Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DRAMA DRAMA Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. DRAMA VE İ LET İ Ş İ M Drama da İ letişim-uyum veya benzeşim son derece önemlidir. Tüm iletim araçlarının aynı mesajı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DRAMA DRAMA Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. DRAMA VE İ LET İ Ş İ M Drama da İ letişim-uyum veya benzeşim son derece önemlidir. Tüm iletim araçlarının aynı mesajı."— Sunum transkripti:

1 DRAMA DRAMA Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

2 DRAMA VE İ LET İ Ş İ M Drama da İ letişim-uyum veya benzeşim son derece önemlidir. Tüm iletim araçlarının aynı mesajı vermesi gerekir. Yani dilin söyledi ğ i ile kalbin söyledi ğ i; ellerin söyledi ğ i ile gözlerin ve omuzların söyledi ğ i birbirinin aynı olmalıdır. Bu aynılık uyum kelimesiyle ifade ediliyor.

3 Uyumu iki temel bölümde ele alıyoruz. Öncelikle söz duygularla uyumlu olmalıdır. Kalp dil ile aynı şeyi söylemelidir. Nefret etti ğ iniz kişiye “seni seviyorum.” derseniz kalbinizin söyledi ğ i zıt mesaj dilinizle söyledi ğ inizi gölgeleyecektir.

4 İ kinci olarak söz tutumla, di ğ er bir deyişle jest ve mimiklerle uyumlu olmalıdır. Jest ile uyuma bakalım: Bir insana “git buradan” dedi ğ inizde ellerinizle ça ğ ırma işareti yapıyorsanız iki çatışan mesaj algılanan mesajı karıştırır. “Kocaman bir balondu” dedi ğ inizde baş ve işaret parma ğ ınızla küçük bir nesneyi tutar gibi yaparsanız uyumsuzluk oluşturursunuz.

5 Mimik ile uyuma gelince: Mimik yüz hatlarımızla ilgili bir disiplindir. “Çok heyecan verici bir yolculuktu” diyorsunuz ama kaşlarınızı indiriyorsunuz. Uyumsuzluk var. Yüz hatlarınızı gererek “böyle bir güzellik görmedim” dedi ğ inizde uyumsuzluk oluşturursunuz. Dolaysıyla tüm bu alanlarda nasıl bir uyum oluşturaca ğ ımızı bilmemiz ve uygulama yaparak alışkanlı ğ a dönüştürmemiz gerekir.

6 Unutmayalım: Mesajın etkili iletiminde sözün kendisi nispeten az bir alan işgal eder. Sözü söyleyenin ne söyledi ğ inden çok “nasıl davrandı ğ ı ve nasıl hissetti ğ i” algılanır. Söz kulaklardan algılanır, sözün anlamına uygun davranış ise gözlerle algılanır. Konuşmacının duygularını ifade eden dış görünüşe yansıyan ayrıntılar hiç bir zaman kaçırılmaz.

7 Bir söz konuşmacının kalbinden-iç benli ğ inden çıkarsa dinleyicinin de kalbinden algılanır. Kendi mesajına ilgisiz olan konuşmacıyı dinleyici daha ilgisiz dinler. Tek duyguda yo ğ unlaşan konuşmacının monotonlu ğ u sıkıcı olur. Hep a ğ layan, hep gülen, hep öfkeli olan konuşmacıya uzun süre tahammül edilemez.

8 Hiç bir duyguda yo ğ unlaşamayan konuşmacının mesajı sönüktür, tekdüzedir, ruhtan mahrumdur. Stres ve çeşitli hastalıklar duygu çeşitlili ğ ini yok edebilir. Konuşmacı sa ğ lı ğ ını koruyarak her duyguyu yaşayabilmelidir.

9 DUYGU UYUMU DUYGU UYUMU Duygular herhangi bir algı organı vasıtasıyla de ğ il do ğ rudan kalpte yaşanırlar. Duygularımızı sadece kalbimizde veya ruhumuzda yaşarız. Ancak her duyguya paralel olarak vücudumuzda çeşitli hormonlar salgılanır. Örne ğ in sevgide oxcytocin, sıkıntıda kortizol hormonu salgılanır.

10 Duygular hormonların salgılanabilmesi ve algılanabilmesi ölçüsünde yaşanabilirler. Vücudun bio-kimyasal dengesi bozuldu ğ unda, vücut çöplüklerle doldu ğ unda duygu algısı körelir. Bio-kimyasal yapımız bozuk olmadı ğ ı halde duygularımızı net olarak yaşayamıyorsak o taktirde duygusal Keskinli ğ imiz yoktur. Çünkü kişilerin derin olarak yaşamadıkları duygular gelişmezler.

11 Vücudun bio-kimyasal yapısının düzene girmesi için yapılabilecek en uygun çalışma spordur. Spor bozuk dengenin düzene girmesini sa ğ lar, uygun yemek sistemi ve stresten kaçış dengeyi bozucu oluşumları engeller. Bio-kimyasal yapının düzene girmesi sizlerin azim ve disiplininize kalmıştır.

12 Çeşitli Duygular ve Bunlara Paralel Düşünceler : 1- Bu düşüncelerin oluşturdu ğ u duyguyu içinizde büyütün. Duyguyu büyütmek için verilen veya sizin üretece ğ iniz düşünceleri hızlanarak tekrar edin, iç sesleri yükseltin, 2-Duyguyu kalbinizden gözlerinize taşıyın. Gözlerinizde hissedin. 3.Duyguyu zirveye çıkardı ğ ınız noktada gözlerinizden fırlatın. Önce ayna karşısında çalışıyorsunuz. Duygunun hedefi kesin olarak belli olmalıdır. Kendi gözlerinizden kendi ruhunuzun derinli ğ ine fırlatıyorsunuz.

13 4.Bu işlemi somut nesnelere soyut kavramlara ve belli etti ğ iniz insan topluluklarına yönelerek yapın. Amacınız tiyatro sanatçısı olmak de ğ ilse korku, kıskançlık, endişe, üzüntü, alay, gurur, ümitsizlik gibi olumsuz olan ve vücudunuzda zararlı salgılar oluşturarak gücünüzü tüketen duygular üzerinde çok çalışmamalısınız.

14 ALIŞTIRMA: DUYGU ALIŞTIRMA: DUYGU 1. Duygularımızı etkin olarak kullanabilmemiz için önce onları güçlendirmemiz gerekmektedir. 2. Duygularımız zayıfsa onları etkin kullanamayız. 3. Bazen biraz öfkeye ve hüzne ihtiyacımız vardır. 4. Ama ısrarla çalışarak güçlendirmemiz gereken duygularımız “sevgi, şefkat, heyecan, özgüven ve gıpta” gibi olumlu duygulardır. 5. Bu duygular birer örnekle canlandırılacaktır.

15

16 ŞEFKAT: Yöneltilen nesne ve ortam: Savaş sırasında Saraybosna’da bir eve sı ğ ındınız. Ailesinin Sırplar tarafından öldürüldü ğ ünden habersiz şaşkın iki yaşında bir çocuk görüyorsunuz. Çocuk karların üzerinde sokakta dolaşarak annesini arıyor. İ ç Konuşmalarınız: “Yavrucuk, zavallıcık, Ne kadar güzel başın var. Gözlerin, burnun küçücük. Daha da yürüyemiyor. Bana ne kadar tatlı bakıyor. Aman Allah’ım ayakları da çıplak. Anneci ğ in yok. Yavrucu ğ um üşüyorsun sen, titriyorsun. Gözlerinden yaşlar akmış, ne kadar da çok a ğ lamışsın. Seni çok seviyorum.

17 SEVG İ : SEVG İ : Yöneltilen nesne veya ortam: Karşınızda konuşmanızı dinleyen ö ğ rencilerinize hitap ediyorsunuz. İ ç Konuşmalarınız: Bu gençler şuurlu, bilgili dersimi ve beni çok sevdikleri için buradalar. Hepsi iyi niyetli, benden bir şeyler ö ğ renmek istiyorlar. Beni sevgiyle alkışlıyorlar. Onlar benim çocuklarım, dostlarım. Onları iyi yetiştirme ğ e çalıştı ğ ımı biliyorlar, Hasta olsam beni ziyarete koşarlar. Ardımdan konuştuklarında beni hep överler. Onları seviyorum. Sevgilerinden de eminim.

18 HEYECAN: Yöneltilen nesne veya ortam: Üniversite sınavında birinci oldunuz ve TV’de canlı yayına çıkmak üzeresiniz. İ ç Konuşmalarınız: Birinci oldum. Çok heyecanlıyım. 78 milyonun karşısına çıkmak üzereyim. Evet biraz sonra beni görecekler. Başardım. Bu benim sırrım, şimdi bunu bana soracaklar Çok heyecanlıyım. Sıra geldi. Kameralar üzerimde. Kalbim a ğ zıma gelecek. Aman şu ışıklar...

19 ÖZGÜVEN: Yöneltilen nesne veya ortam: Avrupa atletizm şampiyonasındasınız. 100 metre koşu yarışmasını kazanaca ğ ınızdan eminsiniz. İ ç Konuşmalarınız: Yıllardır koşuyorum. Şimdiye kadar bu yarışı hep kazandım. Bütün gücümle ayaktayım. Bu sefer rekor kıraca ğ ım. rakiplerim zayıf. Bunları çok kolay geçerim. İ şte işaret verildi. Yerimden fırladım. Koşuyorum. En öndeyim. Herkes arkada. Başarıyorum.

20 GIPTA: Yöneltilen nesne veya ortam: Çok güçlü bir konuşmacı olan ve binlerce insanın kendisini dinledi ğ i Anthony Robbins’in seminerindesiniz. İ ç Konuşmalarınız: Robbins orada, kürsüde. Heyecanla konuşuyor. Hepimiz kulaklarımızı açtık onu dinliyoruz. Devamlı alkışlıyorlar. Bravo sesleri.. Bu adam milyarlar kazanıyormuş. Burada gelen herkeste bilet parası olarak 100 milyon vermiş. Hayret. Şu adama bak. Ben de yapabilirim. Aslında onun gibi olabilirim. Sanki onun gibi ben konuşuyorum orada. Ben de yapabilirim.

21 ÖFKE: Yöneltilen nesne veya ortam: Katil üvey anne çocu ğ unu öldürdü. İ ç konuşmalarınız: Katil anne... İ ki yaşındaki üvey kızını kıskandı ğ ı için büyük işkenceler yaptı. Sırtında sigara söndürdü. Ellerini kızgın demire sürerek yaktı. Çocuk çı ğ lıklar atıyor. Anne çocu ğ u tekmeliyor. Anne cadı gibi çirkin. Çocu ğ un başına demir bir sopayla vurdu. Çocu ğ un başından kanlar akıyor. Çocuk yere düştü, sesi kesildi, çırpınıyor.

22 HÜZÜN: Yöneltilen nesne veya ortam: Babası trafik kazasında ölen çocu ğ un annesiyle yaşadı ğ ı fakir hayat. İ ç Konuşmalarınız: Genç bir adamdı. Fakirdi belki ama temizdi. Yeni evlenmişlerdi. Bir anne ve küçük çocu ğ u. Fedakar annenin sabrı ve çocu ğ una duydu ğ u sevgi. Fakat bir kış daha geldi. Isınacak odunları yok. Komşuları kendilerine yardım etmiyorlar. Evlerinde bir sessizlik var. So ğ uktan titreyen çocuk aç ve hüzünlü anne ve utanmayan sizler. Komşunuz aç iken nasıl uyudunuz? Bu güne de ğ in yardım elini uzatmayan siz.

23

24 Sonuçta; Çeşitli duyguların cümlelerde kullanılması yetene ğ inin geliştirilmesi amaçlanır. Sözlerin inandırıcılı ğ ı için sözün duygu anlamıyla söze yapılan duygusal vurgu paralel olmalıdır. Söz ile duygu uyumsuz oldu ğ unda dinleyici “yapmacıklık” izlenimi edinir ve inandırıcılık kaybolur. Duygular yöneltildi ğ i kişiye veya ortama göre ifade de ğ işikli ğ ine u ğ rayabilirler. Dolaysıyla istenen duyguyu kime ve hangi ortamda yöneltti ğ inize de dikkat etmelisiniz. Örne ğ in “Sizi seviyorum” cümlesi anneye, babaya, çocuklara veya nişanlıya farklı söylenir. Örnek çalışmaları sık sık tekrar ederek yetene ğ inizi geliştirin.

25 ÖRNEK ALIŞTIRMALAR: Şüpheli : Eh! Belki hava güzelleşir. Şakacı: Evet, hava güzel ama ördekler için. Münakaşa: Hava güzel diyorsunuz demek? Pek iyimsersiniz do ğ rusu. Kızgın: Hava güzel ama, biz dört duvar arasında kapalıyız. Şefkat : Hava güzel. Soka ğ a çıkalım yavrum. Hava alırsan iyileşirsin. Acılıkla : Hava güzel ama, kederimi arttırmaktan başka işe yaramıyor. Açı ğ a vurma : Ne yapalım ben bahsi kaybettim: Hava güzelleşti.

26 ÖRNEK ALIŞTIRMA: Öfkeli : Yazıklar olsun. İ şte sen busun! Kesin inanç : Artık bizi aramaz, bundan eminim! İ tirazla : Kusura bakma ama o kadar da kötü de ğ il. Bilmeden sormak : Araba devrildi mi? İ yice bilmeden sormak : Araba mı devrildi? Güvensizlik : Bu adam sözünde duracak mı? Alay : Tabi canım, bu işleri hep siz başardınız.

27 JEST M İ M İ K UYUMU: Sözün taşıdı ğ ı duygu anlamı veya içeri ğ i ile davranışlar arasındaki uyum inandırıcılı ğ ın çok önemli bir unsurudur. Vücudun genel hareketleri-duruşu(postür) kavramıyla, yüzün genel hareketleri ise mimik kavramıyla anlatılır. Jest-mimik vücut dilinin konusudur.

28 A ğ ızdaki dilin söyledi ğ inin etkisi vücut dilinin özellikle mimiklerin söyledi ğ inin yanında çok etkisiz kalır. Söz ve davranış uyumunu başaran konuşmacı büyük bir ilgiyle izlenir.

29 Kişilerin tabii halleri en uygun mimikleri gösterir. Mimik soluk alırken yani söz söylenmeden önce gelir ve söz mimi ğ in anlamının tekrar edilmesi olarak nefes verilirken söylenir. Mimikte yapmacıklık konuşmayı tamamen lekeler.

30 Gereksiz Jest ve mimik gülünç duruma düşürür; aşırılık ve abartı ise tabiili ğ i yok eder. Aşa ğ ıdaki alıştırmalarda tabii olmaya dikkat edilmelidir. Başkalarına aktardı ğ ımız mesajların en az %60’ı sadece yüz hatlarımız ve vücudumuzun genel görünümünden kaynaklanır. Dinleyiciler için asıl önemli mesaj, dilimizin söyledi ğ inden çok jest ve mimiklerimizin söyledi ğ idir.

31 ANLATIM JEST-M İ M İ KLER İ ANLATIM JEST-M İ M İ KLER İ 1- Eylem belirtme: Tutmak, taşımak, eldeki bir şeyi atmak, fırlatmak. Her hangi bir çalışma, bir güç harcama, yemek yemek, yatmak, gidip gelmek. 2 - Yer ve konum belirtme: Bazı defa yalnız gözlerle işaret etmek yeter. Bunun için göz bebekleri gerçek veya hayali olan şeye veya kişiye do ğ ru döner. Bu arada baş kalkar, iner, döner. İ şaret parma ğ ı da uzatılabilir. Kol mesafenin uzunlu ğ una göre gerilir.

32 3-Uzaklaşma: Uzanmış ve birbirinden ayrılmış iki kol geniş mesafeyi gösterir. Kollar, vücuttan git gide ayrılırsa birbirinden uzaklaşan şeyleri gösterir. 4 - Boyutu belirtme: Pek küçük bir şey için işaret parma ğ ının ucu üzerine aynı elin baş parma ğ ı ile dokunulur. Yükseklik-uzunluk için kollar yukarı, en ve genişlik için kollar yana açılır. Veya avuç içleri birbirine yaklaştırılarak darlık, uzaklaştırılarak genişlik anlatılır. Gözler elerin yönünde hareket ettirilir.

33 5 - Şekil belirtme: Avuç içi yatay ve yere dönük olursa düz olan şeyi anlatır. Yuvarlak şekil belirtmek için iki el birden bir yuvarlak çizer. Dolambaçlı, e ğ ri bü ğ rü şeyleri anlatmak için elin hareketleri e ğ ri bü ğ rü çizgiler çizer. 6 - Sayı belirtme: Tek olarak gösterilen işaret parma ğ ı bir, işaret ve orta parma ğ ı iki, buna yüzük parma ğ ını da ekleyerek üç sayısı gösterilir. Açık elin parmakları di ğ er elin işaret parma ğ ı ile kapatılarak da sayı anlatılabilir.

34 DUYGU JEST-M İ M İ KLER İ Gözler : Gözler yarı kapalı olursa kötülük ve küçümseme, göz kapaklarını indirerek saygı, utanma anlatılır. Heyecanda gözler bir an kapanıp açılır, göz kapaklan aşa ğ ı iner, baş hafif sallanır. Vücut ürperir, titrer, sık soluma yapılır. Gözlerin iri iri açılması şaşkınlık, hiddet, hayret, dehşet belirtisidir.

35 Kaşlar : Kaşlar çatılarak derin düşünceyi, sertli ğ i, sa ğ lam bir iradeyi belirtir. Kaşların başlangıç kısımlarının yukarı do ğ ru kalkıp uç kısımlarının aşa ğ ı inmesi ıstırap anlatımıdır. Öfkede Kaşlar çatılır, kaş aralarında derin bir çizgi belirir, burun delikleri açılır, gözlerde şimşek çakar, dudaklar aralanır, alt dişler üst dişlerden önce görünür, sık, sert ve derin soluma yapılır. Derin sevgide kaşlar kalkar, gözler büyür, a ğ ız hafifçe açılır, dudak kenarları biraz yukarı kıvrılır. Bütün çizgilerde bir tatlı okşayış, bütün yüzde saf bir parlaklık görülür, sakin soluma yapılır.

36 A ğ ız : Dudakların yarı açık duruşu hayret ve sevinci, çok açılması şaşkınlı ğ ı anlatır. Dudak kenarlarının aşa ğ ıya inmesi üzüntüyü, Dudakların büzülerek öne do ğ ru uzaması susmayı somurtmayı belirtir. Alt çenenin biraz öne çıkması gaddarlı ğ ı, dişlerin birbirine vurması çılgın bir hiddeti anlatır.

37 Baş : Başın öne do ğ ru duruşu merak ve gaddarlı ğ ı, geriye çekilmesi saygısızlık, korku, yana do ğ ru hafifçe e ğ ilmesi kayıtsızlık, acıma, öne e ğ ilmesi utanç ve korku belirtir. Başı yukardan aşa ğ ı sallamak do ğ rulama, önden arkaya kaldırmak inkâr etme anlamı verir.

38 Kollar : Kolların her hangi biri "gel!" veya "git" emri vermek üzere öne do ğ ru hızla hareket ettirilir. Yer göstermek üzere gösterilen yere do ğ ru bükülür. Şiddetli hayranlık duygularının belirtilmesinde Kolların biri veya her ikisi birden yukarı do ğ ru kaldırılır. Cesaret kırıcı bir durum karşısında ümitsizce yanlara bırakılır. Bekleyiş ve meydan okuyuşta kollar önde kavuşturulur.

39 Eller : Avuç içi yüre ğ in üzerine bastırılarak sevgi ve heyecan anlatılır. Avuç içi gö ğ sün ortasına bastırılırsa inanmak, iman etmek duygularını belirtir. Avuç içinin dışarı do ğ ru çevrilerek itilmesi tiksinme, i ğ renme belirtir. Bu ara baş da biraz geriye do ğ ru bükülür. Avuçların birini di ğ eri üzerinde ovalama neşe, sevinç belirtisidir.

40 Parmaklar : El jestlerinde özellikle işaret parma ğ ı çok önemli bir rol oynar. İ şaret parma ğ ı kol ile beraber öne do ğ ru uzatılırsa işaret veya kovma anlamı verir. İ şaret parma ğ ı bükülerek gö ğ se do ğ ru çekilirse yaklaşmayı, ça ğ ırmayı, yine işaret parma ğ ı düz olarak a ğ ıza yaklaştırılırsa susturmaya çalışmayı belirtir. Bütün parmaklar kapatılarak kuvvet ve azim, yumruk gösterilirse tehdit anlatılır. Parmaklar bükülmüş olarak işaret parma ğ ı baş parma ğ a sürtülürse para işareti yapılmış olur. Eller birleştirilerek parmaklar birbiri içine geçirilirse yalvarma anlamı verir.

41 Bacaklar : Bacakların duruşu da çok önemlidir. Bacaklardan birinin di ğ erinden ayrılmış olarak önde durması kuvvet, ataklık ve şiddetli duyguları anlatır. Ayakların aynı hizada birbirinden ayrı durması rahatlık, kaygısızlık, meydan okuma veya durgunluk belirtir. Bacak bacak üstüne atılmış olarak otururken bir baca ğ ın sık sık sallanması sabırsızlık, sinirlilik belirtisidir.

42 Vücut : Vücudun büzülmesi, sırtın kamburlaşması, kolların gövdeye yapıştırılması yılgınlık ve utanma belirtisidir. Bunun aksi hayranlık, zafer anlatır. İğ renmede vücut geriye do ğ ru, istek, merak, ataklıkta ileriye do ğ ru gider. Yana veya geriye do ğ ru uzanarak gururu, saygısızlı ğ ı veya fizik yetersizli ğ ini anlatır. Vücudun öne do ğ ru e ğ ilmesi saygı belirtisidir.

43

44 Uyumlu İ letişim yetene ğ i İ çin: Uyumlu İ letişim yetene ğ i İ çin: 1.Duygularınızla sözleriniz arasındaki uyumu sa ğ layın. Sevinçten bahsetti ğ iniz zaman sevinçli, öfkeden bahsetti ğ iniz zaman öfkeli, cesaretten bahsetti ğ iniz zaman cesur olmalısınız. Sözlerinizin anlamı duygularınızla paralel olmak zorundadır.

45 2-Jestlerin (genel vücut organlarının kullanımının) sözlerinizle aynı mesajları vermesini sa ğ lamalısınız. Eller, parmaklar, baş, omuzlar, bacaklar verilen mesaja göre de ğ işik pozisyonlar alır. Her pozisyonun anlamı vardır ve bu anlamların, sözlerin anlamlarıyla uyumlu olmasının sa ğ lanması gerekir. 3-Mimiklerinizle (yüz, göz, kaşlar, alın kaslarının genel hareketleriyle) mesajların yapısı arasında büyük bir ilişki vardır. Mimiklerinizin mesajlarınızla aynı sözleri söylemesini sa ğ lamak zorundasınız.

46 ALIŞTIRMA: JEST-M İ M İ K 1- Temel mimiklerinizi etkin kullanabilme yetene ğ inizi geliştireceksiniz. mimikler arasındaki ayrımı fark edin ve bol bol uygulayın. a) Boy aynasının karşısında göz kapaklarınızı iyice açıp yavaş yavaş kapatın, gerin, gevşetin, göz bebeklerinizi yukarı aşa ğ ı sa ğ a, sola çevirin, çok sevinçli ve heyecanlı imişsiniz gibi gözleriniz parlasın. Yavaşça normale dönün. b)Kaşlarınızı çatın, iki kaş arasındaki çizgi derinleşsin, kaşlarınızı yukarı kaldırın, alnınızda kırışıklıklar meydana gelsin. c)Burun deliklerinizi açın., yukarıya do ğ ru gerin, serbest bırakın. d)Dudaklarınızı kaldırıp indirin, birbirinden uzaklaştırıp yaklaştırın, sıkın, gevşetin; a ğ zınızı açıp kapayın. e)A ğ zınızı hafif aralayın, iyice açın, çenelerinizi iyice sıkın, gevşetin.

47 2. Temel jestleri etkin kullanabilme yetene ğ inizi geliştireceksiniz. Jestlerinizi uygulayarak anlamlarını görmeye çalışın. a) Boy aynasının karşısına geçin. Gövdenizi, başınızı “Evet, hayır, bilmem, ya öyle mi?” anlamlarına gelecek şekilde hareket ettirin. b)Kollarınızı “Sen de kim oluyorsun!, git başımdan, oo hoş geldin, bunu bir daha yapma!, hepimiz birlikteyiz, elimden ne gelir” anlamlarına gelecek şekilde hareket ettirin. c)Ellerinizi “Kenetlenelim, çarpıştılar, yükselme, alçalma, güçlü, dikey, yatay, yuvarlak” anlamlarına gelecek şekilde hareket ettirin. d)Yürüyüşünüzü “Sıkıntılı, kendinden emin, gururlu, sendeleyerek” gerçekleştirin.

48 3-Sözsüz iletişimle jest ve mimiklerinizi bir arada kullanarak aşa ğ ıdaki pantomimleri yapacaksınız. a)Aşa ğ ıdaki durumları pantomimlerle yansıtın. “So ğ uktan titriyorsunuz, şiddetli korkuyorsunuz, heyecan ve sabırsızlıkla bekliyorsunuz, son derece üzgünsünüz, a ğ ır hastasınız, öfkeyle ba ğ ırıyorsunuz, takdirle seyrediyorsunuz.” b)Aşa ğ ıdaki durumları pantomimlerle anlatın. “Çocuk a ğ lıyor, adam kavga ediyor, asker elbiselerini giyiniyor. Art arda gelen telefonlara bıkmış olarak cevap veriyorsunuz ve hayır diyorsunuz. Tüm vücudunuz kaşınıyor, so ğ uktan titriyorsunuz. Çok mutlusunuz.

49

50

51

52

53

54

55


"DRAMA DRAMA Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. DRAMA VE İ LET İ Ş İ M Drama da İ letişim-uyum veya benzeşim son derece önemlidir. Tüm iletim araçlarının aynı mesajı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları