Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HİKAYE Hikaye edebiyatın önemli ve çok yaygın anlatım türleri arasında yer alırlar. Bilindiği gibi, insanın kendisi ile, başkalarıyla ilişkilerini ve.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HİKAYE Hikaye edebiyatın önemli ve çok yaygın anlatım türleri arasında yer alırlar. Bilindiği gibi, insanın kendisi ile, başkalarıyla ilişkilerini ve."— Sunum transkripti:

1

2 HİKAYE Hikaye edebiyatın önemli ve çok yaygın anlatım türleri arasında yer alırlar. Bilindiği gibi, insanın kendisi ile, başkalarıyla ilişkilerini ve insanın serüvenlerini en çarpıcı biçimde anlatan türlerin başında hikaye gelir. O bakımından, bu anlatım türlerini çeşitli yönleri ile kısaca tanımak ve bilmek gerekir. İşte ben bu slaytta, öykünün başlıca özellikleri, gelişimi, Türk edebiyatındaki görünümü, öykü incelenmesi gibi konular genel çizgileri ile ele alacağım, örnekler vereceğim.

3 HİKAYENİN TANIMI VE NİTELİĞİ Diğer edebi türlerde olduğu gibi, öykü ya da eski adıyla hikaye için de değişik tanımlar geliştirilmiştir. Bu tanımlardan bazıları şunlardır: -Öykü, olmuş ya da olabilecek olayları anlatan kısa edebiyat eseridir. -Öykü, insan yaşamından değişik kesitler sunan, bunu yere ve zamana bağlayarak yapan kısa yazı türüdür. -Öykü, olayları ve kişileri tek yönüyle ele alıp anlatan, romandan daha kısa yazıdır. Bu tanımların sayısının daha da çoğaltabiliriz. Ancak, bunların hiçbirisi değişmez, kesin tanımlar değildir. Toplumdaki gelişim ve değişim doğrultusunda yazınsal türlerde gelişim ve değişim gösterirler.

4 Öykünün ne olduğunu anlamak için önce yapısını oluşturan öğeleri tanımak gerekmektedir. Her öykünün yapısını oluşturan başlıca üç öğe vardır: Kişiler, olay ve durum, yer. Her öykü bir olay ya da duruma dayanır. Çarpışan kuvvetler, insanla insan, insanla hayvan, insanla kendi iradesi, insanla doğa kuvvetleri, insanla toplum olabilir. Durum ise bir şeyin içinde bulunduğu koşulların tümüdür. Öykünün başat öğelerinden biri de insandır. Öyküde ele alınan kişiler, genellikle hayatlarının belli ve kısa bir anı içinde izlenir. Karakterlerinin yalnız bir yanı üzerinde durulur.

5 Her öykünün bir iletisi vardır. İleti, bir olay ya da insanlık durumuna dönüştürülerek verilir. İleti gibi anlatım yöntemi de öyküyü oluşturan temel öğelerden biridir. Genellikle öykülerde iki başat anlatım yöntemi kullanılır. Olaylar, birinci kişi ağzı ile anlatılır. Birinci kişi, başından geçen olayları, gözlem ve izlenimlerini, duygularını ya da içinde bulunduğu bir durumu bize anlatılır. Öyküyü anlatan birinci kişi, her zaman öykünün ana kişisi olmayabilir, yardımcı kişilerden biri de öyküyü anlatabilir. Olaylar, genellikle üçüncü kişi ağzıyla anlatılır. Bu yöntemde öyküyü anlatan ortalıkta görünmez. Öyküyle okuyucu arasına bir anlatıcı girmiştir. Her şeyi gören, her şeyi bilen biri. Öykü terim bizim edebiyatımızda Tanzimat’tan sonra oluşup gelişen hikaye türü için kullanılır.

6 ÖYKÜNÜN BAŞLICA ÖZELLİKLERİ Öykünün genel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: Romandan kısa olması,dar bir zaman parçasını kapsamasını kişilerin sayıca az olması, kişilerin yaşayışının bir yanı üzerinde daha çok durulması. Ayrıca her öyküde önemli olan bir başlangıç, bir doruk noktası ve kesin bir son vardır. Ancak hemen belirteyim ki, çağdaş öykü yazarları, olay, kişi, zaman, çevre gibi öğelere eski önemi vermiyorlar. Onlara bağlı kalmıyorlar. Dünyanın her yerinde şimdi “soyut” öyküler yazılıyor. Yazarlar, gerçeküstü, bilinç altı dünyalarının gizli sırlarını araştırmaya ağırlık veriyorlar.

7 ÖYKÜ TÜRÜNÜN GELİŞMESİ Öykü türü, masallardan günlük olaylara anlatmaya geçiş yoluyla olmuştur. Bu tür, Rönesans’tan bu yana, özellikle 19. yüzyıldan beri gittikçe gelişerek, edebiyatın en yaygın türlerinden biri olmuştur. İtalyan yazarı Boccacio’nun Decameron hikayeleri, bu türün ilk örnekleri olarak kabul edilir. Öykü, Avrupa edebiyatlarında en kalıcı örneklerini 19. yy da vermiştir. Bu dönemde yazılan öykülerde, öykü yazarı, olayların öncesini ve sonrasını bilen, kahramanların içini okuyan bir anlatıcıdır.

8 Kahramanlar, olaya egemen ve hayatın üstesinden gelebilen kişilerdir. Kahramanların özellikleri, öykülerde tüm yönleriyle verilir. 20. yüzyılın değişen hayat felsefesi, edebiyat sanatının düzyazı türlerinde de değişikliklere yol açmıştır. Kahraman imajı silinerek, sıradan insanlar da öykülerde anlatılmaya başlanmış, zaman kavramı değişmiştir. Bu arada psikoloji biliminin kaydettiği gelişmeleri ve bunun edebiyata yansımasını unutmamak gerekiyor. 20. yy da küçük öykü türü önem kazanmıştır. Amerikan edebiyatının Short Story adıyla bu türü Dünya edebiyatına kazandırdığı kabul edilir.

9 ÖYKÜ VE KÜÇÜK ÖYKÜNÜN FARKLILIKLARI Romandan kısa ve kuraca olmalarının dışında aralarında benzerlik yoktur. Öykü ya da eski adıyla hikaye belli biçim özellikleri gösterir:Giriş, gelişme, sonuç gibi olay örgüsü vardır. Öykü yazarı olayların öncesini ve sonrasını bilen bir anlatıcıdır. Küçük öyküde bu özelliklerin bir çoğu bir arada bulunmaya bilir. Küçük öykünün en belirgin özelliği, üsluptaki yoğunluktur. Bir başka değişle az sözle çok şey anlatımı ilkesidir. Anlatılanlarla gerçeği sezdirme söz konusudur. Bir durum, an ya da günlük hayattan bir kesit, hayatın bütünü hakkında sezgi uyandırmak üzere anlatılır. Öyküden daha kısadır. Belli bir başı ve sonu yoktur.

10 BATI EDEBİYATININ ÖNDE GELEN YAZARLARINDAN BİR KAÇ İSİM Batı edebiyatında öykü yazarı olarak ün yapan pek çok sanatçı vardır. Biz burada ancak birkaç isim vermekle yetinelim. İtalyan edebiyatında Boccacio, Amerikan edebiyatında O’Henry, Rus edebiyatında Çehov, Fransız edebiyatında Maupassant bu alandan sayılabilecek ilk yazarlar arasından yer alırlar. Küçük öykü türünde Amerikan edebiyatından Hemingway bu türün ustası olarak kabul edilir. Alman edebiyatında, küçük öykü yazarları olarak Borchert ve Böll vardır.

11 TÜRK EDEBİYATINDA HİKAYE Türk edebiyatı tarihinde, geniş anlamıyla ilk hikaye örneklerinin ne zaman verildiği bilinmemektedir. Olay aktarımı olarak bir hikayeye dayanan destanlar ilk örnekler sayılabilir. Türk edebiyatının ilk yazılı metinleri olarak Göktürk Yazıtları da hikaye niteliği taşımaktadır. Dede Korkut Hikayeleri ise, destandan hikaye ye geçişin en özgün ürünleri arasındadır. Onlarda destan özellikleri ağır basar.

12 HALK HİKAYELERİNİN BAŞLICA ÖZELLİKLERİ Konumuz bakımından halk hikayeleri de büyük önem taşır. Yeniçağ’da destanın yerini alan halk hikayesi, Anadolu’da 16.yüzyıldan bu yana, sözlü halk geleneğinde sürüp gelmektedir. Hikayeci aşıkların kahvelerde, köy odalarında, düğün gibi toplantılarda söylediği bu hikayelerde dış düşmanlarla savaşlar değil, toplum için ilişkiler ele alınır. İnsanların birbirleriyle, çatışmaları anlatılır. Bunlarda olağanüstü öğeler azalmış, kişiler ve olaylar doğal boyutlara indirilmeye başlanmıştır. Bu hikayelerde olaylar nesirle anlatılır, aralara serpiştirilen türküler sazla söylenir.

13 HALK HİKAYELERİNİN BAŞLICA ÇEŞİTLERİ Uzunlukları farklı olan halk hikayeleri, konuları bakımından iki gruba ayrılır: Aşk hikayeleri:Bunlarda, birbirlerini sevip de bir türlü kavuşamayan sevgililerin başlarından geçenler anlatılır. Bir de gerçekten yaşamış olan, ya da yaşamış olduklarını inanılan aşıkların aşk serüvenleri vardır. Kahramanlık hikayeleri:Bunlarda kahramanlık konuları işlenir. Köroğlu Hikayesi bunların başında gelir. Bunlardan başka bir de Meddah hikayesi vardır. Meddah hikayesi ve özellikleri Meddah, taklitlerle, hikaye ve fıkralarla halkı eğlendiren sanatçı demektir. Meddah hikayesi, Meddah adı verilen bir anlatıcının, el, yüz ve ses taklitleriyle anlattığı hikayelerdir. Bunlar gerçekci halk hikayeleridir. Bunlarda doğa dışı yaratıklar, insan üstü güçleri olan kahramanlar ve olağanüstü olaylar yoktur. Toplum içinde her gün rastlanan insanların arasında geçen günlük olaylar anlatılır. Bu hikayelerde kullanılan dil de, günlük hayatta kullanılan konuşma dilidir.

14 Halk hikayesinin kasaba ve köylerde anlatılmasına karşılık meddah hikayesi büyük kentlerde anlatılırdı. Özellikle İstanbul’da uzun kış gecelerinde konaklarda düzenlenen sohbet toplantılarında, ramazan gecelerinde kahvelerde bu hikayeler geniş ilgi görürdü.

15 Bugünkü anlamda ilk Türk hikayeleri ne zaman yazılmaya başladı? İlk örnekleri hangileridir? Türk edebiyatındaki çağdaş hikaye 1870’lerde görülmeye başlar. İlk hikaye kitabımız Emin Nihat’ın 1873 de yayımlanan müsameretname’sidir. Ahmet Mithat’ın yazdığı hikayelerden Letaif-i Rivayat da ilk hikayelerden birisi olarak kabul edilmektedir. İlk hikayelerde topluluk önünde anlatılan meddah hikayesinin etkisi ve tekniği görülür. Bu türün ilk sağlam ve güzel örneklerini Samipaşazade Sezai’nin KÜÇÜK ŞEYLER adlı eserinde buluruz. Nabızade Nazım’ın, Anadolu köylü ve çiftçi hayatını dile getiren Karabibik adlı uzun hikayesi de bu arada yazılır.

16 Türk edebiyatında Öykü türünün önde gelen yazarları Bu alanda ün yapmış yazarlarımızdan başlıcaları şunlardır:Ahmet Mithat, Sami Paşazade Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Memduh Şevket Esendal, Sait Faik Abasıyanık, Sabahattin Ali, Haldun Taner, Aziz Nesin, Nezihe Meriç, Fakir Baykurt, Ferit Edgü, Peride Celal, Tomris Uyar, Ülkü Ayvaz, Muzaffer İzgü, Orhan Duru, Muzaffer Buyrukçu, Necati Cumalı, Ayla Kutlu, Nazlı Eray, Kemal Ateş, Feyza Hepçilingirler, Gülten Dayıoğlu…

17 HAZIRLAYAN VE SUNAN: MUSTAFA ÖZLEŞEN

18 KAYNAKLAR: YAZILI VE SÖZLÜ ANLATIM KİTABI EDEBİYAT ANSİKLOPEDİSİ


"HİKAYE Hikaye edebiyatın önemli ve çok yaygın anlatım türleri arasında yer alırlar. Bilindiği gibi, insanın kendisi ile, başkalarıyla ilişkilerini ve." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları