Sth = something (bir şey)

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
The Present Perfect Tense
Advertisements

“BE” fiilinin Şimdiki ve geçmiş zamandaki şekilleri
Birşeyi yaptırmak Birisine bir şey yaptırmak
Question TAGS Değil mi soruları.
THE PRESENT PERFECT TENSE
UNIT SIXTEEN PAST ACTIVITIES Geçmiş zamanda yapılan etkinlikler
RELATIVE CLAUSES Sıfat cümleleri
FUTURE PERFECT TENSE.
THE PRESENT PERFECT TENsE
Ali can’t play basketball because he is short.
SIMPLE PRESENT TENSE (GENİŞ ZAMAN)
CAUSATIVES ŞİFA GÜNTAŞ
FUTURE CONTINUOUS TENSE
FUTURE TIME WILL/SHALL or BE GOING TO
Must, have to “has to”, can
C a u s a t i v e s Have something done (v3) Get something done(v3)
Present Continuous Tense
HAVE TO “has to” MUST.
When / While.
Sıfat Cümleleri Which, whose, where
Şimdiki Zamanın hikayesi “-yordu”
UNIT FIFTEEN Health and Sports
Modals (Kipler) By Yunus Özüberk.
= DON’T need TO “gerek yok”
C a u s a t i v e s Have something done (v3) Get something done(v3) (bir şeyi yaptırmak) Have SOMEBODY do something Make SOMEBODY do something Get SOMEBODY.
SÜMEYYE KARABOYUN İÖP-1
Ayşe Müzeyyen Tozluoğlu İlköğretim Okulu
Simple past tense “Geçmiş zaman”.
PRESENTED BY GÜLSÜN ÖZYURT
UNIT- 3 OUR NATURAL HERITAGE.
İNGİLİZCE MAKING SUGGESTIONS
REQUESTING OTHERS TO DO SOMETHING
CONSOLIDATION birleşme, sağlamlaştırma, pekiştirme
USED TO. USED TO: Sadece geçmiş zamanla kullanılır. Şu anda sahip olmayıp geçmişte sahip olduğumuz alışkanlıklardan bahsederken kullanırız. USED TO +
İNGİLİZCE MUST / MUSTN’T
Simple past tense “Geçmiş zaman” Hazal Kahyaoğlu.
PAST SIMPLE TENSE GEÇMİŞ ZAMAN.
RELIGIOUS TRADITIONS BAGS TO DO IN YOUR CITY T.C. Ünye Kaymakamlığı ANAFARTA ORTAOKULU.
Have to / has to ©2016 ingilizcebankasi.com.
PRESENT CONTINUOUS © 2016 ingilizcebankasi.com.
SIMPLE PAST TENSE YAPISI
THE PAST CONTINUOUS TENSE ÖĞRENCİLER MUHAMMED AYDIN 167 ENGİN ARPACI 410.
Must ©2016 ingilizcebankasi.com.
:Hazırlayan: BARIŞ AKYÜZ
Have Get Make Let  Bizim yapmadığımız ama yaptırdığımız işler.  Her bir “causative” bu işlevi farklı anlamlarla taşır.
The passive Edilgen yapı.
RELATIVE CLAUSES Sıfat cümleleri
UNIT SIXTEEN PAST ACTIVITIES Geçmiş zamanda yapılan etkinlikler
ENGLISH TENSES TABLE (İNGİLİZCE ZAMANLAR TABLOSU)
When / While.
PRESENT PERFECT TENSE Yakın Geçmiş Zaman. WHERE DO WE USE PRESENT PERFECT TENSE ????
PRESENT PERFECT. He has bought a horse. How long have they been married? They have been married for 35 years.
Who wants to start? Kim başlamak ister? 401.
Would you like a different color?
FUTURE TENSE (WİLL).
I’m sorry Michael but I have to go now.My friends are waiting for me.
T H E P A S S IV E V O I C E.
Future: I will/shall & I am going to. Structure: Subject+will/shall+verb(base form)+object.
tomorrow soon next week / year in five minutes/ in two hours later today I'll go to the market tomorrow. Don’t worry. He will be here soon. There.
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
Şehit Ahmet Özsoy Anadolu İmam Hatip Lisesi
PRESENT CONTINUOUS. Present continuous (am/is/are + V-ing) I am (=’m) playing football today. He She It is (=’s) We You They are (=’re)
UNIT 8: CHORES Günlük Ev İşleri.
Imagine that you are a teacher and you are taking your 20 students to England for the summer school.
HAVE TO - MUST.
Simple past tense “Geçmiş zaman”.
UNIT 6 Future Perfect.
İNGİLİZCE THE FUTURE TENSE ( BE GOING TO ). Be going to gelecek zamanda olan bazı olayları ifade etmek için kullandığımız bir yapıdır. İNGİLİZCE THE FUTURE.
Should / Shouldn’t Prepared by Salih Hoca.
PASSİVE VOİCE Edilgen çatI.
Sunum transkripti:

Sth = something (bir şey) CAUSATIVES Bir şeyi yaptırmak HAVE sth DONE (v3) GET sth DONE(v3) Sth = something (bir şey)

Radyoyu tamir ettirmek Birşeyi yaptırmak Kapıyı boyatmak Odunları kestirmek Tabakları yıkatmak Radyoyu tamir ettirmek

HAVE something DONE Kapıyı boyatmak Kapı: door Boyamak: paint (v) HAVE the door PAINTED

HAVE something DONE Odunları kestirmek Odun: wood Kesmek: cut (v) HAVE the wood CUT

HAVE something DONE Tabakları yıkatmak Tabaklar: dishes Yıkamak: wash (v) HAVE the dishes WASHED

Radyoyu tamir ettirmek HAVE something DONE Radyoyu tamir ettirmek Radyo: radio Tamir etmek: mend (v) HAVE the radio MENDED

GET something DONE (v3) Kapıyı boyatmak Kapı: door Boyamak: paint (v) GET the door PAINTED

GET something DONE (v3) Odunları kestirmek Odun: wood Kesmek: cut (v) the wood CUT

GET something DONE (v3) Tabakları yıkatmak Tabaklar: dishes Yıkamak: wash (v) GET the dishes WASHED

Radyoyu tamir ettirmek GET something DONE (v3) Radyoyu tamir ettirmek Radyo: radio Tamir etmek: mend (v) GET the radio MENDED

Radyoyu tamir ettirmek GET something DONE (v3) Radyoyu tamir ettirmek Radyo: radio Tamir etmek: mend (v) GET the radio MENDED

Bir şeyi yaptırmak Have the door painted = Get the door painted Kapıyı boyatmak

Bir şeyi yaptırmak Have the wood cut = Get the wood cut Odunları kestirmek

Bir şeyi yaptırmak Have the dishes washed = Get the dishes washed Tabakları yıkatmak

Radyoyu tamir ettirmek Bir şeyi yaptırmak Have the radio mended = Get the radio mended Radyoyu tamir ettirmek

Have the door painted kapıyı boyatmak I am having the door painted now. Şimdi kapıyı boyattırıyorum. I have the door painted every time. Her zaman kapıyı boyatırım

Have the door painted kapıyı boyatmak I had the door painted yesterday. Dün kapıyı boyattım. I am going to have the door painted tomorrow. Yarın kapıyı boyatacağım.

Have the door painted kapıyı boyatmak She has the door painted Kapıyı boyatır She had the door painted an hour ago. Bir saat önce kapıyı boyattı. She has just had the door painted. Daha şimdi kapıyı boyattı. (It is still wet.)

Get the door painted kapıyı boyatmak I get the door painted Kapıyı boyatırım. She getS the door painted. Kapıyı boyatır.

Get the door painted kapıyı boyatmak I am getting the door painted now. Şimdi kapıyı boyatıyorum. I will get the door painted. Kapıyı boyatacağım.

Birisine bir şey yaptırmak a) Have somebody do something b) make somebody do something c) get somebody to do something

Birisine bir şey yaptırmak “RİCA” Ali’ye bir şey yaptırmak Have somebody do something Have Ali do something

Birisine bir şey yaptırmak “RİCA” Ali’ye kapıyı boyatmak Have somebody do something Have Ali paint the door

Birisine bir şey yaptırmak “RİCA” Engin’e odunları kestirmek have somebody do something Have Engin cut the wood

Birisine bir şey yaptırmak “RİCA” Ayşe’ye tabakları yıkatmak Have somebody do something Have Ayşe wash the dishes

Birisine bir şey yaptırmak “RİCA” Tamirciye radyoyu tamir ettirmek Have somebody do something Have the mecanic mend the radio

Have sb do sth “ask” I am having Ali paint the door now. Kapıyı şimdi Ali’ye boyatıyorum. They had Engin cut the wood yesterday. Odunları dün Engin’e kestirdiler.

Have sb do sth “ask” She is going to have the mechanic mend the radio tomorrow. Radyoyu yarın tamirciye tamir ettirecek. We have already had the girls wash the dishes. (The dishes are clean now.) Kızlara tabakları çoktan yıkattık.

Make somebody do sth “force” Birisine bir şey yaptırmak “zorla” Make Ali paint the door Make Engin cut the wood Make the girls wash the dishes Make the mechanic mend the radio

Make somebody do sth “force” Birisine bir şey yaptırmak “zorla” I make Ali paint the door. She makes Ali paint the door. They are making Ali paint the door. We made Ali paint the door. I am going to make Ali paint the door.

Get somebody TO DO sth “persuade” ikna etmek Get Ali TO PAINT the door Get Engin TO CUT the wood Get the girls TO WASH the dishes Get the mechanic TO MEND the radio

Get somebody TO DO sth “persuade” ikna etmek I get Ali to paint the door. I got Ali to paint the door. I will get Ali to paint the door. I must get Ali to paint the door. I can’t get Ali to paint the door.