Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

METABOLİTLER. Metabolit Nedir? Canlılarda çeşitli tepkimeler sırasında ortaya çıkan ve normal olarak vücutta birikmeyerek başka bileşiklere dönüşen kimyasal.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "METABOLİTLER. Metabolit Nedir? Canlılarda çeşitli tepkimeler sırasında ortaya çıkan ve normal olarak vücutta birikmeyerek başka bileşiklere dönüşen kimyasal."— Sunum transkripti:

1 METABOLİTLER

2 Metabolit Nedir? Canlılarda çeşitli tepkimeler sırasında ortaya çıkan ve normal olarak vücutta birikmeyerek başka bileşiklere dönüşen kimyasal bileşikler.

3 Biyokimyasal tetkiklerde önemli metabolitlere bir göz atalım Plazma ÜRE miktarı Plazma KREATİNİN miktarı TOTAL PLAZMA PROTEİNİ Plazma ALBUMİNİ Plazma BİLİRUBİNİ Plazma SAFRA ASİTLERİ Plazma TRİGLİSERİTLERİ Plazma KOLESTEROLÜ Plazma GLUKOZU Plazma AMONYAK Düzeyi

4 ÜRE Dola ş ımdaki amonya ğ ın en önemli kayna ğ ı aminoasitlerin amino azotudur. İ nsan vücudu için toksik olan bu madde (amonyak), nontoksik olan üreye dönü ş türülür. Bu dönü ş üm karaci ğ erde üre siklusu aracılı ğ ı ile olur. Olu ş an üre kan dola ş ımına verilir ve böbrekler yoluyla atılır. Karaci ğ er fonksiyonları ileri derecede bozulmu ş hastalarda (siroz veya hepatit gibi) amonyak kanda birikir. Bu birikim sonucu genel enerji üretim yollarının ( Sitrik asit siklusu gibi) ara ürünleri ( α keto glutarat gibi) tüketilir. Üre böbreklerden atıldığından, klinikte özelikle böbrek fonksiyon testi olarak kullanılır. Arttı ğ ı durumlar: Pre-renal sebepler: Yanıklar ve ş ok, kronik siroz, peritonit, ba ğ ırsak tıkanması, dekompanse kalp yetmezli ğ i gibi Renal sebepler: Akut ve kronik nefritler, piyelonefrit ve hidronefroz, börek tüberkülozu gibi Post-renal sebepler:Üreter tıkanmaları (ta ş,tümör), prostat hipertrofisi, üretra darlıkları Azaldı ğ ı durumlar : Karaci ğ er yetmezli ğ i Karaci ğ er nekrozu

5

6 Üre Siklusu

7

8 Ü re Test Prensibi : Enzimatik, spektrofotometrik, kinetik Üre, su ve üreaz mevcudiyetinde hidrolize olur ve amonyak ile karbon dioksit açı ğ a çıkar. İ lk reaksiyonda açı ğ a çıkan amonyak,glutamat-dehidrojenaz (GLDH) mevcudiyetinde 2- oksoglutarat ve NADH ile birle ş ir ve glutamat ile NAD + olu ş ur. Birim zaman ba ş ına NADH absorbansındaki dü ş ü ş üre konsantrasyonu ile orantılıdır. Üre konsantrasyonu bulunduktan sonra ÜRE = BUN*2,14 formülünden BUN hesaplanır. ( BUN normal de ğ eri : 5-22 mg/L) Reaksiyon prensibi: Üreaz Üre + 2H 2 O 2NH 4 + CO 2 GLDH 2-Oksoglutarat + 2NH 4 + 2NADH 2 L-Glutamat + 2NAD + + 2H 2 O Alternatif Yöntem: Enzimatik kolorimetrik metod (Üre. üreaz ile amonyak ve CO 2 ye parçalanır. Amonyak alkali ortamda fenol ve hipoklorit ile reaksiyona girerek mavi renkli İ NDOFENOL ’ ü olu ş turur. Kolorimetrede okunan renk ş iddeti üre miktarı ile do ğ ru orantılıdır)

9 Ü re Numune Serum ve EDTA plazma veya lityum heparinize plazma. Amonyum heparinize plazma kullanılmamalıdır. Serum ve plazmada, °C’de saklandığında7 gün süreyle kararlıdır. Hemolize ve yüksek derecede ikterik numunelerden kaçınılmalıdır. Doğrusallık Test, serum ve plazma için 0, mmol/L ( mg/dL) konsantrasyon aralığında doğrusaldır.

10 KREATİNİN Kastaki serbest kreatin ve diğer dokulardaki kreatin fosfat’ın belli bir oranı (günde %1-2 si) spontan ve geri dönüşümsüz olarak dehidratasyonla kreatinin e dönüşür. Kreatinin, kas kütlesi ile orantılıdır ve günden güne çok az değişiklik gösterir. Böbrek hastalıklarının tanısı ve tedavisinde kullanılan kreatinin ölçümleri, böbrek glomerüler işlevinin değerlendirilmesinde ve böbrek diyalizinin izlenmesinde kullanışlıdır. Ancak, serum düzeyi böbrekteki tahribatın ilk aşamalarına hassas olmayıp, böbrek yetmezliği tedavisi sırasında hemodiyalize kan üre azotundan (BUN) daha yavaş tepki verir. Hem serum kreatinini hem de BUN. prerenal ve postrenal (obstrüktif) azotemiyi ayırt etmekte kullanılırlar. Serum kreatininde bir artış olmadan serum BUN değerinde bir artış prerenal azotemiyi belirlemekte anahtar rol oynar. İdrar akışına obstrüksiyon olan, malignite, nefrolitiyazis ve prostat büyümesi gibi postrenal durumlarda hem plazma kreatinin hem de üre düzeylerinde artış görülecektir; bu durumlarda ürenin geriye difüzyonunun artması nedeniyle BUN için artış daha fazladır. Serum kreatinin hastanın yaşı, vücut ağırlığı ve cinsiyetine göre farklılık gösterir. Bazen, göreceli olarak kas kütlesi azalan hastalarda, kaşetik hastalar, ampütelerde ve yaşlılarda düşüktür. Genellikle normal olarak değerlendirilebilecek bir serum kreatinin düzeyi böbrek fonksiyonlarında bozukluk olma ihtimalini ortadan kaldırmaz.

11

12 Kreatinin Kreatinin, alkalin ortamda pikrik asitle sarı-turuncu renkli bir bileşik oluşturur. 520/800 nm’de değişim hızı numunedeki kreatinin konsantrasyonu ile orantılıdır. Reaksiyon Prensibi Kreatinin + pikrik asit Kreatinin pikrat kompleks ; enzimatik dir. (Kreatininaz, kreatin deaminaz yöntemleri)Alternatif yöntemler; enzimatik dir. (Kreatininaz, kreatin deaminaz yöntemleri) Numune Serum ve EDTA plazma veya heparinize plazma. 2…25°C’de saklandığında serum ve plazma içinde 7 gün süreyle kararlıdır. Yüksek derecede lipemik numunelerden kaçınılmalıdır. Referans Aralıkları Test Prensibi Spektrofotometrik, kinetik renk testi (Jaffe yöntemi)

13 Kreatinin Arttı ğ ı durumlar: Akut ve kronik viral hepatit Karaci ğ er sirozu Ekstrahepatik kolestaz Hepatosellüler karsinom

14 TOTAL PROTEİN Başlıca örnek tipi: Serum, EDTA lı veya heparinize plazma Yöntem: Alkalin çözeltideki küprik iyonlar, en az iki peptit bağı içeren proteinler ve polipeptitler ile reaksiyona girerek mor renkli kompleks oluştururlar. Kompleksin nm deki absorbsiyonu numunedeki protein konsantrasyonuyla doğru orantılıdır. Örnek Toplama Özelliği: Hemolizsiz serum

15 Total Protein Klinik Kullanımı: Besinsel durumu ve karaciğer fonksiyonu değerlendirilir. Nefrotik sendrom, malabsorbsiyon, myeloma dahil neoplaziler, waldenstrom makroglobulinemisi, elektroforez sonrası, dolaşımdaki serum protein fraksiyonları ile beraber tanıya gidilir.

16 Total Potein Yükseldiği durumlar: Dehidrasyon, sarkoidozis, kollajen vasküler hastalıklar, multiple myeloma, waldenstrom makroglobulinemisi Azaldığı durumlar: Malnutrisyon, siroz, nefrozis, düşük protein diyeti, aşırı hidrasyon, malabsorbsiyon, gebelik, ciddi yanıklar, neoplazi, kronik hastalıklar Alternatif yöntemler: Biüret yöntemi, direkt fotometrik yöntemler, boya bağlayıcı yöntemler, folin-ciocalteu(lowry) yöntemi, kjeldahl yöntemi, refraktometre, turbidimetrik ve nefelometrik yöntemler

17 ALBUM İ N Albumin, molekül kütlesi 66,3 kD olan ve ba ş lıca hepatik parankimal hücrelerden sentezlenen küçük globüler bir proteindir. Albuminin plazma yarı ömrü gündür. Plazma protein kütlesinin %55-65’ini te şkil eder. Albüminin ba ş lıca i ş levi, hem vasküler hemde ekstravasküler aralıkta; ikisi arasında dengeyi sürdürecek ş ekilde kolloid onkotik basıncın sürdürülmesidir. Albumin aynı zamanda serbest ya ğ asitleri, fosfolipidler, metalik iyonlar, amino asitler, ilaçlar, hormonlar ve bilirubin gibi çok sayıda bile ş i ğ i ba ğ lar ve ta ş ır. Albümin konsantrasyonu ölçümleri kalsiyum düzeylerinin anla ş ılması ve yorumlanması açısından son derece önemlidir. Ç ünkü serumda her 1 gr albumin 0.8 mg kalsiyum ba ğ lar. Albumin nutrisyonel durumu izlemek amacıyla kullanılabilir. Ancak prealbumin, albumine göre yarı ömrü çok daha kısa olması nedeniyle nutrisyonel durumu incelemede çok daha de ğ erlidir. Albumin kromozom 4 ün uzun kolu üzerindeki bir gen tarafından kodlanır, her ikiside albuminle yaygın dizi homolojisi payla ş an, α -feto protein ve vitamin D ba ğ layan globulin genleri ile yakın ba ğ lantıdadır.

18 Albumin Test Prensibi Spektrofotometrik renk testi Bromkresol ye ş ili albüminle reaksiyona girdi ğ inde renkli bir kompleks olu ş ur. Albümin-BCG kompleksinin absorbansı bikromatik olarak (600/800 nm) ölçülür ve numunedeki albümin konsantrasyonu ile orantılıdır. Reaksiyon Prensibi Albümin + Bromkresol Ye ş ili Numune Serum ve EDTA plazma veya heparinize plazma Hücrelerden hemen ayrı ş tırılmalı. Ayrı ş tırılmamı ş plazma ve serum numuneleri 2-8 °C de 30 gün °C de ise 7 gün kararlıdır.

19 TOTAL BİLİRUBİN Günlük olarak üretilen bilirubinin %80-85’i yaşlanan eritrositlerin parçalanması ile açığa çıkan hemoglobinden, geriye kalan %15-20’si ise miyoglobin, sitokromlar, katalazlar gibi hem içeren proteinlerin parçalanmasından ve etkisiz eritropoez sonucunda kemik iliğinden kaynaklanır. Bilirubinin üretimi, alımı, saklanması, metabolizması ve salgılanmasındaki adımların bir veya daha fazlasını etkileyen çeşitli hastalıklar bulunmaktadır.

20 Total Bilirubin Test Prensibi. Spektrofotometrik renk testi Kararlı bir diazonyum tuzu olan 3,diklorofenildiazonyum tetrafloroborat (DPD), konjuge bilirubinle doğrudan ve konjuge olmayan bilirubinle bir hızlandırıcı (kafein) mevcudiyetinde azobilirubin oluşturacak şekilde reaksiyona girer. 540 nm’deki absorbans toplam bilirubin konsantrasyonu ile orantılıdır. Reaksiyon Prensibi Kafein Bilirubin + DPD Azobilirubin Alternatif yöntem Hızlandırıcı olarak alkol veya metanol kullanılan yöntemlerdir. Bu gün bu yöntemler kullanılmamamaktadır.Çünkü hızlandırıcı olarak kafein kullanılması referans bir HPLC yönteminin verdiği serum bilirubin sonuçları kadar güvenilir sonuçlar verir. Numune Serum ve EDTA plazma veya heparinize plazma. Numuneler ışıktan korunmalıdır. Hemolize numunelerden kaçınılmalıdır. Serum ve plazmada 2…8°C’de saklandığında 7 gün, 15…25°C’de saklandığında ise 1 gün kararlıdır.

21 Trigliseridler Gliserol +3 adet Yağ Asidi

22

23

24 GLUKOZ Test Prensibi Glikoz, adenosin trifosfat (ATP) ve magnezyum iyonlarının mevcudiyetinde heksokinaz (HK) tarafından, glikoz-6-fosfat ve adenosin difosfat (ADP) açığa çıkaracak şekilde fosforilatlaştırılır. Glikoz-6-fosfat dehidrojenaz (G6P-DH), glikoz-6-fosfatı spesifik olarak glikonat-6-fosfata oksidize eder ve NAD+ eş zamanlı olarak NADH’ye indirgenir. Absorbansta 340 nm’deki artış numunedeki glikoz konsantrasyonu ile orantılıdır.

25

26 Glukoz Alternatif yöntemler: -Glukoz Oksidaz Yöntemi: Glukoz oksidaz yöntemleri BOS glukozu ölçümü için uygundur. İdrar, peroksidaz reaksiyonunu yalancı olarak düşük sonuçlar oluşturarak etkileyen maddeleri (ürik asit gibi) yüksek konsantrasyonlarda içerir. Bu nedenle glukoz oksidaz idrar ölçümlerinde kullanılmamalıdır.

27 Glukoz Glukoz Dehidrogenaz Yöntemi: Reaksiyon, sık kullanılan antikoagulanlardan ve serum içinde normal olarak bulunan maddelerden gelen etkileşimi göstermediğinden yüksek derecede özgüldür ve hekzokinaz yöntemiyle çok yakın sonuçlar elde edilmesini sağlar.

28 KOLESTEROL Kolesterol, tüm vücutta sentezlenmekte olup hücre membranları ve lipoproteinlerin temel bir bileşenedir ve ayrıca steroid hormonları ile safra asitlerinin sentezi açısından bir prekürsör işlevi görmektedir. Koroner risk itibariyle toplam kolesterol konsantrasyonunun bireysel kestrimsel değeri düşüktür. Kolesterol esas olarak her ikiside lipid düzensizlikleri patogenezinde tutarsız bir rol oynayan iki lipoprotein sınıfında (LDL ve HDL) taşınmaktadır. Bu nedenle toplam kolesterol konsantrasyonları yanlızca lipoprotein mekanizmasına ilişkin başka laboratuvar incelemelerinin yapılması gerekip gerekmediğini gösteren bir taban seviyesi sunar.

29

30 HDL Toplam serum kolesterolün yaklaşık %25’i HDL fraksiyonunda taşınır. Kolesterolün periferal dokudan alınıp karaciğere taşınmasının ateroskleroz plaklarının oluşumuna karşı koruyucu bir faktör olarak işlev gördüğü iddia edilmiştir. Bu nedenle HDL kolesterol belirlemesi ayrı ayrı kolesterol belirlemelerinin yorumlanması açısından son derece önemlidir. Düşük HDL-kolesterol, toplam kolesterol konsantrasyonundan bağımsız bir risk faktörüdür ve koroner kalp hastalığı riski itibariyle son derece kestirimseldir. HDL-kolesterol ateroskleroz riskinin erken belirlenmesinde kullanılır ve ayrıca lipid düşürücü ilaçlarla tedavi edilen bireylerin izlenmesinde de kullanılabilir.

31

32

33 LDL LDL-kolesterol (LDL C), VLDL üzerindeki lipoprotein lipazın eylemi yoluyla oluşturulan LDL molekülünün en büyük kısmını meydana getirir. LDL-kolesterol, koroner kalp hastalığının (CHD) gelişiminde önemli bir rol oynar. Yüksek LDL-kolesterol ve yüksek trigliserid düzeyleri kombinasyonunun özellikle yüksek bir risk oluşturduğu tüm lipid ve lipoprotein değişkenlerinin koroner ölümlülüğü ile en güçlü ilişkiye LDL-kolesterol sahiptir. LDL-kolesterol değerlendirmesi ateroskleroz riskinin erkenden belirlenmesine olanak tanır ve tedavi sırasında lipid düzeyinin düşürülmesine verilen cevabı belirlemek için kullanılabilir. Yüksek LDL-kolesterol düzeyleri, yüksek kardiyovasküler risk ve kalıtsal hiperlipidemi ile ilişkilendirilir. Malabsorpsiyon ve beslenme bozukluğunda düşük LDL-kolesterol düzeyleri görülebilir.

34


"METABOLİTLER. Metabolit Nedir? Canlılarda çeşitli tepkimeler sırasında ortaya çıkan ve normal olarak vücutta birikmeyerek başka bileşiklere dönüşen kimyasal." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları