Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Etnografik Araştırmalar Etnografı, incelenmesine karar verilen belirli insan topluluklarının ilişkilerini ve davranışlarını,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Etnografik Araştırmalar Etnografı, incelenmesine karar verilen belirli insan topluluklarının ilişkilerini ve davranışlarını,"— Sunum transkripti:

1 NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Etnografik Araştırmalar Etnografı, incelenmesine karar verilen belirli insan topluluklarının ilişkilerini ve davranışlarını, bulundukları doğal ortamında inceleyen, gözlemleyen, belgeleyen ve yorumlayan bir bilimsel yöntemdir. Etnografi, antropolojinin en yaygın olarak kullandığı sosyal araştırma yöntemlerinden biridir. Bu araştırma yönteminde antropologlar, hedef grup ile belirli bir zaman geçirirler ve onlar gibi yaşarlar. Etnografik yöntem; kültür ve günlük hayatın anlamını çözmeye çalışan bir yöntemidir. Araştırmacı; kişilerin söylediklerinden çok bilinçaltında yer eden, davranışlarını yönlendiren gerçekleri ortaya çıkarmaya odaklanır. Alvesson ve Skoîdberg (2000), etnografik araştırmaları ikiye ayırmışlardır; Tümevarımsal (inductive) ve yorumlamacı (interpretive). Tümevarımsal etnografi, veriye önem verir ve iyi araştırma için yöntemlere odaklanır. Yorumlamacı etnografi ise, yorumlara önem verir. Aşağıda, yorumlamacı etnografi yöntemlerine yer verilmiştir.

2 1. Katılımcı Gözlem: Etnografik yöntemler; temelde katılımcı gözlem yöntemini içermektedir. Bu yöntemde araştırmacı, topluluk hayatına doğrudan katılır, insanların gerçeklerini, onlarla konuşarak ve onları gözlemleyerek, doğrudan onlardan öğrenir. Araştırmacının bözleme katılım derecesine göre bu yöntemin farklı türleri vardır; Tamamıyla katılımcı, Gözlemci olarak katılımcı, Katılımcı olarak gözlemci Tamamıyla gözlemci. Hammersîy ve Atkinson (1983), iki uçta kalan yöntemlerin toplanan bilginin kalitesi açısından sınırlı kalabileceğini, diğer iki yöntemin arasındaki farkın ise sorgulanabilir nitelikte olduğunu belirtmektedirler. İdeal yaklaşım, araştırmacının hedef kitle üstündeki etkisini en aza indirecek ve elde edilecek bilginin derinliğini en yükseğe çıkartacak şekilde olmalıdır. 2. Katılımcı Olmayan Gözlem : Gözlemlerde dışarıdan birisinin sürece aktif olarak katılması, üzerinde çalışılan davranışın tam olarak ortaya çıkmasında olumsuz etkiye sebep olabilmektedir. Bu durumlarda, katılımcı olarak gözlem yapılması mümkün değildir. Örneğin; küçük topluluklardaki davranışların nedenleri veya insan- nesne arasındaki ilişkilerde bu durum açıkça görülür.

3 Özel Durum Araştırmaları Özel durum araştırması, eğitim dünyasında eski bir bakış açısı ancak yeni bir araştırma yöntemi olarak değerlendirilebilir. Eğitim hariç birçok disiplinde uzun yıllar kullanılmasına rağmen eğitimde yaygın olarak kullanılması ancak 1980'lerden itibaren başlanmıştır. Özellikle sosyal bilimlerde (sosyoloji, tarih, psikoloji, antropoloji, eğitim),özel durum araştırması çeşitli konuları araştırmak için yoğun bir şekilde kullanılıp, çoğunlukla nitel araştırma metodolojisi içerisinde görülmekte ve nitel araştırma metodolojisinin en önemli özelliklerinden birisi olarak değerlendirilmektedir (Stake, 1995). En belirgin niteliği ise, güncel bir olgu, olay, durum, birey ve gruplar üzerine odaklanılıp, derinlemesine inceleme yapmaya çalışmasıdır (Stake, 1995; Yin, 1997). Bu yöntemde araştırma yapmadan önce bir durumun özel olduğunun kesin olarak tespit edilmesi gerekir. Bunun içinde nicel araştırmada yer alan survey (tarama) yönteminin metotları olan, anketten ve görüşme sonuçlarından yaralanılabilir. Elde edilen veriler ışığında özel bir durum tespit edilmişse, bunun derinlemesine incelenmesi için araştırma başlar.

4 Özel durum araştırmasını diğer araştırma yöntemlerinden ayıran özelliği; eğitimin çeşitli konularını anlamada özellikle “nasıl” ve “niçin” sorularını sormada tercih edilen bir yöntem olmasıdır. Bu soruları yönelten artırmacının, araştırılan konu üzerinde hakimiyeti azdır (Yin,1994). Diğer bir ifadeyle, araştırmacının araştırılan olgu, olay ve durumu ön yargılara sahip olmadan etraflıca incelemeye çalışması bu yöntemle daha kolaydır. Diğer birçok yöntemlerden farklı olarak araştırmacının özel olan bu konunun içine girmesi ve onu derinlemesine incelemesi gerekmektedir. Özellikleri 1. Özel olayların zengin bir şekilde tanımlanması, 2. Özel olayların kronolojik olarak hikâyelendirilmesi, 3. Özel olaydaki belirgin bireysel rol oynayan aktörlerin algıları üzerine odaklanılması, 4. Özel durumu ortaya çıkaran belirgin olaylar üzerine odaklanılması, 5. Araştırmacının özel durumun bir parçası olarak katılımı, 7. Araştırılan konunun zengin bir biçimde ortaya konulmasını sağlayacak özel durumun sunulması (Hitchcock ve Hughes, 1995).

5 Özel olay araştırması yaparken izlenebilecek belli başlı aşamalar aşağıda sıralanmıştır; 1) Araştırılacak problemin belirlenmesi, 2) Araştırmanın alt problemlerinin belirlenmesi, 3) Veri analizlerinin nasıl olacağının belirlenmesi, 4) Çalışılacak özel durumun belirlenmesi 5) Araştırmada yer alacak deneklerin seçilmesi, 6) Verilerin toplanması ve verilerin önermelerle veya alt problemlerle ilişkilendirilmesi, 7) Verinin analizinin yapılması ve yorumlanması, 8) Özel durum çalışmasının raporlaştırılarak sunulması.

6 Özel Durum Çalışması Desenleri 1. Bütüncül Tek Durum Desenleri Tek durum desenlerinde, tek bir analiz birimi, bir birey, bir kurum, bir program, bir okul ele alınır. Bütüncül tek durum desenlerinin, şu üç durumun var olduğu alanlarda kullanılması tavsiye edilmektedir: a) Ortamda iyi formüle edilmiş bir kuram varsa, bunun onaylanması veya çürütülmesi amacıyla kullanılabilir. Örneğin; bir araştırmacı eğitim felsefesinde genel kabul gören Kuhn’un Bilimmsel Devrimlerin Yapısı ve Paradigma kavramlarını, gerçekte Kuhn tarafından vurgulandığı şekliyle işlemediğini ya da farklı bir alanlarda farklı bir biçimde işlediğini bir durum çalışması ile ortaya koyabiliyorsa, bu alana önemli bir katkı sağlayabilir. b) Genel standartlara pek uymayan aşırı aykırı veya kendine özgü durumların çalışılmasında kullanılabilir. c) Daha önce hiç kimsenin çalışmadığı veya ulaşamadığı durumlar için kullanılabilir.

7 2. Tek Durum İç İçe Geçmiş Deseni Tek bir özel durum içinde çoğu defa birden fazla alt grup veya birim olabilir. Bu durumda birden fazla analiz birimi söz konusu olacaktır. Buradaki ayrım, bir durum çalışmasının ilgili durumu, bütüncül ve tek bir ünite olarak ele almasına veya bir durum içinde birden faza alt birime yönelmesine ilişkindir. Birinci durumda bütüncül tek durum deseni kullanırken, ikinci durumda iç içe geçmiş çoklu durum deseni kullanılır. Bir kurumu veya okulu çalışmak isteyen bir araştırmacı, çoğu zaman bu okulu bir bütün ve tek bir analiz birimi olarak düşünmek yerine, okulu oluşturan alt birimleri analiz ünitesi olarak kullanabilir (Örneğin; ilköğretim birinci kademe ve ikinci kademe veya fen, sosyal, eşit ağırlık alanları gibi). Bu duruda araştırmacı, iç içe geçmiş çoklu durum çalışması yapmalıdır. Araştırmacı kurumun bütününü tek bir durum olarak alıyor ve çalıyorsa, yani analiz birimi kurum ise, araştırma problemini ve verisini bu desene uygun olarak toplamak zorundadır.

8 3. Çoklu Durum Deseni Bu desende, birden fazla kendi başına bütüncül olarak algılanabilecek durum vardır. Her bir durum kendi içinde bütüncül olarak ele alınır ve daha sonra birbirleriyle karşılaştırılır. Örneğin; okullarda kitap okuma alışkanlığı konusunda çalışmak isteyen bir araştırmacı, sosyo-ekonomik düzeyi düşük bir devlet okulunu, sosyo- ekonomik düzeyi yüksek bir devlet okulunu ve bir özel okulu seçebilir. Bu okulların her birinde kitap okuma alışkanlığı konusunda geliştirdiği boyutlara bakan araştırmacı, daha sonra bu okulları birbirleriyle karşılaştırabilir. Burada önemli olan nokta, araştırmacının her üç okulda da aynı şeylere bakması ve aynı boyutlar hakkında veri toplamasıdır. Bu tür desenlerde araştırmacının, tek bir problem durumundan yola çıkarak her bir okullara aynı aracı kullanması gerekir. Aksi takdirde durumlar arasında karşılaştırma yapmak mümkün olmaz.

9 4. İç İçe Geçmiş Durum Deseni Bu desende de birden fazla özel durum söz konusudur. Ancak ele alınan veya araştırmaya dâhil edilen her bir durum kendi içinde çeşitli alt birimlere ayrılmaktadır. Yukarıdaki örnekte verilen üç farklı okul türünde, farklı sınıf düzeylerinde kitap okuma alışkanlığının ne düzeyde olduğunu belirlemek isteyen bir araştırmacı için analiz birimi, her okuldan seçeceği farklı sınıflar olmalıdır. Karşılaştırmayı doğru olarak yapmak için araştırmacı, veri toplarken ve veriyi analiz ederken olabildiği kadar standart veri toplama yöntemler kullanmak zorundadır. Ancak bu yolla durumlar arasında bir karşılaştırma yapmak mümkün olur.

10 TEORİ OLUŞTURMA (TEMELLENDİRİLMİŞ KURAM) ARAŞTIRMA YÖNTEMİ Bir teori oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen çalışmalara teori oluşturma araştırma dizaynı denilmektedir. Bu yöntem, 1960 yılında Glasser ve Strauss tarafından geliştirilmiştir. Glasser ve Strauss, çeşitli kitap ve kaynaklarda yer alarak geçerliliği test edilen bir teoriyi denemek yerine, veri toplama sürecinde ortaya çıkan ve gerçek verilerle oluşturulan teoriler daha değerli olduğunu ifade etmişlerdir. Temellendirilmiş kuram araştırması adıyla da bilinen bu yöntem, hipotez kurma-tümdengelim (nicel araştırma yöntemlerine) yaklaşımına alternatif olarak ortaya atılmıştır. Bu araştırma yöntemi fazla kullanılmayan, fakat eğitimin çeşitli konularını eğilimsiz ve ön yargısız bir biçimde inceleyen bir yaklaşımdır. Bu yöntemin nitel araştırma kapsamında değerlendirilmesinin nedeni ise, nitel araştırmayla ortak özellikleri taşıyan araştırılan kişilerin sosyal dünya hakkında oluşturdukları kavramları ve anlamları, araştırılan durumlar içerisinde karmaşıklığıyla incelemeye ve yerel seviyede kuram üretmeye çalışması gösterilmektedir (Ekiz, 2003:48).

11 GÖMÜLÜ (GROUNDED) TEORİ Toplanan verilerden yola çıkarak daha önceden bilinmeyen bir takım sonuçları birbiri ile ilişkisi içinde açıklayan bir modelleme çalışmasıdır. Gömülü teoride, araştırmacı veri toplarken veya yorumlarken verilerin içine gömülü olan teoriyi ortaya çıkartır ve araştırma boyunca yeni kavram ve teorilere ulaşabilir. Bu da araştırmacının esnek olmasını, toplanan verilere göre araştırma sürecini yeniden biçimlendirmesini ve gerek araştırma deseninin oluşmasında gerekse toplanan verilerin analizinde tümevarıma dayalı bir yaklaşım izlenmesini gerektirir (Yıldırım ve Şimşek, 2000). Gömülü teoriyi kullanan araştırmacı, araştırmasına yeni bir bakış açısı ve fikirlerle başlar. Araştırmayı geliştirmek, görüşleri değiştirmek ve araştırma ürününü anlamak için yeni kanıt ve bilgilerle teorisini desteklemelidir. Gömülü teori, büyük ölçüde gözleme dayanır. Araştırmacı birinci elden veriyi toplar. Bunun için araştırma yapılan alanı ziyaret eder, gözlem ve görüşmeler yapar, topladığı verileri gruplara ayırır ve geliştirir. Sonuçta kuram hakkında kuramsal önermeler ya da hipotezler sunar. Gömülü terinin bir metot olarak kullanılmamasının sebebi, oldukça zor olması ve veri analizlerinin fazla zaman almasıdır (Ekiz, 2003).

12 TARİHSEL YÖNTEM Tarihsel yöntem, geçmişi yeniden canlandırmak ve anlamak için verilerin toplanmasında geliştirilen bir araştırma yöntemidir. Tarihsel araştırma yapan bireyler topladıkları veriler hakkında yorumlar yaparlar ve geçmişi yorumlarlar (YÖK, 1997). Eğitim araştırmaları yönünden tarihsel yöntemin en önemli yararı günümüzde uygulanan eğitim sistemlerinin oluşma süreci hakkında bilgi vermesidir. Bu yolla eğitimin her boyutunun tarihi temelleri tespit edilmiş olur ve yapılacak yeni atılımlar, bu tarihi temeller ışığında ortaya koyulur (Çepni, 2005). Tarihi araştırma yönteminde takip edilen basamaklar bir bilimsel yöntemde takip edilen basamaklara benzer. Yani bir problem durumu oluşturulur, oluşturulan problem durumundan araştırılabilecek problemler belirlenir, hipotezler kurulur, veriler toplanır ve hipotezler veriler ışığında test edilir. Bununla birlikte tarihi olaylardaki kanıtlar genellikle geçmişte yazılan kaynaklarda olduğu için, genel olarak tarihi doküman ve belgeler üzerinde çalışmalar yoğunlaşır. Bu süreçte önemli olan güvenilir ve orijinal kaynaklara ulaşmaktır (Çepni, 2005).

13 Tarihsel araştırmalarda işlem yolu olarak aşağıdaki basamaklar izlenmelidir: 1) Konu hakkında geniş bir literatür taraması yapılması, 2) Toplanan bilgi ve belgeler analiz edilerek, konunun araştırılacak boyutlarının tespit edilmesi, 3) Konunun araştırılacak boyutları için özel durumların belirlenmesi, 4) Ele alınan örnek olayın birincil ve ikincil kaynaklarının tespit edilmesi, 5) Bu kaynaklarda kullanılan dilin analiz edilmesi, 6) Toplanan bilgilerin sistematik bir yapıya getirilmesi, 7) Ulaşılan özel tespitlerle literatürde bulunan tespitlerin karşılaştırılması, 8) Genel sonuçlara uyan veya uymayan durumların tespit edilmesi.

14 1. Tarihsel araştırmalarda veri türleri: Tarihsel araştırmaları diğer araştırma yöntemlerinden ayıran en önemli özelliği, hali hazırda mevcut olan verileri kullanmasıdır. Bu araştırmalar, tarihçinin kendi gözlemi yerine bir başkasının veya başkalarının gözlemine bağımlı olarak araştırmasını yürütmesidir. Diğer bilim dallarında olduğu gibi, bilgi ve belgeleri incelerler ve hipotezler oluştururlar. Kurdukları hipotezleri test etmek için yeni topladıkları kanıtları veya eski bilgileri yeniden incelerler. Yeni bulgular ışığında hipotezlerinden ya tamamıyla vazgeçerler veya kısmen değiştirirler. Tarihsel veriler; bu araştırmaların temelini oluşturan birinci el kaynaklar ve birincil kaynaklara ulaşılamadığında veya birinci el kaynakları desteklemek için kullanılan ikinci el kaynaklardır.

15 Birinci el kaynaklar: Tarihsel olayları açıklamak için ilgilenilen döneme ait olan ve direkt yararlanılan ana kaynaklardır. Örneğin; Atatürk’ün fikir ve düşüncelerini öğrenmek için NUTUK’un incelenmesi ve analiz edilmesi birinci el kaynaklar kapsamındadır. Bir başka örnek olarak; Osmanlı Divan Edebiyatı incelemeleri için Nedim, Baki, Fuzuli vb. şairlerin eserlerinin direk incelenmesidir. İkinci el kaynaklar: İkinci el kaynaklar çalışılan dönemle ilgili doğrudan ilişkisi olmayan eserleri oluşturur. Bu kaynaklar, birinci el kaynaklar veya başkalarının çalışmalarından yararlanılarak yazılmış eserlerden oluşur. Ayrıca o döneme ilişkin çeşitli belge, kalıntı ve diğer kaynakların kopyaları ve tercümeler de ikinci el kaynaklar olabilir. Örneğin; Atatürk’ün düşüncelerini öğrenmek için direkt kendi yazdığı eserler değil de başka yazarların kitap, makale ve gazete yazılarının incelenmesi ikinci el kaynaklar kategorisindedir. Eğitimle ilgili olarak Piaget’in yaptığı çalışmaların veya konuşmaların başka yazarlarca analiz edildiği ve değerlendirildiği eserlerden yararlanmak bu sınıfa girer.

16 TARİHSEL ARAŞTIRMALARDA KAYNAK TÜRLERİ Yazılı kaynaklar - Arşiv belgeleri: Kamuya ya da özel kişilere ait arşivlerde bulunan belgelerdir. Arşivler resmi kayıtlar, yazışmalar gibi çok çeşitli belgeleri içerir. - Yayınlanmış resmi belgeler: Döneme ait kanunlar, kararnameler, kararlar vb. - İncelenen döneme ait hatıralar, eserler, edebiyat çalışmaları - Dönemin basın-yayın organları (gazeteler, dergiler). Sözlü kaynaklar Tarihçinin kendi yaşadığı döneme ilişkin çalışmalar yaptığında önem kazanan kaynak türüdür. İncelenen dönem ve konuyla bağlantılı kişilerle yapılan görüşmeler yoluyla sözlü kaynaklar oluşturulur. Diğer kaynaklar Yazılı ve sözlü kaynakların yeterli olmadığı durumlarda (veya bu kaynakları desteklemek için) fotoğraflar ve günlük eşyalar birinci el kaynak olarak tarih çalışmalarına temel oluşturabilir (URL2, 2008).


"NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Etnografik Araştırmalar Etnografı, incelenmesine karar verilen belirli insan topluluklarının ilişkilerini ve davranışlarını," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları