Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KABÛS. Küçüklüğümden beri dar yerlerden sıkılır ve buralardan adeta nefret ederek kaçardım.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KABÛS. Küçüklüğümden beri dar yerlerden sıkılır ve buralardan adeta nefret ederek kaçardım."— Sunum transkripti:

1 KABÛS

2 Küçüklüğümden beri dar yerlerden sıkılır ve buralardan adeta nefret ederek kaçardım.

3 Daha sonra bunun bir hastalık olduğunu anlamış, fakat bu illetten bir türlü kurtulamamıştım.

4 Oysa ki o dar mekanlara şimdi ister istemez girecektim.

5 Beni sarıp sarmalamışlar ve uzunca bir tabuta yerleştirmişlerdi.

6 Çevremi dolaşanların seslerini gayet iyi duyuyor, gözlerim kapalı olmasına rağmen, her nasılsa onları görebiliyordum.

7 Genç yaşta öldü zavallı, diyorlardı. Halbuki yapacak ne kadar çok işi vardı.

8 Gerçekten de birçok işim yarım kalmıştı.

9 Mesela oğluma iyi bir iş kuramamış, araba ile renkli televizyon taksitlerini henüz bitirememiştim.

10 Birden kulaklarımı çınlatan bir ses ile irkildim.

11 -Geçti artık geçti, diyordu.

12 İçimden, keşke geçmemiş olsaydı, diyordum.

13 Nerden başıma gelmişti o kaza bilmem ki?

14 Halbuki ne kadar da iyi araba kullanırdım.

15 Olup bitenleri hatırlamaya çalışırken, dostlarımın çevremi sardığını ve üzerimi örtmek için tabutun kapağını kaldırdıklarını fark ettim.

16 Avazım çıktığı kadar bağırmak ve çırpınmak istediğim halde, ne kımıldayabiliyor ne de bir ses çıkartabiliyordum.

17 Biraz sonra koyu bir karanlık içinde kalmış ve gözlerimi, tabutun tahtaları arasında sızan ışığa çevirmiştim.

18 Dehşet içinde: Aman ALLAH’ım, dedim.

19 Korkudan hiçbir şey düşünemiyordum...

20 Biraz sonra omuzlara kaldırılmıştım.

21 Sallana sallana götürülmeye başlanmıştım.

22 Dışarıdaki seslerden yağmur yağdığı belli oluyor, su damlacıklarının sesi tabutumun gıcırtısına karışıyordu.

23 Cenaze namazı için camiye gidiyor olmalıydık.

24 Cami deyince aklıma gelmişti.

25 Çok yakınımızda olmasına rağmen nedense bir türlü elim değip gidememiştim.

26 Ama 50 yaşına gelince namaza başlayacak, arada bir yudumladığım içki ve diğer kötü alışkanlıklarımı terk edecektim.

27 Ahh! Şu kaza olmasaydı, ileride ne iyi insan olacaktım.

28 Daha önce duyduğum ses:

29 Geçti artık geçti, diye tekrarladı

30 Bitti artık...

31 Biraz sonra namazım kılınmış ve imam, cemaata nasıl bir insan olarak bilindiğimi sormuştu.

32 Ben cemaatin arasındaki 8-10 kişinin olumlu bakmadığını gayet iyi biliyordum.

33 Evet, bu insanlara kötülük ettiğimi kabul ediyordum.

34 Fakat şu kaza olmasaydı, onların da gönlünü alacak ve yaptığım haksızlıkları telafi edecektim.

35 Yine aynı ses: Geçti artık geçti, dedi.

36 Camideki işimiz bittikten sonra, tekrar omuzlara kaldırılmıştım.

37 Tabutumun eğik bir şekilde taşınmasından, mezarlığa giden yokuşu tırmandığımızı anlıyordum.

38 Şiddetle yağan yağmurun, çatlaklardan içeri girerek kefenimi yer yer ıslattığının da farkındaydım.

39 Buna rağmen dışarıda konuşulanlara kulak verdim...

40 Dostlarımın bir kısmı piyasadaki durgunluk ve enflasyondan, bir kısmı maaşlarına yapılacak artıştan bahsediyor

41 Diğer bir kısmı da, geçen akşam televizyonda oynanan kovboy filmini methediyorlardı.

42 Tabutumun bir ucundan tutan birisi de, yanındakinin kulağına fısıldayarak:

43 Yani, tam da ölecek günü buldu rahmetli, diyordu.

44 - Bunun yüzünden sırılsıklam olduk birader.

45 Üstelik bu gidişle kupa maçlarını da kaçıracağız.

46 Gel de kızma.

47 Duyduklarım herhalde yanlış olmalıydı.

48 Yoksa bunlar, uykularımı onlar için kaçırdığım dostlarım değil miydi?

49 Yolculuğum bir müddet sonra sona ermiş ve tabutum yere indirilmişti.

50 Kapak tekrar açıldı ve güçsüz vücudumu kucaklayan kollar, beni dibinde su toplanmış bir çukura doğru indirdi...

51 Boylu boyunca yattığım yerden etrafıma baktım.

52 Evet burası bir mezardı.

53 O ana kadar buraya ineceğimi, neden hiç düşünmemiştim...

54 Sessiz feryatlarımı kimse duymuyor ve dostlarım, kalın tahta ve beton plakalarla üstümü kapamak için adeta birbirleriyle yarışıyorlardı.

55 Tekrar zifiri karanlıkta kalmış ve bütün zerrelerimce dua etmeye başlamıştım:

56 -Ya RABBİ, bir fırsat daha yok mu?

57 Ne olur bir fırsat daha ver ki, senin istediğin gibi bir kul olacağım, diyordum.

58 Ne olur ALLAH’ım bir fırsat daha ver.

59 Bir fırsat daha...

60 Daha önce duyduğum ses, aynı şeyleri tekrarladı:

61 Geçti artık geçti. Her şey bitti artık...

62 - Vücudumu örten tahtaların, üzerime kürekle atılan toprağın çıkardığı ses, gök gürültüsünü andırıyor ve bütün benliğimi sarıyordu.

63 Son bir gayretle yerimden fırlayarak gözlerimi açtım.

64 Odamdaki rahat yatağımda yatıyor, fakat korkunç bir kabus görüyordum...

65 Bitişik dairede oturan doktor arkadaşım, başucumda duruyor ve :

66 Geçti artık geçti, diye tekrarlıyordu.

67 Geçti bak, bir şeyin kalmadı.

68 Yattığım yerden yavaşça doğruldum.

69 Terden sırılsıklam olmuş ve sanki yirmi kilo vermiştim.

70 Dışarıda sağanak halinde yağmur yağıyor ve gök gürültüsünden bütün ev sarsılıyordu.

71 Çevremdekilerin şaşkın bakışları arasında kendimi toparlamaya çalışırken:

72 -Ya RABBİ, sana bütün zerrelerin adedince şükürler olsun, diyordum. İyi bir kul olmak için, ya bir fırsat vermeseydin?

73 ESKAD Evrensel Sevgi ve Kardeşlik Derneği Lefkoşe\ KIBRIS

74 DERLEYEN HAKAN ORMANCI İŞLETME-3 TRABZON


"KABÛS. Küçüklüğümden beri dar yerlerden sıkılır ve buralardan adeta nefret ederek kaçardım." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları