Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

 Greenpeace, küçük bir grubun kiraladığı eski bir tekne ile nükleer denemeleri protesto etmek için Alaska’nın kuzeyindeki Amchitka'daki nükleer deneme.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: " Greenpeace, küçük bir grubun kiraladığı eski bir tekne ile nükleer denemeleri protesto etmek için Alaska’nın kuzeyindeki Amchitka'daki nükleer deneme."— Sunum transkripti:

1

2  Greenpeace, küçük bir grubun kiraladığı eski bir tekne ile nükleer denemeleri protesto etmek için Alaska’nın kuzeyindeki Amchitka'daki nükleer deneme sahasına gitmeleri ile 1971 yılında Kanada'nın Vancouver şehrinde meydana geldi.

3  Greenpeace'in kurucuları olan bir grup pasifist, ekolojist, gazeteci ve hippinin büyük bir hayali vardı. Aynı düşüncede olan bu ruhlar, kırık dökük bir balıkçı teknesi olan Phyllis Cormack'a Greenpeace bayrağı çekti ve Kuzey kutbuna yakın Amçitka adasına doğru yola çıktı. Amaçları Amerika Birleşik Devletleri donanmasının yaptığı atmosferdeki nükleer denemeleri durdurmaktı. Aslında bu ilk adım, uluslararası bir oluşumun başlangıcıydı.

4 Dünya Barış Günü'nde, Dave Birmingham, Phyllis Cormack'a Greenpeace yelkenini çekiyor.

5  Greenpeace kurucularından Irwing Stowe, nükleer bomba denemelerini durdurmak için Kuzey Kutup Denizi'ne doğru yola çıkan bir balıkçı teknesinin planını anlatırken 'Yaşam ve barış için bir yolculuk bu...'demişti.  Irwing, o zamanlar, Greenpeace'in bu yolculuğunun, daha on yıllar boyunca devam edeceğini ve bu yolculuğun dünyayı değiştireceğini bilmiyordu.  Greenpeace'in ilk kurucuları tarafından benimsenen bağımsızlık, şiddetsizlik, yaratıcılık, çevre suçlarına şahitlik etme ilkeleri Greenpeace'in temel ilkeleri haline geldi.

6 Greenpeace’in Kurucuları Dalga Çıkartmayın Komitesi üyeleri ve Greenpeace kurucuları, (soldan sağa) Jim Bohlen, Paul Cote, Irving Stowe.

7  Greenpeace’e hayat veren bir çok ruh, isim, fikir ve taktik var. Ama bazıları kesinlikle öne çıkıyor. İşte onlardan 4 tanesi:  Bob Hunter  David McTaggart  Dorothy Stowe  Irving Stowe

8

9  Tam bir hayalperest ve mistik hikayeci olan Kanadalı Bob Hunter, Greenpeace'i etkisi hala devam eden bir sihirle doldurdu. 'Gökkuşağı Savaşçıları' hikayesinin anlatıcısı bu uzun saçlı, sakallı gazeteci, günün birinde etrafındakileri daha büyük düşünmeye ve bir adım öteye gitmeye zorladı. Hunter için pratik ya da olası limitler yoktu; çünkü hiç bir şey imkansız değildi!  Yaratıcılığını ve iyi bir hikaye için asla ödün vermeyen gazeteci duyusunu, stratejik düşünme yeteneği ile birleştirdiğinde -belki de diğer kuruculardan daha fazla- şu anda dünya üzerinde 'Greenpeace eylemi' olarak bilinen tarzın oluşmasını sağladı.

10  Hunter'ın, medya teorileri ile biçimlendirdiği yaklaşımı işe yaradı ve Greenpeace kısa zamanda bütün dünyada tanınan bir medya imgesine dönüştü. Kurucularından ve şekillendiricilerinden olduğu organizasyon her zaman onun cesur ve isyankar ruhu ile anılacak. Bob Hunter 2 Mayıs 2005'te, 63 yaşında kanserden öldü.

11

12  David McTaggart, gazetede, Greenpeace adında yeni kurulmuş bir grubun haberini gördü. Hemen yelkenlisinin adını 'Greenpeace 3' olarak değiştirdi ve Fransız nükleer silah denemelerine karşı çıkmak için yelken açtı. Bu gezegendeki en büyük askeri güçlerden birine karşı minicik bir yelkenliydi.  McTaggart'ın öğreticiliği ve girişimci yaklaşımı Greenpeace organizasyonunu oluşturdu. Gruba katıldıktan hemen sonra, Avrupa'da yeni destek aramaya başladı ve 1979 yılında organizasyonun ayrı parçalarını birleştirerek yeni bir uluslararası ittifak oluşturulmasını sağladı.

13  Kurucu ilkeler, McTaggart takıma katılmadan önce oluşturulmuştu, ama durmak bilmeyen Kanadalı, gelişen hareketin yapısını ve yöntemlerini diğer kuruluşlardan farkı belirledi. Hayatına küçük bir balıkçı teknesinde başlayan organizasyon, 1985 yılında, üç gemiye ve dünya çapında 50 kampanyaya sahipti. Bugün, Greenpeace'in bütünleştirilmiş federal yapısı, problemlerin küresel seviyede çözülebileceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bütün hayatını çevre sorunlarına adayan ve bu hevesle ilk yelkenini açan David McTaggart, 23 Mart 2001'de İtalya'da evinin yakınlarında bir araba kazasında hayatını kaybetti.

14 (soldan sağa;) Irving Stowe, Dorothy Stowe

15  Dorothy ve Irwing Stowe, kararlı pasifist ve eylemci olarak, nükleer test alanına yelken açma fikriyle karşılaştıklarında iki kere düşünmediler bile... Onların tecrübeleri harekete ilham verdi. Barışcıl, mütevazi ve adanmış ruhları grubun ruhuyla birleşti. Greenpeace'in temelleri böylece atılmış oldu.  Dorothy Stowe daha sonra bu anları; 'Mutfak masasının etrafında oturan bu bir kaç insanın yapabildiklerine bakın; Ne harika!‘ sözleriyle hatırlayacaktı.

16  Stowe'lar ileride Greenpeace'in kurucu ilkelerinin önemli bir parçasını oluşturacak fikirler ortaya koydular. Gruba, 'tanıklık etmek' durumunun bir çeşit 'pasif direniş' olduğunu şu sözlerle açıkladılar; 'Karşı olduğun bir durumun gerçekleştiği alana gidersin ve orada bulunarak duruma karşı çıktığını varlığınla ilan edersin.' Gandi örneğinden hareketle, Stowe'lar birlik ve cesaretle hareket eden insanların büyük güçleri yenebileceğine inandılar. O zamandan bu zamana Greenpeace, 'tanıklık etmek' ve 'gücün karşısında doğruyu söylemek' ilkeleriyle bütünleşmiştir.

17  Irwing Stowe 28 Ekim 1974 yılında, 59 yaşındayken pankreas kanserinden öldü ve bu Greenpeace kurulduktan sadece iki yıl sonraydı. Dorothy ise sivil haklar, kadın hakları ve çevre alanında kampanyacılığa adanmış bir hayattan sonra, 23 Temmuz 2010 yılında Kanada'da, 89 yaşında hayata gözlerini yumdu.

18  Dalga Çıkartmayın Komitesi 1970'de kurulduğunda, tek amacı Amçitka adasında yapılacak ikinci nükleer silah denemelerini durdurmaktı. Komitenin kurucuları Dorothy ve Irving Stowe, Marie ve Jim Bohlen, Ben ve Dorothy Metcalfe, ve Bob Hunter'di.

19  İlk yöneticileri Stowe, Bohlen ve Paul Cote adında bir öğrenciydi. Kanadalı ekolojist Bill Darnell grubun gezegenin geleceğini ve nükleer silah karşıtı hareketi tanımlayan bir kelime bileşimi buldu. Toplantıyı terkederken birisi iki parmağını havaya kaldırıp 'barış' dedi ve Bill 'hadi bunu Green Peace yapalım' dedi. İşte o anda isim doğdu. Jim Bohlen'in oğlu iki kelimeyi bir yaka butonuna sığdırmakta zorluk çekiyordu ve bu iki kelimeyi komitenin yeni ismi olarak birleştirdi: Greenpeace.

20  Marie Bohlen ise bir gemiyle Amerika Birleşik Devletleri donanmasına karşı Amçitka adasına doğru yola çıkma fikrini ilk ortaya atan kişi oldu. Grup Phyllis Cormack adında bir balıkçı teknesi ayarladı ve nükleer test alanında 'tanıklık etmek' için yola çıktı. Gemidekiler;  Kaptan John Cormack (teknenin sahibi)  Jim Bohlen (Greenpeace)  Bill Darnell (Greenpeace)  Patrick Moore (Greenpeace)  Dr. Lyle Thurston (tıp doktoru)  Dave Birmingham (mühendis)  Terry Simmons (coğrafyacı)  Richard Fineberg (öğretim görevlisi)  Robert Hunter (gazeteci)  Ben Metcalfe (gazeteci)  Bob Cummings (gazeteci)  Bob Keziere (fotoğrafçı)

21  Deniz tutmasından muzdarip olan Stowe, karada kalarak medya ilişkilerini ve politik çalışmaları koordine etti. Cote katılamadı, çünkü Olimpiyat yelken yarışlarında Kanada'yı temsil etmek üzereydi.  Bob Hunter bu ilk yolculuktan dersler çıkaracak ve bunlar üzerine herkesten daha fazla uyarlama yaparak Greenpeace'in bireysel aktivizm şeklini oluşturacaktı. Amçitka yolculuğu sayesinde, grubun adı Kanada'da duyuldu ve dünyaya duyuruldu. Greenpeace'in diğer yolculukları ise ününü bütün dünyaya yaydı.

22  Akdeniz, politik gerilimler ve çatışmalarla tanınan bir bölge. Kirlilik ise tehdit edici boyutta. Greenpeace gemileri 1986 'dan beri çevre sorunlarını araştırmak, halkla ve yerel yetkililerle iletişimde olarak çevre bilincini artırmak, çevre suçlarına karşı doğrudan eylemlerde bulunmak için Akdeniz'de gözlem halindeydi. Bu araştırmalar sonunda, Greenpeace'in Akdeniz'de olan varlığının sürekli olması önem kazandı ve bu yönde adımlar atıldı.

23 Greenpeace Akdeniz, tek bir ofis olarak çalışarak, bölge ülkelere bir örnek oluşturmayı, hedeflemişti. Bölgedeki Greenpeace eylemcileri de tek bir amacı paylaşmaktadır: Temiz, yeşil ve barış dolu bir gelecek Aralık'ta kurulan Greenpeace Akdeniz aşağıdaki amaçlar doğrultusunda çalışıyor;  Fosil yakıtların ve nükleer enerjinin kullanımına karşı çıkarak, temiz, yenilenebilir enerjileri desteklemek.  İklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji kaynaklarının benimsenmesini ve enerji verimliliğini sağlamak.  Denizler kampanyası ile Akdeniz'de bir deniz rezervleri ağı oluşturarak türü tehlike altında olan mavi yüzgeçli orkinos gibi canlıları korumak ve sürdürülebilir balıkçılık politikalarının benimsenmesini sağlamak.

24  Greenpeace faaliyetlerini şiddetsiz doğrudan eylem, bilimsellik, bağımsızlık, tabiat anaya saygı ilkelerine dayandırır. Bu ilkeler, tüm kampanyalarına yansıtılır, faaliyetlerinin her birinde bir rehber niteliğindedir.

25  Greenpeace, küresel çevre sorunlarını ortaya çıkarmak, yeşil ve barış dolu bir gelecek için gereken çözümleri sunmak amacıyla şiddetsiz ve yaratıcı çözümler sunan, bağımsız kampanyalar yürüten bir organizasyondur.  Greenpeace’in amacı, gezegenimizin tüm çeşitliliğiyle yaşamı destekleyebildiğinden emin olmaktır.

26 Bu yüzden Greenpeace aşağıdaki maddeleri gerçekleştirmek için çaba sarfetmektedir:  Her türden biyoçeşitliliğin korunması.  Okyanusların, toprağın, havanın ve su kaynaklarının tahrip edilmesini engellemek.  Barışa, küresel silahsızlanmaya ve şiddetsizliğe destek vermek.

27

28  Greenpace, eylemlerinin sorumluluğunu üstleniyor ve her zaman şiddetsiz kalıyor. Bu prensipleri oluştururken Quaker’ların vicdana dayanan eylem pratiği diye tanımlanabilen “tanıklık etme” kavramından esinleniyor. Buna bireysel sorumluluğa dayanan bireysel eylem de deniyor. Eylemlerinin sorumluluğunu üstlendiği gibi, bir Greenpeace eylemine katılan herkes şiddetsiz doğrudan eylem eğitimlerinden de geçmiş oluyor.

29  Greenpeace, maddi gelirini tüm politik veya ticari menfaatlerden uzak tutuyor. Şirketlerden ve hükümetlerden hiçbir yardım kabul etmiyor. Bireysel destekler ve kurum bağışları Greenpeace’in tek gelir kaynağı. Bağımsızlığı, etkin bir biçimde gücünü gösterip gerçek bir değişim yaratması gerektiğinde Greenpeace’e ihtiyacı olan özgürlüğü sağlıyor.

30  Greenpeace, çevre sorunlarını gün yüzüne çıkarıp, onlara çözüm üretirken şöyle söylüyor; ‘Daimi dostlarımız veya düşmanlarımız olmaz. Hükümetiniz veya şirketiniz değişimden yanaysa, hedefinize ulaşmak için sizinle birlikte hareket ederiz. Dönüp dolaşıp yine yanınıza geliriz. Bir söz vardır: “Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz.” Yaptıklarımızın amacı tektir: çevrenin yararına hareket etmek.’

31  Greenpeace toplumun çevresel seçimlerine dair içten ve bilinçli müzakereleri destekliyor, bunun için çözüm üretiyor. Tüm çevre sorunlarını ortadan kaldırmak için çabalıyor. Bu nedenle Greenpeace’in deniz rezervlerinin oluşturulmasıyla denizleri korumak adına bir yol haritası var. Aşamalı olarak temiz enerjilere nasıl geçileceğini gösteren bir Enerji [D]evrimi senaryosu var. Suçluların kimler olduğunu ortaya çıkarıyor, yeşil ve barış dolu bir geleceğe giden somut adımları geliştiriyor, araştırıyor ve destekliyor.

32  Çevre koruma konusunda bilimin önemi büyük. İklim değişikliği, zararlı kimyasal atıklar, deniz yaşamının karşı karşıya olduğu tehditler gibi pek çok çevresel sorunun anlaşılması, ancak bilimsel çalışmalarla mümkün.  Aynı şekilde bilim, genetiği değiştirilmiş organizmalar ve nükleer enerji gibi çevreyi tehdit eden faaliyetlerin varlığını ve yayılmasını meşrulaştırmak için de kullanılıyor. Bu da Greenpeace'in zaman zaman 'bilim karşıtı' olmakla suçlanmasına neden oluyor. Oysa Greenpeace, çevresel sorunlara çözüm üretirken, bunu tamamen bilimsel çalışmalarla yapıyor.

33  Greenpeace'in bu nedenle İngiltere'nin Exeter Üniversitesi'nde kurulan Bilimsel Laboratuvarı bugüne dek çevre koruma alanında pek çok başarılı projeye imza attı. Greenpeace, bilimsel araştırma gerektiren hiçbir kampanyasını, var olan sorunu bilimsel temellere dayandırmadan yapmıyor. Bu nedenle laboratuvarda yapılan incelemeler ve hazırlanan araştırma raporları, kampanyalarımızı yönlendirmekte büyük önem taşıyor.  Bilimi aynı zamanda çözüm üretmek için de kullanıyor. Örneğin, çevreye zararlı bir ürüne karşı çıkarken, sadece karşı çıkan bir söylem yerine, bilimsel çalışmalarımız sayesinde alternatifini sunabiliyor.

34

35  1971: İlk Greenpeace eyleminin ardından, ABD, Alaska'da nükleer denemeleri durdurdu  1975: Fransa, atmosferdeki atom bombası denemelerinden vazgeçti.  1982: Kanada'da yapılan eylemler sonucunda, Avrupa Komisyonu yavru fok kürkü ithalatını yasakladı.

36

37  1989: Okyanuslarda akıntı ağlarıyla avlanmaya karşı Birleşmiş Milletler yasağı ilan edildi.  1991: Antarktika koruma altına alındı.  1993: Londra Sözleşmesi'nin (1983) yürürlüğe girmesiyle, denizlere toksik ve radyoaktif atık boşaltmak yasaklandı.  1994: Endüstrileşmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere toksik atık ticareti yasaklandı.  1994: Türlerin yok olmasına yol açan ticari balina avcılığının 1982 yılında sınırlandırılmasından sonra, Antarktika balina sığınağı kuruldu.  1996: Atom bombası denemeleri dünya çapında yasaklandı.  1998: Shell, açık denizdeki petrol platformunun geri dönüşüm için karaya alınmasına razı oldu. Greenpeace, kullanılmayan platformların denize batırılmaması için 1995'ten beri kampanya yürütüyordu.

38

39  2001: Yıllar süren müzakereler ve Greenpeace'in baskısı sonucunda, Kalıcı Organik Kirletici'lere son verilmesi için Mayıs 2001'de bir Birleşmiş Milletler Anlaşması imzalandı.  2003: Amazon'da yerel Deni halkının yaşadığı bölgede, 18 yıldır süren orman katliamı durdu.  2004: Disney'in çocuk giysilerindeki zararlı kimyasallarla ilgili Greenpeace raporu ve benzer bilimsel çalışmalar sonucu Puma, Adidas, Chicco, Nokia gibi küresel markalar, bazı ürünlerindeki tehlikeli kimyasalları üretimlerinden kaldıracaklarını taahhüt ettiler.  2004: Greenpeace ve diğer çevre kuruluşları tarafından yıllar boyunca yürütülen kampanya sonucu Brezilya hükümeti, yasadışı yollarla ağaçları kesenlerin ve aç gözlü soya ağacı ve sığır eti çiftliklerinin patronlarının güçlerine, iki milyon hektarlık Amazon ormanını koruma altına alarak karşı çıktı.

40

41  2005: Buenos Aires, Greenpeace Arjantin'in yürüttüğü bir kampanyanın ardından sıfır atık politikasını yürürlüğe koymaya karar verdi. Planın amacı kentin her gün boşalttığı ton atığı önemli ölçüde azaltmaktı. Buenos Aires, o güne dek sıfır atık politikası uygulayacağını açıklayan en büyük kentti.  2005: Greenpeace ve yerli Wichi halkının uzun bir süre boyunca yürüttüğü mücadele sonunda bazı ünlülerin de devreye girmesiyle kuzey Arjantin'in ormanlarını koruma yolunda önemli bir adım atıldı.

42  2006: Aylar süren baskı, tüketici eylemleri, İnternet eylemleri ve 'in üzerinde e- mail'in ardından Gorton, Sealord ve Nussui gibi firmalar Japonya'nın balina avcılığına verdiği desteği çekti. Balinacılar balina avcılığı operasyonlarında bu şirketlerin sahip olduğu %32'lik payın kamu yararına  2006: Nükleer enerji endüstrisinin kuvvetli lobi faaliyetlerine rağmen, İspanya hükümeti ülkenin çalışmakta olan 8 nükleer santralinin temiz, yenilenebilir enerjilere geçmek için aşamalı olarak kapatılacağını açıkladı. İsveç, Almanya, İtalya ve Belçika'nın ardından İspanya nükleer enerjiyi bırakacağını açıklayan beşinci Avrupa ülkesi oldu.

43

44  2007: İngiltere Yüksek Mahkemesi, hükümetin nükleer santral inşa etme planlarının - vatandaşların ve nükleer karşıtı grupların fikirlerinin alınmadığı gerekçesiyle- kararın kanundışı olduğu kararını aldı.  2007: Yeni Zelanda Hükümeti, planlanan kömür santralini iptal ettiğini duyurdu. Greenpeace ve yerel eylemciler, bu konuda dört yıl boyunca verdikleri mücadelede dokuz gün boyunca bölgeyi işgal etmiş, mahkemeye gitmiş, protesto yürüyüşleri düzenlemiş ve rekor sayıda imza toplamıştı  2007: Greenpeace'in Apple'ın sektörde yeşil bir lider olması için yürüttüğü kampanya sonrası Apple, ürünlerinde en tehlikeli olan kimyasalların kullanımını durdurdu.

45

46  2008: 1990'larda yürütülen toksik PVC karşıtı kampanya sonrasında ABD Kongresi biraz gecikmeyle de olsa çocuk oyuncaklarında PVC kullanımının yasaklanması konusunda Avrupa'yı örnek aldı.  2008: Greenpeace İngiltere'nin altı gönüllüsü, yanan kömürün iklim değişikliğine yaptığı katkı ile ilgili bir davada beraat etti. Gönüllüler hakkındaki suçlamalar 2007'de Kent'teki Kingsnorth kömür santralini kapatmaya çalıştıkları için açılmıştı. Gönüllüler, yaptıkları savunmada santrali kapatma amaçlarının daha büyük, dünyanın iklim değişikliğinin küresel etkisinden kurtarmak olduğunu ifade ettiler. Bu örnek dava, İngiltere'de iklim değişikliği davalarında 'kanuni gerekçe' savunmasının ilk zaferi oldu.

47

48  2009: Greenpeace'in en uzun süren kampanyası sonucunda Kanada'da Büyük Ayı Yağmur Ormanı'nı Koruma Anlaşması devreye girdi ve İsviçre'nin yarısı kadar bir alan ağaçsızlaşmaktan kurtarılmış oldu. Kampanya doğrudan şiddetsiz eylemlerle, tüketici baskısıyla ve dünya çapındaki binlerce İnternet eylemcisiyle kazanıldı.  2009: Greenpeace'in Aralık 2008'de İklim Kurtarma İstasyonu kurduğu Polonya'da yapılacak bir açık-taşkömürü maden inşaatı durduruldu ve 50 milyon ton civarında CO2'nin atmosfere salınması önlendi  2009: Almanya, Monsanto'nun genetiği değiştirilmiş mısırının (MON810) yetiştirilmesini yasaklayan altıncı AB ülkesi olacağını açıkladı. MON810, bölgede yetiştirilebilen tek GDO'lu ürün.

49

50  2010: Heathrow Havaalanı'nda inşa edilmesi planlanan 3. pist planları İngiltere Hükümeti tarafından durduruldu. Greenpeace, İngiltere'deki karbon salımını azaltma planlarına ters düştüğü için plana karşı çıkmış ve pistin inşasını imkânsız hale getirecek şekilde destekçisi ile birlikte bir miktar arazi satın almıştı.  2010: Nestlé, Endonezya yağmur ormanlarını yok eden kaynaklardan palmiye yağını satın almayı durdurmak için anlaşmaya vardı. Tüketicilerin sekiz hafta boyunca sosyal medya aracılığıyla gerçekleştirdiği baskı ve Greenpeace'in doğrudan şiddetsiz eylemleri sonucu firma, Kit Kat markasına karşı yürütülen küresel kampanyaya boyun eğdi.

51

52  2011: Genç kampanyacılardan oluşan takımların ve azimli destekçilerin tam yedi sene süren çabaları nihayet sonuç verdi; Çin hükümeti genetiği değiştirilmiş pirinç ticaretini durdurduğunu açıkladı.  2011: Sonunda lider konserve ton balığı markası Princes, okyanusların yıkımı pahasına konserve ticaretinin kabul edilemez olduğuna ilişkin mesajı aldı. Çabalarınız sonucunda şirket, ton balığı avlama yönteminde değişiklik öngören planı duyurdu. Greenpeace destekçilerinden 'in üstünde e-posta alan Princes, köpekbalıkları ve vatozlar gibi çeşitli deniz canlılarını öldüren rastgele ve yıkıcı avlanma yöntemlerini kullanmaktan vazgeçeceğini duyurdu.

53

54  2012: Dünyanın en büyük kot markası olan Levi’s, Greenpeace’in küresel Detox kampanyasıyla doğan kamuoyu baskısı nedeniyle 2020 yılına kadar zararlı kimyasalların tedarik zinciri ve ürünlerindeki kullanımına son vereceğine dair taahhütte bulundu.  2012: Avustralya’nın önde giden balık konservesi üreticilerinden John West (Simplot), köpekbalıklarının, yüzgeçlilerin, yavru orkinosların ve kaplumbağaların yok yere ölümüne sebep olan tahrip edici avlanma yöntemlerinden vazgeçme taahhüdünde bulundu.Bu taahhüt, John West’in yok edici ve savurgan bir yöntem olan ve gırgır ağlarında kullanılan balık yığıcı aygıtla avlanmaya 2015 yılına kadar son vereceği anlamına geliyor.

55  2013: Asya temelli ve dünyanın en büyük küresel giyim markası Uniqlo ve ana şirketi olan Fast Retailing Group, Greenpeace’in küresel Detox kampanyasının sonucunda 2020 yılına kadar zararlı kimyasalların tedarik zinciri ve ürünlerindeki kullanımına son vereceğine dair taahhütte bulundu.  2013: İskoçya’da yargıtay, Temmuz 2011’de Cairn Energy merkez binası önünde gerçekleştirilen bir eylem sonrasında şirketten Greenpeace Uluslararası aleyhinde gelen ihtar talebini reddetti.  2014: İngiliz giyim markası Burberry 1 Ocak 2020 yılına kadar zararlı kimyasalların tedarik zincirindeki kullanımına son vereceğine söz verdi. Burberry, Greenpeace gönüllüleri Pekin’den Meksiko’ya kadar pek çok mağazada düzenledikleri protesto gösterileri ve insanların sosyal medya üzerinden yürüttüğü ve milyonlarca insana ulaşan iki haftalık kampanyanın sonucunda bu kararı aldı. Burberry, ürünlerinden ve üretim sürecinden zararlı kimyasalları çıkarma kararı alan ve aralarında Zara, Valentino ve H&M gibi markaların da bulunduğu 18 giyim markasının arasına katılmış oldu.

56

57  Greenpeace gemisi Türkiye'ye ilk kez 1992 yılında geldi. O ilk tanışma gününden bugüne kadar Greenpeace, çalışmalarını Toksik Maddeler, Toksik Atık Ticareti, Enerji, Denizler ve Nükleer Silahsızlanma konu başlıkları altında yürüttü.  Şu anda Türkiye‘de Greenpeace'e sürekli maddi destekte bulunan yaklaşık 50 bin destekçisi var. İstanbul ofisinde 12 tam ve yarım zamanlı çalışanı var.  Greenpeace’in İstanbul haricinde ülkenin başka illerinde temsilcilikleri yok. Ancak İzmir ve Ankara'da çalışmalara destek veren yerel gönüllü gruplar bulunuyor. Diğer illerde de çalışmalara destek veren destekçiler ve gönüllüler var.

58  1993: The SS United States adlı asbestli geminin Türkiye'de sökülmesi engellendi.  1995: İzmir Körfezi'ni zehirleyen Vizon Deri Fabrikası kapatıldı.  1997: Petrol-İş'in desteğiyle Petkim'in klor üretim sürecinde kullandığı cıvalı yöntem yerine alternatif yönteme geçildi.  2000: Nükleer Karşıtı Platform ile birlikte yapılan etkinlikler sayesinde, Türkiye'deki nükleer enerji ihalesi iptal edildi.

59

60  2002: Fransa'dan gelen Sea Beirut isimli asbestli gemi, Aliağa gemi söküm tesislerine girmeden durduruldu.  2002: Akdeniz'deki kirliliği durdurma ve önleme amacı güden Barselona Anlaşması'nın altı protokolünden dördü Meclis'ten geçerek onaylandı.  2003: Binlerce ton asbest ve tehlikeli atık içeren Fransız uçak gemisi Clemenceau'nun ve İspanya'dan gelen Novoçerkask adlı geminin Türkiye'ye girişi engellendi.  2003: Greenpeace'in su yüzüne çıkardığı 17 yıllık çevre skandalında, İtalyan verileriyle ilgili iki hükümetin Çevre Bakanları ilk kez bir araya gelerek görüştü, İtalyan hükümeti sorumluluğu kabul etti.

61  2004: Denizcilik Müsteşarlığı'nın hurda gemilerin sökümü sonucu ortaya çıkan çevre kirliliğinin önlenmesini amaçlayan yeni bir yönetmelik yayımlandı.  2004: Irak'ta Savaşa Hayır koordinasyonu ile birlikte yapılan çalışmalar sonucu, Türkiye'nin Irak'a asker göndermesini ve ABD kuvvetlerinin Türkiye'yi üs olarak kullanmasını öngören tezkere onaylanmadı.  2004: İskenderun Limanı'nda batan MV Ulla gemisinin çıkarılması ve atıklarının İspanya'ya gönderilmesi kararı alındı.

62  2005: Çevre Bakanlığı, MV-ULLA‘ nın atıklarının çıkarıldığını ve İspanya'ya geri gönderildiğini açıkladı.  2005: Yıllar boyu süren lobi faaliyetleri ve Rüzgâr Enerjisi Raporu'nun yayınlanmasının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk "Yenilenebilir Enerji Yasası'nı" yürürlüğe koydu.  2005: Greenpeace, İncirlik Nato Üssü'nde tahmini 90 adet nükleer bombanın depolanmasına dikkat çekmek amacıyla İncirlik'te bir "Barış Elçiliği" kurdu. 'Barış için Belediyeler' projesine imza atan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı da dahil olmak üzere bölge halkının desteği alındı.

63  2012: Greenpeace'in, Avrupa'da ortalığı karıştıran "Zehirli Giysiler: Modada Büyük Hile" başlıklı raporu, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de fırtına kopardı. Dünyanın en ünlü markalarının ürünlerinde rastlanan ve içeriğinde zehir bulunan NFE maddesine Türkiye'de üretilen ürünlerde de %47 oranında rastlandı. Türkiye'de bu markalara üretim yapan hazır giyimciler, Greenpeace'e destek vererek zehirli üretime karşı harekete geçme kararı aldı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ve İstanbul Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği gerçek durumu ortaya çıkarmak için bu markaların Türkiye'de ürettikleri ürünlerini teste tabi tutacağını açıkladı.  2013: Küresel Isınma ve Enerji kampanyası altında kömürlü termik santrallere karşı verilen mücadelede Efes Pilsen’in de dahil olduğu Anadolu Grubu’nun Sinop Gerze’de yapmak istediği termik santral projesi Gerze halkının desteği ve kimkorkar.org üzerinden toplanan 150 bin imza ile iptal edildi.

64  2014: Greenpeace’ in, CENAL Elektrik Üretim A.Ş’nin Çanakkale Karabiga ’ da kurmak istediği kömürlü termik santralin 'Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu olumlu' kararına karşı açtığı davada, yürütmeyi durdurma kararı verildi.  2014: Greenpeace Akdeniz’in yayımladığı ’Sessiz Katil’ adlı yeni rapor, Türkiye’de kömürlü termik santrallere bağlı hava kirliliğinin, trafik kazalarından daha fazla ölüme neden olduğunu ortaya koydu.  2014: Zonguldak’ta gerçekleşen kömür eyleminin ardından, santralin çalışması durduruldu.

65  2014: Soma’nın Yırca köyünde kurulması planlanan Kolin Termik Santrali’nin acele kamulaştırmasından sonra, Çevresel Etki Değerlendirmesi’ne de yürütmeyi durdurma geldi.  2015: Ülke çapında yapılan çağrılar karşısında Zeytin Yasa Tasarısı’nın gündemden düşmesiyle, “Zeytini Seviyorum” kampanyası başarıya ulaştı.

66

67  Greenpeace, kurulduğu günden bu yana tüm dünyada nükleer güçle mücadele ediyor. Çünkü nükleer, hem çevre hem de insanlık adına alınamayacak kadar büyük bir risk. Nükleer enerji kirli, pahalı ve tehlikeli. Tek çözüm dünyada yeni nükleer santral kurulmasının önüne geçmek, var olan santralleri aşamalı olarak kapatmak ve temiz ve güvenli enerji alternatiflerine ve enerji verimliliği çözümlerine yönelmek.

68  Greenpeace kampanyasını şöyle tanımlıyor;  ‘Denizlerin ve barındırdığı değerli kaynakların, aşırı ve yasadışı avlanma, kirlilik, yapılaşma, küresel ısınma gibi tehditlere karşı acilen korunması gerekiyor. Bu konuda da acilen harekete geçmeli ve kıyılarımızda geniş ölçekli bir ‘deniz rezervleri ağı’ oluşturmalıdır. Bunu sağlayabilmek için, hepimizin bunu talep etmesi gerekiyor. Bu nedenle sizleri denizlerimizdeki yok oluşu durdurmak için son şansımız yaratmaya, "Akdeniz için Varım“ diyerek imza kampanyamıza katılmaya davet ediyoruz.’

69  Greenpeace gezegenimizi mahvetmeden yaşamımızı sürdürebileceğimiz iklim çözümleri için kampanyalar yürütüyor. Enerji [D]evrimini gerçekleştirerek ve ormanlarımızı koruyarak gelecek nesiller için doğal dünyamızı koruyabiliriz.

70  Greenpeace‘ in çalışma alanlarından biri de tarım. Sağlıklı bir çevrede yetiştirilmiş besinler gezegenimizin geleceği için çok önemli. Ayrıca doğru yöntemlerle yapılan tarım, iklim değişikliği ile mücadele etmek için ideal bir yol.

71  Hepimiz için hayati önem taşıyan Kuzey Kutbu'ndaki buzullar yok oluyor. Hem de hızla! Son 30 yılda, Kuzey Kutbu'ndaki buzulların %75'ini kaybettik.  Buzullar, Kuzey Buz Denizi'nde yıldan fazladır varlar. Erimelerinin başlıca nedeni, bizim kirli fosil yakıt petrolü tüketmemiz. İnsanlık tarihinde ilk kez Kuzey Buz Denizi, yakın gelecekte tamamen buzulsuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu, sadece bölgede yaşayan insanlar, kutup ayıları, boynuzlu balinalar, deniz aygırları ve diğer canlılar için değil, hepimiz için yıkıcı sonuçlar doğurur. Dünyanın kutbundaki buzullar, güneş ışınlarının çoğunu uzaya geri yansıtıyor ve böylece gezegenimizin serin kalmasını; tarım yapabilmek için gerekli olan iklimsel şartların sabit kalmasını sağlıyor. Buzulları korumak demek, aynı zamanda kendimizi korumak demek. Kuzey Kutbu hepimizi yardıma çağırıyor...

72

73   https://tr.wikipedia.org https://tr.wikipedia.org  https://eksisozluk.com/ https://eksisozluk.com/

74  Çağatay Akar  Metin Tafçı  İlkay Biçer  Alp Dedeoğlu  Gökhan Akın  Sevim Keskin  Özge Altıntaş  Tuğçe Gürkan


" Greenpeace, küçük bir grubun kiraladığı eski bir tekne ile nükleer denemeleri protesto etmek için Alaska’nın kuzeyindeki Amchitka'daki nükleer deneme." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları