(Rehberlik Danışmanı)

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
AHLÂK GELİŞİM KURAMLARI
Advertisements

AHLAK, MANEVİYAT ve MANEVİ HAYAT
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı
YALAN SÖYLEMEK.
SBS - AİLELERE ÖNERİLERİMİZ
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı
e) Tanışma ve Tanıştırılmada Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar
İŞLETMELER VEYA KİŞİLERİN HEDEFİ, EN İYİ OLMAK İSTİYORUM + -
Suç kötü doğru yanlış yasak Bölüm 6 Ahlak Gelişimi.
Kazanım 4. Çocuk olarak haklarını fark eder.
(Rehberlik Danışmanı)
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİ
KİMLİK GELİŞİMİ VE KENDİNİ KABUL
SLAYTI MUTLAKA SESLİ İZLEYİNİZ… İYİ SEYİRLER…
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ
AHLAK GELİŞİMİ
Maria Montessori.
Arş. Gör. Ceyhun OZAN Eğitim Programları ve Öğretim
AHLAK GELİŞİMİ RPDA 213 Yonca Aybay.
AHLAK GELİŞİMİ.
Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE
4. SINIF II. ÜNİTE: TEMİZ OLALIM
ANNE-BABA ÇOCUK İLİŞKİSİ
AHLAK GELİŞİMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
SUÇ ve CEZA DOSTOYEVSKİ
AHLAK GELİŞİMİ.
Hazırlayan Psk.Dan.Nazan MUTLU Uzm.Psk.Dan. Sinem TARHAN
HAZIRLAYANLAR NURTAÇ ÜNLÜ DERYA DEMİR GÜLŞAH BAŞARAN
Kazanım 3. Katıldığı gruplarda aldığı roller ile rollerin gerektirdiği hak ve sorumlulukları ilişkilendirir.
Çocuğun Eğitiminde Disiplin ve Sınırlar
Ahlak Gelişimi.
Etkili İletişimde Ortamın Yeri ve Önemi KÜLTÜREL ORTAM
HUKUK: kişilerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen ve devlet gücüyle uyulması zorunlu hale getirilmiş kurallardır . Kanunların esas.
AHLAK NEDİR?.
EĞİTİMDE AİLENİN ÖNEMİ
ERGENLİK DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE SORUNLARI
ÇANKAYA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
EĞİTİMİN PSİKOLOJİK TEMELLERİ
ERGENLİK DÖNEMİ VE GENÇLERLE İLİŞKİLER
Eğitimin ve Toplum.
BÖLÜM 5 CİNSİYET. BÖLÜM 5 CİNSİYET CİNSİYET Cinsiyet Üzerindeki Biyolojik, Sosyal ve Bilişsel Etkiler Cinsiyet Kalıp Yargıları, Benzerlikler ve Farklılıklar.
İnsan İradesi ve Kader İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel özellikler, -akıl -irade AKIL, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden, doğruyu yanlıştan ayırt.
İş Sözleşmesinden Doğan Borçlar
Etik İle İlgili Temel Kavramlar
(Piaget, Kolberg ve Gilligan)
BÖLÜM 7 AHLAKİ GELİŞİM, DEĞERLER ve DİN. BÖLÜM 7 AHLAKİ GELİŞİM, DEĞERLER ve DİN.
İnsan ve sorumluluk Bu dünyayı ayakta tutmamız için sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerekmektedir.
TÖREL- AHLAK GELİŞİMİ AHLAK; Bir toplumda bireylerin tümü için geçerli ve uyulması gereken davranışlar, kurallar bütünlüğüdür. AHLAKLI OLMA; Toplumun gelenek,
GELİŞİM PSİKOLOJİSİ
AHLAK GELİŞİMİ Öğr. Gör. İdris KARA.
Ahlaki Gelişim 2 Kohlberg.
Ahlak gelişimi Barış Uzun b Burak Aktaş b
İŞ VE İŞLETME AHLAKI.
Ahlaki(Moral) Gelişim 1
AHLAK : Bir toplumun belli bir dönem de bireysel ve sosyal davlanışlarını düzenleyen kuralların bütünüdür. AHLAK GELİŞİMİ: Toplumun tüm değerlerine kayıtsız.
HAZIRLAYANLAR ESMANUR ÖZDEMİR EDA AKKUŞ NURSEMA YALÇIN
UZMANLAR YUVA AİLE EĞİTİMİ 2 ÇOCUKLA İLETİŞİM 1.
Sosyo-Kültürel Kuram Dr. Sadiye KELEŞ.
EĞİTİM PSİKOLOJİSİ 4.HAFTA
GENÇLİK DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ
İLKOKUL ÖĞRENCİLERİNİN AHLAK ALGILARI
OKUL DÖNEMİNDE GELİŞİM 6-11 YAŞ
Ahlak Gelişimi Lawrence Kohlberg Carol Gilligan
AHLAK GELİŞİMİ L. KOHBERG.
AİLEDE İLETİŞİM.
Ahlak Gelişimi J. Piaget
EĞİTİMİN PSİKOLOJİK TEMELLERİ Öğr. Gör. Osman ALBAYRAK RİZE.
Ahlak Gelişimi - Kohlberg
AHLAK GELİŞİMİ Öğr. Gör. İdris KARA.
Sunum transkripti:

(Rehberlik Danışmanı) GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Murat CİVELEK (Rehberlik Danışmanı) http://www.rehberlik.biz.tr civelek.murat@gmail.com civelek_murat@yahoo.com

6. ÜNİTE AHLAK GELİŞİMİ

Ünite Analizi KPSS’de bu bölümden her yıl ortalama 1 soru gelmektedir. Bu bölümdeki sorular genellikle bilgi veya örnek verilerek sorulan yarı bilgi sorusu şeklindedir. Ünite Analizi   2006 2007 2008 2009 2010 (E) 2010 (T) 2011 2012 2013 Ahlak gelişimi (Piaget) 1 Ahlak gelişimi (Kohlberg) 2

1- AHLAK GELİŞİMİ Toplumun kendinden beklenen fonksiyonları yerine getirebilmesi için, onu oluşturan insanların bazı kuralları içselleştirmesi gerekmektedir. Bu kurallardan bazıları, bireyin başkalarıyla nasıl iletişim kuracağı, çevresine nasıl etkin bir uyum sağlayacağıyla ilgilidir. Etkin bir uyum ifadesi, toplumca belirlenen bazı kuralların içselleştirilmesiyle birlikte, geçerliliğini yitirmiş kuralların atılması, gerekli olanların yeniden geliştirilmesine katkıyı da kapsamaktadır. Ahlak; bir toplumda bireylerin benimsedikleri, uymak zorunda oldukları değerler/kurallar bütünüdür.

Ahlak gelişimi ise; bireyin yaşamında değer verdiği kuralları geliştirmesi ve içselleştirmesi sürecidir. Ahlak gelişimi; bireyin doğru ile yanlışı ayırt edebilmesinde yardımcı olan ilkeler ve değerler sistemini oluşturma sürecidir.   Ahlak gelişimi, birey açısından toplumun tüm değerlerine körü körüne uymanın ötesinde topluma etkin bir uyum sağlamak için bir değerler sistemi oluşturma sürecidir. Ahlak gelişimi yaşa bağlı olarak değişen evreler içinde gerçekleşir ve bu evreler bilişsel gelişime bağlıdır. Ahlak gelişimiyle ilgili ilk kuram geliştiren Dewey olmuştur. Daha sonra Piaget bir kuram oluşturmuş, Kohlberg ise Piaget’in kuramını revize ederek bir kuram oluşturmuştur. Gilligan ise diğer bir kuramcıdır.

GİLLİGAN’IN AHLAK GELİŞİMİ 2- AHLAK GELİŞİMİYLE İLGİLİ YAKLAŞIMLAR DEWEY’İN AHLAK GELİŞİMİ PİAGETİN AHLAK GELİŞİMİ KOHLBERG’İN AHLAK GELİŞİMİ GİLLİGAN’IN AHLAK GELİŞİMİ

DEWEY’İN AHLAK GELİŞİMİ John Dewey ahlak gelişiminin temelinde zihin gelişiminin yer aldığını savunmuştur. Ayrıca ahlak gelişimi bireyin eğitim düzeyi ile de yakından ilgilidir. Birey aldığı eğitimle kendini geliştirir ve kendi değerler sistemini oluşturur. John Dewey ahlak gelişimini üç farklı evreye ayırmıştır. John DEWEY (1859-1952)

DEWEY’in AHLAK GELİŞİM EVRELERİ 1-) Gelenek öncesi evre: Ahlaki yapı biyolojik ve sosyal dürtülerle veya ihtiyaçlarla şekillenir. Mesela; Aç olanın yemek çalması gibi.   2-) Geleneksel düzey: Bireyin içinde bulunduğu sosyal grubun değerlerini benimsediği evredir. Mesela; Hırsızlığın meslek edinildiği toplumda birey hırsızlığa olumsuz bakmayacaktır. 3-) Özerk evre: Bireyin kendi akıl yürütme ve karar verme gücüne bağlı olduğu bu evrede birey kendi kurallarını koyar ve kendine özgü doğru-yanlışların sahibi olur.

PİAGETİN AHLAK GELİŞİMİ Ahlak gelişimi, bilişsel gelişime paralel olarak çevrede oluşan sosyal etkileşime göre gerçekleşir. Bu gelişim, hiyerarşik bir seyir izler.   Piaget’e göre, çocukların doğruya ve yanlışa ilişkin yargıları yaşlarına bağlı olarak değişir. Piaget’e göre, çocukların doğru ve yanlışa ilişkin yargıları (düşünceleri) yaşlarına göre değişir. Piaget’e göre davranışların doğru-yanlış veya iyi-kötü olarak değerlendirilebilmesi için davranışın altında yatan niyete bakmak gerekir. Fakat çocuklar 10 yaşına kadar davranışın arkasındaki niyeti anlayamazlar. Çocuklar 10 yaşına kadar sadece davranışa ve ortaya çıkan fiziksel sonuca göre düşünür. Jean PİAGET (1896 - 1980)

Ahlak öncesi dönem: Piaget’e göre 0-5 yaş arasındaki çocuklarda kural kavramı olmadığından, bu dönemde ahlak söz konusu değildir. Bu nedenle Piaget bu döneme ahlak öncesi dönem demiştir. Mesela; 2 yaş civarındaki çocukların, kural olmaksızın sadece oynadıklarını gözlemiştir. Piaget’e göre çocuklar yaklaşık 5 yaşına kadar, dışarıdan gördüğü olayları aynen taklit ederler, yani çevrelerinde gördüklerinin ne anlama geldiği konusunda bir fikirleri yoktur. Yetişkin otoritesine körü körüne bağlılık vardır, önemli olan cezadan kaçmaktır. Bu nedenle yaşamın ilk 5 yılında gerçekçi anlamda bir ahlak gelişiminden söz edilemez. Ahlak öncesi dönem (0-5 yaş) Piaget’in bilişsel gelişim kuramında duyusal motor ve işlem öncesi dönemlere denk gelmektedir. Ahlak gelişimi, somut işlemler dönemine (6 yaşa) kadar başlamaz

İptal edildi 2013 KPSS Sebebi; net bir doğru cevabı yok. Kaan, annesine yalan söyleyerek arkadaşlarıyla bahçede oynamaya gider. Ancak koşarken düşer ve ayağı yaralanır. Kaan, “Anneme yalan söylediğim için başıma böyle bir şey geldi.” diye düşünür. Buna göre Kaan, Piaget’nin ahlak gelişim kuramında hangi evrede yer almaktadır?   Ahlak öncesi Dışa bağımlı Özerk Gelenek öncesi Geleneksel

PİAGET’in AHLAK GELİŞİM EVRELERİ 1-) Dışsal Kurallara Bağlı Dönem (Ahlaki gerçekçilik-Heteronom Ahlak) (6-10): Heteronom; başkalarının yasalarına boyun eğmek Somut işlemler dönemini kapsar. Ahlak yargılarda başkalarına (dışa) bağımlıdır. Piaget, 6-10 yaş arasındaki çocukların kuralları izlemede sık sık tutarsızlık göstermekle birlikte, kuralları kabul ettiklerini belirlemiştir. Bu yaş çocukları, kuralların yüksek bir otorite tarafından konulduğunu ve değiştirilemez olduğunu düşünürler. Kayıtsız şartsız otoriteye ve kurallara uyma söz konusudur. Kurallara uymayanın hemen cezalandırılması gerektiğini düşünürler. Ancak kural koyan kişiler çevrede olmadığında kurallar çiğnenebilir görüşüne sahiptirler.

Davranışların temelinde ödüle ulaşmak veya cezadan kaçınmak yatar. Çocuklar 10 yaşına kadar davranışın arkasındaki niyeti göz önüne olarak karar veremezler. Onlar için sadece yapılan yanlış vardır ve bu davranış otomatik olarak ceza gerektirir. İşlenen suçun önem derecesini, suça bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel sonuçlar belirler. Sonuçta daha fazla zarara yol açan suçlar, daha az fiziksel zarara yol açan suçlara göre daha kötüdür. Yani sonuç önemlidir. Niyet önemli değildir. Davranışların temelinde ödüle ulaşmak veya cezadan kaçınmak yatar. Çocuğun davranışları değerlendirmede sonuca bakıp niyete bakmamasının nedeni; bu dönemde empatik düşünemediklerinden davranışların arkasındaki niyetleri göz önüne alamamalarıdır. Mesela; Kazayla 3 tabak kıran Emre, bilerek 1 tabak kıran Can’a göre daha suçludur. Çünkü 3 tabak kıran daha fazla fiziki zarara sebep olmuştur.

2007 KPSS Özgür, annelerine sürpriz bir doğum günü pastası yapmak isterken on yaşındaki ağabeyinin mutfağı çok fazla kirlettiğine, on dört yaşındaki ablasının ise, annesinin misafirler için yaptığı pastadan gizlice yerken buzdolabının önüne küçük bir parça düşürdüğüne tanık olur. Özgür, gelişimsel açıdan Piaget’nin öngördüğü “ahlaki gerçekçilik” döneminde bulunduğuna göre, kardeşlerinin ne ölçüde kabahatli olduğu konusunda nasıl bir yargıya varması beklenir?   Mutfağı kirlettikleri için her ikisini de eşit ölçüde kabahatli bulması Mutfağı daha fazla kirlettiği için ağabeyini daha çok kabahatli bulması Ağabeyinin iyi niyetini dikkate alarak onu daha az kabahatli görmesi Hangi kardeşiyle daha iyi geçiniyorsa onun daha az kabahatli olduğunu söylemesi Ablasını bir yetişkin olarak gördüğü için onun mutfağı kirletmesini normal karşılayıp ağabeyini daha çok kabahatli bulması

Otonom; çocuğun kendi yasalarına, kurallarına uyması demektir. 2-) Özerklik Dönemi (Ahlaki görecelik – Otonom Dönem) (11- +):   Otonom; çocuğun kendi yasalarına, kurallarına uyması demektir. Soyut işlemler dönemiyle ortaya çıkar. Bu dönemde çocuklar kuralların niçin konulması gerektiğini anlamaya başlamaktadırlar. 10. yaşla birlikte çocuklar, kuralların insanlar tarafından oluşturulduğunu ve gerektiğinde değiştirilebileceğini anlamaya başlar. Ceza artık kuralların ihlal edilmesiyle otomatik olarak uygulanması gereken bir durum değildir. Kuralın ihlal edilmesinden ziyade, bu davranışı haklı kılacak bir nedenin olup olmaması belirleyici olur.

Çocuklar artık niyeti göz önüne olarak karar verirler Çocuklar artık niyeti göz önüne olarak karar verirler. Davranışın iyi ya da kötü olması, davranışın altında yatan niyete bağlıdır. Birey için adalet, eşitlik, insanlar hakları ve insan özgürlüğü önemlidir. Bunlara göre kurallar gerektiğinde değiştirilebilir.   Mesela; Kazayla 3 tabak kıran Emre, bilerek 1 tabak kıran Can’a göre suçsuzdur. Çünkü 3 tabak kıran Emre bilmeyerek tabakları kırmıştır. Dışsal Kurallara Bağlı Döneme göre: Emre suçlu Özerklik Döneme göre: Can suçlu

KOHLBERG’İN AHLAK GELİŞİMİ Kohlberg de tıpkı Piaget gibi ahlak gelişiminin bilişsel gelişime paralel olduğunu savunur. Kohlberg’e göre birey, karşı karşıya kaldığı bir durum hakkında ahlaki yargıda bulunurken, bir ikilem içindedir ve bu ikilemlere vereceği ahlaki tepkiler ile kendi ahlak anlayışını oluşturmaktadır. Kohlberg, ahlak gelişiminin üç düzeyde ve her bir düzeyin de içerisinde bulunan ikişer ahlak evre olmak üzere 6 evrede gerçekleştiğini belirtmiştir. Lawrence KOHLBERG (1927-1987)

A) KOHLBERG’in AHLAK GELİŞİM İLKELERİ Ahlaki gelişim evreleri kesin ve evrenseldir. Ahlak gelişim evreleri düzenli bir sıra izler (evrelerin sırası değişmez), fakat gerçekleşme yaşları herkeste aynı değildir. Yaş her zaman ahlaki gelişimin göstergesi değildir, çünkü bazı gençler yetişkinlerden daha üst düzeyde evrenin özelliklerini yansıtabilir. Birey bir önceyi evreyi sindirdikten sonra bir sonraki evreye geçer. Ahlak gelişiminde önemli olan şey de bir sonraki evreye geçebilmektir. Bireyin ahlaki yargısının yoğunlaştığı bir evre mevcuttur ve birey ağırlıklı olarak o evrenin özelliklerini yansıtır. Bireyin ahlaki gelişimi önceki evreye döndürülemez ama üst evreye yönlendirilebilir. Her bireyin ahlaki gelişimi farklı bir evrede sonlanabilir. İnsanların çoğu kanun ve düzen evresinde takılı kalır. Kızların ahlak gelişimleri daha geride kalır. Kızların çoğu Saf çıkarcı eğilim (kişiler arası uyum) evresinde kalır. Bilişsel gelişim ahlaki gelişim için gereklidir ama yeterli değildir.

B) KOHLBERG’in AHLAK GELİŞİM EVRELERİ 1-) Gelenek Öncesi (Bencil) Düzey: - Piaget’in işlem öncesi bilişsel dönemine denk düşer. Bu dönemde çocuğun ahlaki yargılarında benmerkezcilik (bencillik) egemendir. - Ahlaki yargılarda dışa bağımlı dönemdir. Otoriteye saygı vardır. - Olayları sonuçlarına göre değerlendirir. Cezadan kaçınır. - Bencil güdülerine doyum arar ve “kuvvetli olan kazanır” düşüncesi hâkimdir. - Eğitim ve sosyo-kültürel açıdan geri kalmış ülkelerdeki bireylerin çoğunluğu bu düzeydedir. a) Ceza ve İtaat Eğilimi (Korkak Bencil) Temel özellik otoriteye uyma ve cezalandırılmaktan kaçınmadır. Bu dönemde otoriteye mutlak uyum söz konusudur. Yani otoriteye körü körüne bağlılık vardır. Otoritenin görüşü kendi görüşüdür.

Otorite göz önünde yoksa kurallar çiğnenebilir. Kurallar neyi gerektiriyor ve otorite nasıl istiyorsa buna uygun davranmak gerekir. Uygun davranılmadığında ceza kaçınılmazdır. Temel hedef ceza görmemektir. Birey kurallara, doğruluğuna inandığı için değil, cezadan kaçındığı için uyar. Davranışın sonucuna göre değerlendirme esastır. Niyet önemli değildir. Davranış cezalandırılmışsa yanlış, cezalandırılmamışsa doğrudur. İşlenen suçun büyüklüğüne yönelik algı da verilen zararın fiziksel sonuçlarıyla doğru orantılıdır. Otorite göz önünde yoksa kurallar çiğnenebilir. Mesela; Kimse görmediğinde hırsızlık yapabilir, trafik polisi yokken kırmızı ışıkta geçebilir.  

2013 KPSS Beş yaşındaki Emre, evde annesinin uyarılarını dinlememektedir. Ancak öğretmeninin sınıfta “Sizin evde ne yaptığınızdan da haberim oluyor.” demesi üzerine Emre evdeki kurallara daha fazla uymaya başlamıştır. Buna göre Emre, Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramında hangi evrede yer almaktadır?   Toplumsal sözleşme Karşılıklı çıkar Ceza ve itaat İyi çocuk Kanun ve düzen

2010 KPSS Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramına göre, aşağıdakilerden hangisi gelenek öncesi ahlak anlayışını kesin yansıtır?   A) Eğer camı kırdığımı itiraf etmeseydim tüm sınıf ceza alacaktı. B) Kopya çekmedim çünkü yakalanırsam okuldan atılırım. C) Hiçbir suç cezasız kalmamalıdır. D) Elimden geleni yapmasaydım kendimi suçlu hissederdim. E) Adaletli olmak merhametli olmaktan önemlidir.

b) Saf Çıkarcı Eğilim (Amaca yönelik araçsal ilişkiler eğilimi) (Çıkarcı Bencil) Dönemin temel özelliği birey için her şeyin karşılıklı olmasıdır. Yani çıkarcılık ön plandadır. Ama hep kendisi ve çıkarları önplandadır. Birey kendi çıkarları için en uygun olan kurallara uyar. Temel güdü, bireyin kendi ihtiyaç ve isteklerinin karşılanmasıdır. Birey bir davranışı kendi açısından yararlı buluyorsa, o davranış doğrudur. İhtiyacı karşılayan veya ödül getiren davranışlar doğrudur. Ödüle ulaşmak için kurallara uyar. “Birine bir şey vermiş isem, onun da karşılığını vermesi gerekir” “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” “Gör beni, göreyim seni” “Bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın” gibi anlayışlar egemendir. Mesela; Rüşvet alarak iş yapmak, bir bireye zengin olduğu için yakınlık göstermek, kendisine borç verdiği için birine borç vermek.

2011 KPSS Otobüs durağında bekleyen yaşlı bir kadın, sigara içen bir gencin sigara dumanından rahatsız olur. Yaşlı kadın gence, astım hastası olduğu için sigaradan uzak durması gerektiğini açıklar. Genç, “Üzgünüm, açık alandayız, burada sigara içmek yasak değil.” der. Yaşlı kadın “Biraz ötede sigaranı içemez misin?” diye sorar. Genç, “Teyzeciğim, buna da itirazınız olmaz herhâlde.” diyerek birkaç adım uzaklaşır ve dumanı yaşlı kadını hâlâ rahatsız etmesine karşın sigarasını içmeye devam eder. Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramına göre, gencin içinde bulunduğu ahlaki evre aşağıdakilerden hangisi olabilir?   İtaat ve ceza Saf çıkarcı Kişiler arası beklentiler Kanun ve düzen Sosyal sözleşme

2010 KPSS Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramına göre, aşağıdakilerden hangisi gelenek öncesi ahlak anlayışını kesin yansıtır?   Eğer camı kırdığımı itiraf etmeseydim tüm sınıf ceza alacaktı. Kopya çekmedim çünkü yakalanırsam okuldan atılırım. Hiçbir suç cezasız kalmamalıdır. Elimden geleni yapmasaydım kendimi suçlu hissederdim. Adaletli olmak merhametli olmaktan önemlidir.

2006 KPSS Ahmet Bey kendisinden borç para isteyen arkadaşının bu isteğini yerine getirmiştir. Eşinin “Neden borç verdin, bizim başkalarına borç verecek kadar paramız yok.” demesi üzerine eşine “Bir gün benim de ihtiyacım olursa o da bana verir.” demiştir. Arkadaşına borç verme gerekçesi dikkate alındığında Ahmet Bey, Kohlberg’in kuramına göre ahlak gelişiminin hangi dönemindedir?   A) Amaca yönelik araçsal ilişkiler eğilimi B) İtaat ve ceza eğilimi C) Toplum düzenini koruma eğilimi D) İyi çocuk eğilimi E) Evrensel ahlak ilkeleri eğilimi

2-) Geleneksel Düzey - Benmerkezci düşünce yerini empatik düşünmeye bırakır. Birey dış dünyayı başka kişilerin duygularını, düşüncelerini dikkate alarak, onların gözünden dünyaya bakmaya çalışır. - Bu dönemde toplumsal beklentiler ve geleneksel kurallar belirleyicidir. Otoritenin kuralları ve yargıları içselleştirilir; fakat sorgulanmaz. Geleneksel toplum değerleri benimsenir ve davranışın toplum düzenine etkisi düşünülür. - Sosyal düzenin korunması ve desteklenmesi, kurum ve gruplarla özdeşleşmek önemlidir. - Başka kişilerin, grupların görüşleri ve beklentileri dikkate alınır. Birey, grubun beklentilerine ve kararlarına uyar. Birey için ailenin, grubun, toplumun beklentileri her şeyden daha önemlidir. a) İyi Çocuk Olma Eğilimi (Kişiler arası beklenti) Bu dönemin temel özelliği grup normlarına ve beklentilerine uygun davranma eğiliminin baskın olmasıdır. Temel güdü grup tarafından kabul edilme, grubun iyi çocuğu olmadır.

Birey yakınlarının ve diğer insanların kendisinden beklentilerini gerçekleştirmek için iyi niyetli olur ve başkalarına yardım etme eğilimini gösterir. Çevresinden onay almak ve takdir edilmek ister. Başkalarının görüşü ve sosyal kabulü önemlidir. Birey kendini diğer insanların yerine koyarak onların beklentilerine uygun davranır. Kurallara uyma ve iyi insan olma altın kuraldır. Birey iyi vatandaş olma, iyi baba-anne olma, iyi çocuk olma özelliklerine uymalıdır.   Mesela; bir bireyin anne-babası kırılmasın diye hiç istemediği ve sevmediği biriyle evlenmesi. Bir gelinin kaynanası “Hamarat gelinim” desin diye evini sürekli temizlemesi. İyi bir vatandaş vergi vermelidir. İyi bir anne çocuklarına iyi bakmalıdır.

Saf çıkarcı eğilim ile iyi çocuk eğilim arasındaki fark; saf çıkarcı eğilimde maddi menfaat karşılığı iş yapılır ve bireyin kendi çıkarı, mutluluğu ön plandadır. İyi çocuk eğiliminde ise manevi menfaat için iş yapılır ve kendinden çok başkalarının çıkarları ve mutluluğu ön plandadır. Mesela; bir hasta bakıcı, hastalardan para aldığı için onları ön sıralara alıp muayene ettiriyorsa saf çıkarcı eğilim, para almaksızın eş, dost veya akrabalarını ön sıralara alıyorsa iyi çocuk eğilimi gösteriyordur.

2012 KPSS Arkadaşına gitmek isteyen Seher, izin vermediği için annesine çok kızmış ve onunla tartışmıştır. Bu olaya şahit olan babaannesi Seher’e “hanım kız’’ olması, öfkesini kontrol etmesi ve annesine saygılı olması gerektiğini söyler. Bu olayda, babaannenin tavsiyesinde hangi ahlaki gelişim özelliği vurgulanmaktadır?   Kanun ve düzene uyma İyi çocuk olma Sosyal sözleşme Evrensel ahlak Toplum kurallarına uyma

2010 KPSS Suç ve Ceza romanının kısa özeti: Maddi nedenlerle üniversite eğitimini yarıda bırakan Raskolnikov iş bulamaz ve birçok kimseye borçlanır. Vaktinin çoğunu hayal kurarak geçiren Raskolnikov kendisinin de borçlu olduğu tefeci Ivanovna’yı öldürmeyi aklından geçirir. Birini öldürmeyi düşündüğü için kendinden nefret eden Raskolnikov, insanların düşkünlüğünü kullanıp servet edinen, kendi kardeşi Lizaveta’yı bile kullanmaktan çekinmeyen ihtiyar bir kadını öldürmenin, binlerce kişiyi mutlu edecek yüce bir görev olduğunu düşünerek yaşadığı çatışmadan kurtulur. Lizaveta’nın dışarıda olduğunu öğrendiği bir akşam tefecinin evine giden Raskolnikov, önce yaşlı kadını daha sonra, o sırada eve gelip olanları gören Lizaveta’yı feci şekilde öldürür. Yaşadığı vicdan azabı yüzünden suçunu daha sonra polise itiraf etse de bu durum Raskolnikov’un zulme uğrayanları kurtarmak için tefeciyi öldürdüğü gerekçesine ters düşer. Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramına göre, Raskolnikov’un içinde bulunduğu evre ve bu evrede bulunma nedeni aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?   Evre Neden İtaat-ceza Lizaveta’ya yaptıklarından ötürü, Ivanovna’yı cezalandırdığından Saf çıkarcı Borçlarından kurtulmak için Ivanovna’yı öldürdüğünden Kişilerarası eğilim Başkalarının yaşadığı sıkıntıları gidermek için cinayet işlediğinden Kanun-düzen İşlediği suçu daha sonra polise itiraf ettiğinden Evrensel ahlak Cinayetlerden sonra vicdan azabı duyduğundan

2009 KPSS Burak arkadaşlarının oyunlarını bozan, aşırı hareketli bir öğrencidir. Bu konuda diğer öğretmenlerden de sık sık şikâyet duyan okul rehber öğretmeni Ayşe Hanım, Burak’la bir sözleşme yapmaya karar verir. Aralarında yaptıkları sözleşmeye göre, Burak arkadaşlarıyla kavga etmeyecek ve onları şikâyet etmeyecektir. Sözleşme yapıldıktan bir hafta sonra okuldan eve döndüğünde, ailesi Burak’ın bir dişinin kırıldığını fark eder. Ailesi ısrar etmesine karşın Burak, dişini kendisine saldıran bir öğrencinin kırdığını söylemez. Burak’ın rehber öğretmenle yaptığı sözleşmeye uyduğu için dişini kıran öğrencinin adını gizlemesi, Kohlberg’in ahlaki gelişim evrelerinden hangisinde olduğunu gösterir?   İtaat ve ceza eğilimi Saf çıkarcı eğilim İyi çocuk eğilimi Kanun ve düzen eğilimi Sosyal sözleşme eğilimi

2008 KPSS Bir hasta bakıcı, hastalara bir yandan “Sıranızı bekleyin içeride hasta var!” deyip bekleyenleri doktorla görüştürmemekte, diğer yandan da, fark ettirmeden tanıdıklarını öncelikle muayene ettirmeye çalışmaktadır. Bu hasta bakıcının tanıdıklarına ayrıcalık göstermesi, Kohlberg’in ahlaki gelişim evrelerinden hangisinde olduğunu gösterir?   A) İtaat ve ceza eğilimi B) Saf çıkarcı eğilim C) İyi çocuk eğilimi D) Toplumsal anlaşma E) Evrensel ahlak ilkeleri

Sosyal sistemi sürdürme ve vicdan evresidir. b) Kanun ve Düzen Eğilimi Toplumu, kurumları veya grupları korumak, yasalara uymak ve yükümlülükleri yerine getirmek temeldir. Sosyal sistemi sürdürme ve vicdan evresidir. Temel güdü, toplumsal düzeni korumaktır. Resmi ve toplumsal kurallara uygun olma esastır. Kurallar varsa herkes uymak zorundadır. Aşırı kuralcılık söz konusudur. Kanunlar, sosyal düzenin sürekliliğini sağladığı, bireylerin sosyal çıkarlarıyla çelişmediği sürece korunur.   Mesela; Her vatandaş vergisini ödemelidir. Her sürücü kırmızı ışıkta durmalıdır. Kanunun kestiği parmak acımaz. Bir babanın, oğlunun yaptığı cinayeti polise ihbar etmesi bu dönemle ilgilidir.

Kanun-düzen eğilimiyle İtaat-ceza eğilimi arasındaki fark; kanun-düzen eğilimdeki birey kanuna, düzene, kurallara isteyerek uyar, yani onları içselleştirmiştir. Fakat itaat-ceza eğilimindeki birey zaman zaman kanuna, düzene, kurallara uysa da bu uyma davranışını kanunu benimsediği için değil de cezadan korktuğu, kaçındığı için yapar.

3-) Gelenek Sonrası (Ötesi) Düzey Bu dönemde insan hakları gözetilerek konulmuş kurallara, yasalara uygun davranma ve evrensel değerlerin benimsenmesi vardır. Fakat bu dönemde insani değerlerle çatışan yasal düzenlemeler sorgulanabilir, değiştirilebilir. a) Toplumsal (Sosyal) Sözleşme Evresi Yasalar tüm bireylerin haklarını korumalıdır. İnsanlara olabildiği kadar fayda sağlamalıdır. Bireysel farklılıklar gözetilir ve bu farklılıklar doğal karşılanır. Doğru; toplumun temel hak ve değerlerini, temel hukuk kurallarını, grubun kanunlarıyla çelişse bile korumaktır. Birey yasaların toplum yararına olarak, çoğunluk tarafından konulması gerektiğine inanır. Kurallar toplumun yararına değilse, toplum tarafından yine toplum yararı göz önüne alınarak değiştirilebilir. Bireyler bir arada yaşamanın gerektirdiği kurallara ve davranış eğilimlerine uymayı sosyal bir uzlaşı (sözleşme) olarak kabul eder ve buna göre davranırlar. Mesela; Bir kişi konuşurken sözü kesilmez. Bir kimse başkasının özel eşyasını izni olmadan alamaz.

b) Evrensel Ahlak İlkeleri Bu dönemde “tüm insanlar eşittir” düşüncesi temeldir. İnsanların cinsiyeti, dini, dili, ırkı ne olursa olsun eşittir. Birey kendi ahlak ilkelerini, başkalarından bağımsız olarak belirler. Her koşul ve durumda insan hakları ön planda tutulmalıdır. İnsan hakları ve evrensel değerler temel ölçüdür. Kurallar insanca yaşamak için konulur. Bu kurallar evrensel düzeydeki ölçütlere dayalı olmalıdır. Eğer kurallar bu evrensel ölçütlere dayalı değilse kurallara uyulmama eğilimi vardır. Bu dönemdekilere göre “hiçbir şey insan hayatından daha değerli değildir.”   Mesela; Savaş karşıtı olan birey “Savaş bir insanlık suçudur, hiçbir şey insan hayatından daha önemli değildir.” demesi. İdam cezası, suçu ne olursa olsun hiçbir insana verilmez. “İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir” düşüncesi.

2007 KPSS Bir iş yerinde ilk yardım kursuna çağrılan personelin bu kursa karşı verdikleri aşağıdaki tepkilerden hangisi, Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramına göre gelenek ötesi düzeydeki bir gelişimi yansıtmaktadır?   Kursa gideceğim; çünkü bu sayede bir hayat kurtarırsam kahraman olacağım. Aslında kursa gitmek istemiyorum; ama gitmezsem uyarı alacağım için gideceğim. Bu kursa gitmek istememiştim; ama beni çağırdıkları için zorunluyum. İlk yardım öğrenmek umurumda değil; arkadaşlarımın hepsi gittiği için ben de gideceğim. Bu kursa gideceğim; çünkü öğreneceklerim sayesinde bir insanın yaşama şansını artırabilirim.

GİLLİGAN’IN AHLAK GELİŞİMİ Kohlberg’in kuramına karşı çıkarak ahlak gelişim aşamalarının kesin ve evrensel olmadığını savunmuştur. Ayrıca Kohlberg’in ahlaki ikilemlerini sadece erkek çocuklara uygulaması kuramındaki en büyük eksikliklerdendir. Kadınlarla ilgili çalışmalar yapmadığı halde, elde ettiği bulguları kadınlara genelleyemez. Bu nedenle Kohlberg’in kuramının kadın ahlakını tam olarak ortaya koymadığını savunur. Carol GİLLİGAN (1936-)

Ahlak gelişiminde “ahlak sevgisi” kavramının önemi üzerinde durur.   Ahlak gelişimi cinsiyetlere göre farklılık gösterir. Erkeklerin ahlaki özelliklerinde hak, hukuk kuralları, sosyal ilkeler etrafında yoğunlaştığını, bayanların ise duygusallık, şefkat, merhamet ve koruma gibi özellikler etrafında yoğunlaştığını savunur.

Gilligan’ın Ahlaki Gelişim Evreleri 1-) Bencillik (gelenek öncesi evre): Birey bencildir. Kendi çıkarlarına uymayan durumları reddederler.   2-) Sosyal oluşum (iyilik için kendini feda etme): Diğer kişilerin beklentileri ve ihtiyaçları öncelik taşır. Birey bencillikten uzaklaşarak, diğer kişilerin beklentilerini karşılama eğilimi gösterir. 3-) İlkeli ahlaksallık (gelenek sonrası evre): Bireysel kararlar alınır ve bireysel sorumluluklar üstlenir. Birey olaylara gerçekçi bakar ve yaşam sorumluluğunu üstlenir. Herkes eşit haklara sahiptir.

Ahlak gelişim evreleri kesin ve evrensel değildir. İnsanların çoğu “evrensel ahlak” döneminin ötesine geçebilir. Ahlak gelişiminde önemli olan ahlak sevgisi kazanabilmektir. Kızların ahlak gelişiminde daha geride olduğu doğru değildir. Toplumun yüklediği roller kızları böyle davranmak zorunda bırakmaktadır.