Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

RELATIVE(ADJECTIVE) CLAUSE

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "RELATIVE(ADJECTIVE) CLAUSE"— Sunum transkripti:

1 RELATIVE(ADJECTIVE) CLAUSE

2 RELATIVE CLAUSE Relative Clause cümle içerisinde bir ismi tanımlayan ve açıklayıcı bilgi veren yan cümledir. Genellikle yan cümlecik şeklinde veya bazen bir kelimeyi niteleyici göreve sahiptirler. Sıfatlar ile Relative clause arasında bir fark vardır:

3 Sıfatlar tanımladıkları isimden önce gelirler;
ancak "Relative clause"lar niteledikleri kelimelerden/isimlerden sonra gelirler; ve tanımladıkları ismin/nesnenin türüne göre "who, that, which" edatlarından birini alırlar.

4 Who : Kişilerle kullanılır.
Which: Cansız varlıklar ve hayvan isimleriyle kullanılır. That: Hem who hem de which yerine kullanılır.

5 I helped the woman. (Kadına yardım ettim.) She was carrying heavy bags. (O, ağır çantalar taşıyordu.) Şimdi bu iki cümleyi Relative Clause ile birleştirelim: I helped the woman who/that was carrying heavy bags. (Ağır çantalar taşıyan kadına yardım ettim.)

6 The student is happy. (Öğrenci mutlu. ) He passed the exam
The student is happy. (Öğrenci mutlu.) He passed the exam. (O, sınavı geçti.) The student who /that passed the exam is happy. (Sınavı geçen öğrenci mutlu.) The table is broken. (Masa kırık.) It is in the kitchen. (O, mutfakta.) The table which / that is in the kitchen is broken. (Mutfakta olan masa kırık.)

7 WHOM, WHICH,THAT, ¤ Tanımlayacağımız isim, tanımlanan cümlede nesne durumunda ise Which, that, ¤ (boş): Cansızlar ve hayvanlar için Who, whom, that, ¤ (boş): İnsanlar için kullanılır.

8 The girl was Şule. (Kız Şule’ydi. ) I saw her in the park
The girl was Şule. (Kız Şule’ydi.) I saw her in the park. (Onu parkta gördüm.) Şimdi cümlemizi bu kurallara göre yapılandıralım: The girl whom/that/who/¤ I saw her in the park was Şule. (Parkta gördüğüm kız Şule’ydi.)

9 The movie was boring. (Film sıkıcıydı. ) I watched it last night
The movie was boring. (Film sıkıcıydı.) I watched it last night. (Onu, dün gece izledim.) The movie which/that/¤ I watched it last night was boring. Görüldüğü gibi tanımlanan isimden sonra hemen (I, you gibi) bir özne geliyor.

10 WHEN “When” bir zaman ismini (year, daytime, century, decade…) tanımlamak için “relative clause” yapıda kullanılır. I will never forget the day. (Günü asla unutmayacağım.) I met her on that day. (O gün onunla, tanışmıştım.) I will never forget the day when I met her. (Onunla tanıştığım günü asla unutmayacağım.)

11 Sadece “which” ile kullanıldığında “preposition” (in, on
Sadece “which” ile kullanıldığında “preposition” (in, on ...) kullanımını gerektirir. I will never forget the day when/on which/that/¤ I met her. (Onunla tanıştığım günü asla unutmayacağım.) 8.30 is the time. (8.30 zamanıdır.) My plane arrives then (at that hour). (Uçağım o zaman gelir.) 8.30 is the time when /at which / that / ¤ my plane arrives. (8.30 uçağımın gelme zamanıdır.)

12 April is a month when /in which / that / ¤ the weather is usually warm.
(Nisan, havanın genelde ılık olduğu bir aydır.) Monday is the day when / on which / that / ¤ we go swimming. (Pazartesi, yüzmeye gittiğimiz gündür.)

13 1920 is the year when / on which / that The Turkish Grand Assembly was founded.
(1920, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulduğu yıldır.)

14 WHERE Tanımladığımız isim, tanımlayan cümlede yer belirtiyorsa “where” kullanılır. The restaurant – we ate lunch there – wasn’t very clean. (Restoran—orada öğle yemeği yedik—yeterince temiz değildi.) The restaurant where we ate lunch there wasn’t very clean. (Öğle yemeğini yediğimiz restoran temiz değildi.)

15 The restaurant where/at which we ate lunch wasn’t very clean.
The restaurant which/that/ ¤ we ate lunch at wasn’t very clean Not: “Restaurant” kelimesi yer edatı olarak “at” alır. (we ate lunch at the restaurant.)

16 I want to live in a city where there is a lot of sunshine
(Güneş ışığı çok olan bir şehirde yaşamak istiyorum. Not: “City” kelimesi “in” alır. I want to live in a city in which there is a lot of sunshine. I want to live in a city which / that /¤ there is a lot of sunshine in.

17 WHOSE and OF WHICH Tanımladığımız isim, tanımlayan cümlede sahiplik içeriyorsa, hem insanlar hem de nesneler için “whose” kullanılır. Do you know the child? (Çocuğu tanıyor musun?) Her bicycle was stolen. (Onun bisikleti çalındı.) Do you know the child whose her bicycle was stolen? Can you repair the table? (Masayı tamir edebilir misin?) Its legs are broken. (Onun ayakları kırık.) Can you repair the table whose its legs are broken?

18 Nesneler için nadiren “of which” de kullanılabilir.
They are repairing the house. (Evi tamir ediyorlar.) Its roof was damaged during the storm.(Fırtınada çatısı zarar gördü.) They are repairing the house whose roof was damaged during the storm. They are repairing the house the roof of which was damaged during the storm. (Fırtınada çatısı zarar gören evi onarıyorlar.)

19 This is the program whose the price is reasonable.
This is the program. (Bu programdır.) The price of the program is reasonable.(Programın fiyatı makul.) This is the program, the price of which is reasonable. This is the program whose the price is reasonable. (Fiyatı makul program budur.)

20 The man about whose car I talked is very rich.
Eğer kullanacağımız cümlelerde preposition (in, at, with…) varsa bunlar ya “relative clause” un sonunda ya da “whose” un önünde kullanırız. The man about whose car I talked is very rich. The man whose car I talked about is very rich. (Arabası hakkında konuştuğum adam çok zengindir.)

21 WHY “Reason”, “explanation” gibi kelimelerden sonra bir neden belirtiyorsak why kullanılır. The reason why she didn’t come to school is very interesting. (Onun okula gelmemesinin sebebi çok ilginç.) I can’t explain the reason why we cancelled the meeting. (Toplantıyı neden iptal ettiğimizin sebebini açıklayamam.)

22 Why yerine for which, that kullanabilir ya da hiç bir şey kullanmayabiliriz.
I can’t explain the reason why/ for which/that/¤ we cancelled the meeting. (Toplantıyı neden iptal ettiğimizin sebebini açıklayamam.)

23 Why kullanabilmemiz için bir neden açıklamamız gerekir
Why kullanabilmemiz için bir neden açıklamamız gerekir. Ancak reason ve explanation gibi kelimeleri bir nesne olarak görürsek which, that kullanırız ya da hiç bir şey kullanmayız. The reason which / that / ¤ they gave for the murder was unbelievable.   (Cinayet için verdikleri sebep inanılmaz.)

24 The reason why / for which / that / ¤ they murdered the man is not known. (Neden adamı öldürdüklerinin sebebi bilinmiyor.) The explanation which / that / ¤ the student made confused everybody. ( Öğrencinin yaptığı açıklama herkesi şaşırttı.) The explanation why / for which / that / ¤ he smokes is not enough. (Neden sigara içtiğini açıklaması yeterli değil.)

25 Expressions of Quantity (Miktar İfadeleri)
Relative Clause, “of” içeren miktar ifadeleri içerebilir: some of, many of, most of, none of, two of, half of, both of, neither of, each of, several of, a few of, little of, a number of…gibi. Bu ifadeler sadece “whom, which, whose” ile kullanılabilinir. Her zaman virgül kullanılır.

26 In my English class there are 10 students. (Sınıfımda on öğrenci var
In my English class there are 10 students. (Sınıfımda on öğrenci var.) Most of them are from İzmir. (Onların çoğu İzmirli.) In my English class there are 10 students, most of whom are from Istanbul. (Sınıfımda çoğu İzmirli olan 10 öğrenci var.)

27 I bought five books. (Beş kitap aldım. ) Two of them are about music
I bought five books. (Beş kitap aldım.) Two of them are about music. (Onların iki tanesi müzik hakkında.) I bought five books, two of which are about music. (İki tanesi müzik hakkında olan beş kitap aldım.)

28 They talked about Mary. ( Mary hakkında konuştular
They talked about Mary. ( Mary hakkında konuştular.) One of her problems was coming to class late. (Onun sorunlarından birisi derse geç gelmektir.) They talked about Mary, one of whose problems was coming to class late. (Sorunlarından biri derse geç gelmek olan Mary hakkında konuştular.)

29 “, which” defining whole sentence
Bazen bir Relative Clause tek bir kelimeyi değil de bütün bir cümleyi tanımlar. Böyle durumlarda virgül ve which (, which) kullanılır Şule failed the test. (Şule sınavda başarısız oldu.) It was very difficult.(O (yani sınav) çok zordu.) Şule failed the test which / that was very difficult. (Şule zor olan sınavda başarısız oldu.)

30 (Şule sınavda başarısız oldu ki bu durum hepimizi şok etti.)
Şule failed the test. (Şule sınavda başarısız oldu.) That shocked all of us. (Bu durum (yani sınavda başarısız olması) hepimizi şok etti.) Şule failed the test, which shocked all of us. (Şule sınavda başarısız oldu ki bu durum hepimizi şok etti.)

31 Pronoun Used as the Object of a Preposition
İngilizcede bazı filler kendilerden sonra preposition (edat) alırlar: “talk to”, “ apply for”, “put something in” gibi fiiller bu kurala örnek olabilir. Bu ‘preposition’ların ‘Relative Clause’ cümle yapısı içerisinde kullanımları farklılık gösterir.

32 (Hakkında seninle konuştuğum adam o.)
He is the man. (O adam.) I told you about him. (Onun hakkında seninle konuştum.) Bu iki cümleyi normal kurala göre şöyle yaparız: He is the man whom/who/that/¤ I told you about him. (Hakkında seninle konuştuğum adam o.)

33 Bunlara ek olarak preposition “about” cümle sonundan alınıp “whom” ile birlikte de kullanılabilir.
He is the man about whom I told you him. (Hakkında seninle konuştuğum adam o.)

34 NON-DEFINING RELATIVE CLAUSE
Önceden tanımlanan veya bilinen isimleri tanımlarken eğer Relative Clause yapısı kullanırsak virgül kullanılması gerekir.Bu tür yapılara Non-Defining Relative Clause yapısı denir. Non-Defining Relative Clause yapısı zaten bilinen bir şeye ek bilgi vermek için kullanılır. Örneğin:

35 Istanbul, where I live, is wonderful
Istanbul, where I live, is wonderful. (Benim yaşadığım yer İstanbul harika.) (İstanbul zaten bilinen bir isim Yani where I live tümcesi çıkarıldığında anlamda bozulma olmaz.) The city where I live is wonderful. (Yaşadığım şehir harika.) (the city ama hangi city? Bunu belirtmek için kullandığımız relative clause yapısı çok önemli. Yani where I live tümcesi çıkarıldığında anlam bozulur.)

36 Özel isimler The woman who lives next door is a nurse. (Yan dairede yaşan kadın bir hemşiredir.) (defining-gerekli bilgi) Mrs. Brown, who lives next door, is a nurse. (Yan dairede yaşan Bayan Brown bir hemşiredir.) (non-defining-ekstra bilgi)

37 Tanımlanmış isimler A father who is very strict with his children is not approved much. (Çocuklarına sert olan bir baba fazla onaylanmaz.) (defining-gerekli bilgi) My father, who works in Kazakhstan, is not a strict person. (Kazakistan’da çalışan babam katı biri değildir.) (non-defining/extra bilgi)

38 Rice, milk, flower gibi isimler genel anlamda kullanılırken, zaten herkesin bildiği kelimeler oldukları için non-defining olurlar;yani virgül kullanılır Flowers, which every person likes, need enough sunlight and water to grow. (Çiçekler ki her insan sever büyümek için güneş ışığı ve suya ihtiyaç duyarlar.) (Genel anlamda bütün çiçeklerden bahsedilmiş.)

39 Milk, which is necessary for human health, contains many nutrients
Milk, which is necessary for human health, contains many nutrients. (İnsan hayatı için gerekli olan süt çok miktarda besleyici içerir.)  Önemli: Non-defining yapıda that asla kullanılmaz; yani that den önce virgül hiçbir zaman kullanılmaz I can’t rely on Mr. Brown, that / who works in your company. (şirketinde çalışan Mr. Brown’a güvenemem.)

40 Reduction of Relative Clauses
Bir relative clause anlamını hiç bozmadan cümle olmaktan çıkarıp sözcük öbeğine dönüştürebiliriz. The boy who is running towards us is my son. (Bize doğru koşan çocuk, benim oğlum.) The boy running towards us is my son. (Bize doğru koşan çocuk, benim oğlum.)

41 The money which was stolen from the bank has been recovered.
The money stolen from the bank has been recovered. (Bankadan çalınan para kurtarıldı.)

42 Bir relative clause'u kısaltabilmemiz için who, that, which sözcüklerinin relative clause’da özne durumda bulunması gerekir. Yani, relative clause'un bu bu sözcüklerden başka bir öznesinin olmaması gerekir.Eğer varsa o cümlede kısaltma yapamayız. The boy who you met yesterday is my son. (Kısaltılmaz.) Yani öznelerinin aynı olması gerek.

43 Bir relative clause'u şu şekillerde kısaltabiliriz:
a) Present participle: the boy running, the people waiting... Eğer relative clause 'un tense'i present ve past continuous, simple present ya da simple past tense ve yüklemi active ise kısaltma present participle ile yapılır.

44 The man who lives upstairs is making too much noise
The man who lives upstairs is making too much noise. The man living upstairs is making too much noise. (Yukarı katta yaşayan adam, çok gürültü yapıyor.) The woman who is talking to the teacher is my mother. The woman talking to the teacher is my mother. (Öğretmenle konuşan kadın, benim annem.)

45 The children who were playing in the rain seemed very happy
The children who were playing in the rain seemed very happy. The children playing in the rain seemed very happy. (Yağmurda oynayan çocuklar çok mutlu.) The customers who wanted to see manager looked very angry The customers wanting to see manager looked very angry. (Müdürü görmek isteyen müşteriler çok sinirli görünüyor.)

46 Aynı kuralları göz önüne alarak, non-defining relative clause'larda da kısaltma yapabiliriz.
Kısaltılan bölümü yine virgül ile cümleden ayırmamız gerekir. Her parents, who expect her to get a high grate will be disappointed if she can't. Her parents, expecting her to get a high grate, will be disappointed if she can't. (Onun yüksek bir not almasını bekleyen ailesi alamazsa eğer hayal kırıklığına uğrayacak.)

47 b) Past participle: Relative clause'un yüklemi passive ise kısaltmada past participle kullanılır.
The child who was punished by the teacher was standing the corner. The child punished by the teacher was standing the corner. (Öğretmen tarafından cezalandırılan çocuk köşede duruyor.)

48 I liked to listen to songs which are sung in Turkish
I liked to listen to songs which are sung in Turkish. I liked to listen to songs sung in Turkish. (Türkçe söylenen şarkıları beğendim.) The car which was used in the bank robbery has been found by the police. The car used in the bank robbery has been found by the police. (Banka soygununda kullanılan araba Polis tarafından bulundu.)

49 c) Be+ adjective phrase: To be (am, is, are, was, were, been) den sonra bir sıfat geliyorsa who, which, that ve to be filleri atılır: Anlamda hiçbir değişiklik olmaz I need a box which is a big enough to hold these books. I need a box a big enough to hold these books. (Bu kitapları içine koymak için yeterli büyüklükte bir kutuya ihtiyacım var.)

50 d) Be+ preposition phrase: To be (am, is, are, was, were, been) den sonra bir edat (in, at, on) geliyorsa who, which, that ve to be filleri atılır: The books which are on the top shelf are difficult the reach. The books on the top shelf are difficult to reach. (Üst raftaki kitaplara kavuşmak zor.)

51 e) To+ infinitive: 1)The first, the second, the last, the only gibi ifadelerden sonra, bazen de superlative'lerden sonra relative clause to do şeklinde kısaltılabilir. Yesterday, I was the last person who left the office. Yesterday, I was the last person to leave the office. (Dün, ofisten en son ayrılan kişi bendim.)

52 Eğer relative clause'un yüklemi passive ise, kısaltmada passive infinitive "to be done" kullanılır.
The only man that was seen there that day was Mr. Smith. The only man to be seen there that day was Mr. Smith. (O gün orda görülen tek adam Mr. Smith.)

53 To+ infinitive biçimindeki kısaltmayı something, anything, nothing, someone, anyone,.. etc gibi sözcüklerden sonra ve zorunluluk, gereklilik ifade ederken pek çok isimden sonra kullanabiliriz. Would you like something that you can read? Would you like something to read? (Okuyabileceğin bir şey ister misin?) I have a lot of work that I must do. I have a lot of work to do. (Yapmam gereken bir sürü iş var.)

54 f) Appositive phrase: Appositive phrase, bir isme açıklık kazandırmak için, isimden sonra kullanılan bir isim ya da zamir grubudur. Fazla bilgi verdiği için, virgülle cümlenin devamından ayrılır. Mr. Jones, who is the headmaster of our school, is a very strict man. Mr. Jones, the headmaster of our school, is a very strict man.

55 g) A Perfect Participial Phrase: Relative clause'un tense'i “simple past , present ve past perfect tense” ise kısaltmada active eylemler için having done, passive eylemler için having been done kullanabiliriz. The students who attended our course last year will get a discount this year. The students having attended our course last year will get a discount this year. (Kursumuza geçen yıl katılan öğrenciler bu yıl indirim alacak.)

56 Murat, who had been fired, looked for another job for five months.
Murat, having been fired, looked for another job for five months. (İşten kovulan Murat beş ay yeni bir iş aradı.) The students who have finished their homework can go out The students having finished their homework can go out. (Ödevini bitiren öğrenciler dışarı çıkabilir.)

57 SOURCE: 1) www.ingilizceders.biz
2)


"RELATIVE(ADJECTIVE) CLAUSE" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları