BÜYÜME GELİŞME KAÇ TÜRLÜDÜR ?

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
KUŞKONMAZ.
Advertisements

TOHUMUN ÇİMLENMESİ Tohumdaki embriyonun yeni bitkiyi oluşturmak üzere tohum kabuğunu çatlatarak dışarı çıkıp gelişmesine çimlenme denir. Tohumun çimlenmesi.
BİTKİSEL ORGANLAR.
Biyoloji Öğretmeni Gökhan KARATAŞ
ÇİÇEKLİ BİTKİLERDE ÜREME, BÜYÜME ve GELİŞME
Üreme, Büyüme ve Gelişme
Ç. GÖVDE: Gövde bitkinin kök ye yaprakları arasında kalan dal ve sürgünlerden oluşan kısımdır. Gövdenin üzerinde yaprak, çiçek, meyve ve tomurcuk gibi.
BİTKİLERDE KALSİYUMUN ÖNEMİ
Bor.
LİLİUM SP..
BİTKİLER İÇİN MANGAN ( Mn) İYONU ÖNEMİ
BÜYÜME: Vucüdun uzunluk ve ağırlık yönünden artışı anlamına gelen bir terimdir. GELİŞME: Büyüyen organizmanın dokularının yapısındaki olgunlaşmayı.
BAHÇE BİTKİLERİNİN EKOLOJİK ve FİZYOLOJİK İSTEKLERİ
ADAPTASYON Bugün dünyada yaşayan tüm canlılar yaşadıkları çevreye uyum göstermişlerdir. Canlıların sahip oldukları kalıtsal özelliklerden dolayı bir çevrede.
TOHUM OLUŞUMU.
BİTKİ VE HAYVANLARDA ÜREME BÜYÜME VE GELİŞME
PATATES Takım: Tubiflorales (Boru çiçekliler)
ASMA ÇELİĞİ: Uygun koşullar sağlandığında kök ve sürgün oluşturarak yeni bir asma meydana getirebilen gövde, dal, sürgün, kök ya da yaprak parçasıdır.
ÇİÇEKLİ BİTKİLER.
HORMONLAR & BÜYÜMEYİ DÜZENLEYİCİ MADDELER
STRES FİZYOLOJİSİ Bitkilerde Stres: Olumsuz koşullar
BAHÇE BİTKİLERİNİN EKOLOJİK ve FİZYOLOJİK İSTEKLERİ
Teknoalem.org // Levent
Çok küçük bir tohum, yaşam kaynağıdır. Tohum besin desteğiyle fideyi geliştirecek temel parçaları içeren bir embriyodur. Tohuma, embriyonun yaşamasını.
BİTKİLERİN YAPISI A . Tohumlu Bitkilerin Temel Kısımları
8.SINIF PROJE GÖREVİ ÜREME VE ÇEŞİTLERİ SEMA NUR HACI 8/F 849.
ENDÜSTRİ BİTKİLERİ.
Bitkisel Dokular Yüksek yapılı bitkilerin kök,gövde,yaprak ve çiçek gibi organları dokulardan oluşur.
KORUNGA (Onobrychis Adams) CİNSİ:
KOLZA.
CHRYSANTHEMUM.
adresinden alınmıştır
BAHÇE BİTKİLERİNİN ÇOĞALTILMASI
KEREVİZ.
PATLICAN Solanum melongena
E N D O K R İ N S İ S T E M İ ( HORMONLAR ) A.Ç.
HORMONE PHYSIOLOGY AND SIGNAL TRANSDUCTION
BİTKİLER(PLANTAE)ALEMİ
ASMADA ORGANLAR.
STRES FİZYOLOJİSİ Bitkilerde Stres: Olumsuz koşullar
Dersler 1.Hafta : Tanışma, Turunçgil Meyvelerinin Üretimi, İhracatı, İthalatı 2.Hafta : Turunçgillerin Tarihçesi, Dağılımı, Kullanımı,
BROKKOLİ Brassica oleracea L. var. italica
BİBER ÇİÇEK YAPISI Atilla ATA.
Brassica oleracea L. italica
BİTKİSEL HORMONLAR.
HAYVAN HÜCRESİNİ TANIYALIM….
Patateste Fizyolojik Yaş ve Etkileyen Unsurlar
BİTKİLERDE EŞEYLİ ÜREME
BİTKİLERİN YAPISI A . Tohumlu Bitkilerin Temel Kısımları
BİTKİLERDE TAŞIMA.
Haşhaş.
CO2 ve Işık H2O ve Mineraller. CO2 ve Işık H2O ve Mineraller.
YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLERDE TANE
DOKULAR.
KORUNGA (Onobrychis Adams) CİNSİ:
Çiçek Çiçekler bitkinin üreme organlarıdır
Eşeysiz Üreme
Bitki Büyümesinde Rol Oynayan Faktörler
- BİTKİ DOKU KÜLTÜRLERİ -
Kök Tütün bitkisinin kökleri kazık şeklinde olup, sağlam bir yapıya sahiptir. Tütün kökleri toprağa çok iyi tutunurlar. Oldukça derinlere iner ve toprakta.
BİTKİLERDE BÜYÜME , FARKLILAŞMA VE GELİŞME FİZYOLOJİSİ
POLARİTE Bilindiği gibi mültisellüler bir organizma olan her bitkinin büyüme ve gelişmesi sonunda kazanmış olduğu belirli bir şekli, yapısı ve organizasyonu.
ÇİÇEKLENME Bitkilerde çiçeklenme durumlarına göre farklı gruplara ayrılılar. Eğer bir bitki, bir kez çiçeklendikten sonra ölüyorsa bu bitki monokarpik.
BİTKİ BÜYÜME MADDELERİ
YER ELMASI.
Kök Gövdesi Kök gövdesinin şekli ve boyutları çeşit, toprak ve iklim faktörlerine göre büyük farklılık gösterir. Kök gövdesi; baş, boyun, gövde ve kuyruk.
BİTKİLERDE BÜYÜME.
YEM KÜLTÜRÜNÜN İLKELERİ
SICAKLIK ETKİSİ Sıcaklığın bitki üzerindeki etkilerini ortaya koyan yıl içerisinde de vejetasyon süresini etkileyen bir takım değerler vardır. Bu değerler;
Sunum transkripti:

BÜYÜME GELİŞME KAÇ TÜRLÜDÜR ?

Vejetatif büyüme ve gelişme Tohumun ya da bitki parçalarının uygun koşullara, sırasıyla, ekilmesi veya dikilmesi sonucunda kök ve gövde sisteminin büyüme ve gelişmesi Vejetatif büyüme ve gelişme

Generatif (reprodüktif) büyüme ve gelişme Bitkilerin vejetatif büyüme ve gelişme karakterlerinin bitki tür ve çeşidine özgü zamanlarda kesintiye uğraması veya yavaşlaması sırasında çiçeklenme, meyve tutumu ve tohum oluşumu ile beliren büyüme ve gelişme Generatif (reprodüktif) büyüme ve gelişme

BİTKİLERDE BÜYÜME NOKTALARI NELERDİR?

Embriyonik safhada Globular embriyo suspensor

Embriyonik safhada Kotiledon Gövde ucu apikal meristemi Kök ucu apikal meristemi

MERİSTEMATİK BÖLGELER Apikal meristemler Lateral meristemler

MERİSTEMATİK BÖLGELER APİKAL MERİSTEMLER 1.1. Sürgün Ucu Apikal Meristemi 1.2. Kök Ucu Apikal Meristemi 1.3. Yan Sürgün Meristemi (Axillary Meristem) KAM SAM YM YM

2. LATERAL MERİSTEMLER 2.1. Vasküler kambiyum 2.2. Kabuk kambiyumu Kabuk kambiyumu Kabuk Floem Ksilem Vasküler kambiyum

Çim kökleri Tohumun çimlenmesi, radikülün (embriyonik kök) çıkışı ile meydana gelmeye başlayan köklerdir. Radikül, ana kök veya primer kökleri oluşturur. Ana kökten sekonder ve diğer derecelerdeki kökler meydana gelirler. Böylece kök toprak içinde dallanma gerçekleşir. Sekonder kökler Primer kök

Adventif kökler Gövdeye ait yapılardan meydana gelen köklerdir. Primer kökün yerini alırlar.

KÖK GELİŞİMİ Çim kökleri Adventif kökler

Farklılaşma Uzama Bölünme Kök ucu KAM’ini koruma görevi yapmaktadır. Bu arada KAM’da oluşan yeni hücreler ile kök toprak içine doğru yerçekimi algısı (geotropism) ile itilmektedir. Kök uzarken, polisakkaritlerce zengin bir salgı, (KAM’de oluştuğu tahmin edilen) salgı hücreleri tarafından salgılanır. Kökün dış yüzeyi bu salgı ile kaplanırken toprak içine doğru kayması kolaylaşır.

Farklılaşma Uzama Bölünme Kök ucundan yaklaşık 5 mm uzakta olan bölge uzama bölgesidir. Bu bölgede hücreler uzamaya başladığında başlangıçtaki büyüklüklerinin 15-18 katı büyüklüğüne ulaşırlar. Bu arada çapları da 2-3 kat daha büyür. Uzama ile kök toprak içine itilir. Uzama bu bölgeden daha uzak bir mesafede olsaydı, kökler kıvrılacak ve büyük olasılıkla kırılacaktı.

Farklılaşma Uzama Bölünme Kök tüylerinin bulunduğu bölgede uzama yoktur. Bu bölge uzama olsaydı kök tüyleri toprak partiküllerine sarılır, yapışır ve kopardı. Köy tüyleri kısa ömürlüdür.

Adventif Köklerin (Yan Köklerin) Oluşumu: Yan köklerin sıklığı ve dağılımı toprak içerisinde bitki köklerinin nereyi keşfetmek istediğine bağlı olarak gerçekleşir. Yan kökler, farklılaşma bölgesinde oluşurlar. Bu kökler pericycle (periskl) tabakasından orijine olurlar. Bu itilmede dallanan kökte hidrolitik enzimlerin salgılanması sonucunda korteks ve epidermis tabakalarında hücre duvarlarının erimesi gerçekleşir ve bunun sonucunda kök dışarı doğru itilir.

En genç yan kökler kökün gövde ile birleştiği noktadan aşağı doğru inildiğinde nerede bulunmaktadır?

Kökün radial büyümesi Kabuk kambiyumunun gelişmesi ile kök radial olarak genişler. Bu sırada süberin kabuk hücrelerinde depolanır. Kök süberinleşir. Gelişmekte olan bir kökte süberinleşmemiş kök oranı %5’den daha azdır. Süberinleşmiş kök su alamaz!!!!! Kök hangi yollar ile suyu alabilmektedir?

Köklenme yapraklarda sentezlenen maddelerin etkisi altındadır. Kök oluşumunu etkileyen maddelerin yapraklarda sentezlenip gövdenin tabanına doğru taşındığı ve kök oluşumunu uyardığı bilinmektedir. Köklenme ile ilgili büyümeyi düzenleyici maddeler: Oksinler ve “rizokolin”dir. Oksinlerin etkisi ile rizokolinin çeliklerin dip kısmında biriktiği kabul edilmektedir. IAA Kinetin 2 Kallus Kök Sürgün

Gövdenin gelişmesi Gövde epigeal ve hipogeal olarak iki şekilde uzamaya başlar. Kotiledeonlar toprak yüzüne çıkıyorsa epigeal; toprak altında kalıyorsa hipogeal çimlenme adı verilir. Hipogeal çimlenme Epigeal çimlenme

Gövdenin uzaması “gövde ucu meristemi” nin bölünmesi ile başlar. Gövde ucu meristemi: embriyonik safhada bulunur. Sürgün büyümesi devam ederken, sürgün ucu, yan tomurcuk meristemleri ve lateral meristemlerin faaliyetleri ile bitkinin taç şekillenmesi gerçekleşir.

Sürgün uzaması belirli bir sürenin sonunda duruyor ve dikine uzayan bir sürgün ucunda çiçeklenme , meyve ve tohum bağlama ile son buluyorsa bu büyüme şekline “sınırlı büyüme” adı verilir. veya Sürgün uzaması vejetatif gövde faaliyetleri ile , dik ve lateral yönde devamlılık gösteriyor ve buna paralel olarak çiçeklenme , meyve turumu ve tohum oluşumu da devamlılık gösteriyorsa buna “sınırsız büyüme” şekli adı verilir. Tohumdan tohuma yaşam sürelerine göre bitkilerin sınıflandırılması Tek yıllık bitkiler: Tek yıl içinde vejetatif olarak gelişir ve tohumlarını oluştururlar. İki yıllık bitkiler: İlk gelişme sezonunda vejetatif olarak gelişmelerini sürürüler, kış sezonunda dinlenmeye girerler, ikinci yılda vejetatif olarak yeniden gelişir ve generatif gelişmelerini tamamlarlar. (pancar, lahana, kereviz, havuç) Bu bitkiler tüketilen kısımları dikkate alındığında yıllık bitki görünümündedirler. Çok yıllık bitkiler: İki yıldan daha uzun süreli büyüme ve gelişme sezonuna sahip, otsu, çalı ve odunsu formdaki bitkilerdir. Monokarpik bitkiler: Çok yıllıkların farklı bir tipidir. Bitki uzun yıllar yaşar ancak yaşam boyunca bir kere çiçeklenir. Çiçeklendikten sonra bitki ölür.

Yaşam sürelerine göre hangi sınıfta yer alan bitkilerdir? Kuşkonmaz Ravent Domates Patlıcan Yaşam sürelerine göre hangi sınıfta yer alan bitkilerdir?

GENERATİF BÜYÜME VE GELİŞME Çiçeklenmenin uyarılması Bahçe bitkilerinde çiçeklenmenin başlaması içsel olarak uyarılır. Ancak bazı bitkilerde çiçeklenmenin uyarılması için düşük sıcaklık uygulaması gereklidir. Çiçeklenme sıcaklık ve ışıklanma ile kontrol edilen gelişmelerin sonucunda gerçekleşir.

Vernalizasyon Bitkilerde çiçeklenmenin uyarılması için gerekli olan düşük sıcaklık isteğine vernalizasyon denir. Vernalizasyon için gerekli olan sıcaklık: 0-10 C Tohum, soğan veya yumru veya belirli bir vejetatif gelişme aşamasında düşük sıcaklık alındıktan sonra bitkide çiçeklenme uyarılmaktadır. Çok yıllık meyve ağaçlarının bir çoğunda çiçeklenme için gerekli olan düşük sıcaklık isteği kış döneminde karşılanmaktadır. Tüketilen kısımları çiçek veya tohumları olmayan tek veya iki yıllık bitkilerde vernalizasyon isteği fark edilmez. (Örnek: havuç- kök; lahanalar-yaprak; sapkerevizi-gövde; tomurcuklar-brüksel lahanası) . Ancak tohumculuk söz konusu olduğunda vernalizasyon dikkate alınmalıdır. Lale, crocuslar, nergis, sümbül’ün çiçeklenmesi için yumrularının vernalize olması gereklidir.

Termoperiyodisite Bazı bitkilerde dönüşümlü yüksek ve düşük sıcaklık derecelerinin uygulanması çiçeklenmeyi olumlu yönde uyarmaktadır. Örneğin seralarda domates yetiştiriciliğinde gündüz 27 °C, gece 17-20 °C sıcaklıkta yetiştirilerek sıcaklık dönüşümünün sağlanması, her iki sıcaklık derecesinin tek başına sürdürülmesine göre daha yüksek çiçek oluşumu ve buna bağlı olarak ürün verimi sağladığı bilinmektedir.

Fotoperiyodizm Gün uzunluğu Işık alınan süreden çok karanlık periyodun süresi etkilidir. Ancak isimlendirmede gün uzunluğu olarak yanlış bir adlandırma yapılmıştır. Tür ve çeşitlere bağlı olarak çiçeklenmek için gerekli olan süreye bağlı olarak (kısa/uzun ) kısa /uzun gün bitkileri olarak adlandırılır.

Çiçek oluşumu ve gelişimi neden önemlidir? Çiçeklenme Fizyolojisi Çiçek oluşumu ve gelişimi neden önemlidir? VERİM Çiçek Tomurcuklarının oluşmaya başlaması için vejetatif büyümenin durması veya yavaşlaması gereklidir. Tomurcuk içerisinde çiçeklenme ile ilgili fizyolojik gelişmeler Fizyolojik ayırım safhası: morfolojik olarak ayırt edilemez Morfolojik ayırım safhası: İlk farklılaşmaların anatomik ve morfolojik olarak ayırt edilmesi

Azot ve azotlu maddeler Hormonlar ve büyümeyi düzenleyici maddeler Çiçeklenme ile ilgili farklılaşmalarda etkili olan diğer faktörler nelerdir? Sıcaklık Işık Su Azot ve azotlu maddeler Karbonhidratlar Anaç-kalem ilişkisi Hormonlar ve büyümeyi düzenleyici maddeler

Sepal…Petal…Stamen….Pistil Çiçek tomurcukları vejetatif meristemlerin dönüşümü ile farklılaşmaya başlar ve geriye dönüşümü olmayan bir değişim gerçekleşir. Çiçek organ taslaklarının oluşması ile çiçek organlarının farklılaşması arasında türlere göre değişen kısa veya uzun bir süre vardır. Çok yıllık türlerde çiçek organ taslaklarının farklılaşması tomurcukların sürmesinden bir yıl önce oluşmaya başlar. Dinlenmeye çiçek organ taslakları oluşmuş halde girerler. Dinlenmeden çıkıştan sonra çiçek organlarının gelişmesi başlar. Sepal…Petal…Stamen….Pistil

Çiçeklenme için uygun fizyolojik olgunluğa ulaşıldıktan sonra çiçeklenme sıcaklık etkisi altında gerçekleşir. Çiçeklenme Tozlanma-Döllenme Meyve tutumu Her bitki vejetatif organların (özellikle yaprakların) destekleyebileceği optimum sayıda meyve bağlamalıdır.

Genel bir değerlendirme yapıldığında, meyve türlerine göre açılan çiçeklerin yalnız %3-20’si meyveye dönüşebilmektedir.

Çiçek ve Meyve Dökümleri Çiçek dökümü Küçük meyve dökümü Haziran dökümü Hasat önü dökümü Nedenler: 1. Çevre koşulları: Bitki-su ilişkisi, donlar, yüksek sıcaklık,rüzgarlar, hava nispi nemi, dolu, toprak sıcaklığı, toprak nemi, kültürel uygulamalar 2. Döllenme noksanlıkları: Zigotun gelişememesi, embriyo yetersizlikleri, endospermin gelişmemesi 3. Fizyolojik nedenler: Beslenme noksanlıkları, Etilen başta olmak üzere hormonlar

Çiçek Dökümü: Çiçeklenmeden hemen sonra meydana gelir Çiçek Dökümü: Çiçeklenmeden hemen sonra meydana gelir. Yapısal olarak kusurlu olan çiçekler dökülür. Küçük meyve dökümü: Meyve tutumu gerçekleşmiştir. Tozlanmış ve döllenmiş çiçeklerde dişi organ belirgindir. Ancak döllenme kusurları ve beslenme noksanlıkları nedeniyle nedeniyle bir grup meyve bağlamış çiçek dökülür.

Haziran dökümü: Meyve tutumunda düzenleyici etkisi olan bir dökümdür Haziran dökümü: Meyve tutumunda düzenleyici etkisi olan bir dökümdür. Dökümün sebebi, gelişmekte olan embriyoların birden gelişmesini durdurmasıdır. Hasat önü dökümü: Olgunlaşmaya yaklaşan meyvelerde meydana gelen dökümlerdir. Dökümü önleyici hormon konsantrasyonları aza, buna karşılık Etilen konsantrasyonu yüksektir.

Silkme: Bağlarda çiçek dökümü ve tane bağlama devresinde meydana gelen dökümlerdir. Çiçeklenme döneminde sıcaklık 14 C nin altına düşmesi, KH dengesinde rekabete dayanan düzensiz dağılması, Yüksek sayıda yan dallanma (çiltim) oluşturan çeşitlerde salkım sapından besin maddesi taşınmasında yetersizlikler olması,

Büyümeyi düzenleyici maddeler (Oksin, Gibberellin) Borik asit Dökümlerin önlenmesi Kültürel önlemlerin alınması (Yaz budamaları, seyreltme, kış budaması, anaç kullanımı vb.) Büyümeyi düzenleyici maddeler (Oksin, Gibberellin) Borik asit Vitaminler Etki: Çiçek tozu çimlenmesini arttırmak, döllenmeyi sağlamak. Meyve–sap bağlantısını arttırmak. NAA Naftil aset amid 2,4,5 Triklorofenoksi propiyonik asit 4-CPA

Günlerin kısalmasıyla birlikte, oksin- etilen dengesi bozulur. gövde yaprak sapı absizyon tabakası Günlerin kısalmasıyla birlikte, oksin- etilen dengesi bozulur. Yaprak sapına taşınan oksin azalır, Yaprak kınına yakın bölgedeki hücrelerin çeperleri incelir, hücreler şişer, Köklerden gelen sitokinin azalır, Etilen artar, Yapraklar dökülür.

Meydana geldiği zamana bağlı olarak: BAHÇE BİTKİLERİNDE DİNLENME Meydana geldiği zamana bağlı olarak: Kış dinlenmesi İlkbahar Dinlenmesi Yaz Dinlenmesi Meydana geldiği organlara bağlı olarak: Tomurcuklarda dinlenme Tohumlarda dinlenme Kök, yumru ve soğanlarda dinlenme

TOMURCUKLARDA DİNLENME KIŞ DİNLENMESİ KORELATİF DİNLENME KIŞ DİNLENMESİ: Ilıman iklim kuşağında yaprağını döken türlerde olumsuz düşük sıcaklık ve ışıklanma koşulları altında (kış döneminde) bitkinin canlılığını sürdürebilmesini sağlayan bir büyüme–gelişme dönemidir.

Kalecik karası çeşidinde dinlenme döneminde omcaların görünümü 18.10.2011 17.11.2011 25.10.2011 17.11.2011 Kalecik karası çeşidinde dinlenme döneminde omcaların görünümü 25.10.2011 17.11.2011

Kış Dinlenmesinin Üç Fazı Bulunmaktadır 1. Ön dinlenme (Pre-dormancy) Tomucuklarda yaprak dökümünden önce başlar (gün uzunluğunun azalması, gece sıcaklıklarının azalması: 10º C ve altı) 2. Gerçek dinlenme (Endo-dormancy) Kasım, Aralık ayında başlar bitkinin bu periyot bitmeden dinlenmeden çıkması mümkün değildir (0ºC ve altında ve 7,2ºC ye kadar olan sıcaklıklar etkilidir. 3-4 hafta sürer) 3. Zorunlu dinlenme (Eco-Dormancy) Dinlenme tamamlanmıştır. Ancak hava sıcaklıkları sürme için uygun değildir. Bu nedenle tomurcuklar sürmeden bekler. Genellikle Şubat ayı sonunda biter ve hava koşullarına bağlı olarak büyüme ve gelişme başlar. Dinlenme sona ererken gibberellinler, sitokinin ve oksin artar, gen aktivitesi, biyosentez ve mitoz başlar,

Ilıman iklim kuşağında Çok Yıllık Bitkilerde Tomurcuklarda Dinlenme Tomurcuklar yaz sonuna kadar gelişmelerini sürdürür, kış boyunca dinlenme haline geçer, Meristem dokuları düşük sıcaklık ve gün uzunluğunun azalması ile uyarılarak dinlenmeye girer. Yaprak dökümü olur. Bitki soğuğa ve dona karşı dayanım geliştirir.

Tomurcuklarda gerçek dinlenme dinlenme isteği= Soğuklama isteği Meyve ağaçlarının ilkbaharda normal şekilde uyanıp, çiçeklenip meyve tutabilmeleri için kış aylarında türlere ve çeşitlere göre değişen sürelerde düşük sıcaklığa maruz kalmaları gerekir. Bu düşük sıcaklıklardan da 0 0C' nin altında ve 7.2 0C'nin üzerindeki sıcaklıkların çok az etkili olduğu belirlenmiştir. Dinlenme isteği karşılanmadığında karşılaşılan nedir? Tomurcukların ilkbaharda uyanması gecikir, bazı gözlerin uyanmadığı ve sonuçta dalların çıplak kaldığı, çiçek gözlerinin döküldüğü görülür. Hem vejetatif hem de generatif gelişmeye yönelik tomurcuklarda düzensiz gelişme ve dökümler nedeniyle büyüme ve gelişme aksar.

Tomurcuklarda dinlenmenin mekanizması: Sıcaklık Yüksek sıcaklık: Yaz ayları için önem taşımaktadır. Genel olarak yaz ayları içerisindeki yüksek sıcaklıklar nispi dinlenmeyi arttırır. Düşük sıcaklık: Tomurcuklarda dinlenmenin kırılmasında etkilidir. Gerçek dinlenmede olan bitki tomurcukları belirli bir süre uygun düşük sıcaklık değerlerine bırakıldıklarında, tomurcukların dinlenme isteği karşılanmaktadır. Bitkiler için “soğuklama “veya “üşüme isteği” olarak da adlandırılır. Tomurcukların dinlenmeden çıkabilmesi gerekli düşük sıcaklık isteği 0 -7,2ºC arasındaki ve altındaki sıcaklıklarda geçirdiği sürenin toplam saat olarak ifade edilmesidir.

Bahçe bitkilerinde tür ve çeşitlere bağlı olarak 100-3000 saat arasında geniş bir değişim gösteren dinlenme isteği vardır. 1300 saatlik dinlenme süresi olan bir çeşit 1000–1100 saatlik bir dinlenme ile normal gelişebilir. Ancak her zaman dinlenme süresinin belirtilen sınırların üzerinde olması tercih edilir.

Bazı il ve ilçelerimizin kış dinlenme süreleri yani 7 Bazı il ve ilçelerimizin kış dinlenme süreleri yani 7.2 0C'nin altındaki sıcaklıkların saat olarak toplamı (uzun yıllar ortalaması) Amaç: Meyve üreticilerine tür ve çeşit seçiminde kolaylık sağlamak

Optimum sıcaklık: Zorunlu dinlenmeden çıkış aşamasında önemlidir Optimum sıcaklık: Zorunlu dinlenmeden çıkış aşamasında önemlidir. Zorunlu dinlenmeden çıkış için gerekli optimum sıcaklık isteği minimum 10ºC ile başlamakta ve 20ºC’ye kadar çıkabilmektedir. Bu geniş aralık tür ve çeşitlerin isteklerine bağlı olarak değişmektedir. Işık Genel olarak kısa gün koşulları dinlenmeyi uyarıcı etki meydana getirmektedir

Büyümeyi Düzenleyici Maddeler Ey.Ek.K A O Ş M N M H T A Ey. Absizik asit Dinlenme sona ererken gibberellinler, sitokinin ve oksin artar, gen aktivitesi, biyosentez ve mitoz başlar.

Karbonhidhatlar, Yağlar, Aminoasitler, Enzimler Dinlenme döneminde bitki bünyesinde şekerler ve yağlar artmaktadır. Dinlenmeden çıkış döneminde ise, amino asitler ve enzim sentezinde artış görülmektedir.

KORELATİF (Nispi) TOMURCUK DİNLENMESİ Tomurcuklarda yaz aylarında görülen bir dinlenmedir. Bitki üzerinde bulunan diğer organlara bağlı olarak tomurcuk dinlenmede kalır. Vegetasyon döneminde yaprak koltuklarında gelişmekte olan tomurcuklar, lateral tomurcuklar nispi dinlenmededir. Tepe tomurcuğu, yapraklar bitkiden uzaklaştırıldığında dinlenmede olan tomurcukların sürdüğü görülür. Apikal dominansi (Tepe hakimiyeti) nispi tomurcuk dinlenmesine neden olan önemli etkidir.

Tohumlarda dinlenmenin sınıflandırılması Uygun koşullarda tohumun çimlenmemesi dinlenmede olduğunu gösterir. Tohum botanik anlamda olgunlaştıktan sonra çimlenene kadar dinlenmede kalır. Tohumda dinlenmenin nedenleri: Tohumun yapısındaki anatomik ve fiziksel faktörler Tohumun bünyesindeki içsel faktörler Tohumun bulunduğu ortam faktörleri Tohumlarda dinlenmenin sınıflandırılması Fiziksel dinlenme Gerçek dinlenme

Fiziksel nedenler: Gelişmemiş, olgunlaşmamış embriyo Sert tohum kabuğu Tohumlarda fiziksel dinlenmenin kaldırılması için , sert ve geçirimsiz tohum kabuğunun kırılması, aşındırılması veya çatlatılması gereklidir. Bu işlemler mekanik olarak yapılabildiği gibi kimyasal yollarla da gerçekleştirilebilir.

Gerçek dinlenme: Tohum kabuğu ve bünyesinde engelleyici maddeler bulunması Gerçek dinlenmenin kırılması için “soğukta nemli katlama” (stratifikasyon) yapılması gereklidir. Katlama sıcaklıkları 0-4ºC de 1-3 aydır. Tohumlarda gerçek dinlenmenin kırılmasında büyümeyi düzenleyici maddelerden gibberellinler kullanılmaktadır.

Dinlenmenin başlangıcında tohumun embriyosunda yüksek konsantrasyonda bulunan BDM ABA’dır. Soğuklama süresince ABA miktarı azalmakta, buna karşılık GA miktarı artmaktadır.

Çimlenme Yeni besin maddelerinin oluşumu, GA’in hücre uzaması etkisinin sonucu olarak meydana gelen fiziksel etki Aminoasitlerden, parçalanmayı sağlayan enzimler sentezlenir Sindirim sonucunda yeni mikro besin molekülleri oluşur ve embriyo çimlenmesi başlar Embriyoda gibberellin sentezlenir ve protein ve aminoasitlerin parçalanması uyarılır Embriyo suyu alır ve şişer

Kök, Yumru ve Soğanlarda Dinlenme Gerçek dinlenme 2. Zorunlu dinlenme

Tepe hakimiyetini açıklayan görüşler (APİKAL DOMİNANSİ) Tepe tomurcuğu aktif olduğu sürece lateral ve aktif tomurcukların sürmesi engellenir. Tepe hakimiteyi sürgün ucundan aşağı doğru inildikçe azalır. Bitki ve sürgün yaşının ilerlemesi ile tepe hakimiyeti azalır. Tepe hakimiyetini açıklayan görüşler Trofik teori : Zayıf ışıklanma, az azot= kuvvetli apikal dominansi 2. Oksin teorisi

Oksin ve Apikal Dominansi İlişkisi Oksin & Etilen İlişkisi: Gövde ucundan gelen Oksin (IAA) yan tomurcukların çevresindeki etilen sentezini uyarır. Etilen etkisi altındaki yan tomurcuklar sürebilme yönünde bir gelişme gösteremez. 2. Oksin&Sitokinin İlişkisi: Apikal meristemde sentezlenen oksinin, köklerde sentezlenen sitokininlerin bitkide taşınma yönünü belirlerlediği görüşüne göre, oksin sitokininleri büyüme ucuna yönlendirerek büyüme ve gelişme baskısı artırır. Bunun sonucu olarak yan tomurcuk meristemlerinin gelişmesi engellenmiş olur.