Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Yıldırım TURAN Saü. Güç ve Davranış Materyal Güç Söylemsel Güç Güç ve Uluslararası İlişkiler Kuramları 2 Dersin sonunda öğrencilerin aşağıdaki yeterlilikleri.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Yıldırım TURAN Saü. Güç ve Davranış Materyal Güç Söylemsel Güç Güç ve Uluslararası İlişkiler Kuramları 2 Dersin sonunda öğrencilerin aşağıdaki yeterlilikleri."— Sunum transkripti:

1 Yıldırım TURAN Saü

2 Güç ve Davranış Materyal Güç Söylemsel Güç Güç ve Uluslararası İlişkiler Kuramları 2 Dersin sonunda öğrencilerin aşağıdaki yeterlilikleri geliştirmeleri hedeflenmektedir:

3 * Güç ve Davranış * Materyal Güç * Söylemsel Güç * Güç ve Uluslararası İlişkiler Kuramları Dersin Haftalık İçeriği

4 Tarihsel Olarak Güç Tukidides’in (MÖ ) Peloponez Savaşları adlı eseri Uluslararası İlişkiler kuramlarının başlangıç noktası olarak kabul edilir. Tukidides, Peloponez Sa­vaşlarında günümüzde de hala geçerliliğini koru­yan iki önemli gözlem yapar.  Birincisi savaşların çı­kış sebebi üzerinedir. Savaş “Atina'nın artmakta olan gücü ve bu gücün Spar- ta’da yarattığı korku” yüzünden çıkmıştır  İkinci önemli gözlemi ise, Güç kavramıdır.

5 Tarihsel Olarak Güç Devletler arasındaki güç dengeleri, hala uluslararası siyaset­teki değişim ve süreklilikleri belirlemekte, güçlü ve zayıf devletler arasındaki eşitsizlik ve adaletsizlik hala sürmektedir.

6 Kuramsal Olarak Güç Uluslararası siyasette güç kavramı birbiri ile çok yakından alakalı üç farklı boyutta incelenir:  Davranışsal  Materyal  Söylemsel

7 Kuramsal Olarak Güç Uluslararası İlişkiler ekolleri genel olarak bu farklı boyutlara verdikleri önem üzerinden tanımlana­bilir.  Liberal kuramlar genellikle gücün davranışsal boyutuna ağırlık verirken,  Realistler gücü daha çok materyal kapasite üzerinden değerlendirirler.  İnşacı yaklaşımlar ve eleştirel teorisyenler ise gücün fikirler, normlar ve söylemler üzerinden tanımlanma­sı gerektiğine dikkat çekerler.

8 Güç Güç ; Bir aktörün bir baş­ka aktörün davranışlarını değiştirebilme yetisidir. Güçten bahsedebilmek için öncelikle birden fazla aktörün aynı yaşam alanında varlık göstermesi ge­rekir.

9 Güç Uluslararası sistem, birbiriyle istemeseler bile ilişkiler kurmak zorunda olan birden fazla aktörün beraber varlık gösterdiği bir yaşam alanıdır. Bu sis­temde aktörler bilinçli veya istemsiz olarak birbirle­rinin davranışlarını etkilerler. Örneğin, ABD askeri alandaki üstünlüğünü bilinçli olarak başka bir devletin davranışını değiştirmek için kullanabilir ama bu askeri üstünlük ABD özel bir çaba göstermese bile diğer devletlerin davranışlarını da önemli ölçü­de etkileyebilir.

10 Güç Peki, uluslararası politikada, güç bir devletin diğer bir devletin davranışlarını etkileme yetisi ise, bu yeti hangi şekillerde kullanılabilir? Üç temel yöntemden bahsedebiliriz:  Tehdit/cezalandırma  Ödüllendirme  Yumuşak güç.

11 Tehdit, Cezalandırma ve ‘Sert Güç’ Davranışsal anlayışa göre güç temel olarak iki şekilde kullanılabilir:  ‘sopa’ göstererek veya kul­lanarak, yani tehdit veya cezalandırma ile  “ha­vuç’ sözü vererek, yani ödüllendirme üzerinden.

12 Tehdit, Cezalandırma ve ‘Sert Güç’ Tehdit/cezalandırma devletlerarası siyasette önem­li rol oynayan bir yöntemdir.  Cezalandırma bir devle­tin elindeki imkânları başka bir aktörün çıkarlarına doğrudan zarar vermek amacıyla kullanmasıdır. İlgili cezalandırma yöntemleri; askeri kuvvet kullanı­mı, ekonomik yaptırım, diplomatik olarak yalnız­laştırma gibi aygıtlar, üzerinden gerçekleştirilebilir.  Tehdit ise bu aygıtları kullanmadan veyahut sınırlı şekilde kullanarak diğer aktörlerin istenilen şekilde davranmasını sağlamayı amaçlar.

13 Tehdit, Cezalandırma ve ‘Sert Güç’ Davranışsal yaklaşıma göre uluslararası ilişki­lerde cezalandırma ve tehdit arasındaki ilişki kuvvet kullanma ve güç arasındaki etkileşim ile paraleldir. Devletler için öncelikli olan kuvvet kullanmaya gerek kalmadan, sadece tehditler üze­rinden diğer aktörlerin davranışlarını değiştirebilmektir.

14 Tehdit, Cezalandırma ve ‘Sert Güç’ Tehdit üzerinden davranışlarını etkilemek ise temel olarak iki şekilde gerçekleştirebilir:  Zor­lama  Caydırma Zorlama; Bir aktörün diğer bir aktörü ceza­landırma tehdidiyle belirli bir davranışa yönlendir­me çabasıdır. Caydırma; Bir aktörün diğer bir aktörün davranışını cezalandırma tehdidi yoluyla kısıtlaması varsayımıdır.

15 Ödüllendirme ve Güç Bir devlet diğer bir devletin davranışlarını sade­ce tehditlerle değil, diplomatik, askeri ve ekonomik ödüllerle de şekillendirebilir. Örneğin, ABD eğer İran’ın nükleer silahlar konusundaki davranışını et­kilemek istiyorsa İran’ı tehdit edebileceği gibi aynı zamanda çeşitli koşullu ödüller de önerebilir. Bu ödüller, mesela, İran’ın nükleer programım terk et­mesi karşılığında imzalanabilecek ve İran ekonomi­sine katkıda bulunabilecek ticaret anlaşmalarını içe­rebilir.

16 Ödüllendirme ve Güç Tehditlerin yanında ödüllerin de uluslararası ilişkilerde birer güç kaynağı olması aynı zamanda koşullara bağlı olarak bazı aktörlerin uluslararası sistemde zaman zaman ön plana çıkabileceğine de işaret eder. Buna en güzel örnek Avrupa Birliği (AB) üzerinden verilebilir.

17 Ödüllendirme ve Güç Davranışsal yaklaşım literatürde daha çok libe­ral düşünürler tarafından ön plana çıkarılır. Libe­rallere göre uluslararası ilişkiler sadece güç mücadelesinin yaşandığı ve devletlerin birbirlerini sürekli olarak doğrudan veya dolaylı tehditlerle yönlendirmeye çalıştığı bir alan değildir. Devletlerin arasındaki ilişkiler aynı zamanda işbirliği ve ortaklık da içermektedir.

18 Yumuşak Güç Jaseph Nye tarafından popüler hale getirilmiş olan yumuşak güç kavramı; Bir ülkenin (veya uluslararası örgü­tün, örneğin: Creenpeace) siyasi değerlerinin, kül­türünün ve dış politikada takip ettiği ilkelerin bu ilkeler etiğe uygun ve meşru olarak görüldüğü öl­çüde dış dünyada uyandırdığı ‘çekicilik’ üzerin­den tanımlanabilir.

19 Yumuşak Güç Yumuşak güç,  Temel olarak, diğer ak­törlerin söz konusu devlete bakış açısını ve yakla­şımını değiştirebilme yetisini gerektirir.  Bir ülkenin akademik, bilim, kültür alanlarında cazibe merkezi haline gelmesi, hatta popüler kültür ürün­lerinin (müzik, sinema, televizyon programlan, vh.) dış dünyada geniş kitleler tarafından takip edilmesi ile de doğru orantılıdır.

20 Yumuşak Güç Yumuşak güç’e eleştiri,  Yaptırımlar (cezalandırma ve teh­didin birleşimi) veya ödüllerden farklı olarak yumu­şak gücün nerede başlayıp nerede bittiğini tanımla­mak veya bir aktörün bu gücü nasıl ve hangi amaç­larla kullanabileceği, üzerinde anlaşılmış noktalar değildir.  Devletlerarası ‘yüksek siyaset’ te önemli bir rol oynamamasıdır. Bu nedenlerden ötürü, Devletler öncelik verdikleri birincil çı­karlarını korumak için birimleriyle pazarlık eder­ken yumuşak güç değil, tehdit ve ödüller üzerinden ifade edilen güç önem kazanır.

21 Materyal Güç Davranışsal yaklaşım bir aktörün diğer bir ak­törün davranışlarını etkileyebilme yetisinin kaynağı hakkında yeterli bilgi vermez. Realistler ise gücün davranışsal boyutundan çok materyal boyutuna dikkat çekerler. Bu anlayışa göre uluslararası siya­sette güç davranıştan bağımsız olarak aktörlerin ekonomik, organizasyonel, demografik ve askeri kaynaklan üzerinden incelenmelidir.

22 Materyal Güç Devletlerarası ilişkilerde gücün materyal boyu­tu sadece ‘askeri’ kaynaklar ve olanaklar ile ilişkili değildir;  Nüfus büyüklüğü ve üretim gücü  Teknoloji ve bilim alanlarında yetkinlik  Siyasi istikrar  Organizasyonel ve endüstriyel kapasite  Strateji gelişti­rebilme ve uygulayabilme yeteneği de materyal gücün önemli bileşenlerindendir.

23 Materyal Güç Materyal yaklaşıma göre olanak ve kaynaklar üzerinden tanımlanan güç bize uluslararası ilişkileri yakından ilgilendiren iki dinamik hakkında çıkarım yapma imkânı verir:  Devletlerin materyal güçlerini artırabilmek için rekabet etmeleri  Güçler dengesinin devletler arası ilişkilerdeki etkisi

24 Materyal Güç (Güç ve Rekabet) Realist düşünceye göre devletler birbirleriyle hiç bitmeyen bir ‘güç mücadelesi’ içerisindedirler. Bu mücadelede ayakta kalabilmek için uluslararası sistemdeki her devlet materyal gücünü arttırmaya ça­lışır. Burada sorulması gereken soru devletlerin ne­den materyal güçlerini arttırmak istediğidir.

25 Materyal Güç (Güç ve Rekabet) Bu so­ruya klasik realistler ve neo-realistler farklı cevaplar verirler. Hans Morgenthau ile anılan klasik realizm, devletlerin güç hırsının insan doğasından kaynaklandığını savunur. Morgenthau’ya göre insanlar yaratılışları ge­reği diğer insanlara hükmetme arzusu hatta ihtiya­cı ile donatılmışlardır. Bu amaca ulaşmanın tek yolu ise materyal güçlerini, örneğin ekonomik, sos­yal ve siyasi olanak ve kaynaklarını devamlı arttır­maya çalışmaktır. Devletlerin devamlı olarak ma­teryal güçlerini arttırmaya çalışması da insan doğa­sının devletlerarası ilişkilere yansımasından kay­naklanır.

26 Materyal Güç (Güç ve Rekabet) Kenneth Waltz tarafından temelleri atılan neo-realizm’e göre devletler arasındaki rekabet insan doğasından değil uluslararası sistemin ‘anarşik yapı’ sından kaynaklanır. Bu anlayışa göre, anarşik bir sistemde, devletlerin diğer devletler tarafından tehdit edildiklerinde veya ken­dilerine karşı askeri kuvvet kullanıldığında arayabilecekleri bir ‘155’ numarası, yani devletler-üstü bir dünya devleti, yoktur. Neo-realizme göre uluslararası sistemin bu anarşik yapısı devletleri “kendi başlarının çaresine bakmaya’ zorlar. Diğer devletlerden korunmak için en güvenli yol ise materyal gücün olabildiğince artırılmasıdır, benzer şekilde davranan devletler istemeden de olsa güç rekabetine dayalı bir sistem yaratırlar.

27 Materyal Güç ( Uluslararası Siyasette Güçler Dengesi ) Materyal gücün devletlerarası ilişkilerdeki et­kisi genel olarak iki şekilde incelenir.  Birinci yak­laşım iki veya daha fazla devlet arasındaki güç dengesinin bölgesel veya küresel siyasetteki etkisi üzerine kuruludur. Modem Uluslararası İliş­kiler literatüründe genel kanı, materyal güç dengesindeki ani değişikliklerin savaş ihtimali­ni arttırdığı yönündedir.  İkinci yaklaşım ise uluslararası sistemdeki büyük güçlerin sayısının sis­temdeki dinamikler için önemine dikkat çeker. Kenneth Waltz’a göre iki kutuplu sistemlerde büyük güçler arasında savaş çıkma olasılığı çak kutuplu sistemlere göre daha dü­şüktür

28 Söylemsel Güç Söylemsel güç yaklaşımına göre söylemler/fikirler/normlar uluslararası aktörlerin davranışlarını temel olarak iki şekilde etkileyebilir:  Siyasi aktörlerin söylem­leri diğer aktörler üzerinde güç ilişkileri kurmak için kullanılabilir  Söylemler siyasi aktörlerin strate­jik manipülasyonlarından bağımsız olarak devletle­rin tercih ve eylemlerini belirleyebilir.

29 Söylemsel Güç Eleştirel teorisyenler düşünsel olarak yakın ak­raba olarak nitelendirilebilecek sosyal inşacılar ise, eleştirel teorisyenlerin bazı varsayımlarını paylaş­makla birlikte, modem uluslararası ilişkiler kuram­larını tamamen reddetmezler. Başta Alexander Wendt olmak üzere sosyal inşacılar için materyal güç uluslararası ilişkilerin dinamiklerini tek başına be­lirleyemez. Materyal güçten daha da önemlisi aktörlerin birbirleriyle iletişimleri sonucu oluşturdukları kimlikleridir. Örnek vermek gerekir­se, Kuzey Kore’nin çok kısıtlı sayıda olan nükleer silahları ABD’de tehdit olarak algılansa da, çok daha yıkıcı ve geniş bir nükleer silah kapasitesine sahip olan İngiltere ABD tarafından bir tehdit olarak nitelendirilmez.

30 Söylemsel Güç İnşacılar için materyal gücün kendisi değil, aktörlerin birbirleri, kendi kimlikleri ve beraber inşa ettikleri ilişkileri hakkındaki düşünceleri önemlidir. Onlara göre davranışsal boyut da tek başına ‘güç’ olgusunu anlamak için ye­tersizdir.

31 Gücün 3 Farklı Boyutununun Karşılaştırılması Davranışsal GüçMateryal GüçSöylemsel Güç Vurgulanan temel öğeler. Tehditler ve ödüllerDevletlerin askeri, ekonomik, demografik, organizasyonel ve ' teknolojik-bilimsel kaynak ve kapasiteleri Söylem, fikir ve normların güç ilişkilerinin inşasında ve devletlerin tercihlerini biçimlendirmede oynadıkları rol Literatürde yakın olduğu ekol(ler) Ödüller; liberal ve neo- kuramsal yaklaşımlar (örnek: Robert Keohane) Tehditler; neo-realizm (örnek; Kenneth VValtz) Klasik realizm (örnek: Hans Morgenthau) Neo-realizm (örnek: John Mearsheimer) Sosyal inşacılar (örnek: Alexander Wendt) Eleştirel kuramcılar (örnek: Ken Booth)

32 -Bu derste olmaması gerekenler 32

33 1.Gücün davranışsal boyutu ile materyal boyutu arasında ne gibi bir ilişki vardır? 2.Neo-realistler söylemsel gücün önemsiz bir kavram olduğunu iddia ederler. Nedenlerini açıklayınız. 3.Klasik realistler ve neo-realistler devletlerin güç arayışını nasıl açıklar? Temel farklarını açıklayınız. 4.Tehdit ve cezalandırma arasındaki ilişkiyi açıklayınız. 5.Zorlama ve caydırmanın benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir? Açıklayınız. 6.Avrupa Birliği ödüllendirme yöntemiyle hangi devletlerin davranışını ne şekilde etkileyebilir? 7.Kenneth VValtz neden savaş çıkma ihtimalinin çok kutuplu sistemlerde iki kutuplu sistemlere göre daha yüksek olduğunu iddia eder? 8.Eleştirel teorisyenlere göre uluslararası ilişkilerde bize sunulan söylemleri ve ilgili politikaları neden sorgulamalıyız? 9.Avrupa devletlerinin Amerika kıtasını ‘Yeni Dünya’ olarak nitelendirmesi eleştirel teorisyenlere göre nasıl bir güç ilişkisi yaratmıştır? Açıklayınız. 10.Uluslararası normlar ve materyal güç arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendirebiliriz? inşacı ve neo-realistlerin bu konu üzerindeki görüşlerini kıyaslayınız.

34 Ek Okuma Önerileri Oktay Tanrısever, “Güç", Devlet ve Ötesi: Uluslararası İlişkilerde Temel Kavramlar, Atilla Eralp (Der.), İstanbul: İleti­şim Yayınları, 2007, ss Haluk Özdemir, “Uluslararası ilişkilerde Güç: Çok Boyutlu Bir Değerlendirme”, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi 63(3), 2008, ss

35 Kaynakça Şaban Kardaş, Ali Balcı, (Editörler), Uluslararası İlişkilere Giriş, Küre Yayınları, İstanbul, 2014

36 Ders Bitti…


"Yıldırım TURAN Saü. Güç ve Davranış Materyal Güç Söylemsel Güç Güç ve Uluslararası İlişkiler Kuramları 2 Dersin sonunda öğrencilerin aşağıdaki yeterlilikleri." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları