Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KAYGI Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarmışlık durumudur.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KAYGI Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarmışlık durumudur."— Sunum transkripti:

1 KAYGI Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarmışlık durumudur. Kişi duygusal ya da fiziksel baskı altında iken ortaya çıkan bir tepkidir.

2 Genel olarak insanlar kaygıyı gelecekle ilgili karamsarlık, başarısızlık, endişe, umutsuzluk, karışıklık duygularıyla birlikte dile getiriler. Sınav kaygısı da böyle başlar. “Sınavı kazanamazsan her şey biter, hayatım mahvolur, herkese rezil olurum.” bunlar her yıl milyonlarca genç insanın yaşadığı ya da kafasından geçen düşüncelerdir.hayatımız boyunca bir çok sınavla karışılacağız. SBS sınavı da bunlardan sadece bir tanesidir. Bilimsel açıdan bakıldığında, aşırı olmadığı sürece, kaygı duymanın kişiyi motive ettiği görülmektedir.

3 Kaygının Nedenleri Kendine güvensizlik, Karamsarlık, Ailenin yanlış tutumları, Daha önce yaşanmış başarısızlıkların tekrarlanabileceği endişesi, Beklentiler, İmkansızlıklar, Bilgisizlik, Hedefin belirsizliği, Çalışma metotlarını bilmemek, Güvensizlik, Danışacak kişinin olmaması, Aile ve çevrenin bilinçsizliği

4 Kaygının Belirtileri Kalp atışlarının hızlanması, Yüzde kızarma, Avuç içinde terleme, Baş ağrıları, Baş dönmesi, Mide kasılmaları, Titreme gibi fiziksel değişikliklere neden olan sınav kaygısından en kısa zamanda kurtulmalıdır. Bundan kurtulmak içinde sınav kaygısına neden olan etkenleri bilmek gerekir.

5 Sınav kaygısı nedir? Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir. Sınav kaygısı iki ayrı boyutta ele alınabilir.  Endişe; Performansa yönelik zihinsel bir süreçtir. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşur.  Yoğun duygulanım; kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu bedenden gelen ve bedenin olağan işleyiş dengesi dışına çıktığı mesajını veren sinyallerdir.,

6  Endişe Bu sınavda başarılı olamayacağım, Bu sınav sonunda her şey berbat olacak, Sınıftaki herkes benden daha zeki, Bu sınavda başarısız olursam not durumumu bir daha asla düzeltemem, Sınav sırasında bildiğim her şeyi unutabilirim, Kendimi eksik ve yetersiz hissediyorum Evdekilerin yüzüne nasıl bakarım.

7  Yoğun duygulanım Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor. O kadar gerginim ki midem alt üst olmuş durumda, Çok perişan bir durumdayım, Bu sınava gireceğim için paniğe kapıldım, elim ayağım birbirine dolaşıyor. Hiçbir şey bilmiyorum, hatırlamıyorum. Gözüm kararıyor, midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum. uykusuzluk, gerginlik, çarpıntı, karamsarlık, kabus görme, solunmada güçlük, iştahsızlık, bitkinlik vb. endişeler yer almaktadır.

8 Sınav başladıktan sonra ise şu tür kaygı belirtileri ortaya çıkabilir: Dikkati toplamakta, sınava başlamakta ve soruları anlamakta güçlük, bilinen bir soruda hata yapma korkusuna bağlı yoğun heyecan, kötü not alma beklentisi, öfke, düşünememe, sınavın kötü geçeceğine inanma, sürenin yetemeyeceği düşünesi, zor gelen sorularda paniğe kapılma ve bazı fizyolojik belirtiler. Öğrencilerin çoğu bu endişeleri ve fizyolojik belirtileri sınavın ilk dakikası içinde yoğun yaşadığını, sınavın sonlarına doğru, belirtilerin şiddetinde bir azalma olduğunu belirtmektedir.

9 Ya kazanamazsam “Yapabileceğinize de inansanız, yapamayacağınıza da inansanız haklı çıkarsınız.” Henry Ford

10 Sınavlar yaklaştıkça hemen hemen bütün öğrencilerimizin zihnini kurcalayan, uykularını kaçıran, moralini bozan, çalışmalarını aksatan, kabuslara neden olan bir kaygı ortaya çıkar: “Ya kazanamazsam?” Charles F. Kettering: “Eğer fırtına çıkınca yolcular gemiyi terk etmiş olsalardı, kimse okyanusu geçemezdi.” diyor. Öyleyse başarıya ulaşmak için başarısızlık korkusunun, yani sınav kaygısının aşılması gerekmektedir. Eğer sınavlara hazırlanan öğrenci, sınavlar yaklaştıkça bu heyecanı artıyor; kendini kötü hissediyor, tedirgin ve güvensiz oluyor; ağlama duygusu gibi durumları sıkça yaşıyorsa “sınav kaygısı” duyuyor demektir.

11 Kaygılı öğrenci tipi Kaygılı öğrenci sevecendir, acıma duygusu gelişmiştir. Kendisi gibi aile bireyleri için de üzülür. Arkadaş ilişkileri genellikle iyidir. Arkadaşları tarafından genelde sevilir. Kaygılı öğrenci kurallara uymaya özen gösterir. Eleştirilmeye hazırlıksızdır, beğenilmek ister. Kaygı duyduğu konular rüyasına girer. Kaygılandığı konularda çok heyecanlanır, yerinde duramaz. Kısacası kaygılı öğrenci sürekli tedirgin olup, duygusal tepkileri abartılıdır. Kaygılı öğrenci, nedenini bilmediği korkular çeker. Soluğu yetmiyormuş gibi sık sık soluk alıp verir, terler. Kaygılı öğrenciler, ailelerine bağımlıdır. Ailelerin kendilerine destek olmaları ve her zaman yanlarında olmalarını beklerler. Uykuları düzensizdir. Okul korkusu bu öğrencilerde daha çabuk gelişir

12 Kaygının giderilmesi Yapması gerekenleri uygulamak ve hedeflerine ulaşabilmek için gerekli planlamayı yapmalı; bunun için de uzmanlardan (öğretmenler) gerekli bilgiyi almalı, yapacağı her şeyi onlara danışmalıdır. Emerson: “Korkunun kaynağı cehalettir.” diyor. Planını uygulamayı başarabildiğini görünce kendine güveni gelecek, iş yapabilme becerisi gelişecektir. Kişinin kendine güveni gelmesi kaygıyı azaltacaktır. Ayrıca kişinin bir plan doğrultusunda doyurucu bir çalışma yapması, kaygısını azaltacaktır. Dale Carnegie: “Dertler için tek bir deva vardır, dünyanın bütün ilaçlarından iyidir: Çalışmak...” diyor.

13 Kendine güven duygusu kaygıyı azalttığına göre, bu duyguyu geliştirici etkinliklere yönelmeli, eskiden başarılı olduğu etkinlikleri hatırlamalı, bunu tekrar yapabileceğine kendisini inandırmalıdır. Gerçekçi olmalıdır. Gerçekçi olunmazsa hedefe yönelik yetersiz çalışmalar güvenini kıracak, kendini beceriksiz hissetmesine yol açacaktır. Öyleyse kendini iyi tanımalı, kapasitesini iyi belirlemeli, bunun için de öğretmenlerinden destek almalıdır. Jonathan Swift: “Kimse görmek istemeyenler kadar kör değildir.” der. Gerçekleri görmek, başarıya kapı açar; kaygıyı azaltır

14 Saplantılardan kurtulmalıdır. Aklına gelen düşüncelere değil, yaptıklarına değer vermelidir. Gerçekçi, uygulanabilir bir planla yapılan çalışmalar, kişinin aklına gelen olumsuz düşünceleri giderme bakımından etkili olacaktır. Ümitli olmalıdır. Ziya Gökalp: “Nice hastalıklar vardır ki onlara ilaç yerine ümit aşılamak daha hayırlıdır.” diyor. Kaygıyı da ümitle yenebilirsiniz. Ümidini kıracak düşüncelerden uzak durmalı, kendini planlı çalışmaya vermelidir.

15 Başkaları adına düşünmemeli: “Ne derler, ne düşünürler hakkımda?” gibi düşüncelere kapılmamalı, kendi yaptıklarına ve yapması gerekenlere bakmalıdır. Kişinin kararlı bir şekilde plânlı çalışması sonucunda: “Kazanmam için yapılması gereken ne varsa elimden geldiğince yapıyorum. Bana düşen bu. Bundan sonrası bana ait değil.” şeklindeki bir düşünceyi benimsemesi kişiyi vicdanen rahatlatır; kaygıyı da azaltır. Konfiçyüs: “Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.” der.

16 Olayları abartmamalı, her şeyi kendi konumunda ve değerinde kabul etmelidir. Gereğinden fazla abartılan düşünce ve olaylar öğrenciyi kaygılandırır. Müziğe, spora, sosyal ve kültürel etkinliklere zaman ayırmalıdır. alıdır.

17 Kendinin bir birey olduğunu düşünmeli, kendini başkalarıyla karşılaştırmamalıdır. Kendini kendisiyle karşılaştırmalı, hedefe yönelik çalışmalarını gözden geçirmeli, ne kadarını gerçekleştirebildiğini belirlemeli, gerçekleştirmesi gerekenleri nasıl gerçekleştirebileceğini planlamalıdır. Hepsinden önemlisi de sınavın her şey olmadığını, hele hele zekâ durumunun asla sınavla ölçülemeyeceğini, sınavı kazanmak kadar kaybetmenin de normal olduğunu düşünmeli, kendini bu düşüncelere inandırm


"KAYGI Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarmışlık durumudur." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları