Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

RADYASYON FARKINDALIĞI ve KORUNMA Doç.Dr. Mustafa KOPLAY Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "RADYASYON FARKINDALIĞI ve KORUNMA Doç.Dr. Mustafa KOPLAY Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı."— Sunum transkripti:

1 RADYASYON FARKINDALIĞI ve KORUNMA Doç.Dr. Mustafa KOPLAY Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

2 Öğrenme hedefleri  Radyasyon, radyasyon dozu ve absorpsiyonu ile ilgili birimler  Doğal radyasyon kaynakları  Radyasyonun stokastik ve deterministik etkileri  ALARA prensibi  Radyasyonun erken ve geç etkileri  Radyasyon ölçüm cihazları ve dozimetreler  Radyasyonla çalışan personel ve diğer bireylerde güvenli radyasyon dozu sınırları  Radyasyondan korunmada genel kurallar ve gereksiz doz alımını önlemeye yönelik tedbirler

3 Radyasyon  Radyasyon veya Işınım, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji yayımı ya da aktarımıdır.elektromanyetik dalgalarparçacıklarenerji  "Radyoaktif maddelerin alfa, beta, gama gibi ışınları yayması"na veya "Uzayda yayılan herhangi bir elektromanyetik ışını meydana getiren unsurların tamamı"na da radyasyon denir.RadyoaktifmaddelerinalfabetagamaUzaydaelektromanyetik ışını

4  X ışınları, ultraviyole ışınlar, görülebilen ışınlar, kızıl ötesi ışınlar, mikro dalgalar, radyo dalgaları ve manyetik alanlar, elektromanyetik tayfın parçalarıdır. X ışınlarıultraviyolekızıl ötesimikro dalgalarelektromanyetik tayfın

5  EKSPOJUR BİRİMİ  RADYASYON DOZU BİRİMİ  EŞDEĞER DOZ BİRİMİ RADYASYON BİRİMLERİ

6 EKSPOJUR BİRİMİ  X-ışını tüpünden salınan x-ışınları havadan geçerken iyonizasyona neden olur.  Buna ekspojur adı verilir.  Ekspojur birimi Röntgendir (R).

7 RADYASYON DOZU BİRİMİ  X-ışınlarının enerjisi hastanın vücudunda, oluşan iyonizasyon nedeniyle depolanır.  Radyasyon ekspojuruna bağlı olarak bu enerji depolanmasına radyasyon absorbsiyon dozu adı verilir.  Birimi RAD dır.  İnternasyonal sisteme göre, radyasyon doz birimi Gray (Gy)’dir. (1 Gy= 1 joule/kg= 100 RAD)

8 EŞDEĞER DOZ BİRİMİ 1  Radyasyona maruz kalan kişi, radyasyon çalışanı ise mesleki radyasyon ekspojuru, eşdeğer doz birimiyle (REM) belirlenir.  İnternasyonal sisteme göre, Seivert (Sv) olarak adlandırılır (1 SV= 1 joule/kg).  1 Sv=100RAD  RAD ve REM’in birimleri aynıdır.  Aralarındaki fark REM’in radyasyondan korunma amacıyla kullanılmasıdır.

9 EŞDEĞER DOZ BİRİMİ 2  Radyasyon dozu biriminin kalite faktörüyle çarpımı, eşdeğer doz birimini verir.  RAD x Kalite faktörü = REM  Tanısal radyoloji pratiğinde, kalite faktörü 1 olarak kabul edildiğinden, radyasyon dozu birimi ile eşdeğer doz birimi aynıdır.  Röntgentanıda, Röntgen, RAD ve REM değerleri oldukça yüksek rakamlar oluşturduğundan bu birimlerden 1000 kat az olan miliröntgen, milirad ve milirem birimleri kullanılır.

10  1Gy ═ 1000mGy ═ 1Sv═ 100 rad

11 Radyoaktivite  Bir atomun parçacık (alfa, beta, gama) ya da ışıma (x-ışınları) yoluyla enerji kaybetmesidir.

12 X-Işınları  1895 yılında Wilhelm Röntgen tarafından keşfedildi.  Röntgen ışınları ışığa benzeyen fakat gözle görülmeyen, oldukça delici özellikli bir ışımadır.  İnsan dokusundan geçebildiği fakat kemik ve metalden geçemediği fark edilmiştir.  Etkileşime girdiği her atomdan bir elektron koparabilecek enerjiye sahiptir. Bu nedenle iyonlaştırıcı radyasyon sınıfına dahil olduklarından zararlıdırlar.

13 X-Işınları  Elektrik enerjisinden elde edilir.  Hızlandırılan elektronlar atom numarası yüksek bir maddeye çarptığında kinetik enerjilerinin bir bölümü x-ışınına çevrilir.  Çarpan elektronların %99’u ısıya, %1’i x- ışınlarına dönüşür.

14 Röntgen  Görüntülenecek vücut bölgesinden x-ışını geçirilir.  Bu geçiş yapıların  Atom ağırlıkları  Yoğunlukları  Kalınlıklarına göre farklı oranlardadır  Bu farklılıktan röntgen görüntüsü oluşur.  İncelenecek bölgedeki organlar üstüste düşerek (süperpozisyon) yapıların seçilebilmesini zorlaştırır.

15 Röntgen  Koyu tonlar x-ışınını az tutan (çok geçiren)[radyolusent]  Açık tonlar ise x-ışının çok tutan (az geçiren)[radyopak] dokulardır.  Röntgenin iki farklı temel yöntemi vardır.  Floroskopi (radyoskopi) canlı görüntü oluşturur.  Radyografide ise görüntüler sabittir.

16 Radyasyonun Etkileri  1895’te x-ışınlarının bulunmasından hemen sonra 1896’da radyasyona bağlı 23 radyodermatit olgusu yayınlanmıştır.  yılları arasında 3 ayrı yayında radyasyonla ortaya çıkmış 198 kanser olgusu ve 54 kanserden ölüm bildirilmiştir.

17 Radyasyonun Etkileri  Isı  Eksitasyon  X-ışınının çarptığı atomun kimyasal olarak reaktif hale gelmesi  İyonizasyon  X-ışını çarptığı atomdan elektron koparır ve kimyasal olarak çok aktif olan iyonize atom meydana gelir.

18 Radyasyonun Etkileri  Kimyasal  Elektron kaybı maddeyi kimyasal olarak çok aktif hale getirir.  Örneğin x-ışınları suda iyonizasyona sebep olarak doku için zararlı olan hidrojen peroksit (H2O2) oluşurabilir.  X-ışınlarının etkilerine maruz kalan enzimlerde bozulmalar görülebilir.  Biyolojik  Alınan ışın miktarına göre değişiklik gösterir.  Deride kızarıklıktan (eritem) yara açılmasına (nekroz) kadar değişiklikler ortaya çıkar  Kanser oluşumu gözlenebiliir

19 Radyasyonun Hücreye Etkileri  Radyasyona tamamen dirençli hücre yoktur, ancak dokuların etkilenmeleri farklı olur.  Radyosensitif (duyarlı): Fetus, kan hücreleri, lenf dokusu, üreme hücreleri  Radyoresponsif (cevap oluşturabilen): Sindirim sistemi epiteli, deri  Radyorezistif (dirençli): Kas, kemik ve sinir dokuları

20 Radyasyonun Hücreye Etkileri  DNA gibi moleküllerin hücre içinde benzeri yoktur. Bu “anahtar” moleküllerde oluşan değişiklik doğrudan hücre yapısını etkiler.  DNA’da meydana gelecek değişiklikler derecesine göre genetik mutasyon ya da hücrenin ölümü ile sonuçlanır.  Üreme hücrelerindeki DNA değişikliği gelecek nesli etkileyebilir. Yüksek doz radyasyon hücrenin çoğalma yeteneğini kaybetmesine ve ölümüne sebep olur.

21 Radyasyonun Organizmaya Etkileri Deterministik EtkiSitokastik Etki Eşik doz değeri vardır Genellikle etkiler erken (dk- gün) ortaya çıkar Eşik doz değeri yoktur Genellikle etkiler geç (ay-yıl) ortaya çıkar  Akut radyasyon sendromu  Radyolojik yanıklar  Radyoaktif intoksikasyonlar  Radyasyona bağlı gelişen kanser  Mutasyonlar  Kromozom kırıkları

22 Radyasyonun Organizmaya Etkileri Deterministik Etki:  Yüksek dozlarda radyasyon (> 0,5 Gy-50 rad) etkisi deterministiktir ve başlıca hücre ölümüne neden olur.  Doz-sonuç ilişkisi ile açıklanabilen etkilerdir. Düşük dozlarda etkiler oluşmazken eşik değer üzerinde etkilerin ortaya çıkma olasılığı %100’e ulaşır.  Bağışıklık sistemi hücreleri olan lenfositler radyasyona en duyarlı hücrelerdir ve 1Gy’den düşük dozlarda sayılarında azalma gözlenir.

23 Deterministik etkiler

24

25 Radyasyonun Organizmaya Etkileri  5Gy deri dozu ile deride kızarıklık oluşur, 30Gy’de ise deri nekrozu ortaya çıkması beklenir.  Katarakt oluşumu total doza ve bu dozun ne kadar kısa sürede alındığına bağlıdır.

26  Üreme sisteminde testis ışınlamasında 0,15-0,3 Gy’lik bir dozda sperm sayısı azalabilir. Sterilitenin meydana gelmesi için kadında 3-4Gy ( rad), erkekte 5- 6Gy( rad) gerekir.  Tanısal amaçlı radyolojide bu tarz deterministik etkiler görülmez.  Yalnız floroskopi süresinin çok uzun olduğu ve çok sayıda film çekilen girişimsel işlemlerde ciltte kızarıklık gibi etkiler nadiren görülebilir.

27 Akut Radyasyon Sendromu  Vücudun tamamının veya büyük bir bölümünün akut bir ışınlamaya maruz kalması sonucunda gelişen Akut Radyasyon Sendromları (ARS) iyonlaştırıcı rad- yasyonların en önemli deterministik etkisidir.  Hafif (1-2Gy), orta (2-4Gy), şiddetli (4-8Gy) ve ölümcül (>8Gy) olabilir.  Kusma, ishal gibi semptomlarla başlayıp bilinç kaybı ve ölüme kadar ilerleyebilir.

28 Geç etkiler  Geç etkiler ışınlanmadan çok zaman sonra oluşur.  Geç etkiler yüksek doz ve kısa zamanda ışınlanmaya bağlı olabileceği gibi tanısal radyolojide olduğu gibi uzun zaman içerisinde düşük doza bağlı olarak da gelişmiş olabilir.

29 Geç etkiler  Düşük doz radyasyon maruziyetine bağlı bölgesel doku değişiklikleri oluşabilir.  Örneğin deride görülen renk değişikliği, lenfositlerde kromozom değişikliği, katarakt bölgesel değişikliklere örneklerdir.

30 Radyasyonun Organizmaya Etkileri  Rastlantısal (sitokastik) Etki: Radyasyonun rastlantısal etkisi kanser gelişimi ve genetik hasardır. Etkinin şiddeti alınan dozdan bağımsızdır, alınan doz sadece olasılığı arttırır. Tanısal incelemelerde olduğu gibi düşük dozlarda (<0,5Gy-50rad) rastlantısal etki önem kazanır. Radyasyondan korunma alınan dozu dolayısıyla rastlantısal etkiyi en aza indirecek şekilde düzenlenir.

31 Radyasyonun Riskleri Etkileyen faktörler:  Yaş  Erken dönemde maruziyet kanser riskini artırır.  Cinsiyet  Kadınlar daha duyarlıdır.  Bölge  Işınlamanın total ya da bölgesel olması  Radyasyon tipi  Düşük ya da yüksek enerji değeri

32 Radyasyonun Riskleri  Gebede ışına maruziyette fetal risk gebelik dönemine göre değişir. İlk 10 gün içerisinde önemli bir radyasyona maruz kalınma sonrası en önemli değişiklik erken intrauterin ölümdür.  Fetüsün radyasyona bağlı anomali gelişimine en duyarlı olduğu dönem ilk 3 ay, özellikle ilk gündür.  Radyasyona bağlı olasılığı en yüksek anomali mikrosefalidir (kafa çapının normalden küçük olması). Bunun haricinde büyüme geriliği ve zihinsel gerilik de görülebilir. 150 günden sonraki maruziyetlerin en büyük etkisi çocukta kanser gelişimidir.

33  Fetal anomaliler için eşik doz mGy olup bu doza 3 batın BT ve 20 direk batın grafisi ile yaklaşmak mümkün değildir

34 Radyasyona ikincil kanser riski Akut lösemi Kadın meme ca Tiroid ca Mide ca Kolon ca AC ca Mesane ca Prostat ca Uterus/over ca Non-melanotik melanoma Diğer

35 Günlük hayatımızda aldığımız radyasyon miktarları  Doğal radyasyon % 48  Tıbbi amaçlı radyasyon% 46  Nükleer silah testleri ve sızıntılar % 3  Diğer % 3

36 Radyasyondan Korunma  Temel prensip ışınla olabildiğince az karşılaşmak ve ışından uzak durmaktır.

37 Radyasyondan Korunma  Her düzeyde iyonizan radyasyon zararlıdır.  Pratikte yapılması gereken olabilecek en az dozun verilmesidir.  Gereksiz tetkikler yapılmamalı, tetkiklerin gereksiz yere tekrarından kaçınılmalıdır.

38 Toplum Dozu  Doğal zemin radyasyonu yaklaşık 3mSv/yıldır.  Doğal rasyasyon kaynakları kozmik ışınlar, topraktan gelen radyoaktivite ve vücudun içindeki radyonükleidlerdir.  Kozmik ışınlar enerjisi çok yüksek partiküllerdir ve çoğu atmosferde tutulur. %0,05’ten azı deniz seviyesine ulaşır. Kozmik ışınlar yükseldikçe artar.  Bir transatlantik uçuşta alınan doz yaklaşık 30-50mSv, uzay uçuşlarında 10mSv/saattir.

39 Toplum Dozu  Doğal radyasyona en önemli katkı evlerdeki radondan gelir.  Radondan türeyen radyoaktif ürünler aerasollere yapışarak akciğere gelir ve bronş mukozasını ışınlayarak bronkojenik kanser riskini arttırır. Toplam doz yıllık 2mSv kadardır.

40  Toplumun tıbbi incelemelerde aldığı doz birey başına yıllık yaklaşık 1mSv’dir. Bu dozda en büyük pay BT’nindir. Diğer tetkiklere görece dozu yüksektir ve sık kullanılır.  BT’den alınan doz miktarı çok dedektörlü BT’ler ile daha da artar.

41 Hasta Korunması  ALARA (As Low As Reasonably Achievable) prensibine uyulmalı, hasta dozu mümkün olduğu kadar aza indirilmelidir.  İncelemelerde daima kolimasyon kullanılmalıdır.  Işınlanan alan gonadlara (over ve testis) yakınsa ve görüntüyü engellemeyecekse gonadal koruma yapılmalıdır.  Mümkün olan her durumda floroskopi yerine radyografi yapılmalıdır.

42 ALARA  Radyasyon kaynağı ile ilgili uygulamalar  Fiziksel ortamın uygun hale getirilmesi  Tekrardan kaçınma  Algoritmik yaklaşım  Yetkisiz kişilerin çalışmamaları  Periyodik eğitim

43 Hasta Korunması  Gebeler ve çocuklar öncelikle korunmalıdır.  Periyodik röntgen ile tarama mümkün olduğunca azaltılmalıdır.  40 yaşın altında zorunlu olmadıkça mamografi yapılmamalıdır.  Oda dışındakileri korumakiçin duvarlar 2m yüksekliğe kadar 1.6 mm’lik kurşunla zırhlanır.

44 Hasta Korunması Çocuk Hastalar:  Çocuklar erişkinlere göre daha radyosensitif  Boyut nedeniyle daha fazla efektif doz alırlar  Yaşam süreleri uzun olduğu için kanser gelişme riski daha fazla  Doz azaltma teknikleri  Düşük kVp ve mA ayarlarını kullanmak  Tarama alanını minimumda tutmak  Tekrarlardan kaçınmak  Pediatrik meme, göz, gonad ve tiroid koruyucuları kullanmak  Otomatik ekspojur kontrolü (AEC)

45 Otomatik ekspojur kontorlü

46 Pediatrik Koruyucular

47 BT’de Alınan Doz  Bir bayanın BT pulmoner anjiyografide her bir memeye aldığı doz 20mGy, standart 2 yönlü mamografide aldığı doz ise 4mGy’dir.  Tek toraks BT incelemesinde 35 yaş altı bayana verilen 1 Rad dozun yaşam boyu meme ca gelişme riskini %13,6 arttırdığı tahmin edilmekte.  Tekrarlayan tetkikler insanlarda birikerek iyonizan radyasyonun biyolojik etkilerinde artışa neden olur.  Endikasyon doğru konulmalıdır..

48 Çoklu travma hastaları Çoklu künt travma  Tüm vücut BT uygulaması  Sessiz hasarları ortaya koyar  Zamanında sağaltım sağlar  Yaşam kurtarıcıdır  ~15 mSv doz maruziyeti *  Tarama testi  İR bağlı mortalite riski ~1/1250

49 Röntgende Alınan Doz  Radyografide ekran film teknolojisinde bir röntgenog r am oluşturmak için gereken miktar sabittir ve yaklaşık 500uR (mikro röntgen)’dir. Dijital sistemlerde ise incelemeye göre değişiklik gösterebilir.  Dijital yöntemlerde dozun çok azaltılmasına rağmen kalitesi düşük de olsa görüntü elde edilebilmesi kalitenin önemli olmadığı bazı incelemelerde dozun önemli oranda azaltılabilmesine olanak sağlar.

50 Radyolojik g ö r ü nt ü leme y ö ntemleri uygulandığında hastaların aldığı doz (mSv), akciğer grafisine g ö re maruz kalınan doz. G ö r ü nt ü leme y ö ntemi Doz (mSv) Ka ç adet akciğer grafisine karşılık geldiği Akciğer grafisi 0,14 1 Abdominal BT 13,3 95 Alt ekstremite arteriografi 12,4 88 Baryumlu mide grafisi 3,7 26 Abdominal grafi 0,55 3,92 Abdominal MR 0 0 Abdominal US 0 0

51 Floroskopi  Floroskopide bir çerçeve görüntü için alınan doz aynı bölgenin radyografisi için alınan dozdan daha düşüktür fakat floroskopik gözlem daha uzun süren bir işlemdir. Bu nedenle toplam doz çok daha yüksek olur. Örneğin bir hastanın karın grafisinde aldığı doz 3mGy’dir. Karın floroskopisinde ise doz yaklaşık 45mGy/dk’dır.  Daha az doz alımı için yüksek voltaj kullanılması, son görüntünün ekranda tutulması ve geniş FOV kullanılması, daha az floroskopi-daha çok radyografi gibi teknikler kullanılır.

52 Ultraviyole Işıma  Birçok insan, güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmanın cilt kanserine neden olduğunu bilmektedir.  UV ışınlarına maruz kalmanın cilt kanseri (melanoma, temel hücre kanseri, pullu hücre kanseri), diğer cilt problemleri, katarakt, diğer göz problemleri ve bağışıklık sisteminin baskı altına alınması gibi ciddi sağlık problemlerine neden olabileceği gösterilmiştir.  UV-B ışınlarına uzun süreli maruz kalınması durumunda; önce insan derisinde bozulma, 40 yaşlarında tümör oluşumu ve 50 yaşlarında ise ileri safhada kanser görülebilmektedir.

53 uvC  Kısa ultraviyole dalgaları (uvC) yüksek enerji içermekte olup ortam sterilizasyonunda (ameliyathane, hasta odası vb) kullanılır.  Kullanıldığı ortamdaki her çeşit mikroorganizmayı öldürebilir.  Armatürler dezenfekte edilecek odanın tavanına ya da yerden en az 210cm yüksekliğe konur

54  Tüberküloz izolasyon odalarının, koridora ve diğer odalara göre negatif basınçlı olması gerekir.  Bu odalardaki kirli havanın seyreltilmesi ve uzaklaştırılması sağlanmalıdır. Bunun için bir saatte 6-10 hava değişimi yapacak yeterli havalandırmaya gerek vardır.  Odadaki bulaştırıcı damlacık çekirdeklerinin havalandırma borusunda ya da havayı resirküle eden sistem içinde filtre edilmesi için HEPA (Y üksek Etkinlikte Partikül Yakalayıcı ) filtreleri kullanılabilir.  UVGI, M. tuberculosis’in inaktivasyonunda ya da öldürülmesinde etkilidir. Dalga boyu 254 nm olan UV-C ışınları, bulaştırıcı damlacık çekirdekleri olan alanlarda üst oda havasına uygulanmalıdır.  İnsanların yaşadığı odanın alt kesimlerine bu ışınlar ulaşmamalı (ışını görmememiz gereklidir), üst oda havasına yönelik olarak 24 saat açık bırakılmalıdır. Yirmi metrekarelik bir oda için, her biri 15W iki UV lamba ünitesi gerekir

55 UV İrradiasyon  Avantajları  Merkezi havalandırmaya göre daha ucuzdur.  Oda oda kurulabilir  Büyük bir onarım, v.b.gerektirmez  Gürültü yapmaz  Dezavantajları  Hasta ve personel için zararlı olabilir  Montajı özel uzmanlık gerektirir  Her montaj yapıldığı yere özgüdür  Sadece TB a özgüdür, toz ve diğer partikülleri uzaklaştırmaz  Nemli ortamlarda etkinliği düşük  Işığı hastayı rahatsız edebilir  Hasta ve personeli huzursuz edebilir.

56 Temel korunma kuralları  Zaman -Mümkün olduğunca az süre  Uzaklık -Mümkün olduğu kadar uzaktan  Paravan -Arada bir engel ile çalış

57 Radyasyondan Korunma  ZAMAN  Tetkik mümkün olduğu kadar kısa sürede tamamlanmalı  Floroskopi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalı  Aralıklı skopi yapılmalı  Statik çekimlerde odada bulunulmamalı

58 Radyasyondan Korunma UZAKLIK  Hasta yakını/çalışan mümkün olduğu kadar hastadan uzakta durmalı  Uzaklık arttıkça doz %75 azalır  X-Işını miktarı  Tüpün hemen yanında 16 birim ise  1m uzakta 4 birim  2m uzakta 1 birimdir.  İçerde bulunacaklar  Yakınlar  Diğer hastane personeli  Radyoloji personeli

59 Radyasyondan Korunma  ENGEL  X-Işını odası uygun şekilde kurşunlanmalı  Çalışan paravanın arkasından işlemleri gerçekleştirmeli  Hastayla yardımcı olunması gereken durumlarda hasta yakını uygun koruyucu ekipmanla odada bulunmalıdır.  Kurşun önlük giyilmezse 1m’de hasta dozunun %0.1’i alınır  Röngen cihazı üzerindeki ek koruyucular  Kolimatörler  Kurşun plakalar  Yüzük dozimetre (cilt dozu)

60 BARİYER 2  Koruyucu bariyerler düzenlenirken başlıca üç tip radyasyon gözönüne alınmalıdır. 1- Direkt radyasyon (Primer radyasyon) 2- Saçılan radyasyon (Sekonder radyasyon) 3-Sızıntı radyasyon (Sekonder radyasyon )  Primer radyasyondan korunmak için kullanılan bariyerler “Primer koruyucu bariyer”, sekonder radyasyondan korunmak için kullanılan bariyerler ise “Sekonder koruyucu bariyer” olarak adlandırılır.

61

62 Direkt Radyasyon  En etkili ve korunması en zor olandır. Bir vertikal statifin arkasına geçen radyasyon primer radyasyondur.  Bu duvarın arkasına geçen radyasyon miktarını azaltmak için daha kalın bir kurşun tabakası kullanılmalıdır.

63 Saçılan Radyasyon  Radyografi ya da floroskopi masasındaki hasta, saçılan radyasyon üreten bir kaynak gibidir.  Hastadan 1 m uzaklıktaki saçılan radyasyon miktarı, hastaya gelen ışınların yoğunluğunun % 0,1’idir.

64  Radyografi sırasında alınan doz, teknisyenin koruyucu engel arkasında olması nedeniyle, oldukça azdır.  Teknisyen dozu, kurşun koruyucular kullanılarak azaltılabilir.

65 Sızıntı Radyasyon  Ekspojur sırasında, tüp penceresi dışında, tüpten sızıntı şeklinde çıkan radyasyondur.  Saçılan ve sızıntı radyasyondan korunmak için kullanılan sekonder radyasyon bariyerleri primer radyasyon bariyerlerine göre daha incedirler.  Sekonder radyasyon bariyeri olarak genellikle 0,4 mm kurşun eşdeğeri veya daha az bir kalınlık yeterli olabilmektedir.

66

67 Alınacak Dozun Sınırları  Radyasyondan korunmanın temel amacı doku hasarı gibi deterministik etki olasılığını önleme ve kanser oluşumu gibi rastlantısal etki olasılığını en aza indirmektir.  Radyoloji bilimdalı gibi radyasyon kontrollü alanlar oldukça önemli miktarda doz alınabilecek bölgelerdir ve ilgili atom enerji kurumları tarafından kontrol edilmelidirler.

68 Alınacak Dozun Sınırları  Radyoloji çalışanları için tüm vücut doz sınırı 50mSv/yıl’dır. Bu miktarlara çalışanın kendi hastalığı dolayısıyla yapılan tetkikler ve alınan doğal zemin radyasyonu dahil değildir.  Radyoloji çalışanları personel dozimetreleri ile izlenmelidir.  Radyoloji teknisyenlerinin aldığı tipik yıllık doz yaklaşık 0,2mSv’dir. Bu değer radyoterapi teknisyenlerinde 1,5mSv, nükleer tıp teknisyenlerinde ise 2mSv’dir.  Girişimsel radyoloji gibi çok yüksek maruziyet olan alanlarda çalışanlarda alınan yıllık dozun 5mSv’yi geçmesi beklenmez

69 Alınacak Dozun Sınırları  Hamile çalışanlar:  Hamile bir radyoloji çalışanının fetüsünün alacağı doz ayda 0,5mSv’yi geçmemelidir.  Hamileler dozimetrelerini abdomen bölgesinde tutmalıdırlar.  Fetüsün aldığı doz alınan deri dozunun yarısı kabul edilir.

70 Maksimum Müsaade Edilebilir Dozlar  Radyasyon çalışanlarında - Tüm vücut (gonad, kan yapıcı hücreler ve lens için)5 rem/yıl - Deri15 rem/yıl - Eller75 rem/yıl - Diğer organ, doku yada sistemler 15 rem/yıl  Diğer insanlarda0,5 rem/yıl  Öğrencilerde0,1 rem/yıl  Gebelikte (Ebriyo ve fetus dozu) 0,5 rem (gebelik süresince)

71 Çalışan Korunması  Röntgen teknisyeninin aldığı doz hemen daima hastadan saçılan ışına bağlıdır ve kişisel radyasyon monitörü ile ölçülür.  Bu ölçümde sonuçlar milirem olarak elde edilmektedir.  Portal radyografi ve floroskopi sırasında alınan doz, röntgen teknisyeninin radyoloji pratiğinde aldığı dozun %95’ini oluşturur.

72 Çalışan Korunması  Yüksek zayıflama katsayısına sahip olan kurşun etkin bir koruyucudur.  Tanısal radyolojide kullanılan kurşun gömlekler 0.25mm veya 0.50mm kurşun eşdeğeridir.  0.50mm kurşun gömlek radyasyon dozunu 10 kat düşürür.  Lens ve tiroid gibi organlar floroskopide yüksek doz alabilirler.  Girişimsel radyolojik işlemlerde kurşun camlı gözlükler mutlaka kullanılmalı ve boyun kurşunlu bir boyunlukla korunmalıdır.

73 Çalışan Korunması  Sindirim sistemi floroskopisinde olduğu gibi hastaya elle müdahale gerektiren durumlarda 0.25mm kurşun eşiti bir materyalden yapılmış kurşun eldivenler kullanılmalıdır.  Girişimsel işlemlerde tavana monte ya da taşınabilir kurşun camlı radyasyon koruma bariyerleri kullanılmalıdır.

74 Çalışan Korunması  Radyasyon yoğunluğu mesafenin karesi ile doğru orantılı olduğu için mesafenin iki katına çıkarılması dozun 4 kat azalmasına neden olur.  Genel bir kural olarak hastadan 1 m mesafede bulunan kişi saçılma etkisi ile hastanın deri giriş dozunun %0.1’ini alır. Bu nedenle çalışırken hastadan mümkün olduğunca uzak durulmalı, oda içerisinde gereksiz hiç kimse bulunmamalıdır.  Radyoloji çalışanları hastayı asla tutmamalı, bu işi kurşun gömlek giydirilmek şartıyla hasta yakınları yapmalıdır.

75 Çalışan Korunması  Taşınabilir röntgenle yapılan radyografik incelemelerde teknisyen hastaya en az 2m uzaklıkta bulunmalıdır.  Floroskopi devamlı değil aralıklı yapılmalı, son görüntü gerektiğinde monitörde sabitlenmeli, floroskopi süresince gerekli olmadığı zaman çalışanlar odada bulunmamalıdır.

76 Radyasyon Dedektörleri  İyonizasyon Odaları  İçi gaz dolu odacıklardır.  Tüplerin x-ışını çıkışlarını ölçmede kullanılırlar.

77 Radyasyon Dedektörleri  Cep iyonizasyon odaları  Büyük bir kalem şeklindedir. İçlerinde hava odacığı vardır.  Lensler aracılığıyla ekspojur değişimi izlenebilir.

78 Radyasyon Dedektörleri  Geiger sayacı  Yüksek voltaj uygulanan iyonizasyon odalarıdır.

79 Radyasyon Dedektörleri  Film dozimetreleri  Çalışanların aldıkları ekspojur değerini belirlemek için kullanılabilir.  Alınan dozu hesaplamak için film banyo edilir. Banyo edilen filmin optik dansitesi ölçülerek alınan doz yaklaşık olarak hesaplanır.  Genellikel 20 mR altındaki dozlar bu yöntemle ölçülemez. Zaman içinde ısı ve nem nedeniyle sislenme olabileceğinden 1 aydan fazla kullanılmamalıdır.

80 Radyasyon Dedektörleri  Termoluminesans dozimetri (TLD)  Yöntem termoluminesans olayına (ışın sonrası ışık yayma) dayanır.  Sıklıkla hastanın aldığı dozu ölçmekte kullanılır. Personel dozimetresi olarak da kullanılabilir.  Daha duyarlı ve doğru olarak >5 mR dozlar ölçebilirler. Isı ve nemden etkilenmez ve 3 ay süreyle kullanılabilir

81 Dozimetre Kullanırken Dikkat Edilecek Konular  Floroskopi dışında, dozimetreler göğüs cebinde taşınabilir.  Floroskopi sırasında dozimetre, kurşun önlüğün boynu seviyesinde önüne gelebilecek şekilde takılmalıdır.  Dozimetre önlüğün arkasına takıldığında, korunmayan bölgelerin aldığı doz belirlenemez.  Önlüğün içine takıldığında ölçülen doz dışarıdaki dozun yaklaşık 20 katı kadar az olmaktadır.  Dozimetreler radyasyon alanlarında ya da buraya yakın yerlerde saklanmamalıdırlar.

82 TAEK  Halkın almasına izin verilen doz 1 mSv/yıldır  1 mSv doz nedeniyle kanserden ölme olasılığının 'de 5 olduğu varsayılmaktadır.

83 Kaza veya Tehlike Durumunda Yapılması Gerekenler 1. Radyasyon ile tanı amaçlı uygulamalarda dozun rehber düzeyin belirgin şekilde üzerine çıkması veya cihaz arızası, kaza, hata gibi nedenlerle hastanın beklenenden fazla doz alması durumunda;  a) Hasta dozu belirlenir,  b) Durum hakkında Sağlık Bakanlığı ilgili birimi ve TAEK bilgilendirilir,  c) Durum hastaya, radyasyon korunması sorumlusuna ve ilgili doktoruna bildirilir,  d) Önlemler ve hastanın durumuna göre yapılması gerekenler belirlenerek, uygulanması sağlanır.  e) Tekrarlanmaması için önlemler alınır.

84 Kaza veya Tehlike Durumunda Yapılması Gerekenler 2. Tehlike durumu veya kaza durumlarında Radyasyon Güvenliği Komitesinin hazırladığı “Tehlike Durumu Planı” uygulamaya konulur. 3. Tehlike durumu veya kaza halinde alınması gerekli önlemler derhal yerine getirilir ve durum en hızlı haberleşme aracı ile Sağlık Bakanlığı ilgili birimine ve TAEK’e bildirilir.

85  4. Tehlike durumu veya kaza sona erdikten sonra, kazanın oluş şekli radyasyon görevlilerinin ve diğer kişilerin etkilendikleri radyasyon dozları ve radyoaktif maddelerin vücuda alınış şekli ve nedeni araştırılarak, radyasyon görevlilerinin film ve/veya TLD dozimetre ve gerekirse kromozom aberasyonu test sonuçları ile birlikte, sonuç bir raporla en kısa zamanda Sağlık Bakanlığı ilgili birimine ve TAEK’e bildirilir.

86 Kaza veya Tehlike Durumunda Yapılması Gerekenler 5. Radyasyon kazasından sonra, yönetmelikte belirtilen sınırlar üzerinde radyasyona maruz kalan radyasyon görevlilerinin, eski görevlerine devam etmesinde bir sakınca bulunmadığının, resmi sağlık kuruluşu tarafından bir raporla belirlenmesi halinde, bu kişiler eski görevlerine devam edebilirler. Raporda eski görevine devamı sakıncalı görülen radyasyon görevlileri, sosyal ve ekonomik durumları, yaşları ve özel becerileri göz önüne alınarak radyasyona maruz kalmasını gerektirmeyecek başka bir görevde çalıştırılır.

87 Kaza veya Tehlike Durumunda Yapılması Gerekenler 6. Tehlike durumu ve kaza söz konusu olmamakla birlikte, doz sınırlarının aşılmasından şüphe edilmesi halinde konuya ilişkin araştırma ve sonuçlar bir raporla Sağlık Bakanlığı ilgili birimine ve TAEK’e yazılı olarak bildirilir. 7. Radyasyon kaynaklarının kaybı, çalınması veya hasar görmesi halinde, ivedilikle gerekli önlemler alınır ve durum en hızlı haberleşme aracı ile TAEK’e bildirilir.

88 RADYASYON KORUNMASINDA TEMEL KURALLAR 1  1.Asemptomatik hastalarda rutin amaçlı tetkiklerden kaçınmak  2. Ekspojur faktörlerinin yanlış seçimi, yanlış pozisyon gibi teknik hatalar nedeniyle tetkik tekrarına yol açmamak  3. Radyasyon kontrolünde; zaman, mesafe ve bariyerin önemini iyi anlamak ve pratikte kullanmak.

89  X-ışını oluşması ekspojur parametresi olan zamanla doğru orantılıdır.  Eksposur süresi arttıkça aynı oranda x-ışını miktarı artar.  Mesafe ise karesi oranında alınan radyasyonu azaltır yani ters orantılıdır.  Kurşun veya beton bariyerler radyasyon korunmasında paravan oluştururlar. RADYASYON KORUNMASINDA TEMEL KURALLAR 2

90  4. Primer ışının yolunda durmamak  5. Koruyucu bariyer arkasında değilsen kurşun gömlek giymek  6. Devamlı dozimetre kullanmak ve bunu kurşun gömleğin dışında tutmak RADYASYON KORUNMASINDA TEMEL KURALLAR 3

91  7. Çekim esnasında hastayı tutmamak, mümkünse metalik tespitleyiciler kullanmak. Hastanın tutulması gerekli ise bunu yakınlarına yaptırmak. Rutin olarak hasta tutma için hiç kimseyi görevlendirmemek.  8. Hastayı tutan kişiye kurşun gömlek ve mümkünse kurşun eldiven giydirmek  9. Doğum çağındaki herkeste tetkike engel olmuyorsa gonad koruyucu kullanmak RADYASYON KORUNMASINDA TEMEL KURALLAR 4

92  10. Kesin gereklilik mevcut değilse gebelikte inceleme yapmamak. Doğurgan kadında pelvis ve alt abdominal incelemeyi menstruasyondan sonraki ilk 10 günde yani gebelik şansının en az olduğu dönemde uygulamak. Gebelikte bu tip incelemeyi gebelik sonrasına veya mümkünse gebeliğin 2. yarısına ertelemek.  11. İncelemeler sırasında mümkün olan en küçük kollimasyonu kullanmak. RADYASYON KORUNMASINDA TEMEL KURALLAR 5

93  Sonuçta;  Radyasyon içeren bir tanı yöntemi ya da tedavi planlandığında radyasyona bağlı risk, hemen her zaman elde edilecek yarar karşısında sınırlıdır.  Bununla beraber, hem hastanın hem de personelin (hekim, teknisyen, hemşire) radyasyon zararı riski almakta olduğu bilinmeli.  Bu riski azaltmak için eğitim ve uygun özelliklerde teçhizat ve cihazlar kullanmak gerekir  Radyasyon hasarı konusunda hastalar ve çekim yapan teknisyenler gerekli durumda uyarılmalı ve takibi yapılmalı

94  Özellikle çocuk ve genç erişkinlerde radyolojik incelemeler mantıklı ve geçerli nedenlerle yapılmalı  “Bir bakalım” mantığı terk edilmelidir

95 TEŞEKKÜRLER


"RADYASYON FARKINDALIĞI ve KORUNMA Doç.Dr. Mustafa KOPLAY Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları