Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ABD'nin New York eyaletine bağlı Bronxville bölgesinde dünyaya gelen Kohlberg, varlıklı bir ailede büyüdü ve dönemin en ünlü özel okullarından olan Philips.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ABD'nin New York eyaletine bağlı Bronxville bölgesinde dünyaya gelen Kohlberg, varlıklı bir ailede büyüdü ve dönemin en ünlü özel okullarından olan Philips."— Sunum transkripti:

1

2 ABD'nin New York eyaletine bağlı Bronxville bölgesinde dünyaya gelen Kohlberg, varlıklı bir ailede büyüdü ve dönemin en ünlü özel okullarından olan Philips Akademi'ye gitti. Lawrence Kohlberg lise eğitimini tamamladıktan sonra, askerliğini II. Dünya Savaşı sırasında ticari bir yük gemisinde mühendis olarak yapmıştır. Savaştan sonra, 1948 yılında Şikago Üniversitesi psikoloji bölümünde başladığı lisans eğitimini yüksek başarı göstererek, bir yılda tamamlamıştır. KOHLBERG’İN HAYATI

3  Üniversiteyi bitirdikten sonra, klinik psikoloji ya da hukuk alanında çalışmayı düşündüğü sıralarda; İsviçreli gelişim psikologu Jean Piaget’nin çocuk ve ergenlerin ahlaki muhakemesi üzerine yaptığı çalışma oldukça ilgisini çekmiştir.  Bunun üzerine, lisansüstü eğitim için aynı üniversitede kalarak, bu konu üzerine araştırma ve incelemelerde bulunmuştur.  Piaget’nin iki süreçli ahlak gelişim sistemini, ilk çocukluktan olgun yetişkinliğe kadar uzanan altı aşamalı bir sistem halinde geliştirdiği doktora tezini 1958 yılında tamamlamıştır.

4  Daha sonra, 1968 yılında Harvard Graduate School of Education’da çalışmaya başlamıştır.  1971 yılında Orta Amerika, Belize’de gerçekleştirdiği kültürlerarası araştırmaları sırasında tropikal bir hastalığa yakalanmış, hastalığı sebebiyle 16 yıl boyunca fiziksel rahatsızlıklarının yanında ağır depresyonla da mücadele etmiştir.  19 Ocak 1987’de tedavi gördüğü Massachusetts Hospital’dan ayrılmış ve Atlantik okyanusuna atlayarak intihar etmiştir.

5 AHLAKİ GELİŞİM KURAMI Kohlberg’in ahlak eğitim yaklaşımı tamamıyla orijinal değildir, bazı eski ve yeni teorileri iç içe barındırır. Bunun yanında statik değildir. Kohlberg yıllar geçtikçe teorisini değiştirmiş, yeni ve pratik görüşlerle zenginleştirmiştir. Kohlberg’in belirgin olan bir vasfı, modern bir ahlak eğitimcisi olarak, çağdaşlarının yaptığı gibi, sadece en yakın olduğu Freud, Skinner ya da Piaget gibi düşünürlere referansta bulunmaktansa; iyinin ideal biçiminin ne olduğunu sorgulayan eski bir düşünüre, Platon’a, atıfta bulunmasıdır.FreudSkinnerPiagetPlaton

6 Bunu da “Ahlak gelişim basamaklarının, ahlak eğitimine uyarlanması konusunda yaptığım çalışmalar neticesinde, Platon’un, rasyonel iyinin (rational good) gücüne olan inancının yeniden ileri sürülmesi gerektiğini fark ettim.” ifadesiyle açıklar.

7 PİAGET Ahlaki gelişimi bir inşa süreci olarak görmekte. Anlattığı hikayelerde eylem ve düşünce arasında bir ayrım gözetmez. KOHLBERG Ahlaki gelişimi evrensel ahlaki ilkelerin keşif süreci olarak görmekte. Deneğin zihnindeki çatışmaları anlamaya yönelik hipotetik hikayeler anlatmakta.

8 Kohlberg’in ahlak gelişim devreleri giderek yükselen bir ahlak anlayışını içeren üç düzey ve bunların her birindeki iki devre ile belirlenir.

9

10 Ceza ve itaat merkezdedir Kohlberg’in ahlak gelişimi teorisinin bu aşaması, geleneksel öncesi seviyenin bir parçasıdır. Burada, kişinin tüm ahlaki sorumluluğu bir otoriteye teslim ettiğini görürüz. Otorite figürü tarafından verilen ödül veya cezalar, neyin doğru ve neyin yanlış olduğu konusundaki kriterleri gösterir. Örneğin, bir çocuk ödevini yapmamanın yanlış olduğunu düşünebilir, çünkü eğer ödevini yapmazsa ebeveynleri onu cezalandıracaktır. Bu düşünce tarzı, ahlaki ikilemlerin varlığını kabul etme yeteneğini engeller. İkilemler, ahlaki olarak açık bir cevabı olmayan ifadelerdir. Çünkü otoritenin bakış açısı her şeyi formüle eder ve kişi bunu meşrulaştırır. Bu, ahlaki gelişimin en basit seviyesidir. İlgi ya da davranış niyetlerini göz önüne almaz. Bu aşamada ilgili tek faktör sonuçlardır: ödüller veya cezalar. BİRİNCİ AŞAMA

11 Bireycilik ya da hedonizm merkezdedir Kohlberg’in ahlak gelişimi teorisinin bu ikinci aşamasında yeni bir fikir ortaya çıkıyor. Buna göre, ilgi alanları bir bireyden diğerine değişmektedir. Bir şeyin doğru ya da yanlış olup olmadığına karar verme kriterleri hala eylemlerin sonuçlarına bağlı olsa da, artık başkaları tarafından işaretlenmemektedir. Artık birey, kendisine faydası olan her şeyin doğru olduğunu düşünecektir. Aynı anlamda, kayba ya da rahatsızlığa dönüşen her şey yanlıştır. Kohlberg’in ahlak gelişimi teorisinin bu aşamasında işaret edilen egoist perspektife rağmen, birey zaman zaman başka insanların ihtiyaçlarını karşılamanın uygun olduğunu düşünür. Ancak bu sadece, pragmatik bir karşılıklılık veya garanti söz konusu olduğunda gerçekleşir. Bu, başka bir kişi için bir şey yaparsam, o kişinin benim için de bir şeyler yapması gerektiğini düşünmek anlamına gelir. Bu aşama bir öncekinden biraz daha karmaşıktır çünkü birey artık ahlak inşası görevini bir otoriteye vermemektedir. Ancak akıl yürütme basit ve bencil olmaya devam etmektedir. İKİNCİ AŞAMA

12 Kişilerarası ilişkiler merkezdedir Ahlak gelişiminin geleneksel aşaması bu evrede başlar. Birey, giderek karmaşıklaşan ilişkilere sahip olmaya başladığı için bir önceki evrenin karakteristik bencilliğini terk etmelidir. Artık önemli olan bir gruba kabul edilmektir. Buna karşılık, ahlak bu nokta etrafında dönecektir. Bu aşamadaki birey için yapılacak en doğru şey, başkalarını memnun eden veya onlara yardım eden şey tarafından belirlenir. Burada önemli olan şey, davranışların ardındaki iyi niyetler ve başkaları tarafından ne ölçüde onaylandıklarıdır. Ahlakın tanımı, “iyi bir insan” olmaya dayanır. Yani sadık, saygın, işbirliği yapabilen ve nazik olmaktır. ÜÇÜNCÜ AŞAMA

13 Çocukların bu aşamaya ulaşıp ulaşmadığını tespit eden çok ilginç bir test var. Bu testte iki video izlenmesi gerekiyor: Bir video, birine eşek şakası yapan bir çocuk vardır (çocuk küçük ama kasten yanlış bir şey yapmaktadır.) Diğerinde, farklı bir çocuk daha büyük hasara neden olur, ancak bu sefer istemeden bunu yapmıştır (örneğin, giysilerini kirletmiş ya da yanlışlıkla camı kırmıştır). Niyet unsuruna, ahlaki yargılarında bir modelleme değişkeni olarak yer vermiş çocuklar, zarar çok küçük olsa dahi kötü davranan çocuğun birinci videodaki olduğunu söyleyecektir çünkü kasten böyle davranmıştır. Diğer yandan, hâlâ Kohlberg’in ahlak gelişimi teorisinin erken dönemlerinde yer alan çocuklar, en kötü çocuğun en çok zarara yol açmış olan olduğunu söyleyecek ve bu zarara istemeden neden olduğunu dikkate almayacaktır.

14 Otorite ve sosyal düzenin korunması merkezdedir Birey, gruplara dayalı ahlakı izlemeyi bırakır. Bunun yerine, onu topluma dayalı olarak görmeye başlar. Artık grupların ya da etrafındaki insanların hoşuna giden şeylerin önemi kalmaz. İyi ya da kötü olanın ölçütleri, belirli davranışların sosyal düzenin korunmasına yardımcı olup olmadığına ya da engellenmesine dayanır. Bu aşamada önemli olan, toplumun istikrarıdır ve kaos yaşanmamasıdır. Burada yasalara ve yetkililere büyük saygı duyulan bir birey buluyoruz. Yasa ve otorite, bireysel özgürlüğü toplumsal düzen ya da ortak esenlik lehine kısıtladıkları için önem kazanırlar. Ahlak kişisel bağların ötesine geçer ve güncel mevzuata bağlıdır. Sosyal düzeni korumak için bu yasalara uymak zorundadırlar. DÖRDÜNCÜ AŞAMA

15 Sosyal sözleşme merkezdedir Bu aşamada, ahlak gelişiminin son seviyesine giriyoruz. Çok az kişinin hayatları boyunca ulaştığı bir aşama bu. Burada ahlak, esnek ve değişken bir madde olarak anlaşılmaya başlar. İyi ya da kötü, birey içindir çünkü toplum ahlak kriterlerini kuran bir sözleşme yaratmıştır. Bu aşamadaki insanlar, yasaların ardındaki akıl yürütmeyi anlar ve buna dayanarak, onları eleştirirler ya da savunurlar. Ayrıca onlar için bu yasalar sonsuz değildir ve gelişebilir. Bu aşamadaki insanlar veya çocuklar için ahlak, kabul edilen bir sosyal sisteme gönüllü katılım anlamına gelir. Herkes için bir sosyal sözleşmenin olması daha iyidir. BEŞİNCİ AŞAMA

16 Evrensel etik ilke merkezdedir Kohlberg’in kuramının bu son aşaması, tüm gelişim sürecinin en karmaşık aşamasıdır. Artık birey kendi etik ilkelerini yaratır. Bunlar kapsamlı, rasyonel ve evrensel olarak uygulanabilir. Bu ilkeler, açıklanması zor olan soyut ahlaki kavramlardır ve mevcut yasaların ötesine geçer. Kişi kendi ahlakını, toplumun empoze ettiği kurallara göre değil toplumun nasıl olması gerektiği konusundaki kendi inancına göre oluşturur. Bu aşamanın önemli bir yönü evrensel uygulamasıdır. Birey kendisi için geçerli olan kriterleri başkalarına da uygular. Ve başkalarına kendisine davranılmasını istediği gibi davranır. Ya da en azından böyle davranmaya çalışır. Böyle olmasaydı, çok daha basit bir düzeyde olurduk. Bireysellik aşamasına benzeyen bir seviyede olurduk. ALTINCI AŞAMA

17 Her bireyin ahlaki yargısı aynı sırada ve dönemlerde gelişir. Ahlaki gelişim tedrici ve devamlıdır. Bir döneme girildiğinde birey bu döneme ait yargılarda bulunur, nadiren daha düşük dönemlere geriler. Eğitim, en fazla bir sonraki ahlaki yargı dönemine geçilmesine yardımcı olabilir. KOHLBERG’İN KURAMININ BAŞLICA NİTELİKLERİ


"ABD'nin New York eyaletine bağlı Bronxville bölgesinde dünyaya gelen Kohlberg, varlıklı bir ailede büyüdü ve dönemin en ünlü özel okullarından olan Philips." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları