Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminin Tarihçesi: Dünü ve bugünü Yard.Doç.Dr.Gülden TÜM Çukurova Üniversitesi, Adana-Türkiye.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminin Tarihçesi: Dünü ve bugünü Yard.Doç.Dr.Gülden TÜM Çukurova Üniversitesi, Adana-Türkiye."— Sunum transkripti:

1 Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminin Tarihçesi: Dünü ve bugünü Yard.Doç.Dr.Gülden TÜM Çukurova Üniversitesi, Adana-Türkiye

2 Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi Kaşgarlı Mahmut’un Divân-ı Lugâti’t- Türk kitabıyla görülür. 960 yılında Türklerin Budizm'i bırakıp İslâmiyet’i seçmeleri nedeniyle Türkçe, Arapça ve Farsçanın yoğun etkisi altında kalarak yok olma tehlikesi ile yüz yüze kalmıştır. Kaşgarlı Mahmut Türkçenin de Arapça gibi büyük bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla Divânü Lugâti’t- Türk’ü yazmıştır.

3 Karahanlı Türkçesi döneminde yazılan bu ansiklopedik sözlüğün ön sözünde Kaşgarlı Mahmud eserini yıllarında Bağdat’ta tamamladığını ve Abbasi Halifesi EI-Muktedi’ye sunduğunu belirtir ve ekler “Tanrı yeryüzündeki erki Türklere vermiştir; bunların dilini öğrenmekte fayda vardır. Bu kitabı Araplara Türkçe öğretmek için yazdım, buyurun”.

4 Divân-ı Lugâti’t-Türk’ün yazılma amacı Türklerin Bağdat’taki yönetimi ve halife sarayını ele geçirmesi nedeniyle siyasal işler için Türkçe öğrenmek isteyen Araplara Türkçe öğretmektir. Araplara Türkçeyi öğretme amacıyla yazılan bu kitap Karahanlı Türkçesi dönemine ait eserlerdendir. Ancak Karahanlı Türkçesi döneminde İslâmiyet dilinin Arapça olması nedeniyle Arapça ve ardından Farsça sözcükler hızla yaygınlaşmaya başlamış, ayrıca İslâm diniyle birlikte Arap alfabesi de benimsenmiştir.

5 Yabancılara Türkçe öğretmek için yazılmış Kaşgarlı Mahmud’un Divânü Lugâti’t Türk kitabının özellikleri nelerdir? Sözlüğün başında ayrıntılı bir ön söz ve Türklerin yerleşim bölgelerini gösteren bir harita vardır. Sözlükte 7500 Türkçe sözcüğün Arapça karşılığı, örnek cümleler ve folklorik metinlerde kullanımı vardır. Sosyal yaşamın her alanıyla ilgili sözcükler bulunur.

6 Sözlük, Arapların kolay anlayabilmesi için Arapça dil bilgisi kategorilerine göre sınıflandırılmış, sekiz bölüme ayrılmıştır. Bu bölümleme biçim bilgiseldir. Sözcüklerin ve eklerin çeşitli Türk diyalektlerindeki biçimlerini de gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda diyalektolojik bir sözlük olduğu söylenebilir.

7 Genel olarak biçim bilgisi öğretiminde tümevarım yönetimi uygulanan sözlükte örneklerden kurala gidilmiş, tek tek kurallar açıklanmamıştır. Yabancı dil öğretim yöntemi olarak dil bilgisi çeviri yönteminin egemen olduğu sözlükte biçim bilgisel ögeler yapısalcı yaklaşımla ele alınmıştır. Pratik Türkçe öğretimi yanında edebî Türkçe öğretiminde ve ticaret diline yönelik Türkçe öğretiminde de kullanılması amaçlandığından özel amaçlı Türkçe öğretimine de yöneliktir.

8 Bunun dışında tarihsel Türkçe sözlüklerde günümüz sözlükçülüğünde görülmeyen bir başka özellik de sözcüklerin Arapça dil bilgisi kurallarına göre sınıflandırılarak verilmesi, Türkçeye özgün kullanımların ‘istisna’ başlığıyla gösterilmesidir. Tüm sözlükler aynı zamanda örnekli dil bilgisi kitabı özelliği de gösterirler.

9 Harezm Türkçesi Çağatay Türkçesi Kıpçak Türkçesi Eski Anadolu Türkçesi Türkiye Türkçesi

10 Harezm Türkçesi, Farsçanın eski ağızlarından biri olan Harezmcenin, Harezm bölgesinin Türkleşmesinden sonra ortaya çıkmış biçimi olan Harezm-Altınordu Türkçesi olarak da adlandırılır. Bu dönemden günümüze kalan eserlerin büyük çoğunluğu dinsel içerikli metinlerdir. Dönemin dil bilgisiyle ilgili tek eseri, Zemahşerî’nin Mukaddimetü’l-Edeb’idir.

11 Çağatay Türkçesi, birçok sözlük ve dil bilgisi kitabının yazıldığı dönemlerden biridir. Ancak Ali Şir Nevâyî’nin Muhakemetü’l-Lugateyn’i dışında tümü Çağataycanın ana dili olarak öğretimine ilişkindir ve hepsi Nevâyî’nin eserinden sonra yazılmıştır.

12 Nevâyî’nin uzun yıllar hor görülen Türkçenin Farsçadan üstünlüğünü birçok örnekle göstermesinden sonra edebî eserlerde de Türkçe sözcükler ağırlıklı olarak kullanılmaya başlamıştır.

13 Kıpçak Türkçesi, Türkçenin yabancılara öğretiminin en fazla önem kazandığı ve Türkçenin saygınlığının dorukta olduğu dönemdir yılları arasında hüküm süren Memlûk Devletinde Türk sultanlarının devleti yönetmesi nedeniyle Türk diline karşı ilgi artmıştır. Bu ilgi Araplara Türkçeyi öğretmeyi amaçlayan kitapların yazılmasını sağlamıştır.

14 Kıpçak Türkçesi döneminin yabancılara Türkçe öğretmeyi amaçlayan eserler: Codex Cumanicus, Kitabü Bulgati’l-Müştak Fi Lugâti’t-Türk ve’l- Kıfçak, Kitâb-ı Mecmû-i Tercümân-ı Türkî ve Acemî ve Mongolî, EI-Kavaninü’l-Külliyye Li Zabti’l- Lügati’t- Türkiyye, ve Et- Tuhfetü’z-Zekiyye Fi’l-lugâti’t- Türkiyye, Kitabü’l-İdrâk Li-lisânü’l- Etrak

15 Eski Anadolu Türkçesi döneminin dil tarihi açısından en önemli olayı Karamanoğlu Mehmet Bey’in 15 Mayıs 1277 Perşembe günü yayımladığı “Bugünden sonra divanda, topluluklarda, çarşıda, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır” buyruğudur. Karamanoğullarının aksine Selçuklu ve Osmanlılarda sanatçılar ve devlet adamlarınca Türkçe horlanmıştır.

16 Bu nedenle de çoğu dinsel içerikli ve edebî olan Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait eserler, Arapça ve Farsça sözcük ve tamlamalarla doludur. Türklerin Anadolu’ya göç edip Anadolu’ya uyum sağlamalarından sonra başlayan Eski Anadolu Türkçesi döneminde Türkçenin ana dili olarak öğretimi önem kazanmış ve medreselerde ders kitabı olarak okutulmaya yönelik birçok yapıt yazılmıştır.

17 Eski Anadolu Türkçesi kapsamına girebilecek yabancılara Türkçe öğretimiyle ilgili tek eser İbnü Mühennâ Lûgati olarak da bilinen Hilyetü’l-İnsân ve Heybetü’l-Lisân ’dır (İnsanın Güzel Sıfatları ve Dilin Büyüklüğü).

18 Türkiye Türkçesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1928’de Harf Devrimini başlatması ve 12 Temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni kurmasıyla en önemli dönemini yaşamıştır. 26 Eylül 1932’de I. Türk Dil Kurultayı yapılmış, Atatürk’ün isteğiyle yabancı sözcükler nedeniyle tanınmaz duruma gelen Türkçenin arılaşması ve özleşmesi için çalışmalara başlanmıştır.

19 26 Eylül günümüzde Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. 1936’da Cemiyetin adı Türk Dil Kurumu olarak değiştirilmiştir. Atatürk’ün kişisel mirasını bıraktığı Türk Dil Kurumu bugün de çalışmalarına devam etmektedir.

20 Türkiye’nin 1980 yılından itibaren dışa açılması ile birlikte değişen dünya şartları içinde Türk dilinin yabancılara öğretilmesi zaruri bir ihtiyaç haline geldi. 1984’te, Türkçeyi en iyi biçimde yabancı dil olarak öğretmek amacıyla Ankara Üniversitesi’nde Türkçe Öğretim Merkezi, TÖMER kurulmuştur.

21 Birçok farklı yabancı dil öğretim yönteminin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan ve TÖMER yöntemi olarak adlandırılan çalışmalarla yabancılara Türkçe öğretimi ilk kez sistemli bir biçimde başlamıştır. TÖMER, yabancı dil öğretiminde birçok yöntemin birleşiminden oluşan seçmeci yöntemi kullanmaktadır.

22 1993 yılından itibaren de Türki Cumhuriyetlerinden “Büyük Öğrenci Projesi” olarak bilinen bir çalışma başlatılarak Türkiye’de on bin öğrencinin yüksek öğrenim görmesi plânlandı, ilk yıl 7000 civarında öğrenci geldi. Türk dilinin yabancılara öğretilmesinin ayrı bir uzmanlık gerektirdiği zamanla anlaşıldı ve yeni bir yapılanmaya gidilerek TÖMER’ler kuruldu. Önce Ankara Üniversitesi TÖMER (1984),daha sonra Gazi Üniversitesi TÖMER ( 1994), Bolu İzzet Baysal Üniversitesi ve Ege Üniversitesine bağlı TÖMER’ler faaliyete geçirildi.

23 2009 – 2010 Akademik yılı itibariyle de YÖK Üniversitelerin Eğitim Fakültelerinde YDI-411 Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi I ve II isimli ders 4. sınıflarda iki dönem şeklinde müfredata konulmuştur.

24 YDI-411 Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi I ve II dersi neden müfredata konulmuştur?

25 Türk Üniversitelerinde her yıl değişik (Türki Cumhuriyetleri ve diğer) ülkelerden gelen binlerce öğrenci vardır. Türk Üniversitelerinde her yıl Erasmus Öğrenci değişim programıyla gelip eğitim gören Avrupalı öğrenciler vardır. Türkiye’de iş bulmak/yapmak için gelen binlerce işadamı vardır. Türk ile evlenip yerleşen yabancılar vardır.

26 Değişik ülkelerdeki üniversitelerde 1./2./3. yabancı dil olarak Türkçe öğrenen binlerce öğrenci vardır. Değişik ülkelerde ve üniversitelerde Türkoloji bölümleri uzun bir zamandır Türkçe öğretmektedir. Değişik ülkelerde bulunan Türk organizasyonlar bulundukları ülkelerde Türkçe dersleri vermektedirler. Değişik ülkelerde bulunan yabancı firmalar Türkçe bilen eleman talep etmektedirler.

27 Örneğin, 2007 yılı itibariyle tahmini olarak Rusya Federasyonunda farklı 23 ayrı şehirde 39 üniversitenin 39 ayrı fakültesinde yaklaşık 2000 öğrenciye Türkçe dersleri verilmektedir. Bu istatistiklere coğrafya içinde bulunan ve Türkçe öğreten Türk liseleri veya devlet okullarını da ilave edersek Türkçe azımsanmayacak sayıda farklı kurum tarafından yabancı dil olarak okutulmaktadır.

28 Değişik ülkelerden binlerce örnek verilebilir, burada önemli olan yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde hedef kitle ve hedef kitlenin ihtiyaçlarının iyi belirlenmesidir. Bu da sizler için yeni iş imkanları demektir. Dünyada küreselleşmeyle birlikte birçok Avrupalı genç az kullanılan dilleri öğrenerek iş imkanı bulmaya çalışmakta ve bunun sonucunda da Türkçeye olan ilgi çok artmaktadır.

29 Diğer önemli hususlardan biri de dünyadaki hızlı değişim ve bunun Türkiye'ye yansıması ile Türkiye’nin iş olanağı açısından büyük bir potansiyele sahip olmasıdır. Sonuç olarak, türkçe yabancı dil olarak gittikçe daha ilgi çeken bir dil olmaktadır.

30 SABIRLA DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER Yard. Doç. Dr. Gülden TÜM Çukurova Üniversitesi, Adana


"Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminin Tarihçesi: Dünü ve bugünü Yard.Doç.Dr.Gülden TÜM Çukurova Üniversitesi, Adana-Türkiye." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları