Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÖZLEM ÖZARSLAN RUKİYE ŞİMŞEK ŞENGÜL ATEŞ FADİLE DEHMANOĞLU.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÖZLEM ÖZARSLAN RUKİYE ŞİMŞEK ŞENGÜL ATEŞ FADİLE DEHMANOĞLU."— Sunum transkripti:

1 ÖZLEM ÖZARSLAN RUKİYE ŞİMŞEK ŞENGÜL ATEŞ FADİLE DEHMANOĞLU

2 BUYUME VE GELİSME İnsan yasamındaki dönemler; doğum öncesi (pretanal) doğum sonrası (postanal) olmak üzere başlıca iki grupta ele alınır. √Dogum öncesi (pretanal) (intrauterin) dönem(40±2 hafta yada 280 gün) √Embriyo dönemi(0-8 hafta) √Dogum sonrası (postanal)dönem √Yeni dogan dönemi(neonatal dönem) (0-4 hafta) √Bebeklik dönemi (0-12 ay) √Yürüme dönemi(1-3 yaş yada ay) √Okul önceso dönem(4-5 yaş yada ay) √Okul dönemi(6-12±2 yaş) √Ergenlik (adölesan) dönemi (12±2-20 yaş)(Bazem biraz geç yada daha erken yetişkinlik baslayabilir.)

3 Büyüme ve gelişme hem kalıtımsal olarak belirlenmiş bir özelliktir hem de çevreden etkilenir.Genetik, hormonal, çevresel, davranışsal faktörler sağlıklı olmamın başlıca etkileyicileridir.Sağlık yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, ''bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.'' diye tanımlanır. Normal sağlıklı bir çocuk genetik olarak önceden belirlenmiş bir biçimde büyür, gelişir.Yetersiz ve dengesiz beslenme, büyüme ve gelişmenim bu potansiyele ulaşmasını engelleyen çok önemli bir sorundur.Bu gibi durumlar da büyümeyi yavaşlatır, durdurur, normalden saptırır.Canlı ne kadar küçükse bu faktörlerim etkisi de o kadar belirgin olur.

4 DOGUMDAN SONRA BOY UZAMASI VE AĞIRLIK ARTIŞI Dogumdan hemen sonra olan su kaybı ve bazı dokulardki katabolizma nedeniyl ilk 3-4 gunde ortalama %6(200g kadar), bazen %10(300 g) ağırlık azalması görülür.Daha sonra bu fizyolojik tarti kaybı durur ve çocuk bir hafta, on gun sonra dogum ağırlığına erişir.Daha sonra ağırlık artışı hızlıdır, ancak gunluk artış giderek azalır.İlk dört ayda gunde yaklaşık g olan artış, kalan sekiz ayda 15g/gune düşer.Genellikle çocuğun ağırlığı 4-6. Aylarda, ayda ortalama 600 gram kadar artarak dogum ağırlığının yaklaşık iki katına, sonra ayda 500 g artarak 12. ayda üç katına ulaşır.Düşük dogum agırlıklılarda büyüme daha hızlıdır. İkinci yaşta ağırlık artışı azalır ve bu artış yılda dogu ağırlığı kadar bile olmaz.Bu yavaş artış adolesan döneme kadar sürer ve adolesan dönemde tekrar hızlanır. Ergenlik sürecinde kızların vücut yağı oranı artar, erkeklerde ise düşer.Sonuç olarak kadınların vücut yağ oranı daha fazla olur.Bu nedene sağlıklı yetişkin erkek sağlıklı yetişkin kadından daha ağırdır.

5 BESLENME VE BEYİN BUYUMESİ, GELİŞİMİ Beyin buyumesinin en hızlı olduğu donem dogumdan önce anne karnındaki donemdir.İkinci yıla kadar da hızlı buyume sürer.Beyin gelisimi dogumdan sonra özellikle ilk aylarda daha hızlıdır.Bu gelişimin önemli bir kısmı aylık olunca tamamlanır.Doguma kadar beyin hucre sayısının erişkin beyninin %75'ine, iki yaşın sonunda %90'ına eriştiği çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir.Deneme hayvanlarıyla yapılan çesitli çalışmalar anneyi yetersiz beslemenin yavrunun buyume geriliğine ve beyin gelismesinin bozulmasına sebep olduğunu göstermektedir.Bu tip deneysel çalışmalar zararları nedeniyle insanlar üzerinde yürütülemez.Ancak yetersiz beslenen annenin çocuğu, yeterli beslenen annenin çocuğuna göre benzer sonuçlar saptanmıştır.Özk ebeliğin son trimesteriyle 18. ay arasında hızlı büyüme olur ki bu dönemde önemli miktarda beyin büyumesi de vardır.Malnutrisyonlu çocukların baş çevresi daha kısadır.Beynindeki hızlı buyume baş çevresi artışıyla anlaşılmaktadır.Bu nedenle çocukların beslenmesine çok önem vermek gerekir.

6 BÜYÜMENİN BELİRLENMESİ Çocuklar sürekli büyür, yeterli ve dengeli beslenmedikleri ve hsstalandıkları zaman ortaya çıkan bulgulardan biri de büyümenin yavaşlamasıdır. Beslenme durumunun değerlendirilmesi için çocuğun büyüme durumunun belirlenmesi istenir.Büyüme değerlendirilmesi amacıyla çoğunluklar boy, ağırlık ve baş çevresi ölçülür.Normal olmadığı düşünüldüğünde(geri kalmış ya da hızlı artış olmuşsa) deri kıvrım kalınlığı (skinfold), kol çevresi gibi ölçümler de alınır

7 Antropometrik Ölçümler Beslenme antropometrisi değişik yaş ve beskemme durumunda insan vücudunun bileşii ve fiziksel boyutlarındki değişimlerin ölçülmesi olarak tanılanmaktadır.Beslenme durumun değerlendirilmesi için yaygın olarak kullanılır.Ölçümü kolay ve güvenilirdir.Çok sayıda çocuğa kolayca uygulanabilir.Gerekli araçlar ucuzdur, taşınabilir, dayanıklıdır. Standart ölçme teknikleri vardır.Ölçümler ileri derecde malnutrisyon tanıdında olduğu kadar hafif ve orta dereceli malnutrisyon tanısında da kullanılır. Ölçümler tekrarlanabilir, tekrarlandığı zaman çocuğa zarar vermez. Sonuçlar değerlendirilirken kararsızlığa yol açmaz.

8 Özel besin öğeleri yetersizliğini ve kısa sürede oluşan yetersizlikleri belirlemeye uygun değildir. Değerlerin düşük olmasında etkili birden fzla öge varsa, sözgelimi 'büyüme geriliğinde etken çinko yetersizliği mi yoksa protein malnutrisyonu mu' kesin belirlenemez. Bazı beslenmeyle ilgili olmayan faktörler ölçümlerin hassasiyetini azaltabilit.Araştırma yapılırken deneysel düzende bu durumun kesinlikle göz önünde tutulması gerekir.Böylece bu sınırlılığın giderilmesi mümkün olabilir. Bu hataların bazı nedenleri vardır: 1.Ölçme hataları, 2.Dokuların fiziksel özelliklerinde ve bileşimlerindeki bazı farklılıklar,3.Antropometrik ölçümlerden olan vücut bileşiminin belırlenmesinden sonra değerlendirilmesindeki varsayımların bazen geçersiz olması.

9 Ölçme Yaygın Hataları Önleme Önerileri √Uygun olmayan araç kullanılmamalı.Kültürel yönden uygun yöntrm seçilmeli. √Çocuk uykudaysa ölçülmemelı, gerekirse ertelenmeli. √Anne ve babanın katkısı istenmeli. √Doğru ölçme için eğitim alınmalı, ön uygulama yapılmalı. √Kayıtların doğru tutulmasına özen gösterilmeli. √Kayıtlar hemen tutulmalı, kayıt formu el altinda olmalı. √Bir kişi tarafından sonuçların kontrolü istenmeli. √Her ölçüm en az iki kez tekrarlanmalı. √Çocuk huysuz ve isteksiz ise sakinleşenankadar beklemeli, dikkatini çekecek bir eşya ile oyalanmalı.

10 ÇOCUKLARIN TARTILMASI Çocukların doğru tartılması için dikkat edilecekler şöyledir: *Oda soğuk olmamalıdır. *Öncelikle bu konuda eğitim almış iki personele ihtiyaç vardır.Biri çocugu tartmalı, diğeri ölçü alıp kaydetmelidir. *Tartının konması için uygun bir yer belirlenir.Kantar kullanılıyorsa uygun bir yere asılır, hava uygunsa açık havada tartılır. *Anneden çocuğun giysilerinin çıkarılması istenir.Kalın giysilerle çocuk tartılmaz. *Tartının sıfır ayarı yapılmış olmalıdır. *Çocuk hareketliyse ibre durana kadsr beklenilmelidir. *Tartı sonucu 0.1 kg. a yakın okunur.

11 ÇOCUKLARIN BOYUNUN ÖLÇÜLMESİ İki yaşından küçük olan çocukların boyunun ölçülmesinde ölçme tahtası (infantometre) kullanılır.Ölçme şöyle yapılır: √Çocuğun başlığı patikleri çıkarılır. √Eğer tahta yere konmuşsa ölçüm yapan iki diziyle tahta önünde(yandan) diz çöker. √Ölçen, çocuğun sağ tarafındandiz çökmelidir ki ayak tahtasını sağ eliyle hareket ettirebilsin. √Annenin yardımı ile çocuk tahta üzerine yatırılır.Anne(yarfımcı) tahtanın tepesimde durur. √Başı tutarken kollar rahat bir şekilde tutulmalıdır. √Bakıs doğrultusu tahta ile 90 derecelik bir açı oluşturmalıdır.Yardımcı çocuğun gözlerine bakmalıdır. √Çocuğun tahta üzerinde ortada düzgün yatması sağlanmalıdır.Bacaklar yan yana tutulur. √Ölçen sol elle çocuğun dizlerine bastırmalıdır. √Ayaklar tahtaya değdirilip sonra ayak tahtası topuklara değdirilmelidir.

12 Çocugun doğru pozisyonu aldığına emin olduktan sonra ölçme yapılır, değer 0.1 cm'ye yakın okunur, kaydedilir. İki yaşından büyük çocuklar ve 85. cmden uzun olanların bouu ayakta ölçülür.Yatarak ölçme boyu 1-2 cm. fazla gösterir.Araç sert düz bir yere, duvara doğru yerleştirilir. Anneye çocuğun şapka ve ayakkabılarını çıkarması, saçları tepeden topluysa açması söylenir. Yardımcı, çocuğun yanında diz çöker. Ölçen, çocuğun solunda, rahat hareket edebilir şekilde sağ dizinin üstüne çöker. Yardımcının, çocuğun ayaklarını düz, birbiri yanında tutması, topuklarını yan yana getirmesi, çocugun bileklerinden sağ elle tutması gerekir. Yardımcı sol eliyle de çocuğun dizlerine bastırmalıdır. Çocugun bacaklarının düzgün ve ayaklarının yere değdiğinden emin olunca yarfımcı ölçme yapabileceğini söyler, çocuğun dik durması tam karşısına bakması istenir. Çocuğun bakış çizgisinin yere paralel olması gerekir. Ölçen sol eliyle çocuğun çenesini tutar. Çocuğun omuzlarının düz durduğuna dikkat eder. Çocuğun kolları yanında durmalıdır. Baş, omuzlar ve sırt düz olarak tahtaya değmiş olmalıdır. Sağ elle baş tahtası indirilir.6

13 ÜST KOL ORTA ÇEVRESİNİN ÖLÇÜLMESİ Çocuğun giysileri çıkarılır.Üst kol çevresi sol koldan ölçülür.çocuk ayakta durmalıdır.ölçme ölçülen yer göz seviyesinde tutularak yapılır mümkünse oturmak gerekir. Çok küçük çocuklar annesinin kucağında ölçülmelidir. Kol çevresi ölçümü için insertion tipi metre kullanılır. Kol çevresini ölçerken dikkat edilmesi gerekenler şunlardır; 1. Çocuğun sol kol omuz çıkıntısı parmakla bulunur. 2. Dirsek çıkıntısının belirlenmesi için çocuğun kolunu bükmesi sağlanır. 3. Mezura ile omuz ve dirsek arası ölçülür (düz hat şeklinde ölçülmesine özen gösterilmelidir. 4. Mezura ile kolun tam ortası ölçülerek bulunur ve işaretlenir çocuğun kolunu aşağı sallanması(bırakması) istenir 5. Kol çevresi ölçme mezurası kola dolanır.mezuranın düz durmasına dikkat edilmelidir. 6. Mezura çok sıkı dolandırılmamalı 7. Mezura çok gevşek dolandırılmamalı 8. Mezura çok kalın ve yırtık olmamalıdır *Yaklaşık 0.1 cm hassasiyetle ölçüm okunur.

14 BAŞ ÇEVRESİNİN ÖLÇÜLMESİ Baş çevresi çocuk tam karşıya bakarken,mezura başın arkasını en çıkıntılı kısmından,alında göz çukurunun(kaşın) üstünden geçirdikten sonra(kulakları mezuranın altında kalmamasına özen göstererek) düzgün bir daire oluşturacak şekilde tutularak ölçülür. Ölçme için kullanılacak mezura 0.6 cm genişlikte yapılmıştır.Kalın olmamalıdır. *Baş çevresi 0.1 cm hassasiyetle ölçülür. Çocuğun başlığı, baş örtüsü varsa çıkarılır.Ölçerken mezuranın saçları bastırması ve kulakları yukarı itmemesi gerekir. Vücut yağının yaklaşık yarısı cilt altında yağ dokusunda depolanmış olması nedeniyle vücut yağ oranı cilt kalınlığı ölçülerek saptanabilir. Bunun için cilde belirli basınç yapan çeşitli özel kaliperler(harpenden vb.) oluşturulmuştur. Bu kaliperlerle vücudun çeşitli yerlerinden ölçümler alınmaktadır. Eğer bir tek yerden ölçüm alınacaksa triseps deri kıvrım kalınlığı tercih edilir. Bunun için soldaki dirsekle omuzun en çıkık yerin ortası bulunur ve işaretlenir(üst orta kol çevresini ölçerkenki gibi ). Çocuk,ölçene arkası dönük olarak durur ve kolunu yana doğru serbest durumda bırakır.ölçen parmakla üst kolun işaretlenen tam ortasında 1 cm. derinlikte cimdikler gibi tutar ve kaliperin ucları buraya yerleştirilir. Gösterge 0.5 mm hassasiyetle okunur. Hatalı olmaması için üç ölçüm yapılıp ortalaması alınır.

15 BÜYÜME VE GELİŞMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ Beslenme yetersizliklerini belirlemek için çocukların büyümesi izlenir.Büyüme zaman içinde vücutta hacimce değişmedir.Büyümenin izlenmesi belirli aralıklarla çocukların ağırlık, boy ve baş çevresi ölçülerek yapılabilir. Ağırlık,boy ve baş çevresi ölçme doğumda başlamalıdır.daha sonra 15. günde 4. haftadan sonra ayda bir ölçmenin tekrarlanması önerilmektedir. Daha sonra aylarda 6 ayda bir, daha büyüklerde ise yılda bir ölçülmelidir. Yeni doğanlar doğumdan sonraki 3-4 gün içinde su kaybı nedeniyle doğum ağırlığından %10 kadarını kaybeder.Bu fizyolojik ağırlık azalması %10’dan fazla olmazsa sorun olarak kabul edilmez.Daha sonra ağırlık artışı görülür ve 10. gün çocuğun doğum ağırlığına ulaşılması beklenir.Türkiye’de ortalama doğum ağırlığı 3200 gr. Çocuklarda boy,ağırlık,baş ve üst kol çevresi değerleri grafik üzerinde gösterildiği zaman devamlı artış izlenmesi gerekir,artış olması için çaba gösterilmeli, dikkatli olunmalıdır.Düşme varsa tehlike işaretidir. Ayrıca fikir vermesi açısından bazı değerleri bilmek yarar sağlayabilir.

16 İlk günlerden sonra sağlıklı bir çocuğun vücut ağırlığı günde birinci üç ayda gr. İkinci üç ayda gr. Üçüncü üç ayda gr. Dördüncü üç ayda gram kadar artar(giderek artış düşer ) Genel olarak 1-6 aylarda yaklaşık ayda 600 gram ( haftada gr.)artış olduğu kabul edilebilir.İkinci altı ayda haftalık tartı artışı grama düşer.Böylece çocuğun olması gereken ağırlık şu formüllerle yaklaşık olarak hesaplanabilir: Ağırlık(kg)=ay× ya da 3-12 aylıkken: Ağırlık(kg)=(ay+9)/2 Bir yaşından sonra ağırlık artışı yılda iki kg.ye kadar düşer. Daha sonra 2-6 ve 6-12 yaşlarda sırasıyla şu formüller kullanılarak ağırlık hesaplanabillir: Ağırlık(kg)=yaş ×2+(±%20) Ağırlık(kg)=(yaş×7)/2(±%20) Çocukların olması gereken boyu da formüllerle yaklaşık da olsa hesaplanabilir. Sağlıklı bir bebek ilk yıl cm uzar,13-24 aylarda uzunluğu cm artar,2-4 yaşlarda büyüme hızı daha da yavaşlar ve yılda cm olur. 4 yaş ve ergenliğin başına kadarki süre arasında yıllık boy uzaması 5-7 cm.dir. Bir yaşında çocuğun boyu doğum boyunun yarısı kadar daha artar. Dört yaşında 2 katı, on üç yaşında 3 katı olur. İki yaşından sonra boy şu formülle hesaplanabilir: Boy(cm)=Yaş×6+77(±%10)

17 Ayrıca çocuklar için geliştirilmiş ağırlık boy indeksi(ABİ) kullanılarak çocuğun büyümesi değerlendirilebilir. ABİ=C/D×100 C=Ağırlık(kg)/Boy(cm) Bu ABİ’nin arası olması çocuğu normal, 109 hafif şişman >120 ise şişman(obes) olduğu şeklinde yorumlamaya götürürse de yine de durum deri kıvrım kalınlığı ölçülerek de desteklenmelidir. Bir yaştan büyüklerde enerji yetersizliği ve fazla ağırlığın saptanması için beden kitle indeksi de kulanılabilir. Baş çevresi doğumda cm kadardır,üçüncü ayda 40 cm,altıncı ayda 43 cm.,on ikinci ayda 46 cm. kadar olur.Giderek baş çevresi büyümesi yavaşlar. İki yaşında 49 cm beş yaşında 51 cm, 14 yaşında ise 54 cm kadar olur.

18 Yaşa Göre Baş Çevresi Değerleri Yaş(ay)Baş(cm) Doğum-3 Ay

19 Baş Çevresi Artış Değerleri Yaş Oğlan Kız Doğum-3ay Ay Ay-1 Yaş Yaş Yaş Yaş Yaş yaş Yaş

20 BÜYÜMENİN BESLENMEYLE İLİŞKİSİ Anne sütünün yeterli olup olmadığı ağırlık kontrolü ile belirlenebilir.Bu karara varabilmek için 1-2 hafta izlenmesi gerekir. Bebeğin çok ağlaması, idrarının azalması, dışkılamasının sert ve seyrek olması da yetersizlik belirtisi kabul edilirse de ağırlık artmaması en önemli göstergedir. Ağırlık ve diğer antropometrik ölçümleri henüz normal sınrlardayken duraklaması beslenme durumu yetersizliği ortadan kaldırmaya yarar. Önemli sorunlar çıkmadan önlenebilir. Çocugun yaşına göre 50. persentil (yüzdelik) değeri tablolarca bulunur. Çocuğun o andaki ağırlığı bu değere bölünür. Yüzde olarak ifade edildiğinde değerin % 80 in altında olması dünya sağlık örgütüne göre Protein Enerji Malnütrisyonu (PEM) kabul edilmektedir.

21 Yaşa göre ağırlık oranı (%) Relatif Ağırlık Oranı (%) Beslenme Durumu <60 <70Ağır Beslenme Yetersizliği Orta Beslenme Yetersizliği Hafif Beslenme Yetersizliği Normal Hafif Şişman >120 Şişman Ağırlığa Göre Beslenme Durumları

22 Boya göre tartı oranı alınarak da beslenme durumu değerlendirilebilir. Relatif tartı şöyle hesaplanır : Relatif ağırlık=çocuğun ağırlığı (kg)/aynı boyda 50.persentildeki ağırlık (kg) Sağlıklı çocuğun boy büyüme temposu genetik yapısına bağlıdır. Annenin vücut yapısı, uterus hacmi doğum boyunu etkiler.Doğumdan sonra 3-6 aylarda çocuğun boyu persentil eğrisinde çocukluk boyunca izleyeceği persentil değere yaklaşmaya başlar. Genetik yapısına uyan potansiyele çocuk 6-9. aylarda ulaşır. Baş çevresini 3. persentil altında yada 7. persentil üzeri olması patoloji işareti olmayabilir. Ailesel özelliği yansıtabilir Erken yada düşük ağırlıklı doğan bebekler ilk aylarda daha hızlı büyürler ve yaş için uygun persentil değere erişirler.Bu sürece büyüme yakalaması (catch upgrowth) denir.

23 Büyüme yakalaması ilk önce (1-3 aylıkken ) baş çevresinde, sonra (6-12 aylıkken) ağırlıkta, en geç (1-2 yaş) boyda görülür.Beslenme vb. nedenlerle duraklayan büyümenin düzeltilmesi ve büyümenin yakalamasıdır. Kol çevresi sağlıklı beslenen çocuklarda 1-5 yaşlarında 13.5 cm üzerinde olmalıdır. Bu yaş grubunda kol çevresinin arasında olması hafif derecede, 12.5cm den aşağı olması ise ağır beslenme bozukluğu olarak düşünülebilir.

24 BÜYÜME GRAFİKLERİ Boy, ağırlık ve baş çevresi grafikleri çocuğun büyümesini değerlendirmeyi sağlar. Yaşa göre baş çevresi kronik protein yetersizliğinin bir göstergesi olarak hayatın ilk 2 yılında kullanılabilmektedir.Yaşamın ilk aylarında ya da intrauterin büyüme geriliğinde beyin hücreleri sayısı normalden az ve bunun sonucu olarak da baş çevresi önemli derecede düşük olur.iki yaştan sonra baş çevresi artışı çok yavaşlar ve bu nedenle ölçme pek önem taşımaz.baş çevresinde beslenmenin etkisi dışında hastalıklar patolojik durumlar, genetik özellikler ve kültürel alışkanlıkların(örneğin bebek iken başın bağlanması gibi) da etkisi olur. Dikkatli olmak gerekir. Çok sayıda sağlıklı,normal çeşitli yaşlardaki çocukların büyüme değerleri ölçülerek persentil sıralaması yapılır. Türkiye’de de kullanılabileceği kabul edilen Amerikan National Central for Healt Statistics/ Amerikan Milli Sağlık İstatistikleri Merkez (NCHS)’nin kabul ettiği yaşa ve cinsiyete göre persentil değeri tablo ve drafikleriyle çocuğun hangi persentilde bulunduğu ya da büyüdüğü belirlenebilir, 10.ve 75. persentiller arası normal kabul edilir(bu değerler kullanılırken çocuğun her zaman aynı koşullarda durumu belirlenmeli söz gelimi sabah tuvalete çıktıktan sonra tartılmalıdır.) Genelde percentiller arası normal olarak kabul edilebilirse de <5. persentil cok zayıf, çok kısa >5- <15. persentil zayıf,kısa >15- <85. percentil normal, >85- <95.percentil kilolu-hafif şişman,uzun >95.percentil ise şişman(obes), çok uzun olarak değerlendirilir.

25 SÜT ÇOCUĞUNDA YETERLİ VE DENGELİ BESLENME Yaşamın ilk birkaç yılı,sağlığın temellerinin atıldığı son derece önemli bir dönemdir. Ülkemizde bebek ve 5- 6 yaş çocuk ölümlerinin başında solunum yolları enfeksiyon hastalıkları ve ishalli hastalıklar gelmektedir. Beslenme yetersizliği ve dengesizliği ise 3. Sırada yer almaktadır. Malnütrisyon, başlangıçta fiziksel büyümeyi daha ileri durumlarda ise zihinsel gelişimi etkiler. Malnütrisyon sonucu besinlerin sindirim ve emilimi bozulur. Vücudun direnci azalır, çocuk çabuk hastalanır. Besin tüketimi azalır.

26 SÜT ÇOCUĞUNDA BESLENMENİN TEMEL İLKELERİ Süt çocuğunun beslenmesinde dikkat edilmesi gereken belli ilkeler vardır. Bunlar; *Doğumdan itibaren başlamak üzere çocuklar ilk 4-6 ay tek başına anne sütü ile beslenmelidir. *Çocuğa verilecek besinler onun sindirim sistemi fonksiyonlarına uygun olmalıdır. *Yenidoğanın sindirim sistemi enzimleri belirli aylara kadar yeterli değildir. Bu nedenle uygun olmalı. * Besinlerin mideyi terk etme hızı çocuktan çocuğa farklılık gösterir. *Günlük toplam verilen besin miktarı çocuğun enerji ve besin öğeleri gereksinimini sağlamalıdır. *Çocuğa verilecek besinlerin temizlik ve sağlık koşullarına uygun olarak hazırlanmalı.

27 ENERJİ VE BESİN ÖĞELERİ GEREKSİNİMİ ENERJİ Süt çocuğu yaş grubu, büyüme ve gelişimenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu nedenle harcanan enerji de fazladır. PROTEİN Büyüme ve gelişim, yeni dokuların yapımı ile gerçekleşir. Bu yüzden protein ihtiyacı da fazladır. Anne sütü proteini, sindirim kolaylığı ve amino asit örüntüsü açısından vücut dokularına en hızlı çevrilebilen protein kaynağı olması nedeniyle önemlidir. YAŞ (ay) ANNE SÜTÜ KARIŞIK BESLENME 0-3 2,2 3, ,8 3, ,4 2, ,2 2,6

28 KARBONHİDRAT Enerji verirler. Besinlerin emilme hızı kasların çalışması ve su düzenini sağlarlar. İlk 6ayda günlük enerjinin %50-60’ı karbonhidratlardan sağlanmalıdır.Anne sütündeki karbonhidrat laktozdur.Laktoz süt şekeridir. Hazır mama ve hayvan sütünde de bulunur. YAĞ Başlıca enerji kaynağıdır. Yağda eriyen ADEK kullanımı için gereklidir. Beyin ve sinir sistemi için de önemlidir. Kolestrol, fosfolipit ve elzem yağ asitleri içerdiği için anne sütü önemlidir. Günlük enerjinin %30-40’ı yağdan gelmelidir. VİTAMİN VE MİNERALLER Enerji metabolizması için vitamin ve minerallerin çok önemli fonksiyonları vardır.

29 GÜNLÜK GEREKSİNME A vit 400 mg D vit 400 E vit 5-10 K vit 5-10 C vit FOLİKASİT 3-6 KALSİYUM DEMİR 5-10 ÇİNKO 5 mgr POTASYUM 500 mgr

30 SIVI GEREKSİNİMİ Bebeklerin vücut su yüzdesi fazladır. Sıvı gereksinimi yetişkinden fazladır. Yetişkinlerin sıvı ihtiyacı vücut ağırlığının %2-4’ü kadardır. Bu oran bebeklerde %10-15 dir. Bebeklerde sıvı alımı vücut ağırlığı birim başına ml olacak şekilde hesaplanmalı.

31 SÜT ÇOCUĞUNUN SİNDİRİM SİSTEMİ ÖZELLİKLERİ Ağız sindirimin başlangıç yeridir. Oysa yeni doğanda ilk 4 ay ağızda sadece emme ve yutma işleri gelişmiştir. Ayrıca amilaz enzimide yetişkinin ¼ ü kadardır. Bu nedenle yeni doğanda ilk 4 ayda ağız sindiriminden söz edilemez. G- 12ayda çiğneme işlevi gelişir. Mide duvarının besinleri kavrama hareketi zayıftır. Bu nedenle hızlı emme kusmaya neden olur. Yeni doğanda protein sindirimi mide asidi HCI yerine labferment enzimi ile geçekleşir. Amilaz enzimi 4.aydan sonra artmaya başlar. Lipaz ve safra asitlerinde yeni doğanda azdır. Sonradan çoğalır.

32 SÜT ÇOCUĞUNUN BESLENME ŞEKİLLERİ *Anne sütü ile beslenme *Diğer sütlerle besleme *Hayvan sütleri ile besleme *Ticari mamalarla besleme *Tamamlayıcı besinlerle besleme 4. Aydan itibaren sıvı yiyecekler verilmeye başlanır. 6. aydan itibaren katı yiyecekler de verilir.

33 ANNE SÜTÜ İLE BESLENME Doğumdan sonra 6 ay sonuna kadar olan dönemde, bebeğin tüm besinsel gereksinimlerine tek başına cevap verebilen doğal bir gıdadır. Gerekli olmadıkça 6. aya kadar anne sütünden başka besin verilmemeli. Emzirmeye 2 yaşına kadar devam edilebilir.

34 EMZİRME TEKNİKLERİ Yaygın olarak kullanılan 4 teknik vardır. Bebeğinizi emzirme tekniğinizin nasıl olduğu hem siz hem de bebeğiniz için çok önemlidir. Sizin için önemlidir çünkü oturuyor ya da yatar pozisyonda olma durumunuza göre sizi en az yoracak tekniği seçmelisiniz. Zira emzirme hem fiziksel güç hem de sabır gerektiren bir iştir. Bebeğiniz için önemlidir; zira onu yormayacak ve bütün enerjisini çene kaslarına verecek pozisyonda onu tutmalısınız. Hangi oturma pozisyonunda hem sizin hem de bebeğiniz için en uygun tekniğin ne olduğunu deneme yanılma ile kısa zamanda bulmuş olacaksınız.

35 1.KUCAKLAMA TEKNİĞİ Bir sandalye, koltuk yada yatağın kenarına oturunuz. Dizinizin üstüne, mümkünse; bir yastık koyup, bebeğinizin baş tarafı kolunuzun iç dirsek kısmına gelecek şekilde ve yüzü memenize doğru olacak şekilde bebeğinizi kucaklayınız. Diğer elinizi ise meme başınızı bebeğinizin ağzına yerleştirmek için kullanınız.

36 2.TERS KUCAKLAMA TEKNİĞİ Bu tekniğin “kucaklama”dan farkı; bu teknikde bebeğiniz yön olarak aynı pozisyonda olmasına karşın, siz onu kucaklamak için diğer kolunuzu kullanıyor olmanızdır. Bir başka ifadeyle; bu kez bebeğiniz başı sizin iç dirseğinize değil, diğer elinizin avuç içine doğru yaslanmıştır. Yani; kollar yer değiştirmiştir. Bu pozsiyonda da kucaklama pozisyonunda da bebeğinizi bir memeden diğer memeye geçirirken, kollarınızın pozisyonunu da simetrik olarak değiştirirsiniz. Bu pozisyonda avuç içlerinizin bebeğinizin kafasını tutuşuyla onun dudaklarını sizin meme ucunuza yaklaştırırsınız.

37 3.KOLTUKALTI TEKNİĞİ Adında anlaşılacağı üzere bu teknikda bebeğinizi koltuğunuzun altında basen seviyenizin biraz yukarı seviyesinde tutarsınız. Yine bebeğinizin altına bir yastık koymak işinizi kolaylaştıracaktır. Ayakları sizin arkanıza doğru, baş kısmı sizin önüze doğrudur. Bebeğinizin yüzünü memenize doğru yaklaştırıp, onun dudaklarının meme başınıza yaklaşmasını sağlayınız. Elinizi bebeğinizin başının altına ve kolunuzu(diğer kolunuzu değil) ise yastığınız üzerine doğru bırakınız.

38 4.YATARAK EMZİRME TEKNİĞİ Yatarak emzirme pozisyonunu uygulayacaksanız, eşinizden sırtınıza destek olmak üzere yastık koymasını isteyiniz. Bir yastık baş altınıza bir yastık da sırtınıza gelecek ve sizi arkadan destekleyecek şekilde yerleştirebilirsiniz. Amaç sizi konforlu bir şekilde, yormadan kısmen ya da tamamen yan yatar durumda tutabilmektir. Bebeğiniz de size dönük olmak üzere yan yatar pozisyonda olmalıdır. Başına, hangisi (sağ ya da sol) ile daha rahat edebiliyorsanız bir elinizin iç kısmıyla destek olunuz.

39 ANNE SÜTÜ VE İNEK SÜTÜNÜN BESİN DEĞERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI...Anne sütünün içeriği, annenin beslenmesine, laktasyon dönemine, annenin emzirme süresine, sütün salgılanma zamanına, ilk veya son süt oluşuna göre değişiklik gösterir....Anne ve İnek sütü 200'den fazla yağda ve suda eriyebilen maddeleri kapsayan kompleks sıvıdır. Ancak her iki sütün besin öğelerinin çeşit ve miktarlarında farklılıklar vardır....Anne ve inek sütü yaklaşık aynı miktarlarda su ve enerji içerirler. Kazein ve whey proteinleri, her iki sütünde proteinlerini oluştururlar. Ancak oranları arasında farklılıklar vardır. Kazein/whey oranları anne sütü için 40/60, inek sütü için 82/18'dir. Laktoglobulin inek sütündeki allerjen whey proteini olduğu halde, anne sütünde yoktur.

40 ...Anne sütü alan bebeklerde, kazein içeriğinin düşük olmasından dolayı yumuşak,pütürlü, sindirimi kolay pıhtı oluşur. İnek sütü alanlarda ise yüksek kazein içeriği ise sert, sinidirimi zor,peynirimsi pıhtı oluşumuna neden olur....Anne sütündeki aminoasit kompozisyonu enzim sistemi yeterince oluşmamış yeni doğan bebeğin gereksinimlerini tam olarak karşılar. İnek sütünde ise bu gerçekleşmeyebilir....Anne sütündeki fenilalanin ve trozin içeriği inek sütüne göre daha düşüktür.

41 ANNE VE İNEK SÜTÜNÜN 100ML'DEKİ ENERJİ VE MAKRO BESİN ÖĞELERİ ANNE SÜTÜ İNEK SÜTÜ Enerji(kkal) protein(gr) Laktoz(gr) Yağ(gr)

42 TİCARİ MAMALAR Bebek mamaları gıda maddeleri tüzüğünde “bebek ve süt çocuğunun beslenmesi amacıyla hazırlanıp satışa çıkarılan gıda karışımlarıdır” diye tanımlanmaktadır. 24 Şubat 1968 yılında sayılı yasa ile yürürlüğe giren bu bölümde mamaların: bebek ve çocukların besin öğeleri gereksinmelerini karşılaması, sindirim bozukluklarına neden olmaması ve patojen mikroorganizmaları içermemesi yasal koşullar olarak belirlenmiştir. Bugün çocuk mamaları uluslararası kuruluşların önerilerine uygun olarak hazırlanmaktadır. Devam mamaları 6. aydan sonra ek besinlere başlanan bebeklerde kullanılan, bu bebeklerin zaman içerisinde değişen enerji ve besin öğeleri gereksinmelerine uygun hazırlanmış, önemli besleyici özelliklere sahip süt bileşenleridir. Demir, çinko, C vitamini, kalsiyum, fosfor, β-karoten ve elzem aminoasitlerden zengin besinlerdir.

43 TAMAMLAYICI BESİNLER Anne sütü yeterli olduğu durumlarda tek başına 6 ay bebeğin enerji ve besin öğeleri gereksinimleri tam olarak karşılamaktadır. Ancak, bebek büyüdükçe bebeğin gereksinimlerinin karşılanmasında yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle 6. aydan sonra bebeğin gereksinimlerine uygun besinlerin verilmesine başlanmalıdır. Verilecek tamamlayıcı besinler mutlaka bebek açken ve çok az miktarlarda olmalıdır. Birkaç tamamlayıcı besin kesinlikle aynı anda denenmemelidir. Bebek bir besine alıştırıldıktan sonra diğerine geçilmelidir. Bir besin verildikten sonra bebekte ishal,kusma,deri döküntüleri görülürse hemen besin kesilmeli birkaç gün sonra yeniden denenmelidir. Aynı belirtiler tekrar görülürse, o besin bırakılmalıdır. Birkaç gün geçtikten sonra başka bir besin denenmelidir.Çocuk bir besine iyice alıştıktan sonra diğerine geçilmelidir.

44 Hazırlanan besinler her zaman taze olarak günlük veya öğünlük hazırlanmalı, bekletilmiş bir besin kesinlikle verilmemelidir. Anne sütü alan bebeğe verilecek ilk besin yoğurttur. Birkaç gün sonra bir tatlı kaşığı meyve suyu verilmeye başlanarak, miktarı artırılır. Altıncı aydan itibaren meyve ezmesi, sebze çorbası, pirinçli, yoğurtlu çorbalara alıştırılan bebeğe kıymalı çorbalar ve kıymalı sebze yemekleri verilebilir. Verilecek olan çorba ve sebzelerin çok tuzlu ve baharatlı olmaması gerekmektedir.

45 7. aydan itibaren bebek değişik besinlerle hazırlanan yiyecklerle beslenirken emzirmeyede devam edilmelidir. Sabah, öğlen,ikindi ve akşam olmak üzere öğünleri belirlenmeye başlar. Sabah kahvaltısında 1adet katı pişmiş yumurta sarısı sütle ezilip, çok az ekmekle karıştırıldıktan sonra verilebilir. Glutene 4. aydan önce, 7. aydan sonra başlamak çölyak riskini artıracağından bebek anne sütü alırken miktarını artırarak devam edilmelidir. Sebze çorbaları ve sebze yemekleri yoğurt ile birlikte verilir. Ara öğünlerde meyve ezmeleri akşam öğünlerinde de uygun olan çorba ve yemeklerden verilmelidir.

46 Yumurta beyazına 7. ve 8. aylarda başlanır. Anne sütü almayan bebeklerde 5. ayda tavuk ya da balık da ezilerek çorbaların içinde verilmeye başlanır. 8. aydan sonra bebek evde pişen acısız, baharatsız, çok tuzlu olmayan her türlü yiyeceği yiyebilir. Bebekler tamamlayıcı besinlere alıştırılırken, bebeği besleyen kişinin ellerinin ve tırnaklarının çok temiz olması gereklidir. Yine bebeği besleyen kişinin bebek için kullanılan bardak,kaşık,tabak vb. çok iyi temizlemesi ve sıcak su ile durulaması gerekliliğini bilmesi önemlidir. Tamamlayıcı besinler mutlaka kaşıkla veriilmelidir. Tamamlayıcı besinlere başlandığında aceleci olunmamalı ve ısrar edilmemelidir. Yoksa çocukta iştahsızlık, kilo kaybı gibi sorunlara yol açabilir.


"ÖZLEM ÖZARSLAN RUKİYE ŞİMŞEK ŞENGÜL ATEŞ FADİLE DEHMANOĞLU." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları