Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bill Gates. Dil ve Anlatım SUNUM İnsan hayatı, bir toplumun içinde mevcuttur. Bu toplumda her an insanlarla iletişim içindeyiz. Konuşurken, yazarken,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bill Gates. Dil ve Anlatım SUNUM İnsan hayatı, bir toplumun içinde mevcuttur. Bu toplumda her an insanlarla iletişim içindeyiz. Konuşurken, yazarken,"— Sunum transkripti:

1 Bill Gates

2 Dil ve Anlatım

3 SUNUM İnsan hayatı, bir toplumun içinde mevcuttur. Bu toplumda her an insanlarla iletişim içindeyiz. Konuşurken, yazarken, bakarken her zaman bir iletişimle, bir sunumla karşı karşıyayız. Sunumda amaç; bilgileri yenileme, araştırma ve anket sonuçlarını değerlendirme, bilime katkıda bulunmadır.

4 Sunumdan Önce Yapılması Gerekenler Öncelikle bir konu seçilmelidir. Bu konu güncel olmalıdır. Sunumun hazırlığında bol ve değişik kaynaktan yararlanmak faydalıdır. Sunum yerinin daha önceden görülmesi gerekir. Sunumdan önce prova yapmak gerekir.

5 Sunum yapacak kişi konuşma anında ses tonuna, jest ve mimiklerine, sahneyi veya kürsüyü rahatkullanmaya özen göstermelidir. Sunum esnasında ciddi, ağırbaşlı, temiz ve derli toplu görünüm önemlidir.

6 Sunum Sırasında Yapılması Gerekenler Konuşmacının dinleyicilerle, başta bakışlar olmak üzere, vücut diliyle iletişim kurması daha etkili olur. Konuşmacı ses ve kelimelerin doğru telaffuza özen göstermesi gerekir. Sunumda, bilgisayar, CD, disket, projeksiyon cihazı,slayt makineleri,mikrofon gibi teknolojik araçlardan faydalanabiliriz.

7 Görsel malzemenin en azespri kadar konuşmanıza ilgi ve tat katacağını unutmamalıyız.

8 Görsel Malzemenin Kullanılış Amacı Bir konuşmada %55 görüntü, %38 ses, %7 sözler etkili olduğuna göre buradan slaytın önemi daha iyi ortaya çıkar. Dinleyicilerin verilen bilgileri iyi algılamaları için Yanlış anlamalardan kaçınmak için Fikirleri sağlamlaştırmak için

9 Sunum Sonrasında Yapılması Gerekenler Sunum yapan konuşmacı sunumdan sonra dinleyicilerin soru sormalarına müsaade etmelidir. Konuşmacı sorulan sorulara tartışmaya girmeden doyurucu, açık ve net cevaplar vermelidir.

10 TARTIŞMA Tartışma, bir konu çevresinde lehte ve aleyhte karşılıklı düşünceleri ortaya koyma, problemlere cevap ve çözüm bulmadır. Bilgi, paylaşarak çoğalır paylaşmada tartışmayla olur Tartışma, bir nevi paylaşmadır Tartışmalarda dil, gönderme ve anlatım işleviyle kullanılır

11 Tartışma Başkanının Görevleri Konuyu ortaya koyup sınırlamalıdır. Tartışmacıların konuşma sırasını ve süresini eşitlik ilkesine göre belirlemeli ve yönetmelidir. Tartışmacıların saygınlık ve hoş görü içinde bulunmalarını sağlamalıdır. Tartışmanın bir sonuca bağlanmasını sağlamalı ve bunu bir rapor haline getirmelidir.

12 Tartışmada Uyulması Gereken Kurallar Karşılıklı saygı ve hoşgörü olmalıdır. Nazik, sabırlı olmalı; konuşma kurallarına, verilen zamana ve konuşma sırasına uyulmalıdır. Peşin hükümlerden kaçınmalı ve herkesin bildiği kesin yargıların üzerinde sürekli durulmamalıdır. Konu sınırlandırması yapılmalı ve konu dışına çıkılmamalıdır. Başkanın yönetimine uygun davranılmalıdır. Tartışma konusu güncel olmalıdır. Konunun tartışılacak yönleri bulunulmalıdır. Tartışma sonuçları basın yoluyla halka duyurulabilir. Tartışmalar basına ve halka açık olabilir.

13 PANEL Panel tartışma türlerinden bir tanesidir. Toplumu ilgilendiren bir konunun dinleyiciler önünde, sohbet havası içinde,uzmanlar tarafından tartışıldığı konuşmalara panel denir. Açık oturum ile panel özellikleri yönüyle birbirlerine çok benzerler.

14 Panelde amaç, bir konuda karara varmaktan ziyade sorunu çeşitli yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşlerle farklı anlayışları ortaya koymaktır. Panelde de bir başkan bulunur Konuşmacı sayısı 3 ile 6 arasında değişebilir. Konuşmacılar, uzmanı oldukları konunun ayrı birer yönünü ele alırlar. Konuşmalar, açık oturumda olduğu gibi başkanın verdiği sıraya ve süreye göre yapılır.

15 Panelin sonunda, dinleyiciler panel üyelerine soru sorabilirler. Tartışma dinleyicilere de geçerse o zaman tartışma, forum şekline dönüşür

16 AÇIK OTURUM Geniş halk kitlelerini ilgilendiren bir konunun, uzmanlarınca bir başkan yönetiminde dinleyici grubu önünde tartışıldığı konuşmalara açık oturum denir. Açık oturum, büyük bir salonda dinleyiciler önünde yapılabileceği gibi stüdyoda da yapılabilir.

17 Konuşmacı sayısının 3 veya 5 kişi olarak tespit edildiği açık oturumlarda başkan önce konuyu açıklar, sonra konuşmacıları tanıtır ve sırayla söz verir. Başkanın konu hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Başkan, sırasıyla ve dönüşümlü olarak konuşmacılara sorular yöneltir

18 Tartışma boyunca tarafsız olmak, konuşmacılara verilen süreyi dengeli bir şekilde ayarlamak, tartışma kurallarının dışına çıkılmasını engellemek başkanın görevleri arasındadır.

19 BİLGİ ŞÖLENİ (SEMPOZYUM) Bir konunun çeşitli yönleri üzerinde, aynı oturumda, konununuzmanı değişik kimseler tarafından yapılan seri konuşmalara bilgi şöleni denir. Bilgi şöleni, diğer konuşma türlerine göre daha ilmi ve ciddi bir sohbet havası içinde geçer. Bilgi şöleninde amaç, konuyu tartışmak değil, uzmanları tarafından olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendirilerek konuya bir çözüm üretmektir.

20 Bilgi şölenini, oturum başkanı yönetir. Konuşmacı üyelerin sayısı 3 ile 6 arasında değişebilir. Üyelerin konuşma süreleri genellikle beş dakikadan az, yirmi dakikadan çok olmaz. Bilgi şöleni, konunun önemine ve uzunluğuna göre oturumlar halinde, ayrı salonlarda birkaç gün boyunca da sürebilir.

21 FORUM Bir başkanın yönetiminde, toplumu ilgilendiren bir konuda, farklı gruplardan oluşan dinleyicilerin söz sırası alarak konuşma kuralları içerisinde yaptıkları tartışmalara forum denir. Forum, panelin devamında yapılacaksa başkan, panelin süresini bir saat; forumun süresini de yarım saat olarak sınırlayabilir.

22 Esasen forumda amaç belli kararlara varmak değil, konuyu değişik anlayışlarla, farklı boyutlarıyla ortaya koymaktır. Sorular kısa, açık ve net olmalı, tartışma saygı kuralları içerisinde, kıncılıktan uzak, samimi bir hava içerisinde yapılmalı, tartışmadan beklenen amaca yardımcı olunmalıdır.

23 MÜNAZARA Birer cümle halinde ifade edilen bir tezle antitezin, iki grup arasında bir jüri huzurunda tartışıldığı konuşmalara münazara denir. Tartışmalarda yarışma kaygısı olmadığı halde, münazaralar birer fikir vesöz yarışmasıdır. Konuşmacı sayısı 1 ile 4 arasında değişebilir. Daha sonra grup üyeleri konuşmalarını yapar. Son olarak sözcüler savunmalarını yaparak münazarayı bitirirler.

24 ANLATIMA HAZIRLIK Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu sözlü veya yazılı olarak bildirmeye anlatım denir. Anlatım sırasında başarıya ulaşmak için öncelikle anlatımda hazırlık yapılmalıdır. Hazırlık yapmadan yapılan anlatımlar başarıya ulaşamaz. Başarılı bir anlatım yapabilmek için hazırlık aşamasında, bilgi toplamalı, deneyimlerimizi toplanan bilgilere göre zenginleştirmeli ve yapılan çalışmaları gruplandırmalıyız. Daha sonra anlatıya başlamalı veya sunmalıyız.

25 Sözlü Anlatımda Uyulması Gereken Kurallar Anlatıma başlamadan önce bir konu tespiti yapılmalıdır. Anlatım esnasında kullandığımız dil akıcı ve anlaşılır olmalıdır. Anlatım esnasında ses tonunu iyi kullanmalıyız. Anlatım, jest ve mimiklerle desteklenmelidir.

26 Yazılı Anlatımda Uyulması Gereken Kurallar Anlatacaklarımızı yazım kuralları çerçevesinde ve bir plan dahilinde sunmalıyız. Anlatım esnasında yazdıklarımızın düzenli ve tutarlı olmasına özen göstermeliyiz.

27 Anlatımın Temel Unsurları 1.Gözlem: Bir nesnenin olayın veya bir gerçeğin niteliklerinin bilinmesi amacıyla dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesine gözlem denir. 2.Plan: Bir işin gerçekleştirilmesi bir eserin oluşturulması için tasarlanan düzene plan denir.

28 3.Dipnot Koyma: Metin içinde geçen bir bilgi ile ilgili olarak sayfa altına çalışmanın sonuna konulan açıklama veya kaynak bilgisine dipnot denir 4.Özet Çıkarma: Bir yazı konu söz veya filmin içeriğini daha az sözle anlatmaya, özünü vermeye kısaltmaya özet çıkarma denir.

29 Bir Metin Oluştururken Konu belirlemesi yapılır Belirlenen konuda neyi nasıl ve niçin anlatacağımızı belirleriz. Konu ile ilgili kitap, dergi, gazete, internet vb. araştırma yapılır. Kısa cümleler ile üzerinde duracağımız konu planlanır, sıralanır.

30 ANLATIMDA TEMA VE KONU Tema daha genel konu ise daha özel ve somuttur. Tema: Metinde asıl vurgulanmak istenen duygu veya düşüncedir.Genellikle soyuttur. (Ayrılık, acı, sevgi, aşk, gurbet, savaş, kahramanlık, adalet, eşitlik vb.) Konu: Metinde geçen asıl temanın kişi yer, zaman ve bakış açısı gibi terimlerle sınırlandırılmış halidir.Adeta metnin bir cümleyle özetlenmesidir.

31 Konu eşya olabilir: İnsanın çevresinde gördüğü her şey eşyadır: Tepeler, ağaçlar, ormanlar, kuşlar, ırmaklar… Konu fikir olabilir: Fikir, hayalin zihnimizdeki tasarlanmış biçimidir: Sokakların temizliği, bilimin önemi…

32 ANLATIMDA SINIRLANDIRMA Anlatım sırasında konu sınırlandırması yapmak anlatımda düşüncelerin belirginleşmesini sağlar. Yazılarda kullanılan başlık ise metnin temasını sınırlandıran ve somutlaştıran bir göstergedir. Soyut olan kavramlar (tema), anlatım sırasında yer, kişi, zaman, ifade ve anlatım biçimi ile somut hale getirilir.Anlatıcının tavrı da temanın sınırlandırılmasında etkilidir. Konu sınırlandırması yapılırken genelde genelden özele doğru bir yöntem izlenir.

33 ANLATIM VE ANLATICININ AMACI Etkili bir iletişim için iletişim öğeleri sağlıklı olmalıdır ve dil en doğru şekliyle kullanılmalıdır. Çünkü iletişimde en önemli öğe dildir. Anlatım şeklinin belirlenmesindeki ana nokta anlatıcının amacı ve alıcının durumudur. Metinlerde anlatımın amacı iletişim öğelerinin rolüne ve görevlerine göre değişir.

34 ANLATIMDA ANLATICININ TAVRI Metinlerde ortak temalar kullanılabilirken ortaya konulan metinler birbirinden farklılıklar gösterebilirler. Sanatçının bakış açısı ve ifade tarzı farklılık oluşumunda ana etkendir. Ayrıca, metnin meydana getirildiği zaman ve mekânda metni farklı yorumlamada etkendir.

35 Öznellik Anlatıcının, kişisel duygusunun yorumunun bulunduğu ifadelerdir. Kişiden kişiye değişen yargılara denir. Bu ifadelerin kanıtlanması zordur. Bu ifade şeklinin bulunduğu metinler genellikle sanatsal kaygıyla yazılır ve dolayısı ile de metinlerde anlatıcı üslubu buna göre şekillendirir. Betimlemelerde daha çok öznel ifadelerden yararlanılır.

36 Örnekler Dünyada en paha biçilemez olan tek şey “Bilgisayardır.” Dünyanın en iyi bilgisayar oyunları “Call of Duty Ghost, Call of Duty MW 3, NFS Most Wanted 2012, Dirt 3, Farcry 3, Flatout 3” bunlardır. Türkiye'nin en güzel şehri Yozgat'tır.

37 Nesnellik Anlatıcının, kişisel duygusunun, görüşünün, yorumunun yer almadığı ifadelerdir. Bu ifadeler kişiden kişiye değişmez. Doğruluğu yada yanlışlığı kolayca kanıtlanır. Bilgi verme amaçlı metinlerde yoğun bir şekilde bu anlatım kullanılır ve anlatıcı da üslûbunu buna göre belirler.

38 Örnekler 2x2 = 4 Konya Türkiye’nin yüzölçümü en büyük şehridir. Bu yıl dünyanın en zengin adamı Bill Gates’dir Bu yıl dünyanın en zengin ikinci adamı ise Carlos Slim Helu’dır

39 Doğrudan Anlatım Anlatıcının kendi deneyimleri ve gözlemlerini birinci ağızdan dile getirdiği her düzeydeki anlatıma doğrudan anlatım denir. Bir kişinin sözünü herhangi bir değişiklik yapmadan aktarmaya doğrudan anlatım denir.

40 Dolaylı Anlatım Anlatıcının başkasından öğrendiklerini, duyduklarını ifade etmek amacıyla gerçekleştirdiği anlatımdır. Anlatıcı aktaracağı ifadede kendine göre bir takım söyleyiş değişiklikleri yapar. Bir başkasının sözünü kendi ifademizle aktarmaktır.

41 Ali Veli Mehmet Bomba Doğrudan Dolaylı

42 Somut Anlatım Beş duyu organımızdan herhangi biri ile algılayabildiğimiz kavramlar somut kavramlardır. Anlatıcının gördüklerini duyduklarını duyuları ile algılayabildiklerini aktardığı kavramlardır.

43 Soyut Anlatım Beş duyu organımızdan herhangi biri ile algılayamadığımız ama varlığına inandığımız kavramlara soyut kavramlar denir. Daha çok yazarın anlatıcının kişisel kanaatlerinin yoğun olarak kullanıldığı anlatımlarda soyut kavramlara daha çok yer verilir.

44 ANLATIMIN ÖZELLİKLERİ

45 Akıcılık Anlatımda okunuşu ve söylenişi zor olan sözcüklerden kaçınarak kolay söyleyişi olan sözcüklerin kullanıldığı gereksiz sözcük tekrarlarından kaçınılan ifadenin hiçbir engele takılmadan sürdüğü ifadelerdir. Anlatımda söylenişi zor seslerin kullanılması akıcılığı ses düzeyinde bozar. Arka arkaya söylenişi sert yada yumuşak hecelerden meydana gelen sözcüklerin kullanımı sözcük düzeyinde akıcılığı bozar. Sözcük tekrarları ve aynı anlama gelen sözcüklerin yoğun kullanımı da cümle düzeyinde akıcılığı bozar.

46 Duruluk Anlatımda gereksiz sözcüklere yer verilmeden karmaşık ve anlaşılması güç cümlelerin kullanılmamasıdır. Duruluğun sonucunda yalınlık ve akıcılık ortaya çıkar.

47 Yalınlık Anlatımda kullanılan ifadelerin sade gösterişsiz ve kısa kesin ifadelerle dile getirilmesidir. Anlatımın süssüz ve gösterişsiz olmasıdır.

48 Açıklık Anlatımda söz veya yazının kolay anlaşılması duygu ve düşüncelerin açık ve net bir şekilde ifade edilmesidir.

49 Öyküleyici Anlatım Bir konunun, bir olayın bir ya da daha çok kahraman etrafında, belirli bir zaman ve yer içinde anlatıldığı anlatım tekniğidir. Öyküleyici anlatım olay kaynaklı bir anlatım tekniğidir. Öyküleyici anlatımın olabilmesi için bir kişinin başından geçen bir ya da daha çok olayın olması gerekir. Bir kişinin başından geçenler, bir trafik kazası, geçmişte yaşadığı bir takım olaylar... öyküleyici anlatımın sınırlarına girmektedir. Amaç okuyucuyu olayın içinde hissettirmektir.

50 Örnek “Karanlık bir kış gecesi saat üç sularıydı. Bilmem nereden eve dönüyordum. Herkes derin bir uykudaydı. O duruma gelmiştim ki kendisini dinleye dinleye kapılan insanlar gibi "Ah, bir polise rastlasam!" diyordum. Birden bire iki gölge gördüm. Biri hızlı hızlı sert adımlarla doğuya doğru giden ufak tefek bir adamdı. Diğeri sekiz on yaşlarında bir kız çocuğu."

51 Betimleyici Anlatım Yazarın dış dünya ile ilgili gözlemlerini okuyucunun gözünde canlanacak şekilde anlatması ile oluşan anlatım tekniğine betimleyici anlatım denir. Görselliğin daha ağır bastığı bu anlatıma tasvir de denmektedir.

52 Örnek "Kapıda yaşlı bir adam belirdi. Üzerinde biraz eski, açık mavi bir takım elbise vardı. Ceketin üst cebinde üçgen şeklinde kıvrılmış mendil, kravatıyla aynı renkteydi. Yer yer ağarmış saçlarını sol tarafa yatırmış, hâlâ siyahlığını koruyan bıyıklarını üst dudağının üzerini kapatacak şekilde bırakmış. Ayağında yıllar önce gençlerin oldukça rağbet ettiği ucu sivri ucu küt biçimli ayakkabılar vardı."

53 Tartışmalı Anlatım Amaç okuyucunu düşünce ve kanılarını değiştirmektir. Okuyucuyu veya dinleyiciyi istenilen davranış ve düşünce biçimine yönelmek amacıyla başvurulan anlatıma tartışmacı anlatım denir. Deneme, eleştiri gibi yazı türlerinde tartışmacı anlatımdan yararlanılır.

54 Örnek “Çok okuyan değil çok gezen bilir” diyorlar. Katılıyorum, gezerken sağlıklı gözlem yapabilmek için bile okumaya ihtiyaç vardır.Okuma bize sadece bilgi değil yol, yöntem değerlendirme bilincide kazandırır.

55 Açıklayıcı Anlatım Yazar, okuyucusu ele aldığı konuda aydınlatmak ona bilgi vermek amacını taşır. Bir konu hakkında bilgi verirken, bir problemi ortaya koyarken, o probleme açıklık kazandırırken kullanılan anlatıma açıklayıcı anlatım denir.

56 Örnek Osmanlı Devleti 1299 yılında Söğüt ve Domaniç çevresinde kurulmuştur ve 60 yıl boyunca 3 kıtada hüküm süren bir imparatorluğa dönüşmüştür.

57 Öyküleyici Anlatımın Öğeleri

58 1. Olay Örgüsü Genellikle söylemek istediklerimizi bir olaya bağlayarak anlatır, bu olayın meydana geliş nedenini oluşmasını ve sonucunu bir plan içerisinde hikaye ederiz.

59 A: Giriş (Serim) Hikayemizde olayın ortaya konduğu yani yazını başlangıç giriş bölümüdür. Anlatılmak istenen olay, olayın geçtiği yer ve zaman ile kişiler genellikle bu bölümde okuyucuya tanıtılır. “giriş” bölümü, “gelişme” bölümüne göre kısa “sonuç” bölümüne göre uzundur.

60 B: Gelişme (Düğüm) Ortaya konulan olayın açıldığı okuyucuyu meraklandıracak şekilde geliştirdiği bölümdür. Bu bölümde okuyucunun merakı artar sonucun ne olacağı üzerine düşünmeye başlar. İşte okuyucunun merakının en yoğun olduğu bölümdür ve uyanan merakın eser bitinceye kadar sürdürmesi yazar için oldukça büyük önem taşır.

61 C: Sonuç (Çözüm) Hikayedeki olay ve olayların düğümlerinin çözüldüğü, merak edilen konuların ortadan kalktığı bütün soruların cevaplandırıldığı bölümdür.

62 2. Kişi Öyküde anlatılan olayları veya durumları yaşayan kişilerdir. Öyküde kişi sayısı azdır. Sadece bir veya birkaç kişi vardır ve onun başından geçenler anlatılır. Öyküde olayları yapanlara ya da olaydan etkilenenlere öykünün kahramanları denir.

63 3. Zaman Olayların başlaması ile bitmesi arasındaki sürece denir.

64 4. Mekan (Yer) Anlatmaya bağlı edebi metinlerde ele alınan olay belli bir yerde (mekanda) geçer. Olayın daha iyi anlaşılabilmesi için yer yada çevre, betimlemelerle tanıtılır.

65 5. Anlatıcı Öyküleyici anlatımda bir anlatıcı bulunur sanat metinlerinde anlatıcı kurmaca kişi, öğretici öyküleyici metinlerde ise gerçek bir kişidir. Öykülemede anlatıcı bakış açısı üçe ayrılır.

66 Bakış Açısı

67 1. İlahi (hakim) Bakış Açısı Anlatıcı, olayları ve kişilerin iç dünyaları dahil olmak üzere her şeyi bilir.

68 Örnek “Okula gitmişti, sırasına oturmuştu. Ne kadar şanslı bir öğrenci olduğunu düşünüyordu. Ailesinin, kendi eğitimi için her türlü fedakarlığı yapacağına inanıyordu.Bu imkanın çok az kişiye nasip olduğunu iyi biliyordu.Bu düşünceler içindeyken öğretmen sınıfa girmişti.”

69 2. Kahraman Bakış Açısı Anlatıcı, metindeki kahramanlardan biridir. Olayları kahraman kadar bilir. Olay, birinci şahıs ağzından anlatılır.

70 Örnek “Sabah kalktım. Kahvaltımı yaptım. Servise bindim. Okula gittim. Sıram oturdum.”

71 3. Gözlemci Bakış açısı Anlatıcı, olup biteni kamera sessizliğiyle arkadan izler. Olayların içerisine dahil olmaz ve olay üçüncü şahıs ağzından anlatılır.

72 Örnek “Sabah kalktı. Kahvaltısını yaptı. Servise bindi. Okula gitti. Sırasına oturdu.”

73 İsim Varlıkları, kavramları karşılayan sözcüklerdir. İsimlerle, karşıladıkları kavram ve nesneler arasında çok sıkı bir ilgi vardır. Bunlar daima birbirlerini çağrıştırır.

74 Cins İsim Aynı türden varlıkları karşılayan isimlerdir. Bu varlıkların benzerleri etrafta çoktur: “Ağaç, çiçek, kitap, ev, okul, insan, ders...”

75 Özel İsim Tek olan, tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan isimlerdir. Balıkesir, Çukurova, Alpler gibi yer adları, Yunus, Serpil, Recep gibi kişi adları, Türkiye, Portekiz, Hollanda gibi ülke adları, Günün Ötesi, Kiralık Konak,Türk Edebiyatı, Hürriyet gibi kitap, dergi, gazete adları, Bilkent Üniversitesi, Yeşilay, Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi kurum adları, Almanca, Türkçe, Rusça gibi dil adları, İslâmiyet, Ortodoks, Yahudilik gibi din adları, Boncuk, Tekir, Yumak gibi hayvanlara verilen adlar özel isimdir.

76 Tekil İsim Sayıca tek bir varlığı karşılayan isimlere tekil isim denir. Bunlar " Bilgisayar, kitap, çocuk, şiir..." gibi bir varlığı karşılayan isimlerdir.

77 Çoğul İsim Sayıca birden çok varlığı karşılayan isimlerdir. Çoğul isimler, "-ler, -lar" eki getirilerek yapılır. " Bilgisayarlar, kitaplar, çocuklar, şiirler,..."isimleri çoğul isimlerdir.

78 Topluluk İsmi Yapıca tekil olduğu hâlde, yani çoğul eki almadığı halde birden çok varlığı karşılayan isimlere topluluk ismi denir. "Toplum, halk, millet, ordu, bölük, sürü...“ sözcükleri birer topluluk adıdır. Topluluk isimleri de çoğul eki alabilir. Bu durumda grupların çoğulu bildirilmiş olur. Örneğin, "Ordular” cümlesinde "ordu " topluluk ismi çoğul eki almıştır. Burada ordunun birden fazla olduğu anlatılmak istenmiştir.

79 Somut İsim Duyu organlarımız ile algılanan isimlere somut isim denir. "Kitap, masa, insan, ışık..."beş duyumuzdan biri ile algılanan somut isimlerdir.

80 Soyut İsim Duyu organlarımız ile algılanamayan, ama varlığına inandığımız isimlerdir. "Neşe, özlem, sevgi, korku...” duyu organlarımız ile algılanamayan soyut isimlerdir.

81 İsimlerde Küçültme “Öğretmenin elinde ilk yardımla ilgili kitapçıklar vardı. Cümlesinde –cık eki kitap sözcüğünü getirilerek küçültme anlamı vermiştir.

82 Örnekler “Kadıncağız, tavşancağız, köprücük, kayacık” Örneklerinde olduğu gibi –cık ve –ceyiz eklerini almış sözcüklere küçültme ismi denir.

83 Sıfat İsimleri niteleyen yada belirten sözcüklere sıfat denir. Sıfatlar isimlerden önce geldikleri için sıfatları ön ad diye adlandırabiliriz.

84 Niteleme Sıfatları Varlıkların yapısal özelliklerini ortaya koyan sıfatlardır. isme sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir.  “Kimsesiz çocuklara yardım edelim” Nasıl çocuklara “kimsesiz çocuklara”  “Siyah gözlükler çok güzel” Nasıl gözlükler “Siyah gözlükler”

85 Belirtme Sıfatları Varlık ve kavramların sayı, soru, işaret, belgisizlik yönünden belirten sıfatlardır.

86 1: İşaret Sıfatı Varlıkların bulunduğu yerleri gösteren sıfatlara işaret sıfatı denir.  “Bu çocuk, şu ev, o adam, buradaki okul…” İsimlerin bulunduğu yeri işaret yoluyla belirten sıfatlardır.

87 2: Sayı Sıfatı İsimlerin sayısal özelliklerini bildiren sıfatlara sayı sıfatı denir.

88 A: Asıl Sayı Sıfatı İsimlerin sayılarını kesin olarak belirten sıfatlara asıl sayı sıfatı denir.  “Üç arkadaş geziye çıktık”  “Yozgat’ta on gün kaldık”  “Bu televizyonu ancak iki kişi taşıyabilir”

89 B: Sıra Sayı Sıfatı Varlıkların sırasını bildiren sıfatlara sıra sayı sıfatı denir. Sıra sayı sıfatları isimlere gelen "-ıncı, -inci" ekleri ile yapılır.  “Ben altıncı katta oturuyorum”  “İzmir’de ki dokuzuncu günüm”

90 C: Üleştirme Sayı Sıfatı İsimlerin eşit paylara ayrılmış olduğunu belirten sıfatlara üleştirme sayı sıfatı denir.  “Arkadaşlarım günde ikişer kitap okuyor”  “Her komşuda yarımşar saat kaldık”

91 D: Kesir Sayı Sıfatı İsimleri kesirli olarak belirten sıfatlardır.  "Bu işte yüzde yirmi kâr var“  "Yarım kilo kıyma aldım"

92 3: Belgisiz Sıfat İsimlerin sayı bakımından belirsizliklerini ifade eden sıfatlara belgisiz sıfat denir.  “Bazı işlerde, birkaç arkadaş, hiçbir erkek, her konuda”

93 4: Soru Sıfatı İsimlerin niteliğini, herhangi bir özelliğini soru yolu ile bildiren sıfatlardır.  “Nasıl şiirleri beğenirsiniz?”  “Kaçar gün kaldın şehirlerde?”  “Hangi konuyu işleyeceğiz?”  “Kaç soru çözmeli günde?”

94 Sıfatlarda Küçültme Sıfat olan sözcüğün anlamında küçültme ya da daralma, "-cik,-ce, -ımsı, -ımtırak" ekleri ile yapılır. Bu eklerin getirilmesi ile oluşan sıfatlara küçültme sıfatları denir

95 Sıfatlarda Pekiştirme "m, p, r, s" harflerinden uygun olanı getirilir.  Te + r + temiz = Tertemiz  Dü + m +düz = Dümdüz  Ye + m + yeşil = Yemyeşil

96 Sıfatlarda Derecelendirme Sıfatlarda derecelendirme "pek, çok, daha, en..." gibi sözcüklerle yapılır.  "Kardeşin onlardan daha akıllı biri.“ cümlesinde "daha" sözcüğü üstünlüktür.  "En güzel kitap buydu.“ cümlesinde "en" sözcüğü en üstünlüktür.  "Çok güzel çiçekleri vardı.”cümlesinde "çok" sözcüğü aşırılık anlamı katmıştır.

97 Coşku ve Heyecana Bağlı (Lirik) Anlatım Coşku ve heyecana bağlı anlatım insanın duygularını, hislerini, coşkularının ifade etmek için kullanılır.

98 Coşku ve Heyecana Bağlı Anlatım Özellikleri Lirik anlatımda dil “heyecana bağlı işlev”de kullanılır. Daha çok hitabet ve şiirde kullanmak ile birlikte roman, hikâye, tiyatro türlerinde de kullanılır. Sözcükler genellikle mecaz ve yan anlamında kullanılır. Söz sanatları ve ahenk unsurlarından yaralanılır.

99 Lirik Metinlerdeki Ahenk Öğeleri Ölçü, Uyak, Vurgu, Ulama, Redif, Asonans

100 Lirik Metinlerde Kelimelerin Anlam Değerleri Coşku ve heyecana bağlı anlatımda kelimeler genellikle ilk anlamının dışında kullanılır.  Neydi beni sana çeken  Neydi içimdeki bu kavga  Beynim hayır derken  Yüreğim sana çarpmakta Altı çizili kelimeler mecaz anlamında kullanılır.

101 Ve Son…


"Bill Gates. Dil ve Anlatım SUNUM İnsan hayatı, bir toplumun içinde mevcuttur. Bu toplumda her an insanlarla iletişim içindeyiz. Konuşurken, yazarken," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları