Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DİL, SES VE SES OLAYLARI. DİL NEDİR? (Zaman, bazılarının düşündüğü gibi saatlere bölünmüş sabit bir yapı değildir.) Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DİL, SES VE SES OLAYLARI. DİL NEDİR? (Zaman, bazılarının düşündüğü gibi saatlere bölünmüş sabit bir yapı değildir.) Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan."— Sunum transkripti:

1 DİL, SES VE SES OLAYLARI

2 DİL NEDİR? (Zaman, bazılarının düşündüğü gibi saatlere bölünmüş sabit bir yapı değildir.) Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir sesler sistemidir.

3 DİLİN ÖZELLİKLERİ 1. Dil, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış, gizli bir anlaşmalar sistemidir. Bir dilde kesin ve o dili kullanan herkesin kabul ettiği kurallar vardır. Dil, bu kurallar ve kabul edilen anlayış içinde gelişir. Kişilerin ve başka kuralların etkisiyle, zorlamasıyla değişemez. Dil, sahip olduğu kuralların bozulmasına izin vermez. Bu kuralların yerine yeni yeni kurallar getiremeyiz.

4 2. Dil, canlı bir varlık gibidir. Bir dil, ait olduğu toplumun değişen ihtiyaçlarına cevap verebilecek esnek kurallara sahip olmalıdır. Dil, toplumun ihtiyaçlarına cevap veremezse, insanlar o dili terk eder. Bütün olarak dilin canlı kalma çabasının yanı sıra, dildeki bazı sözcükler de anlam ve yapı değişikliğine uğrayabilir. Ayrıca kimi sözcükler, toplum tarihinin akışı içinde kullanımdan düşebilir, başka sözcüklere yerini bırakabilir. Bu değişikliklerin temelinde toplumsal ihtiyaçlar yatar. Bir dil, varlığını sürdürebilecek, başka bir deyişle, yaşayabilecek esnekliğe sahipse o dil canlı bir varlık gibidir.

5 3. Dil, sosyal bir varlık gibidir. Dil, başka insanlarla ortak kullandığımız bir araçtır. Bir dilin kullanılabilmesi için kendimizin dışındakilere de ihtiyacımız vardır. Böylece dil, kişisel bir malzeme olmaktan çıkar.

6 4. Dil, bir milletin kültürünü taşır. Dilin yukarıdaki özelliklerinin dışında, toplumun kültürünü de yeni nesillere aktarma işi vardır. İnsanlar yaşadıkları dönemlerdeki birikimlerini dil aracılığıyla kendilerinden sonrakilere aktarırlar.

7 TÜRKÇE'NİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ Türkçe, yeryüzünün en eski dillerindendir. Türkçe, Ural-Altay dil grubunun Altay koluna bağlı ve sondan eklemeli bir dildir.

8 DİL BİLGİSİ'NİN BÖLÜMLERİ Bir dili bütün yönleriyle inceleyen bilime "dil bilgisi" denir. Dil bilgisinin bölümleri şunlardır: 1.KÖK (KAYNAK, TÜREME, MENŞE') BİLGİSİ 2.ŞEKİL BİLGİSİ 3.CÜMLE BİLGİSİ 4.ANLAM BİLGİSİ 5.SES BİLGİSİ

9 SES BİLGİSİ: Bir dildeki sesleri, seslerin özelliklerini ve bu seslere bağlı olayları inceler.

10 ŞEKİL BİLGİSİ: Dildeki sözcüklerin türünü, yapısını, kök ve eklerin özelliklerini ve görevlerini inceler.

11 CÜMLE BİLGİSİ: Sözcüklerin birbirleriyle olan ilişkileri ve cümlelerdeki görevlerinin yanı sıra cümleleri ve özelliklerini inceler.

12 ANLAM BİLGİSİ: Dildeki sözcüklerin anlam özelliklerini, cümlelerin anlatımda gösterdikleri özellikleri inceler.

13 KÖK (KAYNAK, TÜREME, MENŞE') BİLGİSİ: Dili oluşturan sözcük ve sözlerin kaynağını, kökenini ve bugüne kadar geçirdiği değişikliği inceler.

14 ÖRNEK SORU "yavuz" sözcüğü eskiden "kötü, değersiz" anlamında kullanılırken, sonraları "cesur, kahraman" anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Yukarıda konu edilen sözcükteki anlam değişikliği, dilin aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle açıklanabilir? A.Dil, canlı bir varlık gibidir. B.Dil, sosyal bir kurum gibidir. C.Dil, gizli bir anlaşmalar sistemidir. D.Dil, bir anlaşma aracıdır. E.Dil, önceden belirlenmiş kurallara göre davranır.

15 ÇÖZÜM: Sözcüğün zaman içinde kazandığı yeni anlam, dilin canlı kalabilme özelliğini gösterir. Cevap; A

16 SES BİLGİSİ SESLER: Ses, kulağımızla duyduğumuz titreşimlerdir. Terim olarak ise; ağzın bir hamlesiyle çıkan ve parçalanamayan en küçük dil öğesine "ses" diyoruz.

17 SES-HARF İLİŞKİSİ: Ağızdan çıkan her türlü titreşim sestir; ancak bu seslerden dilimizde sadece 29 tanesi "harf" değerindedir. Dil, ağızdan çıkan bu 29 farklı sesi yazıya geçirmek için birtakım işaretler kullanır. Bu işaretlere "harf" diyoruz. Başka bir deyişle, harfler, seslerin yazıdaki karşılıklarıdır.

18 Ağzımızdan çıkan seslerin nasıl tek başlarına anlamları yoksa harflerin de tek başlarına anlamları yoktur. Bu nedenle harfleri birbirlerine ekleyerek anlamlı seslere dönüştürürüz. Sonuç olarak; a)Ses, sözlü; harf ise yazılıdır. b)Ses, kulak; harf göz içindir.

19 TÜRKÇEDEKİ SESLER: Dilimizde 29 adet ses vardır: Bunların 8 tanesi tek başına söylenebilen seslerdir (a, e, ı, i, o, ö, u, ü). Bu seslere "ünlü " ya da "sesli" adı verilmiştir.

20 Kalan 21 tane ses ise, tek başına söylenemeyen yanlarına bu ünlü seslerden alarak ağızdan çıkabilen seslerdir (b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z). Bu seslere "ünsüz" ya da "sessiz" diyoruz.

21 ÜNLÜLERİN (SESLİLERİN) SINIFLANDIRILMASI ÜNLÜLER DÜZYUVARLAK GENİŞDARGENİŞDAR KALINAIOU İNCEEİÖÜ

22 Ünlüler, yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi üç farklı özellik gösterirler: A: kalın, düz, geniş E: ince, düz, geniş I: kalın, düz, dar İ: ince, düz, dar O: kalın, yuvarlak, geniş Ö: ince, yuvarlak, geniş U: kalın, yuvarlak, dar Ü: ince, yuvarlak, dar

23 ÜNSÜZLERİN (SESSİZLERİN) SINIFLANDIRILMASI Ünsüzler de, sertlik, yumuşaklık, süreklilik ve süreksizliklerine göre aşağıdaki tabloda görülen özellikleri alır: SERTYUMUŞAK SÜREKLİSÜREKSİZSÜREKLİSÜREKSİZ F, S, Ş, H.T, K, Ç, P.Ğ,J,L,M,N, R,V,Y,Z B,C,D,G,

24 SES OLAYLARI Ses olayları, dili konuşan insanların fizyolojik-anatomik yapılarının yanı sıra dilin kendine has kurallarının bir uzantısıdır. Kimi zaman söyleyişte kimi zaman da yazıda rastladığımız ses olayları, Türkçe’nin zengin bir coğrafyada konuşulması ve farklı alanlarda gelişmesine rağmen temeldeki kurallarına bağlı kalmasının bir sonucudur.

25 SES DÜŞMESİ: Sözcüğün genellikle, yapım ve çekim eki almasına bağlı olarak ortaya çıkan bir ses olayıdır. Bir sesin geçici olarak veya kalıcı olarak kullanılmamasıdır. Ses düşmesi iki yoldan olur: ÜNLÜ DÜŞMESİ: Kimi sözcüklerin ikinci ünlüleri aldıkları ekler nedeniyle yazıda ve söyleyişte düşer: ağız-ı -- ağzı beniz-i -- benzi gönül-e -- gönle nerede -- nerde kavuşak -- kavşak sağanak --sağnak...

26 ÖRNEK SORU Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, türetilirken bir ünlü kaybına uğramıştır? A.Bu çiçeğin yaprakları çok çabuk sararmış. B.Geçen yıl dikilen bu elbise iyice daralmış. C.Uykusuzluktan gözlerinin altı morarmış. D.Kilo alınca yanakları iyice pembeleşmiş. E.Saçları son aylarda çok beyazlaşmış ÖYS

27 ÇÖZÜM: Ünlü düşmesinin, sözcüğe eklenen eklerle meydana geldiğini biliyoruz. A seçeneğindeki "sararmış" sözcüğünün kökü "sarı" 'dır. Bu köke getirilen "-ar" eki "sarı" sözcüğündeki "-ı" ünlüsünü düşürmüştür. Cevap; A

28 ÜNSÜZ DÜŞMESİ: Sözcüğün sonundaki sert damak ünsüzleri, yapım eki alırken düşer: küçük-cük -- küçücük büyük-cek -- büyücek alçak-cık -- alçacık ufak-rak—ufarak...

29 Dilimizde ikiz ünsüz yan yana bulunmaz. Yabancı dilden dilimize girmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunan sözcüklerin yalın durumunda ünsüzlerden biri düşer: hiss ---- his hakk hak kelimeleri gibi…

30 ÖRNEK SORU Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük ek alırken bu sözcüğün ünsüzlerinden biri düşmüştür? A.Susuzluktan balkondaki tüm çiçekler sararmış. B.Yazar, bu romanında çok fazla devrik cümle kullanmış. C.Soğuktan burnu kıpkırmızı olmuş. D.Bu konuda senin de fikrini almak istiyorum. E.Otobüsümüz adını bilmediğim büyücek bir kasabadan geçti ÖSS

31 ÇÖZÜM: "sararmış" sözcüğünde ünlü değişmesi vardır: sar-ı: sar-(ı)ar-mak "dev(i)rik, bur(u)nu, fik(i)rini" sözcüklerinde ise ünlü düşmesi vardır. E seçeneğindeki "büyücek" ise "büyük" sözcüğüne eklenen "-cek" ekiyle sonundaki ünsüzünü düşürmüştür. Cevap; E

32 SES TÜREMESİ ÜNLÜ TÜREMESİ: Daha çok, dilimize yabancı dillerden gelmiş sözcüklerde görülür: emr -- emir sabr -- sabır ömr -- ömür...

33 ÜNSÜZ TÜREMESİ: Bu da yine kullandığımız yabancı sözcüklerde görülen bir ses olayıdır. Bu ses olayının temelinde, Türkçe’nin "Bir sözcükte iki ünlü yan yana bulunmaz." kuralı vardır. Zaten yapım ya da çekim eki getirirken sözcüğe eklediğimiz “y, ş, s, n " kaynaştırma ünsüzleri de bir ses türemesidir: faide -- fayda fiat -- fiyat bahçe-y-i çerçeve-y-e dede-s-i...

34 SES DEĞİŞMESİ: Sözcüğün içindeki bir sesin başka bir sese dönüşmesidir. Bu ses olayı, genellikle "şimdiki zaman eki" nin eklendiği sözcüklerde görülür: başla-mak ---- başlıyor incele-mek ---- inceliyor özle-mek ---- özlüyor...

35 Birden çok heceli olup “a, e” ünlüleri ile biten fiiller, ünlüyle başlayan ek aldıkları zaman bu fiillerdeki “a, e” ünlüleri; söyleyişte “ı, i” ye dönme eğilimi gösterir; ama “ı, i” sesleri yazıda gösterilmez: başla-y-an, sakla-y-a-lı görme-y-enizlemeyecek, bakmayalım, görmeyelim, okumayalım

36 Tek heceli olan “de-” ve “ye-” fiillerinde; söyleyişteki “i” sesi yazıda da gösterilir: yiyecek, diyelim, yiyelim, diyorsun, yiyorlar Ancak; “deyince”, “deyip” gibi az sayıda sözcükte ses varlığını korur.

37 SES BENZEŞMESİ ÜNLÜ BENZEŞMESİ: Sözcükteki bir ünlünün, o sözcükteki diğer bir ünlüye benzemesidir: "çünki" sözcüğündeki "i" ünlüsü kendinden önceki ünlüyle benzeşerek yuvarlaklaşmış; "çünkü" olmuştur.

38 ÜNSÜZ BENZEŞMESİ: Bir sözcükte bulunan ünsüzün o sözcükteki diğer ünsüzle "sertlik" ve "yumuşaklık" yönlerinden benzeşmesidir. "geçdi" sözcüğündeki "ç" sert ünsüzü, kendisinden sonra gelen "d" ünsüzünü etkilemiş ve "t" sert ünsüzüne dönüştürmüştür: geç-ti sevinç-den -- sevinç-ten, edebiyat-dan -- edebiyat-tan, kitap-cı -- kitap-çı kulak-dan -- kulak-tan gibi örneklerde de görüldüğü gibi sonu "ç, k, p, t" sert ünsüzlerinden biriyle biten sözcüklere getirilen ünsüzler sertleşir. Bu ses olayına "sert ünsüz benzeşmesi" de denir.

39 ÜNLÜ-ÜNSÜZ BENZEŞMESİ: Sonu "ç, k, p, t" sert ünsüzüyle biten sözcüklere getirilen ünlüler, bu sert ünsüzlerin yumuşamasını, “b, c, d, g, ğ,”ye dönüşmesini sağlar: renk-e – reng-e ayak-a -- ayağ-a, çiçek-i -- çiçeğ-i, kitap-ı -- kitab-ı, ağaç-a – ağac-a yurt-u -- yurd-u... Bu ses olayına "ünsüz yumuşaması" adı da verilmektedir.

40 ULAMA: Yazıda gösterilmeyen, ancak okuyuşta görülen bir ses olayıdır. Ulama; sonu ünsüzle biten bir sözcüğün sonundaki ünsüzün, ünlüyle başlayan ikinci sözcüğün başına getirilerek birleşikmiş gibi söylenmesidir. "göz atmak" deyimini "gö-zat-mak" biçiminde söyleriz. "öğretmen odası" sözcüklerini "öğ-ret-me-no- da-sı" biçiminde söyleriz. Ulama, genellikle şiirde kullanılan bir ses olayıdır.

41 Aşağıdaki örnek dizelerde altı çizili sözcükler arasında ulama vardır: İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar F. Nafiz Çamlıbel Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç! Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç! Y. Kemal Beyatlı

42 UYARI: Araları virgül, noktalı virgül gibi bir noktalama işaretiyle ayrılmış sözcükler arasında ve anlam karışıklığı oluşabilecek durumlarda ulama yapılamaz. Örnek: Ali top aldı. (Ali topaldı.)

43 ÖRNEK SORU Önce baygın bir iniltiydi yamaçtan duyulan, Sonra bir gölge belirmişti kuş uçmaz yoldan; Köyümün titreterek bağrı yanık toprağını İnliyor, baktım, uzaktan bir kağnı... Bu dizelerde aşağıda verilen ses olaylarından hangisi yoktur? A.Ünlü düşmesi B.Ünsüz düşmesi C.Sert ünsüz yumuşaması D.Ünlü daralması E.Ünsüz benzeşmesi 2001 ÖSS

44 ÇÖZÜM: “bağır” sözcüğündeki “ı” ünlüsü düşerek “bağrı”; “toprak” sözcüğündeki “k” sert ünsüzü yumuşayarak “toprağını” olmuştur. “inle-“ fiilindeki “e” ünlüsü, aldığı “-yor” eki nedeniyle daralmıştır. “yamaç, bak-, uzak” sözcüklerinin sonlarındaki sert ünsüzler, aldıkları eklerin ünsüzleriyle (-den, -di, -den) sertlik yönünden benzeşmiştir: “yamaçtan, baktım, uzaktan” Dizelerde ünsüz düşmesi yoktur. Cevap; B

45 SES UYUMLARI BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU: Dilimizin en önemli ses kurallarından olan büyük ünlü uyumu; "Bir sözcükteki ünlülerin tamamı ya kalın ya da ince ünlü olmalıdır." kuralına dayanır. Bu yönüyle "Kalınlık-incelik uyumu" adı da verilir.

46 ÖRNEKLER: karınca, gelincik, koruyucu, görüntü... gibi sözcüklerdeki ünlülerin tamamı ya kalın ya da ince ünlüden oluşmuştur. Büyük ünlü uyumu kuralına uymayan sözcükler Türkçe değildir, dilimize başka dillerden girmiştir: kalem, silah, televizyon, raket, kanepe...

47 Bu uyum kuralı; dilimizdeki yabancı sözcükleri belirlemek için önemli bir yardımcıdır. Ancak, Türkçe olduğu halde, aldığı ek nedeniyle büyük ünlü uyumu kuralına uymayan sözcükler de vardır. "-yor, -ken, -ki, -leyin ve -mtrak" ekleri eklendiği kimi sözcüklerde bu kuralı bozar: geliyor, yatarken, sabahki, akşamleyin, yeşilimtrak... gibi.

48 KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU: Dilimizdeki ikinci önemli ses kuralı, küçük ünlü uyumu kuralıdır. Buna "düzlük-yuvarlaklık uyumu" adı da verilir: Küçük ünlü uyumu, büyük ünlü uyumuna uyan, ancak Türkçe olmayan sözcükleri belirlemek için kullanılır. Bu nedenle bir sözcüğün küçük ünlü uyumuna uyup uymadığını belirlemek için büyük ünlü uyumuna uygun olmasına bakılmalıdır: çinko, kaset, bilardo, telefon... gibi büyük ünlü uyumuna uymayan sözcüklerde küçük ünlü uyumunu aramamız gereksizdir.

49 Küçük ünlü uyumunun iki kuralı vardır: 1. Bir sözcüğün ilk ünlüsü düz (a, e, ı, i) ise. diğer ünlüleri de düz (a, e, ı, i) olmalıdır: kaşık, bilet, çamaşır, kırmızı, yaprak... gibi sözcükler, küçük ünlü uyumuna uyar. bavul, havuz, terör, kabul, keşkül... gibi ilk ünlüsü düz olan sözcükler, diğer ünlüleri yuvarlak olduğu için küçük ünlü uyumuna uymaz; dolayısıyla bu sözcükler Türkçe değildir.

50 2. Bir sözcüğün ilk ünlüsü yuvarlaksa (o, ö, u, ü) diğer ünlüleri ya dar-yuvarlak (u, ü) ya da düz-geniş (a, e) olmalıdır: bodrum, komşu, ucuz, bölük, kömür, köprü, korkuluk, köpek, toprak,sopa,... gibi ilk ünlüsü yuvarlak, diğer ünlüleri dar-yuvarlak olan sözcükler küçük ünlü uyumuna uyar.

51 Bütçe, güneş, kumsal, gömlek, kulak, çörek, orman, koparmak, utanmak... gibi ilk ünlüsü yuvarlak, diğer ünlüleri düz-geniş olan sözcükler de küçük ünlü uyumuna uyar. tümör, müzik, döviz, kolon, doktor, hormon, şömine... gibi sözcükler küçük ünlü uyumuna uymaz.

52 UYARI Küçük ünlü uyumunda; bir sözcükteki her ünlü, kendisinden sonra gelecek ünlünün özelliğini belirler:

53 "öğrencilerimiz" sözcüğünün küçük ünlü uyumuna uyup uymadığını belirleyelim: Sözcüğün ilk ünlüsü "ö" olduğuna göre, bu ünlüden sonra ya düz-geniş, ya da dar- yuvarlak bir ünlünün gelmesi gerekir. Sözcüğe baktığımızda ikinci ünlünün "e" düz-geniş ünlü olduğunu görüyoruz. O halde sözcük, buraya kadar küçük ünlü uyumuna uymaktadır. "e", düz ünlü olduğuna göre, bu ünlüden sonra gelecek ünlülerin de düz olması gerekir: Sözcükteki diğer ünlüler de, sırasıyla, "i", "e", "i","i" düz ünlü olduklarına göre yukarıdaki "öğrencilerimiz" sözcüğü küçük ünlü uyumuna uygundur.

54 "sorular" sözcüğünü inceleyelim: Sözcükte sırasıyla "o", "u" ve "a" ünlüleri vardır. İlk ünlü "o" olduğunu göre, bu ünlüden sonra ya düz-geniş ya da dar-yuvarlak bir ünlünün gelmesi gerekir: "u" dar-yuvarlak ünlü gelmiş. "u" yuvarlak ünlüden sonra yine ya dar-yuvarlak ya da düz-geniş bir ünlünün gelmesi gerekir: "a" düz-geniş ünlü gelmiş. O halde yukarıdaki sözcük küçük ünlü uyumuna uygundur.

55 Küçük ünlü uyumunu bir sistem biçimine getirecek olursak; İlk ünlü İkinci ünlü Örnekler A, I A, I kapı, kırık, bıçak... E, İ E, İ çene, ipek, çelik... O, U A, U boru, çorba, uzak... Ö, Ü E, Ü köprü, büyük, yüce...

56 İlk ünlü İkinci ünlü Üçüncü ünlü A A ya da I A ya da I E E ya da İ E ya da İ I A ya da I A ya da I İ E ya da İ E ya da İ O U U ya da A O A A ya da I Ö Ü Ü ya da E Ö E E ya da İ U U U ya da A U A A ya da I Ü Ü Ü ya da E Ü E E ya da İ biçiminde olmalıdır.

57 “yerinde, yaralı, börekçi, karınca, kocaman, tehlike, koruma, sokağı, çevirme, horuldamak, serinlemek... “ gibi sözcükler küçük ünlü uyumu kuralına uyar.

58 “stadyum, solaryum, casusluk, falso, garson, hamut, kaburga, kanun, komando, komplo, konsol, konvoy, kordon, losyon, motor, pamuk, solo...” gibi sözcükler küçük ünlü uyumu kuralına uymaz.

59 ÜNSÜZ UYUMU: Ünsüz uyumu; sonu sert sessizle biten bir sözcüğün, sert sessizle başlayan ek alması; sonu yumuşak ünsüzle biten sözcüğün yumuşak ünsüzle başlayan ek almasıdır:

60 ÖRNEKLER: kitap, cilt, çelenk, ağaç... gibi sonu sert ünsüzle biten sözcüklere "-de, -ci, -den" gibi ekleri getirdiğimizde eklerdeki ünsüzler sertleşir: kitap-tan, cilt-çi, çelenk-te, ağaç-tan zaman, yağmur, oyun, ev, duy-... gibi sonu yumuşak ünsüzle biten sözcükler de yumuşak ünsüzle başlayan ek alır: zaman-da, yağmur-dan, oyun-cu, ev-de, duy-gu... gibi.

61 TÜRKÇE SÖZCÜKLERDEKİ DİĞER SES ÖZELLİKLERİ 1. Türkçe sözcüklerde uzun ünlü yoktur. İçinde "â, î, û" ünlüleri bulunduran sözcükler Türkçe değildir: hâlâ, celâl, ebedî, târûmâr...

62 2. "o,ö" sesleri Türkçe sözcüklerin yalnızca ilk hecesinde bulunur: orman, köprü, solgun... gibi. koro, doktor, balon, salon, vazo, rulo, argo... gibi sözcükler Türkçe değildir.

63 3. Türkçe sözcüklerde "j" sesi yoktur. "jandarma, jilet, abajur, jambon, bijon, bej... " gibi sözcükler Türkçe değildir.

64 4. Türkçe sözcüklerin başında "c, f, ğ, l, m, n, r, v, z" sesleri bulunmaz. "fısıltı, cıvıldamak, vızırtı" gibi tabiat taklidi olan sözcüklerin dışındakiler Türkçe değildir: can, fasıl, lamba, misket, ramazan, vize, zambak, nergis...

65 5. Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana bulunmaz: saat, vaat, kanaat, aile, şiir, şair... gibi sözcükler Türkçe değildir.

66 DENEME SINAVI (SES BİLGİSİ)

67 1. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangisinde bir ses yumuşaması yoktur? A.Babam, kardeşimin de ağzını aramış. B.Tatil biter bitmez ayağının tozuyla işe başladı. C.Akşama doğru keskin bir rüzgar ortalığı dağıttı. D.Dağlık alanda yollarını kaybettiler. E.Bu şehirde trafiğin gürültüsü de çekilmez oluyor.

68 2.Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangisinde ünlü düşmesi vardır? A.Hiç kimseyi incitmek istemez. B.Onun bu tavrını doğru bulmuyorum. C.İşlerini planlı yapmaya özen gösterir. D.Gazetenin dünkü baskısında da aynı haber vardı. E.Okul toplantısına annesiyle geldi.

69 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük ünsüz değişimine örnek olamaz? A.Bu habere kalbi dayanmadı. B.Sokağın köşesinde kazı yapıyorlar. C.Gömleğini ütülemeden giyme. D.Bu yaşta dağa çıkmak senin neyine. E.Bize gittiğin yerleri anlat bakalım.

70 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü düşmesine uğramış bir sözcük vardır? A.Her şiirin bir müzikal değeri vardır. B.Sınavda beşinci olmuş. C.Sizi bu kadar erken beklemiyorduk. D.Elimden tut, yoksa düşeceğim. E.Sizi dinleyecek sabrım kalmadı.

71 5. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisinde bir ses olayı vardır? A.Dizleri yine ağrımaya başladı. B.Bu notları yazıcıdan çıkartabilirsin. C.Paranı kaybetmene kimse sevinmiyor. D.Alınacak malzemelerin listesini okuldan verdiler. E.Devamsızlık yapmamak konusunda hassas olmalısın.

72 6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde ulama yapılabilir? A.Bekliyorum seni bir kış günü B.Gözlerim kapıda, aklım sende C.Kar yağıyor, ümitlerimin üstüne D.Yollar kapanmaz gönlümde E.Bir kardelen gibi açar yine

73 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşamasına bir örnek vardır? A.Her sabah, yeni bir başlangıçtır. B.Bu dille tanımışım ben hem sevinci hem gamı C.Bir damlacık su ver yanan gönlümüze D.Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden E.Yollarda ararım seni

74 8. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangisinde bir ses olayı vardır? A) Değişik insanlarla tanışmaya can atar. B) Kitapların hepsini sen mi taşıdın? C) Bahçedeki kulübeyi biz yapmıştık. D) Bu kadar güzel bir yerden ayrılmak istemiyorum. E) Elektrikler filmin en heyecanlı yerinde kesildi.

75 9. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangisinde bir ses olayı yoktur? A.Turizm olayının salt yaz aylarına özgü güneş, deniz, kum etkinlikleri olduğunu kabul etmemeliyiz. B.Özellikle ülkemizin üzerinde bulunduğu coğrafya, dünyanın en eski uygarlıklarına ev sahipliği yapmıştır. C.Gün yüzüne çıkardığımız kültürel zenginliklerimiz göz kamaştırmaktadır. D.Bu bağlamda turizm ile kültür, birbirinin ikiz kardeşidir. E.Kültürel değerlerimizin ön plana çıkarılacağı pazarlama stratejileri, ülkemize dört mevsim turist misafir etme olanağı sağlayacaktır.

76 10. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangisinde herhangi bir ses olayı yoktur? A.Turizm endüstrisi ülke gündemimizde de önemli bir yer tutmaktadır. B.Turizmin ülke ekonomisine yarattığı kaynak artmaktadır. C.Turizm, farklı sosyal ve kültürel yapıya sahip toplumlar arasında etkileşimi sağlamaktadır. D.Toplumlar arası etkileşimlerin olumlu yönde gerçekleşmesi insanların eğitimine bağlıdır. E.Unutulmamalıdır ki turizm, hizmet endüstrisidir ve tamamıyla insan gücüne dayanır.

77 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ses yumuşamasına uğramış bir sözcük yoktur? A.Kitapların aydınlığında gitmiştim deniz aşırı ülkelere B.Çocuklar, hep bir ağızdan öğretmenlerini selamladı. C.Canım sıkılınca bir kağıda çizgiler çizmeye başlarım. D.Annesi çocuğu kucaklayıp karşı kaldırıma geçirdi. E.Koridorun bir ucundan diğer ucuna kadar koştu.

78 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü düşmesine uğramış bir sözcük vardır? A.Sanatçılar, sözleri ve yazılarıyla dile değer kazandırır. B.Sözcüklerin anlamlarını ve kullanımlarını zenginleştirirler. C.Sözcükleri kılıktan kılığa sokar, başka bir şekle büründürürler. D.Günlük hayatımızdaki sıradan sözler bile, bir sanat yapıtı oluverir. E.Bayağı anlatımlar bile, yeri gelir, bizi etkiler.

79 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aldığı ekle ünsüz yumuşamasına uğramış bir sözcük vardır? A.Dostluk ve aşk rastlantılara ve başkalarına bağlıdır. B.Biri aramakla bulunmaz, diğeri yaşla birlikte gider. C.Kitaplarla kurulan ilişki daha sağlam, daha zengindir. D.Yaşlılıkta ve yalnızlıkta da bizi avutur. E.Üzüntülerimizi anlar, bizi hemen kendilerine çekerler.

80 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşamasına uğramış bir sözcük vardır? A.Kültürel miras turizmin en önemli kaynaklarındandır. B.Kültürel mirasın korunması ve bu mirasın kullanılmasında turizm bir amaç olmalıdır. C.Düzenlenecek festivallerin hem sanata hem de turizme katkısı tartışılmaz. D.Bu organizasyonlara özel sektörün yanında devletin de katılması gerekir. E.Kültürel mirasa sahip çıkmak kimliğimize sahip çıkmakla eş anlamlıdır.

81 15. Aşağıdaki dizelerde altı çizili sözcüklerin hangisinde sert ünsüz benzeşmesine uğramış bir sözcük vardır? A.Bir gün batımında yine sürüklendim kıyılara B.Deniz kıyısında, eskimiş bir balıkçı kahvesinde C.Masamın üstünde kurumuş gül goncası D.Gül olmadan koparılmış dalından E.Kendini bülbüle sunmak için hazırlanırken

82 CEVAP ANAHTARI (SES BİLGİSİ) 1-A 2-B 3-D 4-E 5-C 6-C 7-B 8-A 9-D 10-D 11-B 12-C 13-B 14-E 15-B


"DİL, SES VE SES OLAYLARI. DİL NEDİR? (Zaman, bazılarının düşündüğü gibi saatlere bölünmüş sabit bir yapı değildir.) Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları