Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Tıbbi Biyolojiye Giriş

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Tıbbi Biyolojiye Giriş"— Sunum transkripti:

1 Tıbbi Biyolojiye Giriş
Yrd. Doç. Dr. Muhammed Kamil TURAN Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı 2017/2018

2 Biyolojinin ve temel prensiplerinin tanımını yapabilmeli
Tıbbi Biyoloji ve Genetiğin temel prensiplerinin tanımını yapabilmeli Canlılığın temellerini açıklayan teorileri tanımlayabilmeli Canlılığın temellerini ve hücre çeşitlerini tanımlayabilmeli Prokaryotik hücrelerin genel yapıları ve yüzey farklılaşmalarını tanımlayabilmeli Ökaryotik hücrelerin genel yapıları ve zar yapılarını tanımlayabilmeli Öğrenim Hedefleri

3 Öğrenim Hedefleri Hücrenin kimyasal kompozisyonunu bilmeli
Hücre membranları ve membran proteinlerini tanımlayabilmeli Hücrelerin temel ortak özelliklerini sayabilmeli (hücre zarı, sitoplazma ve organeller, hücre iskeleti) Hücrede yer alan yapıların adlarını, temel yapısal özelliklerini ve görevlerini sayabilmeli Hücre membranın yapısal özelliklerini sayabilmeli Öğrenim Hedefleri

4 Biyolojinin ve temel prensipleri
Bilimin oluşması için Özne Nesne Biyoloji bilimi için Özne canlı Nesne canlılık Biyolojinin ve temel prensipleri Özne işi yapandır Nesne ise yapılan işten etkilendir. BU bağlamda biyolojinin öznesi canlı ve nesnesi ise canlılıktır. Biyoloji: Biyo (Canlı), Logos(bilimi) anlamında olup canlı bilimi olarak tanımlanır ve felsefeden ayrılan ilk bilimlerden birisidir. İnsan yaratıldığı günden itibaren çevresi ile bir bütündür. İnsanın bu bütünlükten etkilenmesi gayet doğal olup kafası da bu bütünlükten kaynaklanan milyonlarca soru ile doludur.

5 Biyolojinin ve temel prensipleri
Biyoloji felsefeden ayrılan ilk anabilim dallarından biridir. Felfesenin düşünce anlamını kullanırsak bilim için: Gözlem: Bir olayın, bir gerçeğin ya da bir nesnenin niteliklerini öğrenmek, bilmek ereğiyle, onun özenli, planlı ve dikkatli bir biçimde ele alınıp, gözetlenip incelenmesi işi. Biyolojinin ve temel prensipleri Bilim için vazgeçilmez olan şey gözlemdir. Gözlem: Bir olayın, bir gerçeğin ya da bir nesnenin niteliklerini öğrenmek, bilmek ereğiyle, onun özenli, planlı ve dikkatli bir biçimde ele alınıp, gözetlenip incelenmesi işi. Doğayı gözlemlediğimizde göreceğimiz iki tip olay vardır. Tekrarlanabilir mekanik olaylar Generatif olaylar

6 Bilimin temel prensipleri
O halde bilim olaylar çerçevesinde şu özelliklere sahip olmalıdır: Olgusal Mantıksal Objektif Eleştirel Genelleyici Seçici Bilimin temel prensipleri Bilim için vazgeçilmez olan şey gözlemdir. Gözlem: Bir olayın, bir gerçeğin ya da bir nesnenin niteliklerini öğrenmek, bilmek ereğiyle, onun özenli, planlı ve dikkatli bir biçimde ele alınıp, gözetlenip incelenmesi işi. Doğayı gözlemlediğimizde göreceğimiz iki tip olay vardır. Tekrarlanabilir mekanik olaylar Generatif olaylar

7 Bilim, olgulara yönlenerek doğrulanabilir olan ifadeleri inceler.
Bilimsel önermelerin tümü ya doğrudan ya da dolaylı olarak gözlenebilen olguları dile getirir. ‘Basınç yükseklere çıktıkça azalır.’ (olgusal önerme) OLGUSALLIK Bilim olayları inceler.

8 Bilimsel ifadeler, mantıksal açıdan doğru çıkarımlar ile ulaşılmış, çelişkisiz ifadeler doğurur.
Bilimsel sonuçlar her türlü çelişkiden uzak, kendi içerisinde bir tutarlılığa sahip olmak zorundadır. Bilimde birbiriyle çelişen iki önerme doğru kabul edilmez. ‘Su yükseklere çıkıldıkça daha düşük sıcaklıkta kaynar.’ ‘Su Erzurumda, Antalya’da olduğundan daha yüksek sıcaklıkta kaynar.’ MANTIKSALLIK Bilim içinde üretilen bilimsel sonuç kendi içinde tuarlı olmalı ve ürettikleri ile çelişmemelidir.

9 Bilimin; edebiyat, sanat ve felsefe gibi bir insan uğraşısı olduğu unutulmamalıdır.
Bilim insanları bilimin ereği olarak ancak objektif olmaya çalışırlar. Ancak bunu her zaman başaramayabilirler. OBJEKTİFLİK

10 Bilimdeki mevcut her kuram yeni olgular ışığından çürütülebilir veya değiştirilebilir; her kuramın yerini başka bir kurama bırakabilir. ELEŞTİRELLİK Bilimde otorite kabul edilemez, Bilimde her görüş veya önerme olgular ve kanıtlar tarafından desteklendiği sürece kabul görür. Bilimde hiçbir doğru değişmez değildir. Newton yasalarından Einstein yasalarına geçiş. Şu an kuantum olgularından bahsediyoruz. OTORİTE

11 Bilim, tek tek bütün olgular ile ilgili gözlem yapmaz; bunlar ile ilgili genel kurallar ve bağıntılar bulmaya çalışır. Bilim tek tek olguları ele almaz, olgu türleri ile çalışır, Yine de ‘VAKA’ tıbbi bilginin genellenmesinin bir yoludur. GENELLEYİCİLİK

12 Bilim, her türlü olguyla değil yalnızca ilgi alanına giren ve önemli olgular ile ilgilenir.
Bütün bu olguların bilime konu olması zaman ve imkanlar açısından olanaksızdır. SEÇİCİLİK Evrende olup biten olaylar sonsuızdur. Süreklidir ve birbirlerini nedenlerini ve sonuçlarını sürekli etkiler BU nedenle bilim seçici olmalıdır.

13 NEDENSELCİ Doğadaki her şeyin bir nedeni vardır,
Doğadaki bütün olgular arasında neden-sonuç ilişkisi bulunur. Her belli sonucun bir nedenden oluştuğunu ana ilke olarak benimser. NEDENSELCİ

14 NİCELLİK Var olan her şey ölçülebilirdir.
Bilimin konusu olgular ölçülebilir olmalıdır. Acaba ölçülemeyen bilim var mıdır! NİCELLİK

15 Tartışmaya, iddiaya dayanarak bir öneri, fikir ileri sürmek.
TEZ

16 Bir gözlemin, bir olgunun ya da bilimsel bir problemin, üzerinde daha fazla inceleme yapılarak test edilmesine olanak veren, öneri niteliğinde açıklama. HİPOTEZ

17 Tekrarlanan gözlem ve deneylerle, mevcut bilgi birikimi düzeyinde doğruluğu büyük ölçüde kabul edilmiş, ancak yine gözlem ve deneyler yoluyla yanlışlanabilme olasılığı bulunan, öngörülerinde doğru çıkmış hipoteze, teori (kuram) denir. Teoriler, gözlem, deney, akıl ve mantık yollarıyla her defasında doğrulanabilmelidir. TEORİ FAKAT TÜM EVREN İÇİN GENEL GEÇER OLARAK KANITLANMASI YAPILMAZ, YAPILAMAMIŞTIR ya da AN İTİBARI İLE MÜMKÜN DEĞİLDİR:

18 Tekrarlanan gözlem ve deneylerle, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen, akla ve mantığa uygun, genel kanıya göre kabul görmüş, değişmez nitelik kazanmış, yanlışlanma olasılığı olmayan gerçek bilgiye, yasa (kanun) denir. YASA Yasalar değişmezlik ilkesine sahiptir. Yanlışlamaya çalıştığınızda, yasayı çökertmeniz mümkün olmaz. Yasalar en gerçek değişmezlerdir. Biz bu mevcut değişmezleri kullanarak yeni değişmezler ortaya çıkarmaya çalışırız

19 Yaşan birden bire ortaya mı çıktı yoksa hep var mıydı?
YAŞAMIN KÖKENİ

20 YAŞAMIN KÖKENİNE AİT GÖRÜŞLER
Abiyogenez görüşü Biyogenez görüşü Panspermia görüşü Ototrof görüşü Heterotrof görüşü Yaratılış Görüşü YAŞAMIN KÖKENİNE AİT GÖRÜŞLER

21 İlk olarak Aristo ile oratay atılan ve canlı maddelerin cansız maddelerden kendiliğinden oluşmuştur fikrini ifade eder. Evrimin tartışmaya açıldığı ilk fikir olması açısından önem taşır. ABİYOGENEZ

22 ABİYOGENEZ Aristo'ya göre:
Yaprak bitlerinin bitkilerin üstüne sinen nemden, Pirelerin kokuşmuş maddelerden, Farelerin kirli tahıldan, Timsahların suyun derinliklerindeki çürümüş ağaç kütüklerinden meydana geldikleri su götürmez bir gerçekti.

23 ABİYOGENEZ 1688'de İtalyan Francesco Redi tarafından çürütülmüştür.

24 ABİYOGENEZ Charles Darwin: Miller–Urey-Oparin:
yaşamın ilk kıvılcımının ‘amonyak ve fosfor tuzları, güneş ışığı, sıcaklık, elektrik akımı vb. unsurların bulunduğu ılık bir su birikintisinde...’ oluşmuş olabileceğini sundu. ‘...böylece tüm canlılığı şekillendirecek ilk protein ortaya çıkmış olabilir.’ Miller–Urey-Oparin: İlk atmosferde, elektrik akımı ile modellenen şimşekler ve yaşamın kökenini oluşturan ilkel proteinlerin oluşumu ABİYOGENEZ

25 ABİYOGENEZ Canlı , cansızdan kendiliğinden ve birden bire oluşur.
Oluşan canlı , basit veya evrimleşmiş olabilir. Canlının , cansızdan oluşması süreklidir. ABİYOGENEZ

26 Bir canlının yalnız kendine benzer başka bir canlıdan oluşabileceği görüşüdür.
Biyogenez 1862 de Louis Pasteur ’un yaptığı deneylerle kabul edilmiştir. Günümüzde de geçerlidir. Pasteur , yaptığı bir dizi kontrollü deneyle canlı , cansızdan oluşur görüşünü yıkmıştır. BİYOGENEZ

27 BİYOGENEZ

28 BİYOGENEZ

29 PANSPERMİA Dünya gezegeninde hayat yoktu,
İlk canlı dünya dışında, yani başka gezegenlerde oluşmuştur. Daha sonra bu canlıların spor yada tohumları göktaşları ile dünyaya taşınmış ve canlılık başlamıştır. PANSPERMİA

30 Panspermia (sperma, tohum) hipotezi şudur: yaşamın kökü olan “tohumlar” tüm evrene dağılmış şekilde bulunmaktadır dolayısıyla dünyada yaşamın kökeni bu yaşam kaynağı olan tohumlardan meydana gelmiş olabilir. PANSPERMİA

31 Günümüz bilim adamları tarafından oldukça sıkı bir şekilde savunuluır.
Hayat yani su meteorlar ile dünyaya gelmiştir. PANSPERMİA PEK ÇOK FİLM VAR Prometeus Alien 1 – 6 - Covenant

32 Meteorların sadece yıkım getirmediği uzun zamandır bilmektedir.
Meteor/Gezegen karşılaşmaları aynı zaman da kozmik bir çeşitliliğide beraberinde getirir. Bu çeşitlilik canlılığı açıklar, ilk canlıyı ise açıklamaz. Eğer doğru ise yaşam sadece DNA temelli olmamalıdır. Her gezegendeki yaşam biçimi, o gezegenin kendi özgü olmalıdır, Her gezegenin potansiyel bir yaşam mekanı olmalıdır PANSPERMİA Bu görüş bizi çok farklı noktalara sürükler: Virüslerin dünya dışı varlıklar olduklarına, Meteorların thumlama yaptığına, Yaşamın kaynağının tek olduğu ve her şeyin ondan köken alıp, onun hiçbir şeyden köken almayışına, KİM BU MÜHENDİLER, AMAÇLARI NEDİR:

33 OTOROF Tüm canlılar yaşamak için beslenmek zorundadır.
Dünyanın ilkel varlığı içinde bir şekilde gelişmiş ilk canlı da aranılacak özellik kendi besinini kendisinin yapması ve ondan türeyecek canlılığı da besleyebilmesidir. OTOROF

34 Bu bağlamda ilk canlı bir ototrof olmalı ve fotosentez yolu ile besin üretmiş olmalıdır.
Bu teori: İlk canlının nasıl oluştuğunu açıklamaz, Bunun yerine ilk canlının nasıl beslendiğini açıklar. OTOROF

35 Ototrof görüşü ilk canlının, kompleks bir organizma olarak basit bir çevrede oluştuğunu ileri sürer.
OTOROF O halde Fakat günümüz ototroflarının komplex yapısı, ilkel dünyanın olumsuz şartlarında nasıl var olabilmiştir? Bu var oluş için milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin gerekliliği ileri sürülerek teori pek çok biyologca reddedilmiştir. Kendi besinini üreten organizmanın nasıl meydana geldiği açıklanamadığı için , ototrof hipotezine karşı daha sonra heterotrof hipotezi ileri sürülmüştür.

36 İlk canlı dünyanın geçirdiği uzun süren kimyasal evrim sonucu ortaya çıkan özel koşullarda uzun süren bir zaman diliminde çok basit olarak oluşmuştur. Heterotrof hipotezi Oparin ve Halden tarafından ileri sürülmüştür. HETEROTROF

37 İlk atmosferdeki basit gazlar ilk atmosfer koşullarındaki enerjilerle iyonlaşıp birleşerek ilk organik molekülleri oluşturur. Wöhler deneyi : CO2 + NH3 ÜreMiller deneyi : CH4 , NH3 , H2O , H2 Mor ötesi ve elektrik şarjıyla organik moleküllere dönüşür. Fox deneyi; Erime noktasına kadar ısıtılan aminoasitlerden bir çeşit protein elde etmiştir. HETEROTROF

38 İlk organizmaların kendi besinini hazır olarak aldıklarını iddia eder,
Canlı , cansızdan uzun süren bir evrim sonucu oluşmuştur, Oluşan canlı basit yapılıdır, HETEROTROF Oluşan organik molekülleri suya taşınması sonucunda konservat adı verilen ilke çorba ortaya çıkmış ve İlk organizmaların kendi besinini hazır olarak aldıklarını iddia eder, Canlı , cansızdan uzun süren bir evrim sonucu oluşmuştur, Oluşan canlı basit yapılıdır, Canlı , cansız maddeden bir kez oluşur. Sonraki canlılar bu canlıdan ortaya çıkar, Bu hipotez canlı oluşumunu Dünyanın oluşumunu paralel olarak izah eder, Heterotrof hipotezi evrim teorisine dayanır, Heterotrof hipotezi ile abiyogenez cansızdan , canlı oluşmuştur fikrini savunurlar.

39 Canlı , cansız maddeden bir kez oluşur
Canlı , cansız maddeden bir kez oluşur. Sonraki canlılar bu canlıdan ortaya çıkar, Bu hipotez canlı oluşumunu Dünyanın oluşumunu paralel olarak izah eder, Heterotrof hipotezi evrim teorisine dayanır, Heterotrof hipotezi ile abiyogenez cansızdan , canlı oluşmuştur fikrini savunurlar. HETEROTROF Canlı , cansız maddeden bir kez oluşur. Sonraki canlılar bu canlıdan ortaya çıkar, Bu hipotez canlı oluşumunu Dünyanın oluşumunu paralel olarak izah eder, Heterotrof hipotezi evrim teorisine dayanır, Heterotrof hipotezi ile abiyogenez cansızdan , canlı oluşmuştur fikrini savunurlar.

40 HETEROTROF Bu hipotez iki nokta açısından çok önemlidir.
Evrimci bir anlayışa sahiptir. Miller bu konuda başarılı deneyler yapmıştır. Fakat deneyde kullanılan gazların ilk atmosferde var olduğunun ispatlanması söz konusu değildi. Uzun sürede oluştuğu belirtilen maddelerin , Miller deneyinde bir hafta gibi kısa bir zamanda oluşturulması bu hipoteze karşı tenkitlere yol açmıştır. HETEROTROF Canlı , cansız maddeden bir kez oluşur. Sonraki canlılar bu canlıdan ortaya çıkar, Bu hipotez canlı oluşumunu Dünyanın oluşumunu paralel olarak izah eder, Heterotrof hipotezi evrim teorisine dayanır, Heterotrof hipotezi ile abiyogenez cansızdan , canlı oluşmuştur fikrini savunurlar.

41 YARADILIŞ Tamamen inanç üzerine kuruludur.
İnsan bir yönüyle realist, bilimci bir yanıyla da inançcı sezgiseldir. Türler tek bir türden değil tür olarak yaratılmışlar ve etkileşmişlerdir. İlk insan Hz. Adem ve Hz. Havva: Çocukları Önceleri kim vardı! Genetik çeşitlilik nasıl sağlandı! Hastalıklar nasıl engellendi İnsanımsılar var mıydı! Hz Adem ve Hz Havva’dan önce bir tür var mıydı! YARADILIŞ

42 Kur’an-ı Kerim’de yaratılış kıssası bir bütün hâlinde verilmez
Kur’an-ı Kerim’de yaratılış kıssası bir bütün hâlinde verilmez. Kitab’ın çeşitli yerlerinde ana prensipleriyle ve genellikle yaratıcısı nazara verilerek zikredilir. “O (Allah) ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı” (Hud/7) “O (Allah)’dur. Gökleri, yeri ve aralarında olanları altı günde yarattı” (Furkan/59). “De ki: ‘Siz mi arzı iki günde yaratanı tanımıyor ve O’na eşler koşuyorsunuz? İşte, âlemlerin Rabbi O’dur” (Fus­ silet/9). “O’na üstünden ağır baskılar (sağlam dağlar) yaptı. Onda bereketler yarattı ve onda arayıp soranlar için gıdalarını (bitkilerini ve ağaçlarını) tam dört günde takdir etti (düzene koydu)” (Fussilet /10). YARADILIŞ

43 “Allah sizi (Hz. Âdem’i) bir topraktan, sonra nutfeden (bir zigottan -Hz. Âdem’in nesli-) yaratmış, sonra da sizi çiftler hâlinde var etmiştir” (Fâtır/11). “Andolsun Biz insanı kuru bir çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık” (Hicr/26). YARADILIŞ

44 BİYOLOJİNİN İLKELERİ Evrensellik, Evrim*, Çeşitlilik, Devamlılık,
Genetik, Homeostasis, Etkileşimler. BİYOLOJİNİN İLKELERİ

45 Organizmalar; görüntüde doğal ortamında ve davranışlarında fazlaca farklılık göstermelerine rağmen aslında tüm canlılar bazı evrensel temelleri paylaşırlar. Tüm canlılığın karbon bazlı olması Tüm canlılığın suya bağlı olması ve suyun temel çözücü görevi Genetik bilginin tüm canlılarda DNA ya da RNA şeklinde kodlanması Tüm canlılığın hücrelerden oluşması EVRENSELLİK

46 Canlıların içinde bulundukları habitat sürekli değişme eğilimdedir,
Bu eğilimi karşılayacak canlı adapte olarak hayatta kalmalıdır Canlılığın devamı bu mekanizmaya dayanır. EVRİM*

47 Canlılık alemi çeşitliliği beraberinde getirir
Canlılık alemi çeşitliliği beraberinde getirir. Bu nedenle sistematik ve taksonomi bu çeşitliliği ifade etmek için kullanılır. Çeşitlilik daha fazla çeşitlilik kalamayana kadar canlılığın bölünmesidir. En temel sınıflama Âlem, Filum, Sınıf, Takım, Cins, Tür, Alt tür şeklindedir. Homo sapien <Cins:Homo, Tür:Sapien> ÇEŞİTLİLİK

48 cellular organisms; Eukaryota; Opisthokonta; Metazoa; Eumetazoa; Bilateria; Deuterostomia; Chordata; Craniata; Vertebrata; Gnathostomata; Teleostomi; Euteleostomi; Sarcopterygii; Dipnotetrapodomorpha; Tetrapoda; Amniota; Mammalia; Theria; Eutheria; Boreoeutheria; Euarchontoglires; Primates; Haplorrhini; Simiiformes; Catarrhini; Hominoidea; Hominidae; Homininae; Homo ÇEŞİTLİLİK

49 Bugün için canlılığı 3 alem düşüncesi ile açıklamaya çalışırız.
Archaea: Bu bakteriler aşırı sıcak, aşırı tuz, yüksek asit, yüksek baz gibi çok ekstrem koşullarda yaşayabilme özelliğine sahiptirler. Bakteriler gibi çekirdeği olmayan (prokaryot), tek hücreli canlılardır. Bacteria: Çekirdeksiz bakteriler Eukaryota:Diğer tüm çekirdekli organizmalar ÇEŞİTLİLİK

50 William Harvey bu yanlış kavramı "tüm yaşam bir yumurtadan gelir" (Latince'de Omne vivum ex ovo) sözüyle düzeltmiş ve modern biyolojinin temellerini atmıştır. DEVAMLILIK

51 GENETİK Tüm canlılığın genetik kodu neredeyse ortaktır.
(A)denin (G)uanin (C)itozin (T)imin Özelliklerin nesilden nesile aktarım özellikleri türler arasında ortaktır GENETİK

52 Homeostazi (denge) açık bir sistemin bağlantılı kontrol mekanizmaları tarafından kontrol edilen dinamik eşitlikler aracılığıyla kendi iç ortamının sabit bir hal sağlayabilmesidir. Tek hücreli ya da çok hücreli tüm organizmalar homeostasis gösterir: pH değerleri Vücut sıcaklıkları Hücrenin kimyasal kompozisyonu HOMEOSTASİS

53 HAYAT

54 HAYATIN KÖKENİNDE HÜCRE VARDIR
İki tip hücre vardır Prokaryot Ökaryot HAYATIN KÖKENİNDE HÜCRE VARDIR

55 Tek hücreli canlılarda görülen, düzenli bir çekirdeği ve çekirdek zarı bulunmayan, genetik materyalin sitoplazma içine dağıldığı hücre tipidir PROKARYOT

56 Özelleşmiş görevleri olan organelleri yoktur
PROKARYOT

57 PROKARYOT Prokaryotlar üç’e ayrılır: Virüsler Bakteriler
Mavi-Yeşil algler PROKARYOT

58 Prokaryotlar genetik materyal olarak DNA ya da RNA bulundurur ve genomları sirkülerdir.
Tek bir kromzomları vardır. Bazı özellikler plasmid denen daha küçük DNA parçaları tarafından kodlanır. PROKARYOT

59 PROKARYOTİK YÜZEY FARKLILAŞMALARI
Bu hücreler: Fimbria (tüyler) Flagella (kamçı) Hücre duvarı Kapsül

60 PROKARYOTİK YÜZEY FARKLILAŞMALARI ‘’KAPSÜL’’
Bakteri hücresinin, hücre duvarı üzerinde ektra kaplamasıdır. Yapışkan özelliktedir. Bakterilerin birlikte koloni yapmasını sağlar Fagositoza karşı bakteriyi korur Polisakkarit, proteinlerden oluşmuştur.

61 PROKARYOTİK YÜZEY FARKLILAŞMALARI ‘’KAPSÜL’’
K Antijeni olarak ta bilinir Peptidoglikan, Lipopolisakkarit, D-Glutamic asit Virulence determinants Saving engulfed bacteria from the action of neutrophil Identification of bacteria Development of Vaccines:

62

63 Kaynak: Campbell

64 Genetik materyale ev sahipliği yapan düzenli zarla çevrili bir çekirdeği bulunan hücre tipidir.
ÖKARYOT

65 Özelleşmiş işleri yapabilmek için organellere sahiptirler.
ÖKARYOT

66 Ökaryotlarda genetik materyal olarak sadece DNA bulunur
Ökaryotlarda genetik materyal olarak sadece DNA bulunur. Gnomları lineerdir. Bir ya da birden çok kromozoma sahip olabilirler. ÖKARYOT

67 PROKARYOT ve ÖKARYOT HÜCRELERİN ORTAK TEK ORGANELİ
Her iki hücre tipindeki canlıların ortak özelliği protein sentezidir. Protein ribozom denen yapılarda gerçekleşir Her iki hücrede bulunan tek özellşemiş göreve sahip organel ribozomdur. PROKARYOT ve ÖKARYOT HÜCRELERİN ORTAK TEK ORGANELİ

68 PROKARYOT ve ÖKARYOT HÜCRELERİN ORTAK YÖNLERİ
Hücre zarı Sitoplazma Ribozom Genetik materyal DNA RNA PROKARYOT ve ÖKARYOT HÜCRELERİN ORTAK YÖNLERİ

69 PROKARYOT ve ÖKARYOT HÜCRELERİN ORTAK TEK ORGANELİ
Her iki hücre tipindeki canlıların ortak özelliği protein sentezidir. Protein ribozom denen yapılarda gerçekleşir Her iki hücrede bulunan tek özellşemiş göreve sahip organel ribozomdur. PROKARYOT ve ÖKARYOT HÜCRELERİN ORTAK TEK ORGANELİ

70

71 Hücre Boyut Karşılaştırması

72 PROKARYOT ve ÖKARYOT HÜCRELERİN FARKLILIKLARI
Her iki hücre tipindeki canlıların ortak özelliği protein sentezidir. Protein ribozom denen yapılarda gerçekleşir Her iki hücrede bulunan tek özellşemiş göreve sahip organel ribozomdur. PROKARYOT ve ÖKARYOT HÜCRELERİN FARKLILIKLARI


"Tıbbi Biyolojiye Giriş" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları