Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ALLAH’I SIFATLARIYLA TANIMAK 1. 2 K UR’AN-I KERİM’DE buyuruyor Allah (c.c) فامنوابالله “ Allah’a iman edin”, (Tegabun, 64/8) اطيعوا الله “ Allah’a itaat.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ALLAH’I SIFATLARIYLA TANIMAK 1. 2 K UR’AN-I KERİM’DE buyuruyor Allah (c.c) فامنوابالله “ Allah’a iman edin”, (Tegabun, 64/8) اطيعوا الله “ Allah’a itaat."— Sunum transkripti:

1 ALLAH’I SIFATLARIYLA TANIMAK 1

2 2 K UR’AN-I KERİM’DE buyuruyor Allah (c.c) فامنوابالله “ Allah’a iman edin”, (Tegabun, 64/8) اطيعوا الله “ Allah’a itaat edin” (Ali imran, 3/132) واعبدوا ربكم “ Rabbinize ibadet edin” (Hacc,22/77)

3 Allah’ı (c.c) tanımadan iman, ibadet ve itaat mümkün değildir. Allah; İslam alimleri tarafından varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan yüce varlık şeklinde tanımlanır. (1) Allah’ı tanımakla yükümlü olan insandır. Peki insan kimdir? Bu sorunun cevabını bize bildiren yine Allah’u Teala’dır. Allah’ı (c.c) tanımadan iman, ibadet ve itaat mümkün değildir. Allah; İslam alimleri tarafından varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan yüce varlık şeklinde tanımlanır. (1) Allah’ı tanımakla yükümlü olan insandır. Peki insan kimdir? Bu sorunun cevabını bize bildiren yine Allah’u Teala’dır. 3 Önce Allah’ı (c.c) tanımak

4 4 وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طينٍ () ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فى قَرَارٍ مَكينٍ () ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ اَنْشَاْنَاهُ خَلْقًا اخَرَ فَتَبَارَكَ اللّهُ اَحْسَنُ الْخَالِقينَ () Andolsun ki biz insanı süzülmüş çamurdan yarattık. Sonra onu az bir su halinde bir karargaha yerleştirdik.Sonra o nutfeyi uyuşmuş kan olarak yarattık. Arkasından o kanı bir parça et olarak yarattık ve o eti kemik (üzerin)e giydirdik. Sonra onu (rahimde) başka bu hilkat olarak inşa ed(ip ruh üfle)dik. (Bütün hüküm ve kudretinde) yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne güzel ve ne yücedir'' (Mü’minun, 23/12-16).

5 5 İnsan Allah’ın en güzel şekilde yarattığı ve bütün organlarını eksiksiz yaptığı varlıktır. وَالتّينِ وَالزَّيْتُونِ ﴿١﴾ وَطُورِ سينينَ ﴿٢﴾ وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَمينِ ﴿٣﴾ لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فى اَحْسَنِ تَقْويمٍ ﴿٤﴾ ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِلينَ ﴿٥﴾ اِلَّا الَّذينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ﴿٦﴾ فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّينِ ﴿٧﴾ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِمينَ ﴿٨﴾ “İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır. Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir? Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?” (Tîn 1-8)

6 Ruhundan üfleyerek şereflendirdiği yegane varlıktır. ثُمَّ سَوّٰیهُ وَنَفَخَ فيهِ مِنْ رُوحِه وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْپِدَةَ قَليلًا مَا تَشْكُرُونَ 6 İnsan “Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” (Secde, 32/9)

7 7 İnsan وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ “Size şekil verip de şeklinizi güzel yapan ve sizi temiz besinlerle rızıklandıran Allah'tır.” (Mü'min, 40/64) Allah’ın tertemiz rızıklar verdiği varlıktır.

8 8 İnsan Yaratılmışlara üstün kıldığı ve şan şeref sahibi yaptığı varlıktır وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنى اٰدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِى الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلٰى كَثيرٍ مِمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضيلًا “Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.” (isra,17/70)

9 9 İnsan يُؤْتِى الْحِكْمَةَ مَنْ يَشَاءُ وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُوتِىَ خَيْرًا كَثيرًا وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ “Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.” (Bakara, 2/269) Akıl, irade ve özgürlük verdiği varlıktır.

10 10 İnsan قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعاًۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْـي۪ وَيُم۪يتُۖ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ الَّذ۪ي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ (Ey Muhammed!) De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, diriltir ve öldürür. O hâlde, Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.” (A'raf, 7/158) Vahiy, peygamberler ve kitaplar göndermek suretiyle doğru yolu gösterdiği varlıktır.

11 11 Bizlere bizi tanıtan Rabbimizin bizden istediği nedir? Rabbimiz bize sayısız nimetler vermişken, yaratılan her şeyi insanın hizmetine sunmuşken elbette bizlerden istedikleri vardır. Evrendeki yaratılan her şeyin bir amacı ve görevi varsa, yaratılanların en şereflisi olan insanın amacı ve görevi ne olabilir?

12 12

13 13 “ALLAH” lafzı Allah’ın mukaddes zatına özgü bir isimdir. (2)

14 14 Allah’ın sıfatlarını bilmeden Allah’ı tanımamız mümkün değildir. Bizler bu dünyada iken Allah’ın zatını kavrayamayız ve hakkı ile anlayamayız.Çünkü sınırlı vasıf ve özelliklerle yaratılan insan sonsuz ve sınırsız olanı ihata edemez. Allah’ın dışındaki her şeyin varlığı O’nun varlığına dayanır. Allah (c.c) Kur’an-ı Kerim’de bir çok ayette kendisini bize tanıtmaktadır.

15 Zati sıfatlar 15 Allah’ın Sıfatları Subuti sıfatlar  Vücut  Kıdem  Beka  Vahdaniyet  Muhalefetün’lil havadis  Kıyam bi- nefsihi  Hayat  İlim  Semi’  Basar  İrade  Kudret  Kelam  Tekvin

16 Bu sıfatlar yalnızca Allah’a mahsus olan başka varlıklarda olması mümkün olmayan sıfatlardır Vücut Zati sıfatlar هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.(Haşr,59/22) Yüce Allah'ın mevcudiyeti, varlığı demektir ki; bazı âlimlerimize göre, asıl zatî veya nefsî sıfat budur. Zira Yüce Allah'ın mevcudiyeti, varlığı kabul edilmeden, diğer sıfatlarından bahsetmek mümkün olmaz. Yüce Allah'ın varlığına, mevcudiyetine işaret eden pek çok âyet-i kerime Kur'ân`da mevcuttur. Allah Teâlâ'nın varlığı, mevcudiyeti kendi zatının gereğidir. O'nun yüce zatı, yaratıklarda olduğu gibi başkasından dolayı değildir. O kendi zatı ite vardır, kendi zatıyla kâimdir, varlığı için bir başkasına muhtaç değildir.

17 2.Kıdem 17 هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ O, ilk ve sondur. Zâhir ve Bâtın’dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir. (Hadid, 57/3) "Yüce Allah'ın varlığının evveli ve başlangıcının olmaması" demektir. O, ezelidir; O'nun var olmadığı bir an bile düşünülemez. Varlığı, zatının gereği olan Yüce Allah'ın bu varlığının ezelî olması, evveli ve sonunun olmaması vâcibtir. Varlığında başlangıç ve sonu olanlar, ancak yaratıklardır.

18 18 وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ() كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır. (Rahman, 55/26-27) "Allah Teâlâ'nın varlığının sonu, bitiş noktası yoktur" demektir. O, ebedîdir, yani onun mevcudiyeti, varlığı sonsuzca devam edip gitmektedir. Bu sıfat dahi sadece onun yüce zâtına mahsus bir sıfattır, çünkü bütün yaratıklar sonludur, bir gün hayatları son bulacaktır.

19 19 4.Vahdaniyet قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ () اللَّهُ الصَّمَدُ () لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ () وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ De ki:O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır, O, hiçbir şeye muhtaç değildir.) Ondan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir.) Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir). Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir. (İhlas 112/1-4) Her şeyi yaratan Allah Teâlâ olduğu için, O işlerinde, fiillerinde de tektir. O'nun hiç bir benzeri, ortağı, örneği ve cüzleri (parçaları) ve yardımcıları yoktur. İbadete lâyık yegâne tek mabut, Allah'tır. İşte "Vahdaniyet" sıfatını bütün bu hususları içine alan bir teklik (ehâdiyet) olarak anlamak gerekir. O her bakımdan en mükemmel, bütün eksiklik ve noksanlıklardan uzak (münezzeh) bir varlıktır.

20 فَاطِرُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ جَعَلَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا وَمِنَ الْأَنْعَامِ أَزْوَاجًا يَذْرَؤُكُمْ فِيهِ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ 5.Muhalefetün’lil-havadis 20 O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu sûretle çoğalmanızı sağlamıştır. O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.(Şura, 42/11) Yüce Allah'ın sonradan olanlara, sonradan yaratılmış olanlara benzememesi demektir. Yüce Allah'ın benzeri hiç bir şey yoktur. O'na eşit ve denk olan hiç bir varlık yoktur. Zaten kâdîm, bâkî ve bir tek olan varlığın sonradan olanlara benzememesi, yine O'nun bu sıfatlarının bir sonucudur ve O'nun yüce zatına mahsustur.

21 21 اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Diridir, kayyumdur. (Al-i Imran,3/2) "Yüce Allah'ın varlığı veya mevcudiyeti bir başkasına muhtac değildir; aksine varlığı kendi zâtındandır" demektir. Bütün yaradılmışlar (mahlukât), var olmada ve varlığını devam ettirmede Cenâb-ı Hakk'a muhtaçtır. Halbuki Yüce Allah hiç bir şeye muhtac ve bağımlı değildir, O Azîz ve Samed dir, yani hiç bir şeye ihtiyacı yoktur; kâinattaki her şey O'na muhtaçtır.

22 22 Subuti sıfatlar 1.Hayat وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ وَكَفَى بِهِ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا Ölmeyen diriye güven...” (Furkân, 25/58). هُوَ الْحَيُّ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ “O diridir. O’ndan başka ilâh yoktur” (Mü’min, 40/65). Yüce Allah'ın diri, canlı ve ezelî bir hayat ile hayat sahibi olması demektir. Bunun zıddı olan ölü ve cansız olmak, Allah hakkında düşünülemez, mümteni'dir. Allah’u Teâlâ'nın bu sıfatına işaret eden pek çok ayet vardır.Her şeye can veren, ölü gibi görünen toprağa, kuru sanılan ağaçlara can, hayat ve tazelik veren Allahu Teâlâ'dır. Bütün canlıların hayatı sonradandır ve Yüce Allah'ın yaratmasıyladır. Halbuki Yüce Allah'ın "Hayat" sıfatı da; zâtı gibi kadimdir, ezelî ve ebedîdir; zatından ayrılmayan, zatı ile var olân vacib bir sıfattır. Zira hayat olmadan diğer sıfatları düşünmek, onlarla Allah'ı vasıflandırmak abes olur. Bu bakımdan sübutî sıfatların ilki "hayat" sıfatıdır.

23 23 إِنَّ اللَّهَ عَالِمُ غَيْبِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ“ Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. O göğüslerin özünü çok iyi bilendir” (Fatır, 35/38)., إِن تُبْدُوا شَيْئًا أَوْ تُخْفُوهُ فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا “Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (fark etmez) çünkü Allah her şeyi çok iyi bilir” (Ahzab,54). Allah’u Teâlâ'nın ezelî ilmiyle her şeyi bilmesi demektir. O'nun ilmi, kâinattaki her şeyi kuşatmıştır. Evrendeki hiç bir şey O'nun ilminin dışında meydana gelemez. Olmuşu, olmakta olanı ve olacağı gerek küll halinde (genel kurallarıyla); gerekse ayrı ayrı, hepsini bilir. Şu halde Allah'ın ilmi gizli açık her şeyi kuşatmıştır. Kalplerimizden geçenler de O'na malumdur. Bütün gayb alemi, bizim sınırlı ve sonradan kazanılma bilgimizin ulaşamadığı o âlem, Allah'ın bilgisi dâhilindedir. O'nun ilmi, zatı ile kâim olan, ezelî ve ebedî, bilinenlerle değişmeyen bir ilimdir. Kulların ilmi gibi kazanılmış, sonradan elde edilmiş bir ilim değildir.

24 3.Semi’ 24 أَمْ يَحْسَبُونَ أَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَاهُم بَلَى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ “ Yoksa biz onların sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmez miyiz sanıyorlar...” (Zuhruf,43/80). قَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّتِي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَكِي إِلَى اللَّهِ وَاللَّهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَا إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ "...Allah konuşmanızı işitir, çünkü Allah işitendir, görendir” (Mücadele,58/1) Yüce Allah'ın işitmesi, duyması demektir. O bu sıfatla ezelde muttasıftır. O, her çeşit, her kuvvette ve zayıflıktaki sesleri işitir, duyar. İşitilmek şanından olan her şeyi işitir. Allahu Teâlâ'nın işitip duyması, kulların işitmesi gibi, bir takım kayıt ve şartlara, vasıtalara ve organlara bağlı değildir. O, işitilmek şanından olan her şeyi, en gizli ve pek hafif sesleri, fısıltıları bile duyar. Özellikle kullarının duâlarını, zikirlerini, gizli ve aşikar niyazlarıyla yalvarışlarını işitir, kabul eder ve mükâfatlandırır. Bu sıfatla ilgili pek çok âyet vardır, ekserisi görmek sıfatıyla beraber yer almaktadır. Ebu Musa (el- Eş’ari) anlatıyor: Bir yolculuk esnasında Hz. Peygamber (sas) ile beraberdik. Her bir tepeye çıktığımızda (yüksek sesle) tekbir getiriyorduk. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Kendinize gelin! Siz sağır olan ve burada bulunmayan birisine seslenmiyorsunuz. (Bilakis) Her şeyi işiten, gören ve çok yakın olan Allah’a sesleniyorsunuz.” (B7386 Buhari, Tevhid 9)

25 25 وَالَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ إِنَّ اللَّهَ بِعِبَادِهِ لَخَبِيرٌ بَصِيرٌ …Şüphesiz Allah kullarının (her halini) haber alandır, görendir” (Fâtır,35/31 ). Cenâb-ı Hakk'ın görmesi demektir. O her türlü vasıta, organ ve bağıntılar olmaksızın her şeyi görür. O'nun görmesi, göz gibi bir organa, ışığa, uzaklığa ve yakınlığa bağlı değildir. Yüce Allah'ın görme sıfatı da ezelîdir, sonradan olma değildir. Bu sıfat da bütün mevcudâta, görmek şanından olan her şeye taalluk eder. O'nun görmesinin dışında kalan hiç bir mahlûk yoktur. İnsanın görmesi sınırlıdır, görme organından mahrum olanlar göremezler: Ayrıca aydınlık, karanlık, uzaklık, yakınlık ve daha dünyadaki nice olay, görmeye veya görmemeye etki etmektedir. Allah Teâlâ'nın görmesi hiç bir şeyden etkilenmez.

26 26 5.İrade Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O’ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Yunus,10/107) Yüce Allah'ın istediğini dileyip tercih etmesi demektir. Yani O'nun, bir işin şöyle olmasını değil de, böyle olmasını veya böyle olmasını değil de, şöyle olmasını dilemesi, dilediği gibi tâyin ve tahsis etmesidir. Evrende olmuş ne varsa, hepsi O'nun dilemesi, iradesi ile olmuştur. O'nun iradesi ve isteği dışında hiç bir şey var veya yok olamaz. وَإِن يَمْسَسْكَ اللّهُ بِضُرٍّ فَلاَ كَاشِفَ لَهُ إِلاَّ هُوَ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلاَ رَآدَّ لِفَضْلِهِ يُصَيبُ بِهِ مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

27 27 يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ أَبْصَارَهُمْ كُلَّمَا أَضَاء لَهُم مَّشَوْاْ فِيهِ وَإِذَا أَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواْ وَلَوْ شَاء اللّهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَأَبْصَارِهِمْ إِنَّ اللَّه عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.(Bakara, 2/20) Allah Teâlâ'nın nihayetsiz, bitmek tükenmek bilmeyen kudreti vardır. Bu sıfat da diğerleri gibi ezelî ve ebedîdir. Ezelî olan bu kudret sıfatıyla, her hangi bir şeyi dilediği gibi yapmaya kadirdir. O'nun kudretinin erişemeyeceği, bu kudretin dışında kalan hiç bir şey yoktur. Ebu Mes’ud (el- Ensari) anlatıyor: Bir gün kölemi dövüyordum ki arkamdan birisi şöyle seslendi:“Şunu iyi bil Ebu mes’ud!” Bir de döndüm baktım ki Resulullah (sas) bana şöyle söylüyor: “Şunu iyi bil Ebu Mes’ud! Allah’ın sana karşı gücü, senin bu köleye karşı olan güç ve kuvvetinden çok daha fazladır.” (T1948Tirmizi, Birr, 30)

28 28 7.Kelam وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُكَلِّمَهُ اللَّهُ إِلَّا وَحْيًا أَوْ مِن وَرَاء حِجَابٍ أَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِيَ بِإِذْنِهِ مَا يَشَاء إِنَّهُ عَلِيٌّ حَكِيمٌ Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur.Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.(Şura, 47/51) Yüce Allah'ın söylemesi ve konuşması demektir. O, harf ve seslere muhtaç olmadan konuşur ve söyler. Allah’ın "Kelâm" sıfatı, ezelî ve ebedîdir; yüce zatı için vacib olan sıfattır. O'nun dilsiz olması, konuşamaması düşünülemez. İşte yüce Rabbimiz bu sıfatıyla peygamberlerine söylemiş, emirler vermiştir. Kitaplarını ve şeriatini bu kadîm kelâmıyla bildirmiştir.O, kelâmını dilediği zaman, kendi zatına ve şanına layık bir şekilde meleklerine bildirir, işittirir ve anlatır. Bunu yaparken harflere, seslere, hecelere ve kitabete (yazıya) muhtaç değildir. Yüce Allah'ın dilediği şeyleri, emir ve yasaklarını peygamberlerine ya Cebrâil vasıtasıyla veyahut doğrudan doğruya vahiy ve ilham etmiş olması da bu "kelâm" sıfatının bir tecellisidir

29 29 هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُم مَّا فِي الأَرْضِ جَمِيعاً ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاء فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök hâlinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir. (Bakara, 2/29) Allah Teâlâ'nın bilfiil yaratması, yoktan var etmesi demektir. Allah'ın bu sıfatı ezelidir. Tekvîn sıfatı da diğer sıfatları gibi, O'nun yüce zatıyla kaim ve O'nun hakkındâ vacib olan sübutî sıfatlarından biridir. Tekvin sıfatı, irade sıfatının muktezasına göre, mümkünâta tesir eder, yaratır ve icad eder.

30 30 Allah’ı bilmek, tanımak ve O’na iman etmek bize ne kazandırır?  İnsanı cehaletten kurtarır.  Şeytanın vesvesesine karşı uyanık olmamızı sağlar.  İnsana huzur verir.  Gelecek kaygılarını ortadan kaldırır.  Yardımsever olmamızı sağlar.  İnsanlardan sevgi ve saygı görmemizi sağlar.  Zamanımız bereketlenir.  Kanaatkar olmamızı sağlar.  Kötü alışkanlıklardan uzaklaştırır.  Konuklarına sınırsız ikram edilen beldelerde ebedi bir hayat yaşatır.

31 31 Ya Rahman, bizlere merhamet et. Ya Kadir, bize zorluklara karşı dayanma gücü ver Ya Samed, bizi senden başkasına muhtaç etme Ya Şafi, hastalarımıza şifa ver. Ya Kuddüs, bizi gafletten ve hatadan arındır. Ya Fettah, bizlere hayır kapılarını aç. Ya Alim, bizi doğru yoldan ayırma Ya Semi ’, kusurlarımızı ört korkulardan emin kıl Ya Basir, günahlarımızı affet. Ya Aliyy, bize dünya ve ahirette güzellik ver bizi cehennem azabından koru Ya Allah, affedicisin, affetmeyi seversin, bizi de affet.

32 32 Kaynak: 1 İslam’a Giriş Gençliğin İslam Bilgisi 2 Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Hak Dini Kur’an Dili Tefsiri 1. cilt HAZIRLAYAN:ELİF ALTUN Küçücek mah. Cevheri Kuran Kursu Öğreticisi


"ALLAH’I SIFATLARIYLA TANIMAK 1. 2 K UR’AN-I KERİM’DE buyuruyor Allah (c.c) فامنوابالله “ Allah’a iman edin”, (Tegabun, 64/8) اطيعوا الله “ Allah’a itaat." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları