CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ & BESİNLER

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Advertisements

OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARINDA BESLENME
Besin nedir?.
FUTBOL VE BESLENME BESLENME
VİTAMİNLER.
Mineral Biyokimyası Gürbüz POLAT.
OBEZİTE VE SAĞLIKLI BESLENME
UZUNKÖPRÜ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ
saĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALI?
SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENME
OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARININ BESLENMESİNDE
Bileşikler ve Formülleri
BESİNLERİMİZ Herkes için Her şey.
HAZIRLAYANLAR HADİCE DEMİREL ZAFER DÜZGÜN DÜRDANE AYGÜL YUSUF YALÇIN
Mineraller Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser
SAĞLIKLI BESLENME VE BİLİNEN YANLIŞLAR
YETERLİ VE DENGELİ BESLENME
Proteinler.
ASİT,BAZ,TUZ,İNORGANİK MİNARELLER
5.Sınıf fen bilgisi dersi sunusu Besin nedir?
MENOPOZ VE BESLENME.
Dr.Ekrem Hayri Üstündağ İzmir Kadın Hast. Doğum Hastanesi
EMZİKLİLİK DÖNEMİNDE BESLENME.
NEVŞEHİR REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
İNSANIN SAĞLIKLI GELİŞİMİNDE ETKİLİ BESİNLER
BESİNLER VE ÖZELLİKLERİ
Canlılarda madde ve enerji
CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞİKLER.
YAĞLAR ( Lipidler) Nedir? Lipitlerdir.
BESİNLER İNORGANİK ORGANİK.
KANIN BİLEŞİMİ VE İŞLEVLERİ
ANTALYA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Programlar Şubesi OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARINDA BESLENME.
YETERLİ VE DENGELİ BESLENME BURSA SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
YETERLİ VE DENGELİ BESLENME
SAĞLIKLI BESLENME.
BESİNLER ve SİNDİRİM SİSTEMİ
YÜKSEK TANSİYON (HİPERTANSİYON)
BESİNLER VE TÜKETİMİ.
5.SINIF 1.ÜNİTE VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM
Canlı Ve Enerji İlişkisi
SAĞLIKLI BESLENME Diyetisyen Eda YILDIZ.
MİNARALLER KALSİYUM Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler, fındık, narenciye ve bazı balıklarda bulunur. Yararları : Kemik ve dişlerin.
Metabolizma ve Beslenme
VİTAMİNLER.
Öğr.Gör. Suzan Cömert Özata
DENGELİ VE DÜZENLİ BESLENME.
AD:Anıl SOYAD:Köylü SINIF:9/A NUMARA:378
PROTEİNLER.
LİPİTLER (Yağlar).
BESLENME BESLENME YAŞAMIMIZ İÇİN GEREKLİDİR Besinler Canlıların enerji üretmek ve vücut yapılarını oluşturmak üzere dış ortamdan besin alması veya sentezlemesine.
BİRECİK MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ ZEYNEP ŞAHAN KARADERE
Sağlıklı Beslenme.
Sağlıklı Beslenme / 32.
BESİNLER VE DENGELİ BESLENME.
SUDA ERİYEN VİTAMİNLER
BESLENME VE BESİN ÖĞELERİ
PROTEİNLER
YETERLİ VE DENGELİ BESLENME.
LİPİTLER (YAĞLAR)
BESLENME VE DİYETETİKTE TEMEL KAVRAMLAR
Sağlıklı Beslenme.
Mineraller Tüm hücrelerin gereksinim duyduğu maddelerdir
YETERLİ VE DENGELİ BESLENME
DENGELİ BESLENME SEDA DEMİRAĞ.
CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ
YETERLİ VE DENGELİ BESLENME Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarda alınması.
YETERLİ VE DENGELİ BESLENME
ANT 311 Beslenme İlkeleri ve Beslenme Antropolojisi
GIDALARIN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİSİ
Beslenme İlkeleri - 7.
Sunum transkripti:

CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ & BESİNLER 1. BESİNLERİN SINIFLANDIRILMASI 2. TEMEL KİMYASAL TERİMLER 3. SUYUN GENEL ÖZELLİKLERİ 4. ASİT, BAZ VE TUZLAR 5. MİNERALLER 6. KARBONHİDRATLAR (ŞEKERLER) 8. YAĞLAR (LİPİTLER) 7. PROTEİNLER 9. VİTAMİNLER 10. ENZİMLER 11. NÜKLEİK ASİTLER (DNA ve RNA)

Canlılara dikkatle baktığımızda çok sayıda ortak özelliğin yanı sıra farklılıkların varlığı da göze çarpar. Canlılardaki benzerlikler kullandıkları yapısal bileşenlerin benzer olmasından kaynaklanır. Canlıların yapısında kullanılan bileşikler aynı olmasına rağmen farklılıkların sebebi canlının dışarıdan aldığı bileşenleri kendine özgü olarak yeniden sentezlemesidir. Bütün canlılar yaşamını devam ettirebilmek için besin maddelerini kullanmak zorundadır. Canlıların temel bileşenleri genel olarak aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır.

KÖKENİNE (YAPISINA) GÖRE CANLILARIN TEMEL BİLEŞİKLERİ a) ORGANİK BİLEŞİKLER: b) İNORGANİK BİLEŞİKLER: - Canlıların üretemediği, dışarıdan hazır olarak aldıkları besinlerdir. - Genellikle yapısında C,H,O molekülleri üçü birlikte bulunmaz. 1. Su 2. Mineraller 3. Asit 4. Baz 5. Tuz Canlılar tarafından üretilen besinlerdir. Yapılarında C,H,O’den üçü de birlikte bulunur. 1. Karbonhidratlar (şekerler) 2. Lipitler (yağlar) 3.Proteinler 4.Vitaminler 5. Enzimler 6. Nükleik asitler (DNA, RNA) 7. ATP

B) GÖREVİNE GÖRE CANLILARIN TEMEL BİLEŞİKLERİ a) ENERJİ VERİCİLER: b) YAPICI ONARICILAR: c) DÜZENLEYİCİLER: KARBONHİDRAT YAĞ PROTEİN 1gr karbonhidrat 4.2 kcal enerji verir. 1gr protein 4.3 Kcal enerji verir. 1gr yağ 9.4 Kcal enerji verir. 1. dereceden enerji kaynağı karbonhidrat 2. dereceden enerji kaynağı yağ 3. dereceden enerji kaynağı olarak proteinler kullanılır. NOT: -Karbonhidratlar az enerji vermesine rağmen enerji üretiminde öncelikle kullanılmasının sebebi kullanım ve parçalanmasının kolay olmasıdır. -Proteinlerin enerji kaynağı olarak en sonda kullanılmasının sebebi canlının esas yapısını oluşturmasıdır. KARBONHİDRAT YAĞ PROTEİN SU MİNERALLER NOT: -Canlının yapısında bulunma miktarları çoktan aza doğru şöyle sıralanır; Su>protein>yağ>mineral>karbonhidrat -Canlının kuru ağırlığının bileşen sıralaması; protein>yağ>mineral>karbonhidrat şeklinde olur. PROTEİN ENZİMLER VİTAMİN SU MİNERAL NOT: Bu bileşenler canlının metabolizmasını düzenlerken enzimlerin yapısına katılma, enzimlerin çalışmasına yardımcı olma, uygun ortam hazırlama gibi etkilere sahiptirler.

SİNDİRİM DURUMUNA GÖRE BESİNLER Sindirilebilenler Karbonhidratlar (en kolay) Yağlar (en zor sindirilir) Proteinler Sindirilemeyenler Su Mineraller Asitler-Bazlar-Tuzlar Vitaminler

Besin Maddelerini Ayrıntılı İncelemeye Geçmeden Önce Bazı Kimyasal Terimleri (atom, iyon, element, molekül, bileşik, kimyasal tepkime) Öğrenelim; ATOM: İyon: Bileşik: Elektron almış (- yüklü) veya vermiş (+ yüklü) atomlara iyon denir. Örnek: (Cl-) Klorun üzerindeki (-) işareti klorun bir elektron aldığını göstermektedir. Örnek: (Ca+2) iki elektron vermiş kalsiyum iyonudur. *İki veya daha fazla cins atomdan oluşan saf maddelerdir. *Bir bileşik kendini oluşturan atomların özelliklerinden tamamen ayrı ve kendine özgü özelliklere sahiptir. Örnek: H2O, H3PO4, CO2, H2CO3   Maddenin en küçük yapı birimidir. Her atom elektron, proton, nötron denen parçalardan oluşur. Elektron negatif (-) yüklü, proton pozitif (+) yüklü, nötron ise yüksüz yani nötrdür. Elektronlar atom çekirdeği etrafında elektron bulutu oluşturur. Kimyasal tepkime: Atomlar arasındaki kimyasal bağların kopmasının veya oluşmasının sağlandığı tepkimelerdir. Moleküllerde bazı bağlar tek, bazıları da çiftli olarak bulunur. Molekül: Element: Birden fazla atomdan oluşan saf maddelerdir. Örnek: O2, H2O, CO2, H2 … Bir cins atomdan oluşmuş saf maddelerdir. Örnek: O2, H, Ca, H2 …

ÖRNEKLER

I. CANLILARIN İNORGANİK BİLEŞENLERİ İnorganik besinler canlılar tarafından üretilemez. Dışarıdan hazır olarak alınırlar. Sindirime uğramadan doğrudan hücre zarından geçerler. Enerji elde etmek amacıyla kullanılmazlar. İnorganik bileşikler: 1. Su 2. Mineraller 3. Asit 4. Baz 5. Tuz

İyi bir çözücüdür; Bazı maddeler suda çözünebilir, 1. SU (H2O) SUYUN GÖREVLERİ İyi bir çözücüdür; Bazı maddeler suda çözünebilir, hidroliz reaksiyonlarında besini parçalamak için su kullanılır. İyi bir düzenleyicidir; Canlıların pH derecesinin, vücut sıcaklığının düzenlenmesinde, enzimlerin çalışması için (en az%15 su bulunmalıdır) uygun ortamın hazırlanmasında etkilidir. İyi bir akıcıdır (taşıyıcıdır): Canlı vücudunda bazı maddelerin taşınmasını sağlar, metabolizma sonucu oluşan zehirli maddeleri seyreltir ve taşır. Yapıya katılır: Fotosentezde karbondioksitle birleşerek şekeri oluşturur ve canlının yapısında bulunur.

SUYUN ÖZELLİKLERİ: Dünyamızın 3/4 ‘ü sularla kaplıdır. İnsan vücudunun ortalama %65-70 i sudur. Bir insan yiyeceksiz haftalarca yaşayabilirken susuz ancak birkaç gün yaşayabilir. Bir insan günde en az 1,5-2,5 litre su almalıdır. Bazı canlılarda su oranı %98’e kadar yükselebilirken bazılarında (tohum gibi) %15-5 oranına kadar düşebilir. Tohumlarda su oranının %15’ in altına düşmesi çimlenme enzimlerinin çalışmasını engeller. Tohumun su oranı artınca bu enzimler aktifleşir ve çimlenme olur. Hücrenin yaşansal olayları için su gereklidir. Canlılar suyu üretemez, dışarıdan hazır alır. Suyu oluşturan hidrojen ve oksijen atomları arasında kovalent bağ vardır. Atomların birbirlerinin elektronlarını, ortak kullanmalarıyla oluşan bağa, kovalent bağ dendiğini hatırlayınız. Su molekülünde hidrojen atomlarının bulunduğu bölge kısmen +, oksijen atomlarının bulunduğu bölge ise kısmen – yüklüdür. Bundan dolayı iki su molekülü nün oksijen ve hidrojeni arasında çekim kuvveti oluşur. Bu çekim sonunda su molekülleri arasında hidrojen bağı kurulur. Su moleküllerinin hidrojen bağlarıyla birbirini çekmesine kohezyon denir. Su molekülleri kohezyon kuvveti sayesinde dağılmadan bir arada durur.

SUYUN CANLI İÇİN ÖNEMİ: Kohezyon ve yüzey gerilimi, Suyun öz ısısının yüksek olması, Suyun buharlaşma ve yoğunlaşması, Çözücü olması, Düzenleyici olması, Sindirimde görev alması, Yapıya katılması.

KOHEZYON VE YÜZEY GERİLİMİ Su molekülleri arasındaki hidrojen bağları sayesinde su molekülleri birbirini çeker. (kohezyon) Bitkiler kökleriyle topraktan aldığı suyu kohezyon kuvveti etkisiyle yapraklara kadar taşır. Su molekülleri birbirini çeker ancak yüzeyde kalan su molekülleri alttakilerle bağlantı yapar fakat üst kısımda serbest kalır. su üstünde yürüyen krtnkele.avi Bu da suyun üstünde yüzey gerilimi, esneklik oluşturur. Yüzey gerilimi bazı böceklerin su üstünde yürümesine olanak sağlar. su üstünde yürüyen kuşlar.avi

SUYUN ÖZ ISISININ YÜKSEK OLMASI Suyun öz ısısının yüksek olması sudaki sıcaklık değişiminin hızlı olmasını engeller. Suyun yavaş soğuması ortamı ısıtır. Bu durum vücuttaki suyun vücut ısısını dengelemesinde etkili olduğunu gösterir. SUYUN BUHARLAŞMA VE YOĞUNLAŞMASI Terleme sırasında su sıvı halden gaz hale geçerken vücuttaki fazla ısı atılır ve vücut ısısı dengelenir.   BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ? Yapısı kolayca değişmeyen en kararlı bileşik sudur. Yapı maddesi olarak su vücudun her yerinde aynı miktarda bulunmaz. Dokuların aktivitelerine bağlı olarak su miktarı değişir. Örneğin insan kemik dokusunda % 20 , beyninde ise %85 oranında su bulunmaktadır. İnsan kanın % 95’i sudur. Yapılan araştırmalarda insan vücudunun % 65’ı su olduğu görülmüştür. Günde yaklaşık olarak 2,5-3,5 lt su tüketmeyi unutmayınız.  

2. Asit, Baz ve Tuzlar Su(H2O) molekülü H+ (hidrojen) ve OH- (hidroksil) iyonlarından meydana gelmiştir. Yani su molekülü iyonlaştığı zaman H+ ve OH- iyonu oluşur. Bir çözeltide H+ ve OH- iyonlarının yoğunlukları o çözeltinin asidik ya da bazik olmasını belirler. Eğer H+ iyonunun yoğunluğu fazla ise ortam ASİDİK, Eğer OH- iyonunu yoğunluğu fazla ise ortam BAZİKTİR. OH- iyonu ile H+ iyonunun yoğunluğu eşit olduğunda ise ortam NÖTRDÜR.

BAZI MADDELERİN pH DEĞERİ Sizler de çeşitli maddelerin pH değerini ölçebilirsiniz.

Suda çözündüklerinde ortama H+ iyonu verirler, ASİTLER BAZLAR Suda çözündüklerinde ortama H+ iyonu verirler, Tatları ekşidir Turnusol kağıdını mavi renkten kırmızı renge çevirirler. pH değeri 0-7 arasındadır. Örnek: Limon asit özellik gösterir. Suda çözündüklerinde ortama OH- iyonu verirler. Tatları acıdır. Kırmızı turnusol kağıdını maviye çevirirler. pH değeri 7-14 arasındadır. Örnek: Sabun baz özellik gösterir.

Asit ve bazlarla ilgili bazı bilgiler: Asitlik ve bazlık yani pH değeri canlılar için çok önemlidir. Çünkü organizmada canlılık olaylarının gerçekleşebilmesi için pH değerinin belirli düzeyde ve daima sabit olması gerekir. Biyokimyasal olayların gerçekleşmesinde etkili olan enzimler belirli pH değerlerinde etkinlik gösterirler. İnsan kanının pH’sı 7,4’de sabittir. Kanın pH’sinin 7’ye düşmesi ya da 7,8’e çıkması ölüm olaylarının meydana gelmesine neden olur. Vücudumuzdaki tüm hücrelerde meydana gelen biyokimyasal olaylar için pH değeri aynı mıdır? (Hayır)

TUZLAR Tuzlar bir asit ile bir bazın tepkimeye girmesi ve sonuçta su çıkmasıyla meydana gelir. Hücrede tuzlar iyonlar halinde bulunur. pH değeri 7 yani nötrdür. Örneğin yemek tuzundaki iyonlar hücrenin asit-baz dengesini sağlayabilmek için su giriş çıkışını ayarlamada önemli rol oynarlar.

3. Mineraller Mineral olarak adlandırılan maddeler aslında tuzdur. Canlıların yapısında az da olsa (%4 kadar) mineral bulunmaktadır. Sindirilmeden doğrudan hücre zarından rahatlıkla geçerek kana karışırlar. Kalsiyum (Ca), iyot (I), demir (Fe), flüor (F), kükürt (S), potasyum (K), klor (Cl), sodyum (Na), fosfor (P) canlılık için önemli minerallerdir. Enerji vermezler. Yapıcı-onarıcıdırlar. Düzenleyicidirler; Enzimlerin yapısına kofaktör olarak katılarak metabolizmanın düzenlenmesinde görev alırlar. Kanın PH derecesinin düzenlenmesinde tampon görevi yapar. Kanın ve hücrelerin osmotik basıncının düzenlenmesinde etkilidir. Kanın ozmotik basıncının ayarlanması, Kasların kasılması, Sinirlere uyartnın iletilmesi, Bazı enzimlerin yapılarına katılmaları gibi önemli işlevlere de sahiptirler. Mineraller idrar, ter bezleri ve dışkı ile atıldıklarından düzenli olarak vücuda dışarıdan alınmaları gerekmektedir. Eksik veya fazla alınması durumunda bazı hastalıklar ortaya çıkar.

BAZI ÖNEMLİ MİNERALLERİN GÖREV VE ÖZELLİKLERİ: KALSİYUM (Ca) Vücutta en çok bulunan mineraldir. Büyük bir kısmı fosforla birleşik olarak kemik ve dişlerin yapısına katılır. Kalsiyumun bir kısmı bağırsaklarda emilir. Bunun gerçekleşmesi için D vitamini gereklidir. Kalsiyumun görevleri; Kasların kasılmasında, Sinirsel iletimde, Kanın pıhtılaşmasında, Vücut içi sıvıların dengede tutulmasında görev alır. Vücutta kalsiyum miktarı bazı hormon ve vitaminlerle düzenlenir. D vitamini yeterli olmazsa kalsiyum kana emilemez ve bu, küçük çocuklarda "raşitizm" hastalığına neden olur. Kalsiyumun fazlaca kaybı da erginlerde kemiklerin yumuşamasına yani "osteomalazi" denen hastalığa neden olur. Kalsiyum fazlalığında ise böbrek taşları, eklem kireçlenmeleri ortaya çıkar. Kalsiyum süt, süt ürünleri, yeşil bitkiler ve tahıllardan karşılanabilir.

İYOT (I) İyot tiroit bezi hormonu olan tiroksinin yapısına girer. Yeterince iyot alınmazsa tiroksin hormonu az salgılanır ve tiroit bezi büyür. Bu duruma "guatr" hastalığı denir. Sofra tuzu ile de alınabilir. Deniz ürünlerinde ve iyotlu topraklarda yetişen bitkilerde bol miktarda iyot bulunur. Kara lahana iyotun kana geçmesini engeller.

MAGNEZYUM (Mg) Kemiklerin yapısında bulunur, Bitkilerde klorofilin yapısına katılır, Eksikliğinde damar genişlemesi, kan miktarının artması ve saç dökülmesi görülür DEMİR (Fe) Vücudumuzdaki demirin yarıdan fazlası kana kırmızı rengi veren hemoglobinin yapısında bulunur. Demir eksikliğinde hemoglobin üretilemez ve kansızlık (anemi) görülür. Demir ayrıca kas proteinleri, karaciğer, dalak ve kırmızı kemik iliğinde bulunur. Bitkilerde klorofilin yapısında bulunmamasına rağmen klorofil üretimi için demir gereklidir. Demir fazlalığında ise karaciğer sirozu ve pankreas bozuklukları görülür. Demir bakımından zengin besinler karaciğer, kırmızı et, kuru kayısı, üzüm pekmezidir.

SODYUM (Na), POTASYUM (K) ve KLOR (Cl): Besinlerden kolayca emilmesine rağmen, ishalli durumlarda su kaybına bağlı olarak potasyum (K) kaybı da fazla olur. Hücre içi ve hücreler arası sıvının osmotik basıncının ve asit-baz dengesinin düzenlenmesinde etkilidir. Bu iyonlar hücre dışı doku sıvısında daha çok bulunur ve suyun dokuda tutulmasını sağlar. Hücrelerin çalışmasını kontrol ederler Sinirlerde impuls iletiminde sodyum-potasyum pompası görev alır. Kasların çalışmasında görevlidirler. Kalp ritminin düzenlenmesi. Potasyum fazlalığında kas zayıflığı ortaya çıkar. Sodyum eksikliğinde deride, gözün bağ dokusunda ve üreme sisteminde sorunlar görülür. Bu mineraller peynir, zeytin, yağ, turşu gibi besinlerden alınabilir.

FLOR (F) FOSFOR (P) ÇİNKO (Zn) Diş minesinin oluşumunda etkilidir. Eksikliği diş çürümesine, Fazlalığı ise dişlerin sararmasına neden olur. FOSFOR (P) Kalsiyumla birlikte kalsiyumfosfat şeklinde kemiklerin yapısında bulunur. Nükleik asitlerin (DNA, RNA), ATP ve proteinlerin yapısında bulunur. Eksikliğinde büyüme durur. Süt, et, yumurta ve kurutulmuş meyvelerde bol miktarda bulunur. ÇİNKO (Zn) Bazı enzimlerin yapısına katılır, Eksikliğinde ishal, iştahsızlık ve zihinsel bozukluklar görülür, Fazlalığında tırnak kırılması, yorgunluk, sinirlerde istem dışı hareketler görülür.

II. CANLILARIN ORGANİK BİLEŞENLERİ Canlılar tarafından üretilebilen besinlerdir. Yapılarında karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) atomlarının üçünü de bulundururlar. Büyük organik bileşikler doğrudan hücre zarından geçemez. Ancak sindirildikten sonra zardan geçerler. Organik bileşikler: Karbonhidratlar (şekerler), Yağlar (Lipitler), Proteinler, Vitaminler, Enzimler, Nükleik asitler (DNA, RNA), ATP

BESİN GRUPLARI 1.GRUP: Süt ve süt ürünleri Süt,yoğurt,peynir,çökelek,süt tozu vb. Besleyici değerleri Protein,kalsiyum ve fosfordan zengindir. Çok iyi riboflavin kaynağıdır.Folik asit ve diğer B vitaminlerini içerir. Günlük önerilen miktarlar Yetişkinler: 2 porsiyon Çocuklar, gebe - emzikli kadınlar: 3-4 porsiyon

2.GRUP: Et,tavuk,balık,yumurta,kurubaklagiller Sığır,koyun,kümes hayvanları, av hayvanları,balıklar, kurubaklagiller, Besleyici değerleri Protein kaynağıdır,demir,çinko ve B vitaminlerinden (Riboflavin, niasin, B6, B12) zengindirler. Günlük önerilen miktarlar Yetişkin, :2 porsiyon Çocuk, gebe, emzikli: 3 por.

3.GRUP: Taze sebzeler ve meyveler Her türlü sebze ve meyveler Besleyici değerleri A vitamini,E,C,B vitaminleri, kalsiyum ve demirden zengindirler. Günlük önerilen miktarlar 5-7 porsiyon

4.GRUP: Ekmek ve tahıllar Ekmek ve buğday, mısır,pirinç,makarna, patates bulgur vb.tahıllar Besleyici değerleri Karbonhidrattan zengindirler. Az miktarda protein içerirler. B12 dışındaki tüm B vitaminlerinden zengindirler. Günlük önerilen miktarlar 4-6 porsiyon 3 orta dilim ekmek, 2/3 çay bardağı pirinç veya makarna

BESLENME-SAĞLIK İLİŞKİSİ Boya göre uygun beden ağırlığınızı koruyunuz. Ağırlık(Kg.) BKİ = ------------ Boy (m2) Yeterli ve dengeli besleniniz.

Diyetinizde tükettiğiniz yağ miktarını kısıtlayınız. Yemeklerinizde hayvansal kaynaklı yağlar yerine doymamış yağ asitlerinden zengin bitkisel sıvı yağları kullanın. Aşırı tuz tüketiminden kaçınınız. Rafine şekerleri mümkün olduğunca tüketmeyin,

Her yaş döneminde yeterli miktarda kalsiyum alımına özen gösteriniz. Her gün en az beş porsiyon sebze ve meyve tüketiniz Rafine gıdalar yerine lifli gıdaları tercih ediniz Yiyeceklerinizi pişirirken haşlama, fırınlama, buhar ve mikrodalga yöntemlerini tercih edin.

Günlük fiziksel aktivitenizi arttırınız. Sigara içmeyiniz. Alkol kullanmayınız veya en aza indiriniz.

FİZİKSEL AKTİVİTE Oksijen alımı ve kalpten kan akımı hacmini arttırır. Metabolizmayı hızlandırır. Şişmanlığı önler. Osteoporoz oluşumunu önler. Kan basıncını azaltır. HDL düzeyini artırır

SORU CEVAP

SORU 1 Canlı organizmalarda bulunan başlıca organik moleküller, proteinler, karbonhidratlar, lipidler ve nükleik asitlerdir. Aşağıdakilerden hangisi bu organik moleküllerin ortak özelliklerinden birisi değildir? A) Karbon atomu taşımaları B) Tekrarlanan yapı birimlerinden oluşmaları C) Canlı organizmanın kimyasal yapısına girmeleri D) Enerji hammaddesi olarak kullanılmaları E) Sentezlenmeleri sırasında su açığa çıkması CEVAP D

SORU 2 Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde dengeli beslenme için vücudun enerji gereksinmesini karşılayan besinler, çoktan aza doğru sıralanmıştır? A) Proteinler – yağlar – karbonhidratlar B) Karbonhidratlar – yağlar – proteinler C) Yağlar – karbonhidratlar – proteinler D) Yağlar – proteinler – karbonhidratlar E) Karbonhidratlar – proteinler – karbonhidratlar CEVAP B

GENEL KÜLTÜR SORUSU 1 Aşağıdaki yaş gruplarının hangisinde, protein gereksinimi diğerlerinden fazladır? A) 0 – 18 yaş B) 18 – 25 yaş C) 25 – 40 yaş D) 40 – 55 yaş E) 55 – 70 yaş CEVAP A

GENEL KÜLTÜR SORUSU 2 Aşağıdaki yiyecek guruplarından hangisinde dengeli beslenme için gerekli besinler, diğerlerine göre daha fazla bulunmaktadır? A) Nohut – pilav – yoğurt B) Etli nohut – pilav – baklava C) Etli nohut – pilav yoğurt D) Etli nohut – pilav – salata E) Köfte – patates – pilav – baklava CEVAP D

SORU 3 Canlıların temel bileşenlerinden olan inorganik bileşikler aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak sıralanmıştır? I- Su, asitler, bazlar, vitaminler II- Tuzlar, su, mineraller, yağlar III- Su, asitler, bazlar, tuzlar ve mineraller IV- Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, nükleik asitler A) Yalnız I B) Yalnız IV C) I ve III D) Yalnız III E) II,III,IV CEVAP D

GENEL KÜLTÜR SORUSU 3 Kış mevsiminden bahara geçilirken bitkilerde yaşamsal faaliyetler hızlanır. Bunun en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Çok yağmur yağması B) Gündüzlerin uzamasıyla daha çok ışık alınması C) Havaların ısınmasına bağlı olarak enzimatik reaksiyonların hızlanması D) Büyüme hormonunun çok salgılanması E) Topraktan daha çok madensel tuz alınması CEVAP C

GENEL KÜLTÜR SORUSU 4 Günümüzde hukuk davalarında ve adli tıpta kanıt olarak kabul edilen test aşağıdakilerden hangisidir? A) Kan grubu testi B) Doku testi C) Kemik yapısı testi D) DNA testi E) Parmak izi TABİKİİ SİZİN DEDİĞİNİZ 

SORU 4 Hücrelerin yaşamlarını sürdürebilmeleri; uygun ortamda bulunmaları yanında çeşitli moleküllerin yapım ve yıkım tepkimelerini düzenli bir şekilde gerçekleştirebilmeleri ile mümkündür. Yukarıda belirtilen düzenleme işi hangi çift tarafından yapılır? A) Su – yağ B) Yağ – inorganik tuzlar C) İnorganik tuzlar – karbonhidratlar D) Vitaminler – enzim E) Vitaminler – yağlar CEVAP D

GENEL KÜLTÜR SORUSU 4 Bir insanın yaşam süresi içinde, hangi dönemde iken bazal metabolizma hızının en fazla olması beklenir? A) Orta yaşta iken B) 45 yaşın üzerinde C) 30 yaşında iken D) Fizyolojik gelişmenin ilk dönemlerinde E) Fizyolojik gelişmenin tamamlanmasından sonra CEVAP D