Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DİOKSİN VE FURAN. DİOKSİN /FURAN Dioksin/furanlar, genellikle yanma prosesleri sonucunda oluşan, hem gaz hemde partikül halde olabilen, düşük konsantrasyonlarda.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DİOKSİN VE FURAN. DİOKSİN /FURAN Dioksin/furanlar, genellikle yanma prosesleri sonucunda oluşan, hem gaz hemde partikül halde olabilen, düşük konsantrasyonlarda."— Sunum transkripti:

1 DİOKSİN VE FURAN

2 DİOKSİN /FURAN Dioksin/furanlar, genellikle yanma prosesleri sonucunda oluşan, hem gaz hemde partikül halde olabilen, düşük konsantrasyonlarda bile toksik olan kirleticilerdir. Poliklorlu dibenzodioksin (PCDD) ve poliklorlu dibenzofuran (PCDF) C, H, O ve Cl içeren renksiz, kokusuz aromatik bileşiklerdir.

3 DİOKSİN /FURAN Özellikleri ve toksisiteleri birbirleriyle ilişkili olan geniş bir kimyasal madde grubudur. 75 farklı dioksin olmasına rağmen, en zehirli olanı 2,3,7,8-tetraklorodibenzo-p- dioksin (TCDD)’dir.

4 DİOKSİN/FURAN Poliklorlu dibenzo – p – dioksinler ( PCDD ), poliklorlu dibenzo furanlar ( PCDF ) ve poliklorlu bifeniller( PCB ) yapısal, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin birbirleriyle benzer olması nedeniyle sıklıkla “ dioksinler „ olarak adlandırılırlar. Tetraklorodibenzo -p-dioksin ve furan yapısı

5 2,3,7,8-Tetrachlorodibenzo-p-dioxin Cl O O 2,3,7,8-Tetrachlorodibenzofuran O Dioksin 75 tür 7 toksik Furan 135 tür 10 toksik 2,3,7,8-TCDD 1,2,3,7,8-PeCDD 1,2,3,4,7,8-HxCDD 1,2,3,6,7,8-HxCDD 1,2,3,7,8,9-HxCDD 1,2,3,4,6,7,8-HpCDD 1,2,3,4,6,7,8,9-OCDD 2,3,7,8-TCDF 1,2,3,7,8-PeCDF 2,3,4,7,8-PeCDF 1,2,3,4,7,8-HxCDF 1,2,3,6,7,8-HxCDF 1,2,3,7,8,9-HxCDF 2,3,4,6,7,8-HxCDF 1,2,3,4,6,7,8-HpCDF 1,2,3,4,7,8,9-HpCDF 1,2,3,4,6,7,8,9-OCDF DİOKSİN/FURAN

6 DİOKSİN VE DİOKSİN BENZERİ MADDELERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ Dioksinler, furanlar ve PCB’lerin ortak fiziksel özellikleri, onların çevrede nasıl bulunabileceğini tanımlar. Örneğin; dioksin ve dioksin-benzeri maddeler, suda çok fazla çözünmezler ve düşük buhar basıncına sahiptirler. Dolayısıyla çok kolay bir şekilde, gaz haline geçebilirler. Vücutta ise vücutta yağında çözünürler. Dioksin ve benzeri kimyasalların bu özelliği, onların besin zincirinde birikeceği anlamına gelmektedir. Çevre koşullarına dayanıklı olmaları ve yüksek yağ/su dağılım katsayısına sahip olmaları nedeniyle, maruz kalan canlıda, gittikçe artan derişimlerde birikebilirler. Ayrıca çeşitli ekosistemlerdeki besin zincirine girerek, gelişmiş canlılara doğru, daha yüksek boyutlarda da birikim gösterebilirler.

7 DİOKSİN VE DİOKSİN BENZERİ MADDELERİN KİMYASAL YAPISI Dioksin ve dioksin benzeri kimyasallar; 2 benzen halkasının, 3 farklı şekilde birleşmesi ile oluşurlar. Eğer 2 benzen halkası, 2 oksijen köprüsü aracılığı ile 6’lı halka oluşturacak şekilde bağlanırlarsa, dibenzodioksin ailesine ait olurlar. Eğer bir oksijen içeren 5.halka tarafından bağlanırlarsa, furanlar (dibenzofuran) olarak tanımlanırlar. Eğer 2 benzol halkası, bir bağ aracılığı ile doğrudan birbirine bağlanırlarsa, PCB’lerin temel taşı olan “bifeniller” oluşur. Dioksinler ve furanlar, yapılarında 3 halkaya sahipken, bifeniller ise, sadece 2 halka taşır.

8 DİOKSİN VE FURANIN KAYNAKLARI ✔ Atık yakılması ✔ Demirli ve demirsiz metal üretimi ✔ Elektrik üretimi ve ısınma ✔ Mineral (kireç, çimento, seramik, cam ve asfalt karışımı)üretimi. ✔ Ulaşım (trafik araçları ) ✔ Kontrolsüz yanma prosesleri (biyomas yakılması, atık yakılması, kaza ile olan yangınlar) ✔ Kimyasalların üretimi, kağıt endüstrisi, tekstil ve deri endüstrisi ✔ Düzenli depolama ve biriktirme (çamur arıtımı, kompostlama, atik yağlarin birikimi) ✔ Sigara dumanı

9 DİOKSİN VE FURANIN OLUŞMA YOLLARI

10 1. Klorofenoller, fenoksifenoller ve poliklorobifeniller gibi kimyasalların üretimi ve kullanımı sırasında; Klorofenoller 1930'lardan beri, insektisit, fungusit, küf inhibitörleri, antiseptikler ve dezenfektanların yapısında yaygın olarak kullanılan maddelerdir. En çok kullanılanlar; 2,4,6-tri, 2,3,4,6-tetra ve pentaklorofenol ve tuzlarıdır. Pentaklorofenoller fungusit olarak, ahşap materyallerin korunmasında boya, deri ve tutkal sanayinde, kağıt hamurlarının nem ve yapışkanlığının kontrolünde de kullanılmaktadır. 2,4-di ve 2,4,5- triklorofenoller 2,4,-D ve 2,4,5-T fenoksi asit herbisitler ve bakterisit olarak kullanılan hekzoklorofen üretiminde ana bileşenlerdir. Klorofenoller PCDD ve PCDF izomerlerini önemli ölçüde içerirler. Poliklorobifenillerde, PCDF izomerlerinin varlığı saptanmış ve bu komponentlerin toksik etkilerinin PCDF düzeyleriyle paralel olduğu bulunmuştur.

11 DİOKSİN VE FURANIN OLUŞMA YOLLARI 2.Kentsel katı atıkların ve kimyasal katı/sıvı atıkların yakılması sonucu; 1977'de Olie ve arkadaşları, 1978'de Buser ve Bosshardt, kentsel katı atık yakma ünitelerinin kül, gaz ve tortularında PCDD ve PCDF izomerlerini saptamışlardır. Daha sonra Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya'da kentsel katı atıkların yakılması sonucu bu bileşiklerin oluştuğu özellikle plastik materyallerin yanması sonucu 2,3,7,8-TCDD'nin önemli oranda meydana geldiği belirlenmiştir. Kimyasal katı/sıvı atıkların yanması ile de kentsel atık yakma ünitelerinde oluşan PCDD ve PCDF izomerlerine benzer izomerlerin meydana geldiği saptanmıştır.

12 DİOKSİN VE FURANIN OLUŞMA YOLLARI 3. Kağıtların ağartılması sırasında; Klor ve klorlu komponentler; kağıt endüstrisinde kağıt çamurlarının ağartılmasmda kullanılır. İlk kez 1986'da kağıt ağartma prosesi sırasında PCDD ve PCDF oluşumu belirlenmiş, son yıllarda İsveç, Amerika, Kanada ve Almanya'da bu konudaki çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. En fazla saptanan yapılar, 2,3,7,8- TCDD ve 2,3,7,8-TCDF'dır.

13 DİOKSİN VE FURANIN OLUŞMA YOLLARI 4. Otomobil ekzoslarında; Kurşunsuz benzin kullanan otomobil ekzoslarında dioksin ve furan izomerlerini saptanmazken, kurşunlu benzin kullanılanlarda 2,3,7,8, TCDD ortalama pg/km düzeyinde belirlenmiştir. Yapılan bir başka çalışmada da, tetra ve penta CDF'ların otomobil ekzoslarında saptandığı belirtilmiştir. Ayrıca, motor yağlarına eklenen klorlanmış katkıların olası PCDD ve PCDF kaynakları olabileceği de bildirilmiştir.

14 DİOKSİN VE FURANIN OLUŞMA YOLLARI 5. Metal sanayi Eski metallerin tekrar kullanılır hale sokulmasında, bakır ve çelik sanayiinde PCDD ve PCDF kontaminasyonu söz konusudur. Bakır tasfiyesi sırasında PVC ile kaplı bakırın parçalanarak kullanılması, paslanmaz çelik yapımında, PVC veya poliklorlanmış parafin kullanımının PCDD ve PCDF oluşumuna neden olduğu sanılmaktadır. Saptanan izomerler katı atık yakma ünitelerinde belirlenenlere benzemektedir.

15 DİOKSİNİN TOKSİK EŞDEĞERLİĞİ Besin, su veya toprak; dioksin, furanlar ve PCB’lerin çok farklı şekillerini içerebilir. Belirtilen maddelerden bazılarının, diğerlerinden daha zehirli olması nedeniyle, örnek içinde bulunan tüm dioksin benzeri maddelerin zehirliliğini değerlendirebilmek için uygun bir ölçütün olması gerekmektedir. Örnek üzerinde yapılan testler, bulunan tüm dioksin ve dioksin benzeri maddelerin ortak etkilerinden çok, sadece bir tek dioksin çeşidinden ileri gelen sakıncayı yansıtmaktadır. Seçilen örneğin toplam zehir eşdeğerliliğini tanımlayabilmek için EPA (Çevre Koruma Ajansı), 2 aşamalı bir metot geliştirmiştir: Birinci aşamada; kullanılan bir eşitlikle, bütün dioksin türevlerinin ortak zehirli etkileri, bir birime çevrilmektedir. İkinci aşamada da; aynı örnekteki benzeri zehirli maddelerin ortak zehirli etkileri, toplam zehir eşdeğerliliğini ifade etmek üzere toplanır.

16 DİOKSİNLER VE FURANLAR İÇİN TOKSİK EŞDEĞERLİLİK FAKTÖRLERİ (TEF) KimyasalTEF 2,3,7,8-tetra klorodibenzodioksin1.0 2,3,7,8-penta klorodibenzodioksin0.5 2,3,4,7,8-penta klorodibenzofuran0.5 2,3,7,8-tetra klorodibenzofuran0.1 2,3,7,8-hekza klorodibenzodioksin0.1 2,3,7,8-hekza klorodibenzofuran0.1 1,2,3,7,8-penta klorodibenzofuran0.05 2,3,7,8-hepta klorodibenzodioksin0.01 2,3,7,8-hepta klorodibenzofuran0.01 Okta klorodibenzodioksin0.001 Okta klorodibenzofuran0.001

17 DİOKSİNİN TOKSİK EŞDEĞERLİĞİ Dioksin veya dioksin-benzeri kimyasalın zehirliliğini tanımlamada en önemli etken, o kimyasalın biçimi ve boyutudur. Boyut ve biçim, makromoleküldeki klorların sayısı ve konumları ile en önemlisi de, dioksin molekülünde 2,3,7 ve 8 konumlarında klorların olup olmadığı ile ilişkilidir. Dioksinler ve furanlar, klor atomları benzer şekilde yerleştiğinde, genellikle, benzer zehirliliğe sahiptirler.

18 DİOKSİN VE DİOKSİN BENZERİ MADDELERİN ÇEVRESEL HAREKETLERİ Dioksin havada, buhar (gaz) veya buhar basıncına bağlı olarak partiküllere bağlı şekilde bulunabilir. Genellikle küçük partiküllere bağlanarak, havada uzun süre kalırlar. Çünkü partikül, dioksini güneşten korur ve ayrıca partikülün kendisi, ışınsal parçalanmayı inhibe eden kimyasalları içerir. Bu şekilde uzun mesafelere taşınmaları da mümkündür. Bu durum, dioksinin yeryüzünde niçin her yerde bulunabildiğini açıklar. Sonuç olarak, hava kaynaklı dioksin, yağmur ile uzaklaştırılır (ıslak depozisyon) veya yavaş sedimentasyonla yeryüzüne döner (kuru depozisyon).

19 DİOKSİN VE DİOKSİN BENZERİ MADDELERİN ÇEVRESEL HAREKETLERİ Dioksinin toprağa atılımı, çoğunlukla atık yerlerinde bulunan ve tarım alanlarına da dağılmış olan atık su, kanalizasyon çamuru şeklindedir ve dioksinin bu atık alanlarından hareketi, önemli bir sağlık riski teşkil etmektedir. Suda çözünmeyen dioksinler, toprakta çok uzun süre kalırlar ve suda çözünmedikleri için yeraltı sularına da karışmazlar. Toprakta bulunan dioksinin yarı ömrü, yıldır. Toprak katmanına yansıyan dioksinin ilk 3 mm’lik derinliğe değin bulunanları, güneş ışığının etkisi ile parçalanmasına karşın, daha derinde olanlar etkilenmez.

20 DİOKSİN VE DİOKSİN BENZERİ MADDELERİN ÇEVRESEL HAREKETLERİ Göller, nehirler ve okyanusların dibindeki sedimentler, dioksin için diğer bir önemli depolanma ortamı konumundadır. Dioksin, havadan yağmur ile erozyon veya kağıt endüstrisinde, klorun beyazlatıcı olarak kullanılması sonucunda, su sistemlerine geçebilir. Ayrıca atıksu arıtma üniteleri, kimyasal üreticileri ve metal rafinerileri de önemli boyutlarda, suya dioksin verirler. Suya geçen dioksin, toplam dioksin kirliliğinin % 1’ini oluşturmasına rağmen, insan sağlığı için son derece önemlidir. Çünkü dioksin, su ortamındaki besin zincirinde birikerek, yediğimiz balıklarda sakıncalı boyutlara ulaşabilmektedir. Dioksinler, sudan kolaylıkla buharlaşmadığı ve organik çözücüler olmadıkça, sudaki ışınla parçalanmaları da yavaş olduğu için tıpkı toprakta olduğu gibi, su ortamında da uzun süre kalabilirler. Sudaki partiküllere ve organik maddelere bağlanan dioksin, sonuçta dibe çöker. Bu durumdaki dioksin, sedimentlerin hareketleriyle daha geniş ortamlara yayılır. Suda bulunan dioksinin en büyük kaynağı, kağıt endüstrisinde ortaya çıkan atık sulardır.

21 DİOKSİNLERE NASIL MARUZ KALIYORUZ

22 DİOKSİNİN TOKSİKOKİNETİĞİ Dioksin ve dioksin-benzeri maddeler, çevrede son derece kalıcıdırlar. Çoğu insan, dioksine besinler aracılığı ile maruz kalır. Besin zinciri ile insan vücuduna giren dioksin, son derece dayanıklı ve uzun bir yarı ömre sahip olmasından dolayı, vücutta birikir. Dioksin kaynağının yakınında bulunan bir çiftlikte üretilen et, süt ve diğer yiyecekleri sürekli tüketme durumunda olan insanlarda, sakıncalı boyutlarda maruziyet riski söz konusu olabilir. Fazla miktarda tatlı su ve deniz balıkları tüketen insanlar da, bir diğer yüksek miktarda dioksine maruz kalan gruptur.

23 DİOKSİNİN TOKSİKOKİNETİĞİ EPA tarafından, hayvanlarda yapılan deneysel çalışmalar sonucunda, insanlarda zararlı olabilecek en düşük vücut dioksin yükü, 14 ng/kg olarak belirlenmiştir. Dioksin alımı, belirtilen düzeylerden ne kadar yüksekse, kanser riski de o kadar fazladır. Dioksin, vücuda hangi yolla girerse girsin, kan dolaşımına geçer ama sadece çok kısa bir süre dolaşımda kalır. Çünkü dioksin, suda çok iyi çözünmez ama yağlı ortamlarda çok iyi çözünür. Ayrıca karaciğerdeki proteinlere de sıkıca bağlanması nedeniyle dioksin, yağ doku ve karaciğerde de birikerek, dokularda yıllarca kalabilir. Vücut yağı fazla olan insanlar, daha çok dioksin depo ederler. Dioksinin insanlardaki yarı ömrü, EPA’ya göre, 7-14 yıl arasındadır.

24 DİOKSİNİN TOKSİKOKİNETİĞİ Dioksin, insan vücudunda, başlıca karaciğerde metabolize edilerek, suda çözünen metabolitlere çevrildikten sonra idrarla atılır. Dioksin gibi kimyasalları yıkımlama süreci, hem insan, hem de hayvanlarda çok yavaş gerçekleşir. Bu durumda, çok düşük dozlarda ve tekrarlanarak alınan dioksin, kolayca ve sakıncalı boyutlarda vücutta birikebilir. Laktasyon, vücuttan dioksin atılmasını hızlandıran birkaç önemli olaydan birisidir; ama bu durumda da, bebeğin bu zehirli kimyasala maruz kalması ile olumsuz bir etki söz konusudur. Emzirme süresince, anne sütünün yağında bulunan dioksin, anneden çocuğa geçmekte, hatta çocuklar vücutlarında, annelerinden daha yüksek derişimlerde dioksin bulundurabilmektedir.

25 DİOKSİNİN BİYOLOJİK ETKİ MEKANİZMASI Dioksin, vücutta başlıca genetik yapılarla etkileşime girerek, zararlı etkilerini gösterir. Herhangi bir bireyde, vücuttaki yaklaşık her bir hücre, aynı genetik bilgiyi içerir. Bu bilgi, hücre çekirdeğindeki DNA iplikçiklerinde, yani kromozomlarda bulunur. İnsanlardaki kromozomlar, ’den fazla gen bulundururlar. Hücre genlerinin çoğunun, kapalı ve durağan sayıda tutulması gerekmektedir. Dioksin, genlerin ne zaman durup başlayacağını düzenleyen, bu hücresel sürece karışır. Dioksinin bu duruma tam olarak nasıl karıştığı ise, daha açıklık kazanmamıştır. Dioksin varlığında, gen işlevleri bloke edilir veya tıpkı kanserde olduğu gibi, anormal yanıtlar süreklilik kazanır.

26 DİOKSİNİN ANNE SÜTÜ ÜZERİNE ETKİSİ PCBs ve PCDD/Fların konsantrasyonu annenin yağ dokusu,serum lipitleri ve anne sütündeki yağda yaklaşık aynı düzeydedir. Anne sütü ile vücuttaki PCBs ve PCDD/Fların %25’i atılmaktadır. Fakat çok daha küçük bir vücutta konsantre olmaktadır. Anne sütü ile alım minimize edilmelidir. 6 ay boyunca anne sütü alımı 25 yaşına kadar alınacak kümülatif dioksinlerin %12-14 ünü sağlamaktadır.

27 İnsanlardaki çeşitli sağlık problemleri; kazalar, mesleki nedenler ve gıda yoluyla maruz kalınan dioksin ile ilişkilendirilmiştir. Bu problemler arasında fetüs ve bebeklerde gelişim bozukluğu, üreme problemleri, cilt hastalıkları, hormonal bozukluklar, duygudurum değişikliği, zihinsel performans azalması, diyabet ve alyuvarlarda değişiklik bulunmaktadır. Ancak, dioksinler konusunda temel endişe kanser oluşumudur. DİOKSİNİN ORTAYA ÇIKARDIĞI SAĞLIK RİSKİ

28 SONUÇ Klorun karıştığı çok sayıda karmaşık reaksiyonlardan “dioksin” oluşur. Paratiyon veya nitrofenol gibi pestisidlerin bazı son ürünlerinde de dioksin bulunmaktadır. Dioksin, çevrede kalıcı özellik göstermektedir. İnsanlar ve hayvanlar, başlıca günlük besinleri aracılığıyla dioksine maruz kalırlar. Koyun, inek veya tavuk gibi besin değeri olan hayvanlar tarafından, yemlerle birlikte kirlilik halinde alınan dioksinler, hayvanların yağ dokusunda birikirler. Aynı durum, dioksinle bulaşmış sularda yaşayan balıklarda da ortaya çıkar. Bu durumdaki hayvanları tüketen insanlarda, dioksin birikimi, sakıncalı boyutlara değin ulaşabilir. Uzun süre dioksin ve benzeri kimyasallara maruz kalınması, canlılarda önemli sağlık problemlerine sebep olabilir. Bu nedenle, çevre ve gıda örneklerinde dioksin ve benzeri kimyasalların varlıklarının ve düzeylerinin belirlenmesi, canlı sağlığının korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesinde oldukça önemlidir.

29 DÜNYADAKİ ÖNEMLİ DİOKSİN FAALİYETLERİ(SEVESO KAZASI) Seveso, Italya- 10 Temmuz 1976 Milano’ya 20 km -küçük bir kasaba ICMESA Chemical Company Triklorofenol (TCP) üretimi yapan bir reaktörde patlama Bilinen en zehirli maddelerden biri olan dioksin (TCDD) içeren beyaz bir gaz bulutunun çevreye yayılma Kısa süre sonra hayvan ölümleri ~3000 Patlamadan 5 gün sonra hastaneye başvuru 15 çocuk ciltde inflamasyon nedeniyle hastaneye yatırıldı 447/1600 kişide cilt reaksiyonları, “klorakne” Dekontaminasyon ve karantina için 40 milyar liret- 2 yıl sonra bunun 3 katı bütçe Yıllarca izlem: Periferal nöropati, klorakne ve kc enzim indüksiyonu

30 DÜNYADAKİ ÖNEMLİ DİOKSİN FAALİYETLERİ(SEVESO KAZASI) 10 Temmuz 1976 günü İtalya’nın kuzeyinde bulunan kimyasal bir tesisten beyaz bir diyoksin bulutu sızdı. Zehirli bulut, kısa zamanda Milano’nun kuzeyinde kalan Seveso kasabasına ulaştı. İlk olarak hayvanlar ölmeye başladı. TIME, bu olayın bir ay sonrasında, “Bir çiftçi kedisinin aniden düşerek öldüğünü gördü ve ölüsünü almak için yanına gittiğinde, hayvanın kuyruğu düştü” diye yazdı. Yetkililer iki gün sonra kediyi incelemek için kesip açtıklarında, geriye bir tek kafatası kaldığını gördüler. Bu olay insanların mide bulantısı, bulanık görüş ve özellikle çocuklarda “klorakne” denilen cilt hastalığı yüzünde yatağa düşmeye başlamalarından dört gün öncesine rastlıyordu. Haftalar süren tahliyenin ardından kasaba sakinleri evlerine döndü. Bugün Serevo kentinde, içinde ölen sayısız hayvanın kalıntıları, yok olan fabrika ve tehlikeli boyutta dioksin içeren toprak bulunduran iki dev tankın üzerinde durduğu bir park yer alıyor

31 DÜNYADAKİ ÖNEMLİ DİOKSİN FAALİYETLERİ(SEVESO KAZASI)

32 DÜNYADAKİ ÖNEMLİ DİOKSİN FAALİYETLERİ Ukraynalı Siyasetçi Viktor Yuşçenko Viyanali bilim adamlarinin yayinladigi raporu göre, Viktor Yuşçenko dioksinlerin en zehirlisi olan TCDD ile zehirlenmişti. Rapora göre dioksin laboratuvarda özel olarak üretilmişti. Dioksin insan vücudunda olmasi gerekenden 50 bin defa daha fazla bulunmuştu. Yuşçenko'nun hayati kurtarildi ancak bu zehirin gövdeden atilmasi için tam 15 yıl gerekti. Ancak Ukrayna Cumhurbaşkani'nin yüzünde kalici hasar oluştu. Yuşçenko bugün hala yüzü deforme olmuş bir şekilde hayatini sürdürmek zorunda kaliyor.Dioksinlerin en zehirlisi olarak bilinen TCDD'yi ABD Vietnam savaşi sirasinda sivillere karşi kullanmişti.

33 SON DÖNEMDE AVRUPA’ DAKİ DİOKSİN PROBLEMLERİ Avrupa’ da son dönemde tümü kontamine hayvan yemi kaynaklı çok sayıda dioksin problemi yaşanmıştır. Belçika’ da 1999 yılında, hatalı yöntemden dolayı, iki bakanın istifasıyla sonuçlanan büyük bir dioksin problemi yaşanmıştır. Problem tavuk çiftliklerinden gelen yüksek sayıda civciv ölümleri bildirimleriyle ortaya çıkmıştır. Araştırmalar sonunda problemin kaynağının, yemlere katılan geri dönüştürülmüş yağlarda ki Dioksin/PCB konsantrasyonu olduğu anlaşılmıştır. Problemler nedeni ile birçok çiftlik aylarca kapatılmış, ürünler piyasadan çekilmiş ve Belçika’nın hayvansal ürün ihracatı sekteye uğramıştır. Krizin toplam maliyeti 625 milyon Avro olduğu hesaplanmıştır.

34 SON DÖNEMDE AVRUPA’ DAKİ DİOKSİN PROBLEMLERİ 2004 yılında ise dioksin ile kontamine olmuş patates menşeli hayvan yemi nedeni ile Hollanda’ da toplam 162, Almanya’ da 3 ve Belçika’ da 8 sığır, domuz, koyun ve keçi çiftliği kapatılmıştır. Problemin kaynağının patates işleme tesisinde, patatesleri ayıklamakta kullanılan yüzdürücü suya katılan bir tür kil olduğu anlaşılmıştır. Yüzdürücü su havuzunun çalışma prensibi dibe batan patateslerin kaliteli, yüzenlerin ise küflü olduğudur. Daha önce bu amaçla tuz kullanılırken bir Alman şirketi özel bir kil geliştirmiştir. Ancak, kötü kalite patatesler ile patates kabuklarının hayvan yeminde kullanıldığı, bu yüzden de kilde ki dioksinin kontrol edilmesi gerektiği kimsenin aklına gelmemiştir.

35 SON DÖNEMDE AVRUPA’ DAKİ DİOKSİN PROBLEMLERİ Son olarak İrlanda’ da büyük bir dioksin problemine rastlanmış ve İrlanda menşeli hayvansal ürünlerin geri çağırılmasına neden olmuştur. Problem İrlanda Cumhuriyeti’ nde 37 sığır ve 9 domuz ile Kuzey İrlanda’ da 8 sığır ve 1 süt çiftliğinde kullanılan kontamine yemlerin sonucunda ortaya çıkmış ve domuzlarda AB limitlerinin 80 ila 200 katı kontaminasyona rastlanmıştır. Araştırmalar sonunda problemin kaynağının yemlerde kullanılan ve yasa dışı yollarla elde edilen kontamine atık yağlar olduğu anlaşılmıştır.

36 AB VE TÜRKİYE’ DEKİ DİOKSİN/PCB KANUNLARI Dioksinler (PCDD/PCDF) ve PCB’ler çok değişik düzeylerde toksisiteye sahip farklı yapılardan oluşmakla birlikte sadece yüksek toksik özellik gösterenler üzerinde durulmaktadır. Bu nedenle her bir bileşenin ayrı olarak tanımlanması gerekmektedir. Yasal açıdan bakıldığında ise herbir bileşenin limitlerinin belirlenmesi yerine toksisite faktörü uygulanarak Toxic Equivalency Quantity (TEQ) Toksik Eşdeğerlik Miktarı kullanılmaktadır. AB gıda ve yemlerde Dioksin ve Dioksin benzeri PCB ler için çok katı kurallar koyarak, çeşitli gıda maddeleri için doğal kontaminasyon miktarının hemen üzerinde limitler belirlemiştir. Dioksin ve Dioksin benzeri PCB limitleri TEQ cinsinden ifade edilerek, nebati yağ ve diğer yağlarda 1.5 pg/g, süt, süt ürünleri ve yumurtada 6 pg/g ve karaciğerde 12 pg/g olarak belirlenmiştir. Ülkemiz, diğer AB kanunlarında olduğu gibi, Dioksin içinde AB’ye uyum çerçevesinde yasal düzenlemeler yapmaya başlamıştır. Bunun dışında Türkiye’den AB’ye ihraç edilen ürünlerin AB’nin Commission Regulation No /2006 (gıda) ve 152/2009 (yem) sayılı kanunlara uyma zorunluluğu bulunmaktadır.

37 ÜLKEMİZDEKİ MEVZUAT

38

39


"DİOKSİN VE FURAN. DİOKSİN /FURAN Dioksin/furanlar, genellikle yanma prosesleri sonucunda oluşan, hem gaz hemde partikül halde olabilen, düşük konsantrasyonlarda." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları