Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR"— Sunum transkripti:

1 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Maliye Tarihi Doç. Dr. Temel GÜRDAL SAÜ /Maliye

2 Öğrenme Hedefleri Bu konuyu çalıştıktan sonra:
Osmanlı’da mali olayların gelişimini öğrenecek, Osmanlı maliye yapısını kavrayacak, Osmanlı Devleti’nde ekonomik faaliyetleri ve kurumları öğrenecek, Osmanlı’nın idari ve sosyal yapısını tanıyacak, Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz.

3 İçindekiler 8. OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR TARİHİ
8.1.KLASİK OSMANLI MALİYESİ DÖNEMİNİN ŞARTLARI  Dönemin Siyasi Gelişmeleri Dönemin Ekonomik Faaliyet ve Kurumları Üretim Faaliyetleri Ticari Faaliyetler Esnaf Teşkilatı Osmanlı Toplumunda Sosyal Yapı Osmanlı Devletinin İdari Yapısı Anahatlarıyla İdari Yapı Merkez Yönetimi  Eyalet Yönetimleri Anahatlarıyla Dirlik Sistemi Toprak Mülkiyeti Rejimi Miri Arazi Vakıf Araziler Metruk Araziler Mevat Arazi Mülk Arazi Miri Arazi ve Dirlik (Tımar) Sistemi Dirliklere İlişkin Bazı Tasnifler Gelirine Göre Dirlikler Veriliş Biçimlerine Göre Dirlikler Mali Bakımdan Dirlikler Sahibi Arzın Yükümü Bakımından Dirlikler Konunun Özeti Değerlendirme Soruları

4 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR TARİHİ
Osmanlı’da mali olayların gelişimini öğrenecek OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR TARİHİ Kuruluş dönemindeki bir belgede şöyle denilir: “Yurdun korunması askersiz olmaz, Asker parasız toplanmaz, para yurt mamur olmadıkça kazanılmaz, yurdun imarı siyaset olmadıkça mümkün olmaz, siyaset ise adaletten başka bir şeye dayanmaz”. Günümüzde kamu ekonomik faaliyetlerinin gerekçeleri ortaya konulurken piyasa tarafından üretilemeyen bazı kamusal mal ve hizmetlerden söz edilmektedir. Yukarıdaki ifadede de devletin varlık nedeni savunma, bayındırlık, yönetim ve adalet ihtiyacına dayandırılmakta söz konusu ihtiyaçların karşılanabilmesi için yapılacak faaliyetler bakımından gerekli finansmanın sağlanmasının da önemli olduğu ifade edilmektedir.

5 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı maliye yapısını kavrayacak, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Osmanlı’nın klasik dönemi olarak ele aldığımız 400 yıllık dönemdeki ekonomik faaliyet ve kurumların en belirgin yönlerine bakıldığında özellikle üretim faaliyetleri, ticari faaliyetler ve esnaf teşkilatı üzerinde durulması önemlidir. Üretim Faaliyetleri Üretim faaliyetleri tarım, hayvancılık ve imalat sanayii alanındaki faaliyetler olarak belirtilebilir. Tarımsal faaliyetlerin ağırlık merkezini tahıllar oluşturmuştur. Üretim faaliyetlerinin önemli alanlarından birisini de hayvancılık oluşturmuştur. Hayvancılığın önem kazanmasında göçebe ve yarı göçebe hayatın yaygınlığı etkili olmuştur. Hayvancılık sadece besin yönünden değil, deri sanayi ulaştırma hizmetleri ve istihdam alanı bakımından da önem taşımaktaydı. İmalat sanayii alanında ise dokuma, deri ve madeni imalat sanayileri dikkat çekecek boyutlardaydı. Gelişmiş bir boya sanayii de ortaya çıkmıştı. Bunların yanında ağaç ve gemi inşa sanayiilerinin de önemli ölçüde gelişmiş olduğu görülmektedir. 1571’de İnebahtı’da yakılan Osmanlı donanmasının yerine bir yıl sonra 300 parça gemiyi denizi indirebilecek bir sanayiinin olması gemi sanayiinde gelinen seviyeyi göstermektedir.

6 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı Devleti’nde ekonomik faaliyetleri ve kurumları öğrenecek, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Bu dönemde, bu düzeydeki esnaflık boyutundan büyük işletmelere geçilmemesinin nedenlerinden birisi rekabetçi ekonomik düzen yerine dayanışmacı ekonomik düzenin egemen olmasıdır. Ticari Faaliyetler Osmanlı ülkesi, konumu itibarıyla çok çeşitli ticaret yollarının üzerinde olduğundan ülkenin yoğun bir transit ticarete konu olmasına neden olmuştu. Ulaştırma altyapısına verilen önemin de katkısıyla canlı bir ticari hayat ortaya çıkmıştı. Çarşılarda piyasa düzeninin sağlanması işini muhtesip ve Pazarbaşı denilen görevliler sağlardı. Muhtesip bir devlet memuru idi. Pazarbaşı ise, esnafın temsilcisi olmak üzere loncanın seçtiği bir kişi olurdu. Bu görevliler çarşıya getirilen malların toptancılar arasında ne şekilde bölüştürüleceğini ve fiyatının ne olacağını belirleme yetkisine sahiptiler. Ayrıca toptancının perakendeciye, onun da tüketiciye satışları yine muhtesibin kontrolünde olurdu. Tekelci eğilimleri önlemeye yönelik olduğu anlaşılan bu müdahalelerin, oldukça kontrollü bir ticaret ve ekonomi modeli ortaya çıkardığı dikkati çekmektedir.

7 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı Devleti’nde ekonomik faaliyetleri ve kurumları öğrenecek, , OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Su yolu ulaştırmasına ek olarak kara ulaştırması da vardı. Osmanlılar karayolu ulaştırmasında özellikle konaklama imkanlar ve yol güvenliğinin sağlanmasına yönelik önemli çabalar ortaya koymuşlardı. Ortalama 50 km’lik mesafelerde kurulan kervansaraylar ve hanlar, yolcuların ve hayvanların her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecek donanımda idiler ve çeşitli vakıf gelirleri ile finanse ediliyorlardı. Bu hizmetlerden üç gün süre ile ücret de alınmıyordu. Yol güvenliğinin sağlanması için de vadi, geçit, boğaz ve benzeri kritik yerlere “derbent” denilen küçük yerleşim birimleri açmak ve buraları, tekke ve zaviye gibi sosyal kurumlarla tahkim etmek politikası izlenmiştir. Esnaf Teşkilatı Osmanlı ekonomik hayatında imalat sanayii ve hizmet sektörü ile ticari alanda faaliyet gösterenler, genel bir deyimle, esnaf olarak isimlendirilmişti. Esnaf, işkolları bazında, “Ahi birlikleri” denilen gruplar halinde örgütlenmişti.

8 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı Devleti’nde ekonomik faaliyetleri ve kurumları öğrenecek, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Ahi birlikleri rekabetçi değil, dayanışmacı bir anlayış içinde faaliyet göstermekteydiler. Dükkan açmak serbest değildi. Şehirlerde her iş kolunda faaliyet gösterecek işyerlerinin sayısını belirleyen ve adına gedik denilen kontenjanlar bulunurdu. Bir gedik boşalmadıkça, yeni işyerlerinin piyasaya girmesine izin verilmezdi. İşyeri açmalarına izin verilmediği sürece kalfalar ustalarının yanında çalışırdı. Buna karşılık meslek ilkelerine ihanet etmedikçe, kalfa ve çıraklar, esnaf teşkilatının yardımlaşma sandığının sağladığı sosyal güvenlikten yararlanırlardı. Alım ve satış tekelleri, esnaf düzeninin en önemli özelliklerindendi. Hammadde ve mal stoklama yasağı, fiyatlarda üst sınır (narh) uygulaması ve alt sınır belirlenmesi (damping yasağı) bu düzenin belli başlı özellikleri arasında yer almaktaydı.

9 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın idari ve sosyal yapısını tanıyacak, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Osmanlı sosyal yapısı ümera (yönetenler) ve reaya (yönetilenler) olmak üzere iki ana kategoride ele alınabilir. Yönetici kitle, fonksiyonel bakımdan askeri kesim (seyfiyye), bürokratlar (kalemiyye) ve ‘hukukçular, yüksek öğretim elemanları ve ilk-orta öğretimdeki öğretim elemanları’ (ilmiyye) olarak ayrışmaktadır. Askeri zümre (seyfiyye) kapıkulu ocakları ve tımarlılar olarak iki ayrı gruptan oluşmuştur. Kapıkulu ocaklarına mensup olanlar İstanbul ve civarında oturur, hizmetlerinin karşılığını maaş olarak alırlardı (meslek olarak askerlik hizmetini yürütürler).

10 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın idari ve sosyal yapısını tanıyacak, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Tımarlı sipahiler ise dirlik sistemi içinde yönetilen eyaletlerde bulunurlar ve hizmetlerinin karşılığını, kendilerine tahsis edilen dirliklerin belli gelirlerini tahsil etmek suretiyle almış olurlardı. Yönetimde yer alan bir başka sınıf olan kalemiyye ise -esas itibarıyla saray teşkilatı içinde görev yapan ve çoğu- saraydaki Enderun Mektebinden yetişme olan kimselerden oluşurdu. İlmiyye sınıfı ise, orta ve yüksek derecedeki öğretim kurumlarındaki öğretmen ve bilim adamları ile yargı hizmetlerinde görev yapan hukukçuları kapsamaktaydı.

11 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın idari ve sosyal yapısını tanıyacak, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Yönetici sınıfların gelirleri vergi konusu dışında kaldığı ve diğer bir çok konudaki mali yükümlülüklerden de istisna ve muafiyet yoluyla kurtulmuş oldukları için bunlara mali yükümlülüğü olmayanlar anlamına “berâyâ” denilmiştir. Ancak bunlar da şer’i vergilerle mükelleftir. Çünkü Şer’î vergilerin yükümlülüğü bakımından yönetici sınıf ayrımı yoktur. Başka bir ifadeyle söz konusu bireyler sadece örfi vergilerden muaf olabilirler. Yönetilenleri ise, yerleşim, din ve hukuk bakımından ele almak mümkündür. Yerleşim yönünden şehirli ve köylülerin yanı sıra dikkate değer boyutlarda bir göçebe kitlesi de mevcut olmuştur. Şehirli nüfus daha çok esnaf ve memurlardan oluşmakla birlikte, tarımsal faaliyet de bir kısım şehir nüfusunun iştigal konusu olmuştur. Ayrıca gönüllü kuruluşların(vakıfların) yardımıyla geçinen ve söz konusu kurumların suistimalleri ile toplumun ve devletin genel yapısındaki bozulmaya paralel olarak, sayıları 17. yüzyıldan itibaren hızla artan ve mürtezika (rızıklananlar, yiyiciler) adıyla anılan kitlenin çoğunluğu şehirlerde yaşamaktaydı.

12 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın idari ve sosyal yapısını tanıyacak, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Köylüler tarım ve hayvancılıkla, göçebeler ise genellikle hayvancılıkla uğraşmaktaydılar Osmanlı devleti de kendinden önceki İslâm devletlerinin geleneğine uygun olarak ademi merkeziyetçi bir yönetim yapısını benimsemişti. Bu durum, merkez yönetimi ve eyalet yönetimleri olarak iki yönetim kademesinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Merkez Yönetimi Osmanlı devleti Osmanlı hanedanına dayalı bir saltanat olduğundan, devlet yönetiminde en etkili merci, padişahın şahsı idi. Ancak padişahlar bu sorumluluğu yerine getirebilmek için yürütme görevinin kendisine devredildiği, Divanı hümayun adını taşıyan bir üst yönetim organından yararlanmışlardır. Divanı hümayun, başlarında veziri azam ya da bir baş vezir ile diğer üyelerden oluşmaktaydı. Sadrazam dışındaki diğer divan üyeleri zaman içerisinde bazı değişiklikler geçirmişse de, defterdar, nişancı ve kazasker başlıca üyelerdi.

13 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın idari ve sosyal yapısını tanıyacak, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Sadrazamın asıl sorumluluk alanı, askeri ve örfi (iç güvenlikle ilgili) konulardı. Defterdar, merkez maliyesinin temsilcisi idi. Nişancı ise, yardımcılarından Defter Emini vasıtasıyla dirliklerin verilmesi ve tapu kayıtlarının yapılması işini Reis-ül Küttap aracılığıyla devletin siyasi yazışmalarını yürütme sorumluluğunu yerine getirirdi. Kazasker, Divanın şer’i ve hukuki işlerinden sorumlu üyesi idi. Eyalet Yönetimleri Osmanlı devletinde taşra, idari açıdan eyaletler şeklinde düzenlenmişti. Eyaletler sancaklara, sancaklar, kazalara, kazalar da dirliklere ayrılmıştı. Eyaletlerin başında “beylerbeyi”, sancakların başında “sancakbeyi”, kazaların başında “kadı”lar bulunurdu. Eyaletler, mali yönetim yönünden, “dirlikle yönetilenler” ve “salyane (yıllık) ile yönetilenler” olmak üzere ikiye ayrılmışlardı.

14 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Dirlikle yönetilenlerde, başta beylerbeyi ve sancakbeyi olmak üzere, tüm kamu hizmeti gören yöneticilere hizmetlerinin bedeli, maaş ödenmek suretiyle değil, dirlik (ya da tımar) denilen çeşitli büyüklüklerdeki arazilerden alınacak belirli kamu gelirlerini kendi adlarına tahsil hakkı tanınmak suretiyle ödeniyordu. Salyane ile yönetilenlerde ise, vergiler eyalet hazinesi adına toplanıyor, buradan yöneticiler ve diğer kamu görevlilerinin maaşları ödendikten sonra, kalan miktar olursa, irsaliye adıyla merkeze gönderiliyordu. Osmanlı devletinde, eyaletlerin yönetimi konusunda benimsenen mali yöntemlerden biri olan dirlikle yönetim Selçuklularda İkta adıyla yaşamış olan toprak rejiminin, “dirlik” ya da “tımar” adıyla devam etmesine dayanmaktaydı. İkta modelinin başlangıcını ise ilk dönem İslam uygulamalarına kadar götürmek mümkündür.

15 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Toprak Mülkiyeti Rejimi Osmanlı toprak mülkiyeti rejimi İslâm hukukuna dayanmaktadır. Osmanlı hukukunda, İslâm hukukunda olduğu gibi özel mülkiyete konu topraklar olduğu gibi kamu ve vakıf mülkiyetine konu topraklar da vardır. Özel mülkiyete konu olan topraklarda hem rakabesi (kuru mülkiyet) ve hem de tasarruf hakkı kişilere aittir. Toprakların statüsünün belirlenmesinde toprakların elde ediliş şekli önemlidir. Toprakların statüsü de topraklar ve üzerlerinden alınacak vergilerin belirlenmesinde etkilidir. Halkı kendiliğinden, hiç bir savaş söz konusu olmaksızın müslüman olan ve İslâm devleti sınırlarına dahil olan araziler, üzerinde yaşayanların özel mülkü kabul edilmiştir ve bu arazilerden elde edilen ürünlerden zirai ürünlerin zekatı olan öşür vergisi alınır.

16 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Müslüman olmamakla birlikte, İslâm devleti ile barış yaparak İslâm devletinin teb’ası olmayı kabul eden gayrimüslimlerin üzerinde yaşadıkları arazinin statüsüne ilişkin çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Bunlardan birinci yaklaşıma göre, söz konusu arazi, üzerinde yaşayan gayrimüslimlerin özel mülkü kabul edilir. Bu arazi ile ürünlerinden haraç vergisi alınır. Bu araziye arazii haraciye de denir. İkinci yaklaşıma göre, arazinin rakabesi yani çıplak mülkiyeti müslümanlara ait ve bu arazinin kullanımı kişilere bırakılabilir. Ancak kullanan kişiler, devlet için ücret sayılan kullananlar için de kira sayılan bir ödemede bulunurlar. Bu şekilde arazinin müslümanlara vakıf olduğu ifade edilmektedir. Bu tür arazilere Osmanlı uygulamasında miri arazi denilmiştir. Bu araziden de devlet için ücret sayılan, haraç biçiminde vergiler alınır.

17 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Savaş yolu ile fethedilen arazinin mülkiyeti konusunda da farklı yaklaşımlar vardır. Bunlardan birine göre, elde edilen arazi savaşa katılıp hayatta kalanlar arasında paylaştırılır ve arazi onların özel mülkleri olur. Öşür arazisi de denen bu arazi üzerinde elde edilen ürünlerden öşür vergisi alınır. Ancak bu yaklaşıma göre savaş sonrasında hayatta kalanlar kendilerine dağıtılan araziden karşılıklı veya karşılıksız olarak vazgeçebilirler. Bu durumda arazi miri arazi statüsüne girer. İkinci yaklaşımda fethedilen arazi müslümanlara vakıf olur. Kimsenin mülkiyetine geçmez. Miri arazi statüsünde olan bu araziden elde edilen haraç biçimindeki vergiler kamu yararına harcanır. Üçüncü yaklaşıma göre, fethedilen arazi devlet başkanının kararına göre, haracî arazi de olabilir, arazii öşriyye de olabilir, miri arazi de olabilir.

18 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Osmanlı hukukuna göre arazilerin çeşitleri belirtilebilir. Osmanlı hukukunda beş çeşit arazi olduğu ifade edilmektedir. Miri Arazi Miri arazi, rakabesi devlete (beytülmale) ait olan, tasarruf hakkı belirli bir bedel karşılığında, süresiz olarak şahıslara ihale ve tefviz (verilmiş) edilmiş olan arazilerdir. Osmanlı hukukunda, miri arazinin tefvizi, bir tür kira akdi olarak kabul edilmiştir. Daha önce de değinildiği gibi kira bedeli iki grup ödeme söz konusudur. Bunlardan birisi kira akdi sırasında alınan icarei muaccele, diğeri ise arazi ve ürünü üzerinden alınan belli miktar ve orandaki bedellerdir. Söz konusu kiralar, haracı mukaseme ve haracı muvazzaf şeklinde alınır. Miri arazinin bir bakıma arazii haraciye mahiyetinde olması nedeniyle üzerinden aynı mahiyette vergiler alınır. Miri arazi, fetih sırasında elde edilen arazinin gayrı müslimlere bırakılıp haraç alınması yerine beytülmale bırakılıp aynı vergilerin alınmasına dayanmaktadır.

19 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Osmanlı devletinde malikane divani sistemi denilen bir uygulama da bulunmaktadır. Bu uygulamada toprak önceleri miri arazi iken, devlet tarafından bazı âyan’a temlik olunmuş, ancak temlik sırasında haracı muvazzaf ve mukasemesini beytülmale vermesi şart koşulmuştur. Böylece mülk toprak haline gelen söz konusu toprak üzerinden sahibinin devamlı ödemekle yükümlü olduğu bedeli bulunmaktadır. Uygulamada a’yan söz konusu toprakları kiraya vermiş ve bunları işletenlerden kira olarak devlete kendisinin ödemesi gereken haracı muvazzaf ve mukasemeyi kendi adına onların ödemelerini ve ayrıca elde ettikleri ürünün öşrünü vermelerini şart koymuştur. Böylece söz konusu toprakları işleyenler diğerlerine göre daha fazla ödemede bulunmuşlardır. Ancak bu topraklar sınırlıdır ve genelde çok verimli topraklardır.

20 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Vakıf Araziler Konusu mülk olan toprakların vakıflara tahsis edilmesi ile tasarruf hakkı, bir tür kamu süjesi olan vakıflara ait olan arazilerdir. Osmanlı’da sonraları, miri araziler de vakıflara tahsis edilmiş ve böylece oluşan gayrısahih vakıfların arazisi ise bu anlamda vakıf arazi değildir. Metruk Araziler Metruk araziler, bütün toplumun yararlanmasına bırakılmış yollar, köprüler, camilere ait arsalar, pazar ve panayır yerleri gibi araziler ile belli bir köy ya da kasaba halkının yararlanmasına bırakılmış mera, yaylak, kışlak gibi yerlerdir.

21 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Mevat Arazi Mevat arazi, kimsenin tasarrufunda olmâyan ve belli bir köy ya da kasabaya tahsis edilmeyen arazilerdir. Bunlar, şehir ve köylerin uzağında bulunan, çöl, taşlık vb. arazilerdir. Mevat arazinin ihyasına izin ve ruhsat aldıktan sonra burayı ihya eden (yararlanılabilir hale getiren ) kimse bu arazinin maliki olur. Mülk Arazi Mülk arazi, özel mülkiyete konu olan arazilerdir. Bu arazilerin rakabesi ve tasarruf hakkı sahiplerine aittir. Osmanlı’da mülk arazi grubuna giren beş çeşit arazi vardır. Bunlardan birincisi, köy ve şehirlerin içlerinde bulunan yerlerle kenarlarındaki yarım dönümlük yerlerdir. İkincisi, miri arazinin sahih temlikle mülk arazi haline getirilmesiyle teşekkül eder. Üçüncü ve dördüncüler, daha önce açıklanmış olan arazii öşriye ve arazii haraciyedir. Beşincisi, izin alınarak ihya edilen arazidir.

22 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Dirlik ve tımar kelimeleri, eş anlamlıdırlar. Ancak tımar kelimesi, küçük dirliklerin de özel adıdır. Belli bir kamusal hizmet karşılığında, miri arazi gelirlerinin tasarruf hakkının belirli kişilere tahsisi işlemine dirlik veya tımar denilmektedir. Dirlik sisteminin özü, devletin, kendilerine mirî toprakların tasarrufunu bırakmış olduğu reayadan elde edeceği kamu gelirlerinin tamamını veya bir kısmını kendi nam ve hesaplarına tahsil etme yetkisi ile bir kısım kamu görevlilerine tahsis etmesi olarak belirtilebilir. İçeriğinden de anlaşıldığı gibi bu sistem, Avrupa’daki feodalite sisteminden oldukça farklıdır. Feodalite sisteminde halk köle veya yarı köle (serf: toprağa bağlı köylü) durumunda iken bu sistemde toprakları işleyen halk hür bireylerdir. Toprağı dilerse işlemez başka bir iş yapabilir. Feodalite sisteminde ise halk bu toprakları işlemekle yükümlüdür. Toprakla alınıp satılır. Topraktan ayrılamaz. Feodalite sisteminde toprağın maliki senyörler iken tımar sisteminde tımar sahipleri toprağın kuru mülkiyetine sahip değillerdir.

23 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Dirlik sisteminde, miri arazinin tasarruf hakkının verildiği kişiler sahibi arz olarak adlandırılmışlardır. Sahibi arz, toprağın maliki değildir, kiracısıdırlar. Diğer taraftan sipahiler söz konusu topraklardan alınacak vergilerin tahsildarı görevini yaparlar. Sahibi arz topladığı gelirleri, yapmakla yükümlü olduğu belirli hizmetleri finansmanında ve geçimini sürdürmede kullanırlar. Bir poliçe mantığının hakim olduğu görülen bu sistemin, özellikle söz konusu dönemin koşulları göz önüne alındığında, kamu maliyesinin yükünü büyük ölçüde hafifletmiş olacağı anlaşılmaktadır.

24 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Osmanlı dirlik sisteminde sahibi arz, toprağı kendisi ekip biçemeyeceği gibi, kendi adına ekip biçtirmesi de mümkün değildir. Sahibi arzın, sadece, kendisine verilen dirlik içinde, kılıç denilen ve ancak bir çift öküzle ziraati yapılabilecek miktardan ibaret olan toprak parçasını, kendi adına işlemesine izin verilmiştir. Sahibi arz, kılıç toprağını tapu resmi karşılığında reayaya devretme, reaya ile yarıcılık esasları içerisinde işletme ve iltizama verme şekillerinde de değerlendirme imkanlarına sahip olmuştur. Kılıç toprağının miras olarak intikali de mümkündü.

25 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Gelirine Göre Dirlikler Has Yıllık geliri 100 bin akçeden fazla olan dirliklere has denir. Bu dirliklerin verildiği kimseler arasında, vezirler, beyler beylerbeyi ve divan-ı hümayun üyeleri bulunduğu gibi sadece padişahlara ait dirlikler de bulunmaktadır. Yıllık gelirinin her akçesi için bir cebelü (zırhlı asker) beslemek ve savaşlara beraberinde getirme zorunluluğu bulunmaktaydı. Zeamet Yıllık geliri, 20 bin ile 100 bin akçe arasında olan dirliklere zeamet denilmiştir. Subaşı, defterdar, alaybeyi gibi kimselere verilmiştir. bunlar da yıllık gelirlerinden 20 bin akçesi hariç olmak üzere her 5000 akçe başına bir cebelü beslemek ve savaşlara beraberinde getirmekle yükümlüydüler.

26 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Tımar Yıllık geliri 20 bin akçeye kadar olan dirliklerdir. Bunlar, kılıç dışında kalan gelirlerinin her 3 bin akçesi için bir cebelü beslemek ve savaşlara da beraberinde getirmekle yükümlüydüler. Tımarlar, sipahi denilen eyalet askerlerine verilmişlerdir. Mali Bakımdan Dirlikler Dirliklerin mali bakımından tasnifinde, badı heva vergilerinin sahibi arza ait olup olmadığı dikkate alınmıştır. Serbest dirlikler, dirlik sınırları içindeki konulardan doğacak bad-ı heva vergilerini tahsil hakkının sahibi arza ait olduğu dirliklerdir. Bu dirliklerde asayiş sahibi arz tarafından sağlanırdı. Bad-ı heva vergilerinin tahsil hakkının sahibi arza değil, dirliğin bulunduğu sancakbeyine ait olduğu dirlikler ise serbest olmayan dirliklerdir.

27 OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR
Osmanlı’nın toprak rejimini öğreneceksiniz, OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR Sahibi Arzın Yükümü Bakımından Dirlikler Cebelüleriyle birlikte savaşa katılmak zorunda olan dirlik sahiplerinin sahip oldukları dirliklere, eşkinci dirlikleri denirken, belli bir kaleyi korumak ve savunmakla yükümlü olanların sahip oldukları dirliklere müstahfız dirlikleri denilmektedir. Karşılığında belli bir takım sivil hizmetlerin yüklenildiği dirlikler ise hizmet dirlikleridir. Bunlar, gece güvenliği, ihtisap (çarşı pazardaki ekonomik olayların kontrol ve denetim görevi), idari ve yargısal görevlerin ifası, bazı dini hizmetlerin ifası gibi görevleri yerine getirenlere verilen dirliklerdir.

28 Konunun Özeti OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR TARİHİ
1299 yılında tarih sahnesine çıkan Osmanlı Devleti’nin, ortaya çıktığı ilk devrede egemenliğini kanıtlayan belgede, mali olaylara dair yer alan şu sözler, günümüzde de önemini sürdüren mali prensipler içermektedir. Söz konusu belgede yer alan sözlerin bugünkü Türkçe ile ifadesi şöyledir: “Yurdun korunması askersiz olmaz, Asker parasız toplanmaz, para yurt mamur olmadıkça kazanılmaz, yurdun imarı siyaset olmadıkça mümkün olmaz, siyaset ise adaletten başka bir şeye dayanmaz”. Mali yapısının ortaya konması açısından Osmanlı devletinde, ekonomik hayatın belli başlı yönlerinin anahatlarıyla bilinmesi önem taşımaktadır. Üretim faaliyetleri tarım, hayvancılık ve imalat sanayii alanındaki faaliyetler olarak belirtilebilir. Osmanlı devleti de kendinden önceki İslâm devletlerinin geleneğine uygun olarak ademi merkeziyetçi bir yönetim yapısını benimsemişti. Bu durum, merkez yönetimi ve eyalet yönetimleri olarak iki yönetim kademesinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Osmanlı devletinde, eyaletlerin yönetimi konusunda benimsenen mali yöntemlerden biri olan dirlikle yönetim Selçuklularda İkta adıyla yaşamış olan toprak rejiminin, “dirlik” ya da “tımar” adıyla devam etmesine dayanmaktaydı. İkta modelinin başlangıcını ise ilk dönem islâm uygulamalarına kadar götürmek mümkündür.

29 DEĞERLENDİRME SORULARI
Soru 1. Osmanlı Devleti’nde mali olayların gelişimini açıklayınız? Soru 2. Osmanlı Devleti’nin toprak rejimini açıklayınız?

30 DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Rakabesi devlete ait olan, tasarruf hakkı belirli bir bedel karşılığında, süresiz olarak şahıslara ihale ve verilmiş olan arazilere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir? a) Miri arazi b) Metruk arazi c) Vakıf arazi d) Mevat arazi e) Mülk arazi   2. Yıllık geliri, 20 bin ile 100 bin akçe arasında olan dirlikler aşağıdakilerden hangisi ile nitelendirilir? a) Mevat b) Has c) Zeamet d) Tımar e) Vakıf


"OSMANLI MALİYESİ VE MALİ OLAYLAR" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları