.S. 70 yılında Kudüs’ü işgal eden Romalılara karşı ayaklanarak terör faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Zealotlar, Roma’ya teslim olmayı önerenlerle birlikte Roma elçilerini de öldürdüler. Bunun üzerine Roma ordusu, Kudüs’ü ve Zealotların sığındığı Süleyman mabedini yakıp yıktı. Geriye, sadece Yahudilerin ağlama duvarı kalmıştı. Silahlı mücadelelerini daha sonra da sürdüren Zealotlar, M.S.73 yılında Romalılar tarafından sıkıştırıldıklarında, eşleri ve çocukları ile birlikte birbirlerini öldürerek topluca intihar etmişlerdi.

8 Haşhaşiler (Suikastçiler, Fedaiyyun, İsmaili, Şii Batıniler):
Haşhaş bağımlısı oldukları ve böylece terör eylemleri yaptıkları için, Haşhaşiler, Haşhaşiyye ya da Haşhaşiyyun isimleriyle anılan gurup, Suikastçiler olarak da bilinmektedir. İngilizce karşılığı olan Assasins de, “assasinate” (suikast, katletmek) kelimesinden gelir. Şîa’nın aşırı uçlarından biri olan Şii-Batıni (İsmâîlîyye) mezhebine mensup Haşhaşiler, Hasan Sabbah tarafından, Eylül 1090 tarihinde İran’da Alamut Kalesi (Kartal Yuvası)nin ele geçirilmesiyle birlikte kurulmuştur.

9 İran ile birlikte Mısır ve Suriye’de de faaliyet gösteren Haşhaşiler, dinî tarikat ve aynı zamanda siyasi hedefleri olan bir terör örgütü gibi hareket etmekteydi. Bu harekete mensup militanlar, gerçek İslam’ı yozlaştırdıkları gerekçesiyle, farklı bölgelerdeki Müslüman hükümdarlar ile üst düzey devlet ve din adamlarına, valilere ve halifelere hançerle suikastler düzenlemişlerdir. Ayrıca, Haçlı Seferleri’yle İslam’a karşı işgal ve saldırıda bulundukları gerekçesiyle, Kudüs Kralı Conrad gibi Hıristiyan idarecilere de saldırmışlardır.

10 Örgütün kurucusu, dini ve siyasal terörü ilk olarak kurumsallaştıran kişi olan Hasan Sabbah ( )’tır. O’nun kurduğu tarikat sıkı bir hiyerarşi ve katı kurallara dayanmaktaydı. Hasan Sabbah, kendisine tam bağımlı hâle getirdiği fedailerine haşhaş vererek ve cenneti vaat ederek çok sayıda suikast yaptırmıştır. İlginç bir şekilde, suikastı yapan fedai (Haşhaşi) kaçmaya çalışmadığından, öldürülen kişinin korumaları veya halk tarafından linç edilirdi.

11 Haşhaşiler için baş düşman, dönemin en güçlü devleti olan Büyük Selçuklu Devleti idi. Nitekim, onlara karşı yoğun mücadele vermiş olan Büyük Selçuklu Veziri Nizamülmülk, suikastle öldürülen (1092) ilk kurbanlardan biri olmuştur. Selahattin Eyyübi’ye de suikast teşebbüsünde bulunan Haşhaşileri, XIII. Yüzyıl’da Alamut’u ele geçiren Moğollar ortadan kaldırmıştır. Suikastlarıyla bütün toplumda yarattıkları korku ve dehşet o kadar etkiliydi ki, devletin ileri gelenleri elbiselerinin altına zırh giymeye başlamışlardır.

12 Mevcut düzeni yıkmak için bilinçli bir şekilde üst düzey kişilere suikastler düzenlemişler, eylemleriyle sindirdikleri halkı, din motifli yoğun bir propaganda ile de yanlarına çekmeye çalışmışlardır. Hasan Sabbah, Selçuklu döneminde terörü sistemli bir vasıta olarak kullanmış; bu yönüyle terörizmin de babası olmuştur. Suikastlerle birlikte yarattıkları korku ve dehşet ortamı, Büyük Selçuklu Devleti’nin zayıflama ve yıkılma sebeplerinden birini oluşturur.

13 Selçuklu Veziri Nizamülmülk’e Haşhaşilerin düzenlediği suikastı anlatan bir resim

14 Fransız İhtilali’nde Devlet Terörü:
Fransız İhtilali meydana geldikten (1789) sonra, Fransa ve başkenti Paris tam anlamıyla bir anarşi ve terör ortamına girmiştir. Nitekim, Eylül 1793-Temmuz 1794 arasındaki yaklaşık bir yıllık dönem, “terörün hükümranlığı”, olarak tarihe geçmiştir. Hükümeti ele geçiren Robespierre’in öncülüğündeki Jakobenler, Devrimin ruhuna aykırı bir şekilde baskı, şiddet ve zulüm uygulayarak, devrim karşıtı ayaklanan binlerce vatandaşını sindirmek amacıyla insanlık dışı yöntemlerle katletmişlerdi.

15 Bu, tam anlamıyla bir “devlet terörü” idi
Bu, tam anlamıyla bir “devlet terörü” idi. Her çeşit sosyal katmandan olmak üzere, 12 bin kişi giyotinle, diğerleri de boğularak, yakılarak ve hatta top ateşiyle, toplam 40 bin kişinin katledildiği düşünülmektedir. Fakat, “devrim ilk önce kendi çocuklarını yemiştir”. Çünkü, Robespierre ve aşırı Jakobenler de, bir süre sonra terör ve anarşi döneminin sorumluları olarak giyotinle idam edilmişlerdir. Bu dönemden sonra, Fransızca kökenli “terör” kelimesinin de ilk defa literatüre girmiş olması önemlidir. Terör, böylece kurumsallaşarak sonraki dönemlere de esin kaynağı olmuştur.

16 Ku Klux Klan (KKK) Örgütü:
Siyahi karşıtı ve beyaz ırkçılığına dayanan gizli örgüt, 1865 yılı sonunda ABD Tennessee'de kuruldu. Kurucuları ise; ağırlıklı olarak orta düzey subaylardan oluşmaktaydı. Amerikan İç (Kuzey-Güney) Savaşı sonrasında siyahilerin kazanmaya başladığı hak ve özgürlüklere ve siyah-beyaz ırk eşitliğine karşı, güneyde beyazların üstünlüğü iddiasıyla ortaya çıkmışlardır. Örgüt, asıl olarak I. Dünya Savaşı’ndan sonra büyük bir etkinlik ve güç kazanmıştır.

17 Öyle ki, 1920’lerin sonunda üye sayıları tahminen 3-5 milyon civarındaydı.
Amaçlarına ulaşmak için şiddet ve teröre de başvurduklarından, binlerce zenciyi ve bu arada zaman zaman Yahudileri de katletmişlerdir. Bu ırkçı ve faşist örgüt birkaç defa dağılsa da, 1950 ve 1960'larda tekrar ortaya çıkmıştır. Günümüzde bile ülkenin bazı bölgelerinde mahalli olarak faaliyet gösterdikleri (2012 yılı rakamlarına göre 5-8 bin üye) bilinmektedir.

18 Ku Klux Klan üyeleri, 1915

19 12.2. XX. ve XXI. Yüzyıllar’daki Terör Hareketleri
Modern dönem terörizm hareketleri, kendi döneminin siyasi, askeri ve sosyal gelişmelerinden önemli ölçüde etkilenmiştir. Nitekim bu hareketleri, 1.Anarşist, 2.Anti-Kolonyal, 3.Yeni Sol ve 4.Dinci Terör olmak üzere dört dalgaya ayırmak mümkündür. Buna göre; Bolşevik devrimi öncesi Çarlık Rusyası’nda meydana gelen ve ІІ. Aleksandr’ın ölümüyle (1881) sonuçlanan “Narodnoya Volya” (halk hareketi) örgütünün faaliyetleri anarşist devrimci terörizmi; I.Dünya Savaşı’ndan sonra 1920’lerden itibaren yükselen ve 1960’larda zirve yapan terör dalgası sömürge karşıtı anti-kolonyal terörizmi;

20 Vietnam Savaşı ( ) ile psikolojik temelleri atılan yeni sol terörizmi ve son olarak da 1980’lerden itibaren etkisini gösteren dinsel-semantik (dinci terör) terörizmi oluşturmaktadır. Dolayısıyla, modern dönemde, çok sayıda yeni terör dalgaları ve örgütleri ortaya çıkmıştır.

21 1960-2000 Yılları Arasında Terörizm:
II. Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan iki kutuplu dünya ve soğuk savaşın etkisini gösterdiği döneminde tırmanışa geçen terör eylemleri, geniş ölçüde anarşi, korku ve dehşete yol açmıştır. Bu dönemde, ortaya çıktığı ülkeler dışında da eylem yapan ve uluslararası nitelik kazanan çok sayıda terör örgütü faaliyet göstermiştir. Nitekim, Ortadoğu’dan 19, Amerika kıtasından 15, Avrupa’dan 8, Uzakdoğu’dan 5 ve Asya’dan da 3 terör örgütü bulunuyordu.

22 Arap-İsrail Savaşı’nı Arapların kaybetmesi ve Avrupa’daki öğrenci ayaklanmaları, terörün bu dönemde tırmanmasında etkili olan gelişmelerdir. 1948 sonrasında artan İsrail yayılmasına karşı mücadele eden Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), bu dönemde çeşitli uçak kaçırma eylemleri ile ön plana çıktı. Söz konusu dönemde özellikle Ortadoğu ve Amerika kıtasında faaliyet gösteren terör örgütleri çoğunlukla ABD ve Avrupa’yı hedef almışlardır. Terörden en fazla etkilenen ülkeler ise, Türkiye, İsrail, Kamboçya ve Japonya olmuştur.

23 Kızıl Khmerler (Kamboçya):
Liderleri Pol Pot (Saloth Sar) tarafından 1967’de, Maocu radikal komünist hareket olarak kuruldu. Kamboçya Komünist Partisi'nin silahlı kolu olarak kurulan bu örgüt, gerilla savaşı yürüttüğü Kamboçya’da iktidarı ele geçirerek döneminde ülkeyi yönetmiştir. Kızıl Khmerler, uyguladıkları katliam ve –bazılarına göre- soykırımlar sayesinde, dünyanın en kanlı ve etkili terör örgütlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Nitekim, ülkede sebep oldukları iç savaş ve soykırımda, 1 milyondan fazla insan ölmüştür. Örgüt 1997 yılında dağılmıştır.

24 Kızıl Khmerler tarafından katledilen insanların kafatasları

25 Büyük Aum Gerçeği (Japonya): 1980'de Japonya'da Shoko Asahara tarafından kuruldu. 5 binden fazla kişiyi katletti. 1990'da yapılan seçimleri kana bulamasıyla tanındı. Tamil Kaplanları (Srilanka): 1976’da Srilanka'da kuruldu. Yönetime karşı eylemleri, banka ve istasyonlara karşı saldırılarıyla tanınmaktadır. Sih Grubu (Hindistan): Hindistan'da kurulan örgütün, büyük marketleri, bombalama, adam kaçırma olayları ve çok sayıda cinayeti bulunmaktadır.

26 Sendere Luminaso (Peru):
Orta Amerika ülkelerinden Peru’da Maoist-Komünist devrim yapmak üzere Felsefe Profesörü Abimael Guzman (Başkan Gonzalo) tarafından 1960 yılında kuruldu. Maoist gerilla gurubu, aynı zamanda Dünya’nın en kanlı terör örgütlerinden biri olarak kabul edilir.

27 Guzman’ın yöneticisi olduğu siyasi hareket Peru’da 1970’li yıllardan itibaren etkili oldu ve 1980’den itibaren hükümete karşı silahlı mücadele başlattı. Birçok önemli bombalama eylemleri ve çok sayıda cinayetleriyle tanınıyor. Peru hükümeti tarafından 1992’de yakalandı ve terörizm ve vatana ihanet suçlarından ömür boyu hapse mahkûm oldu.

28 İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA: Irish Republican Army):
1969 yılında Kuzey İrlanda’da kurulan terör örgütü, İngiltere’ye karşı bağımsızlığı savunmaktadır. Örgüt, eylemleri, kalabalık yerlere yaptıkları saldırıları ve bombalamalarıyla etkili olmuştur. Binlerce üyesi olduğu tahmin edilmektedir yılında mücadelelerini sadece politik alanda sürdüreceklerini açıklayarak şiddet eylemlerine son vermelerine rağmen örgütten ayrılan küçük bir gurup mücadeleye devam etmektedir

29 Bask Baba Yurdu ve Özgürlük Örgütü (ETA, İspanya):
Etnik temelli olarak, 1959 yılında İspanyol yönetimine karşı kuruldu. Suikast, bombalama, adam kaçırma eylemleriyle bilinmektedir. İspanya ve Fransa sınırları içinde yaşayan Bask kökenli topluluğa ait bağımsız bir devlet kurma amacı güden Marksist-Leninist bir örgüttür yılında silahlı mücadeleye son vermiştir.

30 17 Kasım Örgütü (Yunanistan):
1975’te Yunanistan’da kuruldu. ABD, Türkiye ve NATO aleyhtarlığıyla dikkat çekmektedir. Örgütün, çok sayıda roketli saldırı, bombalama, adam kaçırma ve cinayet eylemlerini gerçekleştirdiği biliniyor.

31 Dinsel Terör Örgütleri:
Hizbullah (Lübnan): 1982’de, Lübnan’da kurulan, hem sivil hem de askeri (silahlı) kanadı olan Şiî inançlı siyasi bir partidir. Genel başkanı Hasan Nasrallah’tır. 1982 yılında, İsrail'i, o zamanlar işgal etmekte olduğu Güney Lübnan'dan çıkartmak amacıyla kurulmuştur. Sosyal yardım politikaları da yürüten örgütün, İran'daki İslam devrimini bölgede yayma amacı da vardı. İran tarafından yoğun olarak desteklenen örgütler arasında yer almaktadır. Arap ve Müslüman dünyasında yasal bir direniş örgütü olarak kabul edilen Hizbullah, ABD, Kanada, İsrail ve Avustralya tarafından terör örgütü ilan edilmiştir.

32 Filistinliler’in Kurduğu Örgütler:
1948 sonrasında artan İsrail yayılmasına karşı çeşitli Filistin örgütleri kurulmuştur. Bunlardan, Yaser Arafat’ın lideri olduğu Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), çeşitli uçak kaçırma eylemleriyle adını duyurdu. HAMAS (İslami Direnç Hareketi) ise, Filistin milliyetçiliği ve Sünni İslamcılık üzerine kuruldu. Şeyh Ahmed Yasin ve diğerleri tarafından ilk intifadanın başlangıcında Mısır'daki Müslüman Kardeşler örgütünün Filistin kanadı olarak teşkil edildi (1987).

33 Filistin’in İsrail işgalinden kurtarılarak, burada bir İslam Devleti kurulmasını amaçlamaktadır.
Çoğu ülke tarafından bir terör örgütü olarak kabul edilmemekle birlikte, yılları arasında İsrail’e karşı gerçekleştirdiği intihar saldırılarında, askerlerin yanında yüzlerce sivil de ölmüştür.

34 el-Cemaatü’l-İslam Örgütü (Mısır):
1970’te Mısır'da Şeyh Umar tarafından kuruldu. Amaçları Mısır’daki rejimi yıkmak ve İslami bir düzen kurmaktır. Örgüt, özellikle Batılı turistlere karşı gerçekleştirdikleri eylemlerle tanınmaktadır. Silahlı İslami Grup (GIA, Cezayir): 1992'de Cezayir'de rejime karşı kuruldu. Çok sayıda cinayeti, bombalama, adam kaçırma eylemleri bulunmaktadır.

35 El-Kaide Örgütü ve Uzantıları, 11 Eylül Saldırıları:
“Kuruluş” anlamına gelen el Kaide, çok sayıda militana sahip olup, Dünya ölçeğinde 15 bine yakın militanıyla faaliyet gösteren dinsel silahlı bir örgüttür. 1988’de selefi-cihatçılık üzerine kurulan örgütün temelleri, Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal ettiği döneme kadar gitmektedir. Merkezi, Afganistan ve Pakistan olup, birçok ülke ve uluslararası kuruluşlar tarafından terör örgütü olarak ilan edilmiştir.

36 Örgüt, 2 bin civarında insanın öldüğü ABD’deki 11 Eylül saldırıları, 2002 Bali saldırıları ve Avrupa eylemleri gibi sivilleri hedef alan saldırıları üstlenmiştir. Bunlardan 11 Eylül saldırıları, ABD ve müttefiklerinin Afganistan’a girişinde ve Irak’ı işgalinde (2003) önemli bir sebep teşkil etmiştir.

37 Dolayısıyla örgüt, son yıllarda Ortadoğu’da meydana gelen siyasi ve askeri gelişmelere doğrudan etkide bulunmaktadır. Kurucu lideri Usame bin Ladin, 2 Mayıs 2011’de ABD’li güçler tarafından öldürüldü. IŞİD (Irak-Suriye), Boko Haram (Nijerya, Nijer, Mali ve Çad) ve Eş Şebab (Somali, Nijer, Kenya), Leşkeri Tayyibe (Hindistan) ve Cundu Ensarullah (Gazze) gibi örgütler de, el Kaide’nin uzantıları niteliğindedir.

38 11 Eylül 2001 saldırıları

39 Irak-Şam İslam Devleti Örgütü (IŞİD, Daeş, Daiş, Deaş):
ABD’nin Irak’ı işgalinden (2003) sonra Irak’ta kurulan örgüt, 2004’te El-Kaide’ye bağlı olduğunu ilan etti. Bir süre sonra da Irak El-Kaidesi adını aldı. İşgale karşı mücadele eden örgüt, Sünnî topluluklardan oluşan isyancı gruplardan meydana geliyordu.

40 Irak ve Suriye’de Sünnî nüfusun yoğun olduğu bölgelerde İslam Devleti ve halifelik kurma hedefiyle hareket etmektedir. Irak Savaşı'nın yoğun olarak yaşandığı dönemlerde Irak'ın Orta ve Kuzeyindeki Anbar, Nineve (Musul), Diyala, Babil, Kerkük ve Selahaddin illerinde büyük etkinlik gösterdi. ABD'nin Irak'tan çekilmesiyle 2012'de tekrar güç kazanıp militan sayısını arttırdı.

41 Halen devam eden Suriye İç Savaşı'nda Suriye'nin İdlip, Rakka (merkezi) ve Halep bölgelerinde etkinlik kurdu. Nisan 2013’ten itibaren, iç savaş yaşamakta olan Suriye'nin kuzeyindeki gücünü arttırarak bölgedeki en güçlü gruplardan biri hâline geldi. Bu bölgelerde şeriat kanunlarını uygulamaya başladı ve rakip gördükleri askerleri, yabancı gazetecileri, yardım elemanlarını sürgüne gönderdi veya hapsetti. el-Kaide, Şubat 2014’te IŞİD ile bütün bağlarını kestiğini duyurdu.

42 Gücünü arttıran IŞİD ise, Haziran 2014’te, Iraklı Sünni aşiretlerin de desteğiyle, 2 milyon nüfuslu önemli bir şehir olan Musul’u ele geçirerek burada hakimiyet kurdu. Bu arada, 50 kişilik Türk konsolosluk çalışanlarını rehin aldı. Daha sonra da, Peşmergeler, Suriyeli Kürtler (Kobani Savaşı), Irak ve Suriye ordusu ve diğer muhalif guruplarla savaşarak ve petrol kaynaklarına sahip olarak her iki ülkedeki hakimiyet sahasını genişletmeye çalıştı.

43 Son dönemde (Ağustos 2015), IŞİD’i geriletmek amacıyla ABD ve Avrupa ülkeleri örgüte karşı askeri mücadeleyi arttırdı. Bazı Müslüman ülkeler ve özellikle de Avrupa ülkelerinden eleman kazanan IŞİD’in 2015 yılı itibariyle bin civarında savaşçıya sahip olduğu tahmin edilmektedir.

44 Asker ve sivil olmak üzere Irak ve Suriye’de bugüne kadar binlerce kişinin ölümüne sebep olan örgüt, saldırılarında uyguladıkları yöntemlerle, insanlar üzerinde büyük korku ve dehşet yaratmıştır. Çeşitli ülkelerde militanları bulunan örgüt, başta Reyhanlı ve Suruç saldırısı olmak üzere, Türkiye sınırları içinde de çok sayıda kanlı gerçekleştirdi.

45 12.3. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türkiye’deki Terör Hareketleri
Özellikle XIX. Yüzyıl’da Balkan topraklarında patlak veren Sırp İsyanı (1804), Mora Ayaklanması (1821), Cidde Olayları (1858), Suriye ve Lübnan Olayları ( ), Girit İsyanı (1866), Hersek ve Bulgar Ayaklanmaları (1876), Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasında anarşi ve terör meydana getirmiştir.

46 Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemlerinde Ermeni Terörü:
Özerklik ve bağımsızlık elde etmek isteyen Ermenilerin ve kurdukları Taşnak ve Hınçak gibi silahlı örgütlerin Doğu Anadolu vilayetlerinde ve İstanbul’da 1890’lar ve 1900’lerin başlarında Müslümanlara saldırarak meydana getirdikleri şiddet ve tedhiş hareketleri, bugünkü anlamda terör olayları olmaları bakımından önemlidir. Böylece, Doğu Anadolu ve İstanbul’da zaman zaman korku ve dehşet ortamı hâkim olmuştur. I. Dünya Savaşı’nda yine Doğu Anadolu’da Rus orduları ile birlikte hareket eden Ermeniler, zorunlu göçe (tehcir, sürgün) tâbi tutuldular (1915).

47 Bu durum, Ermenilerin intikam duygusuyla hareket ederek meseleyi bir kan davası hâline getirmesine sebep olmuştur. Nitekim Ermeniler savaş sonrasında, tehcirden sorumlu tuttukları İttihat ve Terakki liderlerini (Said Halim, Talat ve Cemal Paşalar) suikastle katlettiler. Bununla da yetinmeyen radikal Ermeniler, 1975 yılında, Hagop Hagopyan liderliğinde Türkiye'ye karşı Ermeni terör örgütü ASALA’yı kurdu. Örgüt, Ermeni milliyetçiliği ile birlikte, PKK gibi, Marksist- Leninist ideolojiye sahipti.

48 Örgüt, Avrupa ve Amerika’daki Türk büyükelçileri, konsolosları ve diplomatik temsilcilerine karşı suikastler ve bombalamalar gerçekleştirdi. ASALA teröründe, Türkiye'deki iç huzursuzluğun (sağ-sol kavgası) arttığı 1979 yılından itibaren büyük bir artış olduğu görülür. ASALA teröristleri, 21 ülkenin 38 şehrinde, silahlı ve bombalı toplam 110 terör saldırısı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda Türkiye'nin toplam 42 diplomatı ile 4 yabancı uyruklu kişi hayatını kaybederken, 15 Türk ve 66 yabancı uyruklu kişi de yaralandı.

49 Devrimci Sol, Dev-Sol ve Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (DHKP-C):
Türkiye’de sağ-sol olaylarının ve terör hareketlerinin arttığı bir sırada, yılında aşırı sol tandanslı olarak Devrimci Sol ve Dev-Sol adlarıyla Marksizm ve Leninizm temellerinde ortaya çıkmıştır. İlk örgütün partileşme kararı alması üzerine, Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (DHKP-C) adıyla ise, Mayıs 1994’te Dursun Karataş tarafından kuruldu. Örgütün yönetici isimleri, çoğunlukla Avrupa ülkeleri ve Yunanistan’da bulunmakta olup, başta Yunanistan olmak üzere bazı ülkelerde kampları yer almaktadır.

50 DHKP-C, birçok ülkenin terör listesinde yer almaktadır.
Türkiye’de anayasal düzeni silahlı mücadele ile yıkarak Marksist- Leninist ilkelere dayalı “devrimci halk iktidarı”nı kurmak amacıyla şehirlerde hücre evleri şeklinde örgütlenen DHKP-C çok sayıda sansasyonel eylem düzenlemiştir. Bunlardan, Gazi Mahallesi olayları, Özdemir Sabancı suikasti ile diğer suikast ve cinayetler, polise saldırılar, F Tipi cezaevlerine karşı yapılan ölüm oruçları ve son olarak da Çağlayan Adliyesi’nde Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesi eylemleriyle adını duyurmuştur.

51 PKK (Kürdistan İşçi Partisi):
PKK adı, Kürdistan İşçi Partisi anlamına gelen Partiya Karkeren Kurdistane’nin baş harflerinden oluşur. Çeşitli tarihi, siyasi, sosyal ve ekonomik sebeplerle ortaya çıkan örgüt, 1974 yılında Abdullah Öcalan tarafından Marksist-Leninist ve Kürt milliyetçiliği temelleri üzerine kurulmuştur. 1978’den beri aktif olan örgütün kurulduğu dönemdeki amacı, Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu ile birlikte Irak’ın kuzeyi, Suriye’nin kuzeydoğusu ve İran’ın kuzeybatısındaki Kürt bölgelerini de kapsayan sahada, sosyalist temeller üzerine bağımsız bir Kürt devleti kurmaktı.

52 7. Parti Kongresi’nde bağımsızlıktan vazgeçtiğini ve hedefinin “Kürtlerin demokratik özerkliği temelinde sosyalist yönetimler kurmak” olduğunu açıklamıştır. Bununla birlikte, Suriye’deki gelişmeleri fırsat bilen PKK’nın Temmuz 2015’teTürkiye’ye karşı başlattığı topyekün terör ve savaş harekatı, örgütün nihai hedef olarak bağımsızlıktan vazgeçmediğini göstermektedir. Örgütün, Suriye’de PYD adıyla bir kolu vardır. PYD, ülkedeki iç savaş ve IŞİD ile ilgili son gelişmeler üzerine Suriye’nin kuzeyindeki etkinliğini arttırmıştır. PKK’nın da bağlı bulunduğu KCK’ya bağlı olan PJAK ise, İran silahlı kuvvetleriyle bir süre mücadele ettikten sonra mücadeleyi bıraktığını açıklamıştır.

53 Tarih içinde Kongra-Gel ve Kadek isimlerini de kullanan PKK, bin arasındaki militanıyla, Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunu kontrol altına alabilmek için, asker-polis ve sivillere yönelik çok sayıda silahlı ve bombalı eylem, intihar eylemi, yol kesme, şantiye basma, adam kaçırma gibi eylemler düzenlemiştir. 1984’te Eruh ve Şemdinli’de ilk büyük silahlı eylemini gerçekleştiren PKK, başlangıçta kırsal alanda yoğunlaşan terör eylemlerinde daha çok vur-kaç yöntemine dayanan “gerilla savaşı” taktiğini kullanmıştır. Bununla birlikte, son yıllarda (2015), «şehir savaşı» taktiğini de yoğun olarak kullanmaktadır.

54 En büyüğü Kandil olmak üzere Kuzey Irak’ta çok sayıda kampı bulunan örgüt, döneminde eylemlerini yoğunlaştırdıktan sonraki askeri operasyonlarla oldukça zayıflatıldı. Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye getirilmesiyle, yılları arasında kendini feshettikten sonra tekrar eylemlerine başladı. Oslo görüşemeleriyle başlayan çözüm süreciyle birlikte bugün (Ağustos 2015) gelinen noktada, yoğun terör eylemleri ve kayıpları had safhaya ulaşmıştır.

55 Güneydoğu’da Hizbullah ile yoğun mücadeleye giren PKK, Kuzey Irak ve Suriye’de IŞİD ile de savaşmaktadır. 1984’ten günümüze sivil, 8050 güvenlik görevlisi ve 28 bin civarında PKK'lı yaşamını yitirdi dönemindeki terör olaylarında ise, toplam 815 güvenlik mensubu yaşamını yitirdi, asker ve polis de yaralandı.

56 PKK terörünün Türkiye’ye getirdiği can ve mal kayıpları ile sakatlanmalardan başka, terörle mücadelede harcanan yüz milyarlarca dolar para, ülkenin bütün unsurları için derin ekonomik ve sosyal kayıpları ifade etmektedir. Dolayısıyla, ayrılıkçı, yıkıcı ve felaketlere yol açan terör, ülkeye insani, toplumsal, siyasi ve ekonomik boyutlarda derin zararlar vermiştir.

57 Bu Bölümde Ne Öğrendik Özeti
Bu bölümde, Tarih boyunca Dünya’da ve Türkiye’de faaliyet gösteren terör örgütlerinin yapısı, nitelikleri ve etkileri konu edilmiştir. Tarihte bilinen ilk terör örgütleri ve eylemleri ile XX ve XXI. Yüzyıllar’da artış gösteren terör faaliyetlerinin siyasi ve sosyo- ekonomik etkileri üzerinde durulmuştur. Böylece, terör örgütlerinin ülke ve toplumlar üzerinde meydana getirdikleri afet ve felaketler ortaya konmaya çalışılmıştır.

58 Roma’ya karşı mücadele eden Yahudi teşkilatı Zealotlar, tarihin biline ilk terör örgütüdür. Daha sonra, Selçuklular ve diğer İslam devletlerine karşı mücadele eden fedailer gurubu Haşhaşiler ortaya çıktı. Fransız İhtilali’nde Jakobenler ve XIX. Yüzyıl’da ortaya çıkan faşist eğilimli Klu Klux Klan örgütü de terör hareketleri içinde değerlendirilmektedir. XX. Yüzyıl ise, sömürge karşıtı terör faaliyetlerinin yoğunlaştığı bir dönemi ifade etmektedir. Tarihin en kanlı terör örgütlerinden biri olan Kızıl Khmerler, dinsel örgütler olarak Hizbullah ve Hamas, Avrupa’da ayrılıkçı örgütler olan IRA ve ETA ve yine dinsel örgütler olarak beliren el-Kaide ve IŞİD gibi örgütler ortaya çıkmıştır.

59 Osmanlı döneminde özerklik amacıyla başlatılan Ermeni terör hareketleri daha sonra Tehcir’e giden süreci de başlatacaktır. Fanatik Ermeniler, Cumhuriyet döneminde ise ASALA adıyla kurdukları terör örgütü üzerinden Türk diplomatlarını katledecektir. DHKP-C ve PKK gibi Marksist-Leninist örgütler ise, etnik ve ideolojik temelli olup, yaklaşık 30 yıldır sürdürdükleri silahlı mücadele üzerinden binlerce kişi ve güvenlik görevlisinin ölümüne ve maddi kayba sebep olmuşlardır. Bütün bunlar, Türkiye’de terörün felaket boyutunu göstermektedir.

60


"Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz?" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları