Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

YATIRIMCILARIN PSİKOLOJİK YANILGILARI E KIM 2011 1.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "YATIRIMCILARIN PSİKOLOJİK YANILGILARI E KIM 2011 1."— Sunum transkripti:

1 YATIRIMCILARIN PSİKOLOJİK YANILGILARI E KIM

2 I. G IRIŞ Klasik finans anlayışı insanların daima rasyonel davranacaklarını varsaymıştır. Bunun sonucu olarak da piyasaların etkin olduğunu savunmuştur. Klasik finans yatırımcıların nasıl davranması gerektiğine ilişkin akılcı çözümler üretmeye yoğunlaşmıştır. Ancak, yatırımcıların gerçek hayattaki davranışları ve bunların sonuçları ile ilgilenmemiştir. 2

3 Araştırmada yatırımcıların bilişsel ve duygusal zaaflarından kaynaklanan yaygın yatırım hataları test edilmiştir. 3

4 Davranışsal finans ise yatırımcıların gerçekte nasıl davrandıkları ile ilgilenmiştir. En genel tanımıyla, davranışsal finans psikolojinin finansal davranışlar uygulamasıdır. Kişiler her daim “rasyonel” olmazlar, ancak her daim “insan”dırlar. Davranışsal finans da yatırımcılarının irrasyonelliklerini açıklamaya çalışmaktadır. 4

5 Yatırımcıların rasyonellikten uzaklaşmaları bazen rastgele olsa da; bu durum genellikle sistematiktir. Örneğin; insanların genellikle mantıksız görünen davranışlarda bulundukları ve öngörülebilir hatalar içeren tahminler yürüttükleri psikologlar tarafından uzun zamandır bilinmektedir. 5

6 Psikoloji ve finansın birlikte ele alınması ile piyasaları ve yatırımcı davranışlarının daha iyi açıklanacağı değerlendirilmektedir. Peki, yatırımcılar klasik finans anlayışının olması gerektiğini söylediği şekilde davranmamasının sebepleri nelerdir? Bu çalışmada yatırımcı sapmaları iki başlık altında sınıflandırılmıştır. İçsel (düşünme, hissetme) Sosyal (arkadaşlar, akrabalar, basın, meslektaşlar) 6

7 II. YATIRIMCILAR NASIL DÜŞÜNÜR? İnsan beyni karmaşık meseleleri analiz ederken kısayollar kullanır ve bazı bilgileri gözardı eder. Bu kısayollar beyne tüm bilgileri sınıflandırmadan tahminde bulunma imkanı verir. Buna “ basitleştirerek anlama” denir. Öte yandan, bu durum yatırımcılar için birçok psikolojik önyargıya sebep olur. Mesela, insanlar genellikle olduğundan daha iyi karar verici düşünür ve bunu ispatlayacak bilgiler ararlar. Ancak, kişinin bu şekilde kendini kandırması hatalı kararlar almasına sebep olur. 7

8 II.1 T EMSILILIK Y ANıLGıSı Temsililik, klişeleşmiş şeylere dayanarak hüküm vermek anlamındadır. Psikolojik araştırmalar insan beyninin, bilgiyi kısa yollar kullanarak analiz ettiğini ve böylece karmaşık analiz sürecini kısalttığını ortaya koymuştur. Bu kısa yollar sayesinde beyin, tüm verileri kullanmadan önce tahmini bir sonuç üretebilmektedir. Ancak kısa yollar bazen yeni bilgilerin tam olarak analiz edilip değerlendirilmesini ve yatırımcıların doğru kararlar almasını engellemektedir. Temsililik önyargısı, yatırımcıların “gözde” hisse senetlerini almalarına sebep olur. 8

9 Örneğin yatırımcı iyi bir şirket ve iyi bir yatırımı birbirine karıştırır. İyi şirket çok kar eden, satışları artan, iyi yönetilen şirkettir. İyi yatırım ise fiyatı diğerlerine göre daha çok artan yatırımdır. Geçmişteki kazançlarından dolayı bir firma iyi olarak nitelendir ancak pek az şirketin geçmişteki yüksek fiyat artışını sürdürebildiği gerçeği gözardı edilir. Bu durumda şirketin popülaritesinden dolayı fiyatlar gerçek değerinin üzerinde oluşur. Zamanla yatırımcılar gelecekteki fiyat artışı tahmininde çok iyimser olduklarının farkına varırlar ve fiyatlar düşer. 9

10 Araba satın alırken; temiz bir araba iyi kullanılmış bir arabanın bir göstergesidir ama temizlik çok dar ve yüzeysel bir özelliktir. (Chang; 2007; 49) Amerikan super bowl karşılaşması esnasında reklam veren şirketlerin super bowl karşılaşmasını takip eden günlerde borsada daha fazla gelir elde etmesi (Chang; 2007; 49) 10

11 NYSE ve AMEX’deki hisse senetlerine ilişkin dönemini kapsayan bir çalışmada, şirketleri geçmiş 5 yıllık ortalama satış hacmi büyüme hızlarına göre iyi ve kötü olarak ikiye ayırmışlar ve gelecek 5 yıl için nasıl performans gösterdiklerini araştırmışlardır. Bu araştırma sonucunda başlangıçta iyi olarak nitelendirilen şirket hisse senetlerinin izleyen 5 yılda ortalama %81,8 başlangıçta kötü olarak nitelendirilenlerin ise izleyen 5 yılda ortalama %143,4 oranında kazandırdıklarını tespit etmişlerdir. 11

12 Yine De Bondt ve Thaler tarafından yapılan araştırmada geçmiş yıllarda kaybettiren hisse senetlerinin, geçmişte kazandıranlara göre izleyen üç yılda %30 daha çok kazandırdığı tespit edilmiştir. Netice itibariyle, iyi şirketler sürekli iyi değildir. Ancak yatırımcılar geçmiş performansın gelecekteki performansın bir temsilcisi olduğuna inanarak davranmaktadırlar. 12

13 II.2 B ILIŞSEL Ç ELIŞKI İnsanoğlu düşünceleri ve kararları ile çelişen bilgileri görmezden gelme, kabul etmeme veya minimize yoluna gider. Bu duruma “bilişsel çelişki” denilmektedir. Yatırımcılar geçmiş yıllardaki başarılarını abartarak hatırlarlar. Goetzmann ve Peres yaptıkları araştırmada yatırımcılara iki soru sormuşlar. 1. geçen yıl ne kadar kar elde ettiniz? 2. Geçen yıl piyasadan ne kadar fazla kazandınız? Şayet yatırımcılar bilişsel çelişkiye maruz kalmamış olsalardı verilen cevaplarla, gerçek durumun birbiriyle örtüşmesi beklenirdi. 13

14 Araştırmacılar bu soruları iki gruba yöneltmişler. İlk grupta olan mimarlar yatırım performanslarını %6,22 daha yüksek olarak hatırlamaktadırlar. İkinci soruya verdikleri cevapta ise %4,62 lik bir yanılgı saptanmış. İkinci grup ise Amerika Bireysel Yatırımcılar Derneği üyelerinden oluşturulmuş. Bu kişilerin verdikleri cevaplarda ise ilk soruda %3,40 ikinci soruda %5,11 yanılgı saptanmıştır. Netice itibariyle, insanlar yatırım kararlarının iyi olduklarına inanmak isterler. 14

15 Yatırım kararlarında da bu model yatırımcılar tarafından kullanılmaktadır. Piyasa araştırmaları göstermektedir ki otomobil gibi temel satın alma kararlarındaki endişe, tüketicilerin kendi seçimlerinin yerinde olduğu noktasındaki kanaatlerini perçinlemektedir. ( Goetzmann ve Peles; 1997;10). İnsanlar kendi yatırım kararlarının hep iyi olduğunu düşünür ya da buna inanmak isterler. Aksi durumda maruz kalacakları mutsuzluk ya da ıstırabı çekmemek pahasına yanlış yatırımlarda bulunmayı uzun süreler tercih edebilirler. 15

16 II.3 T ANıDıK O LANı T ERCIH E TME İnsanlar genellikle tanıdıkları, aşina oldukları şeyleri tercih etmektedirler. İnsanlar yatırım için birçok şirket bulunmasına rağmen daha az risk taşıdıklarına inanarak tanıdıkları yerel, şirketlerin hisse senetlerini tercih ederler. (yerel önyargısı) Amerika, Japonya ve İngiltere’de yapılan araştırmalarda sırayla %94, %98 ve %82 oranında yerel hisse senetlerine yatırım yapıldığı ortaya konulmuştur. Yine yapılan bir araştırmada, emeklilik birikimi planları kapsamında yatırımcıların kendi çalıştıkları şirketin hisse senetlerini almayı tercih ettikleri görülmüştür. 16

17 Bu, çeşitlendirme bakış açısına göre ideal olmasa da yatırımcılar yatırım portföyleri içerisinde yerel yatırımları daha çok bulundurma eğilimdedirler ( Schoenmaker ve Bosch; 2007;1 ). Amerika’da büyük çaplı yatırım fonlarının ( funds of funds ) yatırımlarının önemli bir kısmını kendi eyaletlerindeki hedge fonlara yatırdıkların yapılan bir araştırmada ortaya koyulmuştur ( Sialm ve diğ; 2012; ). Diğer bir çalışmada ise 26 ülkede yatırım fonlarının dağılımı incelenmiş, gelişmiş piyasaya sahip olma, aşinalık, diğer ülkelerden uzak olma, ayrı bir dil konuşma gibi nedenlerle yerel yatırımcıların yerel piyasalarda daha fazla yatırımda bulundukları tespit edilmiştir. 17

18 II.4 R UH H ALI VE İ YIMSERLIK Ruh hali kişilerin analizlerini ve değerlendirmelerini etkilemektedir. İnsanlar iyi bir ruh hali içinde iken daha iyimser olurken; kötü ruh halindeyken daha kötümser olmaktadır. Yapılan bir araştırma ile garsonlara güneşli havalarda, yağmurlu havalara göre %50 daha fazla bahşiş verildiği tespit edilmiştir. Hisse senedi piyasasında da yatırımcıların güneşli günlerde satın almaya, yağmurlu günlerde satmaya meyilli oldukları görülmüştür. 18

19 Hava durumunun alım satımları ne şekilde etkilediklerine dair, 26 şehirde bulunan 26 borsada bir araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda güneşli günlerde, güneşli olmayan günlere göre belirgin bir günlük getiri artışı olduğu görülmüştür. Ayrıca mevsimler açısından yapılan araştırmada ise gün ışığının az olduğu sonbahar ve kış mevsimlerinde günlük getirinin azaldığı görülmüştür. 19

20 II.5 A ŞıRı G ÜVEN İnsanların kendilerine aşırı güvenmeleri ve aşırı iyimser olmaları, bilgilerini oldugundan fazla, riskleri ise oldugundan düşük tahmin etmelerine ve olayları kontrol yeteneklerini abartmalarına neden olmaktadır. Aşırı güvenin pek çok unsuru bulunmaktadır. Bunlardan birisi insanların daha fazla bilgiye sahip olmakla tahminlerinin doğruluğunun artacağına inanmasıdır. Bu eğilim “bilgi yanılsaması” olarak adlandırılmaktadır. Herhangi bir konuda daha fazla bilgi edinme kişinin bilgisini arttırmasının ve daha iyi kararlar vermesinin yanında, her zaman faydalı değildir. Bu durum üç nedenden kaynaklanabilir, birincisi bazı bilgiler yardımcı olmadığı gibi yanlış yönlendirmeye de sebebiyet verebilir. İkincisi çoğu insan bilgiyi yorumlamak hususunda gerekli eğitim ve tecrübelere sahip olmayabilir. Üçüncüsü ise insanlar yeni bilgiyi, inançlarını ve daha önceki kararlarını destekleyecek yönde yorumlama eğilimindedir. 20

21 İnsanlar gerçekte olmamasına rağmen, sonuçları kontrol edebileceğine inandığı an daha fazla aşırı güvenli olmaktadır. Becerilere dayalı gelişen başarılar kontrol edilebilirken, tesadüf ya da şansa dayalı gerçekleşen başarılar kontrol edilemezdir. Bununla birlikte insanların şans beceriden ayırt edemedikleri özellikle yatırımcıların şans eseri buldukları başarılı yatırımları üstün yetenek olarak nitelendirdikleri görülmektedir. Bunun sonucunda ise “kontrol yanılsaması” ortaya çıkmaktadır. 21

22 Brad Barber ve Terrance Odean, yatırımcıların aşırı işlem yapmaları ile ilgili olarak bir aracı kurumdaki hesap üzerinden dönemini kapsayan bir çalışma yapmışlardır. Hisse senedi değişim oranı, bir hesaptaki hisse senetlerinin bir yılda yüzde kaçının değiştiğini (satılıp yerine baksa senetlerin alındığını) ifade etmek üzere; bekar erkeklerin hesaplarındaki hisse senedi değişim oranının %85, evli erkeklerde bu oranın %73, bekar bayanlarda %53 ve evli bayanlarda %51oldugunu bulmuşlardır. Erkeklerin daha fazla işlem yapmalarının nedeni büyük ihtimalle kendilerine olan aşırı güvenden ya da bayanlara göre daha fazla ve kesin bilgiye sahip olmalarından kaynaklanmaktadır. Her iki durum da daha fazla işlem yapmayı beraberinde getirmektedir. 22

23 Aynı çalışmada araştırmacılar yatırımcıları, hesaplarındaki hisse değişim oranlarına göre 5 gruba ayırmışlardır. Hisse değişim oranı en düşük olan grupta bu oran yıllık %2,4 ve en yüksek olanda ise yıllık %250’dir. Her grup için yıllık ortalama brüt getiri %18,7’dir. Fakat işlem yapmak için ödenen komisyonlar düşüldükten sonra elde edilen net getirinin, hisse değişim oranı en düşük olan grup için ortalama %18,5, hisse değişim oranı en yüksek olan grup için ise ortalama %11,4 olduğunu bulmuşlardır. 23

24 Yani insanların kendilerine aşırı güvenmeleri, gereğinden fazla işlem yapmayı, bu da daha fazla komisyon ödemeyi beraberinde getirmektedir. Özetle; yatırımcılar kendilerine aşırı güvenebilmektedirler. Yatırımcıların, yetenekleri, bilgileri ve gelecekle ilgili öngörülerinde kendilerine aşırı güvenmeleri ve aşırı iyimser olmaları, yanlış yatırım kararları verebilmelerine, aşırı işlem yapmalarına dolayısıyla fazla komisyon gideri ödemelerine ve daha fazla risk almalarına neden olmaktadır. 24

25 II.6 D ONANıM E TKISI İnsanlar sahip oldukları varlıklara, sahip olmadıklarına göre daha fazla değer biçmektedirler. Bu duruma “donanım etkisi” denilmektedir. İnsanlar halihazırda sahip oldukları şeyleri ellerinde tutmak isterler. Yapılan bir araştırmada, öğrencilere yüklü bir miras kaldığı varsayılarak çeşitli yatırımlar yapmaları istenmiştir. Öğrenciler en çok mirasın mevcut şekli ile kalmasını tercih ettikleri görülmüştür. 25

26 II.7 S TATÜKO E ĞILIMI İnsanlar bir tercih yapmak durumunda kaldıklarında mevcut halin devamı için herhangi bir şey yapmamayı tercih ederler. İnsanlar sahip oldukları varlıkları ellerinde tutmak isterler. 26

27 II.8 R EFERANS N OKTASı VE D EMIRLEME Bazı yatırımcılar belirli hisse senedi fiyatlarına odaklanmaktadırlar. Burada belirli fiyatlara “referans noktası”, bu fiyatlara odaklanma ise “demirleme” denilmektedir. Getiriler referans noktası ile karşılaştırılmakta, referans noktasının altında olan getiriler kayıp, referans noktasının üstünde olan getiriler ise kazanç olarak değerlendirilmektedir. 27

28 II. K ÜÇÜK S AYıLAR K ANUNU Küçük sayılar kanununa göre; popülasyondan çekilen küçük bir örneklem, popülasyonun büyük oranda temsil etmektedir. Bu eğilimi gösteren insanlar, popülasyonun küçük bir örneklemine dayalı olarak elde edilen sonuçları genelleştireceklerdir. Örneğin, bir yatırım fonunun geçen iki yıl içinde ortalamanın üzerinde getiri elde ettiğini gözlemlemiş olan bir yatırımcı, sadece bu gözlemine dayanarak fonun bir sonraki yıl da ortalamanın üstünde bir performans göstereceğine inanabilir. Yatırımcı iki yıl içindeki performansının, fonu temsil ettiğini düşünmektedir ve küçük sayılar kanununa göre hareket ediyor demektir. Ancak istatistiksel olarak bu çıkarımı yapabilmek için veri yetersizdir 28

29 “Kumarcı tuzağı”, bireylerin tesadüfi bir şekilde gerçekleşen birbirinden bağımsız olaylarda, daha önce meydana gelmiş olan sonuçlara bakarak, sonucu tahmin edebileceklerini düşünmeleridir. Yatırımcılar kolaylıkla kumarcı tuzağına düşebilirler. Örneğin bazı yatırımcılar ellerindeki hisse senetleri birkaç seans değer kazandığında onları hemen realize etmektedir. Çünkü bu artışın devam etmeyeceğini düşünürler. Diğer taraftan bazı yatırımcılar değer kaybeden hisse senetlerini “nasılsa daha fazla değer kaybetmez” düşüncesi ile ellerinde tutarlar. 29

30 II.10 A KLI M UHASEBELEŞTIRME İşletmeler parasal işlemlerini muhasebe hesaplarını kullanarak, birbirinden ayırmakta, düzenlemekte, takip etmekte ve değerlemektedirler. İnsanlar da aynı işletmeler gibi parasal işlemleri ve aldıkları kararları ayrı hesaplara kaydeder ve birbirinden bağımsız olarak değerlendirirler. Örneğin ev almak için para biriktirmeye devam eden birisinin, araba almak için kredi aldığını düşünelim. Bu kişinin biriktirdiği paranın faiz getirisi, araba kredisinin faiz giderinden daha düşük olmasına rağmen kişi, yine de ev için biriktirdiği parayı, araba almak için harcamayı istemeyecektir. Gerçek hayatta bir çok kişi için geçerli olan bu durum, kişinin zihninde ev ve araba için iki ayrı hesap açması ve ev için biriktirdiği parayı zihnindeki ev hesabında tutmasından kaynaklanmaktadır. 30

31 III. YATIRIMCILAR NASIL HİSSEDER? Genellikle piyasaların iki güdü ile hareket ettiğine inanılır. “Açgözlülük” ve “korku” Bu husus doğru olmakla birlikte; ümit, gurur, pişmanlık gibi diğer duygular da yatırım kararlarını etkilemektedir. Duygular da iyi yatırım kararlarını engelleyebilmektedir. 31

32 III.1 M IZAÇ E TKISI İnsanlar kendilerini iyi hissetmek isterler. Bunda da iki duygu büyük rol oynar. Gurur ve pişmanlık. İnsanlar kendileri ile gurur duyacakları davranışları yapmak isterler ve pişmanlık duyacakları şeyleri yapmaktan kaçınırlar. Hersh Shefrin ve Meir Statman, insanların pişmanlık duyacakları kararlardan kaçınma davranışını mizaç etkisi olarak adlandırmışlardır. Yatırımcılar, yatırımlarına ilişkin olarak verdikleri kararlardan gurur duymak ya da pişmanlık duymamak için kazandıran hisse senetlerini satarken, kaybettiren hisse senetlerini portföylerinde tutmaktadır. 32

33 Terrance Odean, dönemini ve yatırım hesabını kapsayan çalışmasında yatırımcıların kazanan hisse senetlerini sattıklarını, bu hisse senetlerinin izleyen yılda piyasanın ortalama %2.35 üzerinde kazandırdığını, kaybettiren hisse senetlerini ise uzun süre elde tuttuklarını, bu hisse senetlerinin izleyen yılda piyasanın ortalama olarak %1.06 altında performans gösterdiğini belirlemiştir. 33

34 III.2 B AĞLıLıK Ö NYARGıSı İnsanlar anne babalarına, çocuklarına, arkadaşlarına vs. duygusal olarak bağlıdır. Bu bağlılık insanların iyi davranışlarına odaklanmaları kötü davranışları ise gözardı etmelerine yol açar. Yatırımcılar da bazı hisse senetlerine bu şekilde bağlanabilmektedir. Bu durum her ne kadar alım satım komisyonu maliyetlerini düşürmesi yönünden olumlu olarak görülse de beraberinde bazı aksaklıklar da getirmektedir. Yatırımcı bir hisse senedine bu şekilde bağlandığında bu şirket hakkındaki olumsuz haberlere duyarsızlaşır ve genellikle uzun süre elinde tutar. Enron çalışanları şirket hisselerini uzun süre ellerinde tutuklarından dolayı büyük kayıplar yaşadılar. 34

35 III.3 R ISK T ERCIHLERININ D EĞIŞIMI Duygular özellikle büyük kazançlar ve kayıplar sonrasında ön plana çıkmaktadırlar. Yatırımcılar kazanma kuşağında iken “açgözlülük” ön plana çıkarak yatırım kararlarını etkiler. Büyük kazançlar yatırımcılarda “kumarhane parası” etkisi oluşturur. Bu durumda, yatırımcı kazandığı parayı kendi parası gibi görmemekte, bu para ile daha riskli yatırımlar yapabilmektedir. 35

36 Büyük kayıplar da yatırımcılara ıstırap vermektedir. Büyük kayıplar sonrasında yatırımcılar iki şekilde aşırı tepki verirler. Bunlardan ilki daha fazla kaybetme riskinden dolayı korkarlar. Bu durum “kayıptan kaçınma” olarak tanımlanmıştır. Diğer aşırı tepki ise kayıpların telafisi için daha fazla risk alma şeklinde ortaya çıkar. 36

37 IV. YATIRIMCI ÜZERİNDEKİ SOSYAL ETKİLER Bugüne kadar yapılan çalışmalarda daha çok yatırımcıların duygu ve düşüncelerine odaklanılmıştır. Yatırım kararlarında yatırımcının duygu ve düşüncelerinin yanı sıra çevresinin de etkisi bulunmaktadır. Yatırım muhabbetleri bilgi toplamanın ve tercihlerle rahatlamanın önemli bir parçasıdır. 156 yüksek gelirli yatırımcı üzerinde yapılan bir araştırmada, katılımcıların yarıdan fazlasının yatırım sonuçlarından ziyade, başkalarının bu yatırım hakkında ne dedikleri ile ilgilendikleri görülmüştür. Yatırımcıların bir şirketin hisse senedini alana kadar ortalama 20 kişi ile şirket hakkında görüştükleri tespit edilmiştir. 37

38 IV.1 B ASıN Basının bireyler üzerinde büyük etkisi bulunmaktadır. Ekonomi yazarları yatırımlarını korumak gayesiyle güzel “hikaye”ler anlatabilirler. Basın olan bitene ilişkin güzel işler çıkarabilirler. Ancak verilen haberler yatırım kararı almada yetersiz kalmaktadır. Basında yer alan uzman görüşleri konuyu derinlemesine analiz etmekle birlikte nadiren güncel analizlere değinmektedir. 38

39 IV.2 S OSYAL E TKILEŞIM VE Y ATıRıM Aynı yaş grubundaki insanlar benzer zevkler ve hobiler geliştirirler ve aynı tarzda yaşamayı isterler. Akranlar, grubun öncelikli inanışları için sosyal normlar geliştirirler. Gruba yeni dahil olanlar bu normları sohbetler aracılığıyla ve diğerlerinin davranışlarını izleyerek keşfederler. Yatırımcılar yatırım kararlarında sosyal çevrelerinden de etkilenmektedir. Eğer yatırımcının akranları sıklıkla günlük alım-satım hakkında konuşuyorsa, yatırımcının günlük alım- satıma daha yatkın oldukları, uluslar arası yatırımdan sıklıkla bahsediliyorsa uluslar arası yatırıma daha yatkın oldukları görülmüştür. 39

40 Sosyal etkileşim en çok emeklilik planlarına katılımda ortaya çıkmaktadır. Eğitim düzeyi yüksek olanlar ve yüksek gelirliler emeklilik planlarına katılmaya daha yatkındırlar. Kütüphane görevlileri eğitim düzeyi yüksek ve benzer ücret alan kişilerdir. 436 kütüphane görevlisi üzerinde yapılan araştırmada farklı yerlerde çalışanların emeklilik planlarına katılımlarının da farklı olduğu görülmüştür. Kütüphane görevlileri homojen bir gruptur ve katılım oranlarındaki yüksek farklılık dikkat çekmektedir. 40

41 Bu yüksek farklılık her dairenin sosyal normlarının bir birinden farklı olması ile açıklanmaya çalışılmıştır. Bazı dairelerin sosyal normları emeklilik planlarına değer vermekte iken bazılarında ise buna değer verilmemektedir. Akran grupların sosyal normları kişisel talepleri etkilemesi kişilerin karakterine bağlıdır. Bazı insanlar diğerleri kadar sosyal değildirler. Sosyal insanlar sosyal olmayanlara göre yatırım yapmaya daha yatkındırlar. Bunun sonucu olarak çok sosyal insanlar borsada yatırım yapmaya daha yatkındır. 41

42 IV.3 İ NTERNET İnternetin yaygınlaşması insanların yatırım kararları alma şeklini önemli ölçüde değiştirmiştir. İnternet yatırımcıların fikirlerini paylaşabileceği sosyal bir ortam meydana getirmiştir. Birkaç yıl içerisinde milyonlarca insan internet üzerinden yatırım yapmaya başlamıştır. Bu şekilde yatırım yapan online yatırımcılar psikolojik sapmalarda daha çok maruz kalmaktadır. Online yatırımcılar çok alım-satım yapma gibi aşırı güven belirtileri göstermektedirler. Bu tarz kötü kararlar da yatırımcıların az kazanmasına sebep olmaktadır. 42

43 Online yatırım yapan 1607 yatırımcı üzerinde yapılan bir araştırmada, yatırımcıların online yatırım yapmadan önceki ve sonraki başarıları karşılaştırılmıştır. Yatırımcıların online yatırım ile işlem sayısı yaklaşık olarak iki kat arttığı, daha kötü kararlar aldıkları görülmüştür. Mesela, yatırımcıların aldıkları hisse senetlerinin getirisi piyasaların %0,14 üzerinde iken, online yatırıma geçtikten sonra piyasaların %0,33 altında kalmıştır. 43

44 V. PSİKOLOJİK SAPMALARI YENME Yatırımcıların hata yapmasına neden olan psikolojik önyargıların giderilmesinde iki temel zorluk bulunmaktadır. Bu hatalar genelde yatırımcılar için maliyetli olsa da her psikolojik alışkanlığın yararlı bir yan etkisi de olabilir. Örneğin, zararlara kârlardan daha fazla önem atfetme eğilimi kârlı bir özellik olabilir. Yatırımcılar eğer potansiyel kârlara daha fazla dikkat edip potansiyel zararlara çok az dikkat ederlerse yatırımlarını tehdit edecek riskler yaşayabilirler. İkinci olarak, bazı davranışsal önyargılar birbiriyle çelişir gibi görünmektedir. Örneğin, yatırımcılar başkalarının tavsiye ve davranışlarını körü körüne takip etmek yerine “kazananları” seçme konusundaki kendi yetenek ve bilgilerini olduğundan yüksek zannedebilirler. 44

45 Van Eaton (1999) ve Nofsinger (2001), yatırımcıların değişik psikolojik önyargılardan korunmaları konusunda birçok öneri sunar. Mesela, kendisine aşırı güven duymaya yatkın ve gereğinden fazla risk alıp bu riski satan yatırımcılar, özellikle vergilendirilen hesaplarda, daha az alım satım yapıp çeşitlendirme yoluyla riski dağıtabilirler. Temsililik yapan yatırımcılar ise, zihindeki düşünce yoğunluğundan nispeten kurtuldukları için, sadece birkaç özelliğe gereğinden fazla yoğunlaşmak yerine bir adım geri atarak resmin bütünü görme imkanına sahip olabilirler. Tüm bu zorlukları dikkate aldığımızda, aşağıdaki yönerge yatırımcı hatalarına neden olan psikolojik önyargıların üstesinden gelmede yardımcı olabilir. 45

46 P SIKOLOJIK ÖNYARGıLARı ANLAYıN VE BUNLARDAN KAÇıNıN. Bunu söylemek yapmaktan kolaydır çünkü yatırımcılar genellikle finansal karar alma süreçlerini etkileyen psikolojik davranışlarını tanımlamakta zorluk çekerler. Psikolojik karakter özelliklerinin yatırımcı davranışında önemli bir rol oynadığı da meselenin ayrı bir boyutudur. Yatırımcı hatalarını gidermek, serveti azaltan psikolojik önyargıları tanımlamak ve bunlardan kaçınmakla başlar. 46

47 Y ATıRıM HEDEFLERINIZI VE KıSıTLARıNıZı BELIRLEYIN. Yatırımcılar psikolojik önyargıların etkilerini azaltmak için risk ve getiri anlamında gerçekçi yatırım hedefleri koyabilirler. Hedeflerini gerçekleştirmek için likidite, zaman ve vergiler gibi çeşitli kısıtları da tanımlamaları gerekir. Açık bir şekilde belirlendiğinde, gerçekçi hedefler yatırımcıların “telafi etme”ye çalışırken aşırı risk almalarını önlemeye yardımcı olacaktır. 47

48 N ICEL YATıRıM KRITERLERI GELIŞTIRIN. Nicel yatırım kriterleri geliştirmekle yatırımcılar duygulara, söylentilere, hikâyelere ve diğer psikolojik önyargılara yatırım yapmaktan kaçınabilirler. Uygun yatırım kriterlerini uygulamakla yatırım hedeflerini gerçekleştirmelerine de olanak tanırlar. Bir hisse senedi almadan önce yatırımcılar şirketin özellikleri ile kendi kriterlerini karşılaştırabilirler. 48

49 Y ATıRıMLARıNıZı ÇEŞITLENDIRIN Zaman içinde, hisse senetleri, bonolar, para piyasası fonları ve farklı getirileri olan gayri menkuller gibi değişik varlık sınıfları arasından yapılacak portföy çeşitlendirmesi, gelirlerin istikrarını artıracak ve böylece riskleri azaltacaktır. Uygun çeşitlendirme, yatırımcıları büyük zararlardan korur ve “bağlılık” ve “alışıklık” gibi psikolojik önyargılara karşı da koruma sağlar. 49

50 V ARLıKLARıNıZı GÖZDEN GEÇIRIN VE YENI BIR DAĞıLıM YAPıN. Yatırımcılar periyodik olarak yatırımlarını takip etmeli ve gözden geçirmelidir. Örneğin bir yatırımcı portföyünü en az yılda bir kere gözden geçirmeli ve belirli yatırım hedefleriyle karşılaştırmalıdır. Eğer her bir varlık sınıfının ağırlığı arzu edilen ağırlıklarından aşırı bir sapma yaşamışsa, yatırımcı portföydeki varlıkların dağılımlarını değiştirmeyi düşünmelidir. Bu önlemleri almak, yatırımcıların “statüko”, “temsililik” ve “tanıdık olanı tercih etme” gibi psikolojik önyargıların üstesinden gelmelerine ve yatırım ortamlarını kontrol etmelerine yardımcı olabilir. 50

51 VI. ARAŞTIRILMASI GEREKEN KONULAR Finansal ekonomistler davranışsal bir bakış açısıyla finansal karar verme sürecini anlamayı sadece yüzeysel olarak irdelemiş bulunmaktadırlar. Ayrıca, mevcut bulgular daha fazla soru işaretlerine de kapı aralamaktadır. Örneğin büyük bir yatırım zararından sonra neden bazı yatırımcılar herhangi bir risk almamakta iken diğer bazıları bu zararları telafi etmek için daha fazla risk almaktadır? Farklı tepkilere yol açan faktörler nelerdir? 51

52 Diğer bir sorun da önyargılarla ilgili davranışsal finans hakkındaki çelişen araştırmaların çözümlenmesi konusudur. Örneğin, neden insanlar bazı durumlarda zaten ellerinde bulunan yatırımları muhafaza etmeyi ve hiçbir şey yapmamayı tercih ederlerken bazı zamanlarda da aşırı bir alış veriş yapmaktadırlar? Neden yatırımcılar zamanında sahip oldukları şirket hisse senetlerini fiyatları yükselse dahi satın almayı arzularlarken diğer bazıları kârlı hisselerini çok erken satma isteğindedirler? Üzerinde daha fazla araştırma yapılması gereken soru da şudur: “bazı yatırımcıların zamansızca sattığı hisseleri kimler satın almaktadır?” 52

53 Psikolojinin bazı alanları finansal karar vermeyi tanımlama da henüz kullanılmış değildir. Örneğin, yatırımcılın zekâ seviyesi veya eğitimi psikolojik önyargıları ve duygularında etkili olmakta mıdır? Kişiliğin bu konudaki yeri nedir? Önyargılar değişik kültürleri aynı şekilde mi yoksa daha farklı şekillerde mi etkiler? Kültürlerin farklı tecrübeleri ve tarihi finansal karar alma sürecini nasıl etkilemektedir? 53


"YATIRIMCILARIN PSİKOLOJİK YANILGILARI E KIM 2011 1." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları