Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

EDEBİYAT BİLGİLERİ İŞLEYECEĞİMİZ KONULAR; Nesir(Düz Yazı) Bilgisi Şiir Bilgisi Edebi Sanatlar Yazarlar ve Eserleri.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "EDEBİYAT BİLGİLERİ İŞLEYECEĞİMİZ KONULAR; Nesir(Düz Yazı) Bilgisi Şiir Bilgisi Edebi Sanatlar Yazarlar ve Eserleri."— Sunum transkripti:

1

2

3 EDEBİYAT BİLGİLERİ İŞLEYECEĞİMİZ KONULAR; Nesir(Düz Yazı) Bilgisi Şiir Bilgisi Edebi Sanatlar Yazarlar ve Eserleri

4

5 1)Söylev(nutuk):Dinleyicilere belli bir fikri,bir duyguyu aşılamak için söylenen uzunca sözlere denir.Edebiyatımızda sözlü ifade tarzına dayanan bir türdür. 2)Konferans:Bilim iddiası taşıyan konuşma;bilginlerin,fen adamlarının bir konu hakkında derin bilgisi,görüşleri olan kimselerin özel toplantılarda,radyoda bilgilerini açıklamak için söylenen sözlerdir. 3)Tartışma:Bir konu üzerinde karşılıklı olarak olumlu ve olumsuz olarak fikir savunma haline denir. 4)Açık oturum:Geniş halk kitlelerini ilgilendiren konuların,yine bu kitlelere o sahanın uzmanı kişilerce bir toplantı salonunda anlatılan etkinliktir. 5)Panel:Bir konunun sohbet havası içinde birkaç kişi ile tartışılması.

6 6)Mektup:Birbirlerinden uzak kişilerin haberleşmek amacı taşıyan yazı türüdür. 7)Röportaj:Bir gazetecinin bir yerleri gezerek yazdığı gazete yazıları. 8)Günlük:Bir kişinin yaşamı boyunca günü gününe yazdığı yazılara denir. 9)Anı:yaşanmış olayları duyurmak için yazılan yazı türüne denir. 10)Gezi yazısı:Gezilip görülen yerler hakkında izlenimlerin anlatıldığı yazılara denir.

7 11)Biyografi:Ün bırakmış kişilerin tanıtmak amacıyla yazılan yazılara denir. 12)Otobiyografi:Bir insanın,kendi hayatını kendisinin yazdığı eserlere denir. 13)Monografi:Bir kimsenin hayatını,eserlerini geniş olarak inceleyen denir. 14) Fabl:Hayvanların ve bitkilerin konuşturulduğu bir masal türü. 15)Masal:Olağan üstü kişilerin başından geçen,yer ve zaman kavramı olmayan düşünsel öykülerdir.

8 16)Fıkra:Bir yazarın bir konu üzerindeki düşüncelerini kanıtlama gereği duymadan açıklaması. 17)Makale:Herhangi bir konuda bilgi vermek için yazılan yazılardır. 18)Sohbet:Yazar kişisel görüşlerini söyleşi sıcaklığında anlatır. 19)Deneme:Bir yazarın herhangi bir konu üzerinde görüşlerini iddiasız bir şekilde anlattığı yazılar.

9 20)Eleştiri:Bir sanatçının gerçek değerini belirlemek amacıyla yapılan incelemelere denir. 21)Hikaye:Olmuş veya olabilecek olayların yer ve zamana bağlı olarak yazılan yazılar. 22)Roman:İnsanların başından geçmiş veya geçmesi mümkün olayların detaylı biçimde anlatılması. 23)Tiyatro:Dram,komedi,trajedi gibi sahnede oynanmak üzere yazılmış edebiyat türüdür.

10

11 TÜRK Şİİ R İ N İ N B İ Ç İ M ÖZELL İ KLER İ Nazım (Manzume): Dizelerin alt alta sıralanışı ile oluşan belli bir uyak ve şekil ile yazılan yazılardır. Dize (Mısra):Manzumelerdeki (şiirlerdeki) her satıra dize (mısra) denir. Beyit: Manzumelerde (şiirlerde) iki mısradan (dizeden) oluşan bölümlere denir. Kıta: Manzumelerde ikiden fazla mısradan (dizeden)oluşan bölümlere denir.

12 Uyak (Kafiye):Dize (mısra) sonlarındaki ses benzerliklerine denir. Redif: Kafiyelerden sonra yer alır.Yazılışları,okunuşları,anlamları,görevleri aynı ek ya da kelimelere redif denir. Ölçü: Manzumelerdeki (şiirlerdeki) mısraların hece sayısıdır.Ölçüsü (hece sayısı)eşit olmayan mısralardan oluşan şiirlere SERBEST ŞİİR denir. Örnek: Do la nı do la nı ge lir 8 hece var Ö lüm ya va ş ca ya vaş ca 8 hece var

13 Not:Mısra sonlarında ilk önce redif var mı diye bakılır, eğer varsa ondan sonraki seslerde kafiye aranır ; mısra sonunda redif yoksa o zaman sadece kafiyeye bakılır. Örnek: Ey kökleri hududa bağlayan yaslı yollar Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar Bu renkli ve altı çizili kelime ve ekler anlam ve görevleri aynı olduğu için rediftir.

14 KAFiYE (UYAK) TÜRLERi 1-Yarım Uyak (Kafiye) :Mısra sonlarındaki ses benzerliği bir sesten meydana geliyorsa YARIM KAFİYEDİR. Örnek: Üstümüzden gelen boran kış gibi Şahin pençesinde yavru kuş gibi Seher sabahında rüya düş gibi Çağı r ta bağırta aldı dert beni ‘gibi’ sözcüğü dörtlüğün ilk 3 mısraında yazılışları aynı,okunuşları aynı,görevleri aynı olduğundan REDİFTİR.Rediften önce gelen ses benzerlikleri olan ‘-ş’ sesler i YARIM KAFİYEDİR.

15 2- Tam Uyak (Kafiye) : Kafiyeli mısra sonlarında bulunan iki ses benzeşmesine TAM KAFİYE denir. Örnek: On atlıya karar verdim yaşını Yenice sevdaya salmış başını El yanında yakar gider kaşını Tenhalarda gülüşünü sevdiğim ‘-ını’ ekleri yazılışları ve görevleri aynı ekler olduğu için REDİFTİR. ‘-aş’ sesleri her 3 mısrada da benzeştiğinden TAM KAFİYEDİR.

16 3-Zengin Uyak (kafiye) : Mısra sonlarındaki kafiyeli sözcükler arasında iki ses benzeşiyorsa ZENGİN KAFİYEDİR. Örnek: Miskin Yunus biçareyim Baştan ayağa yareyim Dost ilinden avareyim Gel gör beni aşk neyledi ‘-yim’ eklerinin görevleri aynı olduğu için REDİFTİR. ‘-a,-r,-e’ sesleri her üç mısrada benzeştiği için ZENGİN KAFİYEDİR.

17 5-Cinaslı Uyak (Kafiye) : Yazılışları aynı,okunuşları aynı,anlamları farklı kelimeler cinaslı kafiyeyi oluşturur. Örnek: Kendin çöz kendin tara Değmesin el başına Ben yarime kavuştum Darısı el başına “El başına” kelimelerinin yazılışları ve okunuşları aynı olduğu için el başına kelimeleri CİNASLI KAFİYEDİR.

18 KAFİYE(UYAK) ŞEMASI Düz Kafiye(Uyak): Dizelerin ikişerli kafiye oluşturmasıdır. aa/bb/cc ya da aaaa/bbba...biçiminde olur. Örnek: Kamu hacatımıza eyle kabul -a Ol saadet hakkı kim buldu Resul -a İşbu kan-i şehd ki şirindir dadı -b Bil vesiletü'n-necat aldı adı -b

19 Çapraz Kafiye(Uyak):Çoğunlukla halk şiirinde görülen kafiye düzenidir. abab/cdcd/efef...biçiminde dizilir. Örnek: Ne hasta bekler sabahı -a Ne tazeye ölüyü mezar -b Ne de şeytan bir günahı -a Seni beklediğim kadar -b

20 Sarma Kafiye(Uyak): abba/cddc/effe...şeklinde dizilir. Örnek: Ey sevgi dalımda çiçek açan tomurcuk -a Kanımın akışını yenileştiren damar -b Gül rengi ışıkları sevgi dolu akşamlar -b İçime yeni bir fecr gibi dolan çocuk. -a

21 KONULARINA GÖRE ŞİİR TÜRLERİ Bir şiiri anlamlı olarak okuyabilmek için vurgu ve tonlamalara dikkat etmek gerekir. Vurgu ve tonlamalara dikkat edilerek okunan bir şiir etkili olur. Ancak bir şiiri güzel okuyabilmek için o şiirin hangi tür şiire girdiğini de bilmek gerekir. Konularına göre şiir türleri aşağıdaki gibidir: 1. LİRİK ŞİİR: İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Her ulusun ilk şairleri yapıtlarını saz eşliğinde söylerlerdi. “Lir” de telli bir saz olduğu için, sonraları içe doğan türlü duyguları anlatan şiirlere LİRİK denmiştir.

22 ÇOCUKLU Ğ UM Uzakta kalan bahçeler, O sabahlar, o geceler, Gelmez günler çocukluğum. Çocukluğum, çocukluğum... Gözümde tüten memleket, Artık bana sonsuz hasret, Sonsuz keder çocukluğum. Çocukluğum, çocukluğum... Bir çekmecede unutulmuş, Senelerle rengi solmuş, Bir tek resim çocukluğum. (Ziyan Osman SABA)

23 2. PASTORAL ŞİİR: Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban yaşamını ve bunlara karşı duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür. Pastoral sözcüğü “çobanlara ilişkin” demektir. KAR YAĞMIŞ Bu gece yine kar yağmış, ne güzel! Bembeyaz oluvermiş bahçeler yollar. Sanki yerlere serilmiş bulutlar, Bir gecede ihtiyarlamış heykel. Ne olmuş, çiçek mi açmış ağaçlar? Nereye gitmiş bu kadar hayvan? Bu ne göz alan beyazlık böyle, Basmaya kıyamıyor insan...(Şükrü Enis REGÜ)

24 3. DİDAKTİK ŞİİR: Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlaki bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan şiir türüdür. Manzum hikayeler ve fabllar bu türe girer. DİNLE VATANDAŞ Kulak ver sözüme, dinle vatandaş Uyma lâklak edip gülüşenlere. Seni meşgul eder, işinden eğler, Karışır tembel perişanlara. Adım at ileri, geriye bakma, Bir sağlam iş tut da elden bırakma, Saçma sapan sözler hep delip takma Allah’ın yardımı çalışanlara. (Âşık Veysel)

25 4. EPİK ŞİİR: Konusu savaş, kahramanlık, yiğitlik olan ya da tarihsel bir olayı coşkulu bir anlatımla işleyen şiirlere denir. ZAFER TÜRKÜSÜ Yaşamaz ölümü göze almayan, Zafer, göz yummadan koşana gider. Bayrağına kanının alı çalmayan, Gözyaşı boşana boşana gider! Kazanmak istersen sen de zaferi, Gürleyen sesinle doldur gökleri, Zafer dedikleri kahraman peri, Susandan kaçar da koşana gider. Bu yolda herkes bilir, ey delikanlı, Diriler şerefli, ölüler şanlı! Yurt için dövüşen başı dumanlı, Her zaman bu şandan o şana gider. (Faruk Nafiz ÇAMLIBEL)

26 5. SATİRİK ŞİİR: Kişilerin ve toplumun aksak yanlarını hicveden, yergileyen şiir türüne denir. KUYRUKLU ŞİİR Uyuşamayız, yollarımız ayrı; Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi; Senin yiyeceğin kalaylı kapta; Benimki arslan ağzında, Sen aşk rüyası görürsün, bense kemik. Ama seninki de kolay değil kardeşim, Kolay değil hani, Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü. (Orhan Veli KANIK)

27 6. DRAMATİK ŞİİR: Toplumdaki acıklı olayları dile getiren şiir türüne denir. GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ Salâ verilirken kalktık kahveden, Kızın babası yanımızda, boyu uzun, Zayıf, ağzı mırıltılar. On köylü, iki subay, bir tezkereci er, Sıralandık ahşap mescidin avlusunda, Aldık cenazeyi sarsmandan, iğreti Ve hafif, gözlerimiz yerde, Kayıp bir tayın izini süreriz sanki.... (Melih Cevdet ANDAY)

28

29 1)Mecazı Mürsel (Ad aktarması):Bir sözcüğün,benzetme amacı gütmeden,doğrudan doruya başka bir kelimenin yerine kullanılması sanatıdır. Örnek: -Vapur Beşiktaş’a yanaştı. Vapur Beşiktaş’a yanaşmaz,Beşiktaş’ın iskelesine yanaşır.Yani Beşiktaş sözünde mecazı mürsel vardır. -Sobayı yakar mısın? -Ayaklarını çıkar da gel.

30 2)Teşbih(Benzetme):Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında türlü yönlerden ilgi bulunan iki şey nesne arasında benzerlik kurma sanatıdır. Örnek:Selim,aslan gibi kuvvetli bir çocuktur. Selim kuvvetlilik yönüyle aslana benzetilmiş.Selim benzeyen,aslan da kendisine benzetilendir. 3)Teşhis(Kişileştirme):İnsan dışındaki varlıklara insan özelliği verme sanatına denir. Örnek:Karşı dağda salkım salkım olan bulut, Saçın çözüp benim için yaşın yaşın ağlar mısın? Beyitte bulutlara “ağlar mısın”?diye soruluyor ancak ağlamak insana özgü bir davranıştır.Yani burda teşhis vardır.

31 4)İntak(Konuşturma):Konuşma özelliği olmayan varlıklara konuşturma,onların ağzından söz söyleme sanatına denir. 5)Mübalağa(Abartma):Bir sözün etkisini güçlendirmek amacıyla bir şeyi olmayacağı biçimde anlatma sanatına denir. Örnek:Bir ah çeksem karşı ki dağlar yıkılır. İnsanın “ah” çekmesiyle dağ yıkılmaz.Şair burda mübalağa kullanarak üzüntüsünün büyüklüğünü anlatıyor.

32

33 Ahmet Haşim, Şair Ahmet Haşim, Bağdat'ta doğdu. 12 yaşındayken annesinin ölümü üzerin İstanbul'a geldi. Öğrenimine Galatasaray Lisesi'nde başladı. Liseyi bitirdikten sonra devlet hizmetine girdi, l. Dünya Savaşı boyunca dört yıl subaylık yaptı yılında Güzel Sanatlar Akademisi'nde estetik Öğretmenliğine atandı. Düyun-u Umumiye'de ve Osmanlı Bankasında görev yaptı, Akşam gazetesinde fıkra yazarlığını sürdürdü. Eserleri: Gurabahane-i Laklakan, Frankfurt Seyahatnamesi,

34 İlk şiir çalışmalarının ardından Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. Daha sonra şiirlerini Servet-i Fünun dergisine vermeye başladı, Ardından Dergah dergisi çevresine girdi yılında Göl Saatleri adlı ünlü kitabım yayımladı, Ardından Piyale adlı şiir kitabı açıklayıcı bir Önsözle 1926'da basıldı. Cumhuriyet döneminin ilk şairlerinden olan Ahmet Haşim, şiir anlayışı olarak Sembolizmi benimsedi. Bazı yazıları şairin ölümünden sonra Mehmet Kaplan ve Orhan Saik Gökyay tarafından derlenip yayımlandı.

35 Ahmet Hamdi Tanpınar, Cumhuriyet dönemi şair ve yazarlarından. Ahmet Hamdi Tanpınar İstanbul' da doğdu. Yüksek öğrenimini İÜ Edebiyat Fakültesi'nde tamamladı. Lise ve yüksek okullarda dersler verdi ve ardından Edebiyat Fakültesi'nde yeni Türk Edebiyatı profesörü oldu (1939) döneminde milletvekili seçildi. İlk şiiri 1920 yılında yayımlandı. şiirlerinde zaman kavramı İle duygusal heyecanları işledi. Romanları ve hikayelerinde de buna paralel duyguları ele aldı. Bilinç altında, geçmişin mutlu günlerini özlemle arayışı işledi.

36 Huzur adlı romanı sahneye uyarlandı ve İstanbul Belediyesi şehir Tiyatroları tarafından oynandı. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bütün mektupları Zeynep Kerman tarafından derlendi. (1974). Üniversite öğretim üyesi olarak edebiyat tarihi çalışmalarına hız verdi. Edebiyat tarihimizin olduğu kadar, yakın tarihimizin fikir hareketlerini yorumladı.

37 Eserleri: Beş Şehir, Bütün Şiirleri, Edebiyat Dersleri, Edebiyat Üzerine Makaleler, Hikayeler, Yaz Yağmuru, Abdullah Efendinin Rüyaları, Huzur, Mahur Beste, İki Ateş Arasında, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Sahnenin Dışındakiler, Şiirler, Tanpınar'ın Mektupları, Yahya Kemal, Yaşadığım Gibi, Aydaki Kadın, 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi,

38 Kır Cahit Sıtkı Tarancı, Cumhuriyet dönemi şairlerinden.Cahit Sıtkı Tarancı Diyarbakır' da doğdu. İlk ve orta Öğrenimini Saint Joseph ve Galatasaray Lisesi'nde tamamladı. Mülkiye Mektebi ile Paris Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde okurken II. Dünya Savaşı'nın çıkması nedeniyle yurda döndü. Silah altına alındı. Ardından Anadolu Ajansı’nda, Toprak Mahsulleri Ofisi'nde ve Çalışma Bakanlığı'nda çalıştı.

39 İlk şiirleri 1930 yılı içinde Muhit ile Servet-i Fünun dergilerinde çıktı. Bu şiirlerindeki temiz dili, özgün buluşlarıyla dikkati çekti. Bir yandan Ahmet Hamdı Tanpınar ve Necip Fazıl Kısakürek'in şiir çizgisine özendi. Ancak getirdiği yeni duyarlıklarla İlk dönem şiirlerin! kısa sürede aştı, Modern Fransız şiirinden de etkilendi.Ünlü Otuz Beş Yaş adlı şiiriyle CHP şiir Yarışması'nda birincilik ödülü kazandı. Eserleri: Otuz Beş Yaş, Yazılar Makaleler, Konuşmalar, Yanıtlar, Ömrümde Sükût, Düşten Güzel, Sonrası, Ziya'ya Mektuplar, Saz, Bütün Şiirleri,

40 Fuzulî, yüzyıl Divan şair Kerbela ve Bağdat gibi,Irak topraklarında zorlu bir ömür geçiren Fuzulî'nin hayatına ilişkin başka ayrıntılara henüz sahip değiliz. Türkmen aşiretlerinden payat boyundan olduğu belirtilmektedir.Şah ismail şiirlerini ünmüş ve bağlılığını bildirmiştir. Ardından saray tarafından maaşa bağlanmıştır. şikayetname adlı eserine bu maaışn aksamasın! dile getirmiştir.Arapça ve Farsça bilen Fuzuli, bu dillerdeki edebiyatları kısa sürede incelemiştir. Ayrıca din alanında tefsir, hadis, hikmet konularıyla da ilgilenmiş, mantık ile matematik üzerine kitapları okuma fırsatım elde etmiştir.

41 Şiirlerinde din dışı öğelere de yer veren Fuzulî, "aşk" üzerine yazdığı binlerce beyitle kendini kabul ettiren bir şair olmuştur. Tekke ve Divan şairleri kadar halk şiirinin izleyicileri de onun deyişlerinden yararlanmışlardır. Eserleri: Fuzulî Divanı, Türkçe Divan, Farsça Divan, Leyla ile Mecnun, Beng ü Bade, Rind ü Zahid, Sıhhat u Maraz, Enis-ül Kalb, Terceme-i Hadis-i Erbain, Şikayetname, Sohbet-ül Esmer,

42 Fazıl Hüsnü Dağlarca, Günümüz şairlerinden Fazıl Hüsnü Dağlarca İstanbul'da doğdu. Öğrenimim askeri okullarda tamamladı. Subay olarak orduya katıldı (1935). Kendi isteğiyle askerlik mesleğinden 1950'de ayrıldı. Çeşitli devlet memurluklarında görev aldı. Çalışma Bakanlığı'na bağlı olarak iş müfettişiyken emekli oldu (1960). İstanbul Aksaray'da Kitap Kitabevi'ni kurdu. Burada Türkçe adlı bir dergi çıkardı ve Kitap Yayınevini yönetti. Edebiyata öğrencilik ve subaylık yıllarında başladı. Yazdığı şiirler çeşitli dergilerde yer aldı. Fazıl Hüsnü Dağlarca, şair olarak adım Varlık dergisinde çıkan şiirleriyle duyurdu. Varlık dergisinin ardından sırasıyla Kültür Haftası,

43 Yücel, Aile, Yeditepe, Türk Dili, Yenilik, Ataç, Türk Yurdu, Yön dergilerinde de şiir yayımlamayı sürdürdü. Fazıl Hüsnü Dağlarca, oluşturduğu şiirsel dünyayla Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin yeni bir sese kavuşmasını sağladı. Tarihsel övünç kaynağımız olan başta Kurtuluş Savaşı olmak üzere, İstanbul'un Fethi, Çanakkale Savaşı gibi konuları da şiirleştirdi. Bunlar arasında Çanakkale Destanı, Üç şehitler Destanı sayılabilir. Dağlarca'nın bütün şiirleri 13 cilt halinde yayımlandı. Bu dizinin yeni basımları da yapılmaktadır.

44 ABD'nin Pittsburg kentinde Uluslararası şiir Forumu'nda, Struga şiir Festivali’nde Altın Çelenk Ödülleri aldı. TMTF tarafından verilen şiir ödülünü kazandı. Eserleri: Arka üstü Uçsuz Bucaksız Yaşama, Aylam, Balina île Mandalina, Çanakkale Destanı, Dildeki Bilgisayar, Dört Kanatlı Kuş, Göz Masalı, Horoz, İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler, O 1923, Uzaklarla Giyinmek, Üç Şehitler Destanı, Yaramaz Sözcükler, Yazıları Seven Ayı, Yeryüzü Çocukları, Yanık Çocuklar Koçaklaması, Kaçan Uykular Ülkesi, Asu, Başparmak, Batı Acısı, Akdeniz, Aç Yazı, Bitkiler Okulu, Cin ile Cincik, Cincik, Çocuk ve Allah,

45 Halide Edip Adıvar, Ocak 1964 İstanbul'da doğan Halide Edip Adıvar, Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ni bitirdi yılında matematikçi Salih Zeki Bey'le evlendi. Bir süre sonra eşinden ayrılıp öğretmenlik yaptı. Türk Ocağı'nda görev aldı. Ziya Gökalp, Fuat Köprülü, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Mehmet Emin Yurdakul ile birlikte çalıştı.Lübnan ve şam'da Kız Okulları Genel Müdürlüğü’nü sürdürürken Doktor Adnan Bey ile evlendi.Yunanlıların İzmir'i işgal etmeleri üzerine Sultanahmet Mitingi'nde ünlü konuşmasını yaptı. Ardından eşiyle birlikte Ankara'ya geçerek Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'ne katıldı.Terakkiperver Fırkası’nın kapatılmasının ardından eşiyle birlikte yurtdışına çıktı.

46 Yurda dönüşünde İ.Ü. Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev aldı (1940).Eserlerinde, Kurtuluş Savaşı'nın zorlu yılları ve 20. yüzyılın başlarında kadın-erkek-aile sorunları psikolojik tahlillerle konu edilmiştir. Bütün eserleri Özgür Yayınevi tarafından basılmaktadır. Eserleri: Harap Mabetler,Dağa Çıkan Kurt,Seviye Tali,Raik'in Annesi,Handan,Yeni Turan,Son Eseri,Mev’ut Hüküm,Ateşten Gömlek,Kalp Ağrısı,Vurun Kahpeye,Zeyno'nun Oğlu, Sinekli Bakkal,Yolpalas Cinayeti,Sonsuz Panayır,Döner Ayna,Akile Hanım sokağı, Türkün Ateşle İmtihanı,Mor Salkımlı Ev,

47 Memduh Şevket Esendal, yüzyıl hikaye ve romancılarımızdan. Esendal Çorlu'da doğdu. Öğrenimim tamamlayamadı. Okuma ve yazmayı kendi kendine öğrendi. Bir süre ailesiyle birlikte çiftlik işlerinde çalıştı, ardından İttihat ve Terakki Fırkası’na girdi. l. Dünya Savaşı sırasında Anadolu'da bulunuyordu. İstanbul'a dönmeyerek Kurtuluş Savaşma katıldı yılında Ankara Hükümetinin Azerbaycan elçisi oldu. Ardından Tahran Elçiliği ( ), Elazığ milletvekilliği ( ), Kabil ve Moskova elçilikleri ve CHP Genel Sekreterliği yaptı.Yazılarım Sanat ve Edebiyat. Ulus, Seçilmiş Hikayeler, Türk Dili dergilerinde yayımladı.

48 Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıyla CHP Armağanı'nı (1945) kazandı. Esendal, edebiyatımıza rahat ve yalın bir anlatım kazandırdı. Hikayeciliğimiz, Esendal’ın derin gözlem gücüyle önemli bir asamaya ulaşmıştır. Eserleri: Ayaşlı İle Kiracıları, Bir Kucak Çiçek, Bizim Nesibe, Gödeli Mehmet, Gönül Kaçanı Kovalar, Güllüce Bağları Yolunda, Hava Parası, İhtiyar Çilingir, Kelepir, Kızıma Mektuplar, Mendil Altında, Miras, Otlakçı, Sahan Külbastısı, Tahran Anıları ve Düşsel Yazılar, Vassaf Bey, Veysel Çavuş,

49 Namık Kemal, Tanzimat dönemi şairlerinden. Namık Kemal Tekirdağ'da doğdu. Dedesi Abdüllatif Paşa ile Anadolu'nun birçok yöresini gezdi. Özel eğitim alarak yetişti. Tercüme Kalemi'ne girdi (1863). Dönemin aydınlarıyla burada tanıştı. Tas-vir-i Efkar gazetesine fikir yazılan yazdı. Gazetenin sahibi şinasi'nin Paris'e gitmesi nedeniyle yönetimi Namık Kemal üstlendi (1865). Yeni Osmanlılar Cemi-yeti'nin baskıcı yönetime karşı düşüncelerini paylaşıyordu. Bu nedenle baskılara dayanamayarak Ziya Paşa ile birlikte Avrupa'ya gitti. Londra'da Hürriyet (1868) gazetesin!, yurda dönüşünde ise İbret (1870) gazetesin! çıkardı.Vatan Yahut Silistre adıyla yazdığı oyunu Gedikpaşa Tiyatrosu'nda oynanınca,

50 büyük ilgi uyandırdı. Bu durum Sarayı kuşkulandırdı ve Namık Kemal Kıbrıs'a sürüldü (1873). Bir süre sonra İstanbul’a döndü, ancak II. Abdülhamit yönetimi onu İstanbul'da tutmadı. Midilli, Rodos, Sakız adalarına gönderildi. Büyük vatan şairi Namık Kemal, hürriyet mücadelesi yolunda hayatım bile ortaya koyan bir fedakarlıkla Çitişti. Divan edebiyatı örneklerinin halkla bütünleşemediği düşüncesiyle, Arapça. Parsça tamlamalardan arınmış bir edebiyatı oluşturmak istemiştir. Şiir, tiyatro, roman ve eleştiri dallarında eserler verdi.

51 Namık Kemal'in eserleri Mustafa Nihat Ozon, Fazıl Yenisey, Kenan Akyaz, Reşat Nuri Güntekin, Hakkı Tank Us, Fuat Köprülü ve Necmettin Halil Onan tarafından yeni harflere aktarıldı. şiirleri Sadettin Nüzhet Ergun tarafından derlendi (1933), mektupları ise Fevziye Abdullah Tansel tarafından yayımlandı (1967). Eserleri: Cezmi, İntibah, Vatan Yahut Silistre, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Celalettin Harzemşah, Osmanlı Tarihi, Talim-i Edebiyat,

52 Orhan Veli Kanık, Kasım 1950 Cumhuriyet dönemi şairlerinden. Orhan Veli Kanık İstanbul'da doğdu. Ankara'da başladığı öğrenimini İstanbul'da sürdürdü yılına kadar öğrenim gördü. PTT Genel Müdürlüğü'nde, Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda çalıştı. Buradan da ayrılarak kendini bütünüyle şiir yazmaya adadı. şiirleri Varlık dergisinde çıkmaya başladı. Bu ilk dönem şiirleri biçim açısından ölçülü, içerik açısından ise ilk gençlik duyarlıklarına yönelmiştir. Orhan Veli Kanık, şiirini daha sonra farklı bir anlayışa yöneltti. Üç-beş mısralık eğlenceli, ironik şiirler yazdı. Ocak 1949'da Yaprak dergisini çıkarmaya başladı. Bu dergiyi 28 sayı yayımladı.

53 Şair arkadaşları Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat ile birlikte Garip adlı ortak bir şiir kitabı çıkardı. Bu kitabın önsözünü hazırlayan Orhan Veli Kanık, burada şiir anlayışım da temellendirdi. şiirde Garip Akımı, böyle doğdu. Türk şiirinin kuşaklar arası tartışmalarında önemli bir yer tutan bu akım, 1950'lerden sonra üstünlüğü İkinci Yeni'ye bıraktı. Eserleri: Bütün Yazıları, Çeviri Şiirler, La Fontaine'in Masalları Nasrettin Hoca Hikayeleri, Sakın Şaşırma, Orhan Veli, Bütün Şiirleri, Seçme Şiirler,

54 Ömer Seyfettin, yüzyıl hikayecilerimizden.Ömer Seyfettin Gönen'de doğdu. HarpOkulu'nu bitirince subay olarak İzmir ve Rumeli'ye atandı. Daha sonra askerlikten ayrılıp Selanik'e yerleşti.Selanik'te edebiyata ilgi duydu ve kısa hikayeler yazmaya başladı. Bunları Genç Kalemler dergisinde bastırdı.Balkan Savaşı'nın ardından öğretmen olarak İstanbul Kabataş Lisesi'ne geldi.Yazılarında Servet-i Fünun döneminin edebiyatına ve dil anlayışına karşı çıkarak Yeni Lisan hareketim' başlattı. Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntem île birlikte milli edebiyat akımının temellerini attı.

55 Temiz ve sade bir dille kaleme aldığı hikayeleriyle Ömer Seyfettin Türk ulusuna öz dilinin tadım yeniden duyumsattı. Ömer Seyfettin, eserleriyle dilde başlattığı hareketle ulusal kurtuluş mücadelemizin habercisi dibidir.

56 Eserleri: Ant, Falaka, Kaşağı, Aleko Bir Çocuk, Asilzadeler, Aşk Dalgası, Bahar ve Kelebekler, İlk Düşen Ak, Başını Vermeyen Şehit, Beyaz Lale, Zamane Yiğitleri, Yeni Kahramanlar, Bomba, Büyücü, Dalga, Dil Konusunda Yazılar, Diyet, Efruz Bey, Ferman, Forsa, Gizli Mabet, Harem, İlk Namaz, Keramet, Kurbağa Duası ve Seçilmiş Öyküler, Kütük, Mahçupluk İmtihanı, Müjde, Namus, Pembe İncili Kaftan, Yüksek Ökçeler, Yalnız Efe, Doğduğum Yer, Dil Konusunda Yazılar, Sanat ve Edebiyat Yazıları, Olup Bitenler, Türklük- Türkçecilik,

57 Peyami Safa, yüzyıl romancı ve yazarlarımızdan. Peyami Safa İstanbul'da doğdu.Şair İsmail Safa'nın oğludur.Peyami Safa'nın düzenli bir öğrenim hayatı olmadı.Kendi kendini yetiştirdi ve l. Dünya Savaşı sırasında öğretmenlik yaptı.Bu görevinden sonra Yirminci Asır adlı gazeteyi Çıkardı. Ardından Küftür Haftası,Türk Düşüncesi adlı dergileri yayma soktu.Daha sonra günlük gazetelerde fıkra yazarlığına başladı.Cumhuriyetle Milliyet gazetelerinden sonra Son Havadis gazetesine geçti.Server Bedi takma adıyla birçok yazı kaleme aldı ve romanlar yazdı. Bunların bir bölümü filme çekildi. Çeşitli yazıları Objektif başlığı altında 8 cilt halinde yayımlandı (1990).

58 20. Asır, Avrupa ve Biz, Bir Akşamdı, Bir Tereddüdün, Din İnkılap İrtica, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih Harbiye, Kavga Yazıları, Mahşer, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu, Osmanlıca-Türkçe Uydurmaca, Sanat Edebiyat Tenkit, Sosyalizm Marksizm Komünizm, Peyami Safa, eserlerinde ruhsal çözümlemeleri başarıyla yapmış bir romancımızdır. Bazı eserleri otobiyografik özellikler gösterir. Fatih-Harbiye adlı eserin-de olduğu gibi Türkiye'nin sosyal yapısından kesitler verdi. Eserleri: 20. Asır, Avrupa ve Biz, Bir Akşamdı, Bir Tereddüdün Romanı, Biz İnsanlar, Canan, Cumba'dan Rumba'ya, Din İnkılap İrtica, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih Harbiye, Kavga Yazıları, Mahşer, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu, Osmanlıca-Türkçe Uydurmaca, Sanat Edebiyat Tenkit, Sosyalizm Marksizm Komünizm,

59 Reşat Nuri Güntekin, yüzyıl roman, öykü, oyun yazarlarımızdan. Reşat Nuri Güntekin İstanbul'da doğdu. Çanakkale ve İzmir'deki öğrenim hayatının ardından Edebiyat Fakültesini 1912 yılında bitirdi. Çeşitli okullarda edebiyat, felsefe, psikoloji, pedagoji öğretmenliği ve müfettişlik yaptı döneminde parlamentoya girdi. Ardından Paris Kültür Ataşeliği görevinde bulundu. İstanbul’a dönünce şehir Tiyatrolarında "Edebi Kurul" üyeliği yaptı. Çalıkuşu adlı romanı Vakit gazetesinde dizi olarak yayımlanınca üne kavuştu. Bir süre Mahmut Yesari ile birlikte Kelebek adlı gülmece dergisini çıkardı.

60 Reşat Nuri Güntekin, özellikle Cumhuriyet yönetimiyle değişim sürecine giren Türk toplumunun çeşitli katmanları arasındaki çelişkileri ele alan eserler yazdı- Yaprak Dökümü adlı eserinde kuşak farkı nedeniyle dağılan bir aileyi, Miskinler Tekkesi'nde toplumun kanayan bir yarası olan "dilencilik" sorununu, Kan Davası'nda toplumdaki "öç alma" duygusunu işlemiştir. Acımak adlı eserinde ise, kin, nefret, baba sevgisi gibi psikolojinin alanına giren duyguları roman çerçevesinde ele aldı.

61 Güntekin'in yazdığı oyunlar da tiyatro edebiyatımızın başarılı ürünleri arasındadır. Reşat Nuri Güntekin'in bazı eserleri İnkılap Kitabevi tarafından öğrenciler için kısaltılmış olarak da basılmaktadır. Eserleri: Acımak, Akşam Güneşi, Anadolu Notları, Ateş Gecesi, Bir Kadın Düşmanı, Bir Köy Öğretmeni, Bir Yudum Su ve Seçilmiş Öyküler, Çalıkuşu, Damga, Değirmen, Dudaktan Kalbe, Eski Ahbap, Eski Hastalık, Gizli El, Gökyüzü, Kan Davası, Kavak Yelleri, Kızılcık Dalları, Leyla ile Mecnun, Miskinler Tekkesi, Olağan İşler, Son Sığınak, Sönmüş Yıldızlar, Yaprak Dökümü, Yeşil Gece,

62 Sait Faik Abasıyanık, Adapazarı'nda doğan hikayeci Sait Faik, ilk ve orta öğrenimim Adapazarı, İstanbul ve Bursa'da tamamladı.İ.Ü.Edebiyatı bitirdikten sonra Fransa seyahatine çıktı, Dönüşünde bir süre ticaretle uğraştı. Ardından öğretmenlik ve gazete muhabirliğim denedi ve daha sonra yazı hayatına geçti. İlk hikayesi 1935 yılında yayımlandı.Yenilikçi Türk hikayeciliğimizin öncüsü sayılan Sait Faik, büyük şehirlerde çeşitli sorunlar içinde yaşam mücadelesi veren kesimlerin sorunlarım,onların iç dünyalarım yansıtmakta başarı gösterdi. Özellikle kent çevresinde öbeklenen işsizler, çıraklar, doğayla başbaşa kalmış yalnızlar ve çocuklar Sait Faik'in hikayelerinde birer kahramana dönüşürler.

63 Sait Faik,1953 yılında Amerika'daki Mark Twain Derneği'ne üye seçildi yılında yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak en verimli çağında hayata veda etti. Burgazada'daki yaşadığı ev müzeye dönüştürüldü. Her yıl ölüm yıldönümü olan 11 Mayıs'ta Burgazada'da anılmaktadır. Eserleri: Son Kuşlar, Alemdağ’da Var Bir Yılan, Az Şekerli, Havuz Başı, Kayıp Aranıyor, Kumpanya, Lüzumsuz Adam, Medar-ı Maişet Motoru, Sarnıç, Semaver, Sevgiliye Mektup, Şahmerdan, Şimdi Sevişme Vakti, Mahalle Kahvesi, Havada Bulut, Balıkçının Ölümü, Tüneldeki Çocuk, Mahkeme Kapısı, Açık Hava Oteli,

64 Tarık Buğra, şubat 1994 Günümüz roman ve hikaye yazarlarından. Uzun süre gazetecilik de yapan Tarık Buğra, Akşehir'de doğdu. Konya Lisesi'ni bitirdi. Tıp, Hukuk ve Edebiyat Fakültelerinde okudu.Akşehir'de Nasrettin Hoca adlı bir gazete çıkararak mesleğe atıldı. Daha sonra İstanbul'a gelerek Milliyet. Yeni İstanbul, Haber ve Tercüman gazetelerinde çalıştı. Cumhuriyet gazetesinin açtığı bir yarışmaya katıldı ve burada bir hikayesiyle ikincilik ödülü kazandı.Kurtuluş Savaşı dönemine ilişkin eserleriyle ün kazandı. Bu eserlerin bir bölümü filme alındı, TV için diziler çekildi. İbişin Rüyası adlı romanıyla TRT 1970

65 Roman Başarı Ödülü'nü aldı. Düzyazıları ve piyeslerinde kitaplaştırılan Tank Buğra, günümüz yazarları arasında özgün eserleriyle yerini aldı. Eserleri: Dönemeçte, Firavun İmanı, Gençliğim Eyvah, İbişin Rüyası, Küçük Ağa, Siyah Kehribar, Yağmur Beklerken, Yalnızlar, Yarın Diye Bir Şey Yoktur, Oğlumuz, İki Uyku Arasında, Osmancık,

66 Tevfik Fikret, Servet-i Fünun dönemi şairlerimizden. Tevfik Fikret İstanbul'da doğdu.Öğrenimini Aksaray Mahmudiye Rüştiyesi ve Galatasaray Sultanisi'nde tamamladı. Galatasaray Lisesi'nde ve Robert Kolejde Öğretmen olarak görev yaptı.Edebiyata duyduğu ilgi onu bir yarışmaya zorladı. Mirsad dergisinin açtığı bu yarışmada birincilik Ödülü aldı (1892).Daha sonra şiir anlayışında önemli dönüşümle gerçekleştirdi.Yurt sorunlarına ilgi duymaya başladı 1896'da Servet-i Fünun dergisinin yönetiminiüstlendi arasındaki yıllarda Aşiyan'da inzivaya çekildi.

67 II.Meşrutiyetten sonra tekrar çalışmalarına dönerek Hüseyin Cahit Yalçınla birlikte Tanın gazetesini yayınladılar. Bu arada Galatasaray Lisesi'nin müdürlüğünü yürüttü. Sanatta Batı etkilerinin gelişme- sinde Tevsik Fikret, şiirleriyle de katkıda bulundu.Bunlar arasında mısraların kırılması, kafiyelerin biçim değiştirmesi, düzyazısal anlatımın şiirin iç yapışma girmesi bulunmaktadır.

68 Tevfik Fikret yurtseverlik duygularının, yoksulluk ve savaş yenilgilerinin çarpıcı bir biçimde dile getirilmesin! sağladı. Bu tavrıyla dönemin edebiyatım ve sonraki kuşakları etkisi altına aldı.Çocuklar için de şiirler yazan Tevfik Fikret, bu şiirleri hece ölçüsüyle kaleme aldı. Eserleri: Geçmişten Gelen, Haluk'un Defteri, Şermin, Son Şiirler, Kırık Saz, Rübab-ı Şikeste ve Diğer Eserleri, Rübabın Cevabı, Tarih-i Kadim Doksan beşe doğru.

69 Yakup Kadri Karaosmanoğlu, yüzyıl romancılarımızdan. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kahire'de doğdu. Ailesiyle birlikte Manisa'ya geldi.Manisa ve İzmir'de eğitimini tamamladı.Bu arada kitap okuma alışkanlığım edindi.Edebi-yat-ı Cedide akımına bağlı yazarları izledi.Ardından bu edebiyatçılarla tanışma fırsatı oldu.Ömer Seyfettin,Baha Tevfik,şehabettin Süleyman gibi genç yazarlarla edebiyat tartışmalarında bulundu.Yakup Kadri Karaosmanoğlu tekrar Mısır'a gitti. Orada Fransızca Öğrenimi gördü. Meşrutiyet'in ilanına yakın İstanbul'a dönerek Hukuk Fakültesi'ne başladı.Bu sırada Fecri Ati edebiyat topluluğuna katıldı.Muhit,şiirce Tefekkür adlı dergilere yazdı.Servet-i Fünun,Rübap gibi yayın

70 organlarında şiir ve hikayelerin yayımladı.Türk Yurdu, Yeni Mecmua, ikdam, Dergah ve Akşam'da yayımlanan yazılarıyla ün kazandı.Kurtuluş Savaşı başlarken Anadolu'ya geçti.Mardin ve Manisa'dan milletvekili seçildi. Bir süre Türkiye'yi dış ülkelerde elçilik düzeyinde temsil etti.Tiran,Prag,Lahey,Tahran, Bern'de bulundu. 27 Mayıs 1960'da Kurucu Meclis üyeliğine getirildi.Cumhuriyet dönemindeki yazılarım Kadro,Varlık,Hayat ve Meydan dergilerinde;Cumhuriyet, Hakimiyeti, Milliye,Ulus,Yeni İstanbul,Milliyet, Tercüman gazetelerinde sürdürdü.Hikaye ve romanlarında özellikle Kurtuluş Savaşı'nın halkın üzerindeki etkilerini, yoksul köy yığınlarının çilesini yansıttı.

71 Bütün yoksunluklara karşın, ulusun direnmede gösterdiği kararlılığı görmemizi sağladı.Hatıralarım da kaleme alan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, özellikle Yaban adlı romanıyla 1942 CHP Armağanı'nı ikinci olarak kazanmıştır.Bütün eserleri Atilla Özkırımlı tarafından basıma hazırlandı. Eserleri: Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Haşim Monografi, Anamın Kitabı, Ankara, Atatürk, Bir Serencam, Bir Sürgün, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Hep O Şarkı, Hikayeler, Hüküm Gecesi, Kiralık Konak, Millî Savaş Hikayeleri, Nur Baba, Panorama, Politikada 45 Yıl, Sodom ve Gomore, Tiyatro Eserleri, Vatan Yolunda, Yaban, Zoraki Diplomat,

72 Necip Fazıl Kısakürek, Günümüz şair ve yazarlarından. Necip Fazıl Kısakürek İstanbul'da doğdu. Bahriye Mektebi'ni,Darülfünun Felsefe Bölümü’nü bitirdi (1925).Milli Eğitim Bakanlığınca Paris'e gönderildi.Dönüşünde çeşitli bankalarda memur ve müfettişlik yaptı.Daha sonra Devlet Konservatuarı ile Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretim üyeliği yaptı ( ).İlk şiiri 1923 yılında Yeni Mecmuaca yayımlandı. Ağaç ve Büyük Doğu adlı iki dergi kurdu. Ayrıca Son Posta ve Yeni İstanbul gazetelerine yazılar yazdı.Gerek yazılarında. gerekse günlük fıkralarında manevi dünyamıza ilişkin içten duyguları yansıttı.Şiirlerinde Tekke şiir anlayışım modem şiir ölçüleriyle birleştirdi.

73 İnsanı evren içinde ve maddi hayat ile ruh ilişkileri arasında çözümlemeye çalışan bir üslup benimsedi.Bütün şiirlerini son olarak Çile adlı tek kitapta topladı. Bazı yazılan Ölümünden sonra derlendi. Eserleri: Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Eserleri, Abdülhamid Han, Ahşap Konak, At'a Senfoni, Aynadaki Yalan, Babıali, Başbuğ Velilerden 33 "Altun Silsile", Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu, Benim Gözümde Menderes, Cinnet Mustatili, Çepçevre Sosyalizm,

74 Komünizm ve İnsanlık, Çile, Çöle İnen Nur, Doğru Yolun Sapık Kolları "Arınma Çağında İslam", Hac'dan Çizgiler, Renkler ve Sesler, Hadiselerin Muhasebesi, Hazret-i Ali, Hikayelerim, Hitabeler, Hücum ve Polemik, İbrahim Ethem, İdeolocya Örgüsü, İhtilal, İman ve İslâm Atlası, Kafa Kağıdı, Kanlı Sarık, Konuşmalar, Künye, Moskof, Mukaddes Emanet, Müdafaalarım, Namık Kemal, Nur Harmanı, O ve Ben, Öfke ve Hiciv, Parmaksız Salih, Peygamber Halkası, Rabıta-i Şerife Esseyyid Abdülhakim Arvasi, Reis Bey, Sabır Taşı, Senaryo Romanlarım, Son Devrin Din Mazlumları, Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar, Tohum, Türkiye'nin Manzarası, Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han, Yeniçeri, Yunus Emre,

75 Ziya Gökalp, yüzyıl yazarlarımızdan.Ziya Gökalp Diyarbakır'da doğdu. Askeri Rüştiye'yi bitirdi. Mülkiye İdadisi'nden sonra Yüksek öğrenimine İstanbul Baytar Mektebi'nde devam etti.Öğrenciliği sırasında II. Abdülhamit yönetimine karşı düşünceleri nedeniyle tutuklandı (1909). Diyarbakır'a sürgün edildi ve burada Arapça Farsça öğrendi. Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra İttihat ve Terakki Partisi'ne girdi. Milletvekili seçilince İstanbul’da Türk Ocağı'nın çalışmalarında da yer aldı. İngiliz işgalinden sonra Malta adasına sürüldü. Yurda dönüşünde Ankara’ya yerleşerek Cumhuriyet yönetimindeki devlet hizmetine girdi.

76 Yazılan Genç Kalemler (1911),Türk Yurdu (1912), Tanın, Türk Sözü ve Yeni Mecmua'da çıktı, şiirlerinin yanı sıra yazılarında dil,tarih ve toplumbilim konularındaki görüşlerini kaleme aldı.Malta sürgünü dönüşünde ise Küçük Mecmua (1922),Hakimiyeti Milliye ve Cumhuriyet gazetelerinde yazılarım sürdürdü. Bu çalışmalarıyla Millî Edebiyat akımına yararlı hizmetlerde bulundu. Ziya Gökalp ulusçuluk ve ülkücülük yolunda birçok eserlere imza attı. Bu eserlerinde bilinçli ve dengeli bir milliyetçilik anlayışı sergiledi.

77 Eserleri: Ala Geyik, Altın Işık, Hars ve Medeniyet, Kızıl Elma, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler, Masallar, Türk Ahlakı, Türk Medeniyeti Tarihi, Türk Töresi, Türk Uygarlığı Tarihi (Günümüz Türkçesiyle), Türkçülüğünün Esasları (Günümüz Türkçesiyle), Türkleşmek İslâmlaşmak Muasırlaşmak, Yeni Hayat,

78 AVNİ, (FATİH SULTAN MEHMET), Divan Şairi.Edirne de doğdu.Sultan II. Murat’ın oğludur.1451’de Osmanlı Sultanı oldu. Büyük bir devlet adamıdır. Anadolu’nun siyasi birliğini sağlamaya çalıştı. İstanbul’u fethetti. Ilim ve sanatlarda geniş bilgi sahibi idi. Arapça, Farsça, Italyanca, Latince, Rumca, Slavca da dahil olmak üzere dokuz dil bildiği söylenir.Gebze’de ölmüştür. Türbesi Istanbul’da kensdi adıyla anılan caminin içerisindedir. Divan şiirinin tekniğini iyi bilirdi. şiirlerinde Avni mahlâsını kullandı. Çoğu aşk temasını işleyen şiirlerinin yanısıra hükümdarca edâ taşıyan gazelleride görülmektedir.

79

80 Soru-1: Uçun kuşlar uçun doğduğum yere Şimdi dağların mor sümbül vardır. Ormanlar koynunda bir serin derin Dikenler içinde sarı gül vardır. Dörtlüğün kafiye şeması nasıldır? A) a B) a C) a D) a a a b b a b a c b b b b

81 Cevap:Dörtlükte 1. ve 3. Mısrada,2 ile de 4. Mısrada kafiye vardır.

82 Soru-2:Aşağıdaki edebi türlerin hangisinde duygu ve hayale yer verilmez? A)Makale B)tiyatro C)Şiir D)Mektup

83 Cevap:Makale bir fikri ispatlamak için yazılır.Yani bir fikir yazısıdır.Bu türde duyguya ve hayale yer verilmez.

84 SORU-3:Arkadaş!yurdunu alçaklara uğratma sakın. Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın. Yukarıdaki beyitte kafiyeyi oluşturan sesler,hangi seçenekte doğru verilmiştir? A)-ın B)-akın C)-sakın D)-ak -ın -akın -akın -ak

85 Cevap:Zengin kafiye nedeniyle akın sözcükleridir.Yani cevap B seçeneğidir.

86 Soru-4: Kirazın derisinin altında kiraz, Narın içinde nar, Benim yüreğimde boylu boyunca Memleketim var. Yukarıdaki şiirin konusuna göre türü nedir? A) DidaktikB) Pastoral C) EpikD) Lirik

87 Cevap: Soruda verilen şiir memleket sevgisini duygusal bir biçimde anlattığı için lirik şiir türüne girer.

88 Soru- 5 : Senin yanındayken avuçlarımda Suda sabun gibi eriyor zaman. Mısralarda geçen aşağıdaki hangi kelimeler arasında teşbih vardır ? A) Avuç – SabunB) Su- Zaman C) Sabun- ZamanD) Sabun- Su

89 Cevap: Bu mısralarda sabun ve zaman sözcükleri arasında benzetme vardır. Zaman çabuk geçme bakımından eriyen sabuna benzetilmiştir.

90 Soru-6: Torosların yanağına konmuş bir kara çadır. Çadırın içinde akça kız yatar. Bir üfleyip de güneşi söndürür, Bir kirmeni, bir başımı döndürür. Dörtlükte aşağıdaki varlıklardan hangisi kişileştirilmiştir? A) ToroslarB) Çadır C) GüneşD) Kirmen

91 Cevap :Dörtlükte Toroslar kişileştirilmiştir. Çünkü Torosların yanağı deniyor. A seçeneğidir.

92 Soru-7: “Bu olay üzerine Türkiye ayağı kalktı”aşağıdaki sanatlardan hangisi vardır? A)İntak B) Mecazı Mürsel C)Benzetme D)Abartma

93 Cevap:Türkiye ayağı kalmaz,Türkiye halkı ayağı kalkar.Yani mecazı Mürsel B seçeneği.

94 Soru-8: O su, bir sur gibi mırıldanırdı Göğsünde bir sarı ay yıkanırdı Bizi Leyla ile Mecnun sanırdı Gamlı yolumuzda ağlayan o su Dörtlük için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Kişileştirme sanatında yararlanılmıştır. B) Redif ve Kafiye vardır. C) 11’ li hece ölçüsü ile söylenmiştir. D) Kafiye örgüsü a,a,b,a şeklindedir.

95 Cevap : Kafiye şeması a,a, a,b şeklindedir. a, a,b,a şeklinde değildir. Yani cevap D dir.

96 Soru – 9: Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde denemenin tanımı verilmiştir? A) Bir fikri açıklayıp ispatlamak amacını güden yazılardır. B) Gazetelerin belli sütunlarında günlük konuların ele alındığı yazılardır. C) Çeşitli konularda fikirlerin iddiasızca ileri süren yazılardır. D) Temel konularda ciddi bir üslupla yazılan yazılardır.

97 Cevap: Deneme iddia amacı taşımayan bir türdür. Yani cevap C dir.

98 Soru – 10 : Aşağıdakilerden hangisi masallarda bulunması gereken bir özellik değildir? A) Genellikle tekerleme yapılarak başlanması. B) Kahramanlarının olağan üstü özellikler taşıması C) Gelenek, görenek ve inançları belirtmesi. D) Olayın geçtiği yer ve zamanın belli olması.

99 Cevap : Masallarda olayın yaşandığı yer ve zaman belli değildir. Cevap D’ dir.

100 Soru-11: Ünlü kişilerin hayat hikayeleri anlatan yazı türü aşağıdakilerden hangisidir? A)Röportaj B)Bibliyografya C)Biyografi D)Hatıra

101 Cevap:Ünlü kişilerin hayatını anlatan yazı türü BİYOGRAFİ denir.Yani cevap C dir.

102 Soru-12: “Han duvarları” adlı şiir aşapıdaki şairlerden hangisine aittir? A)Orhan Veli Kanık B)Faruk Nafiz Çamlıbel C)Tevfik Fikret D)Mehmet Akif Ersoy

103 Cevap:B seçeneği Faruk nafiz çamlıbel

104 Soru-13: Yarınım dağ ayazında dünüme ahlar çekerim Güller eker,dikenler biçerim. Kaldım aklın çıkmazında Dörtlüğün kafiyesi ve şeması nedir? A)Tam B)Yarım C)Cinaslı D)Zengin a a a a b b a b a b b a b a b b

105 Cevap:Tam kafiye ve a,b,a,b şeması dır.yani cevap A dır.

106 Soru-14:Aşağıdaki hangi yazı türlerinde olağanüstü olaylar yer almaz? A)EfsaneB)Masal C)HikayeD)Fabl

107 Cevap:Hikayelerde olağanüstü olaylar yer almaz.Seçenek C dir.

108 Soru-15:Aşağıdaki yazar-eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır? A)S.Faik Abasıyanık-Son kuşlar B)H.Edip Adıvar-Yaban C)Mehmet Akif Ersoy D)Ömer Seyfettin-Diyet

109 Cevap: “Yaban” eserini Y.Kadri Karaosmanoğlu yazmıştır.Dolayısıyla cevap B dir.

110 Soru-16: Çatma kurban olayım,çehreni ey nazlı hilal Kahraman ırkıma bir gül,ne bu şiddet,bu celal Yukarıdaki mısralarda hangi edebi sanat vardır? A)Tezat(zıtlık)B)Teşbih C)TeşhisD)İntak

111 Cevap:Kişileştirme sanatını kullanmıştır.Seçenek C dir.

112 Soru-17: Tarihin dilinden bu destan Nehirler gazidir,dağlar kahraman Her taşı bir yakut olan bu vatan Can verme sırrına erenlerindir. ( 17. Ve 18. Soruları bu şiire göre cevaplandırılacaktır.) Bu dörtlük aşağıdaki şiir türlerinden hangisidir? A)PastoralB)Lirik C)DidaktikD)Epik

113 Cevap:Kahramanlık şiirlerine EPİK dendiği için cevap D dir.

114 Soru-18: Bu dizelerde aşağıdakilerin hangisi yoktur? A)UyakB)Redif C)ÖlçüD)Teşbih

115 Cevap:17. Sorudaki dörtlükte redif olmadığı için cevap B dir.

116 Soru-19: Aşağıdaki eserlerin hangisi Tarık Buğra’ya ait değildir? A)Osmacık B)İbiş’in rüyası C)Perili köşk D)Küçük ağa

117 Cevap: Perili köşk Tarık Buğra’ya ait değildir.Yani cevap C dir.

118 Soru-20: “Taze elinden gülü vermez misin? Gül gibi yahut gülüvermez misin?” Mısralarında hangi edebi sanat vardır? A)TeşbihB)intak C)CinasD)Mecaz-ı Mürsel

119 Cevap:Mısralarda cinas olamadığı için cevap C dir.

120 Soru –21:Aşağıdakilerin hangisi romanın özelliklerinden değildir? A) Romanda birden fazla olay anlatılır. B) Romandaki kişilerin sayısı çoktur. C) Yaşanmış yada yaşanabilecek olayları anlatır. D) Romanda olay sayısı az, çevre dardır.

121 Cevap: Romanda olay sayısı az, çevre dar değildir.Yani cevap D dir

122 Soru-22: Ağır yaralara derman olanlar Üç günlük dünyada mihman olanlar Özü sözü doğru insan olanlar Kondurur mu acep toz aynasına Dörtlüğün kafiye şeması nasıldır? A)a,b,a,bB) a,a,b,a C) a,a,a,bD) a,a,b,b

123 Cevap: Bu dörtlüğün kafiye şeması a,a,a,b dir.Yani cevap C dir.

124 Soru –23 :Tabiat güzelliklerini anlatan şiir türüne ne denir? A) EpikB) Pastoral C) Lirik D) Didaktik

125 Cevap : Tabiat güzelliklerini anlatan şiir türüne PASTORAL denir. Yani cevap B dir.

126 Soru-24: Aşağıdakilerden hangisi Ömer Seyfettin’e ait değildir? A)Beyaz Lale B)Yüksek Ökçeler C)Bomba D)Mahalle Kahvesi

127 Cevap: Mahalle kahvesi Ömer Seyfettin’e ait değildir.Yani cevap D dir.

128 Soru-25: Dilim seni dilim dilim dileyim Başıma geleni senden bileyim Bu ikiliğin hece ölçüsü kaçtır? A)7B)8 C)11D)13

129 Cevap:Bu ikilikte 11’li hece ölçüsü vardır.Yani seçenek C dir.

130 HAZIRLAYAN:Fatih Tırhol SINIF-NO:8/B 214 KONU:Edebiyat Bilgileri


"EDEBİYAT BİLGİLERİ İŞLEYECEĞİMİZ KONULAR; Nesir(Düz Yazı) Bilgisi Şiir Bilgisi Edebi Sanatlar Yazarlar ve Eserleri." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları