Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

LİPİTLER Prof. Dr. ARZU SEVEN. Suda son derece zayıf çözünmelerine karşın, eter, kloroform gibi polar olmayan (organik) çözücülerde kolay çözünen heterojen.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "LİPİTLER Prof. Dr. ARZU SEVEN. Suda son derece zayıf çözünmelerine karşın, eter, kloroform gibi polar olmayan (organik) çözücülerde kolay çözünen heterojen."— Sunum transkripti:

1 LİPİTLER Prof. Dr. ARZU SEVEN

2 Suda son derece zayıf çözünmelerine karşın, eter, kloroform gibi polar olmayan (organik) çözücülerde kolay çözünen heterojen bileşiklerdir. Suda son derece zayıf çözünmelerine karşın, eter, kloroform gibi polar olmayan (organik) çözücülerde kolay çözünen heterojen bileşiklerdir. Endojen olarak organizmada sentezlenebilen lipitler, hayvansal veya bitkisel besinlerle de eksojen olarak da alınmaktadırlar. Endojen olarak organizmada sentezlenebilen lipitler, hayvansal veya bitkisel besinlerle de eksojen olarak da alınmaktadırlar. Yüksek enerjili bileşiklerdir. Metabolik yakıt sağlarlar. Yüksek enerjili bileşiklerdir. Metabolik yakıt sağlarlar.

3 Polar olmayan triacilgliseroller yağ dokusunda depolanırlar. Temel enerji kaynağıdırlar. Polar olmayan triacilgliseroller yağ dokusunda depolanırlar. Temel enerji kaynağıdırlar. 1 gr. yağın oksidasyonu  9.3 kcal 1 gr. yağın oksidasyonu  9.3 kcal Deri altında ve bazı organların çevresinde ısı yalıtıcısı olarak görev yaparlar  vücut dışı yüzeyini ve iç organları fiziksel etkilerden korurlar. Deri altında ve bazı organların çevresinde ısı yalıtıcısı olarak görev yaparlar  vücut dışı yüzeyini ve iç organları fiziksel etkilerden korurlar. Nonpolar lipitler elektriksel yalıtıcı olarak miyelinli sinirler boyunca depolarizasyon dalgalarının yayılmasını sağlarlar  Sinir dokusunda yağ miktarı fazladır. Nonpolar lipitler elektriksel yalıtıcı olarak miyelinli sinirler boyunca depolarizasyon dalgalarının yayılmasını sağlarlar  Sinir dokusunda yağ miktarı fazladır.

4 Biyolojik membranda fonksiyonel ve yapısal bileşikler olarak yer alırlar. Biyolojik membranda fonksiyonel ve yapısal bileşikler olarak yer alırlar. Lipoproteinler kanda lipitleri taşırlar. Lipoproteinler kanda lipitleri taşırlar. Hc.yüzey reseptörleri ve kan grubu antijenleri olarak önemlidirler. Hc.yüzey reseptörleri ve kan grubu antijenleri olarak önemlidirler. Bazı kompleks lipitler akciğer alveollerinin bütünlüğünü ve vücut sıvılarındaki non-polar maddelerin erirliğini sağlarlar. Bazı kompleks lipitler akciğer alveollerinin bütünlüğünü ve vücut sıvılarındaki non-polar maddelerin erirliğini sağlarlar.

5 LİPİTLER: Basit ve kompleks olarak 2 gruba ayrılırlar. Basit ve kompleks olarak 2 gruba ayrılırlar. 1-Basit lipitler: Yağ asitlerinin çeşitli alkollerle esterleri a)Yağlar: Yağ asitlerinin gliserolle esterleri b)Mumlar: Yağ asitlerinin yüksek moleküler ağrılıklı monohidrik alkollerle esterleri

6 2-Kompleks lipitler: Alkol ve yağ asidine ilaveten gruplar kapsayan yağ asit esterleri a)Fosfolipitler: Yağ asidi+alkol+fosforik asit rezidüsü Fosfolipitler Fosfolipitler Gliserofosfolipit Gliserofosfolipit Sfingofosfolipit Sfingofosfolipit Genelde azotlu bazları vardır Genelde azotlu bazları vardır Gliserofosfolipitlerde  alkol gliserol Gliserofosfolipitlerde  alkol gliserol Sfingofosfolipitlerde  alkol sfingozin Sfingofosfolipitlerde  alkol sfingozin

7 b)Glikolipitler:(glikosfingolipitler) Yağ asidi +sfingosin +karbohidrat c)Diğer kompleks lipitler:Sülfolipitler, aminolipitler, lipoproteinler 3-Öncü ve türev lipitler: Yağ asitleri, gliserol, steroidler, diğer alkoller, yağlı aldehidler, keton cisimler, hidrokarbonlar, yağda çözünen vitaminler, hormonlar Yüksüz oldukları için açil gliseroller (gliseroidler, kolesterol ve kolesterol esterleri NÖTRAL LİPİT olarak adlandırılırlar. Yüksüz oldukları için açil gliseroller (gliseroidler, kolesterol ve kolesterol esterleri NÖTRAL LİPİT olarak adlandırılırlar.

8

9

10 Yağ Asitleri Az bir kısmı serbest halde; büyük bir kısmı ise organizmada yağ acil esterleri şeklinde bulunur. Az bir kısmı serbest halde; büyük bir kısmı ise organizmada yağ acil esterleri şeklinde bulunur. Yağ acil esterleri çok kompleks moleküller olup trigliserit, fosfolipitler, glikolipit, sfingolipit, prostaglandinler ve kolesterol esterleri gibi birçok bileşiğin yapısında bulunurlar. Yağ acil esterleri çok kompleks moleküller olup trigliserit, fosfolipitler, glikolipit, sfingolipit, prostaglandinler ve kolesterol esterleri gibi birçok bileşiğin yapısında bulunurlar.

11 Serbest yağ asitleri dolaşımda albumine bağlanarak taşınır ve enerji sağlamak amacıyla birçok dokuda oksitlenirler. Serbest yağ asitleri dolaşımda albumine bağlanarak taşınır ve enerji sağlamak amacıyla birçok dokuda oksitlenirler. Yağ asitleri alifatik karboksilik asitlerdir. Bir ucunda karboksil grubu, diğer ucunda metil grubu içeren uzun hidrokarbon zincirinden oluşmaktadır. Yağ asitleri alifatik karboksilik asitlerdir. Bir ucunda karboksil grubu, diğer ucunda metil grubu içeren uzun hidrokarbon zincirinden oluşmaktadır.

12 Fizyolojik pH’da; pKa değeri 4.8 olan terminal karboksil grup (-COOH) ionize olur (-COO-) Fizyolojik pH’da; pKa değeri 4.8 olan terminal karboksil grup (-COOH) ionize olur (-COO-) Suya afinitesi olan bu anyonik grup yağ asidine amfipatik özellik sağlar (hidrofilik ve hidrofobik bölgelerin bir arada olması) Suya afinitesi olan bu anyonik grup yağ asidine amfipatik özellik sağlar (hidrofilik ve hidrofobik bölgelerin bir arada olması) Uzun yağ asitlerinde hidrofobik kısım hakimdir, suda çözünmeye bu moleküller dolaşımda albumine bağlı taşınırlar. Uzun yağ asitlerinde hidrofobik kısım hakimdir, suda çözünmeye bu moleküller dolaşımda albumine bağlı taşınırlar.

13 Yağ asitleri taşıdıkları karbon atomu sayısıyla ifade edilen zincir uzunluklarına göre adlandırılırlar. Yağ asitleri taşıdıkları karbon atomu sayısıyla ifade edilen zincir uzunluklarına göre adlandırılırlar. Doymuş yağ asitlerinde karbon sayısını belirten ismin sonuna –oik eki, doymamışlarda ise –enoik eki getirilir. Doymuş yağ asitlerinde karbon sayısını belirten ismin sonuna –oik eki, doymamışlarda ise –enoik eki getirilir. Karboksil karbonu 1 no’lu karbondur. Bundan sonra gelen karbonlar sırayla adlandırılır. Karboksil karbonu 1 no’lu karbondur. Bundan sonra gelen karbonlar sırayla adlandırılır.

14

15

16 Karboksil grubuna komşu olan  -karbondur, ondan sonra gelenlere sırayla ,  karbon denir. Karboksil grubuna komşu olan  -karbondur, ondan sonra gelenlere sırayla ,  karbon denir. Yağ asidinde hidrokarbon kuyruğunun sonu metil (CH 3 ) grubu ile biter ve bu metil karbonu omega (  ) veya n- karbon olarak adlandırılır. Yağ asidinde hidrokarbon kuyruğunun sonu metil (CH 3 ) grubu ile biter ve bu metil karbonu omega (  ) veya n- karbon olarak adlandırılır. Yağ asitlerinin fizyolojik özelliklerini hidrokarbon zincirinin uzunluğu ve doymamışlık derecesi belirler. Yağ asitlerinin fizyolojik özelliklerini hidrokarbon zincirinin uzunluğu ve doymamışlık derecesi belirler.

17 Hidrokarbon zincirinin uzunluğu arttıkça yağ asidinin erime ısısı (Tm) artar. Hidrokarbon zincirinin uzunluğu arttıkça yağ asidinin erime ısısı (Tm) artar. Çift bağlar Tm’yi azaltır. Çift bağlar Tm’yi azaltır. Membran lipitlerinde doymamış yağ asitlerinin bulunması akışkanlığın sürdürülmesini sağlar. Membran lipitlerinde doymamış yağ asitlerinin bulunması akışkanlığın sürdürülmesini sağlar. Doymuş yağ asitleri  katı yağ Doymamış yağ asitleri  sıvı yağ

18 İnsan doku ve plazmasında en fazla uzun zincirli yağ asitleri bulunur. İnsan doku ve plazmasında en fazla uzun zincirli yağ asitleri bulunur. Doğal olarak bulunan yağ asitlerinin hemen hepsi Doğal olarak bulunan yağ asitlerinin hemen hepsi cis çift bağ kapsar cis çift bağ kapsar Çift sayıda karbon atomu taşır Çift sayıda karbon atomu taşır Bir yağ asidinin sistematik isimlendirilmesinde, yapısında bulunan karbon sayısı ile içerdiği çift bağ sayısı belirtilir. Bir yağ asidinin sistematik isimlendirilmesinde, yapısında bulunan karbon sayısı ile içerdiği çift bağ sayısı belirtilir.

19 Numaralandırma sistemi 1-  numaralandırma: Karboksilik gruptan başlayarak 2- Omega (n) veya n numaralandırma:Karboksilik uca en uzakta bulunan metil grubundan başlayarak Yağ asit sembolleri; karbon sayısını, çift bağ sayısını, çift bağın pozisyonunu ve yerini belirtir. Yağ asit sembolleri; karbon sayısını, çift bağ sayısını, çift bağın pozisyonunu ve yerini belirtir.

20 Örnek: Palmitik asit 16:0 Palmitik asit 16:0 Oleik asit 18:1,  9 Oleik asit 18:1,  9 (18 C, 1 çift bağ,  9 ise çift bağın karboksilik aside göre 9-10 karbonlar arasında olduğunu ve cis olduğunu gösterir. Elaidik asit 18:1,  9 trans Elaidik asit 18:1,  9 trans

21

22

23 Yağ asitleri 1-Doymuş yağ asitleri 2-Doymamış yağ asitleri 3-Eikozaenoidler

24 Doymuş Yağ Asitleri C n H 2n+1 COOH formülü ile gösterilirler. C n H 2n+1 COOH formülü ile gösterilirler. Yapıların çift bağ yoktur. 8 C’dan kısa zincirlileri sıvı haldedir. Yapıların çift bağ yoktur. 8 C’dan kısa zincirlileri sıvı haldedir. Tek sayılı C atomuna sahip olarak beyin glikolipitlerinde bulunurlar. Tek sayılı C atomuna sahip olarak beyin glikolipitlerinde bulunurlar.

25 Doymamış Yağ Asitleri C n H 2n+1-m COOH ile gösterilirler. (m=molekülden ayrılan hidrojen atom sayısıdır) C n H 2n+1-m COOH ile gösterilirler. (m=molekülden ayrılan hidrojen atom sayısıdır) Bir veya daha fazla çift bağ içerirler. Bir veya daha fazla çift bağ içerirler. Her çift bağ oluşmasıyla molekül’den 2 hidrojen atomu uzaklaşır. Her çift bağ oluşmasıyla molekül’den 2 hidrojen atomu uzaklaşır. Doymamış yağ asitlerinn çoğunda cis pozisyonunda çift bağlar vardır. Molekül çift bağda 120 o ’lik açı yapar. Doymamış yağ asitlerinn çoğunda cis pozisyonunda çift bağlar vardır. Molekül çift bağda 120 o ’lik açı yapar.

26 Birden fazla çift bağ durumunda, çift bağlar ardışık gelmez, metilen köprüsü ile birleştirilir. Birden fazla çift bağ durumunda, çift bağlar ardışık gelmez, metilen köprüsü ile birleştirilir. Doymamış YA’lerinde çift bağların ekseni etrafındaki atom grupların dizilişlerine göre GEOMETRİK İZOMERİZM görülür. Doymamış YA’lerinde çift bağların ekseni etrafındaki atom grupların dizilişlerine göre GEOMETRİK İZOMERİZM görülür. Acil zincirler çift bağın aynı tarafında ise  cis (oleik asid, L şeklinde) Ters yönde ise  trans (elaidik asid=oleik asidin trans izomeri, düz şekilde) Acil zincirler çift bağın aynı tarafında ise  cis (oleik asid, L şeklinde) Ters yönde ise  trans (elaidik asid=oleik asidin trans izomeri, düz şekilde)

27

28 Çift bağ sayısında artış, molekülde değişik konfigürasyonların oluşumuna yol açar  4 tane cis çift bağı olan araşidonik asit U şeklindedir  Bu durum hücre membranında moleküllerin paketlenmesi ve fosfolipitlerde yağ asitlerinin pozisyonlarının belirlenmesinde önemlidir. Çift bağ sayısında artış, molekülde değişik konfigürasyonların oluşumuna yol açar  4 tane cis çift bağı olan araşidonik asit U şeklindedir  Bu durum hücre membranında moleküllerin paketlenmesi ve fosfolipitlerde yağ asitlerinin pozisyonlarının belirlenmesinde önemlidir. Trans yağ asitleri bazı gıdalarda bulunur. Doğal sıvı yağların katılaştırılması (margarin sentezinde) veya hidrojenlenmesi (doyurulması) sırasında yan ürün olarak oluşur. Trans yağ asitleri bazı gıdalarda bulunur. Doğal sıvı yağların katılaştırılması (margarin sentezinde) veya hidrojenlenmesi (doyurulması) sırasında yan ürün olarak oluşur.

29 Trans yağ asit kullanımı sağlığa zararlıdır, kardiyovasküler hastalık ve diabetes mellitus riskini arttırır. Trans yağ asit kullanımı sağlığa zararlıdır, kardiyovasküler hastalık ve diabetes mellitus riskini arttırır. Organizmada sadece doymuş ve bir çift bağlı yağ asidi sentezlenir. Organizmada sadece doymuş ve bir çift bağlı yağ asidi sentezlenir. Organizma için gerekli olan birden fazla çift bağ içeren doymamış yağ asitleri besinlerle alınır. Bunlara esansiyel yağ asitleri denir (linoleik asit, linolenik asit) Organizma için gerekli olan birden fazla çift bağ içeren doymamış yağ asitleri besinlerle alınır. Bunlara esansiyel yağ asitleri denir (linoleik asit, linolenik asit)

30 Esansiyel yağ asitleri membranların yapısını oluşturan fosfolipitlerde bulunur. Esansiyel yağ asitleri membranların yapısını oluşturan fosfolipitlerde bulunur. Araşidonik asit ve onun türevi olan prostanoik asidin ön maddesidirler. Araşidonik asit ve onun türevi olan prostanoik asidin ön maddesidirler.

31 Her sınıf bir yağ asidi ailesini oluşturur. (araşidonik asit (20:4, w-6); linoleik asit (18:2, w-6)’ten sentezlenir. Her sınıf bir yağ asidi ailesini oluşturur. (araşidonik asit (20:4, w-6); linoleik asit (18:2, w-6)’ten sentezlenir. Genel olarak insan hücresinde doymamış yağ asidi miktarı doymuş yağ asidinin 2 katdıır. Genel olarak insan hücresinde doymamış yağ asidi miktarı doymuş yağ asidinin 2 katdıır. Hayvansal katı yağlar: Hayvansal katı yağlar: 40%-60 doymuş 40%-60 doymuş 30%-50 doymamış tek çift bağlı 30%-50 doymamış tek çift bağlı Bitkisel sıvı yağlar: Bitkisel sıvı yağlar: 10%-20 doymuş 10%-20 doymuş 80%-90 doymamış 80%-90 doymamış Yağ asidi bulunur

32 w-3 sınıfı yağ asidi tüketilmesi triacil gliserol konsantrasyonunu azaltır, w-3 sınıfı yağ asidi tüketilmesi triacil gliserol konsantrasyonunu azaltır, Trombozise karşı korunmada önemlidir ve enflamasyon riskini azaltır. Trombozise karşı korunmada önemlidir ve enflamasyon riskini azaltır. Her ısıda likid olmak zorunda olan membran lipitleri depo lipitlerine göre daha doymamıştır. Her ısıda likid olmak zorunda olan membran lipitleri depo lipitlerine göre daha doymamıştır.

33 Eikozaenoidler (siklik doymamış yağ asitleri) Membran fosfolipitlerinin yapısında bulunurlar. Membran fosfolipitlerinin yapısında bulunurlar. Eikoza (20-C) polienoik yağ asitlerinden türeyen bu birleşikler: Eikoza (20-C) polienoik yağ asitlerinden türeyen bu birleşikler: Prostanoid Prostanoid Lökotrien (LT) Lökotrien (LT) Lipoksin (LX) Lipoksin (LX)

34 Prostanoidler Prostaglandin (PG) Prostaglandin (PG) Prostasiklin (PGI) Prostasiklin (PGI) Tromboksan (TX) Tromboksan (TX)

35 Prostaglandinler Siklopentan halkası içeren, 20 C’lu doymamış yağ asitleridir. Siklopentan halkası içeren, 20 C’lu doymamış yağ asitleridir. Siklopentan halkasına C7 ve C8 zincirler bağlanır. Siklopentan halkasına C7 ve C8 zincirler bağlanır. Hormon benzeri etkilerini eritrosit hariç tüm dokularda gösterirler. Hormon benzeri etkilerini eritrosit hariç tüm dokularda gösterirler. Kısa ömürlüdürler. Kısa ömürlüdürler. Sentez edildikleri yerde depolanmazlar. Sentez edildikleri yerde depolanmazlar. Bütün prostaglandinlerde C 13 ’de bir çift bağ ve C 15 ’de ise  ve  pozisyonunda bağlanabilen bir –OH grubu bulunur. Bütün prostaglandinlerde C 13 ’de bir çift bağ ve C 15 ’de ise  ve  pozisyonunda bağlanabilen bir –OH grubu bulunur.

36

37 Primer Prostaglandinler A,B,D,E,F,G, H ve I serilerinin oluşmasını sağlayan 7 tip halka içerirler. A,B,D,E,F,G, H ve I serilerinin oluşmasını sağlayan 7 tip halka içerirler. Kan basıncını düşürürler. Kan basıncını düşürürler. İnce barsak ve uterus kasının kasılmasını sağlarlar (medikal abortus) İnce barsak ve uterus kasının kasılmasını sağlarlar (medikal abortus) PGD 2, PGE 2, PGF 2 ve PGI 2 önemli olanlardır. PGD 2, PGE 2, PGF 2 ve PGI 2 önemli olanlardır. PGI 2 (prostasiklin): PGI 2 (prostasiklin): Damar düz kasını gevşetir Damar düz kasını gevşetir Trombosit agregasyonunu önler Trombosit agregasyonunu önler Trombositlerin endotel yüzeyine tutunmalarını önler. Trombositlerin endotel yüzeyine tutunmalarını önler.

38 Tromboksanlar Trombositlerde sentezlenen TXA 2 prostaglandine benzer yapıdadır. Trombositlerde sentezlenen TXA 2 prostaglandine benzer yapıdadır. Yarı ömürleri 30 saniyedir. Yarı ömürleri 30 saniyedir. Biyolojik etkileri prostasiklinle zıt yöndedir. Biyolojik etkileri prostasiklinle zıt yöndedir. Damar düz kasının kasılmasını  Damar düz kasının kasılmasını  Glomerüler mezenkimin kasılmasını  Glomerüler mezenkimin kasılmasını  Trombositlerin kümeleşmesini  Trombositlerin kümeleşmesini  İnaktif şekli TXB 2 ’ye hızla döner. İnaktif şekli TXB 2 ’ye hızla döner.

39 Lökotrienler Araşidonik asit türevidirler. Araşidonik asit türevidirler. Lökositlerde sentezlenirler, kısa sürede yıkılırlar. Lökositlerde sentezlenirler, kısa sürede yıkılırlar. Halkalaşmamış yapıya sahiptirler. Halkalaşmamış yapıya sahiptirler. 3 tane konjuge çift bağ içerirler (trien) 3 tane konjuge çift bağ içerirler (trien) LTA 4, LTB 4, LTC 4, LTD 4 ve LTE 4 olmak üzere 5 bileşik bulunur. LTA 4, LTB 4, LTC 4, LTD 4 ve LTE 4 olmak üzere 5 bileşik bulunur. Kemotaksis, enflamasyon ve allerjik reaksiyonlarda görev alan düz kas ve koroner damarların kasılmasına, küçük damarların ise gevşemesine yol açarlar. Kemotaksis, enflamasyon ve allerjik reaksiyonlarda görev alan düz kas ve koroner damarların kasılmasına, küçük damarların ise gevşemesine yol açarlar.

40 Triacilgliseroller (Trigliseridler) Yağ sitleri organizmada ester halinde bulunurlar. Yağ sitleri organizmada ester halinde bulunurlar. 3 molekül yağ asidinin gliserol ile yaptığı esterlere basit lipitler, nötral yağlar veya trigliseritler (triacil gliserol) denir. 3 molekül yağ asidinin gliserol ile yaptığı esterlere basit lipitler, nötral yağlar veya trigliseritler (triacil gliserol) denir. Gliserolün bir yağ asidi ile esterleşmesinden monoacil gliserol, 2 yağ asidi ile esterleşmesinden diacilgliserol, 3 yağ asidi ile esterleşmesinden ise triacilgliserol meydana gelir. Gliserolün bir yağ asidi ile esterleşmesinden monoacil gliserol, 2 yağ asidi ile esterleşmesinden diacilgliserol, 3 yağ asidi ile esterleşmesinden ise triacilgliserol meydana gelir.

41 Gliserol 3 hidroksil grubu içeren bir trialkoldür. Gliseroldeki karbon atomlarının numaralandırılmasında –sn (stereokimyasal numaralama) sistemi kullanılmaktadır. Gliserol 3 hidroksil grubu içeren bir trialkoldür. Gliseroldeki karbon atomlarının numaralandırılmasında –sn (stereokimyasal numaralama) sistemi kullanılmaktadır. 3 boyutlu yapıda gliserolün 1. ve 3.karbon atomları özdeş değildir. 3 boyutlu yapıda gliserolün 1. ve 3.karbon atomları özdeş değildir. Enzimler bu farkı ayırt ederler ve stereospesifite gösterirler. Enzimler bu farkı ayırt ederler ve stereospesifite gösterirler.

42

43 Gliserol, gliserol kinaz ile fosforillenerek gliserol-3-P’a dönüşür. Gliserol, gliserol kinaz ile fosforillenerek gliserol-3-P’a dönüşür. Triacilgliserollerin yapısında yer alan yağ asitleri  palmitik, oleik, stearik gibi doymuş yağ asitleri ile palmitoleik, lineoik ve araşidonik asit gibi doymamış yağ asitleridir. Triacilgliserollerin yapısında yer alan yağ asitleri  palmitik, oleik, stearik gibi doymuş yağ asitleri ile palmitoleik, lineoik ve araşidonik asit gibi doymamış yağ asitleridir.

44 Yağ asitlerinin polar karboksil grupları gliserolün polar hidroksil grupları ile esterleştiği için triacil gliseroller apolar (hidrofobik moleküllerdir  Suda çözünmezler. Yağ asitlerinin polar karboksil grupları gliserolün polar hidroksil grupları ile esterleştiği için triacil gliseroller apolar (hidrofobik moleküllerdir  Suda çözünmezler. Triacilgliseroller lipitlerin depo şeklidir, hücrelerin sitozolünde yağ damlacıkları halinde bulunurlar. Triacilgliseroller lipitlerin depo şeklidir, hücrelerin sitozolünde yağ damlacıkları halinde bulunurlar. Triacilgliseroller nötral pH’da lipaz ile enzimatik olarak hidroliz edilirler. Triacilgliseroller nötral pH’da lipaz ile enzimatik olarak hidroliz edilirler. Organizmada ince barsak mukoza hc., meme bezleri, hücreleri adipoz doku ve karaciğerde sentezlenirler. Organizmada ince barsak mukoza hc., meme bezleri, hücreleri adipoz doku ve karaciğerde sentezlenirler. Yağ dokusunda depolanırlar. Yağ dokusunda depolanırlar.

45 Mumlar C atomuna sahip doymuş/doymamış yağ asitlerinin uzun zincirli alifatik alkollerle yaptıkları esterlerdir C atomuna sahip doymuş/doymamış yağ asitlerinin uzun zincirli alifatik alkollerle yaptıkları esterlerdir. Erime noktaları trigliseritlerden çok yüksektir. Erime noktaları trigliseritlerden çok yüksektir. Deniz hayvanlarında metabolik yakıtın depo şeklidir. Deniz hayvanlarında metabolik yakıtın depo şeklidir. Kozmetik alanında ve diğer endüstrilerde kullanılırlar. Kozmetik alanında ve diğer endüstrilerde kullanılırlar.

46 Gliserofosfolipitler Membranların başlıca lipit bileşenleridirler. Membranların başlıca lipit bileşenleridirler. Fosfatidik asit türevidirler. Fosfatidik asit türevidirler. Fosfatidik asit (PA), gliserol 3-P’tan sentezlenir. Diacil gliserolün 3 C’unun bir fosfat grubu ile esterleşmesiyle meydana gelir. Fosfatidik asit (PA), gliserol 3-P’tan sentezlenir. Diacil gliserolün 3 C’unun bir fosfat grubu ile esterleşmesiyle meydana gelir. Fosfotidik asidin fosfat grubunun değişik alkol gruplarına fosfodiester bağı ile bağlanmasından oluşan gliserofosfolipitler 8 grupta incelenir. Fosfotidik asidin fosfat grubunun değişik alkol gruplarına fosfodiester bağı ile bağlanmasından oluşan gliserofosfolipitler 8 grupta incelenir.

47

48 Gliserofosfolipit

49 1-Fosfatidilkolin (lesitin): Kolin+PA Fosfatidik asidin azotlu baz olan kolin ile yaptığı esterlerdir. Fosfatidik asidin azotlu baz olan kolin ile yaptığı esterlerdir. Gliserolün sn-1 pozisyonunda doymuş acil radikal, sn-2 pozisyonunda doymamış radikal vardır. Gliserolün sn-1 pozisyonunda doymuş acil radikal, sn-2 pozisyonunda doymamış radikal vardır. Lesitin, hücre membranında en fazla bulunan fosfolipittir ve organizmanın kolin deposudur. Lesitin, hücre membranında en fazla bulunan fosfolipittir ve organizmanın kolin deposudur. Kolin, sinir iletisinde asetilkolin olarak görev yapar, labil metil gruplarının deposudur. Kolin, sinir iletisinde asetilkolin olarak görev yapar, labil metil gruplarının deposudur.

50 2-Dipalmitoil lesitin Akciğerlerin normal fonksiyonundan sorumludurlar. Akciğerlerin normal fonksiyonundan sorumludurlar. C-1 ve C-2 pozisyonunda palmitik asit (16:0) ve polar başında fosfat grubuna bağlı kolin bulunmaktadır. C-1 ve C-2 pozisyonunda palmitik asit (16:0) ve polar başında fosfat grubuna bağlı kolin bulunmaktadır. SURFAKTAN denilen bu özel fosfolipit epitel hücresinde oluşur ve akciğer sıvı tabakasının yüzey gerilimini azaltarak akciğer alveollerini kollapstan korur. SURFAKTAN denilen bu özel fosfolipit epitel hücresinde oluşur ve akciğer sıvı tabakasının yüzey gerilimini azaltarak akciğer alveollerini kollapstan korur. Surfaktan eksikliğinde akciğerlerin kollapsa uğramasına ATELEKTAZİ denir. Surfaktan eksikliğinde akciğerlerin kollapsa uğramasına ATELEKTAZİ denir. Prematüre bebeklerde surfaktan eksikliği  solunumsal distres sendromuna yol açar. Prematüre bebeklerde surfaktan eksikliği  solunumsal distres sendromuna yol açar.

51 3-Sefalinler Beyinde ve periferik sinir dokusunda bol miktarda bulunurlar. Beyinde ve periferik sinir dokusunda bol miktarda bulunurlar. Azotlu baz olarak serin veya kolamin içerir. Azotlu baz olarak serin veya kolamin içerir.

52 Fosfatidiletanolamin (Etanolamin+PA) Fosfatidik asidin etanolamin ile yaptığı esterdir (kolamin) Fosfatidik asidin etanolamin ile yaptığı esterdir (kolamin) Etanolamin; organizmada serinin dekarboksilasyonundan oluşur. Etanolamin; organizmada serinin dekarboksilasyonundan oluşur. Fizyolojik pH’da lesitin ve fosfatidil etanolamin, yapılarındaki kolin ve etanolaminin (+) yükü ve fosforik asidin (-) yükü nedeniyle zwitterion halindedir. Fizyolojik pH’da lesitin ve fosfatidil etanolamin, yapılarındaki kolin ve etanolaminin (+) yükü ve fosforik asidin (-) yükü nedeniyle zwitterion halindedir.

53 Fosfatidilserin: (Serin+PA) Fosfatidik asidin serin ile yaptığı esterdir. Fosfatidik asidin serin ile yaptığı esterdir. Asidik bir fosfogliserittir. Asidik bir fosfogliserittir. Apoptoziste rol oynar. Apoptoziste rol oynar.

54 4-Fosfatidilinozitol (İnozitol+ PA) Fosfatidik asit, azotlu baz yerine, bir halkalı olan inozitol ile esterleşmiştir. Fosfatidik asit, azotlu baz yerine, bir halkalı olan inozitol ile esterleşmiştir. C-1’de stearik asit, C-2’de ise araşidonik asit vardır. C-1’de stearik asit, C-2’de ise araşidonik asit vardır. Birden çok –OH grubu içerdiği için nötral pH’da negatif yüke sahiptir. Birden çok –OH grubu içerdiği için nötral pH’da negatif yüke sahiptir. 2.habercilerin prekürsörüdür. 2.habercilerin prekürsörüdür. Fosfatidilinozitolde inozitol, miyoinozitolün stereoizomeri olarak bulunur. Fosfatidilinozitolde inozitol, miyoinozitolün stereoizomeri olarak bulunur. Fosfatidilinozitol 4,5 bi P (PIP2); hücre membran fosfolipitlerinin önemli bir bileşenidir. Aktif fosfolipaz ile diacil gliserol ve inozitol trifosfat (IP3)’a parçalanır. Fosfatidilinozitol 4,5 bi P (PIP2); hücre membran fosfolipitlerinin önemli bir bileşenidir. Aktif fosfolipaz ile diacil gliserol ve inozitol trifosfat (IP3)’a parçalanır.

55

56 5-Kardiolipin Bol miktarda kalp ve karaciğerde, az miktarda beyinde bulunur. Bol miktarda kalp ve karaciğerde, az miktarda beyinde bulunur. Mitokondrial membranların başlıca lipitidir. Mitokondrial membranların başlıca lipitidir. Sadece mitokondride bulunur ve mitokondrial fonksiyon için gereklidir. Sadece mitokondride bulunur ve mitokondrial fonksiyon için gereklidir. Yapısında 2 molekül fosfotidik asit, bir molekül gliserol ile esterleşmiştir. Yapısında 2 molekül fosfotidik asit, bir molekül gliserol ile esterleşmiştir. Kuvvetli asit özelikte Kuvvetli asit özelikte Antijenik özellik gösterir. Antijenik özellik gösterir.

57 Eksikliği veya yapısındaki bozukluklar Eksikliği veya yapısındaki bozukluklar Yaşlanmada mitokondrial disfonksiyon, kalp yetmezliği, hipotriodizm ve Barth sendromu (kardioiskelet miyopati)’na yol açar. Yaşlanmada mitokondrial disfonksiyon, kalp yetmezliği, hipotriodizm ve Barth sendromu (kardioiskelet miyopati)’na yol açar.

58 6-Lizofosfolipitler Fosfogliserol metabolizmasında ara ürünlerdir. Fosfogliserol metabolizmasında ara ürünlerdir. Bir tane acil radikal içerir. Bir tane acil radikal içerir. Lesitin (fosfatidilkolin)’in organizmadan lesitinaz enzimi ile hidrolizi sonucu lizofosfatidil kolin (lizolesitin) ve bir molekül yağ asidi oluşur. Lesitin (fosfatidilkolin)’in organizmadan lesitinaz enzimi ile hidrolizi sonucu lizofosfatidil kolin (lizolesitin) ve bir molekül yağ asidi oluşur. Fosfolipit metabolizmasında önemlidir. Fosfolipit metabolizmasında önemlidir. Okside lipoproteinlerde bulunur ve aterosklerozu hızlandırıcı etkisi vardır. Okside lipoproteinlerde bulunur ve aterosklerozu hızlandırıcı etkisi vardır.

59 7-Plasmalojenler (Eter fosfolipitler) Beyin ve kasta bulunur. Beyin ve kasta bulunur. Yapısal olarak fosfatidiletanolamine benzerler. Acilgliserollerdeki ester bağı yerine sn-1 karbonda eter bağı vardır. Yapısal olarak fosfatidiletanolamine benzerler. Acilgliserollerdeki ester bağı yerine sn-1 karbonda eter bağı vardır. Yapılarındaki yağ asitleri doymamıştır. Yapılarındaki yağ asitleri doymamıştır. Bazı durumlarda etanolamin yerine kolin, serin veya inozitol bulunur. Bazı durumlarda etanolamin yerine kolin, serin veya inozitol bulunur. Kan basıncını düşürücü etileri vardır. Kan basıncını düşürücü etileri vardır. Kanser hücre metastazında rol oynadıkları düşünülmektedir. Kanser hücre metastazında rol oynadıkları düşünülmektedir.

60

61 8-Trombosit aktifleyici faktör (PAF): Gliserolün C-1’inde eter bağı uzun alkil zincir, C-2 pozisyonunda ise ester bağı asetil kalıntısı vardır. Gliserolün C-1’inde eter bağı uzun alkil zincir, C-2 pozisyonunda ise ester bağı asetil kalıntısı vardır. Polar alkol grubu kolindir. Polar alkol grubu kolindir. Depo edilemez. Depo edilemez. Polimorf nükleer (PMN) hücrelerin uyarılmasıyla sentezlenir ve salınır. Polimorf nükleer (PMN) hücrelerin uyarılmasıyla sentezlenir ve salınır. Trombosit kümeleşmesini ve serotonin salgılanmasını sağlar. Enflamasyon ve immün cevapta etkilidir. Trombosit kümeleşmesini ve serotonin salgılanmasını sağlar. Enflamasyon ve immün cevapta etkilidir.

62

63 Sfingofosfolipitler Bitki ve hayvan hücre membranında bulunurlar. Bitki ve hayvan hücre membranında bulunurlar. Organizmada sinir dokusunda yoğundurlar. Organizmada sinir dokusunda yoğundurlar. 2 tane apolar kuyruk ve 1 polar baş içerirler. 2 tane apolar kuyruk ve 1 polar baş içerirler. Yapılarında gliserol yerine sfingozin vardır. Yapılarında gliserol yerine sfingozin vardır. Sfingozin; 18 C’lu, bir çift bağlı ve 2 –OH grubu olan bir alkoldür. Sfingozin; 18 C’lu, bir çift bağlı ve 2 –OH grubu olan bir alkoldür. Sfingozinin –NH 2 grubuna uzun zincirli bir yağ asidinin amid bağı ile bağlanması –SERAMİD Sfingozinin –NH 2 grubuna uzun zincirli bir yağ asidinin amid bağı ile bağlanması –SERAMİD Seramid bütün sfingofosfolipitlerin temel yapısal birimidir. Seramid bütün sfingofosfolipitlerin temel yapısal birimidir.

64

65 Seramidin 1.karbonunun fosfodiester bağı ile fosfokolin veya fosfoetanol amin ile esterleşmesi  SFİNGOMİYELİN Seramidin 1.karbonunun fosfodiester bağı ile fosfokolin veya fosfoetanol amin ile esterleşmesi  SFİNGOMİYELİN Sfingomyelinler, gliserofosfolipitler gibi (-) yüklü fosfat grubu ve (+) yüklü azotlu baz taşırlar  amfipatik yapı Sfingomyelinler, gliserofosfolipitler gibi (-) yüklü fosfat grubu ve (+) yüklü azotlu baz taşırlar  amfipatik yapı Fizyolojik pH’da nötraldir Fizyolojik pH’da nötraldir En çok sinir dokusunda ve beyinde bulunur. En çok sinir dokusunda ve beyinde bulunur.

66 Miyelin tabakasını sararak yalıtım görevi yaparlar. Miyelin tabakasını sararak yalıtım görevi yaparlar. Hidroliz edilince  yağ asidi+fosforik asit+kolin+kompleks amino alkol (sfingozin) Hidroliz edilince  yağ asidi+fosforik asit+kolin+kompleks amino alkol (sfingozin) Sfingomyelinleri hidroliz eden sfingomiyelinaz enziminin genetik eksikliğinde: Sfingomyelinleri hidroliz eden sfingomiyelinaz enziminin genetik eksikliğinde: NIEMANN-PICK hastalığı Sfingomiyelinler karaciğer, dalak, lenf ve akciğerde birikir. Sfingomiyelinler karaciğer, dalak, lenf ve akciğerde birikir. Hepatosplenomegali, zeka geri, çocukluk çağında ölüm Hepatosplenomegali, zeka geri, çocukluk çağında ölüm

67 GLİKOLİPİTLER (glikosfingolipit) Sinir dokusunda ve hc membranında önemlidirler. Özellikle plazma membranının dış kısmında bulunurlar ve hücre yüzey karbohidratlarına katkıda bulunurlar. Sinir dokusunda ve hc membranında önemlidirler. Özellikle plazma membranının dış kısmında bulunurlar ve hücre yüzey karbohidratlarına katkıda bulunurlar. Polar başta fosfat kalıntısı yoktur  nötral bileşikler Polar başta fosfat kalıntısı yoktur  nötral bileşikler Temel yapısal birimi seramiddir. Temel yapısal birimi seramiddir. Seramidin 1.C’una bir veya birden fazla şeker ünitesi  -glikozid bağ ile bağlanmıştır. (D-glikoz, D-galaktoz, N-asetil-D-galaktozamin) Seramidin 1.C’una bir veya birden fazla şeker ünitesi  -glikozid bağ ile bağlanmıştır. (D-glikoz, D-galaktoz, N-asetil-D-galaktozamin)

68 Yapılarında C’lu yağ asitleri bulunur. Yapılarında C’lu yağ asitleri bulunur. Hücresel etkileşim, gelişim ve oluşumun düzenlenmesinde önemli rol oynarlar. Hücresel etkileşim, gelişim ve oluşumun düzenlenmesinde önemli rol oynarlar. Kan grubu antijenleri ve tümör antijenlerinin kaynağıdırlar. Kan grubu antijenleri ve tümör antijenlerinin kaynağıdırlar. Kolera ve difteri toksinleri ve bazı virüsler için hücre yüzey reseptör görevi yaparlar. Kolera ve difteri toksinleri ve bazı virüsler için hücre yüzey reseptör görevi yaparlar.

69 Glikolipitler: Glikolipitler: Serebrozid Serebrozid Gangliozid Gangliozid Globozid Globozid Sülfatid Sülfatid

70

71

72 Serebrozid Seramide monosakkarit / oligosakkarit kalıntısının bağlanmasıyla oluşurlar (galaktoserebrozid, glikoserebrozid) Seramide monosakkarit / oligosakkarit kalıntısının bağlanmasıyla oluşurlar (galaktoserebrozid, glikoserebrozid) Polar başta D-galaktoz içeren galaktoserebrozidlerin yapısında 24 C’lu serebronik asit vardır. Beynin ak maddesinde ve periferik sinir dokusunun miyelin kılıfında bulunurlar. Polar başta D-galaktoz içeren galaktoserebrozidlerin yapısında 24 C’lu serebronik asit vardır. Beynin ak maddesinde ve periferik sinir dokusunun miyelin kılıfında bulunurlar.

73

74 Lizozomal galaktoserebrozidaz enzim eksikliğinde beynin ak maddesinde galaktoserebrozid birikir  Lizozomal galaktoserebrozidaz enzim eksikliğinde beynin ak maddesinde galaktoserebrozid birikir  Krabbe’s hastalığı (globoid lökodistrofi) Krabbe’s hastalığı (globoid lökodistrofi) Polar başta D-glikoz içeren gliko serebrozidler sinir dokusu dışındaki dokularda özellikle karaciğer ve dalakta bulunur. Polar başta D-glikoz içeren gliko serebrozidler sinir dokusu dışındaki dokularda özellikle karaciğer ve dalakta bulunur. Glikoserebrozoidler, kompleks glikolipitlerin yıkımı ve sentezinde ara madde olarak görev yaparlar. Glikoserebrozoidler, kompleks glikolipitlerin yıkımı ve sentezinde ara madde olarak görev yaparlar.

75 Sulfatid (sulfagalaktoserebrozid, sulfo galaktozil seramid) Fizyolojik pH’da asidik yapıdadır. Fizyolojik pH’da asidik yapıdadır. 3.C’u sülfat ile esterleşmiştir. 3.C’u sülfat ile esterleşmiştir. Miyelinde yüksek oranda bulunur. Miyelinde yüksek oranda bulunur.

76 Gangliozid Glukozil seramidden türeyen kompleks glikolipitlerdir. Glukozil seramidden türeyen kompleks glikolipitlerdir. Terminal şeker olarak bir veya birkaç molekül n- asetil nöraminik asit (NANA) kapsarlar. Terminal şeker olarak bir veya birkaç molekül n- asetil nöraminik asit (NANA) kapsarlar. NANA, insan dokusunda bulunan temel sialik asittir. NANA, insan dokusunda bulunan temel sialik asittir. Fizyolojik pH’da (-) yüklüdürler. Fizyolojik pH’da (-) yüklüdürler. Yapıların karbonhidratların fazla olmasından dolayı suda çözünürler. Yapıların karbonhidratların fazla olmasından dolayı suda çözünürler.

77 Beyindeki gri maddedeki lipitlerin %6’sı gangliozid Beyindeki gri maddedeki lipitlerin %6’sı gangliozid Sinir hücrelerinin dış yüzeyindeki spesifik reseptörlerin önemli bileşeni Sinir hücrelerinin dış yüzeyindeki spesifik reseptörlerin önemli bileşeni En basit gangliozid, GM 3 : seramid + glukoz+ galaktoz+ Nöraminik asit En basit gangliozid, GM 3 : seramid + glukoz+ galaktoz+ Nöraminik asit GM 1, daha kompleks bir gangliosiddir, GM 3 ’den türer, barsakta kolera toksini reseptörü olarak bilinir. GM 1, daha kompleks bir gangliosiddir, GM 3 ’den türer, barsakta kolera toksini reseptörü olarak bilinir.

78

79

80 İZOPREN TÜREVİ LİPİTLER Terpenler ve sterol türevleri (kolesterol, safra asitleri, D vitamini ve steroid hormonları) Terpenler ve sterol türevleri (kolesterol, safra asitleri, D vitamini ve steroid hormonları) İzopren birimlerinin ardarda dizilimiyle oluşurlar. İzopren birimlerinin ardarda dizilimiyle oluşurlar. İzopren: 5 C ve 2 çift bağ içerir. İzopren: 5 C ve 2 çift bağ içerir.

81 TERPENLER İzopren birimleri düz zincir şeklinde veya halkalaşmıştır. İzopren birimleri düz zincir şeklinde veya halkalaşmıştır. Biyolojik pigmentlerin, A,D, E ve K vitaminlerinin, elektron taşıyıcılarının yapısında bulunur. Biyolojik pigmentlerin, A,D, E ve K vitaminlerinin, elektron taşıyıcılarının yapısında bulunur. 4 izoprenden oluşan fitol, porfirin halkası ile birleşmiş olarak klorofilin yapısında bulunur. 4 izoprenden oluşan fitol, porfirin halkası ile birleşmiş olarak klorofilin yapısında bulunur. 6 izopren halkası içeren skuvalen kolesterol sentezinde ara üründür. 6 izopren halkası içeren skuvalen kolesterol sentezinde ara üründür.

82 8 izopren halkalı: 8 izopren halkalı: Hepen Hepen Likopen Likopen Karoten Karoten Karotenlerde; 4 izopren zincir halinde; diğer 4’ü ise bu zincirin iki ucunda ikişer izopren birimi olarak halkalaşmıştır (iyonon halkası) Karotenlerde; 4 izopren zincir halinde; diğer 4’ü ise bu zincirin iki ucunda ikişer izopren birimi olarak halkalaşmıştır (iyonon halkası) Karotenler deri altı yağ dokusunda depolanır. Karotenler deri altı yağ dokusunda depolanır.

83

84 Sterol türevleri Yapılarındaki izopren türevleri ileri derecede halkalaşmış yapı Yapılarındaki izopren türevleri ileri derecede halkalaşmış yapı 3 adet 6 C’lu fenontren halkası + 5 C’lu siklopentan halkası  3 adet 6 C’lu fenontren halkası + 5 C’lu siklopentan halkası  Steran halka (siklopentanoperhidrofenantren halka) Steran halka (siklopentanoperhidrofenantren halka) 17 C’dan oluşan steran halka (A,B,C,D) 17 C’dan oluşan steran halka (A,B,C,D) Tüm sterollerde 3.C’da –OH veya =O grubu, 17.C’da ise –OH veya =O grubu, 2-10 C arasında değişen alifatik yan zincir bulunur. Tüm sterollerde 3.C’da –OH veya =O grubu, 17.C’da ise –OH veya =O grubu, 2-10 C arasında değişen alifatik yan zincir bulunur.

85 Birçok sterolde 10. ve 13.C’da –CH 3 takısı vardır. Birçok sterolde 10. ve 13.C’da –CH 3 takısı vardır. 13.C’ a bağlı –CH 3  18.C 13.C’ a bağlı –CH 3  18.C 10.C’ a bağlı –CH 3  19.C 10.C’ a bağlı –CH 3  19.C Halkalar birbirlerine göre cis veya trans pozisyondadır. Halkalar birbirlerine göre cis veya trans pozisyondadır. (A halkası B halkasına göre) (A halkası B halkasına göre) (C halkası B halkasına göre) (C halkası B halkasına göre) (C halkası D halkasına göre) (C halkası D halkasına göre) olarak numaralandırılır.

86

87 İki halkayı birleştiren C atomlarına bağlı –CH 3 grubu ve hidrojen atomu düzlemin zıt yönünde ise  TRANS İki halkayı birleştiren C atomlarına bağlı –CH 3 grubu ve hidrojen atomu düzlemin zıt yönünde ise  TRANS Doğal steroidlerin hepsinde B halkası C halkasına göre ve C halkası D halkasına göre daima trans şeklindedir. Doğal steroidlerin hepsinde B halkası C halkasına göre ve C halkası D halkasına göre daima trans şeklindedir. Steroller 17.C’dan taşıdıkları ek gruplara göre 2 sınıfa ayrılır. Steroller 17.C’dan taşıdıkları ek gruplara göre 2 sınıfa ayrılır. 17.C’da alifatik grup içerenler: Kolesterol, D vitamini, safra asitleri 17.C’da alifatik grup içerenler: Kolesterol, D vitamini, safra asitleri 17.C’da –OH veya =O grubu içerenler: steroid hormonlar 17.C’da –OH veya =O grubu içerenler: steroid hormonlar

88

89 Kolesterol İnsan ve hayvan dokularında bulunan temel sterol İnsan ve hayvan dokularında bulunan temel sterol Amfipatik sterol Amfipatik sterol Polar başında 3.C’daki –OH grubu ve 5-6 C’lar arasındaki çift bağ  reaktif kısımlar Polar başında 3.C’daki –OH grubu ve 5-6 C’lar arasındaki çift bağ  reaktif kısımlar Ayrıca 10. ve 13.C’larda –CH 3 grubu, 17.C’da ise 8 C’lu alifatik yan zincir vardır. Ayrıca 10. ve 13.C’larda –CH 3 grubu, 17.C’da ise 8 C’lu alifatik yan zincir vardır. 3.C’daki –OH grubu esansiyel YA (linoelik asit)’le esterleşir  ester kolesterol 3.C’daki –OH grubu esansiyel YA (linoelik asit)’le esterleşir  ester kolesterol

90 Plazma ve intrasellüler membranların başlıca bileşenidir. Tüm dokularda yaygındır (özellikle sinir dokusunda) Plazma ve intrasellüler membranların başlıca bileşenidir. Tüm dokularda yaygındır (özellikle sinir dokusunda) Lipoproteinlerin ana bileşenidir. Lipoproteinlerin ana bileşenidir. Suda erirliği çok düşüktür. Suda erirliği çok düşüktür. 3/4’ü ester, 1/4’ü serbest total ( mg/dl) 3/4’ü ester, 1/4’ü serbest total ( mg/dl) Safra asitleri, adrenokorteks hormonlar, cinsiyet hormonları, D vitamini, kardiak glikozidler ve sitosterollerin ön maddesidir. Safra asitleri, adrenokorteks hormonlar, cinsiyet hormonları, D vitamini, kardiak glikozidler ve sitosterollerin ön maddesidir.

91

92 D Vitamini Kolesterolden türeyen 7-dehidrokolesterol deri altında bulunur. Kolesterolden türeyen 7-dehidrokolesterol deri altında bulunur. UV etkisiyle B halkasındaki 9. ve 10.C’lar arasındaki bağ yıkılır  D 3 vitamin (kolekalsiferol) UV etkisiyle B halkasındaki 9. ve 10.C’lar arasındaki bağ yıkılır  D 3 vitamin (kolekalsiferol) Bitkilerde bulunan ergosterol D 2 vitaminin ön maddesidir. Bitkilerde bulunan ergosterol D 2 vitaminin ön maddesidir.

93

94 Safra asitleri Kolesterolün halkalı yapısı insan vücudunda CO 2 ve H 2 O’ya metabolize olmadığı için kolesterol karaciğerde safra asitlerine dönüşerek ince barsağa verilir. Kolesterolün halkalı yapısı insan vücudunda CO 2 ve H 2 O’ya metabolize olmadığı için kolesterol karaciğerde safra asitlerine dönüşerek ince barsağa verilir. Kolesterolün 17.C’unda bulunan alifatik zincirin son 3C’unun oksidasyona uğramasıyla oluşurlar. Kolesterolün 17.C’unda bulunan alifatik zincirin son 3C’unun oksidasyona uğramasıyla oluşurlar. Yapılarındaki –OH gruplarının yerine göre primer ve sekonder olarak adlandırılır. Yapılarındaki –OH gruplarının yerine göre primer ve sekonder olarak adlandırılır.

95

96

97 1-Primer safra asitleri Kolik Asit (3,7,12 C) Kolik Asit (3,7,12 C) Kenodoksikolik asti (3 ve 7 C) Kenodoksikolik asti (3 ve 7 C) Sentez yeri: Karaciğer Sentez yeri: Karaciğer 2-Sekonder safra asitleri Deoksikolik asit ( 3 ve 12C) Deoksikolik asit ( 3 ve 12C) Litokolik asit (3C) Litokolik asit (3C) Sentez yeri: Barsak Sentez yeri: Barsak

98 Safra asitleri organizmada glisin (%80) ve taurin (%20) ile esterleşirler (KC’de) Safra asitleri organizmada glisin (%80) ve taurin (%20) ile esterleşirler (KC’de) Yüzey gerilimini azaltıcı etkisiyle kolesterolün, yağların, fosfolipitlerin ve yağda eriyen vitaminlerin emülsiyonlaşmasını sağlarlar  ince barsaktan sindirim ve emilim kolaylaşır. Yüzey gerilimini azaltıcı etkisiyle kolesterolün, yağların, fosfolipitlerin ve yağda eriyen vitaminlerin emülsiyonlaşmasını sağlarlar  ince barsaktan sindirim ve emilim kolaylaşır.

99 Steroid Hormonlar Hücre içi habercidirler Hücre içi habercidirler Surrenal kortekste (glikokortikoidler, mineralokortikoidler, testiste (testesteron) overlerde (östrojenler), plasenta ve korpus luteumda (progesteron) sentezlenir. Surrenal kortekste (glikokortikoidler, mineralokortikoidler, testiste (testesteron) overlerde (östrojenler), plasenta ve korpus luteumda (progesteron) sentezlenir. Poliprenoidler steroid olmamalarına rağmen, kolesterol gibi 5-C’lu izopren ünitesinden sentezlenirler. Poliprenoidler steroid olmamalarına rağmen, kolesterol gibi 5-C’lu izopren ünitesinden sentezlenirler.Örnek: Ubikinon (mitokondride solunum zincirinde görevli) ve dolikol (glikoprotein sentezinde görevli) Ubikinon (mitokondride solunum zincirinde görevli) ve dolikol (glikoprotein sentezinde görevli) Bitkisel izoprenoidler: yağda eriyen vitaminler (A,D,E,K) ve  -karoten (provitamin A) Bitkisel izoprenoidler: yağda eriyen vitaminler (A,D,E,K) ve  -karoten (provitamin A)

100

101 Genelde lipidler nonpolar (Hidrokarbon) gruplardan zengin oldukları için suda çözünmezler. Genelde lipidler nonpolar (Hidrokarbon) gruplardan zengin oldukları için suda çözünmezler. Ancak; yağ asitleri, fosfolipitler, sfingolipitler, safra asitleri ve daha az derecede kolesterol polar grupları da kapsarlar. Ancak; yağ asitleri, fosfolipitler, sfingolipitler, safra asitleri ve daha az derecede kolesterol polar grupları da kapsarlar. Yapılarında hidrofilik ve hidrofobik gruplar içeren bileşiklere  AMFİPATİK denir. Yapılarında hidrofilik ve hidrofobik gruplar içeren bileşiklere  AMFİPATİK denir.

102 Amfipatik lipitlerin polar grupları su, nonpolar gruplar ise yağ fazıyla temas halindedir. Amfipatik lipitlerin polar grupları su, nonpolar gruplar ise yağ fazıyla temas halindedir. Amfipatik lipitlerin çift tabakası biyolojik membranların temel yapısıdır. Amfipatik lipitlerin çift tabakası biyolojik membranların temel yapısıdır.

103 Bu lipitler sulu ortamda kritik konsantrasyonda bulunduklarında MİÇEL oluştururlar. Bu lipitler sulu ortamda kritik konsantrasyonda bulunduklarında MİÇEL oluştururlar. Amfipatik lipitlerin sulu ortamda sanifikasyonuyla LİPOZOMLAR oluşur. Amfipatik lipitlerin sulu ortamda sanifikasyonuyla LİPOZOMLAR oluşur. Safra tuzlarının miçel ve lipozomlara agregasyonu ve yağların sindirim ürünleri ile karışık miçellerin oluşumu lipitlerin barsaktan emilimini kolaylaştırır. Safra tuzlarının miçel ve lipozomlara agregasyonu ve yağların sindirim ürünleri ile karışık miçellerin oluşumu lipitlerin barsaktan emilimini kolaylaştırır.

104 Lipozomlar, kanser tedavisinde ilaçların dolaşımda taşıyıcısı olarak önemlidirler. Lipozomlar, kanser tedavisinde ilaçların dolaşımda taşıyıcısı olarak önemlidirler. Sıvı haldeki yağlar, suda şiddetle çalkalandıkları zaman ufak damlacıklara ayrılır ve su içerisinde dağılırlar Sıvı haldeki yağlar, suda şiddetle çalkalandıkları zaman ufak damlacıklara ayrılır ve su içerisinde dağılırlar  EMÜLSİYON Yağların asit veya alkalilerle hidrolizlerine SABUNLAŞMA, meydana gelen gliserid ve yağ asidi tuzlarına da SABUN denir. Yağların asit veya alkalilerle hidrolizlerine SABUNLAŞMA, meydana gelen gliserid ve yağ asidi tuzlarına da SABUN denir. Sabunlar yüzey gerilimini azalttıklarından emülsiyon yapıcı ve emülsiyon sabitleştiricidirler. Sabunlar yüzey gerilimini azalttıklarından emülsiyon yapıcı ve emülsiyon sabitleştiricidirler.

105

106 Oksijene maruz kalan lipitlerin peroksidasyonu (oto oksidasyonu) sırasında oluşan serbest radikaller sadece gıdaların bozulmasına (ransifidikasyon) yol açmaz, ayrıca dokulara hasar verir, kanser, ateroskleroz, enflamatuar olaylar ve yaşlılığa neden olur. Oksijene maruz kalan lipitlerin peroksidasyonu (oto oksidasyonu) sırasında oluşan serbest radikaller sadece gıdaların bozulmasına (ransifidikasyon) yol açmaz, ayrıca dokulara hasar verir, kanser, ateroskleroz, enflamatuar olaylar ve yaşlılığa neden olur.

107 Lipoproteinler Lipitlerin proteinlerle oluşturdukları komplekslere LİPOPROTEİNLER denir. Lipitlerin proteinlerle oluşturdukları komplekslere LİPOPROTEİNLER denir. Lipitlerin ince barsaktan ve karaciğerden kan dolaşımına ve kan dolaşımından organ ve dokulara taşınmasını sağlar. Lipitlerin ince barsaktan ve karaciğerden kan dolaşımına ve kan dolaşımından organ ve dokulara taşınmasını sağlar.

108 Lipoproteinler Lipoproteinlerin bileşiminde APOPROTEİN olarak adlandırılan farklı proteinler bulunur. Büyük bir kısmı karaciğerde, %20 kadar ise intestinal mukoza hücrelerinde sentezlenen apoproteinler, lipoproteinlerin yapısal bütünlüğünü sağlarlar. Lipoproteinlerin bileşiminde APOPROTEİN olarak adlandırılan farklı proteinler bulunur. Büyük bir kısmı karaciğerde, %20 kadar ise intestinal mukoza hücrelerinde sentezlenen apoproteinler, lipoproteinlerin yapısal bütünlüğünü sağlarlar. Lipoproteinler ultrasantrifüj yöntemi ile lipit içeriklerine bağlı olarak değişen densitelerine göre sınıflandırılırlar. Lipoproteinler ultrasantrifüj yöntemi ile lipit içeriklerine bağlı olarak değişen densitelerine göre sınıflandırılırlar.

109 Lipoproteinlerin lipit miktarı ne kadar fazla ise dansitesi o kadar düşüktür. Lipoproteinlerin lipit miktarı ne kadar fazla ise dansitesi o kadar düşüktür. Lipoprotein partikülünün yüzeyinde bulunan apolipoproteinler hücresel reseptörlerle etkileşerek metabolik yolu belirlerler. Lipoprotein partikülünün yüzeyinde bulunan apolipoproteinler hücresel reseptörlerle etkileşerek metabolik yolu belirlerler. Lipoprotein metabolizmasındaki enzimlerin aktivatörü ve inhibitörü olarak etki ederler. Lipoprotein metabolizmasındaki enzimlerin aktivatörü ve inhibitörü olarak etki ederler.

110

111

112

113

114


"LİPİTLER Prof. Dr. ARZU SEVEN. Suda son derece zayıf çözünmelerine karşın, eter, kloroform gibi polar olmayan (organik) çözücülerde kolay çözünen heterojen." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları