Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Aralık 2015. Bu ay ki konumuz, aşağıdaki itiraftan hareketle, geleceğimizi başkalarına ihale etmenin sakıncası üzerine olsun... GÜLEN BİZİM HAYATIMIZI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Aralık 2015. Bu ay ki konumuz, aşağıdaki itiraftan hareketle, geleceğimizi başkalarına ihale etmenin sakıncası üzerine olsun... GÜLEN BİZİM HAYATIMIZI."— Sunum transkripti:

1 Aralık 2015

2 Bu ay ki konumuz, aşağıdaki itiraftan hareketle, geleceğimizi başkalarına ihale etmenin sakıncası üzerine olsun... GÜLEN BİZİM HAYATIMIZI KARARTTI Gülen hareketinde üst düzey yönetici olan Hayati Küçük, yollarını ayırdığı örgütü ve nasıl kandırıldıklarını anlattı: ● Kendimizi "Allah'a adanmış ruhlar" olarak görüyorduk; Allah'a değil F.Gülen'e adamışız, çok geç farkettik... Biz hiç peygamberimizi anlatmadık hep Gülen'i anlattık. Biz bitmişiz... ● Bu yapıya 25 yılımı verdim. Gülen bizi kandırdı, vatansız bıraktı. Vatanına başkaldırdı, binlerce insanı bitirdi... ● Biz kumpasta çok ustayız... Kadın, kız her türlü kumpas kurar bu yapı. Özür diliyorum hayat kadınlarının imamı olur mu? Böyle imamlar var... Bir dini cemaat neden bu yönteme başvurur?... ( SABAH) “Gayeye giden her yol meşrudur” diyen Hocaefendinizi, "ilahi bir makama" oturtur ve sözlerini sorgulamadan kabul ederseniz olacağı budur. Sen uyandın, ya diğerleri?...

3 İnsan yapımı sistemlerde: Kanun/ yönetmelik/ tüzük vb. ile tanımlanıp yaptırıma bağlanmış olan kurallara aykırı davranışlara “suç” denir... Her toplumun kendi törelerine, genel ahlâk kurallarına aykırı davranışlarda bir çeşit suçtur... SUÇ ve CEZA Semavi dinler: “Vahiy yoluyla” tebliğ edilmiş “ilâhi kanunlar” ile, dönemin peygamberinin uygulamalarına (sünnete) karşılık gelen “yap - yapma” şeklindeki kurallar bütünüdür. Dinin emir ve yasaklarına aykırı davranışlar dince “suç”tur... Yetki kullanabilme özelliği olan insan, şeytanın telkinlerinin etkisinde kaldığı zamanlarda, çizgi dışına çıkarak hatalar yapar; bir başka ifade ile günah / suç işler. Bazı insanlar suç işleyince panikler. Panik hali insanı “izleri silmeye” yönlendirse de “tüpten çıkmış macun” misali geri dönüş tam mümkün olmaz. Çünkü; her söz veya eylem (açık/ gizli) kalıcı iz bırakır... Suç işleyenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı devletin yasalarca öngörülen yaptırımı uygulamasına “cezalandırma” denir. Töre ve ahlâka karşı işlenmiş suçların yasal cezası yoktur; ceza, kınama (dışlama) şeklindedir... SUÇ CEZA Dinin günah (suç) saydığı davranışların “maddi ve/veya bedensel” cezaları vardır. Bu cezalardan dünyaya ait olanlarının ödenmesinin yolu dince bellidir. “Kabir ve ahiret” hayatına kalan cezaların hükmü ise, tümüyle yaratıcı Yüce Allah’ın (cc) tasarrufundadır.

4 Bilgiyi taşa kazıyarak stoklamaya başlayan insan, kağıdın icadıyla daha çok bilgiyi daha kolay depolamayı öğrendi. “Fiziki kayıt” dediğimiz bu işleme, yüzyıllar sonra “kimyasal kayıt” dediğimiz film şeritleri/ manyetik şeritler katıldı. Böylece ses ve görüntünün de kaydı mümkün hale geldi... Günümüzde kullanılan “elektronik kayıt” elemanları (örneğin harddiskler), sıradan insana “Vay anasına!” dedirtecek kapasitededir. İNSAN, MADDENİN SIRRINI ÇÖZDÜKCE HACİM OLARAK DAHA KÜÇÜK, KAPASİTE OLARAK DAHA BÜYÜK KAYIT CİHAZLARI YAPACAKTIR. LAF LAF LAF LAF İnsanlar, kendilerine veya başkalarına ait söylemleri ve/veya fiilleri kalıcı hale getirmeyi hep istemişlerdir. Bunun için önceleri yazı ve şekil kullanılırken, gelişen teknoloji ile yeni teknikler kullanılmaya başlanmıştır. Arayış devam etmektedir... SİZ FARKINA VARAMAZSINIZ; BİRİKİR DE, BİRİKİR... Her insan yaşadığı yere izler bırakır. Bu parmak izi, el yazısı, imza vs. olabildiği gibi; kan, tükürük, idrar vb. biyolojik parça (DNA) veya bir kameraya takılmış görüntü olabilir. Birinin bilinmesi halinde “verinin” kime ait olduğu kolayca bulunabilir...

5 Ortadan kaldırmanın başka yolları da vardır. Örnek: İslâm öncesi Arabistan’da insanlar helvadan put yapar, sonra da yermiş... TEMİZLİKZAMANI Sözleri, yazıları ve/veya eylemleri suç sayılanlar, “suç unsurlarını” gizlemeye, yapabiliyorlarsa ortadan kaldırmaya çalışırlar. Buna “delillerin karartılması veya imhası” diyebiliriz.. İnsanın yaptığı kanunlar örümcek ağı gibidir; zayıflar takılır, güçlüler yırtar geçer. İnsan, yazdığı gibi silebilir de, değiştirebilir de; yeter ki fırsatı olsun... Ancak; silmenin iz bıraktığı, bu sebeple silinenin okunabildiği söylenir. Örnek: Bilgisayarın ilgili tuşuna basarak saniyeler içinde yazılanları - çizilenleri silersiniz; sildiğinizi sanırsınız; halbuki, bu silme ekranda olup harddistte izi kalmıştır, uzmanlarınca geri getirilebilir... Bu sebeple “silme” işleminde “imha”(yakma, parçalama) daha güvenilir olmaktadır.

6 KÂİNATINÖZELYARATIĞI İnsana (sorumluluklarını yerine getirebilmesi için) diğer canlılara verilmemiş özellikte beyin, el ve dil verilmiştir... İnsan, avantajlarını (aklını/ zekasını/ mantığını) kullanarak tercihler yapar, dil ile ifade eder, el ile gerçekleştirir... Tercihleri onu hayvandan aşağı hale dönüştürebildiği gibi, melekten üstün hale de getirebilir. İnsanın dünyaya getirilişi, yaşayabilmesi için kâinatın emrine verilmesi ve takdir edilen bir zamanın sonunda “dünya hayatının” sona erdirilmesi (boyut değiştirmesi) “kulluk”la ilgilidir; yani, imtihan ve faydalanılan nimetlerin hesabının verilmesi.. KULLUK (eş koşmadan) Allah’a iman etmek; (yap dediklerini yaparak ve yapma dediklerini yapmayarak) O’na ibadet etmektir. “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?” “Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir.” “İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.” “…İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde…”

7 Her insanın “dünya hayatını” kayıt altına aldırdığını öğreniyoruz. VAHİYDENAMELDEFTERİ Melekler bizim dışımızdaki bir alemin varlıkları olduğundan nasıl kayıt yaptıklarını bilmiyoruz. Tek bilgi kaynağımız “vahiy”dir ve onunla sınırlı kalacaktır. Bize düşen; “vahyin mesajını” şartsız kabullenmek, doğru anlamaya ve uygulamaya çalışmaktır. Yapılan bu kayda halk arasında “amel defteri” denir. (İnsanın “harddiski” diyebiliriz.) Nasıl ki, bir bilgisayarın yaptığı işlemler (ekrandan silinmiş, bilgisayar kapatılmış olsa bile) “harddisk”te kayıtlı ise, insanın yaptıkları da (sahibince unutulmuş, ölmüş olsa bile) “amel defteri”nde kayıtlıdır. İnsan hesaba çekilerken bu kayıtlar “delil” olacaktır. Buna organların şahitliği de eklenince “mahkemenin ne kadar güçlü delillere dayanarak ‘adilce’ yapılacağı” ortadadır. İnsan; “sınırlı aklıyla” kayıtlar yapabiliyorsa, tüm kâinatı yaratan (sonsuz güç sahibi) Yüce Allah’ın (cc) “Ol” demesiyle nelerin olabileceğini kabullenmek; “akıl sahipleri için” hiç de zor değildir. Mümin için “meleklerin varlığını” kabullenmek kolaydır. Ateist ve türevlerine Mümin için “meleklerin varlığını” kabullenmek kolaydır. Ateist ve türevlerine gelince (ahirete inanmadıklarından) “kayıt altına alınmayı” kabullenmezler. gelince (ahirete inanmadıklarından) “kayıt altına alınmayı” kabullenmezler.

8 HESAPZAMANI Yaratılan insan, bedeni dahil her nimeti kullanıyor; hazır bulduğu beynini kullanarak tercihler yapıyor... Aklını Yaradan’ın varlığını kabul veya redde kullanırken, iyilik ve/veya kötülük de yapıyor. Sorun: “Ölümle sıfırlanacağım” diyerek çizgi dışına çıkanlarda. “Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.” “İnsan nesli” için takdir edilen zaman dolduğunda, maddi kâinat alemi de işlevini bitirmiş olur. Kâinatı yaratan ve işleten Yüce Allah, kıyamet denilen o son günde kâinatın maddi anlamdaki varlığına son verecektir... Ve diriliş; RUH ÖLMEDİĞİNDEN, DİRİLİŞ BEDEN İÇİN SÖZ KONUSUDUR Yarattığı ruha, dünyada beden veren Yüce Allah; ahirette de aynı ruha bir beden vererek, onu (insanı) sonsuza kadar yaşatacaktır... Bunun için; Yüce Allah’ın “Ol” demesi (süreci başlatması) yeterlidir... ÖZETLE: “Ruh yeni bedeniyle birleşecek” ve hesaba çekilmek üzere “mahşer yerine götürülecek.” YENİDEN DİRİLİŞLE BİRLİKTE İNSANIN “AHİRET HAYATI” BAŞLAR “Görmediğime inanmam” diyenler orayı görünce (hesaba çekileceğini anlayınca) hemen “iman etmek” isteyecekler; ancak, imanları kabul edilmeyecektir. Çünkü, ahiret hayatı; “iman yeri değil, hesap verme - ceza / mükâfat yeridir”. O anlar onun gibilerinin dehşet anlarıdır... DEHŞET ANLARI

9 BİLETİDÜNYADAALINAN,DÖNÜŞÜOLMAYANYERLER Gök yarıldığı zaman, ﴾1﴿ Yıldızlar saçıldığı zaman, ﴾2﴿ Denizler kaynayıp fışkırtıldığı zaman, ﴾3﴿ Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, ﴾4﴿ Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek. ﴾5﴿ Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı? ﴾6-8﴿ Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz. ﴾9﴿ Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır. ﴾10-11﴿ Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler. ﴾12﴿ Şüphesiz, iyiler Naîm cennetindedirler. ﴾13﴿ Şüphesiz, günahkârlar da cehennemdedirler. ﴾14﴿ Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir. ﴾15﴿ Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir. ﴾16﴿ Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? ﴾17﴿ Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? ﴾18﴿ O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır. ﴾19﴿ Gök yarıldığı zaman, ﴾1﴿ Yıldızlar saçıldığı zaman, ﴾2﴿ Denizler kaynayıp fışkırtıldığı zaman, ﴾3﴿ Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, ﴾4﴿ Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek. ﴾5﴿ Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı? ﴾6-8﴿ Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz. ﴾9﴿ Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır. ﴾10-11﴿ Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler. ﴾12﴿ Şüphesiz, iyiler Naîm cennetindedirler. ﴾13﴿ Şüphesiz, günahkârlar da cehennemdedirler. ﴾14﴿ Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir. ﴾15﴿ Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir. ﴾16﴿ Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? ﴾17﴿ Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? ﴾18﴿ O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır. ﴾19﴿ (82) İNFİTÂR SURESİ (Tamamı) (82) İNFİTÂR SURESİ (Tamamı) ENDOĞRUSUNU ALLAH (cc) BİLİR. Bu surenin 18. ayetine bir daha göz atalım, Yüce Allah ne diyor? “O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır.” Yaradan böyle diyorsa parantez açılamaz, nokta konur... Ve türbelerden, şeyhlerden, hocalardan, kâinat imamlarından (!) “delillere müdahalesi” beklenmez.

10 ŞEYTANINOYUNCAKLARI Not: Bu konu hazırlanırken medyaya konumuzla ilgili birkaç “görüntülü haber” düştü. Birinin çözümünü (İBRET ve ÖRNEK olması açısından) buraya taşıyorum. Birinin çözümünü (İBRET ve ÖRNEK olması açısından) buraya taşıyorum. Hocam! pasaport vereceklerinizi işaretleseniz. Not: Resim alıntı, yazı balonları eklemedir. Peygamberimiz bile kefil olamazken, siz kim oluyorsunuz da “sırat kefili” oluyorsunuz?.. Vahyin neresinde “Hoca (!) sırat köprüsünün yanında bekleyecek, adamının sualsiz geçtiğini görecek” bilgisi var? Böyle bir konuşma yapma yetkisini nereden alıyor? Daha vahimi adamları bu sözlerle amel ediyor; yazık... Hoca, şeyh vb. (bir insanın) kendisini cennete sokabileceğine inanmak, onun için fedakârlıkta bulunurken bunu din adına yaptığını söylemek, örgütlenmelerine yardımcı olmak, dinden taviz vermeyi kabullenmek vs. “vahiyle” tartıldığında olumlu karşılığı yoktur. Kim yapıyorsa sonucu “ahmaklık”tır ; yani, şeytana oyuncak olmaktır... SENİ SİGAYA ÇEKMEYE GEREK YOK DENECEK, KIRMIZI PASAPORTLA GEÇECEK Fetullah Gülen, son sohbetinde Cemaat'e yakın şirketlere kayyum atanmasıyla ilgili açıklama yaparken Akın İpek için: “Zerre kadar atom kadar haksızlık yok. Akın Bey dedikleri insan melek oğlu bir melektir. Yani Türkiye'de bin tane mizandan geçerken, kırmızı pasaportu sen de geç geçebilirsin lüzum yok seni sığaya çekmeye diyecekleri insanlardan birisi varsa odur...” (Tamamı için bakınız; Haber7. com) (Tamamı için bakınız; Haber7. com) Akın İpek: Holdingin başındaki zat. Holding’e Akın İpek: Holdingin başındaki zat. Holding’e kayyum ataması yapılırken dışarıya kaçtı. kayyum ataması yapılırken dışarıya kaçtı. Ahmaklar! Becerebilsem kırmızı pasaportu kendime çıkaracağım. Bu ara kaçan kaçana... Kaçan “savcı, hakim, gazeteci, imam” denilen kişiler gelirleri sıradan insanlar. Rüşvet, yolsuzluk vb. yollarla birikim yapmadılarsa ne yer, ne içer, nerede barınırlar? Birileri yediriyor, içiriyorsa kim onlar? İstihbarat örgütleri ise, onlar sadece “hainleri” beslerler. Türkiye’deki örgütleri besliyorsa “din, millet, ümmet için bağış, zekat, kurban, himmet adı altında toplanan paralar” hangi hakla “kaçaklara” harcanıyor? Hele hele kurbanlar kesilmeyip paraları (ABD’de senatör seçimlerine bağış parası yapıldığı gibi) bunlara harcanıyorsa “hâlâ verenlerin” vay haline. Böyleleri için; Türkçede “Sen eşek olursan semer vuran çok olur” atasözü veya en hafifinden “enayi” sözü tam yerine oturmaktadır...

11 Hepimiz “yetki kullanabilme” özellikli yaratıldığımızdan muhakkak az-çok hata yaparız; akıllı olanımız pişman olur; rahmani yol olan “tövbe yolu”nu seçer... Şeytani yolları seçenlerimiz ise, batar da batar... BİTİRİRKEN Bu dünya hayatından kaçış yoktur; imtihan için yaşayıp, hesap için öleceğiz. Önemli olan nasıl yaşadığımızdır. Çünkü; ömür sınırlı bir zaman aralığıdır, bitecek. Ahiret hayatı bizi beklemektedir. Orada hesap, sonrasında cennet, cehennem... Sahip olduklarının ve olmasını istediklerinin dünyada kalacağını unutanlar... Amel defteriyle yüzleşince hatalarını anlayacaktır; zengin, fakir, “Cemaat”ci farketmez... silemezsinizsildiremezsiniz ● Polis, savcı, hakim olup (yetkinizi kullanarak) suç delillerini yok edebilir, değiştirebilirsiniz. Ancak; yazıcı melekleri atlatamazsınız, kendi organlarınızı söküp atamazsınız, mutlaka kayıt yapılmıştır... Bu kayıtları asla silemezsiniz, cinciye-hocaya-şeyhe sildiremezsiniz... ● Fırsatını bulup yurt dışına kaçabilirsiniz; ancak, amel defterinizden, sorgudan ve hak etmişseniz cehennemden asla kaçamazsınız... “Falanın yakını olursak o bizi cennete götürür” gibi bir zannın arkasına takılarak cehennemden kurtulamazsınız. Böyle bir inanç, “birilerinin amel defterine müdahale ederek kayıtlarla oynayabileceğine” inanmakla eştir ki, sonuçları çok vahimdir. (Allah korusun) TEK YOL KALIYOR

12 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle... Aralık 2015


"Aralık 2015. Bu ay ki konumuz, aşağıdaki itiraftan hareketle, geleceğimizi başkalarına ihale etmenin sakıncası üzerine olsun... GÜLEN BİZİM HAYATIMIZI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları