Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Doç. Dr. Nuray E. KESK İ N Ondokuz Mayıs Üniversitesi İ ktisadi ve İ dari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü TÜRK İ DARE TAR İ H.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Doç. Dr. Nuray E. KESK İ N Ondokuz Mayıs Üniversitesi İ ktisadi ve İ dari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü TÜRK İ DARE TAR İ H."— Sunum transkripti:

1 Doç. Dr. Nuray E. KESK İ N Ondokuz Mayıs Üniversitesi İ ktisadi ve İ dari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü TÜRK İ DARE TAR İ H İ

2 1940’LI YILLARDA İ DARE

3 Savaş ve yeni düzen İ ngiliz Başvekili Çörçil son harbin bilançosunu yaptı ve sözlerini şöyle bitirdi: “Yeni bir dünya do ğ uncaya kadar mücadeleye devam edece ğ iz” (Ulus, 5 Haziran 1940).

4 40’lı yıllarda yönetim Kamu yönetimi, 1940’lı yıllarda iki temel sorunun hem hedefi hem yöneticisidir: Sorunlardan ilki, ilk beş yılda yaşanan savaş ortamı ( ) ikincisi ise bu on yılın ikinci yarısında her yanı kaplayan yeni bir dünya düzeninin oluşumudur. ( )

5 Taraflı ---harb harici Bu süreçte Türkiye taraflı -ancak harp harici bir dış politika izlemiş, cephelerde savaşmanın dışında savaş ekonomisinin koşullarını tüm a ğ ırlı ğ ıyla yaşamıştır. Hariciye Vekili Şükrü Saraço ğ lu'nun basın açıklaması: “Türkiye tarafsız de ğ ildir, sadece harb haricidir.” Cumhuriyet, 1 Şubat 1940.

6 II. DS Türkiye savaşa girmedi ve Almanya ile ilişkilerini kesip yerinin İ ngiltere-ABD tarafı oldu ğ unu Nisan-A ğ ustos 1944’te ilan etti. Türkiye üzerinde ABD etkisi savaş bitiminde bir anda ortaya çıkmamış, 1939’dan itibaren savaş ortamının derinli ğ inde kurularak ilerlemiştir.

7 Osmanlı borç ödemeleri.. Savaş yönetimi ve yeni dünya düzeni sürecinin yönetimi, her yıl devlet bütçesinin %25-%27’sinin Duyunu Umumiye ödemesine ayrıldı ğ ı bir mali zorlama altında yaşanmıştır. 1930’lu yıllardan bu yana her yıl bütçenin en az dörtte birini yutan bu haksız ödeme, 1940’lı yılların savaş ortamında savunma harcamalarına ayrılan tutar kadardır.

8 Kıtlık… 1941, halkın en temel yaşam gereksinmelerinin bile karşılanmasında güçlük çekildi ğ i, hatta kimi yerlerde okul bahçelerinde bu ğ day, patates gibi bitkilerin yetiştirilmek zorunda kalındı ğ ı bir yıldır. Benzin yoklu ğ u nedeniyle, bir süre taksiler için tek-çift plaka uygulamasına geçilmiş; bu araçlara ayda yalnızca 210 litre benzin verilmesi kararlaştırılmış; yakıt yoklu ğ u nedeniyle kimi otobüs seferleri iptal edilmiştir. Buna benzer biçimde, ka ğ ıt yoklu ğ u dolayısıyla da gazetelerin dört sayfadan fazla çıkması yasaklanmıştır. “Memleket öyle bir ekonomik buhran içine düşmüştü ki bir lokma has ekmekten, bir avuç şekerden tutun da bir kilo çiviye kadar bütün ‘zaruri ihtiyaç’ altın pahasına elde edilebilir hale gelmişti.”

9 1940’lar Türkiye’de savaş yönetiminin ‘anayasası’ olan Milli Korunma Kanunu, Tarımda ABD malı mekanizasyon sürecinin başlaması, Varlık vergisi ---“hacıa ğ a” tipi yeni zengin bir zümrenin vurgunculuk (ihtikar) eliyle yükselişi, 1946 yılında “devlet bakanlı ğ ı” unvanıyla hizmet bakanlıklarının yanı sıra bir de sandalyesiz bakanlık kurulması, 1947’de Amerikan yardımından pay alabilmek için plan yapılmış, yeni uluslararası örgütlere üye olunmuş ve Marshall Planı çemberine girilmiştir.

10 Marshall yardımları Türkiye, ABD ile Temmuz 1947’de imzaladı ğ ı Ekonomik İ şbirli ğ i Anlaşması’yla hür ve demokrat Amerikan dünyasının yörüngesindeki yerini almıştır. Kamu yönetiminin bundan sonraki her hareketi, Marshall Planı olarak bilinen bu sistemin sıkı-yönetimi altında ilerlemiştir.

11 Dış dünyaya ba ğ lanış Yeni dünya düzeninin ideolojisi ve düşünce sistemi 1945 yılında seçilebilir hale gelmiş ve 1946 yılında dillere ve yayın organlarına yayılmıştır. Yeni de ğ erleri özetleyen terimler Hür Dünya, Demokrasi, Hür Teşebbüs üçlemesidir. Bu üçlemenin resmi nitelikte ba ğ layıcı kararlar haline gelmesi, Türkiye’nin geri dönülmez biçimde “hür dünya”ya ba ğ lanışı 1947 yılında sa ğ lanmıştır.

12 Marshall Planı… Türkiye’nin Marshall Planı’na dahil olması ulusal basında coşkuyla kutlanırken, Sovyet basını tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Moskova'da çıkan New Times dergisinin 14 Nisan 1948 tarihli "Türkiye'nin dış politikası" başlıklı bir yazısında, Türkiye için şu yorumda bulunulmuştur:

13 Sovyet Basını: «Türk yöneticileri, Türk hakimiyetini ve ba ğ ımsızlı ğ ını yüz milyon dolar mukabilinde Amerika emperyalistlerine satmış, Türk halkını, Türk topraklarını ve Türk milli ekonomisini, Amerika’ya bugün hakim olanların besledikleri maceracı genişleme planlarına ba ğ lamışlardır. Türk halkı, buna karşı geliyor... Türk halkı milli ba ğ ımsızlıklarını ve hürriyetlerini müdafaa yolunda seslerini yükseltiyorlar ve emperyalist serserilerle satın aldıkları kimselerin boyunduru ğ unu atmak için u ğ raşıyorlar.»

14 Dışişleri Bakanı Necmeddin Sadak: "Milletlerarası işbirli ğ i ve siyasetine her zamana sadık bulunan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Avrupa Milletleri tarafından iktisadi kalkınmalarını sa ğ lamak üzere girişilmiş olan gayretlere katılmayı tereddütsüz kabul etmiş ve eşine tesadüf edilmez bir milletlerarası dayanışma eseri olan Avrupa İ ktisadi Kalkınma Konvansiyonunu imzalamıştır. Bu suretle başlamış olan işbirli ğ i siyasetine devam azim ve kararında bulunan Türkiye tamamı ile müdriktir ki bu siyaset ancak büyük Amerikan milletinin yardımı ile hedeflerine ulaşabilir...”

15 ABD hegemonyası.. Savaştan, buhrandan ve baskıdan bıkmış bir toplumun ihtiyacı olan demokratikleşme ve refah beklentisinin ABD hegemonyası altındaki yeni ba ğ ımlılık ilişkilerine toplumsal meşruiyet kazandırdı ğ ı da görülmektedir.

16 Demokratikleşme? Türlü zorluklar içinde yaşam mücadelesi veren Türkiye halkının kendini ifade etmek için başvurdu ğ u en etkili yol CHP iktidarını devirmesidir seçimlerinde halk bunu başarmıştır. Amerika’nın etkisi altında şekillenen “demokratikleşme” süreci, çok partili sistemle işleyen ba ğ ımlı kapitalist bir devlet örgütlenmesine geçişi ifade etmektedir. Aslında, demokratikleşme olarak karşımıza çıkan en önemli gelişme de budur.

17 Kırklı yıllar yıllarında toplam 10 yıl içinde beş başbakan yönetiminde yedi hükümet görev yapmıştır. Dönem, aynı zamanda sonuncu CHP hükümeti olan 18. Hükümet ile kapanmış, iktidar Demokrat Parti’ye devredilmiştir yılında 14 üyeli bakanlar kurulu, dönemin sonunda 1949 yılında 18 üyelidir.

18 Kırklı yıllar Kırklı yılların dar devlet bütçesi, her yıl yüzde gibi bir bölümünün Osmanlı borçlarını ödemeye ayrılması gibi bir yükle birlikte yürümüştür. Osmanlı borçları büyüklü ğ ünde bir bölüm kayna ğ ın da savunma harcamalarına ayrılması, bu dönemde yaşanan darlı ğ ı yeterince anlatmaktadır.

19 Ülke yönetimi Ülke yönetimi bakımından 1941 yılında yapılan co ğ rafya kongresi ile 1949 yılında topyekun de ğ iştirilen İ l İ daresi Kanunu dikkate de ğ er çalışmalardır. Yerel yönetim birimleri arasındaki denge bakımından ise, bu dünyada asıl a ğ ırlı ğ a sahip olan il özel idareleri geri çekilirken belediyelerin ön plana çıkmaya başladıkları görülmektedir. Belediyeleri öne çıkaran asıl konu, 1945 sonrasında kentlerde baş gösteren gecekondulaşma sorunu olmuştur.

20 1940’lı yıllar Kurum ve işlem politikasının do ğ rudan Amerika’dan transfer edilmiş ve kapsamlı bir memur azaltımına gidilmiştir, Devlet işleyişinde rasyonalizasyon.. Demiryolu politikası terkedilmiştir.. Köy enstitülerinin kurulması ( )

21 Köy Enstitüleri Köy Enstitüleri Belgeseli https://www.youtube.com/watch?v=zP7X36 MscBo

22 İ dari inkılap Yeni de ğ erlere uygun bir kamu yönetimi yaratabilmek  “sıtma gibi birşey olan kırtasiyecili ğ in yok edilmesi;”  “aşırı fazla memur sayısının hızla azaltılması;  “köhne il düzeni ve köy yapısının yerelleşmeyle yenilenmesi” Zaman “idari inkılap” zamanıdır; yönetimde “rasyonelleştirme” yapılmalıdır...

23 taylorizasyon Bu hazırlıklar, 1948 yılında başbakanlık örgütünden başlayarak tüm bakanlıklarda Devlet Dairelerinde Islahat Komisyonları kurulmasıyla uygulamaya geçmiştir. Islahat çalışmaları, Marshall Planı’nın gösterdi ğ i biçimde bir ‘rasyonalleştirme’ süreci başlatmak anlamına gelmiştir.

24 “devlet ormanları devlet tarafından işletilir” 1937 – 1945 tarihli iki yasayla tüm özel ormanlar devletleştirilmiştir: “Bu kanunun yürürlü ğ e girdi ğ i tarihte var olan gerçek ve tüzel kişilere vakıflara ve köy, belediye özel idare, kamu tüzel kişiliklerine ilişkin ormanlar bu kanun gere ğ ince devletleştirilmiştir. Bu ormanlar hiçbir işlem ve bildirime lüzum olmaksızın devlete geçer”.

25 ormanlar Bu politika ve uygulama günümüzde geçerli sonuçlara sahip bulunmakta ve “2B” adı verilen ormanların özelleştirilmesi politikasının tarihsel hedefi olma özelli ğ ine sahip bulunmaktadır.

26 nüfus 1940 Ekimi’nde Cumhuriyet tarihinin üçüncü nüfus sayımı yapılmıştır. Gazetelerin “yurdun her yerinde nüfusun memnuniyet verici bir şekilde arttı ğ ına şahit olmaktayız” biçimindeki başlıklarla duyurdu ğ u sonuçlara göre ülke nüfusu binde 18.5 artış oranı ile ’den (1935 yılı) ’e yükselmiştir. İ statistik Umum Müdürü, Türkiye nüfusunun “büyük bir hızla ve medeni ülkelerin hepsinden daha süratle” arttı ğ ını açıklamıştır.

27 Deprem, sel… Da ğ köyleri on gündür yardımsız, kurtulanlardan açlıktan ve donarak ölenler de var. (T, 7 Ocak, 1940) Sivas’ın kazalarında ölü var. (C, 10 Ocak, 1940) Yeşilırmak taştı, Amasya şehri sular altında kaldı, maddi zarar çok büyük. Şehrin hariçle münakalatı kesildi, ovadaki köylerin ahalisi a ğ açlara tırmanmış imdatbekliyor. (C, 4 Nisan, 1940)

28 Deprem… Nadir Nadi, 4 Şubat 1944 tarihli "Zelzelelerden Almakta Geç Kaldı ğ ımız Ders« başlıklı yazısında "… yer sarsıntısı bakımından yurdumuza uygun bir yapı sisteminin bir an önce kararlaştırılıp tatbik alanına konması.."nı önermiştir. Nafia Vekâleti tarafından hazırlanmış olan bir Zelzele Kanunu Layihası iki yıl önce Başvekalete sunulmuştu…

29 Deprem, sel.. Yozgat’ta deprem… 12 köy yıkıldı, 300 vatandaşımız öldü. (C, 14 Nisan, 1940) 4 Şubat 1944 tarihli gazetede Bolu'nun bir enkaz yı ğ ını haline geldi ğ i, 9 Şubat tarihli gazetede ise o güne dek 4272 kişinin öldü ğ ü haberi yer almaktadır. 6 Şubat 1944 tarihinde ise Bolu'da toplam 2336 yurttaşın öldü ğ ü,1871 kişinin yaralandı ğ ı ve 7661 binanın yıkıldı ğ ı beyan edilmiştir.

30 de ğ işmeyenler Sabiha Sertel, 28 Ocak 1940 tarihli yazısında devlet hastanelerinin iyi yönetilmedi ğ inden yakınmakta ve “Bir Devlet Hastanesine Kabul Edilmek İ çin Hastanın Ölüm Halinde mi Olması Lazımdır?” diye sormaktadır. 14 Şubat 1940 tarihli Tan gazetesinde İ stanbul’da belediye veteriner dairesinin yaptı ğ ı kontrollerde bütün gıda maddelerinin bozuk çıktı ğ ı haberi yer almaktadır. Yine belediye müfettişleri yaptıkları tetkiklerde birçok kantarları da bozuk bulmuşlardır.

31 de ğ işmeyenler Nafıa Vekili, 24 Şubat 1940 tarihli açıklamasında “hileli inşaata hiçbir şehirde müsamaha gösterilmeyece ğ ini” dile getirmiştir. 7 Mart 1940 tarihli bir habere göre Haliç üç senede temizlenecektir. 1941’de ekonomiyi düzeltmek için içki ve sigaraya zam yapılmasına karar verilmiştir. Vergi yükü daha çok dar gelirliler üzerindedir… İ stanbul’da yaşanan trafik sorunu nedeniyle toplu taşımacılı ğ a geçiş uyarısı yapılmaktadır…

32 Tercüme Bürosu Hasan Ali Yücel’in Milli E ğ itim Bakanlı ğ ı döneminde ( ) dünya edebiyatından çok sayıda klasik eser Türkçeye çevrilmiştir. Hasan Ali Yücel: «Hümanizma ruhunun ilk anlayış ve duyuş merhalesi, insan varlı ğ ının en müşahhas şekilde ifadesi olan sanat eserlerinin benimsenmesiyle başlar. Sanat şubeleri içinde edebiyat, bu ifadenin zihin unsurları en zengin olanıdır. Bunun içindir ki bir milletin, di ğ er milletler edebiyatını kendi dilinde, daha do ğ rusu kendi idrakinde tekrar etmesi; zeka ve anlama kudretini o eserler nispetinde artırması, canlandırması ve yeniden yaratmasıdır. İ şte tercüme faaliyetini, biz, bu bakımdan ehemmiyetli ve medeniyet davamız için müessir bellemekteyiz..»

33

34 1946 – Üniversiteler Kanunu 12 Ocak 1948’de Ankara Üniversitesi Senatosu’nun verdi ğ i kararla, Dil Tarih Co ğ rafya Fakültesi Halk Edebiyatı ve Folkloru Profesörü Pertev Naili Boratav ile Sosyoloji doçenti Behice Boran, iktisat tarihçisi Niyazi Berkes, psikoloji doçenti Muzaffer Şerif ö ğ retim üyeli ğ inden ihraç edilmiştir. 25 Şubatta Üniversitelerarası Kurul’un Ankara Üniversitesi tarafından söz konusu verilen ihraç kararını onaması üzerine Ankara Üniversitesi ilgili profesörlerin kürsülerini kaldırmıştır. Yargılanma süreci 5 Haziran 1948’de başlamış ve 30 Haziran 1950’ye de ğ in sürmüştür. Yargılama, üç profesörün Üniversite’den atılması ile sonuçlanmıştır.

35 Basın yasakları Cumhuriyet rejiminin çok partili sisteme yönelmesi, genel beklentinin aksine “basın özgürlü ğ ü” do ğ rultusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmeden gerçekleşmiş, özellikle muhalif basın üzerindeki baskılar 40’lı yılların sonuna do ğ ru yo ğ unlaşmıştır. Nitekim Şevket Süreyya Aydemir, hükümetin elindeki gazete kapatma yetkisini, basının başında asılı duran “Demokles’in kılıcına” benzetmiştir.

36 Mizah yasa ğ ı Basın yasa ğ ı, 1949 yılı boyunca ilginç bir biçimde en çok mizah gazetelerine yönelmiştir. Türkiye'de yayımlanan gazetelerden Markopaşa, Hür Markopaşa, Başdan, Beşer ve Yedisekiz Hasanpaşa gazetelerinin bazı sayıları, 1949’da yasaklanmış ve toplatılmıştır. Aziz Nesin’in Aziznamesi de yasak yayın listesi içindeki yerini almıştır.

37 Markopaşa Bu dönemde iktidarların boy hedefi haline gelmiş basın organları arasında haftalık mizah dergisi Markopaşa ilk sırayı almıştır. Yazarları arasında Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve Mustafa Mim Uykusuz’un yer aldı ğ ı Markopaşa adlı haftalık mizah dergisi, karşılaştı ğ ı baskılar karşısında yayın hayatını, Merhumpaşa, Malumpaşa, Yedi-Sekiz Hasan Paşa, Hür Marko Paşa, Bizim Paşa, Ali Baba gibi adlarla sürdürmüş,

38 Markopaşa …dergi künyesinde "Toplatılmadı ğ ı zamanlar çıkar" veya "Yazarları hapishanede olmadı ğ ı zamanlar çıkar" gibi siyasi iktidarı alaya alan ve baskıyı teşhir eden ibarelere yer verilmiştir.

39 Sabahattin Ali Kimi de ğ erlendirmelere göre, Sabahattin Ali’nin bir cinayete kurban gitmesi basın üzerindeki baskıların nitelik de ğ iştirdi ğ inin bir göstergesi olarak yorumlanabilir. (2 Nisan 1948 tarihinde öldürüldü ğ ü sanılan Sabahattin Ali’nin cesedi 28 Haziran 1948’de bulunmuştu)

40 Sabahattin Ali ( )

41 Kaynak Türkiye Cumhuriyeti İ dare Tarihi – Açıklamalı Yönetim Zamandizini: , Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi KAYAUM Yayını, Ankara 2009, 1240 sayfa. https://ankara.academia.edu/T%C3%BCrkiy eCumhuriyeti%C4%B0dareTarihi


"Doç. Dr. Nuray E. KESK İ N Ondokuz Mayıs Üniversitesi İ ktisadi ve İ dari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü TÜRK İ DARE TAR İ H." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları