Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

MİKROPLASTİKLERİN SU ORTAMLARINA VE CANLILARA ETKİLERİ Fatih ÇATALBAŞ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "MİKROPLASTİKLERİN SU ORTAMLARINA VE CANLILARA ETKİLERİ Fatih ÇATALBAŞ."— Sunum transkripti:

1 MİKROPLASTİKLERİN SU ORTAMLARINA VE CANLILARA ETKİLERİ Fatih ÇATALBAŞ

2 Petrol türevlerinden elde edilen polimerik yapıdaki malzemelere Plastik denir. Plastiklerin ucuz, aşırı tüketilen ve hayatın her aşamasında kullanılan bir malzeme olmasına bağlı olarak dünyanın bir çok yerinde plastiklere ve atıklarına rastlanmaktadır.

3 PLASTİKLER Son 50 yıldır plastik kullanımı aşırı biçimde arttıkça, çevremizdeki Plastik çöpler de artmaya başladı. Bu durum göl ve denizlerdeki yaşam alanları da dahil olmak üzere çeşitli plastik çöplerin çevrede birikmesine Neden olmaktadır. Oluşan plastik çöpler zamanla yağış, rüzgâr ve ırmaklar ile karalardan su ortamlarına taşınmaktadır. Deniz ve marinalardaki çöplerinin % oranında plastiklerden oluştuğu ve bunların çoğunun çok küçük mikroplastikler olduğu bilinmektedir.

4 Göl ve deniz ortamında bulunan plastik çöpler yaban hayatı için bir tehdit unsurudur. Hayvanlar plastikleri yutabilir veya plastiklere dolaşarak hayati tehlikeler yaşayabilir. Plastik çöplere dolaşmış olan bir hayvan boğulabilir, dış yaralanmalara uğrayabilir, avcı hayvanlardan kaçabilme veya besine ulaşabilme kabiliyetini kaybedebilir. Yutulan plastikler ve mikroplastikler iç organlarda hasarlara, yetersiz beslenmeye, sindirim enzim sisteminin, hormon dengesinin veya üremenin bozulmasına neden olabilir.

5 MİKROPLASTİK NEDİR? Genel bir tanım ile boyu 5mm’ den küçük olan plastik parçacıklarına “mikroplastik” denir. Büyük atıkları pratikte toplamak, ayırmak ve analiz etmek kolayken küçük parçacıklar için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Çünkü gözle bile görülemeyen küçük parçacıkları bilinen yöntemlerle (toplama, yıkama, ayırma, sınıflandırma) ayıklayıp incelemek neredeyse imkansızdır.

6 MİKROPLASTİKLER NASIL OLUŞUYOR? Çoğu sentetik tekstil lifleri, kozmetiklerde, deterjanlarda ve dişmacunlarında bulunan mikroboncuklar, plastik fabrikalarının atıkları, otomobil lastiklerinden aşınıp kopan parçacıklar ve çevredeki plastiklerin çevrede zamanla küçük zerreciklere dönüşmesi mikroplastikleri oluşturmaktadır.

7 Bunlardan mikroboncuklar direkt kullanım neticesinde oluşan birincil mikroplastikler olarak düşünülürken; çamaşır yıkamadan kaynaklanan tekstil lifleri, diğer plastik atıkları, lastik atıkları ve çevredeki plastiklerin parçalara ayrılması belli bir parçalanma işleminden sonra oluştuğu için dolaylı kirletici veya ikincil mikroplastikler olarak düşünülebilir.

8 Bu parçalara ayrılma işlemleri insan faaliyetleri sonucunda veya doğal hava, rüzgar, güneş, su etkileriyle gerçekleşebilir. Kentsel atıksu arıtma tesislerine kanalizasyon yoluyla bol miktarda sentetik tekstil lifleri ve kozmetik temizleyicilerin içinde bulunan mikroboncuklar gelmektedir.

9 Atıksu arıtma tesislerine gelen mikroplastiklerin mevcut klasik metodlarla giderilemeden alıcı ortamlara deşarj edildiği düşünülmektedir. Alıcı ortamların göl, akarsu gibi tatlı ve değerli su kaynakları olduğu düşünülürse mikroplastiklerin zamanla ekolojik dengede meydana getireceği tahribat daha iyi anlaşılabilecektir.

10 Kanalizasyonlardaki ve su ortamlarındaki mikroplastiklerin kaynakları çok çeşitlidir. Bunlar; yüz temizleme ve peeling jelleri, şampuan ve sabunlar, diş macunu, eyeliner, rimel, dudak parlatıcısı, deodorant ve güneş kremleri gibi Kozmetik ürünlerinde kullanılan mikroboncuklardan oluşabilir. Ayrıca kıyafetlerde kullanılan polyester, polyamid (naylon) ve polar tekstil ürünlerinden; plastik endüstrisinde üretim, işleme ve şekillendirme işlemlerinden ve ulaşımda oluşan araç lastiği döküntülerinden ileri gelebilir.

11 Mikroplastikler parçacıklar, peletler, iplik-lifler, plastik filmler, köpüklü plastikler, granüler plastikler, straforlar, amorf, yuvarlak, küresel, düz ve oval şeklinde olabilir. Bir mikroplastiğin aşınma durumu onun su ortamına yeni mi yoksa eskiden mi girdiğini gösterebileceği gibi bozulmaya (degre-dasyona) uğrayıp uğramadığı hakkında da bilgi verebilir. Renklerine bakacak olursak çevremizde gördüğümüz rengarenk plastiklerle orantılı olarak mikroplastikler de rengarenk olmaktadır. MİKROPLASTİKLERİN ŞEKİLLERİ VE ÖZELLİKLERİ

12 MİKROPLASTİKLERİ BELİRLEME TEKNİKLERİ 1. Mikroskop ile Optik mikroskop, Taramalı Elektron Mikroskobu, SEM (Scanning electron microscopy), Geçirimli Elektron Mikroskobu, TEM (Transmission Electron Microscope) Atomik Kuvvet Mikroskobu, AFM (Atomic Force Microscopy) 2. Fourier Dönüşümlü Infrared Spektrofotometre ile (FT-IR, Fourier-transform Infrared Spectroscopy), (AFM-IR) 3. Raman spektroskopisi ile tanımlanabilir.

13 ÖRNEK BULGULAR Şekil 1. Kanalizasyon atıksuyu numunesinde bulunan mikroplastikler

14 Şekil 2. Kanalizasyon atıksuyu numunesinde bulunan mikroplastikler

15 Şekil 3. Bir su kaynağından alınan su numunesindeki mikroplastik lif

16 Şekil 4. Bir Peeling jel’ine ve bir yüz yıkama jel’ine ait mikroskop görüntüleri

17 MİKROPLASTİKLERİN ÇEVRESEL AÇIDAN ZARARLARI Mikroplastiklerin suyu sevmeyen (hidrofobik), yüzücü, kirleticileri taşıyıcı, kalıcı organik kirleticileri absorplayıcı, morötesi (UV) foto-oksidatif bozulma, termo oksidatiflik, bio ve termal parçalanma gibi özellikleri bulun-maktadır. Mikroplastikler, üzerinde KOKlar' ı (dioksinler, PCBler, organoklorlu pestisitlerin farklı türleri, DDTler and HCHler, polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAHlar), hekzakloro benzen (HCBler)) adsorblayabildikleri için bu kirleticilerin besin zincirine girmesinde önemli bir taşıyıcı araçtır.

18 MİKROPLASTİKLERİN ÇEVRESEL AÇIDAN ZARARLARI Mikroplastikler bünyelerinde bulunması muhtemel, mesela polibromlu difenil eter (PBDEs) ve bisfenol A içermelerinin yanısıra, suda bulunan pestisitler (DDT gibi), endüstriyel kimyasallar (örneğin PCBler) ve metaller gibi çeşitli kimyasal kirleticileri de biriktirebildiklerinden, deniz hayvanları için kimyasal kirleticilerin oluşturduğu bir"kokteyl" haline dönüşür.

19 Mikroplastikler sudan daha hafif olduğundan su üstünde yüzerek uzun mesafeler kat edebilmektedir. Güneşin UV ışınlarının etkisiyle bozulması ve hidrolizi ile plastikler elastikiyetini kaybederek rüzgar ve dalgalar tarafından taşınır ve yavaş yavaş daha küçük parçalara ayrılırlar. Mikroplastikler okyanuslarda birikir ve bu birikmenin plankton miktarının 6 katı kadar olduğu; hatta bazı yerlerde bu oranın daha da arttığı görülmüştür. Sudaki canlılar tarafından yutulan mikroplastikler birincil üreticiden yırtıcılara doğru besin zinciri boyunca geçerek biyolojik birikime (biyomagnifikasyon) uğrayabilir. Mikroplastiklerin besin zincirindeki hareketi insanlarda sonlanabilir.

20 Yeryüzündeki en büyük hayvan olan mavi balinaların (Balaenoptera musculus) dişleri yoktur ve yaşamları boyunca yalnızca plankton yiyerek beslenirler. Planktonla beslenen mavi balinaların beslenmeleri sırasında ne kadar mikroplastiği de bünyesine aldığı ve tuttuğu da ayrı bir araştırma konusudur. Plastiklerle ilgili bir başka sorun ise kendi sağlığımız açısındandır. Sağlık açısından tükettiğimiz balıklar tarafından alınan zehirli mikroplastiklerin miktarı ne kadardır? Çünkü plastikler sulara toksin yayarlar ve ayrıca PCB`ler ve pestisitler gibi zararlı kirleticileri de yüzeylerinde tutarlar. Tüm bunlar plastik tüketimi ile ilgili herşeyin ciddi bir kirlenme meydana getirdiği anlamına gelmektedir.

21 Son zamanlarda yapılan deneysel çalışmalar, örneğin; midye ve istiridye gibi çift kabuklu yumuşakçalar, derisidikenliler, kabuklular, istakoz, deniz hıyarı gibi bazı omurgasızlar, solucanlar, balıklar ve zooplanktonların mikroplastikleri yuttuğunu ve bundan dolayı organlarının ve sindirim sitemlerinin kötü bir şekilde etkilendiklerini göstermektedir.

22 Mikroplastiklerin alglerin büyümesine ve su pirelerinin (Daphnia) üremesine etkilerini araştırmak amacıyla yapılan bir çalışmada; nano polistirenin (nano PS) yeşil alglerin büyümesine ve fotosentezine; zooplanktonların ölümüne ve üremesine etkileri incelenmiştir. Mikroplastiğe maruz bırakılan su canlılarının vücut büyüklüğünde olumsuz yönde değişimler ve üremesinde ve gelişiminde ciddi sorunlar gözlenmiştir.

23 SONUÇ ve ÖNERİLER Günümüzde plastik atıkların kaynakları, sularda, doğada ve canlılar üzerindeki etkileri ve bunların çözümü konularında birçok uluslarası kurum ve kuruluş bir araya gelerek çeşitli toplantı ve çalışmalar organize etmektedir. Bu toplantılarda son yıllarda mikroplastikler ve onların etkileri de görüşülmektedir. Tüm dünyadaki okyanus kıvrımlarında, koylarda, körfezlerde ve denizlerde mikroplastik parçacıkları bulunmuş ve mikroplastik kirliliğiyle ilgili başka bir kanıt olarak; Kuzey Amerika`daki Büyük Göller bölgesinde polietilen mikroboncuklar dahil olmak üzere rastlanan mikroplastikler gösterilmiştir.

24 SONUÇ ve ÖNERİLER Geçtiğimiz on yıl içinde, deniz ve okyanuslarda bulunan mikroölçekteki plastik çöplerle ilgili olarak tüm dünyadaki “farkındalık” artmaya başlamıştır. Örneğin marketlerde plastik poşet kullanımıyla ilgili olarak Avrupa‘ da çeşitli önlemler ve yasaklamalar mevcuttur. Hatta kozmetiklerde kullanılan mikoboncukların yasaklanması ve üretici firmaların da bu konuya gerekli hassasiyeti vermesi konuları gündemdedir.

25 SONUÇ ve ÖNERİLER Çevresel etkisi, doğallığı, sağlığa etkileri, faydaları ve maliyeti, atık oluşumu gibi hususları düşünmeyi alışkanlık haline getirmeli ve yeni nesilleri bu bilinçle yetiştirmeliyiz. Oluşmuş bir kirliliği gidermek yerine çevresel kirleticileri henüz kaynağında önlemeliyiz. Plastik kullanmaktan tamamiyle vazgeçilemese de en azından “plastiksiz” alternatifler ve “az plastik” kullanmak çevreci ve akılcı bir yaklaşım olacaktır.

26 Dinlediğiniz için teşekkür ederim.. Fatih ÇATALBAŞ Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü


"MİKROPLASTİKLERİN SU ORTAMLARINA VE CANLILARA ETKİLERİ Fatih ÇATALBAŞ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları