Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Öğr. Gör. Songül DURAN. 1. Davranım bozuklukları 2. Kaygı bozuklukları 3. Depresyon 4. Bebek ya da erken çocuklukta beslenme ve yeme bozuklukları 5. Tik.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Öğr. Gör. Songül DURAN. 1. Davranım bozuklukları 2. Kaygı bozuklukları 3. Depresyon 4. Bebek ya da erken çocuklukta beslenme ve yeme bozuklukları 5. Tik."— Sunum transkripti:

1 Öğr. Gör. Songül DURAN

2 1. Davranım bozuklukları 2. Kaygı bozuklukları 3. Depresyon 4. Bebek ya da erken çocuklukta beslenme ve yeme bozuklukları 5. Tik bozuklukları 6. Dışa atım bozuklukları 7. Uyku bozuklukları

3 ● İnsan ve hayvanlara karşı saldırganlık, ● Eşyalara zarar verme, ● Dolandırıcılık/ hırsızlık, ● Kuralları ciddi biçimde ihlal etme ile tanımlanan bir patolojidir.

4 1. DB-Klinik Özellikler-I Erkeklerde daha sıktır ve daha kalıcı olma eğilimi vardır. İleride antisosyal k.b. riski yüksektir.

5 1. DB-Klinik Özellikler-II1 İnsan/hayvanlara saldırganlık  Kabadayılık, göz dağı verme  Kavga başlatma  Fiziksel yaralama, insan ve hayvanlara fiziksel acımasızlık  Başkasının gözü önünde çalma  Cinsel etkinlikte bulunma için zorlama Eşyalara zarar verme  Ciddi hasar vermek amacıyla isteyerek yangın çıkarma  İsteyerek başkasının malına mülküne zarar verme

6 1.DB-Klinik Özellikler-III Dolandırıcılık ya da hırsızlık  Bir başkasının evine, arabasına zorla girmiştir.  Çıkar, bir şeyi elde etmek için, yükümlülüklerinden kaçınmak için çoğunlukla yalan söyler.  Kimse görmeden değerli şeyler çalmıştır. Kuralları ciddi biçimde bozma  13 yaş öncesi başlayarak, ailenin yasaklamasına karşın çoğu zaman geceyi dışarıda geçirme.  Ana-babanın evinde yaşarken en az iki gece evden kaçma (uzun süre geri dönmemişse bir kez).  13 yaşından önce başlayarak çoğu zaman okuldan kaçma.

7 1.Karşıt olma karşı gelme bozukluğu (KOKGB) “Sık sık hiddetlenme”, “büyüklerle sık sık tartışmaya girme”, “büyüklerin istek ve kurallarına karşı gelme”, “isteyerek başkasını kızdıran şeyler yapma”,

8 “kendi yaramazlığı için başkalarını suçlama”, “alınganlık, kolay kızdırılma”, “kincilik, intikam almak isteme” özellikleri taşıyan bir psikopatolojidir.

9 1.DB&KOKGB-Etiyoloji  Düşük sosyoekonomik düzey, işlevselliği bozuk aileler, aile içi şiddet, istismar, güvensiz bağlanma, zor mizaç, ailede alkol/madde bağımlılığı ve antisosyal kişilik bozukluğu, büyüme sırasında aşırı cezalandırma ya da sınır koymama gibi psikososyal etkenler.

10  Düzenli izlem  Model olma  Eşlik eden bozuklukların tedavisi

11

12 Ayrılma anksiyetesi bozukluğu Özgül fobi, panik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, sosyal fobi, travma sonrası stres bozukluğu vb. yetişkinlerde de görülen anksiyete bozuklukları

13  AAB, çocuğun en fazla bağlandığı kişilerden ayrılmasıyla ilgili gerçekdışı ve aşırı kaygı duyması ile karekterize bir psikopatolojidir.  Ayrılık durumunda kendilerine ya da ana babaları gibi bağlılık figürlerine zarar gelebileceğiyle ilgili olarak aşırı endişe vardır.

14  Bağlanma figürlerinden ayrılma durumu ya da ayrılma beklentisi karşısında bir grup duygusal, bilişsel, davranışsal ve somatik belirti ortaya çıkar.

15  Genetik,  Biyolojik  Psikososyal etmenler etkilidir.

16  İlaç tedavileri (TCA, SSRI, Anksiyolitikler); Davranış tedavileri  Bilişsel-davranışçı terapiler kullanılmaktadır.

17

18  DSM-IV’e göre çocuk ve ergenlerde depresyon tanısı için; ◦ erişkinlerde depresyon duygusu beklenirken; çocuklarda depresyon duygusu yoksa irritabilite tanı için yeterli, erişkinlerde beklenen önemli kilo kaybı yerine çocuklarda büyümeye bağlı beklenen kilo artışının olmaması yeterli.

19  bebeklik dönemi  oyun çağı dönemi  okul dönemi  ergenlik dönemi

20  Etiyoloji; 4 veya daha fazla ay anneden ayrılma  Klinik; gelişme geriliği meydana gelir, çocuk büyüyemez, apatik, cansız, hareketsiz bir bebek haline gelir.  Tedavi: Yerine koyma

21  Etiyoloji; Psikososyal faktörler (ayrılık, taşınma, hastalık, kardeş doğumu, kayıp vb..)  Klinik: Beklenen gelişmeyi göstermez, geri çekilme, hareketlerinde azalma veya hırçınlaşma, huysuzluk, davranış bozukluğu, uyku, yeme alışkanlıkları ve dışkılamada bozulma, değişim ve gerileme meydana gelir.

22  Tedavi: Aileye veya stresöre yönelik tedbirler ve öneriler.  Oyun tedavisi: Bunları yaparken başlıca amacımız çocuğun hayatına girmek, halledemediği konuyu halletmesine yardımcı olmak, zihin gündemini değiştirmek ve umutlandırmaktır.

23  Etiyoloji; Stresör faktörler: Arkadaş, okul, aile ilişkilerinde yetersizlik ve kronik hastalık ya da biyolojik yatkınlık  Klinik; huysuzlanma, geri çekilme, davranış sorunları (yalan söyleme, vurma, kırma vs..), vejetatif semptomlar (uyku, iştah, ilgi ve aktivite azalması), intihar düşünceleri, okul ve evden kaçma, ders başarısında düşme.

24  Tedavi;  1. İlaç tedavisi: SSRI 2. Grup tedavisi 3. Oyun tedavisi 4. Aile tedavisi

25  Etiyoloji; 1. Stres faktörleri: arkadaş, okul, aile ilişkilerinde bozulma, planlarda aksama, kronik hastalık, ayrılma, kayıplar 2. Biyolojik yatkınlık  Klinik; Kendisi ya da etrafındakilere göre depresif duygudurum içinde olmalıdır, bu hemen her gün olmalı ve gün boyu sürmelidir, gençlerde duygudurum irritabl, öfkeli, kızgın vs... olabilir. İlgi ve aktiviteleri azalır. Beklenen kiloyu alamaz veya kilo kaybederler (vücut kilosunun % 5'inden fazlasını kaybetmesi)

26 Uyku bozukluğu yorgunluk, enerji kaybı, değersizlik, kendini suçlama, kararsızlık, Dikkat ve konsantrasyon bozukluğu İntihar düşünceleri Arkadaş ilişkileri bozuktur.

27  Tedavi; 1. İlaç tedavisi: Organik bozukluk olmasa bile değişmiş olan dengeyi düzeltmek için kullanırız. 2. Psikoterapi: her zaman endikedir. 3. Aile ve okul işbirliğini sağlamak

28  En az bir yıl süre içinde depresif belirtilere yakın belirtiler vardır (iştahsızlık, aşırı yeme, uykusuzluk, benlik saygısında azalma, umutsuzluk, konsantrasyon kaybı vs..)  Tedavi; 1. Psikoterapi 2. İlaç tedavisi ( antidepresanlar)

29  En az bir ay süreyle yenilebilir olmayan maddelerin yenmesidir.  Mental retarde kişilerde de görülür.  Pika olgularında yüksek sıklıkla ana baba ihmali ve yoksunluğu vardır.  Pikanın ayırıcı tanısı demir ve çinko yetersizliklerini içerir. Pikanın kesin tedavisi yoktur.

30  Ruminasyon bozukluğu, sıklıkla bebeklerde gıdanın yineleyici regürjitasyonudur. Başlangıcı genellikle 3. aydan sonradır. Regürjitasyon ortaya çıkınca, gıda yutulur ya da dışarı tükürülür.

31  Ruminasyon, bebeğin beslenme sürecini yenileme girişimi olarak yorumlanır ve annenin sağlayamadığı doyumu sağlar. Aşırı uyarım ve gerginlik de ruminasyon nedenleridir.

32  Tedavi; çocuğun psikososyal çevresinin iyileştirilmesini anne ya da bakıcıların aşırı sevgi veren bakımını ve anne ya da anne babaların psikoterapisini kapsar.

33

34  Çocuğun idrar kontrolünün kazanıldığı biyolojik olgunluğa gelmesine karşın (5 yaş) yineleyici idrar kaçırma ile belirli bir bozukluktur.

35  Ailesel yatkınlık:  Fizyolojik nedenler: Mesane ve idrar yollarının anatomik bozukluğu üzerinde durulmuştur.  Psikososyal nedenler: Bozukluğun gelişiminde gecikmiş ve gevşek tuvalet eğitimi ile psikososyal stres etkenleri üzerinde durulmuş, stres etkenlerinin özellikle ikincil enürezisin ortaya çıkışında önemli olduğu vurgulanmıştır.

36  Tanı için çocuğun beş yaşın üzerinde olması gerekir.  Belirtiler üç ay süre ile haftada en az iki kez olmalı  Okul ya da diğer işlev alanlarında sıkıntıya neden olmalıdır.

37  Enürezis aşağıdaki alttiplerin biri ile ortaya çıkabilir;  Noktürnal: Bu en sık görülen tiptir ve idrar kaçırma sadece gece uykusu sırasında olur.

38  Diürnal: İdrarın çocuğun uyanık olduğu saatlerdeki kaçırılmasıdır ve kızlarda erkeklere göre daha sıktır. İdrar kaçırma en sık okulda öğleden sonra ilk saatlerde görülür. Bazen toplumsal anksiyeteye bağlı tuvalet kullanamama yüzünden ya da okul uğraşları ve oyuna dalmanın bir sonucu ortaya çıkabilir.

39  Noktürnal ve diürnal (mix): Bu alttip yukarıdaki iki alttipin bir bileşimi olarak tanımlanabilir.

40  İki tip enürezis seyri tanımlanmıştır: "birincil" tipte bireyde hiçbir zaman idrar tutma sağlanamamıştır ve "ikincil" tipte ise belirli bir idrar tutma döneminden sonra bozukluk gelişir.

41  Tedavi  Uygun tuvalet eğitimini de içeren aileye danışmanlık ve gerekirse aile tedavisi önemlidir. Bunun için çocuğun işemesine karşı ailenin duygu, düşünce ve davranışları incelenmelidir.

42  Bireysel psikoterapi özellikle örseleyici bir olay sonrası başlayan ikincil enürezis olgularında yararlıdır. Enüretik çocuklarda yaygın olarak kullanılan davranış tedavisi ve psikofarmakolojik yöntemlerdir.

43  Gelişimsel olarak sfinkter kontrolünün kazanıldığı yaşa gelinmesine karşın dışkının istemli ya da istem dışı olarak, yineleyen bir biçimde uygunsuz yerlere yapılması ile belirli bir bozukluktur.  Tanı için çocuk dört yaşın üzerinde olmalı, belirti üç ay süre ile en az ayda bir kez olmalıdır.

44  Enkoprezis iki alt grupta incelenmektedir.  Konstipasyon ve taşma inkontinansı ile giden: Konstipasyon tedavisinden sonra inkontinans kaybolur.  Konstipasyon ve taşma inkontinansı ile gitmeyen: Konstipasyon yoktur, kirletme aralıklıdır. Dışkı belirli yerlere bırakılır.

45  Enkoprezis olan çocuklar sıklıkla utanır ve sıkıntı veren ortamlardan (örn. kamp ve okuldan) kaçmak isterler. Bozukluk çocuğun öz güvenini azaltır, arkadaşları tarafından dışlanmasına, anne baba tarafından cezalandırılma ve reddedilmesine yolaçar, bu da bozukluğun artmasına neden olur. Enkoprezisi olan çocukların çoğunda enürezis de vardır.

46  Fizyolojik etkenler: Sifinkter kontrol bozuklukları, sıvı ya da yarı sıvı durumundaki dışkının kaçırılmasına yol açan kabızlık, psikojenik megakolon, tuvalet eğitiminin verilmemesi ya da tamamlanamaması, hiperaktivite nedeniyle tuvalet alışkanlığının gelişmemiş olması ve depresyondur.

47  İlişkisel etkenler: Ebeveynden kaynaklananlar özellikler (uzak duran baba, nevrotik anne) bildirilmiştir. Özellikle annenin tuvalet eğitiminde ya aşırı katı ve esnek olmayan tutumu ya da aşırı gevşek ve aldırmaz tutumu örnek olarak verilebilir.

48 Çocuktan kaynaklanan özellikler olarak ise nörolojik, bilişsel ve fiziksel gelişme gerilikleri, tuvalet ve tuvalete gitme ile ilgili mantık dışı fantazi ve korkular ile çocuğun genel olarak inatçı tutumu içinde tuvalet eğitiminde de direnmesi sayılabilir.

49  Çevresel etkenler: Aile içi bozuk etkileşim ve aile dışı diğer çevresel etkenlerdir. Çocuğun yakınlarından birinin önemli hastalığı, çocuğa stres yaratacak önemli değişiklikler ile çocuk ve aileyi etkileyen önemli yaşam olayları sayılabilir.

50  Davranış tedavisi ve ikili ilişkiye müdahale etkilidir. Burada daha çok anne çocuk arasındaki inatlaşma ile giden ilişki üzerinde durulmakta ve başarılı olduğunda ödüllendirilerek tuvalet alışkanlığı sağlanmaya çalışılmaktadır.

51  Ailedeki sorunların ya da gerginliklerin giderilmesi belirtilerde azalmaya neden olmaktadır. Ayrıca çocuğun okulda ortaya çıkabilecek sıkılganlık ya da utanması azaltılmalı, telaşlanmadan sık iç çamaşırı değiştirebilmesi düzenlenmelidir.  Enüreziste olduğu gibi çocuğun takvim tutması önerilmektedir.

52  Tikler birden ortaya çıkan, hızlı, yineleyici, ritmik olmayan, basmakalıp bir motor hareket ya da ses çıkarmadır.  Karşı konulamaz bir deneyim olarak yaşanır ve değişik sürelerde baskılanabilir.

53  Bütün tik çeşitleri stresle alevlenebilir ve oyalayıcı etkinlikler sırasında (örn. okuma ya da dikiş dikme) kaybolabilirler.  Uyku sırasında belirgin olarak azalırlar.

54  Bu bölüm şu üç bozukluğu içermektedir.  Tourette bozukluğu,  Kronik motor ya da vokal tik bozukluğu  Gelip geçici tik bozukluğudur.

55  Sıklıkla çocuklukta ya da gençlikte başlayan, değişik kas gruplarını tutan motor ya da sözel birden fazla tikle kendini gösteren bir hastalıktır  Bir yıldan daha uzun sürer.  Bu hastaların yaklaşık yarısında dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, % 40 kadarında da obsesif kompulsif bozukluk görülür.

56  En sık görülen göz kırpma, daha sıklıkla ise yüzü ya da bedenin diğer yanlarını içeren tikler olabilir.  Başlangıç belirtileri dil çıkarmayı, diz çökmeyi, koklama, sekme, boğaz temizleme, kekeleme, sesler kelimeler çıkarma, koprolali ve sıçrama gibi tikleri içerebilir.

57  Bazı olgular ise çoğul belirtilerle başlayabilir.  Sıklıkla toplumsal sıkıntı, utanma, kendi kendini yargılama ve deprese duygudurum vardır.

58  Tourette bozukluğu iki yaşında başlayabilmekle birlikte genelde başlangıç yaşı çocukluk ya da erken ergenliktedir.  Motor tiklerin ortalama başlangıç yaşı 7'dir.  Hastalık genellikle yaşam boyu sürer.

59  Başta aile ve okul olmak üzere çocuğun yakın çevresinin tikler hakkında eğitilmesi  Tiklerin "inadına" davranışlar olmadığını öğrenmek, çocuklarının genetik geçişli bir nöropsikiyatrik hastalığın etkisiyle böyle davrandığını kabul etmek aileleri ve öğretmenleri rahatlatarak, beklentilerini olumlu yöne çeker.  İlaç tedavisi

60  Tourette bozukluğuna göre daha az şiddette ve işlevselliğin daha iyi olduğu bir bozukluk  Süre 1 yıldan uzun  Ya motor ya vokal tikler  Tourette bozukluğu ile genetik olarak yakın olduğu düşünülmektedir.

61  Bir yıldan az sürer, ancak en az dört hafta ve hemen her gün tikler olmalıdır.  Bozukluğun diğer özellikleri genel olarak Tourette bozukluğu ile aynıdır. Fakat belirtilerin ağırlığı ve işlevsellikteki bozulma Tourette bozukluğundan daha azdır.  Genellikle ilaç tedavisi önerilmez, psikososyal tedaviler yeterlidir.

62

63  uykuya dalma  uykuyu devam ettirme  yeterli uyku alma  uykunun kalitesi açısından sorunlar yaşanabilir

64  Dissomnialar  Parasomnialar  Tıbbi/Psikiyatrik Bozukluklar

65 1. Primer İnsomnia 2. Hipersomnia 3. Narkolepsi 4. Solunumla İlişkili Uyku Bozukluğu 5. Sirkadian Ritmle İlişkili Uyku Bozukluğu

66  Psikofizyolojik, idiyopatik ve subjektif insomnia olmak üzere, üç farklı alt grupta incelenir.

67  Bu hastalık aşırı uyuma ve gündüzleri uyuklama olarak ikiye ayrılır. Uykululuk yoğun, istemsiz, uygunsuz ve açıklanamayacak ölçüde olduğunda hipersomnia olarak adlandırılır.

68  Narkolepsi, uyanıklıkta uyku atakları ve katapleksi, uyku-uyanıklık geçişi sırasında da uyku paralizisi ve hipnogojik/hipnopompik halusinasyonlarla karakterize bir bozukluktur.

69 Uyku apnesi, periferik ya da santral faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan ve uyku sırasında 10 saniyeden uzun süren solunum durmasıdır Üst solunum yolu direnci sendromu: yoğun horlama ve gündüz uykululuğu olan ve polisomnografide uyku apnelerinin minimal olduğu ya da olmadığı hastalardır.

70  Gecikmeli Uyku Evresi Tipi: Uykuya dalma ve uyanma saatlerinin sürekli bir biçimde geç olmasıdır.  Önekaymış uyku evresi sendromu: uyku saatinin istenen saate göre öne kaydığı ve akşamları uykulu olma, yatağa erken gitme ve istenenden daha erken bir saatte uyanma semptomları ile karakterize bir bozukluktur.

71 Değişen Mesai Saatleri Tipi: Gece mesaisi ya da mesai saatlerinin sık değişmesiyle birlikte asıl uyku dönemi sırasında uykusuz ya da asıl uyanıklık dönemi sırasında uykulu olmadır. "Jet Lag" Tipi: Birden çok zaman dilimini geçerek seyahat edildiğinde ortaya çıkan, içinde bulunulan zamana göre günün uygunsuz saatlerinde uykulu ya da uyanık olma durumudur.

72  Kabus Bozukluğu  Uyku Terörü  Uykuda Yürüme  Diş Gıcırdatma

73 Gece terörüKabus bozukluğu Ortalama başlama yaşı> 18 ay (4-12 yaş sık)36-72 ay Ortaya çıktığı zamanUykunun ilk 1/3’ündeUykunun 2. yarısında Görüldüğü uyku evresiNREMREM Çocuğun duygusal durumuYatıştırılamayan ağlama, panikYatışabilen korku Çocuğun uyanmasıHayırEvet Uykuya kolayca geri dönmesiEvetHayır Olayı hatırlamasıHatırlamazHatırlar

74  Uyurgezerlik (Somnanbulizm): Uyurgezerlik, yavaş dalga uykusu sırasında ortaya çıkan ani motor aktivite ile karakterizedir. Uykunun ilk saatlerinde, yaklaşık 10 dakika süreyle ortaya çıkar. Bu sırada hastanın uyandırılması güçtür ve tabloya amnezi eşlik etmektedir.

75  Uyku Bruksizmi: Uyku sırasında dişlerin birbirine sürtülmesi ile karakterize stereotipik bir bozukluktur. Anksiyeteye eşlik ettiği düşünülürse de çene yapısındaki bozuklukların etkili olduğu bilinmektedir.

76  İYİ ÇALIŞMALAR…


"Öğr. Gör. Songül DURAN. 1. Davranım bozuklukları 2. Kaygı bozuklukları 3. Depresyon 4. Bebek ya da erken çocuklukta beslenme ve yeme bozuklukları 5. Tik." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları