Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1/20 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Sami Doğru.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1/20 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Sami Doğru."— Sunum transkripti:

1 1/20 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Sami Doğru

2 2/20 Anayasa Hukuku Anayasa Hukuku Kavramı Kaynak:Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Esasları, Bursa, 2014.

3 3/20 Anayasa Hukuku Kavramı Kavram: Anayasa, devletin temel yapısını, örgütlenişini ve işleyişini düzenleyen kuralları gösterir. Devlet yönetimini düzenleyen ana kurallar Anayasa denen tek bir yasa içinde toplanmıştır ilk Anayasa 1787 ABD Anayasasıdır. Önceleri “Kanunu Esasi” veya “Teşkilatı Esasiye Kanunu” denilirken, 1945 yılından itibaren “Anayasa” adı kullanılmaya başlanmıştır.

4 4/20 1. “Anayasa” Terimi Türkçede “anayasa” kelimesi, İngilizce ve Fransızcadaki «constitution» kelimesinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. Türkçede constitution kelimesinin karşılığı olarak, sırasıyla, “kanun-u esasî”, “teşkilât-ı esâsiye kanunu” ve “anayasa” kelimeleri kullanılmıştır. Terminaloji

5 5/20 2. “Anayasa Hukuku” Terimi - İngilizcede: constitutional law - Fransızcada: droit constitutionnel - Türkçede: * 1930’lu yılların sonuna kadar “hukuk-u esâsiye”, “esasiye hukuku”, “esasî hukuk”, “esas hukuk” şekilleri de kullanılmıştır. * 1930’lu yıllardan sonra “esas teşkilât hukuku” tabiri kullanılmaya başlanmıştır. * 1940’lı yıllarda “ana hukuk”, “devlet ana hukuku” gibi tabirler kullanılmışsa da bunlar tutmamıştır. * “Anayasa hukuku” tabirini 1960’lardan itibaren olmuştur. Terminaloji

6 6/20 Anayasalar, ayrıca devletin ekonomik ve toplumsal alanda siyasal iktidarlara yön veren temel ilkeleri, bireylere sağlanan temel hak ve özgürlükleri de gösterirler; temel hak ve özgürlüklerin güvencesini oluştururlar. Anayasanın iki niteliği vardır: - Hukuki, - Siyasi. Anayasa Hukuku Kavramı

7 7/20 Anayasa Hukuku Kavramı “ 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi”nin 16. maddesindeki, “insan haklarının sağlanmadığı ve kuvvetler ayrılığının belirlenmediği bir toplumda anayasa yoktur” ilkesi, anayasanın siyasi niteliğini ortaya koymaktadır. Anayasanın devletin statüsü olması hukuki niteliğidir. Buna karşın, anayasanın devlet iktidarını sınırlayan, kişi haklarını güvence altına alan bir belge olması ise siyasi niteliğidir, onun siyasi tercihini yansıtır.

8 8/20  Anayasa, özel hukuk kuralları dahil bütün hukuk kurallarının üstünde olduğu için, bu kuralların hepsinin anayasaya uygun olma zorunluluğu vardır.  Bu da her hukuk dalının anayasa hukuku ile yakın ilişki içinde olması sonucunu doğurmaktadır. Anayasa Hukuk ile Diğer Hukuk Dalları Arasındaki İlişki

9 9/11 Anayasa Kanun, KHK Yönetmelik Tüzük Anayasa Hukuku Neden Gerekli? Normlar hiyerarşisi

10 10/11 Anayasa Kavramı Anayasa, anayasal nitelikteki hukuk kurallarının toplamıdır. Yani Anayasa; - Hukuk kurallarından oluşur: * Emir, yasak, izin, yetki içermeli * İnsan davranışını düzenlemeli, * Devletin yetkili organlarınca konmalı * Cebir ile müeyyilendirilmiş olmaı - Anayasal nitelikteki hukuk kurallarından oluşur: * Belirli türdeki hukuk kurallarından oluşur. * Hangileri?

11 11/11 Anayasanın Amacı ve Gücü Anayasanın amacı, - İktidarın işleyişini düzene koymak, onun keyfi hareketlerini önlemek, yönetilenlerin haklarını korumaktır; - Kısaca, devleti hukuka bağlamaktır. Buna “devletin anayasallaşması” da denir. Günümüzde, sosyal devlet anlayışı anayasanın amacını da genişletmiştir. - Bu bakımdan anayasalar, devleti hukuka bağlamakla kalmazlar, bireylere sosyal haklar tanıma amacı da taşırlar.

12 12/11 Anayasanın gücü: Siyasal iktidarı keyfiliğine karşı engel teşkil eden anayasa bu keyfiliği tümden ortadan kaldırdığı da söylenemez. Uygulama ile anayasa arasında daima fark vardır. Anayasa ilkeleri koyar, olması gerekeni gösterir; buna uygun hareket edilip edilmediği uygulama ile belli olur. Bu uyumun sağlanması ülkedeki anayasal geleneklerin yerleşmesiyle mümkün olur. - İhal?! Anayasanın Amacı ve Gücü

13 13/11 Anayasa Türleri - Yazılı Anayasa - Yazısız Anayasa - Katı Anayasa - Yumuşak Anayasa

14 14/11  Yazılı anayasa, bir anayasa içinde olması düşünülebilecek kuralların yetkili bir organ tarafından belirli bir belge içinde toplanmasıdır.  Yazısız (teamülî, geleneksel) anayasa, toplum içinde uzunca bir süre kesintisiz olarak tekrarlanan ve bağlayıcı olduğuna inanılan uygulamalardan oluşur. Anayasa Türleri

15 15/11  Yazısız anayasanın en bilinen örneği İngiltere’dir. Dünyadaki yazısız anayasa sayısı 10’u geçmez.  İngiliz Anayasası; 1) Bazı yazılı kurallardan (legislation): TAC+Parlamento. Kanun şeklindedir. «statute law/enacted law» da denir. Ör: 1215 Magna Carta 2) Mahkeme içtihatlarından (common law): Anayasa, bir yargıç yapısıdır. Özgürlikler böyle kazanılmıştır. Bağlayıcıdır. Ör: Kral haksızlık yapmaz (The King can do no wrong) 3) Tümüyle yazısız, kuşaktan kuşağa aktarılmış geleneklerden (conventions) oluşmuştur. Uyulmaması durumunda yaptırımı yoktur. Ör: Başbakanın Avam Kamarası üyesi olması Anayasa Türleri

16 16/11  Yumuşak Anayasa, normal kanunlarla aynı usullerle ve aynı organlarca değiştirilebilen anayasalardır. Değiştirme konusunda hiçbir hüküm içermeyen anayasalar da yumuşak anayasalardır.  Katı anayasa, normal kanunlardan daha daha farklı organlarca ve daha zor usullerle değiştirilebilen anayasalardır. Anayasa Türleri

17 17/11  Salt çoğunluk  Özel meclis usulü  Nitelikli çoğunluk  Halkoylaması  Değiştirilemeyecek maddeler  Süre yasağı  Dönem yasağı  Devlet başkanının veto yetkisi  Federe devlet onayı Bir Anayasaya Katılık Sağlamanın Yolları

18 18/20 Cumhuriyet Dönemi Anayasal Gelişmeler

19 19/20 Cumhuriyet dönemi anayasal gelişmeleri başlığı altında sırasıyla; Cumhuriyet Dönemi Anayasal Gelişmeler 1924 ANAYASASI 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası

20 20/ Anayasasının resmî adı “Anayasa” değil, “Teşkilât-ı Esasiye Kanunu”dur Anayasası (Teşkilât-I Esasiye Kanunu ) 1921 Anayasası

21 21/ Anayasasının resmî adının “Anayasa” değil, “Teşkilât-ı Esasiye Kanunu”dur Anayasası ikinci dönem TBMM tarafından üçte iki çoğunlukla 20 Nisan 1340 (1924) günü kabul edildi. Anayasanın Üstünlüğü 1924 Anayasası, 1876 Kanun-u Esasîsini ve 1921 Anayasasını açıkça yürürlükten kaldırıyordu (m.104). “Anayasanın üstünlüğü ilkesi” 1924 Anayasasının 103’üncü maddesinde açıkça ilân edilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi yoktur Anayasası

22 22/20 Hükümleri - Devlet Şekli: “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir”. - Din/Lâiklik: 1924 Anayasasının ilk şekline göre, “Türkiye Devletinin dini, Din-i İslâmdır” (m.2). Bu hüküm 1928 yılında çıkarılmış; yerine 1937 yılında “lâiklik ilkesi” konulmuştur. - Egemenlik: “Hâkimiyet bilâ kayd-ü-şart milletin- dir” Anayasası

23 23/20 Hükümleri - “Altı Umde”: CHP’nin “altı umde”si 1937 yılında yapılan bir Anayasa değişikliğiyle 1924 Anayasasına ilâve edilmiştir Anayasası

24 24/20 Yasama Organı - Kuruluşu: * Yasama yetkisini TBMM kullanmaktadır. * TBMM tek meclislidir ve millet tarafından seçilen milletvekillerinden oluşur (m.9). * Seçimler dört yılda bir yapılır (m.13). * Milletvekilleri, yasama sorumsuzluğu ve dokunul- mazlığına sahiptir (m.17). * Seçilme yaşı 30, seçme yaşı önce 18 sonra (1934) 22 * Kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1934 yılında verilmiş 1924 Anayasası

25 25/20 Yasama Organı - Seçim Sistemi: * Anayasa düzenlememiş, kanunu bırakmıştır. * Seçimler; ’ye kadar 1908 tarihli kanun uyarınca “basit çoğunluk” sistemi ile ve “iki dereceli” yapılmış, tarihli kanunla bu uygulama sürdürülmüş, tarihli kanunla tek dereceli sisteme geçilmiş ama “basit çoğunluk” sistemi sürdürülmüş, tarihli kanun ile de “basit çoğunluk” sistemi kabul edilmiştir Anayasası

26 26/ Anayasası Partiler/ Seçimler CHPDP 1950 % 40 oy% 14 MV% 53 oy% 83 MV 1954 % 44 oy% 6 MV% 56 oy% 91 MV 1957 % 40 oy% 29 MV% 47 oy% 69 MV

27 27/20 A. Olaylar 27 Mayıs 1960 Askerî Müdahalesi: 27 Mayıs 1960 sabahı bir grup genç subay yönetime el koydu Anayasası

28 28/20 A. Olaylar 157 Sayılı Kanun ve Kurucu Meclis: 13 Aralık 1960 tarih ve 157 sayılı Kanun ile Kurucu Meclis kurulmaktaydı 1961 Anayasası Kurucu Meclis MBK Temsilciler Meclisi

29 29/ Anayasası Kurucu Meclis MBK Temsilciler Meclisi Üyeler; - Devlet Başkanı, - Millî Birlik Komitesi, - İller, CHP, CKMP, -Barolar, basın, - Eski Muhripler Birliği, -Esnaf kuruluşları, - İşçi sendikaları, - Meslek odaları, - Öğretmen kuruluşları, - Tarım kuruluşları, - Üniversiteler, - Yargı organları tarafından seçilmiştir.

30 30/ Anayasasının Yıkılışı ’ten itibaren siyasal şiddet ve terör olayları tekrar tırmanmıştır Anayasası

31 31/ Anayasasının Yıkılışı ’de TBMM yeni Cumhurbaşkanını altı ay süreyle seçememiştir. - Bu dönemde hükûmetler karar alamaz ve meclisler kanun çıkartamaz hale gelmiştir Anayasası

32 32/ Anayasasının Yıkılışı - Bu krizin sorumlusu olarak yürütmeyi ve devlet otoritesini zayıf bıraktığı düşünülen 1961 Anayasası görülmüştür. Çözüm olarak, 1961 Anayasasında köklü değişikliklerin yapılması fikri ortaya çıkmıştır. Ancak, bu değişiklikler yapılamadığı gibi, ülkenin içine girdiği siyasal ve ekonomik krizden çıkılamamış, terör olaylarının önüne geçilememiştir Anayasası

33 33/ Anayasasının Yıkılışı ’de TBMM yeni Cumhurbaşkanını altı ay süreyle seçememiştir. - Bu dönemde hükümetler karar alamaz ve meclisler kanun çıkartamaz hale gelmiştir Anayasası

34 34/ Anayasasının Yıkılışı - Bu krizin sorumlusu olarak “yürütme” ve devlet otoritesini zayıf bıraktığı düşünülen “1961 Anayasası” görülmüştür. Çözüm olarak, 1961 Anayasasında köklü değişikliklerin yapılması fikri ortaya çıkmıştır. Ancak, bu değişiklikler yapılamadığı gibi, ülkenin içine girdiği siyasal ve ekonomik krizden çıkılamamış, terör olaylarının önüne geçilememiştir Anayasası

35 35/ Anayasası A) Cumhurbaşkanı Madde 95- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının 2/3 çoğunluğu ile ve gizli oyla yedi yıllık bir süre için seçilir; ilk iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. … 1982 Anayasası A) Seçimi Madde 102- … En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tam sayısının 2/3 oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada … salt çoğunluğu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur…. Salt çoğunluk sağlanamazsa en çok oy almış iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, … bu oylamada da salt çoğunluk sağlanamazsa derhal TBMM seçimleri yenilenir.

36 36/ Cumhurbaşkanı Seçimi 6. CB Fahri Korutürk'ün görev süresinin bitiminden 15 gün önce (22 mart 1980) ilk turu başlayan ve 11 eylül 1980'deki 124. tura kadar başarıya ulaşamayan seçimler. Bir süre sonra seçim süreci, oturumların büyük kısmının gereken çoğunluğu sağlayamaması, sağlayanlarda da pusulalardan Ajda Pekkan gibi isimler çıkmasıyla iyiden iyiye laçkalaşmıştı birleşimde Meclis başkanı "yapılan yoklama sonucunda salonda çoğunluğumuz yoktur. Cumhurbaşkanlığı seçimine devam etmek için, cuma günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum" şeklinde bir uyarıyla ertesi gün için sözleştiyse de Kenan Evren ve arkadaşları o sabah saati kurup daha erken kalkınca süreç iptal oldu Anayasası

37 37/59 Cumhurbaşkanı Seçimi Köşk için kaç tur attılar? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en çok turu 6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk attı: 15. turda seçilebilmişti Anayasası’yla tur ve seçim süresi sınırlandırıldı: - Özal, Demirel ve Sezer 3. turlarında Köşk’e çıktılar Anayasası

38 38/59 12 Eylül Askerî Müdahalesi: Bu kriz ortamı sürerken, 12 Eylül 1980 tarihinde TSK yönetime el koymuştur. 12 Eylül Askerî Müdahalesi, 27 Mayıs Askerî Müdahalesinden farklı olarak “emir ve komuta zinciri içinde” yapılmıştır Anayasası

39 39/59 12 Eylül Askerî Müdahalesi: 27 Mayıs 1961’de bir grup küçük ve orta rütbeli subay yönetime el koyarken, 12 Eylül 1980’de, ordu, Genelkurmay Başkanının ve kuvvet komutanlarının yönetiminde, bir bütün olarak, yani kendi hiyerarşisi içinde yönetime el koymuştur Anayasası

40 40/59 12 Eylül Askerî Müdahalesi: 1 Numaralı Bildiri 12 Eylül Askerî Müdahalesinin amacı: “ülke bütünlüğünü korumak, millî birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, Devletin otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmak...” Anayasası

41 41/59 12 Eylül Askerî Müdahalesi: Kurucu Meclis 29 Haziran 1981 tarih ve 2485 sayılı “Kurucu Meclis Hakkında Kanun” ile yeni bir anayasa hazırlamakla görevli bir “Kurucu Meclis” kurulmuştur Anayasası Kurucu Meclis Milli Güvenlik Konseyi Danışma Meclisi

42 42/59 12 Eylül Askerî Müdahalesi: 1982 Anayasası Kurucu Meclis Milli Güvenlik Konseyi Danışma Meclisi - Gnkur. Bşk.Org. Kenan Evren, - K.K.K. Org. Nurettin Ersin, - Hv.K.K. Org. Tahsin Şahinkaya, - Dz.K.K. Ora. Nejat Tümer ve - Jn.Gn.K. Org. Sedat Celasun 160 Üye - 40’ı MGK tarafından seçilir, -120’si ise, her ilin valisinin tespit ve teklif ettiği adaylar arasından MGK tarafından seçilmektedir. Son söz Millî Güvenlik Konseyine aittir.

43 43/59 Anayasanın Hazırlanması ve Kabul Edilmesi Danışma Meclisinin kendi üyeleri arasından oluşturduğu “Anayasa Komisyonu”nun hazırladığı Anayasa taslağı; - Önce 17 Temmuz 1982 tarihinde Danışma Meclisi, - Sonra, 18 Ekim 1982 tarihinde MGK tarafından kabul edilerek, - 7 Kasım 1982 Pazar günü yapılan halkoylamasına sunuldu Anayasası

44 44/59 Anayasanın Hazırlanması ve Kabul Edilmesi Tasarı halkoylamasında kullanılan geçerli oyların % 91,3’ünü alarak kabul edildi. 6 Kasım 1983 tarihinde milletvekili genel seçimleri yapılmış, bu tarihte MGK’nin ve Danışma Meclisinin hukukî varlıkları sona ermiştir. Böylece normal demokratik rejime geçilmiştir Anayasası

45 45/ ve 1982 Anayasalarının Hazırlanışları Bakımından Karşılaştırılması 1. Benzerlikler a) Her iki Anayasa da askerî müdahaleler sonucu hazırlanmıştır. b) Her iki Anayasa da, bir kısmı askerî müdahaleyi yapan bir Kuruldan (MBK ve MGK), diğer kısmı ise sivillerden (Temsilciler Meclisi ve Danışma Meclisi) oluşan Kurucu Meclisler tarafından yapılmıştır. c) Her iki Anayasanın hazırlanmasında da Kurucu Meclisin sivil kanadı (Temsilciler Meclisi ve Danışma Meclisi) seçimle oluşmamıştır Anayasası

46 46/ ve 1982 Anayasalarının Hazırlanışları Bakımından Karşılaştırılması 1. Benzerlikler (devam) d) İkisi de halk oyuna sunulmak suretiyle kesinleşmiştir. e) Her iki durumda da sivil kanadın (Temsilciler Meclisi ve Danışma Meclisi) Bakanlar Kurulunun kurulması ve düşürülmesine ilişkin yetkileri yoktur Anayasası

47 47/ ve 1982 Anayasalarının Hazırlanışları Bakımından Karşılaştırılması 2. Farkları a) 1961 Temsilciler Meclisi, 1982 Danışma Meclisine oranla daha temsili niteliktedir Anayasası

48 48/ Anayasası 1982 Danışma Meclisi 1961 Temsilciler Meclisi - Devlet Başkanı, - Millî Birlik Komitesi, - İller, CHP, CKMP, -Barolar, basın, - Eski Muhripler Birliği, -Esnaf kuruluşları, - İşçi sendikaları, - Meslek odaları, - Öğretmen kuruluşları, - Tarım kuruluşları, - Üniversiteler, - Yargı organları tarafından seçilmiştir. 160 Üye - 40’ı MGK tarafından seçilir, -120’si ise, her ilin valisinin tespit ve teklif ettiği adaylar arasından MGK tarafından seçilmektedir. Meclislerin Karşılaştırılması

49 49/ ve 1982 Anayasalarının Hazırlanışları Bakımından Karşılaştırılması 2. Farkları b) Temsilciler Meclisinde kapatılan DP hariç iki parti (CHP ve CKMP) 1961 Anayasanın hazırlanmasına katılmışlardır. Oysa 1982 Anayasasının hazırlanmasına hiçbir siyasal parti katılmamıştır. Çünkü Danışma Meclisine üye olmanın bir koşulu 11 Eylül 1980 tarihinde herhangi bir siyasî partinin üyesi olmamaktır Anayasası

50 50/ ve 1982 Anayasalarının Hazırlanışları Bakımından Karşılaştırılması 2. Farkları c) 1961 Anayasasında halkoylamasına sunulan metnin kabul edilmemesi durumunda ne yapılacağı belirtilmişti. d) 1961 halkoylamasında DP dışında siyasal partiler kamuoyu oluşturulmasında aktif rol oynamışlardır. e) 1961 halkoylamasının aksine, 1982 halkoylamasında Anayasanın kabulü, Cumhurbaşkanının seçimiyle birleştirilmiştir Anayasası

51 51/ Anayasasının Başlıca Özellikleri 1. Kazuistik Yöntem 1982 Anayasası, bir “çerçeve anayasa” değil, her şeyi her ayrıntısına kadar düzenlemek isteyen bir “düzenleyici anayasa”dır. “Kazuistik yöntem” ile hazırlanmış bir anayasadır. Bu 1961 Anayasası için de geçerlidir. 2. Katılık 1982 Anayasası, “katı” veya “sert” bir anayasadır Anayasası

52 52/ Anayasasının Başlıca Özellikleri 3. Geçiş Dönemi 1982 Anayasası bir geçiş dönemi öngörmüştür. Bu “geçiş dönemi” Anayasanın altıncı kısmında yer alan geçici hükümlerinde düzenlenmiştir. 4. Güçlü Yürütme 1982 Anayasası devlet yapısı içinde yürütme organını güçlendirmiştir. - Cumhurbaşkanının yetkilerini artırarak, - Başbakana Bakanlar Kurulunda üstün konum vererek Anayasası

53 53/ Anayasasının Başlıca Özellikleri 5. Daha Az Katılmacı Demokrasi Modeli 1982 Anayasası, 1961 Anayasasına oranla daha az “katılmacı” bir demokrasi modelini benimsediği genel olarak kabul edilmektedir. - Belli ölçüde bir depolitizasyonu amaçlamıştır: Partilerin;. * Kadın kolları, gençlik kolları kurmaları, * Sendikalar, dernekler ile ilişki kurmaları yasaklanmıştı. STO’nin siyasetle ilgisi yasaklanmıştı - Ancak, bu kapsamdaki yasaklar 1995 anayasa değişikliği ile yürürlükten kaldırılmıştır Anayasası

54 54/ Anayasasının Başlıca Özellikleri 6. Tıkanıklıkları Giderici Çözüm Yolları: a) Cumhurbaşkanına belli şartlarda TBMM seçimlerini yenileme yetkisi verilmiştir (m.116). b) Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanlığı seçimi sistem tıkanıklığını önleyecek şekilde düzenlenmiştir. c) Tek meclis sistemini benimsemiş, bu da kanun çıkarma sürecini kısaltmıştır. d) TBMM toplantı yeter sayısı 1/3 olarak düzenlenerek Meclisin çalışması kolaylaştırılmıştır. (1961’de salt çoğunluk aranıyordu) 1982 Anayasası

55 55/ Anayasasının Başlıca Özellikleri 6. Tıkanıklıkları Giderici Çözüm Yolları: f) Mecliste grup kurmaları için gerekli milletvekili sayısını 10’dan 20’ye çıkararak, grupların Meclis çalışmalarını engelleyici şekilde kullanma ihtimallerini azaltmıştır Anayasası

56 56/ Anayasasının Başlıca Özellikleri Parlâmenter sistemdeki tıkanmaları önleme amacını güden bu tür kurum ve kurallar Anayasa hukuku literatüründe “rasyonelleştirilmiş parlâmentarizm” olarak adlandırılmaktadır. Bu anlamda 1982 Anayasasının “rasyonelleştirilmiş parlâmentarizm” yönünde bir eğilim gösterdiği kabul edilebilir Anayasası

57 57/59 Rasyonelleştirilmiş Parlâmentarizm Kanun çıkarmayı kolaylaştıran araçlar: - Yapıcı güvensizlik oyu, - Fesih tehdidi altında güvenoyu - Kanun tasarılarının blok hâlinde oylanması, - “Giyotin” usûlü, - Teşriî zorunluluk hâli, vs Anayasası

58 58/ Anayasasında Yapılan Değişiklikler 1982 Anayasasında şimdiye kadar onyedi (17) değişiklik yapılmıştır yılında yapılan değişiklik Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir yılında yapılan değişiklikler halk oylaması sonunda kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir Anayasası

59 59/ Anayasasının ilk üç maddesinde yola çıkarak devletin temel ilkeleri şu şekilde sıralanabilir: 1982 Anayasasının Temel İlkeleri

60 60/59 I. Cumhuriyetçilik İlkesi II. Üniter Devlet İlkesi - Ülkenin Bölünmez Bütünlüğü - Milletin Bölünmez Bütünlüğü III. İnsan Haklarına Saygılı Devlet İlkesi IV. Atatürk Milliyetçiliğine Bağlı Devlet V. Demokratik Devlet İlkesi VI. Laik Devlet İlkesi VII. Sosyal Devlet İlkesi VIII. Hukuk Devleti İlkesi IX. Eşitlik İlkesi X. Başlangıçta Belirtilen Temel İlkeler Türk Anayasasının Temel İlkeleri

61 61/59 Cumhuriyetçilik İlkesi  Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. (AY m.1)

62 62/59 Cumhuriyetçilik İlkesi Cumhuriyet iki değişik anlamda kullanılır: - Dar anlamda cumhuriyet - Geniş anlamda cumhuriyet

63 63/59  Eğer devlet başkanı bu göreve veraset dışındaki bir usulle geliyorsa, o devlet bir cumhuriyettir. (Duguit)  Devlet başkanının seçimle yahut zor kullanarak iş başına gelmesinin bir önemi yoktur.  Cumhuriyet ve monarşi birbirinin karşıtıdır. Dar Anlamda Cumhuriyet: Cumhuriyetçilik İlkesi

64 64/59  Cumhuriyet sadece monarşinin tersi değil, aynı zamanda demokrasinin de eşanlamlısıdır. (Maurice Haurio)  Cumhuriyet seçilmiş yöneticilerin ömür boyu değil, sadece belirli bir zaman içinde görevde kalmasını gerektirir.  Cumhuriyet mili egemenliğin en iyi gerçekleştiği hükümet şeklidir, bu nedenle demokrasi ile özdeştir. Geniş Anlamda Cumhuriyet: Cumhuriyetçilik İlkesi

65 65/59  Bu iki görüşten dar anlamda cumhuriyet tanımını benimsiyoruz.  Çünkü mutlakıyet, despotizm ve demokratiklik gibi unsurlar, bir tanım unsuru olarak kullanılamaz.  Bunlar monarşinin de cumhuriyetin de özelliği olabilirler. Cumhuriyetçilik İlkesi

66 66/59 Demokratik Monarşi - Belçika - Birleşik Krallık - Danimarka - Hollanda Demokratik Cumhuriyet - Almanya - ABD - Avusturya - Fransa Mutlak Monarşi - Suudi Arabistan Anti-Demokratik Cumhuriyet - İran - Libya Cumhuriyetçilik İlkesi

67 67/59  Anayasamızın 1’inci maddesi de dar anlamda yorumlanmalıdır.  Buna göre, Anayasamızın 1’inci maddesinin yasakladığı şey, devlet başkanlığının irsi olarak intikal etmesidir.  Diğer bir ifadeyle, Anayasamızın 1’inci maddesi Türkiye’de monarşinin kurulmasını yasaklamaktadır. Cumhuriyetçilik İlkesi

68 68/59 Üniter Devlet İlkesi  Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. (AY m.3)  Bu ifade üniter devleti tanımlamaktadır.

69 69/59 Üniter Devlet İlkesi (ı) Ülkenin Bölünmez Bütünlüğü - Türkiye Devleti ülkesini oluşturan bir toprak parçasını başka bir devlete bırakamaz, -Devletin ülkesini oluşturan toprakların devletten ayrılma hakları yoktur, -Ülke parçalanıp üzerinde birden fazla devlet kurulamaz, -Ülkenin kendi içinde parçalanmamakla birlikte bütünüyle başka bir devletin ülkesi haline gelmesi yasaklanmaktadır.

70 70/59 Üniter Devlet İlkesi (ıı) Milletin Bölünmez Bütünlüğü -Milleti teşkil eden insanlar, aralarında din, dil, etnik grup vb. bakımlardan ayrım yapılmaksızın aynı egemenliğe tâbidir. -Keza devlet yönetimine katılmak bakımından milleti oluşturan insanlar arasında bir ayrım yapılamaz. -Türkiye’de etnik gruplar, dilsel topluluklar veya dinî cemaatler temelinde egemenlik yetkilerinin kullanılmasında farklılık yaratılamaz. -Türkiye’de sadece yer bakımından federalizm değil, etnik gruplar, cemaatler veya toplumlar temelinde federalizm, yani “korporatif federalizm” de kurulamaz.

71 71/59 İnsan Haklarına Saygılı Devlet İlkesi  1982 Anayasasının 2’nci maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti... insan haklarına saygılı... bir... devlet” olduğu belirtilmektedir.  İnsan haklarına, doktrinde temel haklar da denmektedir.

72 72/59 İnsan Haklarına Saygılı Devlet İlkesi  İnsan haklarına saygılı devlet, değeri, üstünlüğü, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla insan haklarına karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranan devlet demektir.

73 73/59 Atatürk Milliyetçiliğine Bağlı Devlet İlkesi  1982 Anayasasının 2’nci maddesine göre, “Türkiye Cumhuriyeti... Atatürk milliyetçiliğine bağlı... bir... devlet”tir.  Bu ilke, ayrıca Anayasamızın Başlangıç kısmında da “Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri”nden söz ederek zikredilmektedir.

74 74/59 Atatürk Milliyetçiliğine Bağlı Devlet İlkesi  Atatürk Milliyetçiliği, “ırk, din, dil, ayırımı yapılmaksızın, Türk vatan ve milletinin bölünmez bir bütün olduğu, Türk devletine “vatandaşlık” bağıyla bağlı olan herkesin Türk sayılması gerektiği temel inancına dayanır”.

75 75/59 Atatürk Milliyetçiliğine Bağlı Devlet İlkesi  Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet, bütün fertlerini; - Milli gurur ve iftiharlarda, - Milli sevinç ve kederlerde, - Milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, - Nimet ve külfetlerde, - Millet hayatının her türlü tecellisinde milli şuur ve ülküler etrafında toplayan, - Ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan devlettir.

76 76/59 Atatürk Milliyetçiliğine Bağlı Devlet İlkesi  Anayasamız, 66. maddesinde; “Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür” demek suretiyle, - Din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi Türk sayarak, - Atatürk Milliyetçiliğine bağlı devlet anlayışını benimsemiş olmaktadır.

77 77/59 Demokratik Devlet İlkesi  1982 Anayasasının 2’nci maddesine göre, “Türkiye Cumhuriyeti... demokratik... bir... Devlet’tir”.  Demokrasinin “halkın, halk tarafından, halk için yönetimi” şeklindeki tanımından da anlaşılacağı gibi, bu ilke, “halkın devlet yönetimine katılması” demektir.

78 78/59 Demokratik Devlet İlkesi Demokratik Devlet İlkesinin Gerekleri  Etkin siyasal makamlar seçimle iş başına gelmelidir  Seçimler düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır  Seçimler serbest olmalıdır  Birden fazla siyasal parti bulunmalıdır  Muhalefetin iktidar olma şansı mevcut olmalıdır  “Temel kamu hakları” tanınmış ve garanti altına alınmış olmalıdır.

79 79/59 Laik Devlet İlkesi İnanç hürriyeti sınırsız Ay m.24/I Din HürriyetiDin- Devlet İşlerinin Ayrılığı İbadet hürriyeti AY m.2a/II ile sınırlı - Devletin resmi dini olmamalıdır. - Devlet tüm dinler karşısında tarafsız olmalıdır. - Devlet tüm dinlerin mensuplarına eşit davranmalıdır. - Din ve devlet kurumları ayrılmalıdır. - Hukuk kuralları din kurallarına uymak zorunda olmamalıdır.

80 80/59 Sosyal Devlet İlkesi  1982 Anayasasının 2’nci maddesine göre, “Türkiye Cumhuriyeti... sosyal... bir... Devlet’tir”

81 81/59 Sosyal Devlet İlkesi  Sosyal devlet, devletin sosyal barışı ve sosyal adaleti sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik hayata aktif müdahalesini gerekli ve meşru gören bir anlayıştır. Sosyal Devleti Gerçekleştirmeye Yönelik Tedbirler - Herkese insan onuruna yakışır asgari bir yaşam düzeyi sağlama. - Gelir ve servet farklılıklarının azaltılması.. Vergi politikaları. Sosyal amaçlı kamulaştırmalar. Toprak reformu. Devletleştirme

82 82/59 Sosyal Devlet İlkesi Jandarma Devlet Sosyal devlet anlayışının tersidir. Liberal felsefeden esinlenen bu anlayışa göre; - Devletin görevlerini, savunma, güvenlik ve adalet hizmetleri ile sınırlamıştır. - Devlet, bireylerin güvenliğini sağlamalı, ama onların faaliyetlerine müdahale etmemelidir. Batı toplumlarında jandarma devlet anlayışı ortamında sanayileşme büyük ölçüde gerçekleştirilmiş, ama bunun yanında önemli sosyal sorunlar ortaya çıkmış, gelir ve servet eşitsizlikleri artmış, sınıf çatışmaları yoğunlaşmıştır. Bu durum karşısında Batı toplumları, klasik jandarma devlet anlayışını terk ederek gerekli sosyal tedbirleri almaya başlamışlardır.

83 83/59 Hukuk Devleti İlkesi  1982 Anayasasının 2’nci maddesine göre, “Türkiye Cumhuriyeti... bir hukuk devletidir”.

84 84/59 Hukuk Devleti İlkesi Hukuk Devletinin Genel Gerekleri - Yasama Organı Hukuka Bağlı Olmalıdır. - Yürütme Organı Hukuka Bağlı Olmalıdır. - Yargı Organı da Hukuka Bağlı Olmalıdır.  Hukuk devleti, faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukuki güvenlik sağlayan devlet demektir.

85 85/59 Hukuk Devletinin Özel Gerekleri - İdarenin tüm eylem ve işlemleri yargı denetimine tabi olmalıdır. - Hakimler bağımsız ve teminatlı olmalıdır. (Yargı bağımsızlığı) - İdarenin faaliyetleri önceden bilinebilir olmalıdır. - Hukuki güvenlik ilkesi ve geçmişe yürüme yasağı mevcut olmalıdır. - İdarenin mali sorumluluğu bulun- malıdır. Hukuk Devleti İlkesi

86 86/59 Polis Devleti - İdaresi hukuka bağlı olmayan, vatandaşlarına hukukî güvenlik sağlamayan devlet tipi için “polis devleti” tabiri kullanılmaktadır. - Hukuk Devleti kavramının karşıtı olarak kullanılır. - Askeri ya da sivil diktatörlerin ya da otoriter rejimlerin hukuk karşısındaki konumu değerlendirilirken, “polis devleti” nitelemesi kullanılır. - Özellikle klasik faşist rejimler polis devletinin tipik örnekleri Hukuk Devleti İlkesi

87 87/59 Eşitlik İlkesi  Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet ve siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. (AY m.10)  Mutlak eşitlik, kişilerin kişisel ve özel durumlarına bakılmaksızın, kanunların herkese eşit olarak uygulanması,  Nispi eşitlik ise, aynı durumda bulunan kişilerin aynı işleme tabi tutulmasıdır.

88 88/59 Başlangıçta Belirtilen Temel İlkeler 1982 Anayasası Md. 2; “Türkiye Cumhuriyeti... başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan... bir... Devletidir.” ifadesi ile başlangıçta belirtilen temel ilkelere gönderme yapmaktadır.

89 89/59 Başlangıçta Belirtilen Temel İlkeler 1982 Anayasasının Başlangıcında belirtilen temel ilkeler şunlardır: - Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık (p. 1, 5) - Atatürk milliyetçiliği (p.1, 5) - Atatürk medeniyetçiliği (p.5) - Çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi (p.2) - Millî egemenlik (p.3) - Anayasanın ve hukukun üstünlüğü (p.4)

90 90/59 Başlangıçta Belirtilen Temel İlkeler - Hürriyetçi demokrasi (p.3) - Kuvvetler ayrılığı (p.4) - Türk varlığının devleti ve ülkesiyle bölünmezliği (p.5) - Kuvvetler ayrılığı (p.4) - Lâiklik (p.5) - Her Türk vatandaşının onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını geliştirme hakkı (p.6) - Türk vatandaşlarının; * Millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, * Nimet ve külfetlerde ve * Millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu (p.7)

91 91/59 Başlangıçta Belirtilen Temel İlkeler Bu ilkelerin önemli bir bölümü, Anayasanın çeşitli maddelerinde ayrıca düzenlenip somutlaştırılmıştır. Anayasanın maddelerinde açık hükümler varken, Anayasa Mahkemesinin başlangıçta belirtilen hükümleri “ölçü norm” olarak kullanmasına gerek yoktur. Bununla birlikte, Anayasanın maddelerinde bir hüküm yoksa, Anayasa Mahkemesinin başlangıçta geçen soyut kavram ve ilkeleri “ölçü norm” olarak kullanması mümkündür.

92 92/39 Bu ilk Bölümden sonra Anayasa, temel hak ve hürriyetleri üçe ayırarak düzenlemektedir: - Kişinin hakları ve ödevleri, - Sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler, - Siyasî haklar ve ödevler. Anayasanın bu ayrımı Jellinek’in kamu hakları tasnifine uygundur Anayasasının Sınıflandırması

93 93/39 Kişisel Haklar (Negatif Statü Hakları) Anayasa m Siyasi Haklar (Aktif Statü Hakları) Anayasa m Sosyal ve Ekonomik Haklar (Pozitif Statü Hakları) Anayasa m Kişinin devlet tarafından aşılamayacak ve dokunulamayacak özel alanının sınırlarını çizen hak ve hürriyetlerdir. - Devlete sadece karışmama ödevi yüklerler. - Bireylere devletten olumu bir davranış, bir hizmet, bir yardım isteme imkanını tanıyan haklardır. - Bu hakları devlet mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirir. - Kişinin devlet yönetimine katılmasını sağlayan haklardır. - Kişi dokunulmazlığı - Düşünce hürriyeti -Özel hayatın gizliliği -Mülkiyet Hakkı -Basın Özgürlüğü vb. - Sosyal güvenlik -Eğitim ve öğrenim -Çalışma -Grev ve Lokavt - Sağlık hakkı vb. - Seçme ve seçilme - Dilekçe - Kamu hizmetlerine girme vb Anayasasının Sınıflandırması

94 94/39 MADDE 17: Kişinin Dokunulmazlığı, Maddî ve Manevî Varlığı MADDE 18: Zorla Çalıştırma Yasağı MADDE 19: Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması MADDE 20: Özel Hayatın Gizliliği MADDE 21: Konut Dokunulmazlığı MADDE 22: Haberleşme Hürriyeti MADDE 23: Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti MADDE 24: Din ve Vicdan Hürriyeti MADDE 25: Düşünce ve Kanaat Hürriyeti MADDE 26: Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti MADDE 27: Bilim ve Sanat Hürriyeti Basın ve Yayımla İlgili Hükümler MADDE 28: Basın Hürriyeti MADDE 29: Süreli ve Süresiz Yayın Hakkı MADDE 30: Basın Araçlarının Korunması MADDE 31: Basın Dışı Kitle Haberleşme Araçlarından Yararlanma Hakkı MADDE 32: Düzeltme ve Cevap Hakkı Toplantı Hak ve Hürriyetleri MADDE 33: Dernek Kurma Hürriyeti MADDE 34: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı MADDE 35: Mülkiyet Hakkı Hakların Korunmasıyla İlgili Hükümler MADDE 36: Hak Arama Hürriyeti MADDE 37: Kanunî Hâkim Güvencesi MADDE 38: Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar MADDE 39: İspat Hakkı MADDE 40: Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması Kişinin Hakları ve Ödevleri

95 95/39 Bu hak ve hürriyetlerin hepsi “negatif statü hakları” niteliğindedir. Bunlar, ferdiyetçi doktrinin ürünü olarak ortaya çıkmış klasik haklardır. Bu haklar, devlete bir şey yapmama, kişinin alanına müdahalede bulunmama ödevi yükler. Kişinin Hakları ve Ödevleri

96 96/39 MADDE 41: Ailenin Korunması MADDE 42: Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi MADDE 43: Kıyılardan Yararlanma MADDE 44: Toprak Mülkiyeti MADDE 45: Tarım, Hayvancılık ve Bu Üretim Dallarında Çalışanların Korunması MADDE 46: Kamulaştırma MADDE 47: Devletleştirme MADDE 48: Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti, Çalışma İle İlgili Hükümler ( Negatif Statü Hak.) MADDE 49: Çalışma Hakkı ve Ödevi MADDE 50: Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı ( Negatif Statü Hakkı) MADDE 51: Sendika Kurma Hakkı (Negatif Statü Hakkı ) MADDE 52: Sendikal Faaliyet Toplu İş Sözleşmesi, Grev Hakkı ve Lokavt MADDE 53: Toplu İş Sözleşmesi Hakkı MADDE 54: Grev Hakkı ve Lokavt MADDE 55: Ücrette Adalet Sağlanması MADDE 56: Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması MADDE 57: Konut Hakkı MADDE 58: Gençliğin Korunması MADDE 59: Sporun Geliştirilmesi MADDE 60: Sosyal Güvenlik Hakkı MADDE 61: Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler MADDE 62: Yabancı Ülkelerde Çalışan Türk Vatandaşları MADDE 63: Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması MADDE 64: Sanatın ve Sanatçının Korunması MADDE 65: Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırı Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler

97 97/39 Bu hak ve hürriyetler genel olarak “pozitif statü hakları” niteliğindedir. Bu haklar, sosyal devlet anlayışının gelişimi sonucu ortaya çıkmışlardır. Bunların gerçekleşmesi için devletin olumlu bir edimde bulunması gerekir. Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler

98 98/39 MADDE 66: Türk Vatandaşlığı MADDE 67: Seçme, Seçilme ve Siyasî Faaliyette Bu- lunma Hakları MADDE 68: Parti Kurma, Partilere Girme ve Partilerden Ayrılma MADDE 69: Siyasî Partilerin Uyacakları Esaslar MADDE 70: Hizmete Girme MADDE 71: Mal Bildirimi MADDE 72: Vatan Hizmeti MADDE 73: Vergi Ödevi MADDE 74: Dilekçe Hakkı Siyasî Haklar ve Ödevler

99 99/39 Bu hak ve hürriyetler “aktif statü hakları” niteliğindedir. Bu haklar ve hürriyetler, kişilerin devlet yönetimine katılma ve siyasal faaliyette bulunma haklarıdır. Bu haklar ve hürriyetler ancak Türk vatandaşları tarafından kullanılabilir. O nedenle bunlara “vatandaşlık hakları” da denebilir. Siyasî Haklar ve Ödevler

100 100/39 İsimsiz Hürriyetler Temel hak ve hürriyetler toplam 58 maddede sayılmıştır. Ancak bunlar sınırsızdır. İşte Anayasada ayrıca düzenlenmemiş hürriyetlere “isimsiz hürriyet” adı verilir. Ör: - “Sigara içme hürriyeti” böyle bir “isimsiz hürriyet”tir. Bu hürriyeti Anayasada düzenleyen bir madde yoktur. Siyasî Haklar ve Ödevler

101 101/39 Anayasada düzenlenmiş olan temel hak ve hürriyetlerin hukukî rejimi, bizzat Anayasada belirlenmiştir (m.12-15). Ör: Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasının Anayasa Md.13’de öngörülen ilkeler doğrultusunda yapılması gerekir. Siyasî Haklar ve Ödevler

102 102/39 İsimsiz Hürriyetler Anayasada düzenlenmemiş bir hürriyetin (isimsiz hürriyet) hukukî rejimi nedir? Anayasa Md.12/1 ilk fıkrasında “herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir” denmektedir. Buradaki hak ve hürriyetler sadece Anayasada belirtilen hak ve hürriyetler değil, genel olarak “hürriyetler”dir. O halde bunlar da Anayasada genel olarak temel hak ve hürriyetler için öngörülen sisteme tâbidir. Yani sınırlamada Md. 13’ün şartlarına uyulması gerekir. Siyasî Haklar ve Ödevler

103 103/39 İnsan Haklarına “Dayalı” Devlet - İnsan Haklarına “Saygılı” Devlet 1961 Anayasası “insan haklarına dayalı devlet” ifadesi kullanılmıştı Anayasası “insan haklarına saygılı” ifadesini kullanmıştır. iki Anayasanın “insan haklarına” bakış açısında köklü bir fark olduğunu ileri sürenler olsa da temel bir anlam ve yaklaşım farkı olduğunu savunmak güçtür Anayasasının Temel Hak ve Hürriyetler Konusundaki Temel Yaklaşımı

104 104/39 İnsan Haklarına Saygı “Toplumun Huzuru, Millî Dayanışma ve Adalet” Anlayışı İle Çerçevelendirilmiş midir? Bu görüşü savunanlar olsa da bu düşüncede isabet yoktur. Çünkü, 2’nci maddenin ifade biçiminde bu kavramlar insan haklarını değil, Türkiye Devletinin kendisini nitelendirmektedir Anayasasının Temel Hak ve Hürriyetler Konusundaki Temel Yaklaşımı

105 105/39 Hak - Ödev İlişkisi Anayasamız hakları ve ödevleri birlikte düzenlemiştir: - “Temel Haklar ve Ödevler”: İkinci Kısım başlığı - “Kişinin Hakları ve Ödevleri”: İkinci Kısım, İkinci Bölüm başlığı - “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler”: İkinci Kısım, Üçüncü Bölüm başlığı - “Siyasî Haklar ve Ödevler”: İkinci Kısım, Dördüncü Bölüm başlığı 1982 Anayasasının Temel Hak Ve Hürriyetler Konusundaki Temel Yaklaşımı

106 106/39 Hak - Ödev İlişkisi Ayrıca Anayasa Md.12/2 “temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder” hükmü konulmuştur Tabiî hukuk anlayışında da hürriyet, başkalarına zararlı olmayan davranışlarda bulunabilmek şeklinde tanımlanmıştır. Kişi kendi haklarını kullanırken başkalarının haklarına da saygı göstermek zorundadır Anayasasının bölüm başlıkları ve yukarıdaki hükmü (m.12/2) kişinin temel hak ve hürriyetleri ile ödev ve sorumlulukları arasındaki bu ilişkiyi vurgulamaktan ibarettir Anayasasının Temel Hak Ve Hürriyetler Konusundaki Temel Yaklaşımı

107 107/39 Hürriyet - Otorite Dengesi Türk anayasa hukuku doktrininde yaygın olarak, Anayasasının “hürriyet-otorite” ikilisinde otoriteden yana tercihini yaptığı, Anayasasının 1961 Anayasasına oranla daha az hürriyetçi olduğu söylenmektedir. - Bu yargıda belli ölçüde gerçeklik payı vardır. Ancak, özellikle 2001 değişikliklerinden sonra 1982 Anayasasının 1961 Anayasasından daha ileriye giderek temel hak ve hürriyetlerle ilgili düzenlemelerinde AİHS ile paralellik sağlanmaya çalışılmış olması dikkate alındığında bu yargıya katılmak zordur Anayasasının Temel Hak ve Hürriyetler Konusundaki Temel Yaklaşımı

108 108/39 - Sınırsız, mutlak hürriyet kavramı toplum ve devlet hayatı içinde yer alamaz. - Devletin ve toplumun var olabilmesi ve sürekliliğinin sağlanması için hürriyetlerin sınırlandırılması kaçınılmaz bir zorunluluk teşkil eder. - Sorun, temel hak ve hürriyetlerin nasıl ve ne ölçüde sınırlandırılacağı sorunudur. Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması

109 109/ Anayasası temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasını iki başlık altında düzenlemiştir: * Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin sınırlandırılması Sistemi * Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması

110 110/39 Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin sınırlandırılması Sistemi Anayasamız bu dönemdeki sınırlandırma sistemini Md. 13’de düzenlemiştir. Buna göre sınırlama; - Kanunla olmalıdır. - Anayasanın ilgili maddesinde belirtilen sebeplerle bağlı olmalıdır. - Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olmalıdır. - Demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmamalıdır. - Ölçülülük ilkesine aykırı olmamalıdır. - Laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olmalıdır. - Temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunmamalıdır. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

111 111/39 1. Sınırlama Kanunla Yapılmalıdır Anayasası Md. 13’e göre, “temel hak ve hürriyetler... kanunla sınırlanabilir”. - Yani, temel hak ve hürriyetler, KHK ile, tüzükle, yönetmelikle veya diğer idarî işlemler ile sınırlanamaz (Olağanüstü dönemler hariç) - Bununla birlikte, yürütme organı kanunun öngördüğü sınırlamaların ayrıntılarına ve teknik noktalarına ilişkin düzenlemeler yapabilir; bu sınırlamaları somutlaştı- rabilir. Ancak, düzenleyici işlemlerle kanunun öngörmediği bir sınırlamanın konulması mümkün değildir. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

112 112/39 2. Sınırlama Anayasanın İlgili Maddesinde Belirtilen Sebeplere Dayanmalıdır. - Anayasanın; * Md. 13/1’in eski metni “genel sınırlama sebepleri”, * Md.13/2’in eski metni Anayasanın ilgili maddesinde düzenlenen “özel sınırlama sebepleri” öngörmüştü. - Maddenin eski şeklinde genel sınırlama sebebi olarak, * Milli güvenlik, * Kamu düzeni, * Genel asayiş, * Kamu yararı, * Genel ahlak ve Genel sağlık” gibi sebeplerle sayılıyordu. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

113 113/39 2. Sınırlama Anayasanın İlgili Maddesinde Belirtilen Sebeplere Dayanmalıdır değişiklikleri ile bu sınırlama sebepleri çıkarılmıştır. Artık bir temel hak ve hürriyet, ancak, o temel hak ve hürriyetin Anayasada düzenlendiği maddede bir sınırlama sebebi öngörülmüş ise sınırlandırılabilir. Bu tür sınırlama tedbirlerine “özel sınırlama sebepleri” denmektedir. Bu sınırlama sebepleri, kendi geçtikleri maddede düzenlenen temel hak ve hürriyet için geçerlidir. Örneğin, AY Md.22’e göre, haberleşme hürriyeti, “mili güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi…” sebepleriyle sınırlandırılabilir. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

114 114/39 3. Sınırlama Anayasanın Sözüne ve Ruhuna Uygun Olmalıdır - Bu Anayasa Md. 13’de düzenlemiştir. a. Anayasanın Sözüne Uygunluk Anayasanın “sözü” dendiğinde Anayasanın “metni” anlaşılır. Bu şart özellikle, Anayasanın temel hak ve hürriyetler için “ek güvenceler” getirmiş olması durumunda önem kazanmaktadır. Ek güvenceler, bir hak ve hürriyetin tanınması yanında aynı zamanda yasama organının o hak ve hürriyeti sınırlandırırken yapamayacağı hususları da belirtilmesi durumudur. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

115 115/39 a. Anayasanın Sözüne Uygunluk Ek güvenceler, “kanun koyucuya yönelik yasaklama hükümleridir”. Ör: - “Her ne sebeple olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz” (m.12/2); -“Basın... sansür edilemez (m.28/1); - “Süreli ve süresiz yayın önceden izin alma şartına bağlanamaz” (m.29/1); - “Herkes önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir” (m.33/1). Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

116 116/39 a. Anayasanın Sözüne Uygunluk Ek güvenceler, “kanun koyucuya yönelik yasaklama hükümleridir”. Bu durumlarda yasama organının bir temel hak ve hürriyeti sınırlamak amacıyla çıkardığı kanun, Anayasanın getirmiş olduğu bir ek güvenceye aykırı ise, o sınırlama Anayasanın “sözüne” aykırı olmuş olur. Ör: Genel ve özel sebeplere dayanan basın hürriyetini sınırlandıran bir kanun, basının sansür edilmesini öngörüyorsa, bu kanun Anayasanın “basın sansür edilemez” diyen “sözüne” aykırı olmuş olur. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

117 117/39 b. Anayasanın Ruhuna Uygunluk “Anayasanın ruhu” kavramının tanımlanması zordur. Anayasanın ruhu kavramı hukuk-dışı bir kavramdır. Anayasa, ayrıca bir başka maddesinde kendi “ruhu”nun ne olduğunu tanımlamadıkça, Anayasanın 13’üncü maddesinde geçen “Anayasanın ruhuna” uygunluk şartına herhangi bir anlam verilemez. Bununla birlikte, Anayasanın “özgürlükçü” olmuş olması onun ruhunun bir yansıması olarak görülebilir. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

118 118/39 4. Sınırlama Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olmalıdır Demokratik toplum düzeninin gerekleri denince, evrensel anlamdaki gerekler anlaşılmalıdır. Demokratik Devlet İlkesinin Gerekleri  Etkin Siyasal Makamlar Seçimle İş Başına Gelmelidir  Seçimler Düzenli Aralıklarla Tekrarlanmalıdır  Seçimler Serbest Olmalıdır  Birden Fazla Siyasal Parti Bulunmalıdır  Muhalefetin İktidar Olma Şansı Mevcut Olmalıdır  Temel Kamu Hakları Tanınmış ve Garanti Altına Alınmış Olmalıdır. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

119 119/39 5. Sınırlama Temel Hak ve Hürriyetlerin Özüne Dokunmamalıdır Anayasasında 2001’de yapılan değişiklikle 1961 Anayasasının benimsediği “hakkın özüne dokunma yasağı”na geri dönülmüştür. Buna göre, temel hak ve hürriyetler sınırlanırken bile, bu temel hak ve hürriyetlerin tamamı ortadan kaldırılmayacaktır. Bir hakkın özü, onun vazgeçilmez unsuru, dokunulduğu takdirde söz konusu hürriyeti anlamsız kılacak olan asli çekirdeğidir. Anayasa Mahkemesi de 1961 döneminde verdiği kararlarda “bir hak ve hürriyetin gayesine uygun şekilde kullanılmasına son derece zorlaştıran veya onu kullanılmaz duruma düşüren kayıtlar”ın o hak ve hürriyetin özüne dokunulduğuna karar vermiştir. Ör: Mektupları açılması ile haberleşmenin gizliliği ilkesi çiğnenir. ve öz kalmaz. Bunun için bu ilkeyi tam uygulamak zor. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

120 120/39 6. Sınırlama Laik Cumhuriyetin Gereklerine Aykırı Olmamalıdır. - Devletin resmi dini olmamalıdır. - Devlet tüm dinler karşısında tarafsız olmalıdır. - Devlet tüm dinlerin mensuplarına eşit davranmalıdır. - Din ve devlet kurumları ayrılmalıdır. - Hukuk kuralları din kurallarına uymak zorunda olmamalıdır. İnanç hürriyeti sınırsız Ay m.24/I Din Hürriyeti İbadet hürriyeti AY m.2a/II ile sınırlı Din- Devlet İşlerinin Ayrılığı Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

121 121/39 7. Sınırlamada Ölçülülük İlkesine Uyulmalıdır. Sınırlamanın ölçülülük ilkesine uygun olabilmesi için; - Başvurulan araç, amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalı, - Başvurulan araç, sınırlama amacı açısından gerekli olmalı, - Araç ve Amaç ölçüsüz bir oran içinde olmamalıdır. Olağan Dönemlerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Sistemi

122 122/39 Anayasamıza göre Olağanüstü Hal Rejimleri; - “Olağanüstü Hal” ve - “Sıkıyönetim” olmak üzere iki çeşittir. Bu rejimlerde temel hak ve hürriyetler, olağan dönemlere nazaran daha büyük ölçüde sınırlandırılabilir ve hatta geçici olarak kısmen veya tamamen durdurulabilir. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

123 123/39 Bu rejimler Anayasanın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması” başlıklı 15’inci maddesinde belirtilmiştir. Yani olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetler, - 15’inci maddeye uygun olmak şartıyla, - Başta 13’üncü maddeye, - sonra diğer maddelere aykırı olarak sınırlandırılabilir. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

124 124/39 Anayasa Md. 15: “Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz”. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

125 125/39 Buna göre temel hak ve hürriyetlerin durdurulmasının Anayasanın 15’inci maddesine göre şartları: 1. Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerden biri mevcut olmalıdır. 2. Uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemelidir 3. Ölçülülük ilkesine uyulmalıdır /2’de sayılan hak ve ilkelerden oluşan çekirdek alana dokunulmamalıdır. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

126 126/39 1. Savaş, Seferberlik, Sıkıyönetim veya Olağanüstü Hallerden Biri Mevcut Olmalıdır Bu hallerin neler olduğu daha sonraki derslerde incelenecek. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

127 127/39 2. Uluslararası Hukuktan Doğan Yükümlülüklerin İhlâl Edilmemesi Kaydı Bunlar; - Uluslararası örf ve adet hukuk ile uluslararası hukukun genel prensipleri, - Devletin taraf olduğu sözleşmelerden doğan yükümlülüklerdir. O halde olağanüstü hallerde yapılan düzenlemeler, bunlara uygun olmak zorundadır. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

128 128/39 2. Uluslararası Hukuktan Doğan Yükümlülüklerin İhlâl Edilmemesi Kaydı Bu sözleşmelerin başında AİHS gelir. AİHS olağanüstü hallerde; - Temel hak ve özgürlüklerin olağan dönemlerden daha fazla sınırlandırılabileceğini, - Hatta geçici olarak tümüyle ortadan kaldırıla- bileceğini, - Bu sözleşmenin 2, 3, 4, ve 7. maddelerindeki ilkelere dokunmamak şartıyla Sözleşmeye göre üstlendiği yükümlülüklere aykırı tedbirler alabileceğini kabul etmiştir. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

129 129/39 3. Ölçülülük İlkesine Uyulması Şartı 1982 Anayasası Md. 15/1, olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetlerin ancak “durumun gerektirdiği ölçüde” sınırlandırılabileceğini öngörmüştür. Bu husus doktrinde, “ölçülülük ilkesi” olarak isimlendirilmektedir: Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Başvurulan araç; Sınırlama amacını gerçekleştirmeye elverişli olmalı, Sınırlama amacı açısından gerekli olmalı, Ve amaç ölçüsüz oran içinde olmamalıdır.

130 130/39 4. Çekirdek Alana Dokunma Yasağı 1982 Anayasası Md.15/2, çok önemli hak ve ilkelerden oluşan bir “çekirdek alan” öngörmüştür. Anayasaya göre bu çekirdek alana, olağanüstü hallerde, hatta savaş halinde bile dokunulamaz. Mutlak olarak korunması gereken, bu dokunulmaz hak ve ilkeler şunlardır: a) Savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

131 131/39 4. Çekirdek Alana Dokunma Yasağı Mutlak olarak korunması gereken, bu dokunulmaz hak ve ilkeler şunlardır: b) Kimse din, vicdan, düşünce ve kanaat- lerini açıklamaya zorlanamaz. c) Suç ve cezalar geçmişe yürütülemez. d) Suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

132 132/39 4. Çekirdek Alana Dokunma Yasağı Böylece olağanüstü hallerde, - Uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla ve - Ölçülülük ilkesine uyulmak şartıyla, - Yukarıda sayılan hak ve özgürlüklerin dışında kalan hak ve özgürlükler sınırlandırılabilecek, hatta bu hak ve özgürlüklerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilecektir. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

133 133/39 4. Çekirdek Alana Dokunma Yasağı Ancak, olağanüstü hal ve sıkıyönetim KHK ile “savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler” dışında, - Kişinin yaşama hakkına dokunulamayacak, - Kişiye işkence edilemeyecek, - Kimse din, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacak ve bunlardan dolayı kınanamayacak, suç ve - Cezalar geçmişe yürütülemeyecek, - Suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamayacaktır. Olağanüstü Hal Rejimlerinde Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

134 134/39 Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması 1. Sınırlama kanunla olmalıdır. 2. Sınırlama anayasanın ilgili maddesinde belirtilen sebeplere bağlı olmalıdır. 3. Sınırlama Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olmalıdır. 4. Sınırlama demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmamalıdır. 5. Sınırlama temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunmamalıdır. 6. Sınırlama lâik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olmamalıdır. 7. Sınırlama ölçülülük ilkesine aykırı olmamalıdır. Olağan DönemlerOlağanüstü Dönemler 1. Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerden biri mevcut olmalı. 2. Uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemelidir 3. Ölçülülük ilkesine uyulmalıdır. 4. MD.15/2’de sayılan hak ve ilkelerden oluşan çekirdek alana dokunulmamalıdır: a) Yaşama hakkı, maddî ve manevî varlığın bütünlüğü. b) Din, vicdan, düşünce ve kanaatlerin. açıklanmaya zorlanamaması. c) Suç ve cezaların geçmişe yürümezliği. d) Masumluk karinesi. Sınırlandırmada tek ortak şart: “Ölçülülük İlkesi”dir.

135 135/20 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi


"1/20 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Sami Doğru." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları