Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

OKUL KORKUSU. Çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumu olarak tanımlanabilir.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "OKUL KORKUSU. Çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumu olarak tanımlanabilir."— Sunum transkripti:

1 OKUL KORKUSU

2 Çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumu olarak tanımlanabilir.

3 OKUL KORKUSUNUN BELİRTİLERİ  Sık sık karın ağrısı, baş ağrısı mide bulantısı, iştahsızlık hatta kusma gibi şikâyetlerde bulunurlar.  Anne-babasının kendisiyle okula gitmesini ister ve gittiklerinde bırakmak istemez. Ağlar, hırçınlaşır.

4 Okul gitmediği zamanlarda son derece rahat ve mutludur. Ödevlerine gereken ilgiyi göstermez. Bazen okula giderken geri döner ve birçok bahane uydurur. Daha ağır vakalarda çocuk ev ortamında bile rahat değildir.

5 OKUL KORKUSUNUN NEDENLERİ  Anne-babanın çocuğuna karşı aşırı bağımlı bir tutum sergilemesi.  Çocuğun anneden ayrılma korkusu yaşaması.

6  Ailede boşanma, ekonomik problemlerin olması veya stresli bir ev ortamının olması.  Çocuğun okulda arkadaşları tarafından kabul görmemesi, hırpalanması.

7 Çocuğun kişilik özellikleri. Çocuğun bulunduğu ortamı ve okulu değiştirmesi ya da diğer çocukların okulla ilgili gerçek olmayan olumsuzluklardan bahsetmesi.

8  Çocuğunuza karşı tutumunuzu gözden geçirin. Ne siz ona ne de o size bağımlı olsun.  Çocuğunuza aşırı tepkili ve baskıcı davranmayın.  Bu durumun birçok çocukta görüldüğünü unutmayın ve bunu çocuğunuza da söyleyin.

9  Çocuğunuza okula gitmediğinde derslerinden de geri kalacağını, bu nedenle sorunun daha da büyümemesi için okula gitmesi gerektiğini anlatın.  Çocuğunuzun okuluyla işbirliği içerisinde olun.  Çocuğunuzla iletişiminiz güçlü olsun ki yaşadığı kaygı, sıkıntı ve endişeleri sizinle paylaşabilsin.  Bir uzmana başvurmaktan ve yardım almaktan çekinmeyin.

10 KEKEMELİK Kekemelik, çocuğun yaşına ve lehçesine uygun gelişimsel olarak çıkartması beklenen konuşma seslerini çıkartamaması, konuşmanın olağan akıcılığında ve zamanlama örüntüsünde bozukluk olması durumudur.

11 KEKEMELİK Kekemelik, yedi yaşından önce ortaya çıkan bir konuşma bozukluğudur. Genellikle 3-4 yaşları arasında başlar.

12 Aristotel, Virjil, İmparator Klavdi, Musa Peygamber kekemelik yaşamış. Halit Kıvanç, İkbal Gürpınar, Müzeyyen Senar çocukken kekemelik yaşamış.

13 KEKEMELİĞİN NEDENLERİ  Kaygı, korku ve stres yaratan durumlarda,  Ailede kekemelik var olan durumlarda,  Aşırı baskı gördüğünde ve eleştirildiğinde, aşağılandığında,

14 Travmatik yaşantılarda. Örn: Deprem, boşanma, ölüm, kaza, şiddet vb. Düzgün konuşması konusunda baskı yapıldığında, Gelişim dönemi üzerinde sorumluluk ve olgunluk beklendiğinde

15 Kekemelik konusunda yaşadığınız gerginliği ve endişeyi bir kenara iterek çocuğunuza nasıl yardım edebileceğinizi düşünün. Çocuğunuzun konuşmalarını düzeltmesi konusunda baskıcı olmayın. Çocuğunuz konuşurken sabırla cümlesinin bitmesini bekleyin. Siz ne anlatmak istediğini onun yerine söylemeyin.

16 Çocuğunuza kısa cevaplı sorular sorarak konuşmaya teşvik edin, Çocuğunuza sizin için ne kadar değerli olduğunu hissettirin, Çocuğunuzla mümkün olduğu kadar çok vakit geçirin,

17 Çocuğunuzun kekemeliği ile alay ve taklit etmeyin, Konuşmanızla ve okumanızla çocuğunuza iyi bir model olun. Yavaş, anlaşılır ve yumuşak bir tonda okuyup konuşun, İletişiminizi güçlü kılarak hissettiklerini sizinle paylaşmasını sağlayın,

18 Uzman ve okulla işbirliği içinde olun ve ortak hareket edin, Başkalarıyla kıyaslamayın, Çocuğun kendine olan güvenini pekiştirmek için küçük sorumluluklar verin ve başarılı olduğu alanlara yönlendirin,

19 Önce bireyle görüşülmeli,psikolojik durumu hakkında bilgi edinilmeli Düzgün konuşması için zorlanmamalı,konuşurken sabırla dinlenmeli Yetersizliğini pekiştirecek tutumlardan kaçınılmalı(alay etme) Ailenin katı,kuralcı tutumu gevşetilmeli Belli bir yaştan sonra nefes,konuşma,ritim egzersizleri yapılmalı. Çocuğun durumuna eşlik eden kaygı durumlarını azaltmak için de ilaç tedavisi verilebilir.

20 ENÜREZİS İdrarın istemli ya da istemsiz olarak kaçırılmasına altını ıslatma (enürezis) denir.  5 yaş civarında tanı konur.  İdrar kaçırmanın 3 ay boyunca devam etmesi gerekir.  Çocuk sosyal ve akademik anlamda sıkıntı yaşıyordur.  Primer ve sekonder olarak ikiye ayrılır:

21  Primer: Birey en az 1 yıl süreyle idrar kaçırmaya devam eder. Yaşantılara bağlı değildir.  Sekonder: İdrar kaçırma 1 yıl görülür 1 yıl görülmez. Görüldüğü zamanlarda da bazı olaylara bağlı olarak görülür. (Kardeş doğumu )

22  Erkeklerde kızlara oranla daha fazla görülmektedir.  Sadece gece altına kaçırma ya da gece-gündüz altına kaçırma olarak görülür.  Kendiliğinden düzeledebilir.  Benlikte azalma, DEHB de beraberinde görülebilir.

23 Genellikle %75 kalıtımsal olduğu bilinmektedir Organik bozukluklar; Mesane kapasitesinin yeterli olmaması, Ağır uyku, Böbrek ve bağırsak bozuklukları gibi,

24 Psikolojik faktörler; Kaygının bilinçdışı ifade edilmesidir. Sosyo-ekonomik durumu düşük ailelerin çocuklarında sık görülür. Travmatik yaşantılar etkiler.

25 Çocuğun sık sık üşütmesi, Yanlış ve baskıcı tuvalet eğitimi verilmesi. Örneğin; Anne-babanın çocuğu zamanında tuvalete götürmemesi ve çocuk altına yaptığında dövmesi, korkutması,

26 Öncelikle çocuğunuzu mutlaka bu konuda uzman bir doktora götürün. Çocuğunuzun tıbbı tahlillerini mutlaka yaptırın ki sorunun biyolojik mi psikolojik mi olduğu anlaşılsın. Çocuğunuza karşı kesinlikle baskıcı ve cezalandırıcı yaklaşmayın.

27 Onunla alay edip başkalarına söylemekle tehdit etmeyin. Çocuğunuza bunun bir sorun olduğunu ama üstesinden gelinebilecek bir sorun olduğunu anlatın. İletişiminizi güçlendirerek yaşadığı duyguları sizinle paylaşmasını sağlayın

28 Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın. Önlem amacıyla da olsa kesinlikle bez bağlamayın. Çocuğunuzun bu sorununu tüm yaşamına ve kişiliğine mal etmeyin.

29 Davranış tedavisi: Bu tedavide öncelikle çocuğun ağır uykusundan uyanıp tuvalete gitmesini yani şartlanmasını sağlamak amacıyla bir alarmdan yararlanılır. Çocuğa kaslarını güçlendirmesi için idrarını tutup bırakarak (en az 5-7 kez) yapması istenir.

30 ENKOPREZİS Dışkının istemli ya da istemsiz uygunsuz yerlere yapılmasına denir. En az 4 yaş civarında tanı koyulmaktadır. Daha çok gün içerisinde görülür. En az 3 ay bu olayın görülme sıklığı olmalıdır. Genellikle ergenlik döneminde kendiliğinden geçer. Erkeklerde daha fazla görülmektedir.

31 Yetersiz ve uygunsuz tuvalet eğitimi Ebeveyn ve çocuk arasındaki güç mücadelesi Kardeş doğumu Taşınma Okul değişikliği Otonomi yani bağımsızlık mücadelesi

32 Bağırsak işlevlerinde bozukluklar Yanlış tuvalet eğitimi Annenin aşırı titizliği

33 Çocuğunuza bu rahatsızlığından dolayı baskıcı, tepkili ve eleştirel yaklaşmayın. Kesinlikle şiddet uygulamayın ve başkalarına söylemekle tehdit etmeyin. Tuvalet eğitimi konusunda baskıcı cezalandırıcı davranmayın.

34 Mutlaka bir uzmandan yardım alın. Böylece sorunun fizyolojik mi psikolojik mi olduğu ortaya çıkacaktır. Çocuğunuz altına yapmadığı zamanlarda mutlaka onu ödüllendirerek bu durumu pekiştirin.

35 TİKLER Tikler, bir kas grubunda yinelenen, istemsiz hareketlerle belirtilen bir bozukluktur. Tik bozukluğu tanısı alabilmek için bu şikayetlerin 18 yaşından önce başlaması gerekmektedir. Sıklığı ve şiddeti nedeniyle normal davranışlardan ayrılır.

36 a-Gırtlak temizlemek için yapılan hareketler, b- Ağız ve dudak hareketleri, c- Göz kırpmak, kaş oynatmak, d- Burun çekmek, e- Hızlı hızlı nefes almak, Ses çıkarmak. g- Boyun adalelerini kasmak. h- Burun kanatlarını oynatmak. ı- Parmak çıtlatmak, kolları germek, omuz silkmek, i- Baş oynatmak, baş sallamak. j- Atlamak, sıçramak, k- Karın adalelerini gerip bırakmak gibi şekilleri vardır.

37 Tikler geçici ve süreğen olarak ayrılır. Geçici Tikler: 4 hafta- 1 yıl arası sürüyorsa Süreğen Tikler: 1 yıldan uzun sürüyorsa Tikler genellikle sıkıntılı ve stresli, yorgunluk gibi durumlarda belirli dönemlerde ortaya çıkar.

38 Çocuğun yeterli ilgi ve sevgi görmemesi. Çocuktan bulunduğu dönemin üzerinde davranışlar beklenmesi. Çocuğun anne-baba tarafından sürekli horlanması ve aşağılanması. TİKLERİN NEDENLERİ Aile içi iletişimin bozuk olması. Çocuğun başkasını taklit etmesi. Çocuğun küçük yaşlardan itibaren yoğun korku, kaygı, tedirginlik yaşaması.

39  Çocuğunuza karşı kesinlikle olumsuz ve sert tepkide bulunmayın.  Çocuğunuzda tik görüldüğünde, sürekli ikaz etmeyin.  Çocuğunuzun tiki ile alay etmeyin ve eleştirmeyin!

40  Çocuğunuzda tik görüldüğünde bir uzmana götürün.  Çocuğunuzla iletişiminizi güçlendirin.  Çocuğunuza yeterli ilgi ve sevgi gösterin.

41 DEHB

42 Dünyanın en ünlü ve başarılı kişileri, Albert Einstein, Alexander Graham Bell, Leonardo Da Vinci, Pablo Picasso, Benjamin Franklin, Thomas Edison, Abraham Lincoln, John F. Kennedy ve Walt Disney’in Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’na (DEHB) sahip oldukları düşünülürken; Robin Williams, Jim Carrey, Will Smith, Whoopi Goldberg, Michael Jordan’ın DEHB tanısı konulan ünlüler arasında oldukları biliniyor.

43 Çocukluk döneminin en yaygın görülen nörobiyolojik bozukluğudur. Sebebinin bir nörondan diğerine sinyallerin taşınmasına yardımcı olan taşıyıcı nöronların uyaranları iletmesindeki aksaklıklar olduğu düşünülmektedir.

44 Özellikle «dopamin» adlı özel taşıyıcı nöronlardaki bozukluk olarak ele alınmaktadır. «Dopaminin azalan seviyesinden kaynaklanan yetersiz taşıyıcı nöron beynin yönetici fonksiyonlarını özellikle de beynin ön kısmına ilişkin tanımlanan fonksiyonları zayıflatır» görüşü hakimdir.

45 DEHB tipleri Dikkat eksikliğinin baskın olduğu DEHB türü Hiperaktif – dürtüselliğin baskın olduğu DEHB türü DEHB Karışık tip Bazı belirtilerin 7 yaşından önce ve en az iki ortamda gözlemlenmesi gerekmektedir.

46 Dikkat eksikliğinin baskın olduğu DEHB türü Okul performanslarındaki düşüklük büyük oranda öğrenme güçlüğü ile tanılanabilir. Dikkat hataları yapar Bir faaliyet üstünde uzun süre çalışamaz Dış uyaranların etkisine açıktır

47 Hiperaktif – dürtüselliğin baskın olduğu DEHB türü Sınırsız enerji ve yerinde duramama nedeniyle yaşadıkları güçlüklerle dikkat çekerler. Sıklıkla disiplin sorunları yaşarlar ve bu durum problemi büyütmekten başka bir işe yaramaz. Disiplin sorunları nedeniyle ders devamsızlıkları olur ve dersleri kaçırırlar, bu nedenle de akademik başarıları düşer, bu durum da sorun olarak tanımlanmalarına neden olur Bu öğrencilerde beyin zarındaki kısıtlayıcı tepki mekanizmasının bastırılması (engellenmenin ortadan kalkması) nedeniyle genellikle dürtüsellikle sonuçlanır.

48 DEHB Karışık tip Son dönemde en sık rastlanan tiptir ve her iki DEHB tipinin de özelliklerini taşır.

49 DİKKAT EKSİKLİĞİ 3 yaşında tanı konur. Kendi kendine giyinme, ayakkabı bağlama gibi ince motor becerilerde yaşıtlarına göre geridir. Aileleri dur, sus yönergelerinden anlamadıklarından yakınırlar. Bir oyuncakla belirli süre oynayamazlar. Arkadaşlarıyla uyumlu ilişkiler kuramaz. Kurallara uyamaz. Daha çok ısırma, vs. gibi saldırgan davranışlar gösterirler.

50 !! IQ ları normal olduğu halde dikkat eksikliği nedeniyle öğrenme güçlüğü yaşayabilirler. Ödevlerine isteyerek başlarlar ama devam ettiremezler. Yazıları bozuktur. Defterleri kirli ve düzensizdir. Öğretmenler genellikle çocukları tembel olarak etiketlerler. Ev ödevlerini ve zihinsel çaba gerektiren okul egzersizlerini yapmakta güçlük çekerler ve bunlardan kaçınırlar.

51 Etkinlikler için gerekli eşyaları kaybederler. Günlük etkinliklerde unutkandırlar. Herhangi bir şekilde kendilerine yönerge verilirse izleyemezler. Dikkatleri kolayca dağılır. Kendileriyle konuşanları dinlemiyormuş gibi görünürler.

52 HİPERAKTİVİTE Oturduğu yerde kıpırdaman duramaz. Belirli bir süre belirli bir yerde duramaz. Sakin bir şekilde bir uğraş ya da işle ilgilenemez. Çok konuşur ve sürekli hareket halindedir.

53 DÜRTÜSELLİK Sorunun sonunu beklemeden cevap verirler. Başkalarının sözünü keser. Başkalarının oyununa girme eğilimindedirler. O an içinden geldiği gibi davrandığı için çevreyle çatışan saldırgan davranan,

54 Yerli yersiz soru soran, kolay heyecanlanan, engelleme dayanıklılığı düşük,sabırsız ve sosyal ilişkileri zayıf olarak nitelenebilir. Yetişkinlerin kurallarına uymaya direnç gösterirler. Arkadaş ilişkilerinde emredicidirler. Bu söylediğimiz belirtilerden 6 ya da daha fazlası en az 6 ay süreyle gözlemlendiğinde bu durum gelişim düzeyinin yaşıtları düzeyindeki gelişim özellikleri ile uyumsuz ve yıkıcı etkileri göstermektedir.

55 NEDENLERİ  Genetik yatkınlık  Gebelik ve doğum sırasında yaşanan sorunlar: Annenin alkol ve sigara kullanması DEHB oranını/olasılığını artırır, doğumda çocuğun boynuna kordon dolanması, düşük doğum ağırlığı, sarılık…  Nörofizyolojik etmenler: Beyin dalgalarındaki değişiklik  Psikososyal etkenler: Aile içi uyum sorunu, stres, tutarsız otoriter aile tutumları…

56 DEHB’na psikolojik yaklaşımlar ve tedavi DEHB’nun değerlendirilmesi  Tedavi stratejileri  Ebeveyn ve öğretmenler için psikososyal eğitim  Bilişsel strateji eğitimi  İlaçlı müdahaleler  Çok sistemli terapiler

57 Okul temelli müdahaleler Problemin değerlendirilmesi; o Problem davranışı tanı ve tanımlanması (problem davranışın sıklığının ve yoğunluğunun arttığı durumların gözlenip kaydedilmesi) o Öğrencinin geçmiş yaşantıları ve akademik durumu ile ilgili bilgi toplanması o İşlevsel davranış değerlendirmesi uygulanması, o Doğrudan gözlem yapılması o Öğrencinin yönlendirilmesi ve desteklenmesi amacıyla ihtiyaçlarının tespit edilmesi Etkili bir müdahale planı geliştirilmesi

58 İşlevsel davranış değerlendirme Hedef davranış Davranışı oluşturan ön koşullar (ortam, zaman, çevre ve davranışı oluşturan diğer durumlar Özgül davranış (öğrencinin tam olarak ne yaptığı ya da ne yapamadığı) Sonuçlar (davranış sonrasında meydana gelen olaylar) Davranışın işlevi (davranışa hizmet eden amaçların belirlenmesi)

59 Davranışsal müdahale planı Öğrenmeyi etkileyen davranışı tanımla Beklenen sonuçlar ve amaçlar Müdahaleler ve müdahalelerin sıklığı Sunulacak destekler için sorumlu Amaç/müdahale/in celeme notları (hiç gelişme yok, gelişme istendik düzeyde değil, gelişme istendik düzeyde, amaç gerçekleşmiş

60 DEHB’li öğrenciyle iletişim Kısa ve öz konuşun Tek bir zamanda tek bir konuya yönelin ve bunu basit tutun Monologlardan uzak durun, karşılıklı konuşun Sorular sorun ve onların «problemi» çözmede katılımlarını sağlayın Onlara bu sorunu birlikte aşacağınızı, birlikte başaracağınızı gösterin

61 Sabırlı olun, kızma, hayal kırıklığına uğrama gibi sert tepkilerde bulunmaktan kaçının, yargılamayın. Bu durumu korumak öncelikle kendi kontrolünüz ve etkililiğiniz için gereklidir unutmayın. Kullandığınız dil, öğrencinin olgunluğu düzeyinde olmalıdır ve onun verdiğiniz mesajı sizin söylediğiniz biçimde alıp almadığını kontrol edin.

62 Gün içerisinde ondan bir görevi yerine getirmesini istediğinizde ona destek olun, Sınıfta hareketli olmasını sağlayacak stratejik yaklaşımlara izin verin: esneme hareketleri, gevşeme hareketleri

63 DEHB’li öğrenciyle çalışırken YAPMAYIN!!!!!!  «Yap, yapma» gibi otoriter, güç savaşı gerektiren yaklaşımlardan uzak durun  Çok ödev vermeyin ve ödevi anlayıp anlamadığını denetleyin  Verilen ödevi yapmadığı taktirde ödeyeceği bedeli birlikte tespit edin ancak ödev yapılmadıysa bunun gerçek nedenini anlamadan bedel konusunda ısrarcı olmayın


"OKUL KORKUSU. Çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumu olarak tanımlanabilir." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları