Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KÜÇÜK İŞLETMELER 1-Küçük İşletme Tanımı ve Çeşitleri Küçük işletmeler, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerin bel kemiğini oluşturmaktadır.Emek yoğun.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KÜÇÜK İŞLETMELER 1-Küçük İşletme Tanımı ve Çeşitleri Küçük işletmeler, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerin bel kemiğini oluşturmaktadır.Emek yoğun."— Sunum transkripti:

1 KÜÇÜK İŞLETMELER 1-Küçük İşletme Tanımı ve Çeşitleri Küçük işletmeler, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerin bel kemiğini oluşturmaktadır.Emek yoğun çalışan işletmelerden,teknoloji yoğun çalışan işletmelere kadar bir çok sektörde küçük işletmelerin varlığını görmek mümkündür.Büyük işletme(modern işletme) tanımına bakıldığı zaman,çok iyi tanımlanmış özellikler gösterirken;aynı kolaylığı küçük işletmeler açısından söylemek güçtür. Ölçek büyüklüğü olarak gerek ülkemizde gerek diğer ülkelerde ikili ya da üçlü sınıflandırma benimsenmiştir. İkili sınıflandırma şöyledir: -Küçük ve orta ölçekli işletme, -Büyük işletme. Üçlü sınıflandırmada ise şu şekilde ele alınmaktadır: -Küçük ölçekli işletme, -Orta ölçekli işletme, -Büyük işletme. Ö ZET :

2 Küçük işletme tanımında bir takım nitel ve nicel kriterler esas alınmaktadır. İşletme büyüklüğünü belirlemede kullanılan nicel ölçütler şunlardır; yıllık satışlar, yıllık karlar, bilanço büyüklüğü, öz kaynak miktarı,yatırım miktarı ve çalışan personel sayısıdır. İşletme büyüklüğünü belirlemede kullanılan nitel ölçütler ise şunlardır ; Yönetim şekli, hissedarların sayısı, sektördeki göreli durumu, hukuki şekli ve bölgeye yönelik olup olmama. Genellikle büyüklük saptamada ölçme kolaylığı açısından nicel ölçütler daha çok kullanılmaktadır. Ö ZET :

3 TÜRKİYE’DE KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTE İŞLETME TANIMI Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından AB mevzuatına uyumlu KOBİ tanımını ilişkin kanun tasarısı hazırlanmıştır. Küçük ve orta büyüklükte işletmelerin tanımı nitelikleri ve sınıflandırılması hakkında yönetmelik taslağını 5. maddesinde AB esasları ile uyumlu olarak yapılan KOBİ tanımı ve sınıflandırılması şöyledir: 1-Mikro işletme: On iki kişiden az çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ve /veya mali bilançosu bir milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan işletmeler 2-Küçük işletme: Elli kişiden az çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ve/veya yıllık mali bilançosu beş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan işletmeler 3-Orta büyüklükteki işletme: İki yüz elli kişiden az çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ve/veya yıllık mali bilançosu yirmibeş milyon Yeni Türk lirasını aşmayan işletmeler Ö ZET :

4 KÜÇÜK İŞLETMELERİN ÖNEMİ 1-İşsizlik ve Üretime Olan Katkıları 2-Bazı Endüstrilerde Önemli Bir Paya Sahiptir 3-Rekabet Potansiyeli 4-Diğer KÜÇÜK İŞLETMELERİN SAHİP OLDUĞU ÜSTÜNLÜKLER -Esneklik -Niş Pazar -Hızlı karar alma süreci -Tüketicilerle direkt temas Ö ZET :

5 Küçük işletmeler bu üstünlüklerine karşılık bazı Dezavantajlara da sahiptir : a-)Küçük işletmeler bilgiye ulaşmada bazı sıkıntılara sahiptir *Rakipler,tedarikçiler,teknoloji ve ihracat pazarlar hakkında bilgi edinme zorlukları vardır. *Ulusal, uluslar arası normlar, ithalat-ihracat yapılan ülke gerekleri,ihracatta tüketicilerin beklentileri konusunda bilgiye ulaşma güçlükleri vardır b-)Çevre ile ilgili maliyetlerin katlanabilme zorunluluğu vardır. c-)Finansal kaynaklara ulaşabilmede güçlüklerle karşılaşmaktadır.Bu nedenle de yetersiz sermaye ile çalışmaktadır d-)İnsan kaynaklarının kalitesi düşüktür.Kalifiye elemanları bünyesine almada sıkıntılar vardır e-)Teknolojiden yararlanma olanakları sınırlıdır.Küçük işletmelerin çoğu sınırlı olanakları sahip olduğundan dolayı,düşük teknoloji ile çalışmaktadır f-)Sınırlı yönetsel becerilere sahip olmasıdır Ö ZET :

6 KAPASİTE TÜRLERİ: Teorik(max) kapasite Normal(pratik) kapasite Gerçek(fiili)kapasite Aylak(boş)kapasite Zorlanmış kapasite Zorlanmış Kapasite : İşletmelerin bazen müşterilerin artan istemlerini karşılamak için; Standart çalışma süresini genişleterek Bakım sırası gelişmiş olan makinelerin bakımlarını bir süre erteleyerek Hammadde güven stokunu kullanarak ya da ek hammadde satın alarak, vb yaklaşımlarla normal kapasitenin üzerinde bir çalışma düzeyine çıkmaları sonucu ulaşılan üretim düzeyine zorlanmış kapasite denir.

7 Kapasite türleri aşağıdaki gibi gösterilebilir. KAPASİTE TÜRLERİ:

8 O PTIMUM KAPASITE VE UYGUN KURULUŞ ÖLÇEĞININ SEÇIMI Bir işletmenin üretebileceği ürün miktarını yani kurulu ölçeği ile ulaşabileceği üretim düzeyini en düşük maliyetle elde edebileceği kapasitedir. Optimum kapasite kuruluş ölçeğinin bir fonksiyonudur. Optimum kapasite düzeylerinin belirlenmesinde kısa dönemde artan ve azalan verimler kanunu uzun dönemde ise ölçeğe göre artan sabit ve azalan getiri şartları etkili olmaktadır. KISA DÖNEM: iktisat teorisinde tüm üretim faktörlerinin değiştirilemediği dönem olarak kabul edilir. Belli bir sabit faktör üzerine herbir değişken faktörün ilavesinin üretime sağladığı katkı bir önceki faktöre göre giderek artar. Buna ARTAN VERİM denir. Faktör düzeyinin aşılması durumunda ise her ilave değişken faktör bir önceki faktöre göre toplam üretimi daha az artırır. Buna da AZALAN VERİM denir. Belirtilen bu iki olay birlikte ARTAN VE AZALAN VERİMLER KANUNU olarak bilinir.

9 UZUN DÖNEM: Production in the long run tüm üretim faktörleri değiştirilebilmektedir. Bu değişme, işletme ölçeğinde bir değişmeyi ifade eder. Üretim ölçeğinde meydana gelen değişmeler sonucu üretim miktarında meydana gelen değişmelere ÖLÇEĞE GÖRE GETİRİ denilmektedir. Üretim miktarıyla yakından ilgili olan bu ölçek değişmeleri üretim miktarını hep aynı yönde ve aynı oranda değiştirmez. Bütün üretim faktörleri birlikte ve aynı oranda değiştirildiğinde üç çeşit ölçeğe göre getiri durumu ortaya çıkar: ÖLÇEĞE GÖRE SABİT GETİRİ ÖLÇEĞE GÖRE AZALAN GETİRİ ÖLÇEĞE GÖRE ARTAN GETİRİ O PTIMUM KAPASITE VE UYGUN KURULUŞ ÖLÇEĞININ SEÇIMI

10 Ölçeğe göre getiri durumlarını şekil yardımıyla açıklayacak olursak; O PTIMUM KAPASITE VE UYGUN KURULUŞ ÖLÇEĞININ SEÇIMI Üretim faktörlerindeki işgücü-toprak artışı toplam üretimi de aynı yönde ve aynı oranda artırmıştır. Ölçeğe göre sabit getiri söz konusudur. F eğrisi pozitif eğimli ve doğrusaldır.

11 O PTIMUM KAPASITE VE UYGUN KURULUŞ ÖLÇEĞININ SEÇIMI Üretim faktörlerindeki artış toplam üretimi daha fazla artırmıştır. Ölçeğe göre artan getiri söz konusudur. G eğrisi bu yüzden pozitif eğimli ve dışbükey bir seyir izlemektedir.

12 O PTIMUM KAPASITE VE UYGUN KURULUŞ ÖLÇEĞININ SEÇIMI Üretim faktörlerindeki artış toplam üretimi daha az artırmıştır. Ölçeğe göre azalan getiri söz konusudur. H eğrisi de bu yüzden pozitif eğimli fakat azalarak artan veya içbükey bir seyir izlemektedir.

13

14 O PTIMUM KAPASITE VE UYGUN KURULUŞ ÖLÇEĞININ SEÇIMI KOM: kısa dönem ortalama maliyet eğrisi’nin herbiri belli bir üretimi(Q1 ve Q2üretim düzeyleri) minimum bir maliyetle gerçekleştirecek bir tesisi temsil etmektedir. Firma gelecekteki üretim miktarını göz önünde bulundurarak bu tesislerden birini seçecektir.

15 Herbir KOM eğrisine optimal olduğu noktada teğet olan ölçeğe göre artan ve azalan getiriden dolayı “U” biçimli uzun dönem ortalama maliyet (UOM) eğrisi ise firmanın istediği herhangi bir tesisi kuracağı zaman her üretim düzeyinin en düşük ortalama maliyetini göstermektedir. UOM eğrisine min. Olduğu noktada teğet olan KOM2 ile gösterilen ikinci tesis tam kapasitenin söz konusu olduğu, birim maliyetlerin olabilen en düşük düzeylere çekildiği optimum çaptaki tesisi ifade eder. İşletmenin yapısına, büyüklüğüne ve amaçlarına en uygun düşen üretim miktarına OPTİMUM KAPASİTE denir. Bu kapasite öyle bir noktada gerçekleşmelidir ki o noktada üretim maliyetleri en düşük, üretim miktarı en yüksek, üstelik üretilen malın tümü satılmış olmalıdır. İşletmeler için optimal kapasite bulundukları sektörün kapasitesine göre belirlenmelidir.

16 BAŞABAŞ NOKTASI ANALİZİ İşletme kapasitesinin belirlenmesinde yararlanılan bir başka grafik araç ise Başabaş Noktası Analizidir. Bu analiz hangi üretim(kapasite) düzeyinde işletmenin karsız hangilerinde ise zarar ve kar durumunda olacağını ortaya koyan bir kapasite belirleme aracıdır. "Maliyet-Kâr-Hacim Analizi" veya "Kâra Başlama Noktası Analizi" de denir. İşletmelerin maliyetlerinin üretim miktarı ile İlişkili olması ve fiyatın genellikle işletme dışında "piyasa" dediğimiz ortamda oluşması, işletme yöneticilerinin belirli bir fiyatla satıla­cak ürünlerin, hangi üretim (ve satış) düzeyin­de ne kadar kâr bırakacağı konusunda bir ça­lışma yapmalarını gerektirir. Piyasa fiyatını et­kileyebilecek güçteki işletmeler bile bu çalış­mayı yapacak hangi üretim (ve satış) düzeyin­de, ne fiyatla satış yaparlarsa en kârlı durum­da olacaklarını bilmek isterler. Fiyatlandırma, üretim seviyesini belirleme veya yeni ürünler çıkarma konusunda verilecek kararlar, bu tür irdelemeleri gerekli kılar.

17 B AŞABAŞ N OKTASı A NALIZININ DAYANDıĞı VARSAYıMLAR ŞUNLARDıR : a) Maliyetler açıkça sabit ve değişken olarak sınıflandırılabilirler. Ya da karma maliyetlerin (hem sabit, hem de değişken maliyetlerden oluşan) sabit ve değişken kısımları belirlenebilir; b) Sabit maliyetler kesinlikle satış tutarıyla birlikte değişmez. Yani satış düzeyinden etkilenmezler. Değişken maliyetler ise kesinlikle satış düzeyinden etkilenirler; c) Satış hacmi değişse de, birim başına satış fiyatı değişmemektedir; d) Satış karışımı (İşletmenin ürün çeşitleri ve toplam üretim içindeki payları) sabit kalmaktadır; e) Üretim işletmeleri için Üretim Miktarı'nın tamamı satılmış olacaktır. Dönem sonu mamul stoku yoktur; f) Her çeşit satın alma fiyatı sabittir; g) İşletmenin verimliliği değişmemektedir; h) Maliyetler üzerinde yalnızca üretim veya satış miktarının etkisi bulunduğu kabul edilmektedir. Maliyetlere çok başka etkenler de etki eder. Fakat Başabaş Noktası Analizlerinde olay basitleştirilmcktedir. Bir anlamıyla bu analiz statiktir. İş hayatındaki dinamik etkiler gözönüne alınmaz.

18 TG, üretim ve satışla birlikte gelir elde edilmeye başlanacağı için orijinden başlayarak,üretim ve satış miktarı arttıkça ürünün fiyatı ile doğru orantılı olarak artan, Toplam Geliri gösteren doğrusal bir eğridir. TM ise, üretim miktarı ile ilişkili olmayan üretim olsun veya olmasın katlanılan sabit maliyetlerden dolayı orijinden daha yukarıdan başlayarak üretim miktarı ile ilişkili olarak değişen, değişken maliyetlerle orantılı olarak artarak doğrusal bir seyir takip eden Toplam Maliyeti göstermektedir.

19 TM ve TG eğrilerinin kesiştiği nokta Başabaş noktası olup (Q1 üretim düzeyi), bu üretim düzeyinde gelir ve gider eşittir. Bu üretim düzeyinin üzerinde kar altında ise zarar sözkonusudur. İşletme kar edilen bölgede yer alacağı bir kapasite düzeyi(Q1’den fazla) ile çalışmak durumundadır. Başabaş noktası üretim miktarı, maliyet kalemlerinin bilinmesi halinde aşağıdaki formül ile hesaplanır.

20 İŞLETMELERİN AMAÇLARI: İşletmenin amacı: ulaşmak istedikleri hedefleri belirleyen planların kapsamını ortaya koyar. Belli faaliyetleri gerçekleştirerek ulaşmak istenen durumlardır. Büyük olsun küçük olsun bütün işletmelerin amacı ekonomik malları üretmek ve/veya pazarlamaktır. Buradan hareketle her bir işletmenin amacının kar elde etmek olduğunu söyleyebiliriz. İşletmelerin genel kabul görmüş amaçları arasında; Uzun dönemde kar elde etme Topluma hizmet sunma Bağımsız olma ve prestij sağlama Ömrünü sürekli kılma

21 İŞLETMENİN HUKUKSAL YAPISI VE TÜRLERİ: İşletmeler açısından amaca uygun bir hukuki yapının seçimi ve ona şahsiyet kazandırmak önemlidir. GİRİŞİMCİLER İŞLETMENİN HUKUKİ YAPSINI SEÇERKEN AŞAĞIDAKİ FAKTÖRLERE DİKKAT ETMEK DURUMUNDADIRLAR. 1- Vergi 2-Sorumluluk 3-Kuruluş sermayesi gerekleri 4- Kontrol 5-İşletme amaçları 6-Yönetim başarı Planları 7-Maliyet

22 HUKUKİ ŞEKİLLERİ BAKIMINDAN İŞLETMELER 1-Özel İşletmeler 2-Kamu İşletmeleri 3- 3-Yabancı Sermayeli İşletmeler, olmak üzere 3 ana işletme grubu bulunmaktadır. Bunlar da kendi içinde sınıflara ayrılmaktadır. 1-ÖZEL İŞLETMELER 1-ÖZEL İŞLETMELER A-Tek kişi İşletmeleri B-Şirketler a-Adi şirketler b-Ticaret Şirketleri 1-Şahıs Şirketleri Kolektif Şirketler Komandit Şirketler 2-Sermaye Şirketleri AnonimŞirket Limited Şirket Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketler C-Kooperatifler

23 2-KAMUİŞLETMELERİ 2-KAMU İŞLETMELERİ Katma bütçeli işletmeler: Döner sermayeli işletmeler: Yerel yönetim işletmeler: Kamu İktisadi teşebbüsleri (KİT’ler):. İktisadi devlet teşekkülleri (İDT) Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK). 3-YABANCI SERMAYELİİŞLETMELER 3-YABANCI SERMAYELİ İŞLETMELER Sermayesinin tamamı veya %51 lik kısmı yabancı girişimcilere ait olan işletmelerdir.

24 HUKUKİ ŞEKİLLERİ BAKIMINDAN İŞLETMELER Her ülkede işletmelerin çeşitli yönlerden bağlı kalacakları hususlar bazı kanunlarla düzenlenmektedir. Ülkemizde bunlar; Türk Ticaret kanunu (TTK), Borçlar kanunu Kooperatifler kanunu Vergi kanunu Diğer bazı kanunlar; Türk Medeni Kanunu, iş kanunu, bütçe kanunu, vb.’dir. Daha önce yapılan sınıflandırma kapsamına giren özel işletme çeşitleri ve tanımları şu şekildedir:

25 ŞAHIS İŞLETMELERİ VE HUKUKSAL YAPISI: Oldukça eskilere dayanan kurulması basit olan işletme türüdür. İşletmenin tek sahibi vardır. Bu nedenle işletme sahibi işletme faaliyetleri konusunda her türlü kararı alır, uygular ve denetler. Ortaya çıkabilecek işletme riskleri tümüyle kendisine aittir. Kuruluşu: kişinin işletme kurma isteği bağımsız çalışma isteği, küçük sermayesini değerlendirme isteği, başka alternatifin olmaması, miras, vb. olabilir. Şahıs işletmelerinin bu risklere karşın birtakım üstünlükleri de vardır. Bunlar: Kurulması kolaydır Yetkiler işletme sahibi olan kişide toplanmıştır. Faaliyetlerde gizlilik vardır. Kar bir tek elde toplanır. Esnek bir yapıya sahiptir. Kredi bulma imkanları vardır.

26 Şahıs işletmelerinin bu üstünlüklerinin yanısıra hukuki yapıdan ötürü işletme sahibine getirdiği birtakım dezavantajlar da vardır. Bunlar: Büyümeleri sınırlıdır. Örgüt yapısı gelişmemiştir. İşletmenin devamı belirsizdir. İşletmenin tüm borçlarına karşılık sorumluluk sözkonusudur. Şahıs işletmeleri az sermaye ile kurulabildiğinden küçük işletmeler için en uygun hukuki yapı olduğu uygulamada görülen bir gerçekliktir. Bununla beraber işletmenin hukuki yapısı o işletmenin büyüklüğü veya küçüklüğünün bir ölçüsü değildir. Şahıs işletmesi olan büyük sermayeli işletmeler de vardır. ŞAHIS İŞLETMELERİ VE HUKUKSAL YAPISI:

27 ŞİRKETLER BORÇLAR KANUNUNAGÖRE BİRİŞLETMENİN ŞİRKET OLABİLMESİİÇİN GEREKENHUSUSLAR AŞAĞIDAKİ GİBİDİR: BORÇLAR KANUNUNA GÖRE BİR İŞLETMENİN ŞİRKET OLABİLMESİ İÇİN GEREKEN HUSUSLAR AŞAĞIDAKİ GİBİDİR: Şirketi kuranların sayısı birden fazla olmalıdır. Ortak bir amaç olmalıdır Ortak amaca ulaşmak için ortaklar arasında bir anlaşma olmalıdır Belirlenen hedefe ulaşmak için para, mal veya emek, sermaye olarak konmalıdır Bu tip şirketler Borçlar kanununda adi şirketler olarak tanımlanır.

28 ŞİRKETLER Ortak ekonomik amaç ve çıkarları gerçekleştirmek, ya da belli bir ekonomik amaç ve çıkarın gereği olarak birden çok kişilerin emek ve sermayelerini bir araya getirmeleriyle kurulan işletmelere şirket denir. Bir ortaklığın varlığından söz edilebilmesi için aşağıdaki niteliklerin bulunması gereklidir. Ortaklığı oluşturan kişiler birden fazla olmalıdır. Bu kişiler gerçek veya tüzel kişi olabilir. Bu kişilere ortak, hissedar, şerik veya pay sahibi denir. Ortak bir amacın bulunması gereklidir. Ortak amaca ulaşabilmek için ortaklar arasında bir anlaşma bulunmalıdır. Şirketin amacına ulaşabilmesi için ortaklarının mal ve emeklerini sermaye olarak şirkete getirmelidir.

29 Türkiye yasalarına göre şirketler temelde ikiye ayrılır: kişi (şahıs) şirketleri ve sermaye şirketleri. Şahıs şirketleri Adi şirket Adi şirket Kollektif şirket Kollektif şirket Komandit şirket Komandit şirket Sermaye şirketleri Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket Limited şirket Limited şirket Anonim şirket Anonim şirket

30 YUKARIDA AÇIKLANAN NİTELİKLERE SAHİP OLAN İŞLETMELER BORÇLAR KANUNUNDA "ADİ ORTAKLIKLAR ” OLARAK İNCELENİRLER. BUNLARIN DIŞINDA TİCARET KANUNU DA KİMİ ORTAKLIK TÜRLERİNİ VE ONLARIN ÇALIŞMALARINI DÜZENLER. BU ŞİRKETLERE İSE " TİCARET ŞİRKETLERİ " DENİLMEKTEDİR. BU NEDENLE, HUKUKİ YAPILARI AÇISINDAN ŞİRKETLER İKİYE AYRILIRLAR. 1. ADİ ŞİRKETLER : İki veya daha çok kişinin bir araya gelerek iş y apması durumlarında adi şirket söz konusu olmaktadır. Borçlar kanununa göre her ortak para, alacak veya başkaca mal veya emek olarak da bir sermaye koymakla yükümlüdür. Şirket sözleşmesi yazılı ya da sözlü olabilir. Bu tür şirketlerin tüzel kişilikleri yoktur.

31 1. ADİ ŞİRKETLER : Adi şirketin kuruluşu kanınca bir şekle bağlanmıştır. İster gerçek, ister tüzel kişi olsun, ortakların şirket kurmak konusunda anlaşmalarıyla şirket kurulmuş olur. Adi şirketlere Borçlar Kanununun 520 – 541 arasındaki maddeleri uygulanır. Kazanç veya zarar ortaklar arasında daha önceden belirtilen oranlarda veya eşit olarak dağıtılır. Bütün ortaklar şirketin yönetiminde yetki sahibidir. Ancak bu yetki bir veya birkaç ortağa, ya da dışarıdan seçilecek birine devir edilebilir. Üçüncü kişilere karşı ortaklar sınırsız ve zincirleme sorumludur. Kuruluş anlaşmasının aksine bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesi ile ortaklık sona erer. Adi şirketi ticaret ortaklıklarından ayıran en önemli özellikler şunlardır.

32 Adi şirketi ticaret ortaklıklarından ayıran en önemli özellikler şunlardır. 1. ADİ ŞİRKETLER : Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur. Adi şirketler borçlar kanununun hükümlerine tabidir. Adi şirket ticaret siciline şirket olarak kayıt olmaz Adi şirket bir ticaret ünvanı almak zorunda değildir..

33 ADİ ŞİRKETLERDE SERMAYE Ortağın getirdiği sermaye, “Sermaye Payı”, “Katılma Payı”, “İştirak Hissesi” olarak adlandırılır ve ortakların sermaye payının birbirine eşit olması ve fiilen getirilmiş olması gerekmez. Ortakların sermaye miktarı şirket sözleşmesinde gösterilmemişse, eşit olarak katıldıkları varsayılır Ortaklık sözleşmesinde her hangi bir şekil kararlaştırılmamış ise kâr ve zarar yasada belirtilen şekilde paylaştırılacaktır. Yasada, kâr ve zararın paylaşılmasına dair bazı esaslar belirlenmiştir. KÂR VE ZARARIN PAYLAŞIMI

34 ŞİRKETİN YÖNETİMİ Kural olarak adi şirketin yönetimi, bütün ortaklara aittir. Ancak, bu durum güçlükler yaratabileceğinden, yönetim yetkisinin ortaklardan veya hariçten bir veya birkaç kişiye devri kararlaştırılabilir ŞİRKETİN DENETİMİ Adi şirketlerde her ortağın şirketi denetleme yetkisi vardır. S ONA ERMESI / KAPATıLMASı : Sözleşmede belirlenen sürenin sona ermesi, Amaca ulaşmanın olanaksızlığının anlaşılması, Bütün ortakların birlikte karar vermeleri, Ortaklardan birinin ölümü, iflas veya 3. Kişilere olan borçlarından dolayı tasfiye payı üzerinde zorunlu icra vuku bulması Ortaklardan birinin 6 ay önceden feshi ihbar etmesi gibi nedenlerle şirket sona erer. Fesihten sonra şirketin borçları ve ortakların alacakları dağıtılır kar varsa sözleşmeye göre pay edilir.Zarar varsa ortaklardan talep edilir

35 2. TİCARET ŞİRKETLERİ : Çalışmaları Türk Ticaret Kanununun hükümlerine göre düzenlenen ortaklıklara "ticaret şirketleri” denilir. Ticaret şirketleri kendi aralarında ;  Kişi Şirketleri  Sermaye Şirketleri

36 Ortak ekonomik bir çıkar veya çıkarların Gereği olarak sayısı belli kişilerin kurdukları ve sorumlulukları kişisel olan ortaklıklara kişi şirketleri denir. Ortakların sayısı genelde azdır ve ortaklığın devri de oldukça zordur. Kişi şirketlerinde ortakların hepsi uygun görmeden ortaklık payı başkalarına satılmaz veya devir edilemez. Şirketten ayrılan bir ortağın şirket ilişkilerinden dolayı üçüncü kişilere olan sorumluluğu bir süre daha devam eder. KİŞİ ŞİRKETLERİ :

37 KOLLEKTİF ŞİRKET : Türk Ticaret Kanununa göre, ticari Bir işletmeyi bir ticaret ünvanı altında çalıştırmak amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan, ortakların her birinin şirket alacaklılarına karşı sınırsız sorumlu olduğu ortaklıklara kollektif şirket denir. Şirketin yönetiminden her ortak sorumludur. Kuruluş anlaşmasında aksine bir hüküm yoksa, diğer ortakların rızası olmadan ortaklıktan çıkılamaz. Aynı şekilde şirkete yeni bir ortağın alınması için tüm ortakların rızası olmalıdır. Kolektif şirketlere yalnızca gerçek kişiler ortak olabilir. Ortaklar, kar veya zararı eşit olarak ya da daha önce kuruluş anlaşmasında belirtilen oranlarda bölüşebilirler. Ticari hayatta en yaygın olan şirket türüdür. Özellikle küçük ve orta çapta perakende, yarı toptancı ticaret işletmeleri ile orta çapta işletmeler için uygundur.

38 KOMANDİT ŞİRKET : Kolektif şirketin bir çeşidi olup, Ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlı değildir. Diğer ortakların sorumlulukları, şirkete katıldıkları sermaye miktarı ile sınırlıdır. Sorumlulukları sınırsız olan ortaklar " komandite ortak”, sınırlı olanlar da " komanditer ortak " denir Komandite ortakların gerçek kişiler olması gereklidir. Komanditer ortaklar ise gerçek veya tüzel kişi olabilir. Komandit şirketler komandite ortaklar tarafından yönetilirler. Komanditer ortaklar yıl sonunda hesaplarını denetleyebilirler ve kardan sermayeleri oranında pay alırlar.

39 SERMAYE ŞİRKETLERİ : Sermaye şirketlerinde, ortakların Sorumlulukları şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye miktarıyla sınırlıdır. Bu tür şirketlerde ortaklardan birinin ayrılmasıyla ortaklığı bozmaz. Ortakların şirketteki ortaklık payları kişisel değildir. Bu paylar başkasına satılabilir veya devredilebilir. Sermaye şirketlerinin en önemli özelliklerinden biri de, sermayeye ortak olmak ile şirketin yönetimiyle ilgilenmenin birbirinden ayrılmış olmasıdır. Ortakların ikinci planda kalmaları ve asıl olanın şirkete getirilen sermaye olması nedeniyle bu tür ortaklıklara sermaye şirketleri denir.

40 ANONİM ŞİRKETLER : En az beş veya daha çok gerçek yada tüzel kişi tarafından kurulan ve paylara bölünmüş bir temel sermayesi, ekonomik amaç ve konusu bulunup, borçlarından ötürü yalnızca şirketin varlığı kadarıyla sorumlu olan ortaklıklara anonim şirket denir. En önemli özellikleri şunlardır :  Ortak sayısı en az beş olmalıdır. Ortaklar gerçek veya tüzel kişi olabilir.  Şirketin temel sermayesi belli olmalı ve bu miktarın en az tutarı beş milyar olmalıdır.  Şirketin temel sermayesi eşit paylara bölünmüştür.  Şirketin ticari ünvanı bulunmalı ve çalışma konusu belli olmalıdır.  Şirketin üçüncü kişilere olan sorumluluğu şirketin varlığı ile sınırlıdır.  Şirket ortaklarının üçüncü kişilere karşı finansal sorumluluğu şirkete getirdikleri sermaye miktarıyla sınırlıdır.

41 Aile Anonim Şirketleri: ortak sayısı 250 kişiyi geçmeyen hisse senetleri halka arz edilmemiş olan veya arz edilmemiş sayılan şirkettir Halka Açık Anonim Şirketler: hisse senetleri halka arz edilmiş olan veya ortak sayısı 250 kişiyi geçtiği belirlenip, hisse senetleri halka arz edilmiş sayılan şirketlerdir. ANONİM ŞİRKETLER :

42 LİMİTED ŞİRKETLER : Ekonomik amaç ve konular için iki veya daha fazla gerçek yada tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulmuş olup, ortaklarının sorumluluğu şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı ve temel sermayesi belli olan şirketlere " limited şirket " denir. Limited şirketler ortaklar tarafından yönetilir ve temsil edilir. Bu tür şirketlerde ortaklardan oluşan bir genel kurul bulunur. Bunun yanı sıra ortak sayısı 20’den çok olan limited şirketlerde en az bir denetçinin olması zorunludur. En belirgin özelikleri şunlardır : Ortak sayısı ikiden az elliden fazla olamaz.  Temel sermayesi en az beşyüz milyon olmalıdır.  Bankacılık, sigortacılık ve borsa bankerliği ile uğraşamazlar.  Şirkete getirilen sermaye için hisse senedi çıkarılamaz.  Ortaklık payının tutarı ne olursa olsun, her ortağın bir payı bulunur.  Ortaklık payının devri, genelde, diğer ortakların iznini gerektirir.  Şirketin temel sermayesi, şirkete ilişkin zarf, kağıt ve başka basılı evraklarda belirtilmiş olmalı ve şirket ünvanının " limited şirket " kelimesini taşıması şarttır.

43 SERMAYESİ PAYLARA BÖLÜNMÜŞ KOMANDİT ŞİRKET : Sermayesi paylara bölünen ve ortaklarından bir veya birkaçı, şirket alacaklarına karşı bir kollektif şirket, diğerleri bir anonim şirket ortağı gibi sorumlu olan şirkettir. Bu tür şirkette kolektif şirket ortakları gibi sorumlu olan ortaklara "komandite”, anonim şirket ortakları gibi sorumlu olanlara "komanditer” ortak denir.

44 BÜYÜKLÜKLERİNE GÖRE İŞLETMELER Büyüklük Ölçütleri: a.Niceliksel (Kantitatif) büyüklük ölçütleri: İstihdam edilen personel sayısı, toplam işletme sermayesi, yıllık üretim ve satış miktarı, toplam yatırım miktarı, çalışanlara ödenen toplam ücret miktarı, hammadde ve malzeme miktarı, pazar payı, kullanılan enerji miktarı vb. kriterlerdir. b. Niteliksel (Kalitatif) büyüklük ölçütleri: Yönetim biçimi, seçilen hukuksal yapı (şahıs işletmesi, sermaye şirketleri), Pazar yapısı, diğer işletmelerle ilişki düzeyi.

45 1.Cüce İşletmeler: Tek bir çalışanı bile tam gün çalıştırmayacak kadar küçük işletmelere denir. Bir iş yerinde yalnız başına çalışarak, bir meslek ve sanat yardımıyla, faaliyette bulunan kişilerin oluşturduğu işletmelerdir. 2.Küçük İşletmeler: İşgören sayısı 1-5 arası olan işletmelerdir.işletme sahipliği ve yöneticiliği aynı şahısta toplanmıştır. Basit ve yalın örgütsel yapısı vardır. Ancak işgören sayısına göre işletme kriterini belirlemek ülkeden ülkeye değişmektedir. Örneğin ABD’de bir sanayi işletmesinde istihdam edilen işçi sayısı 2502den az ise o işletme küçük işletme sayılır. 3.Orta büyüklükteki İşletmeler: Genellikle Limited şirket biçiminde kurulur. Aile ortaklıkları olarak görülür arasında değişen çalışanı vardır. Tüketici tercihlerine cevap verme yetenekleri daha yüksektir. Üretimleri sayıca az fakat kalitelidir. Çalışanların sayıca az olması problemleri azaltmakta ve onlara büyük işletmelere göre üstünlük sağlar. 4.Büyük işletmeler: İşgören sayısı 50’den fazla olan işletmelerdir. Çoğu anonim şirket şeklinde örgütlenmiştir. Bu nedenle sermaye piyasaları ile önemli ilişkileri vardır. Sayıları hızla artmaktadır. 5.Çok Büyük (Dev) İşletmeler: Personel sayısı 2000’den fazladır. Üretim güçleri, pazara ulaşma, pazarda tutunma ve pazarı kontrol etme diğer işletmelerden daha büyüktür. Rekabet güçleri, yatırım yapma yetenekleri sermaye büyüklükleri çok büyüktür.pahalı yatırımlar yapabilir, maliyeti yüksek araştırma geliştirme çalışmalarına kaynak ayırabilirler. Genellikle petro-kimya, otomotiv, bilgi teknolojileri, sağlık ve silah gibi alanlara yatırım yaparlar. BÜYÜKLÜKLERİNE GÖRE İŞLETMELER

46 Büyük İşletmelerin; bilimsel araştırma sonuçlarından geniş ölçekte yararlanma olanaklarına karşın bir takım sakıncaları da vardır. Bunlar: Büyük çaptaki üretimin değişen tüketici taleplerine uydurulması ve imalat programlarının kolayca değiştirilmesi çok zor hatta imkansızdır. Organizasyon işlemleri çok güç hatta yüksek maliyetlidir. İşletme içinde çalışanların haberleşmeleri ile ilgili aksamalar yaşanabilir. Üretim fazlasının elde kalması ihtimalleri vardır. Fazla büyüme sonucu kültürel ve sosyal sakıncalar doğabilir. BÜYÜKLÜKLERİNE GÖRE İŞLETMELER

47 KOBİLER VE KOBILERIN ORTAK ÖZELLIKLERI Kobi nedir? KOBİ, "Küçük ve orta büyüklükteki işletme" kelimelerinin kısaltmasıdır. Birçok farklı tanımı bulunan bu kelimenin en bilinen tanımını KOSGEB yapar: "imalat sanayiinde, hisselerinin %25'in fazlası büyük işletmelerin elinde olmayan, 1'den 250'ye kadar işçi çalıştıran" şirketler. KOBİ kavramına; çalışan sayısı, satış miktarı, sermaye miktarı, çalışma alanı, maaş dağılımı, üretim miktarı gibi birçok ölçüt etkendir. En genel ölçüt kavramları ise firma çalışan sayısı ve firmanın cirosudur.

48 KOBİ kapsamına 3 farklı birim girmektedir. Bunlar; Mikro ölçekli işletmeler, küçük ölçekli işletmeler, orta ölçekli işletmeler olarak sınıflandırılmaktadır. KOBİLER VE KOBILERIN ORTAK ÖZELLIKLERI a) Mikro Ölçekli İşletme: Bünyesinde yıllık 10 kişiden az çalışan barındıran ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 1 milyon Türk Lira'sını aşmayan işletmeleri kapsar. b) Küçük Ölçekli İşletme: Bünyesinde yıllık 50 kişiden az çalışan barındıran ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 5 milyon Türk Lira'sını aşmayan işletmeleri kapsar. c) Orta Ölçekli İşletme: Bünyesinde yıllık 250 kişiden az çalışan barındıran ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 25 milyon Türk Lira'sını aşmayan işletmeleri kapsar.

49 Ülkemizde son yıllarda kabul gören Sanayi Yatırım ve Kredi Bankası’nın Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin tanımı ve sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır. İŞYERLERİ: ücretli işçi çalıştırmayan sadece işyeri sahibinin ve aile bireylerinin çalıştırğı işletmlerdir. ÇOK KÜÇÜK SANAYİ İŞLETMELERİ: 1-9 arasında personel istihdam eden işletmelerdir. Bu gruptaki sınıflandırmada aile bireyleri ve çıraklar dikkate alınmamaktadır. KÜÇÜK SANAYİ İŞLETMELERİ: arasında personel istihdam eden işletmelerdir. Çok küçük ölçekli işletmelere paralel olarak çalışan sayısı 5’e kadar indirilebilir. Makine parkı üst sınırı 500 bin dolardır. ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ İŞLETMELERİ: arasında personel istihdam eden işletmelerdir. Makine parkı üst sınırı 5 milyon dolardır. BÜYÜK SANAYİ İŞLETMELERİ: istihdam edilen personel sayısı 200 den fazla olan işletmelerdir. Makine parkı değeri 5 milyon doların üzerindedir. KOBİLER VE KOBILERIN ORTAK ÖZELLIKLERI

50 JAPONYA: imalat ve ticaret sektörleri ayrı ayrı değerlendirilmiş olup; imalat sektöründe 1-4 arasında istihdam yapan işletmeler cüce 5-19 arasında personeli olanlar çok küçük, arasında istihdam edenler küçük ve orta ölçekli işletme olarak tanımlanmıştır. KOBİ’lerin ödenmiş sermayeleri 100 milyon Yen’den azdır. ALMANYA: Kobi cenneti olarak görülen bu ülkede arasında istihdam eden şirketler küçük, kişi personele sahip olan işletmeler orta ölçekli olarak tanımlanmıştır. KOBİ’lerin yıllık satış tutarları 50 milyon Euro’yu geçemez. FRANSA: 50 den az istihdamı olanlar küçük, arası istihdama sahip olan işletmeler ise orta ölçekli işletme sınıfına girerler. KOBİLER VE KOBILERIN ORTAK ÖZELLIKLERI BAZI ÜLKELERE GÖRE KOBİ TANIMLARI

51 OECD’ye göre 20 den az işçi çalıştıran işletmeler çok küçük, küçük, orta ölçekli ve 500’den fazla işçi çalıştıran işletmeler de büyük ölçekli işletme olarak tanımlanır. BM’nin KOBİ tanımı: 1958 yılında Mısır,İsrail ve Türkiye’yi kapsayan çalışmasında 10’un altında işçi çalıştıran işletmeler küçük ölçekli işletme olarak tanımlanmıştır. KOBİLER VE KOBILERIN ORTAK ÖZELLIKLERI BAZI ULUSLAR ARASI KURULUŞLARIN KOBİ TANIMLARI:

52 KOBİ’LERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Bağımsız olma; Kobi’lerin bağımsız olması gereğinin özü, KOBİ’de büyük işletme hissesinin olmaması anlamında tamamen bağımsız olması veya varsa büyük işletme hissesinin sınırlandırılmış olmasıdır. KOBİ’lerin bağımsızlık özelliğinin bir diğer boyutu da, girişimcinin karar alma özgürlüğüdür. Bu ifadeden yöneticilerin istedikleri gibi hareket edebilecekleri sonucunu çıkarmak yanlış olur. Çünkü normal şartlar altında bir çalışan işverene veya idareciye karşı sorumluyken, girişimci bütün müşterilere karşı sorumludur.

53 Girişim (Teşebbüs ) Yeteneği Girişim yeteneği özel bir değerdir ve risk üstlenebilme, geleceği öngörebilme gibi temel nitelikleri içerir. Kişisel İlişkiler KOBİ’lerde genelde yönetim işlevini girişimci yürütür. Böylece sayısı az olan personelini daha yakından tanıma fırsatı bulur.İşverimini, çalışma performansını iyi ölçebildiği gibi, işyeri dışında da medeni durumunu, sağlık ve aile problemlerini takip edebilir. KOBİ’LERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

54 KOBİ’LERİN ÖZELLİKLERİ KOBİ Sahipliğine ilişkin Nitel Özellikler Sahip olduğu KOBİ’nin aynı zamanda yöneticisi de olan girişimci, işletmeyle sadece yöneticilik ilişkisi olan başka bir yöneticiden daha farklı bir konuma sahiptir. Girişimci işletmesi için herşeyini ve prestijini de ortaya koymuştur ve KOBİ’nin bütün riskini üstlenmiştir. Yönetici ise, işletmeye sadece maaşı veya ilaveten aldığı primleriyle bağlanmıştır. Zarar edilmesi yöneticiyi nispi olarak fazla etkilemez. Bu nedenle KOBİ yöneticisini profesyonel yöneticiden ayırmak üzere ‘ risk üstlenen yönetici’ deyimi kullanılabilir.

55 KOBİ’lerin Örgütsel Yapısına ilişkin Nitel Özellikler Yönetim, finansman, pazarlama, tedarik ve üretim işlevine ve çalışan personele ilişkin nitel özelliklerdir. KOBİ’LERİN NİCEL ÖZELLİKLERİ Personel Sayısı Makine Sayısı Üretim Kapasitesi Sabit Varlıkların ve Makine Parkının Değeri Sabit varlıklar, üretim faaliyetinde kullanılan makine,tesis, araz, bina vb. Makine Parkı Değeri, makinelerin fiziki birimleri değil, parasal değer olarak ele alınması. Satış Tutarı ve Katma Değer KOBİ’LERİN ÖZELLİKLERİ

56 KOBİ’LERİN FAALİYET ALANLARI 1. Üretim Sektörü; Üretim işletmelerinin bir araya gelerek oluşturdukları sektördür. Bu sektörde yer alan işletmeler, tedarik piyasalarından satın aldıkları üretim faktörlerini ürün veya yarı mamule dönüştürerek pazara sunmaktır. KOBİ’LER BÜYÜK İŞLETMELER KARŞISINDA PİYASADAKİ DURUMLARINA GÖRE İKİ KISIMDA İNCELENİR.  Rakip Sanayi Rakip sanayi, büyük işletmelerle aynı ürünü piyasaya arz etmektedir. KOBİ’ler, talep yetersizliği olursa küçük kapasite ile piyasaya uyum sağlayabilmektir. Talep artarsa, kapasitelerini yükseltir yeterli seviyeye ulaşınca da büyük sanayiye dönüşürler.

57  Yan Sanayi a. Yardımcı(Tamamlayıcı ) İşletmeler Birden fazla büyük işletmeye ara malı üreten işletmelerdir. b. Taşeron İşletmeler Üretimlerinin tamamını veya çoğunu tek bir büyük işletemeye veren KOBİ’lerdir. 2. Ticaret Sektörü Ekonomik malların mülkiyet değişiminin gerçekleştirildiği bu sektörde faaliyet gösteren KOBİ’ler, temelde toptancı ve perakendeci işletmeler olarak ikiye ayrılabilir. Toptancı İşletmeler; hammadde,yarı mamul veya mamul ürünleri üretim, hizmet, veya ticaret sektöründeki işletmelere satmak için toplu alımda bulunmaktadır. Perakendeci İşletmeler; malı doğrudan üreticiden ve çoğunlukla da komisyoncu,toptancı vb. aracılardan satın alıp, son tüketiciye satan işletmelerdir. KOBİ’LERİN FAALİYET ALANLARI

58 3. HİZMET SEKTÖRÜ Hizmet, maddi bir değer içermediği halde piyasaya sunulan, satın alındıktan sonra değiştirilemeyen veya geri verilemeyen ürün biçiminde tarif edilebilir. KOBİ’ler hizmet sektöründe de önemli bir yere sahiptirler. Çoğu kişisel hizmetler tarzında faaliyet gösteren KOBİ’ler bankacılık ve eğitim alanındaki hizmetlerin önemli bir bölümünü karşılarlar. Bunlar kişisel (kuru temizleme, berber gibi), ticari (muhasebe, finans), eğlence, hukuk, ulaşım gibi hizmetlerdir. KOBİ’LERİN FAALİYET ALANLARI

59 KÜÇÜK İŞLETMELERDE YÖNETİM İŞLEVİ VE YENİ YÖNETİM YAKLAŞIMLARI İşletmeler çeşitli faaliyetleri yerine getirmek amacıyla kurulmaktadır. Bu faaliyetler benzerlikleri açısından gruplandırılabilir. Benzerlerine göre gruplanan çalışmalar, işletme fonksiyonları veya işlevleri olarak adlanırılmaktadır. İşletmeler tarafından yerine getirilen işlevlerden bazıları, işletmenin amacına ulaşabilmesi için gerekli olan çalışmalardır. Bunlara Temel İşletme İşlevleri denir. Temel işlevlerin yürütülmesine yardımcı olan çalışmalara da Destekleyici İşlevler denir.

60 A. KÜÇÜK İŞLETMELERDE YÖNETİM İŞLEVİ Yönetim işlevi temel olarak; Planlama, Örgütleme, Yönlendirme Kontrol faaliyetlerinden oluşur.

61 1. Planlama Fonksiyonu Planlama yönetimin ilk fonksiyonudur. Her yönetim faaliyetinin başarıya giden yolu etkili planlamadan geçer. En çok bilinen tanımıyla planlama ‘neyin,ne zaman,nerede, kim tarafından ve nasıl yapılacağının önceden belirlenmesidir’. Planlama örgütsel amaçlara ulaşmak için, gerekli olan faaliyetlerin belirlenmesi sürecidir. Bu süreç aynı zamanda işletmelerin bilgi toplama faaliyetlerini de içerir. Planlama ile işletmenin amaç ve stratejisini belirleyen ve bunlara ilişkin taktik kararların neler olacağını tespit etmeye yarayacak bilgiler toplanır. Planlama yönetimin en temel fonksiyonudur. Çünkü gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, hiç bir yol sizi hedefinize götüremez. Plansız örgütsel ve bireysel her uğraş sonuçsuz kalır.

62 Planlama gelecekle ilgilidir ve örgütün geleceğini biçimlendirir ancak, planın hazırlanmasında örgütün bugünkü durumu kadar geçmiş performansının değerlendirilmesi de önem taşır. Planlama, örgütlerin kısa, orta ve uzun dönemde ulaşmak istedikleri tüm hedefleri ortaya koyar. 1.PLANLAMANIN AŞAMALARI a. Sorunların veya fırsatların saptanması b. Amaçların Belirlenmei c. Planın dayandığı hareket noktalarının belirlenmesi d. Seçeneklerin Saptanması e. Seçeneklerin Değerlendirilmesi

63 f. En uygun alternatifin seçilmesi g. Yardımcı planların düzenlenmesi h. Planların, sayısal değerlerle bütçelenmesi 2. PLAN TÜRLERİ 2.1 Kullanım Biçimlerine göre Planlar  Sabit Planlar: İşletme amaçları için tekrar tekar kullanılan ve süreklilik gösteren planlardır.  Tek amaçlı planlar: Tek amaçlı ya da belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için kullanılan planlardır. Genellikle kısa dönemler için düzenlenir. Tek amaçlı planlar içinde programlar, projeler ve bütçeler yer alır.

64 2.2 Niteliklerine Göre Planlar  Stratejik planlar: Örgütün zaman içindeki büyüme ve gelişimiyle ilgili planlardır. Stratejik Planlama, örgütün kontrolü dışında sayılan dış çevreyi göz önünde tutar ve işletmeyi bir bütün olarak ele alır. Örgütün ulaşmayı düşündüğü ana amaçların nasıl başarılacağına ilişkin bilgiler sunar.  Taktik planlar: Stratejik planlarda saptanmış olan amaçlara nasıl ulaşılacağını gösteren planlardır. Stratejik planlar, örgütün NE yapmasıgerektiğine eğilirken, taktik planlar, amaçlara NASIL ulaşılacağını belirler.

65 2.3 SÜRELERİNE GÖRE PLANLAR  Kısa süreli planlar: Çoğu zaman bir yıllık süreyi kapsar. Genellikle günlük idari işlerle ilgilidir.  Orta süreli planlar: 1-5 yıllık bir süreyi kapsar. İşletme yatırımları, gelir ve giderler vb. Konular için düzenlenen planlardır.  Uzun süreli planlar: Bu tür planlarda süre genellikle 5 yıldan başlamakta ve amaçları gerçekleştirmek için, belirlenmiş politika ve stratejilerin öngördüğü etkenlere bağlı olarak uzamaktadır.

66 2.ÖRGÜTLEME İŞLEVİ Örgüt, belirli amaçlara ulaşmak için bilinçli bir şekilde kurulmuş toplumsal birimlerdir. Bir örgüt, bireylerin amaçlarına ulaşmak için karşılıklı davranışlarda bulundukları yapısal bir süreçtir. Bu süreci yönetici işletir. Örgütleme ise; amaca ulaşmayı sağlayacak şekilde tüm kaynakların uygun yer ve pozisyonda değerlendirilmesi, sonuca ulaşmayı sağlayacak bir örgüt yapısının oluşturulmasını ifade etmektedir.

67 ÖRGÜTLEMENİN AŞAMALARI a. Örgütsel yapının kurulması b. İlişkilerin saptanması c. Görev tanımlarının yapılması d. Görevin gerektirdiği niteliklerin tanımlanması 3. KADROLAMA İŞLEVİ Kadrolama, istihdam edilecek işgücünün seçimi, geliştirilmesi, değerlendirilmesi, kariyer planlamasının yapılması, eğitim gibi insan kaynakları ile ilgili faaliyetlerin tümüdür.

68 4. KOORDİNASYON(EŞGÜDÜMLE ME) İŞLEVİ Koordinasyon, yöneticinin önemli görevlerinden biridir. Örgütsel amaçlara ulaşmak çok sayıda insanın katkısı ile gerçekleşeceğinden, örgütte detaylı bir işbölümüne gerek vardır. Koordinasyon, bir işletmenin düzenli ve sürekli çalışabilmesi için amaçlar, faaliyetler, organlar ve bireyler arasında uyum ve işbirliğinin sağlanmasıdır. Koordinasyon, yönetim sürecinin tüm aşamalarında örgütte bir denge kurmayı sağlar. Bu denge, fiziksel faktörlerle insan faktörü arasında olabileceği gibi, çeşitli kademeler ve bölümler arasında da olabilir. Söz konusu denge faaliyetine statik koordinasyon denir. Diğer taraftan, uygulama aşamasında örgütsel faaliyetler ve kişiler arasında kurulan uyum ve işbirliği dinamik koordinasyon olarak adlandırılır.

69 KOORDİNASYON TEKNİKLERİ İyi ve basit bir organizasyon yapısı kurulmalıdır. Plan ve programlar uyumlaştırılmalıdır. Gönüllü koordinasyon özendirilmelidir. İyi bir haberleşme sistemi kurulmalıdır.

70 5.YÖNELTME İŞLEVİ Yöneticiler, çalışanları harekete geçirmek için onlara emir verir ve motive eder. Yöneltme işlevi, işgörenlerin görevlerini etkin biçimde yapmalarını sağlayan bir yönetim fonksiyonudur. Yöneltme örgütsel faaliyet devam ettikçe sürer. Emir/ komuta veya yürütme olarak da adlandırılabilen bu işlevin amacı, işgörenlerin kendilerine verilen görevleri, etkin biçimde yerine getirmelerini sağlamaktır.

71 6.DENETİM İŞLEVİ Denetleme örgütte gerçekleşen sonuçlar ile, planlanan hedeflerin karşılaştırılması ve sapma halinde bunların nedenlerini bulup giderme sürecidir. Denetim; sonuç denetimi, süreç denetimi, önleyici denetim, bütçe denetimi ve proje denetimi şeklinde olabilir. Denetim yapılabilmesi için bir temele dayanmak gerekir ve daha açık, eksiksiz, ve ayrıntılı planlar yapıldıkça, daha etkin denetim yapılabilir. Denetim işlevinin nedeni, faaliyetlerin sonuçlarını ölçmek ve değerlemek, planların başarıya ulaşmasını sağlamak olduğuna göre, bir işletmede planlardan sapmanı nedenlerinin araştırılması gerekir.

72 DENETİMİN AMACI VE ÖNEMİ Tüm birimlerin aksayan yönlerini saptamak, Gerektirdiği takdirde reorganizasyona gitmek, Plan ve programları gözden geçirmek, aksayan uygulamaları plandan çıkarmak, Yeni yöntemleri uygulamak Performans standartları oluşturmak ve performanı ölçmek, Gerekli olan yerlerde düzeltici faaliyetlerde bulunmak.

73 DENETİM FAKTÖRLERİ VE ETKİN BİR DENETİM SÜRECİNİN ÖZELLİKLERİ Denetim sistemleri incelendiğinde, hepsinin ortak özelliği olan dört temel öğe bulunmaktadır. Denetlenebilir ve ölçülebilir özellikleri belirleme Doğrulama ve ölçme Performansın sonuçlarını önceden belirlenmiş standartlarla karşılaştırıp aradaki farkı değerlendirmek Gerekli olan değişiklikleri yapma

74 İyi bir denetim sisteminin bir takım özellikleri olmalıdır. Söz konusu özelliklerin en önemlileri aşağıdaki gibi sıralanır. Denetim amaçlara ve planlara dayanmalıdır. Denetim esnek olmalıdır. Denetim, örgüt yapısına uygun olmalıdır. Denetim tarafsız olmalıdır. Denetim, düzeltici tedbirlerin alınmasına imkan vermelidir.

75 YENİ YÖNETİM YAKLAŞIMLARI 1. Toplam Kalite Yönetimi Türkiye Kalite Ödülü Kriterlerine göre TKY, müşteri memnuniyetinin, çalışan memnuniyetinin ve toplumda olumlu etkilerin sağlanabilmesi, iş sonuçlarında mükemmelliğe ulaşılabilmesi için politika ve stratejilerin, çalışanların, kaynakların ve proseslerin uygun bir liderlik anlayışı ile yönetilmesi ve yönlendirilmesidir.

76 Toplam Kalite Yönetimi ilkelerinin bazıları aşağıda ifade edilmiştir. Müşteri odaklılık Süreki iyileştirme Tam katılım Önce insan anlayışı Üst yönetimin liderliği ve sorumluluğu Süreç üzerinde yoğunlaşma Hata bulma değil hata önleme Kalite kontrolü bütün süreçlere yayma

77 2. Değişim Mühendisliği (Reengineering) Değişim mühendisliği veya süreç yenileme, bir kavram olarak, işletmelerin rekabet koşullarına uyabilmeleri ve müşterilerine daha iyi, daha kaliteli, daha çabuk ve daha ucuz hizmet sunabilmeleri için, işletme bünyesindeki tüm iş yapma usul ve süreçlerinin köklü bir şekilde gözden geçirilmesi ve yeniden yapılandırılmalarını ifade eder.

78 Değişim mühendisliğinin bazı özellikleri şunlardır: İşgörenler karar alırlar. Gereksiz iş süreçleri ortadan kaldırılır. İş süreçleri, müşteri tatmininin en üst seviyeye çıkarılmasını sağlamak üzere düzenlenir. İşletme içinde denetim ve kontrol minimum seviyeye indirilir.

79 3. Stratejik Kalite Planlaması Stratejik kalite planlaması, uzun süreli amaçların kaliteye bağlı kalarak belirlenmesi ve gerçekleştirilmesi sürecidir. 4. Örgütsel Küçülme Örgütsel küçülme; örgüt performansını iyileştirmek amacıyla, işgücü ve diğeer kaynakların azaltılması, ölçeğin küçültülmesi ve böylece örgütün hantal yapıdan kurtarılarak daha yenilikçi ve esnek bir yapıya büründürülmesidir.

80 5. Personel Güçlendirme (Empowerment) Personel güçlendirme, çalışanların, kendilerini motive olmuş hissettikleri, bilgi ve uzmanlıklarına olan güvenlerinin arttığı, insiyatif kullanarak harekete geçmek arzusu duydukları, olayları kontrol edebileceklerine inandıkları ve organizasyonun amaçları doğrultusunda uygun ve anlamlı buldukları işleri yapmalarını sağlayan uygulamaları ve koşulları ifade eder.

81 6. Dış Kaynak Kullanımı Ürünün üretimi için gerekli parçaların veya diğer katma değer oluşturucu faaliyetlerin dışarıdan bir kaynak tarafından sağlanmasıdır. 7. Kıyaslama (Benchmarking) Daha iyiyi, ya da en iyiyi bulmayı, öğrenmeyi, öğrendiklerini kendi süreçlerine uyarlayarak gelişmeyi sağlamayı amaçlayan bir süreçtir.

82 8. Öğrenen organizasyon Öğrenen organizasyon, bulunduğu zaman ve ortamda ne olup bittiğinin farkında olan, istedikleri sonuçları elde etmek için tüm potansiyelini kullanarak kapasitesini genişletip becerilerini geliştirebilen, işine bağlı, takım arkadaşları ile anlamlı bir hedefi ve vizyonu paylaşan kişilerden oluşan, yeni düşünce ve fikirlerin beslendiği ve geliştiği, ortak beklentilerin serbest bırakıldığı bir anlayışı ifade eder.


"KÜÇÜK İŞLETMELER 1-Küçük İşletme Tanımı ve Çeşitleri Küçük işletmeler, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerin bel kemiğini oluşturmaktadır.Emek yoğun." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları