Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PARAZİTER ENFEKSİYONLAR VE HEMŞİRELİK BAKIMI Öğr. Gör. Sibel Serap CEYLAN.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PARAZİTER ENFEKSİYONLAR VE HEMŞİRELİK BAKIMI Öğr. Gör. Sibel Serap CEYLAN."— Sunum transkripti:

1 PARAZİTER ENFEKSİYONLAR VE HEMŞİRELİK BAKIMI Öğr. Gör. Sibel Serap CEYLAN

2 2 Parazit; diğer bir canlının üzerinde ya da içinde onun zararına olarak yaşayan canlıdır. Paraziter hastalıklar, başta geri kalmış ve gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünyanın tüm bölgelerinde görülmektedir. Parazitin insandan insana bulaşması doğrudan ya da dolaylı yoldan olur.

3 3

4 4 Parazitlerin konak üzerine etkileri: 1-Doku yada organların zedelenmesi: Giardia’nın emici diskleri, çengelli solucanların ağız kapsülleri, trematodların ve sestodların çekmenleri ile çengellerinin bağırsak çeperinde, Sarcoptes scabei’nin ise deride oluşturduğu mekanik hasar. 2-Beslenmenin olumsuz yönde etkilenmesi: Parazitin kan emmesi, sindirilmiş besinleri vücut yüzeyinden absorbsiyonla veya ağız yolundan alması konağın eksik beslenmesine yol açar. Bazı parazitler konak için hayati önemi olan vitaminleri (örneğin B12) vücutlarında biriktirirler. Sonuçta anemi, büyüme gelişmede gerilik, anlam yeteneğinde azalma gibi durumlar görülür. Parazitlerin konak üzerine etkileri: 1-Doku yada organların zedelenmesi: Giardia’nın emici diskleri, çengelli solucanların ağız kapsülleri, trematodların ve sestodların çekmenleri ile çengellerinin bağırsak çeperinde, Sarcoptes scabei’nin ise deride oluşturduğu mekanik hasar. 2-Beslenmenin olumsuz yönde etkilenmesi: Parazitin kan emmesi, sindirilmiş besinleri vücut yüzeyinden absorbsiyonla veya ağız yolundan alması konağın eksik beslenmesine yol açar. Bazı parazitler konak için hayati önemi olan vitaminleri (örneğin B12) vücutlarında biriktirirler. Sonuçta anemi, büyüme gelişmede gerilik, anlam yeteneğinde azalma gibi durumlar görülür.

5 5 3-Dokuları sıkıştırma, organları tıkama: Hidatik kistte kistin çok büyüyerek çevredeki hücre ve dokuları sıkıştırması, Ascaris ve Taenia erişkinlerinin bir yumak olarak bağırsağı tıkaması gibi 4-Doku ve hücrelerde irkilmelere neden olma: Parazitin kendisinin veya ürünlerinin hücrelerde veya dokularda yerleşmesi buralarda irkilmelere ve sonuçta bazı tepkilere yol açar. Çeşitli organ ve dokularda yerleşen Schistosoma yumurtalarının, Trichinella spiralis larvalarının etrafında görülen kapsül ve granülom oluşumları bunun örneğidir. 5-Eritme etkisi: Parazitin vücuda girmek sonrada dokularda ilerleyebilmek için salgıladıkları proteolitik enzimlerin etkisine bağlıdır. Çengelli solucan larvalarının deriden girebilmesi, amibin dokularda yayılması bu enzimler yardımıyla gerçekleşir. 6-Toksik etki:Bazı parazitlerin sekresyonları, metabolik artıkları konakta toksik etki yapar. 7- İmmunopatolojik olaylara neden olma 3-Dokuları sıkıştırma, organları tıkama: Hidatik kistte kistin çok büyüyerek çevredeki hücre ve dokuları sıkıştırması, Ascaris ve Taenia erişkinlerinin bir yumak olarak bağırsağı tıkaması gibi 4-Doku ve hücrelerde irkilmelere neden olma: Parazitin kendisinin veya ürünlerinin hücrelerde veya dokularda yerleşmesi buralarda irkilmelere ve sonuçta bazı tepkilere yol açar. Çeşitli organ ve dokularda yerleşen Schistosoma yumurtalarının, Trichinella spiralis larvalarının etrafında görülen kapsül ve granülom oluşumları bunun örneğidir. 5-Eritme etkisi: Parazitin vücuda girmek sonrada dokularda ilerleyebilmek için salgıladıkları proteolitik enzimlerin etkisine bağlıdır. Çengelli solucan larvalarının deriden girebilmesi, amibin dokularda yayılması bu enzimler yardımıyla gerçekleşir. 6-Toksik etki:Bazı parazitlerin sekresyonları, metabolik artıkları konakta toksik etki yapar. 7- İmmunopatolojik olaylara neden olma

6 6 Parazitlerin veya parazitozların kaynağı:Parazitlerin tüm evreleri insan vücudunda yerleşmeye elverişli değildir. Bazı parazitlerin belli evrim dönemleri ancak toprak veya suda bir süre kalıp başkalaşım veya gelişme geçirdikten sonra insana infektif hale gelirler. 1-Toprak ve su: Ascaris ve Trichiuris yumurtaları..İçinde embriyo oluşmamış şekilde konak dışkısı ile atılan yumurtalar, toprakta uygun ısı, nem ve oksijen varlığında içlerinde larva (embriyo) oluşur. Böyle yumurtalar insanlar için infektedir. Aynı şekilde kedi dışkısı ile dış ortama çıkan Toxoplasma gondii ookistleri ancak toprakta belli bir süre geliştikten sonra infektif hale geçerler. 2-Parazitin infektif hallerini içeren besinler: Genellikle parazitin ara veya son konağı olduğu canlının vücut parçalarının beslenme amacıyla kullanılmasıdır. Taenia saginata’nın infektif şeklini içeren sığır etleri. 3- Kan emen eklem bacaklılar: Bu grup canlılar genellikle parazitin vektörüdür. 4- Paraziti barındıran evcil ve/veya yabani hayvanlar 5- Paraziti barındıran diğer bir insan, onun giysileri veya bulaştırdığı yakın çevre: İnsan vücudunu terk ederken infektif evrim döneminde bulunan parazitler için söz konusudur. E.vermicularis, H.nana gibi 6-Kişinin kendisi: Herhangi bir parazit veya parazitoz için kişinin kendisi kaynak olabilir. Kişinin kendi vücudunda bulunan bir parazitle kendini bulaştırmasına otoinfeksiyon denir.

7 7 protozoolar 1 helmintler 2 antropotlar 3 İnsanlarda hastalık yapan parazitler;

8 8 Prootozoolar; Tek hücreli, ilkel yapılı parazitlerdir. Eşeyli ve eşeysiz olmak üzere iki ayrı şekilde çoğalır. Trofozoid ve kist şekli vardır. İnsana çeşitli yollarla bulaşır. Bulaşma sıklıkla sindirim yolundan kistlerin alınmasıyla olmaktadır

9 9 Helmintler; çok hücreli ve omurgasız parazitlerdir. İnsanda hastalık yapan helmint etkeni vücuda girdikten sonra çeşitli organ ve dokulara yerleşir. İnsan sıklıkla sindirim yolu ile bulaşır.

10 10 Ascariasis (askariyazis, askaryaz) Tanım: En önemli belirtisi anüs veya ağızdan erişkin solucanın çıkması ile karakterize ince barsağın helmint enfeksiyonudur. Etyoloji: Etken Ascaris lumbricoides (A. lumbricoides). Erişkin dişisi cm uzunluğunda 4-5 mm kalınlığındadır. Erişkin parazitin yaşam süresi 1-2 yıl'dır. Bu süre içinde dişi parazit her gün kadar yumurta üretebilir.

11 11 Epidemiyoloji: Dünyanın her yanında sıcak ve nemli iklimlerde özellikle hijyen ve sanitas-yon kurallarının yeterince uyulmadığı bölgelerde, oyun çocukluğu ve ilkokul çağındaki ço­cuklarda erişkinlere göre daha sık görülür. Dünyada bir milyondan fazla sayıda insanın en­ fekte olduğu bildirilmektedir. Türkiye'de görülme sıklığı bölgelere göre % 7-80 oranında değişmektedir.

12 12 Bulaşma: En sık bulaşma parazit yumurtaları içeren dışkı ile bulaşık toprak, sebze ya da suların ağızdan alınması ile olmaktadır. Etken yumurtaları dış koşullara ve dezenfektan maddelere karşı oldukça dirençlidir. A. Lumbricoides'in ara konağı yoktur ve insanların parazitidir. Bununla birlikte insandan insana bulaşmaz.

13 13 Patogenez : Erişkin solucanlar ince bağırsakta yaşar. Dişi parazit tarafından her gün kadar yumurta üretilir ve dışkı ile dışarı atılır. Döllenmiş yu­murta embriyonları birkaç hafta sonra enfekte edecek duruma gelir bunun için uygun nem, sıcaklık ve ışık gereklidir. Enfekte yumurtalar kontamine olmuş su, sebze, salata vb yiyeceklerle veya topraktan ellerle ağız yoluna taşınır, Alınan yumurtadan ince bağırsakta larvalar açığa çıkar, Larva ince bağırsak duvarını geçerek portal yolla taşınır, daha sonra sistemik dolaşıma katılarak 3 gün içinde akciğerlere ulaşır günde büyür, akciğer kılcal damarlarını yırtarak alveoller boşluğa geçer ve öksürüğe neden olur. Larva, alveoller boşluktan bronşlara doğru hareket ederek trakeaya ve oradan farinkse ulaşır, yutulur İnce bağırsakta erişkin solucan forma dönüşerek yerleşir Bağırsakta yerleştiği yerde sindirimi ve emilimi bozar. Erişkin solucanlar 1-2 yıl yaşayabilir.

14 Kuluçka dönemi: E rişkin dişilerin yumurta bırakabilmeleri için enfekte yumurtaların alınmasından sonra ortalama 2-3 aylık bir süre gerekir.

15 15 Belirti ve bulgular Kuluçka dönemi içinde genellikle semptom görülmez. Özellikle çocuklarda büyüme hızı yavaşlar. Daha sonra hafif ateş, öksürük, kırıklık, iştahsızlık, ara sıra şiddetli karın ağrısı, bulantı, burunda kaşıntı, uykusuzluk, diş gıcırdatma, tükrük artması görülebi­lir. Dispne, kuru öksürük, sternum altında ağrı, ateş ve eozinofil varlığı ile eşlik eden bir­kaç hafta içinde düzelen Loeffler sendromu olarak bilinen pulmoner infiltrasyon belirtile­ri olabilir. Bu belirtiler enfeksiyon etkeninin alınmasından ortalama bir hafta sonra başlar ve larvanın akciğerlerden bağırsaklara geçişi (1-2 hafta içinde) ile kaybolur.

16 16 Tedavi: Askaryazis'li tüm hastalarda semptom olmasa da tedavi edilmesi gerekir Enfeksiyon genellikle 1-3 günde tedavi edilir. Genellikle reçete edilen ilaç günde bir kez mebendazol sitrat veya piperazin'dir. Tedaviden 1-2 hafta sonra dışkıda etken yumurtası varsa tedavi tekrar edilmektedir. Bağırsak tıkanmalarında cerrahi tedavi uygulanır.

17 17 Komplikasyonlar: En sık görülen komplikasyon bağırsak tıkanmasıdır. Apandisit, obstrük-tif sarılık ve karaciğer absesine rastlanır. Prognoz genellikle iyidir.

18 18 O XYURIASIS (E NTEROBIASIS, K ıL K URDU )

19 19 Özellikle çocuklarda olmak üzere dünyada oldukça yaygın bir parazittir. Etken: Enterobius Vermicularis’tir. Erkeği 2-5 mm, dişisi ise 8-13 mm uzunluğunda olup sarı beyaz renktedir. Dişisi geceleri göç ederek bağırsaktan dışarı çıkar, yumurtalarını anüs etrafına bırakır. Bu yumurtalar uygun sıcaklık ve nemde bulaşıcı hale geçer.

20 20 Epidemiyoloji: Dünyanın her yanında özellikle okul öncesi ve okul yaş grubu çocuklarda sık görülür. Kalabalık ailelerde, bakımevi, yatılı okul gibi toplu yaşanan yerlerde sıktır. Aile içi enfeksiyondur.

21 21 Bulaşma: Perianal bölgeye bırakılan yumurta şiddetli kaşıntıya neden olur. Tırnaklarla enfeksiyon etrafa yayılır. Perineal bölgedeki yumurta vücut ısısında 6 saat içinde bulaştırı-cı duruma geçer. Embriyonlu yumurtalar elbise ve yatak takımlarında bir ay süreyle kala­rak kişileri enfekte edebilir. En sık bulaşma perianal bölgenin kaşınması sırasında ellere ve tırnaklara bulaşan yumurtaların ağızdan alınması sonucu olmaktadır

22 22 ENTEROBİAZİS HAYAT SİKLUSU Oksiyur çekum ve apendikste yaşar. Enfekte kişi uykuda iken gebe olan dişiler bağırsaktan anüse doğru hareket eder ve anüsten çıkarak perianal bölgede ortalama yumurta bırakarak ölür. Yumurtalar 4-6 saat içinde bulaştırıcı hale gelir. Yumurtaları kişi elleri ile ağızdan alarak kendi kendini veya sağlamları enfekte edebilir

23 23 Enfekte kişilerin yumurta bulunan çamaşır ve yatak örtüsü silkelenince yumurtalar sağlam kişi tarafından sindirim veya solunum yolundan alınarak enfekte olur. Ağızdan alınan canlı yumurtadan duedenumda larva çıkar Olgulaşan larva kalın barsakta yerleşir Başı aracılığı ile bağırsak duvarına yapışarak kan, epitel hücreler ve organik maddelerle beslenir Erişkinlerin ortalama yaşam süresi 2 aydır Enfekte kişi uykuda iken gebe olan dişiler bağırsaktan anüse doğru hareket eder ve anüsten çıkarak perianal bölgede ortalama yumurta bırakarak ölür. Yumrtalardan 4-6 saat sonra larva çıkar Larvalar anal bölgeye göç eder ve re-enfeksiyon oluşur.

24 24 Belirti ve Bulgular: En sık belirti nokturnal anal kaşıntıdır. Burunda kaşıntı İştahsızlık Kilo kaybı Karın ağrısı Baş dönmesi Sinirlilik Uykusuzluk Geceleri korkma Diş gıcırdatma Geceleri altını ıslatma

25 25 Tedavi Genellikle reçete edilen ilaç Piperazin sülfat veya mebendazol'dur Reenfeksiyon kolay oluştuğundan tedavi 2-3 hafta sonra tekrarlanmaktadır. Bazı vakalardan 2 hafta aralarla 4 kez tekrarlanmaktadır. Reenfeksiyona engel olmak için aile içindeki kişilerinde tedavi edilmeleri gerekir.

26 26 Korunma: Ev tozlarında, kapı kollarında etken yumurtası bulunabilir. Bu nedenle ev temizliğinde elektrik süpürgesi ve ıslak bez kullanılmalıdır. Yatak çarşafları silkelenmeden toplanmamalıdır. Çocuğa her zaman içi çamaşırı giydirilmeli, anal bölgenin temiz olması sağlanmalıdır. Tırnaklar kısa kesilmeli, el hijyeni dikkat edilmeli, tırnak yeme ve kaşınma önlenmeye çalışılmalıdır.

27 27 Çiğ olarak yenecek sebzelerin çok iyi yıkanarak yenmesinin önemi vurgulanmalıdır. Çocuğun yatakta yalnız yatması sağlanmalıdır. İç çamaşırları, havlular ve çarşaflar kaynatılmalı ya da ütülenmelidir. Reenfeksiyonu önlemek için aile üyelerine tedavinin önemi ve tedavi bitiminden sonra kontrole gelmeleri söylenmelidir.

28 28 Ancylostoma duodenale ve Necator americanus (Çengelli Solucanlar)

29 29 Tanım: Karında şişkinlik, kabız veya ishal, anemi, uykusuzluk, döküntü, kaşıntı ile karakte-rize çengelli solucan hastalığıdır Etyoloji: Etken Ancylostoma duodenale (A.duodenale), Necator americanus (N.america- nus)'dur. Çengelli solucanlar ağız kapsülleri ile ince bağırsak mukozasına tutunarak ortalama 5 yıl yaşarlar. Erişkin çengelli solucanlar yaklaşık 1 cm uzunluğundadır

30 30 Epidemiyoloji: Çengelli solucan enfeksiyonlarının dünya nüfusunun yaklaşık 1/5 inde gö­rüldüğü bildirilmektedir. Sıcak iklimlerde sık görülür. İnsan dışkısının sağlıklı atılmadığı gelişmekte olan toplumlarda ve özellikle tarlada çalışanlarda, toprakla oynayan çocuklar­da sık rastlanır. Dışkıyla çıkarılan yumurtalardan sıcak iklimde ( °C), nemli (%70'in üstü) toprakta 5-10 günde larva çıkar.

31 31 Bulaşma: Etken enfekte kişilerin dışkısı ile kontamine olmuş topraktan deri ve mukozayı delerek vücuda girer. Giriş sıklıkla ayak parmakları arasından nadir olarak ağız yolu ile ol­maktadır. Kişiden kişiye bulaşma olmaz

32 32 Patogenez : Enfekte kişilerin dışkıları ile atılan yu­murtalar toprakta elverişli nem ve ısıda çatlar ve yumurta­lardan 1-2 gün içinde larva çı­kar, larva 5-10 gün içinde bulaşıcı hale gelir. Enfekte larva uygun çevresel koşullarda 3-4 hafta canlı kalabilir. İnsan çıplak cildi ile temas ettğinde (çıplak ayakla toprakta gezme, çıplak elle toprakla uğraşma gibi) 5-10 dakika gibi kısa bir sürede penetre olur, deri ve mukozayı delerek vücuda gi­rer. Cilde penetre olan larva ve-nöz dolaşıma katılarak akciğer­lere ulaşır. Alveollerin duvarına tutunarak ağıza doğru taşınır.Yani trakeadan farinkse gelir

33 33 Yutularak mideye iner ve ince barsağa geçer. Bu seyahat ortaalama 1 hafta sürer. Çengelli solucan kancaları ile ince barsağa tutunarak kan emerek Iteleye devam eder. Etken vücuda alındıktan 1-2 ay sonra erişkin hale gelir ve dişileri yumurtlamaya başlar. Milyonlarca yumurta üretir. Yumurtalar dışkı ile atılırsa toprağı kontamine eder 5-10 gün sonra yumurtalardan tekrar enfekte edecek larvalar çıkar. Erişkin çengelli kurt birkaç yıl barsağa yapışık olarak kalabilir. Çengelli solucanın bağırsaktan gün­lük emdiği kan 15 mi kadardır.

34 34

35 35 Kuluçka dönemi: Birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişir. Belirti ve bulguları: Enfeksiyonun yoğunluğuna ve enfekte olan kişinin beslenme durumu­na göre değişir. Yenidoğanlar, çocuklar, gebe kadınlar ve beslenme bozukluğu olanlarda ağır enfeksiyon gelişir.

36 36 Karında şişkinlik, Kabızlık, Dışkıda kan, Uykusuzluk, Demir eksikliği anemisi (aneminin ağırlığı larva sayısı, enfeksiyonun süresi, diyetteki demir miktarı ve alınan demirin bağırsaktan emilme düzeyine bağlıdır), İleri derecede anemi varlığında kalp yetersizliği oluşur. Etkenin giriş yerinde döküntü, kaşıntı olabilir. Bunun yanında hiçbir be­lirti göstermeyen fakat helminti taşıyan kişilerde bulunmaktadır. Çocuklarda büyüme ve gelişmede gerilik görülür.

37 37 Tanı: Tedavi: Mikroskobik olarak yumurtaların görülmesi ile konur. kanda yüksek eozinofili ile konulmaktadır Genellikle 1-3 günde tedavi edilir. Reçete edilen ilaç pirantel pamoat veya mebandazole'dir. Tedaviden 2 hafta sonra dışkı kontrolü yapılarak parazit varsa tedavi tekrar edilmektedir. Ayrıca anemi için demir ve B12 içeren ilaçlar verilmektedir.

38 38 Korunma: Tarlada çalışanların lastik eldiven ve bot giymesi sağlanmalı İnsan ve hayvan dışkısının gübre olarak kullanılmaması Kanalizasyonun akarsulara akıtılmaması sağlanmalıdır.

39 39 Taenio Saginata (tenyazis, sığır tenyası, sığır şeridi, silahsız şerit)

40 40 Tanım: Halk arasında abdest bozan olarak bilinen, hastada bulantı, iştahsızlık ve anemiye neden olan paraziter bir hastalıktır. Çengelleri olmadığından silahsız tenya olarak da adlandırılmaktadır. Etyoloji: Etken Taenia saginata'dır (T.saginata). Boyu ortalama 4-10 mm, eni 2-7 mm dir. Vücudunda kadar krem renginde halka bulunur. Olgun halkalarda yumurta­lar bulunur. Halkalar sıra ile erkek ve dişi olarak (hermafrodit) dizilmiştir. Ömrü ortalama yıl hatta 35 yıl kadar uzun olabilir.

41 41 Epidemioloji: T.saginata enfeksiyonları, dünyada Orta Asya ve Orta ve Doğu Afrika gibi sığır besiciliğinin yaygın yapıldığı yerlerde sıktır. Hastalık bütün dünyada yaygın ise de çiğ et yeme alışkanlığı olan müslümanlarda sıktır. Özellikle ülkemizde çiğ köftenin fazla yendiği Güneydoğu Anadolu bölgesinde hastalık çok yaygındır.

42 42 Bulaşma: Enfekte dışkı ile çıkarılan halkaların parçalanmasıyla kişi kendi kendini enfekte edebilir. Halkaların parçalanmasıyla serbest kalan embriyonlu yumurtalar uygun sıcaklık­ta nemli toprakta 2 ay kadar yaşar. Bu yumurtaların kontamine ettiği su ve besinlerle sı­ ğırlara ve diğer otçul hayvanlara bulaşır. Enfekte etlerin insanlar tarafından yenmesi ile de, insana bulaşır.

43 43 Patogenez: Hastalık enfekte kişilerin dışkısı ile atılan halkaların parçalanmasıylaserbest kalan yumurta veya halkaların kontamine ettiği su ve besinlerle beslenen sığırlara bulaşır. Sığrlar tarafından alınan yumurtalar ince bağırsak duvarlarına yapışır, oradan çizgili kaslara yerleşerek larva şeklini (Cysticercus bovis) meydana getirir. Hastalık; insanlara içinde larva bulunan etlerin çiğ ya da yeterince pişirilmeden yenmesi sonucu bulaşır. Sindirim yolun­dan et ile alınan larva midede serbest hale gelir ve baş kısmında (skoleks) 4 vantuz ile in­ce barsağa yapışır. Boyun kısmında halkalar oluşmaya başlar ve erişkin helmint adını alır. 12 hafta içinde gelişimini tamamlar ve halka atmaya başlar. İnsan barsağında genellikle tek T. saginata yaşar.

44 44

45 45 Kuluçka dönemi: Ortalama 3 aydır. Belirti ve bulgular: T.saginata enfeksiyonu genellikle asemptomatiktir. T.Saginata segment-leri ana gövdeden ayrıldıktan sonra da hareket yetenekleri olduğundan bazen zamanlı za­mansız halkaların anüsten dışarı çıması dışında belirti olmayabilir. Bu nedenle halk arasında abdest bozan denir. İnsan barsağında yaşayan etken bağırsak mukozasını zedeler, konağın besin mad­delerini alarak beslenme bozukluğuna neden olur. Hastada; bulantı, kusma, açlık ağrısı, is­hal veya kabızlık ve anemiye neden olabilir, iştahsızlık, kilo kaybı görülür.

46 46 Tedavi: Genellikle reçete edilen ilaç praziquantel (10-20 mg/kg, tek doz, oral) veya niklozamid (yaşa göre, tek doz, oral)'dir. İlaç tedavisinin yapıldığı gün dışkıda şerit ve segmentlerin düştüğünün görülmesi açısından dışkının gözlemi önemlidir. Tedavi ile % 80 başarı sağla­nır. Gerekiyorsa tedavi birkaç hafta sonra tekrar edilmektedir. Tedaviden 1-3 ay sonra, hasta yeni bir halka düşürmediği veya yumurta saptanmadığı takdirde tedavinin başarılı olduğu kabul edilmektedir.

47 47 Komplikasyonlar: Ender olarak apendeks, safra kanalları ve pankreas kanalında tıkanıklık oluşur. Korunma Bulaşma şekilleri topluma öğretilmeli Çiğ etlerle el temasının engellenmeli, İyi pişmemiş veya çiğ köfte gibi et yeme geleneklerini kaldırılmalı Dışkı ile çevrenin kirlenmesi engellenmeli Ayrıca T. saginata’yı taşıyan insanlar bulunduğu bölgedeki sığırlar hemen tedavi edilmelidir

48


"PARAZİTER ENFEKSİYONLAR VE HEMŞİRELİK BAKIMI Öğr. Gör. Sibel Serap CEYLAN." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları